1,720,964 research outputs found
Değişik hava akımı ve ilaç püskürtme yönlerinin tele alınmış bağlarda ilaç dağılım düzgünlüğüne olan etkileri
Bu çalışmada, hava akımı ve ilaç püskürtme yönlerinin, üç farklı hava debisi (24830, 30473 ve 36117 m3/h) ve üç farklı işletme basıncı (6, 12 ve 18 bar) değerlerinde, gerçeğiyle 1/1 boyutlarda yapılan, yapay asma bitkisi üzerindeki iz maddesi dağılım düzgünlüğüne, kaplama oranlarına, kalıntı miktarlarına ve damla sayılarına olan etkileri araştırılmıştır. Hava yönlendirme ve püskürtme ünitesi makinenin piyasadaki haline oranla daha az sürüklenme sağladığı gibi, hedef üzerindeki kalıntı miktarını da artırmıştır. Ayrıca hava yönlendirme ve püskürtme ünitesi ile çalışmada hedef üzerindeki dağılım düzgünlüğü daha iyi olmuştur. Pülverizasyon kriterleri göz önüne alındığında 30/60 ayar konumu hem makinenin piyasadaki halinden hem de diğer ayar konumlarından daha iyi değerler sağlamıştır
Artificial intelligence in medical education curriculum: An e-Delphi study for competencies
BACKGROUND: Artificial intelligence (AI) has affected our day-to-day in a great extent. Healthcare industry is one of the mainstream fields among those and produced a noticeable change in treatment and education. Medical students must comprehend well why AI technologies mediate and frame their decisions on medical issues. Formalizing of instruction on AI concepts can facilitate learners to grasp AI outcomes in association with their sensory perceptions and thinking in the dynamic and ambiguous reality of daily medical practice. The purpose of this study is to provide consensus on the competencies required by medical graduates to be ready for artificial intelligence technologies and possible applications in medicine and reporting the results. MATERIALS AND METHODS: A three-round e-Delphi survey was conducted between February 2020 and November 2020. The Delphi panel accorporated experts from different backgrounds; (i) healthcare professionals/ academicians; (ii) computer and data science professionals/ academics; (iii) law and ethics professionals/ academics; and (iv) medical students. Round 1 in the Delphi survey began with exploratory open-ended questions. Responses received in the first round evaluated and refined to a 27-item questionnaire which then sent to the experts to be rated using a 7-point Likert type scale (1: Strongly Disagree—7: Strongly Agree). Similar to the second round, the participants repeated their assessments in the third round by using the second-round analysis. The agreement level and strength of the consensus was decided based on third phase results. Median scores was used to calculate the agreement level and the interquartile range (IQR) was used for determining the strength of the consensus. RESULTS: Among 128 invitees, a total of 94 agreed to become members of the expert panel. Of them 75 (79.8%) completed the Round 1 questionnaire, 69/75 (92.0%) completed the Round 2 and 60/69 (87.0%) responded to the Round 3. There was a strong agreement on the 23 items and weak agreement on the 4 items. CONCLUSIONS: This study has provided a consensus list of the competencies required by the medical graduates to be ready for AI implications that would bring new perspectives to medical education curricula. The unique feature of the current research is providing a guiding role in integrating AI into curriculum processes, syllabus content and training of medical students
