807 research outputs found
İKİNCİ MEŞRUTİYET DÖNEMİ MİZAH DERGİLERİNDEN “HANDE” DERGİSİ
Basın tarihimizde İkinci Meşrutiyet dönemi süreli yayın sayısının adeta patlama yaptığı bir dönemdir. Ancak bu dönemde yayın hayatına başlayan süreli yayınların çok büyük bir çoğunluğu kısa ömürlü olmuştur. İncelemeye konu olan Hande dergisi de dönemin özelliklerini yansıtır şekilde 4 Nisan/25 Nisan 1910 tarihleri arasında sadece dört sayı olarak yayımlanmıştır. Hande, kapak sayfasında kendisini “haftalık edebi mizah gazetesidir” şeklinde tanıtmıştır. Derginin müdürü Hüseyin Nazmi, başyazarı ise Cevdet Maşuk’tur. Hande her ne kadar kendisini mizah gazetesi olarak tanıtmış olsa da basın tarihimizdeki Karagöz, Akbaba vb. mizah dergileriyle mukayese edildiğinde edebi yönü mizah yönüne ağır basan bir dergi görünümündedir. Nitekim dergide çoğunlukla karikatür, latife vb. mizah unsurlarından ziyade hikâyelere, şiirlere, bilmecelere ve okurlardan gelen telgraflara yer verilmiştir. Hande’nin, kısa süreli bir yayın hayatına sahip olmasına rağmen basın tarihimiz açısından önemi Eşref/Musavver Eşref dergisinin devamı niteliğinde olmasıdır. Makalede, Hande dergisi niteliksel içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Alanyazın taraması yapıldığında Hande dergisi hakkında akademik bir çalışma yapılmadığı görülmektedir. Bu çalışma Hande dergisi üzerine yapılan ilk akademik çalışma niteliğindedir. Derginin sayılarına Milli Kütüphane-Dijital Süreli Yayınlar kısmından ve Hakkı Tarık Us Dijital Kütüphanesinden ulaşılmıştır
Combining Acceleration Techniques for Pricing in a Vrp With Time Windows
Hande Küçükaydın (MEF Author)##nofulltext##..
Column Generation Based Algorithms for a Vrp With Time Windows & Variable Departure Times
Hande Küçükaydın (MEF Author)##nofulltext##..
Küçük ve orta ölçekli işletmelerde uluslararasılaşma: küresel doğan işletmelerin süreç, strateji ve örgütsel yetkinlikleri üzerine bir değerlendirme
Küçük ve orta ölçekli işletmeler ile çok uluslu işletmelerin uluslararasılaşmaları, bu işletmelerin gerek yapısal gerekse kaynak erişimlerindeki farklılıklar nedeniyle birbirine benzer olmayan süreçler izlemektedir. Uppsala modelinin öncülüğünü yaptığı ve yenilikçi ve ağ kurma yaklaşımları ile devam eden küçük işletme uluslararasılaşma yaklaşımları, bu firmaların yavaş ve kademeli bir uluslararasılaşma sürecinden geçtiğini öngörmektedir. Bu aşamaları izlemeyerek kuruldukları ilk günlerden itibaren uluslararası pazarlara hitap eden küresel doğan işletmeler, özellikle son yirmi yıldır giderek artan sayıda kuramsal ve ampirik çalışmaya konu olmaktadır. Konu çalışmada, bu firmaların ortaya çıkışları ve süreçleri ile birlikte, uluslararası pazarlarda rekabet avantajı elde etmelerini sağlayan pazara giriş ve rekabet stratejileri ile örgütsel yetkinlikleri mercek altına alınmıştır. Çalışmanın sonuçları, bu işletmelerin rekabet ve pazara giriş stratejilerinin içsel özelliklerine göre heterojenlik gösterebildiğini, buna karşın yenilikçi ve girişimci kültüre sahip olma, yüksek teknoloji kullanımı, yönetim becerileri yüksek küresel vizyona sahip kurucular ve pazarlama ve öğrenme başta olmak üzere örgütsel yetkinliklerini geliştirme kapasitesi gibi ortak özellklerinin sürdürülebilir rekabet avantajı elde etmelerinde önemli rol oynadığını ortaya koymaktadır.30647
From Thread to Fabric: Anthropology and Its Interpreters
In the Conclusion of the book edited by Hande Birkalan Gedik and Fabiana Dimpfelmeier, the author traces the dynamics between the thread and the fabric, going back to Fredric Barth's seminal 2000 Sydney Mintz lecture, published in 2002. Using different examples, from ideas that speak of global anthropological concerns, to the more particular issues of what it means to produce (and use) the anthropological knowledge, the chapter emphasizes the need to understand different regional traditions.This open access edition of ‘Fabrics of Anthropological Knowledge: Changing Perspectives in Europe and Beyond’,
edited by Hande Birkalan-Gedik and Fabiana Dimpflmeier has been funded by Georg und Franziska Speyer’sche
Hochschulstiftung and the Open Access Publication Fund of Goethe University Frankfurt am Main
Correction to: Digitalization of Business Logistics Activities and Future Directions
