1,724,203 research outputs found

    Zekiye Tobay ve Ahmet Tobay ile sözlü tarih görüşmesi

    No full text
    Bu görüşme,Ümraniye Belediyesi tarafından Bir Yastıkta 40 Yıl başlığı altında gerçekleştirilmiştir. Bu proje kapsamında yapılan görüşmelerin sayısı 25'tir.İkisi de 1947 yılında, Ordu’da doğan Zekiye ve Ahmet Tobay çifti, 1969 yılında evlenir. Zekiye Hanım bir yandan terzi dükkânında kocasına yardım ederken bir yandan da 4 çocuğu ile ilgilenir. Evlendikten sonra liseye başlayan ve eşinin de yardımıyla bir sene içinde bitiren Ahmet Bey, saadetin parayla ilgili olmadığını ve mutlu bir evliliğin ancak İslam peygamberi Hz. Muhammed’in hayatı örnek alınırsa söz konusu olabileceğini söyler. Büyüklerin, gençlerin ilişkisine müdahale etmemesi gerektiğini söyleyen Tobay çifti, ailelerin de birbirini tanıması gerektiğini de vurgular.Ümraniye BelediyesiTekelioğlu, Tuluhan. Bir yastıkta 40 yıl. İstanbul

    Türkiye’nin ilk kadın ilçe belediye başkanı: Zekiye Midyat

    No full text
    This work is a student project of the Department of History, Faculty of Economics, Administrative and Social Sciences, İhsan Doğramacı Bilkent University.The History of Turkey course (HIST200) is a requirement for all Bilkent undergraduates. It is designed to encourage students to work in groups on projects concerning any topic of their choice that relates to the history of Turkey. It is designed as an interactive course with an emphasis on research and the objective of investigating events, chronologically short historical periods, as well as historic representations. Students from all departments prepare and present final projects for examination by a committee, with 10 projects chosen to receive awards.Ankara : İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Tarih Bölümü, 2022.Includes bibliographical references (pages 14-15).Zekiye Midyat, Türkiye’nin ilk kadın ilçe belediye başkanı olarak 1956-1960 yılları arasında Mardin’in Midyat ilçesinin belediye başkanlığı görevini üstlenmiştir. Bu araştırmada Zekiye Midyat’ın hayatı, özellikle ilk kadın ilçe belediye başkanı olma süreci incelenmiştir. Zekiye Midyat’ın o dönemde belediye başkanlığı yapmasının Türk siyaset dünyasında yer almak isteyen diğer kadınlara etkileri ve yaptığı faaliyetlerle Midyat ilçesine katkıları araştırılmıştır. Araştırma için Zekiye Midyat’ın yaşamına tanıklık etmiş akrabaları ile röportajlar gerçekleştirilmiş; bunun yanı sıra 1950’li yıllarda Zekiye Midyat’ı konu alan gazete haberlerinden, Zekiye Midyat’ın yaşamından esinlenilerek çekilen Hükümet Kadın filminden, dönemin Türkiye’sinin ataerkil toplum yapısına ve siyasi dünyasına dair bilgiler içeren makalelerden yararlanılmıştır. Kaynakların da yardımıyla Zekiye Midyat’ın Midyat ilçesine sağladığı yararların ve Türk siyasetindeki kadınlar için öneminin daha iyi anlaşılması amaçlanmaktadır.Zekiye Midyat served as Turkey's first female county mayor for Mardin's Midyat county between 1956-1960. In this research, the life of Zekiye Midyat, especially her process of becoming the first woman mayor of the district was researched. The impact of Zekiye Midyat being the first female county mayor in that time period for other women who want to take part in Turkish politics and her contributions to the Midyat county with the services she did were investigated. For this research, interviews were conducted with the relatives of Zekiye Midyat who had witnessed her life. Additionally, newspaper articles in the 1950s about Zekiye Midyat, the movie Hükümet Kadın inspired by her life, articles containing information about the patriarchal social structure and political world of Turkey in that time period were used. With the help of these sources, the aim is to better understand the contributions Zekiye Midyat made to Midyat county and her importance for women in Turkish politics.by Ayşenur Dağlı

    [Adeviyye Hanım ve Zekiye Hanım'a ait fotoğraflar]

    No full text
    Taha Toros Arşivi, Dosya No: 28-Ali Fuat Cebesoy. Not: İki aynı fotoğrafın arkasına faotoğraftaki kişilerden biri Adeviyye olarak kaydedilmişken diğer şahıs aynı aileye mensup olan Zekiye Hanım ve Aişe Hanım olarak gösterilmiş

    Sultan II. Abdülhamid’in kızı Zekiye Sultan’ın hayatı (1872-1950)