Yardımcı hava akımlı hidrolik pülverizatörle bağ ilaçlamasında toprak yüzeyine sürüklenmeyi azaltmaya yönelik en uygun kullanım koşullarının belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı; Türkiye ekonomisinde önemli bir katkıya sahip olan ve Ege Bölgesinde geniş alanlarda tarımı yapılan bağların ilaçlama çalışmalarında, pestisitlerin toprak yüzeyine olan sürüklenmesini azaltmaya yönelik olarak, değişik pülverizasyon parametrelerinin etkilerini ortaya koymak ve bağlarda yaygın olarak kullanılan yardımcı hava akımlı hidrolik pülverizatörün en uygun kullanım koşullarını belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda öncelikle kapalı alanda, üç farklı meme tipi (Lechler standart yelpaze hüzmeli, Lechler hava emişli ve yerli içi boş konik hüzmeli), iki farklı hava hızı (27,25 ve 32,41 m/s) ve üç farklı işletme basıncında (4, 8 ve 16 bar), hazırlanan yapay asma bitkileri üzerinde ön denemeler yapılmış, bu faktörlerin bitki üzerinde sağladıkları kaplama oranlarına, iz maddesi dağılım düzgünlüğüne ve yere sürüklenen iz maddesi birikim miktarlarına olan etkileri araştırılmıştır. Elde edilen sonuçlar ışığında optimum sonuçları veren üç farklı sistem belirlenerek, çiftçi koşullarında uygulanan geleneksel sistemle beraber telli terbiye sistemine sahip bir bağda, çiçeklenme, koruk ve olgunlaşma olmak üzere üç farklı dönemde denemeler yapılmıştır. Toprak yüzeyine olan sürüklenme miktarını ölçmek için 93 farklı noktadan ve ayrıca bitki üzerindeki dağılımı tespit etmek amacıyla 6 farklı yerden örnek alınmıştır. Denemelerde Sodium Fluoroscein iz maddesi kullanılmış, iz maddesi birikim miktarları spektrofotometrede belirlenmiştir. Asma bitkilerinin çiçeklenme ve koruk dönemlerinde gerek hedef yüzey üzerindeki kaplama oranı ve iz maddesi dağılım düzgünlüğü ve gerekse toprak yüzeyine sürüklenme açısından en uygun sonuçlar standart yelpaze hüzmeli meme ile 32,41 m/s pülverizatör hava hızında ve 16 bar basınçla çalışma durumunda elde edilirken, olgunlaşma döneminde optimum sonucu hava emişli memelerle aynı hava hızında 4 bar basınç uygulaması vermiştir
Bir hidrolik bağ pülverizatöründe damla büyüklüğünün sürüklenme üzerine etkisi
Bu tezde, bağların ilaçlanmasında ülkemizde de yaygın olarak kullanılan hidrolik pülverizatörlerle çalışma sonucunda oluşan sürüklenmenin kaynakları ve ölçümleri konu edilmektedir. Tezin amacı, hidrolik bağ pülverizatörü ile yapılan ilaçlama sırasında damla büyüklüğüne etki eden faktörlerin, sürüklenmeye olan etkilerini kontrollü şartlarda altında belirlemektir. Denemeler, 3 değişik meme delik çapı (0,8 mm, 1,2 mm, 2,0 mm) ve çalışma basınçlarında (6 bar, 12 bar, 18 bar) yürütülmüş ve “sodium fluoroscein” iz maddesi kullanılmıştır. Yapay asma bitkisinin arkasında belirli uzaklıkta ve yükseklikte bulunan direkler üzerine yerleştirilen panellere suya duyarlı kağıt ve filtre kağıtları konulmuştur. Suya duyarlı kağıtlar üzerinde toplanan damlaların sayıları ve çapları görüntü analiz programı kullanılarak ölçülmüştür. Filtre kağıtlarındaki iz maddesi ise, spektrofotometre ile ölçülerek kalıntı miktarları bulunmuştur. Çalışmanın sonunda, 2,0 mm meme delik çapı ve 18 bar işletme basıncında en fazla kalıntı miktarının bulunduğu ve bu kombinasyonun istatistiksel olarak diğer kombinasyonlardan önemli ölçüde farklı olduğu ortaya çıkmıştır. Denemelerde en büyük hacimsal ortalama çap değerini 2,0 mm-6 bar kombinasyonu sağlamıştır
