3,648 research outputs found
From Albania to Brazil: Ismail Kadaré's Broken april and its filmic adaptation, Walter Salles' Abril despedaçado
Dissertação (mestrado) - Universidade Federal de Santa Catarina, Centro de Comunicação e Expressão, Programa de Pós-Graduação em Letras/Inglês e Literatura Correspondente, Florianópolis, 2007The aim of the present study is to analyse how issues of Albanian national identity are portrayed in Ismail Kadaré's novel Broken April (Prilli i Thyer), and how such features have been appropriated and translated onto the screen into a Northeastern Brazilian context. I depart from the premise that, even though Brazilian elements are indeed shown in the film, the non existence of the Kanun in Brazil, and the use of narrative techniques different from the ones employed in the novel render the story of the blood feuds in the film more universal than the genuinely Albanian reality depicted in the novel. In sum, the appropriation transcends the Albanian reality into a universal context, showing, at the same time, elements which are typical of the Brazilian culture.O objetivo do presente estudo é analisar como questões sobre a identidade nacional Albanesa são retratadas no romance Abril Despedaçado (Prilli i Thyer), de Ismail Kadaré, e como tais questões foram apropriadas e traduzidas para a tela num contexto Nordestino-Brasileiro. O estudo parte do princípio que, embora elementos tipicamente Brasileiros sejam mostrados no filme, a não existência do Kanun no Brasil, e o uso de técnicas narrativas diferentes das empregadas no romance ajudam a deixar a história das brigas de família no filme com um aspecto mais universal do que a realidade genuinamente Albanesa representada na romance. Em suma, a apropriação transcende a realidade Albanesa para um contexto mais universal, sem deixar de mostrar também elementos típicos da cultura Brasileira
İsmail Kara'nın aydınlık dünyası
Coşkun Yılmaz'ın
hazırlayıp sunduğu Divana
Gelenler programının bugünkü
misafiri araştırmacı yazar,
siyaset bilimci Dr. İsmail Kara.
"Türkiye' de İslamcılık
Düşüncesi", "İslamcıların
Siyasi Görüşleri" gibi
eserlerinin yanında
makaleleriyle de tanıdığımız
İsmail Kara, Rize'nin Hacışeyh
köyündeki çocukluk yıllarını,
babası Kutuz Hoca'nın dizi
dibindeki hafızlık
çalışmalarını, ağabeyi Prof. Dr.
Mustafa Kara ile çocukluk
hatıralarını, İmam Hatip·
Lisesi'ndeki yıllarını, bu
okulların Türkiye ve İslam
Dünyası açısından önemini,
Batı'nın ve ülkemizdeki
uzantılarının Müslümanlar ile ilgili değerlendirmelerdeki
temel yanılgılarını, eserlerinin
arka planını ve dostlarını
anlatacak. 09.05.198
İsmail Hakkı Bursevi’nin Şerhu’l-kebair adlı eserinin tanıtımı ve tahlili
İsmail Hakkı Bursevî'nin Şerhu'l-Kebâir Adlı Eserinin Tanıtımı Ve Tahlili adıyla hazırlanan bu tez üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, İsmail Hakkı ve incelediğimiz eseri Şerhu'l-Kebâir hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, eser müellif nüshası baz alınarak latinize edilmiş, sonra da üç farklı nüshadan karşılaştırıp, farklılıkları dipnot halinde gösterilmiştir. Üçüncü bölümde ise eserde geçen ve daha çok tasavvufun alanına giren, ahlak ve mâneviyâtla ilgili büyük günahlar, eserden hareketle, tasavvuf klasiklerimizden de faydalanılarak, konu bütünlüğü içinde tahlil edilmiştir. Name: İbrahim Halil Surname: GÜLER Consultant: Prof. Dr. Hasan Kamil YILMAZ Thesis named: Analysis of the Book of Şerhu'l-Kebair written by İsmail Hakkı Bursevi. Mother Science Branch: Foundation of İslamic Sciences. Science Branch: Sufism. Key word: Big sinsThe thesis which is named as Introducing, and analysis of the Book of Şerhu'l-Kebair written by İsmail Hakkı Bursevi, contains three chapters. In the first chapter, it is given an information about the book Şerhu'l-Kebâir which was analised in the thesis and the author İsmail Hakkı. In the second chapter, book it was latinized, taking the authors copy as a basis. Then three different copies were compared with the authors copy, and the differences between them, were showed in the footnotes. In the third chapter, the big sins mentioned in the book and especially related with the sufism, are analised, by utilising with the sufic classics, in the integrity of the subject