    No full text
    II. Abdülhamid’in kızı olan Zekiye Sultan, 1872 yılında Dolmabahçe Sarayı’nda doğdu. Annesi Bedrifelek Kadınefendi’ydi. 1877’den sonra Yıldız Sarayı’nda annesine verilen dairede ikamet ederek kendisine tahsis edilen kalfalar nezaretinde çocukluk yıllarını geçirdi. Sarayın örgün eğitiminin yanında Fransızca ve piyano dersleri aldı. 17 yaşında Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa’nın büyük oğlu Nurettin Paşa’yla evlendi. 1892’de ilk çocuğu Ulviye Şükriye Hanımsultan’ı doğurdu, ancak ömrü uzun olmadı. 1893’de ikinci kızı Fatma Aliye Hanımsultan dünyaya geldi. Zekiye Sultan, babasının çocukluğundan itibaren adına yaptığı yatırımlar, Boğaz’ın en güzel yerinde satın aldığı araziler ve inşa ettirdiği yalı ve köşk sayesinde önemli bir servetin sahibi oldu. Ramazan aylarında fakirler için sofralar açtırıp onlara maddi yardımda bulunması, iftara gelen misafirlerine para ve hediye takdim etmesi, bayramlarda hizmetlilerini ayrıca taltif etmesi ve çeşitli bağış kampanyalarına katılması cömert bir sultan olarak tanınmasını sağladı. Sanatçıları korur ve desteklerdi. Çocukluğunda başladığı piyano eğitimine evlendikten sonra da devam etti. Zekiye Sultan’ın sarayı, saz takımları ve musiki cemiyetleriyle ünlüydü. Tanburi Cemil, Udi Nevres, Kemani Memduh ve Santuri Ethem gibi dönemin meşhur müzisyenleri sıklıkla sultanın sarayında bulunurdu. Hattat Fehmi ve Hacı Nafiz gibi sanatkârlar sarayının imamet kadrosunu oluşturuyordu. 1924’te Osmanlı hanedanının yurt dışına çıkarılmasından dolayı ailesiyle birlikte Fransa’ya gitti; sıkıntılar çekti. 78 yaşındayken, küçük bir otel odasında hayata gözlerini kapattı. Naaşı tahnit edilerek bir kilisede bir süre bekletildi. Maddi imkânsızlık ve kanuni engeller yüzünden vatana getirilemeyen cenazesinin akıbetinin ne olduğu bilinmemektedir.Zekiye Sultan who is daughter of Abdülhamid 2nd, was born in 1872 Dolmabahçe Palace. Her mother was Bedrifelek gentlewoman. After 1877 she spent her childhood residing in a flat at Yıldız Palace which was given to her mother under supervision of female servants assigned to herself. She took French and piano courses in addition to formal education of Palace. She got married with Pasha Nurettin elder son of Pasha Gazi Osman Hero of Plevne when she was 17 years old. In 1892 she gave a birth for Ulviye Şükriye Lady Sultan but she did not live too long. In 1893 her second daughter Fatma Aliye Lady Sultan was borne. Zekiye Sultan possessed an important fortune thanks to investments made by her father on behalf of herself from her childhood, lands bought at best place of Strait , waterside residences and villages built. She was recognized as a generous sultan by inviting poor people to dinner and providing physical help to them and giving money and presents to her visitors who came for dinner during Ramadan, rewarding her servants during religious festivals and contributing to various charity campaigns. She protected and supported craftsmen. She continued her piano training which was started during her childhood after she got married. Palace of Zekiye Sultan is famous by musical instrument teams and music society. Famous musicians of that period such as tamboura player Cemil, lut player Nevres, violin player Memduh and dulcimer player Ethem visited palace of sultan often. Craftsmen such as calligrapher Fehmi ve hadji Nafiz constituted imam staff of palace. She went to France with her family due to exile of Ottoman dynasty to abroad in 1924; she suffered. She died in a hotel room when she was 78 years old. Her body was kept waiting in a church after embalmed. Nobody knows what happened to her funeral which could not be taken to motherland due to material impossibilities and legal difficulties

    Zekiye Sevim ile sözlü tarih görüşmesi

    No full text
    Bu görüşme Saadet Erciyas yönetiminde Seferihisar Belediyesi bünyesinde Seferihisar'ın Çınarları-1 başlığı altında gerçekleştirilmiştir. Bu proje kapsamında yapılan görüşmelerin sayısı 39’dur.Zekiye Sevim’in anne tarafı Selanik göçmeni, baba tarafı ise İzmir ilinin Seferihisar ilçesine bağlı Sığacık kasabasının yerlisidir. II. Dünya Savaşı devam ederken evlenen Sevim, evliliğini ve düğününü anlattıktan sonra çeyiz serme adetine değinir. O yıllarda her türlü gıdanın ve hatta ilacın evlerde hazırlandığını söyleyerek büyüklerinin bunları yaparken yaptığı bir duayı okur. Kasabanın bilinen yemeklerini, tatlılarını sayıp bazılarının tariflerini verir. Son olarak akşam oturmalarında bir araya gelen kadınlardan duyduğu masallardan birini anlatır.Seferihisar BelediyesiErciyas, Saadet. Seferihisar’ın çınarları-1. İstanbul: Kırk Yayınevi, 2013