Farklı tip memelerle bağ ilaçlamasında pülverizatör performansının ve sürüklenmenin belirlenmesi
Bu çalışmanın amacı, asma bitkisi içindeki en iyi birikimi sağlamanın yanında yere ve havaya olan ilaç sürüklenmesini en aza indiren meme tipinin hava debisi ve uygulama normuna bağlı olarak belirlenmesi ve çevreye duyarlı ilaçlamanın yapılabilmesini sağlamaktır. Çalışmalar iki aşamalı olarak gerçekleştirilmiştir. İlk bölümde, nispeten kontrollü koşulların sağlandığı kapalı alanda koruk dönemini temsil eden yapay asma bitkisi ile çalışmalar yapılmıştır. İkinci bölümde ise en uygun sonuçları veren meme tipi, hava debisi ve uygulama normu kullanılarak arazi çalışmaları yapılmıştır. Denemeler yerli imalat geleneksel (içi boş konik hüzmeli), Teejet XR (geleneksel yelpaze hüzmeli), AIXR (geleneksel hava emişli yelpaze hüzmeli) ve AI (hava emişli) tip püskürtme memeleriyle, 3 farklı uygulama normunda (60, 90, 115 Lda-1) ve 3 farklı hava debisinde (32000, 45000, 55000 m3h-1) 4'er tekerrürlü olarak yapılmıştır. Bitki içindeki belirli bölgelerdeki (merkez ve girişim) iz maddesi birikim miktarının belirlenmesi için filtre kağıtları, kaplama oranlarının ve damla çaplarının belirlenmesi için ise suya duyarlı kağıtlar yerleştirilmiştir. Bitki altındaki sürüklenme ölçümleri için filtre kağıtları bitkinin altına, bitki arkasındaki sürüklenme ölçümleri için filtre kağıtları 18 m uzaklığa kadar belirli aralıklarla dizilmiş direklerin (6 m yüksekliğindeki) üzerlerine yerleştirilmiştir. Bitki içi birikim miktarları ve sürüklenme kayıpları bulunmuş ve sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Kapalı alan denemeleri sonunda en uygun bitki içi birikim değerlerini veren, yere ve havaya en az sürüklenen meme tipi AIXR, uygulama normu 90 Lda-1, hava debisi 45000 m3h-1 olarak belirlenmiştir. AIXR tip memeyle birlikte pratikte yaygın olarak kullanılan geleneksel tip meme ile arazi çalışmalarında belirlenen uygulama normu ve hava debisinde çalışılmıştır. Arazi çalışmalarında geleneksel tip meme ile yapılan çalışmalarda AIXR'a göre bitki içinde daha fazla birikim ve kaplama oranı ölçülmesine karşın damlacıkların geleneksel tip memede 18 m, AIXR tip memede 7,5 m uzaklığa kadar sürüklendiği belirlenmiştir. Bu sonuçla AIXR tip memelerin kullanılmasının tampon bölge mesafesini 2,5 katına kadar kısaltılmasını sağlayabileceği belirlenmiştir. Su kaynakları gibi hassas bölgelerde ilaçlama yapılırken AIXR tip meme tercih edilmesiyle uzak mesafelere olan sürüklenmenin azaltılacağı ve çevrenin korunmasına önemli katkıda bulunulacağı düşünülmektedir
Farklı tip memelerle bağ ilaçlamasında pülverizatör performansının ve sürüklenmenin belirlenmesi
Araştırma Projesi -- Ege Üniversitesi, 2012Bu çalışmanın amacı, asma bitkisi içindeki en iyi birikimi sağlamanın yanında yere ve havaya olan ilaç sürüklenmesini en aza indiren meme tipinin hava debisi ve uygulama normuna bağlı olarak belirlenmesi ve çevreye duyarlı ilaçlamanın yapılabilmesini sağlamaktır. Çalışmalar iki aşamalı olarak gerçekleştirilmiştir. İlk bölümde, nispeten kontrollü koşulların sağlandığı kapalı alanda koruk dönemini temsil eden yapay asma bitkisi ile çalışmalar yapılmıştır. İkinci bölümde ise en uygun sonuçları veren meme tipi, hava debisi ve uygulama normu kullanılarak arazi çalışmaları yapılmıştır. Denemeler yerli imalat geleneksel (içi boş konik hüzmeli), Teejet XR (geleneksel yelpaze hüzmeli), AIXR (geleneksel hava emişli yelpaze hüzmeli) ve AI (hava emişli) tip püskürtme memeleriyle, 