İzmirli İsmail Hakkı’nın “Dürzî Mezhebi” adlı eserinin latinize edilmesi
Dürzîlik 11 yy da ortaya çıkmış Şii-İsmaili öğretileri temel alan Hâkim bi-Emrillah’ın ulûhiyeti etrafında şekillenen Bâtıni bir fırkadır. Fırkada, Hasan b. Haydara el-Ferganî’nin, Neştekin ed-Derezî’nin ve Hamza b. Ali’nin tartışmasız etkileri söz konusudur. İlk ortaya çıktığı günden bugüne müntesipleri özellikle Ortadoğuda ve kısmen de olsa Avrupa ve Amerika da hayatlarına devam etmektedir. Osmanlı döneminde Dürzîlik hakkında ciddi çalışmalar yapılmamıştır. Bunun en temel sebebi sırrilik/ gizlilik prensibidir. Daha sonra yapılan çalışmalar hep kısıtlı kalmış, tatmin edici bilgiler elde edilememiştir. Cumhuriyet sonrasında ise ilk çalışma İzmirli İsmail Hakkı tarafından yapılmıştır. İşte ele aldığımız bu eser İzmirli İsmail Hakkı’nın 1926 yılında basılan “Dürzî Mezhebi” adlı risalesidir. Öncelikle metnin Osmanlıca’dan Latinizesi yapılmış olup tespit edilen hatalar düzeltilmiştir. Akabinde bahse konu olan bu risalenin Mezhepler Tarihine alanına katkısı kısaca incelenmiş ve İzmirli’nin bu alana katkısı üzerinde durulmuştur. Çalışılan eserin Dürzîlik hakkında Cumhuriyet döneminde ilk eser olmasının verdiği önemden hareketle, bundan sonra yapılacak çalışmalara ışık tutacağı kanaatindeyiz. Anahtar Kelimler: İzmirli İsmail Hakkı, Dürzî Mezhebi, Dürzî RisalesiThe Druze, which emerged in the 11th century, is an esoteric faction that is shaped with the godhead of Hâkim bi-Emrillah whose ideas were based on Şii-İsmaili discipline. In this faction, the influences of Hasan b. Haydara el Fergani, Neştekin ed-Derezi and Hamza b. Ali are mostly observed. Since its first occurance, its followers have lived especially in the Middle East and partly in Europe and America. During the Ottoman Empire reign, there weren't enough studies about the Druze. The main reason for this was the secrecy policy. The studies that were carried out later were always limited and not satisfactory. The first research after the foundation of the republic was carried out by İzmirli İsmail Hakkı. So the piece of work we'll handle is the leaflet of Druze by İzmirli İsmail Hakkı which was printed in 1926. Firstly, the leaflet was translated from Ottoman to Latin and the mistakes have been corrected. Then, the contribution of this leaflet to the history of religious sects has been focused on and the position of the writer-İzmirli on this area has been mentioned. As the leaflet that has been studied on was the first piece of work about the Druze during the republic period, we are certain that it'll shed light on the studies, afterwards. smail Hakkı of İzmir, The Druze Sect, The Druze Bookle
Kıraât öğretiminde Mısır tarîki : İsmail Bayrı (Kesik Bacak) örneği
Kıraat ilminin tarihsel sürecinde ortaya çıkan farklı metodlar ile kıraat alimleri tarafından bu ilmin eğitim ve öğretimi gerçekleştirilmiştir. Asrımıza kadar ulaşan bu yöntemlerden birisi de Osmanlı zamanında Ali b. Süleyman el-Mansûrî ile birlikte ülkemizde yaygınlaşan Mısır tarikidir. Osmanlı sonrası kıraat ilminin öğretimini Mısır tariki üzere gerçekleştiren alimler, bu ilmin hayatta kalmasında büyük rol oynamıştır. Yaşadığı dönemindeki en yetkin kıraat alimlerinden icazetini alan, küçük yaşlarda geçirdiği bir kaza sonrası bacaklarını kaybettiği için Kesikbacak İsmail Efendi diye tanınan İsmail Hakkı Bayrı, Cumhuriyet Dönemi’nde pek çok öğrenci