The original version of Chapter 10 was inadvertently published with the incorrect authors affiliation. For authors Ebru Beyza Bayarçelik and Hande Begüm Bumin Doyduk the corrected affiliation is provided below: Ebru Beyza Bayarçelik Department of International Trade and Logistics Management, Faculty of Business and Management Science, Maltepe University, Maltepe, Istanbul, Turkey e-mail: [email protected] Hande Begüm Bumin Doyduk Hande Begüm Bumin Doyduk (Corresponding author), Department of International Trade, School of Business, Altınbaş University, Esentepe, Istanbul, Turkey e-mail: [email protected] Corrections have been updated in the book. © Springer Nature Switzerland AG 2020
Kalite çemberleri ve TKY uygulamalarında kullanılabilecek araçlar
Demirci, Hande (�zmir Kavram Meslek Y�ksekokulu)İşletmelerin son yıllarda büyük önem verdiği kalite çemberleri, toplam kalite yönetimi içinde sürekli gelişmeyi sağlamak amacıyla Japonya’da başarıyla uygulanan ve tüm dünyaya yayılan bir kavramdır. Kalite çemberleri aynı amaç doğrultusunda çalışan küçük gruplardır. Bu gruplar düzenli olarak haftada bir saatlik toplantılar yapmaktadır. Asıl amaç gruplar oluşturarak çalışanların kendi işleriyle ilgili kararlara katılımını sağlamak ve genel anlamda kaliteyi artırmaktır (Özbay, Sarıışık, 2015, s.715). En az kaynak ve maliyetle, en kaliteli ürüne ulaşmak hedeflenmektedir. Bu düşünce de hatasız üretim, sürekli kontrol ve iyileştirme, takım çalışması kavramlarını beraberinde getirmiştir
Thermal Conductivity and Tensile Properties of Hollow Glass Microsphere / Polypropylene Composites
In this study, hollow glass microspheres (HGM) filled polypropylene (PP) composites were prepared by melt extrusion method. In order to understand the effect of structure and physical properties on the performance of composites, the morphologies, tensile properties and thermal conductivities of composites were investigated. The surface of HGMs were modified with 3(Trimethoxysilyl) propyl methacrylate (TMSM) silane coupling agent to improve the compatibility between PP matrix and HGMs. The physical properties of silane modified and unmodified HGMs were characterized by Fourier Transform Infrared Spectroscopy (FT-IR) and Scanning Electron Microscope (SEM). The effect of HGM content and surface modification of HGM on morphological, mechanical and thermal conductivity properties of composites were evaluated. The results indicated that the surface modification of HGM enhance the interfacial region between HGM and polymer matrix. When 20 wt% modified HGM was added to neat PP, the modulus of the composite obtained was 1057 MPa, increasing by 15.1% compared with that of the PP/unmodified HGM composite. However, any positive or consistent effect of surface modification and HGM addition on thermal conductivity of samples can not be observed.In this study, hollow glass microspheres (HGM) filled polypropylene (PP) composites were prepared by melt extrusion method. In order to understand the effect of structure and physical properties on the performance of composites, the morphologies, tensile properties and thermal conductivities of composites were investigated. The surface of HGMs were modified with 3(Trimethoxysilyl) propyl methacrylate (TMSM) silane coupling agent to improve the compatibility between PP matrix and HGMs. The physical properties of silane modified and unmodified HGMs were characterized by Fourier Transform Infrared Spectroscopy (FT-IR) and Scanning Electron Microscope (SEM). The effect of HGM content and surface modification of HGM on morphological, mechanical and thermal conductivity properties of composites were evaluated. The results indicated that the surface modification of HGM enhance the interfacial region between HGM and polymer matrix. When 20 wt% modified HGM was added to neat PP, the modulus of the composite obtained was 1057 MPa, increasing by 15.1% compared with that of the PP/unmodified HGM composite. However, any positive or consistent effect of surface modification and HGM addition on thermal conductivity of samples can not be observed
Is C-reactive Protein a Superior Marker of Inflammation over the Neutrophil/Lymphocyte Ratio or Platelet/Lymphocyte Ratio in Acute Cholecystitis?