3 farklı uygulama normunda (60, 90, 115 Lda-1) ve 3 farklı hava debisinde (32000, 45000, 55000 m3h-1) 4'er tekerrürlü olarak yapılmıştır. Kapalı alan denemeleri sonunda en uygun bitki içi birikim değerlerini veren, yere ve havaya en az sürüklenen meme tipi AIXR, uygulama normu 90 Lda-1, hava debisi 45000 m3h-1 olarak belirlenmiştir. AIXR tip memeyle birlikte pratikte yaygın olarak kullanılan geleneksel tip meme ile arazi çalışmalarında belirlenen uygulama normu ve hava debisinde çalışılmıştır. Arazi çalışmalarında geleneksel tip meme ile yapılan çalışmalarda AIXR'a göre bitki içinde daha fazla birikim ve kaplama oranı ölçülmesine karşın damlacıkların geleneksel tip memede 18 m, AIXR tip memede 7,5 m uzaklığa kadar sürüklendiği belirlenmiştir. Bu sonuçla AIXR tip memelerin kullanılmasının tampon bölge mesafesini 2,5 katına kadar kısaltılmasını sağlayabileceği belirlenmiştir. Su kaynakları gibi hassas bölgelerde ilaçlama yapılırken AIXR tip meme tercih edilmesiyle uzak mesafelere olan sürüklenmenin azaltılacağı ve çevrenin korunmasına önemli katkıda bulunulacağı düşünülmektedir.;Drift, Air Induction Nozzle, Conventional Air Induction Flat Fan Nozzle, Conventional Flat Fan Nozzle, Hollow Cone Nozzle, Coverage.;Drift, Hava Emişli Meme, Geleneksel Hava Emişli Yelpaze Hüzmeli Meme, Geleneksel Yelpaze Hüzmeli Meme, İçi Boş Konik Hüzmeli Meme, Kaplama Oranı
Going Beyond Counting First Authors in Author Co-citation Analysis
The present study examines one of the fundamental aspects of author co-citation analysis (ACA) - the way co-citation
counts are defined. Co-citation counting provides the data on which all subsequent statistical analyses and mappings
are based, and we compare ACA results based on two different types of co-citation counting - the traditional type that
only counts the first one among a cited work's authors on the one hand and a non-traditional type that takes into
account the first 5 authors of a cited work on the other hand. Results indicate that the picture produced through this non-traditional author co-citation counting contains more coherent author groups and is therefore considerably clearer. However, this picture represents fewer specialties in the research field being studied than that produced through the traditional first-author co-citation counting when the same number of top-ranked authors is selected and analyzed. Reasons for these effects are discussed
Variations on the Author
“Variations on the Author” discusses two of Eduardo Coutinho’s recent films (Um Dia na Vida, from 2010, and Últimas Conversas, posthumously released in 2015) and their contribution to the general question of documentary authorship. The director’s filmography is characterized by a consistent yet self-effacing form of authorial self-inscription: Coutinho often features as an interviewer that rather than express opinions propels discourses; an interviewer that is good at listening. This mode of self-inscription characterizes him as an author who is not expressive but who is nonetheless markedly present on the screen. In Um Dia na Vida, however, Coutinho is completely absent form the image, while Últimas Conversas, on the contrary, includes a confessional prologue that moves the director from the margins to the center of his films. This article examines the ways in which these works stand out in the filmography of a director who offers new insights into the notion of cinematic authorship
- …