    Zekiye Çakır ile sözlü tarih görüşmesi

    No full text
    Bu görüşme, Melek Y. Köselerden tarafından, Bir Zamanlar Maltepe başlığı altında gerçekleştirilmiştir. Bu proje kapsamında yapılan görüşmelerin sayısı 40'tır.[Özet Yok]Melek Y. KöselerdenKöselerden, Melek Y. Bir zamanlar Maltepe. İstanbul, 2010

    Evaluation of the disaster tourism potential of countries

    No full text
    Disasters are tragic events that cause losses. The curiosity of people to feel sadness and pain motivates disaster tourism. Each disaster region has the potential for disaster tourism, which offers various benefits. This chapter covers the evaluation of the disaster tourism potential of countries with the fuzzy-TOPSIS method. The criteria affecting the disaster tourism potential as the number of dead, injured, affected, and homeless people were weighted according to the evaluations of the decision-makers. Disasters that occurred worldwide between 1980-2022 were analyzed with the criteria weights based on the countries where they occurred. Decision-makers mostly evaluated the number of deaths and homeless as more effective in affecting the desire to visit a disaster area and the attractiveness of the region. Among 90 countries, it has been determined that Sri Lanka and the Russian Federation are the two countries with the highest disaster tourism potential as to the number of losses/disasters, while Ethiopia is the country with the lowest disaster tourism potential.Disasters are tragic events that cause losses. The curiosity of people to feel sadness and pain motivates disaster tourism. Each disaster region has the potential for disaster tourism, which offers various benefits. This chapter covers the evaluation of the disaster tourism potential of countries with the fuzzy-TOPSIS method. The criteria affecting the disaster tourism potential as the number of dead, injured, affected, and homeless people were weighted according to the evaluations of the decision-makers. Disasters that occurred worldwide between 1980-2022 were analyzed with the criteria weights based on the countries where they occurred. Decision-makers mostly evaluated the number of deaths and homeless as more effective in affecting the desire to visit a disaster area and the attractiveness of the region. Among 90 countries, it has been determined that Sri Lanka and the Russian Federation are the two countries with the highest disaster tourism potential as to the number of losses/disasters, while Ethiopia is the country with the lowest disaster tourism potential. © 2023, IGI Global. All rights reserved

    Zekiye Beki ile sözlü tarih görüşmesi

    No full text
    Bu görüşme, Onur Ulutaş koordinatörlüğünde Nilüfer Belediyesi bünyesindeki Sözlü Tarih ve Araştırma Projesi 1 başlığı altında gerçekleştirilmiştir. Bu proje kapsamında yapılan görüşmelerin sayısı 161’dir.Zekiye Beki, 1933 yılında doğar. Çocukluk yıllarını anlatarak konuşmasına başlar. Evliliğini anlatırken düğün eğlencelerinden ve hazırlanan yemeklerden de bahsetmektedir. Son olarak köydeki yaşamın değişimine ve gelişimine değinmektedir.Nilüfer BelediyesiNilüfer’in Hikayesi. editör Onur Ulutaş. Bursa, 2014

    Çanakkale Milletvekili Zekiye Gülsen'in Hayatı ve Siyasi Mücadelesi

    No full text
    Osmanlı’dan devralınan demokrasi deneyimi Cumhuriyetle ileriye götürülerek erkeklerin yanında kadınların da milletvekilli olmasının önünü açmıştır. Kadınların 1934 yılında çıkarılan kanunla milletvekili olarak Meclise girmesi yönünde adım atılarak 1935 yılında yapılan genel seçimlerde 17 kadın vekil seçilmiştir. Bu bağlamda 1935 yılından 1969 yılına kadar 34 yıl boyunca Çanakkale gibi tarihi önem sahip bir kentten kadın milletvekili seçilmemiştir. Makalenin konusunu teşkil eden Zekiye Gülsen ise uzun yıllar verdiği mücadele sonucunda 1969 genel seçimlerinde Çanakkale’nin ilk kadın milletvekili olarak Meclis’e girmeye hak kazanmıştır. 1973 genel seçimlerinde de kenti Meclis’te temsil eden Gülsen, eğitimci kişiliğinin getirdiği sorumluluk bilinci ve kadın-erkek eşitliğinin toplumun her alanına yansıtılması anlamında yol gösterici konuşmalar yapmıştır. Gülsen, ülkedeki önemli meseleler ile Çanakkale’nin sorunlarını Meclis kürsüsünden dile getirerek hem ulusal basın hem de yerel basında manşetlerde yer bulmasını sağlamıştır. Çalışmada; Zekiye Gülsen’in siyasi hayata atılma serüveni, bütün zorluklara rağmen yılmadan mücadele etmesi, ülkesini ve kentini seven bir kadın siyasetçinin 1969 ve 1973 genel seçimlerinde milletvekili seçebilmek için yaptığı çalışmalar, Millet Meclisi’ndeki kanun teklifi, sözlü-yazılı soru önergesi ile çeşitli konularda yaptığı konuşmalardan bahsedilmiştir.</jats:p
    corecore