Amaç: Akut kolesistit acil servis ve genel cerrahi polikliniklerinde sık tanı alan hastalıklardandır. İnflamasyon derecesi hastalığın morbidite ve mortalitesi üzerine etkilidir. Bu çalışmada inflamasyon derecesini ölçmede; nötrofil-lenfosit oranı, trombosit-lenfosit oranı ve ortalama trombosit hacmi düzeyini klasik inflamasyon belirteçleriyle karşılaştırmak ve hangi değerlerin daha anlamlı olduğunu değerlendirmek istedik. Yöntemler: Kliniğimizde Haziran 2012 ve Aralık 2017 tarihleri arasında yapılan kolesistektomi olguları retrospektif olarak incelendi. Çalışmaya alınan olgular; patoloji sonuçlarına göre akut kolesistit olan olgular grup 1, akut kolesistit olmayan olgular ise grup 2 olarak ayrıldı. Çalışmada gruplar arası yatış süreleri, C-Reaktif Protein (CRP), lökosit değerleri, nötrofil-lenfosit oranı (NLO), trombosit-lenfosit oranı (PLO), kırmızı kan hücre dağılımı (RDW) ve ortalama trombosit hacmi düzeyleri (MPV) karşılaştırıldı. Bulgular: Grup 1 deki olguların hastanede yatış süresi grup 2 ye göre istatistiksel açıdan anlamlı düzeyde daha uzundu (p<0.001). Gruplar arası MPV ve RDW değerleri arasında anlamlı fark saptanmadı (sırasıyla; p=0.128, p=0,707). Grup 1’de NLO, PLO, lökosit ve CRP değerleri grup 2 ye göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptandı ( hepsi; p<0.001). Sonuç: Çalışmamızda, akut kolesistit tanısında RDW ve MPV değerlerini, inflamasyon belirteci olarak anlamlı bulmadık. Akut kolesistitte, inflamasyon derecesini saptamada; NLO ve PLO’ nın rutinde kullanılan tetkikler olan lökosit ve CRP değeri kadar anlamlı olduğu söylenebilir.Objective: Acute cholecystitis is one of the common conditions encountered in emergency services and general surgery outpatient clinics. Survival and mortality rates positively correlate with the severity of inflammation. In this study, we aimed to compare established markers of inflammation to the neutrophil/lymphocyte ratio, platelet/lymphocyte ratio and the mean platelet volume and to assess which were the most clinically relevant. Methods: Patients who underwent cholecystectomy in our clinic between June 2012 and June 2017 were retrospectively reviewed. Study subjects were classified into two groups: Group 1, patients with acute cholecystitis and Group 2, patients without acute cholecystitis. Two groups were compared to each other in the length of hospital stay, CRP concentrations, leukocyte counts, neutrophil to lymphocyte ratio (NLR), platelet to lymphocyte ratio (PLR), red blood cell distribution width, and the mean platelet volume. Results: The length of hospital stay was significantly longer in the Group 1 compared to the Group 2 (p<0.001). No significant differences were found between the groups in the MPV and RDW (p=0.128 and p=0.707, respectively). The NLR, PLR,leukocyte and C-reactive protein were statistically significantly higher in the Group 1 compared to the Group 2 ( all; p<0.001). Conclusion: Our study failed to demonstrate clinical relevance of RDW and MPV values as inflammation markers. We would like to emphasize that the NLR and PLR may be at least as helpful as other routine tests in determining the severity of inflammation
ÜLKELERİN LOJİSTİK PERFORMANSLARINA GÖRE ULUSLARARASI DEMİRYOLLARI İSTATİSTİKLERİ AÇISINDAN KÜMELENMESİ
Lojistik, uzun yıllar boyunca, ilkel tarımsal ekonomi döneminden modern endüstriye kadar çok sayıda değişime uğramıştır. Bu değişimin sebebi, lojistik kapasite, lojistik hizmet ve sürecin gelişimi için ürün ve ihtiyaçların farklılaşması, gelişmesi gerekliliğidir. Yeterli lojistik kapasitesi olmayan ve yeterli lojistik hizmeti sağlayamayan toplumlar üretim faktörlerini tam verimle kullanamaz ve dış ticarete entegre olamazlar. Demiryolu yük taşımacılığı da bu noktada başta düşük maliyet olmak üzere çok fazla avantaja sahiptir. Demiryollarının bu avantajları sayesinde uzun zamandır lojistik hizmetlerin önemli bir parçası olmayı sürdürmektedir. Demiryolları özellikle dış ticaret faaliyetlerinde oldukça tercih edilen bir ulaştırma seçeneği olmaktadır. Bu yüzden ülkelerin lojistik performanslarında demiryolları faaliyetleri önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmada da Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü (TCDD)’nin İstatistik Yıllığı’nda yer alan ülkeler dikkate alınmıştır. Ülkeler TCDD’nin yayımladığı 2016-2020 İstatistik Yıllığı’ndan alınan verilerle uluslararası demiryolu istatistikleri açısından kümelere ayrılmıştır. WEKA programıyla yapılan analizde en ideal sonuçları Beklenti Maksimizasyonu algoritması vermiştir. Algoritmaya göre ülkeler 4 kümeye ayrılmıştır. Ülkeler aynı zamanda Çok Kriterli Karar Verme yöntemlerinden PSI yöntemi ile sıralanarak analiz edilmiştir. Elde edilen sıralama ile ülke kümeleri incelenmiştir. Ülkelerin ait olduğu kümelere ve sıralamalarına bakıldığında büyük çoğunlukla yakın sonuçlar elde edilmiştir. PSI yönteminde en iyi performans gösteren ilk beş ülkenin 3’ü aynı kümede yer almıştır. Bu durumla iki farklı analizin sonuçlarının güvenirliğini test ederken literatüre farklı bir bakış açısı kazandırmak istenmiştir. Sonuç olarak, kümeleme analizi sonuçları ile PSI yöntemi sonuçlarının birbirlerine oldukça yakın ve birbirini destekler nitelikte olduğu görülmüştür
- …