yetiştirip, Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan onaylı icazetname vererek kıraat ilminin ve bu ilmin ana usûllerinden Mısır tarikinin canlı tutulmasında büyük rol oynamıştır. Bu çalışmada kıraat ilminin tabi tutulduğu çeşitli sınıflandırmalar ve Mısır tarikinin geçmişten günümüze uzanan tarihçesinin yanı sıra bu tarikin temel kuralları ve içeriğinden bahsedilerek, Mısır tarikinin meşhur temsilcilerinden İsmail Hakkı’nın kıraat ilmine olan katkıları incelenmiştir.The education and training of Qiraah recitation was carried out by various theologists with different methods that emerged overhistory. One of these methods that is still known today is Misir Tariki’s, which became widespread in our country together with Ali b. Süleyman al-Mansûrî’s. The masters who followed the lead of Misir Tariki, played a crucial role for the survival of this theology. Ismail Hakkı Bayrı, also known as Kesikbacak Ismail Efendi after losing his legs after an accident, raised thousands of students after the Republican Period and provided them with certificates authorised by the Presidency of Religious Affairs, which played a crucial role for the survival of Misir Tariki’s recitation. In this study, the various classifications of Quran recitation and the history of the Misir Tariki’s perspective will be discussed in detail with basic rules and also, the contributions of Ismail Hakkı Bayri to his recitation
Variations on the Author
“Variations on the Author” discusses two of Eduardo Coutinho’s recent films (Um Dia na Vida, from 2010, and Últimas Conversas, posthumously released in 2015) and their contribution to the general question of documentary authorship. The director’s filmography is characterized by a consistent yet self-effacing form of authorial self-inscription: Coutinho often features as an interviewer that rather than express opinions propels discourses; an interviewer that is good at listening. This mode of self-inscription characterizes him as an author who is not expressive but who is nonetheless markedly present on the screen. In Um Dia na Vida, however, Coutinho is completely absent form the image, while Últimas Conversas, on the contrary, includes a confessional prologue that moves the director from the margins to the center of his films. This article examines the ways in which these works stand out in the filmography of a director who offers new insights into the notion of cinematic authorship
İsmail Gaspıralı'nın eğitim anlayışı
“İsmail Gaspıralı’nın Eğitim Anlayışı” adlı araştırmamız, İsmail Gaspıralı’nın eğitim görüşlerini, ilk kaynaklardan izleyerek belirleme ve tahlil etme olarak özetlenebilir. İsmail Gaspıralı, çok yönlü ve kapsamlı bir modernleşme programına sahipti. Onun modernleşme programı kısaca “Usul-i cedid” veya “Usul-i cedid öğretim” olarak adlandırılır. Bu çalışmada İsmail Gaspıralı’nın öğretim sahasında uygulama başladığı usul-i cedid yönteminin esin kaynakları ortaya çıkartılmış, bu yöntemin ana dil, aklî ilimler ve meslekî eğitim bakımından Avrupa’da gelişmiş eğitim sistemleriyle alakası gösterilmiştir. Ayrıca ana dil öğretimi bakımından Osmanlı eğitim sistemiyle benzer ve farklı yönleri ortaya konulmuştur. Araştırmamızın asıl ağırlığını “İsmail Gaspıralı’nın Eğitim Anlayışı” bölümü oluşturmuştur. Bu bölümde Çarlık yönetiminin Rusya Müslümanlarına yönelik eğitim politikaları ele alınmış, bu politikalar karşısında İsmail Gaspıralı’nın fikirleri ve faaliyetleri ortaya çıkarılmıştır. Bu çerçevede İsmail Bey’in Rusya Müslümanlarının cehaletten kurtulması için geliştirdiği yöntemin, sıbyan mektepleri ve medreselerdeki ıslah çalışmalarının mahiyeti ve ayrıntıları ele alınmıştır. Araştırmamızda İsmail Bey’in usul-i cedid eğitimde asıl başarısının sıbyan mekteplerindeki uygulamalar olduğu tespit edilmiş, temel eğitimde uygulanan sisteminin özellikleri ürerinde durulmuştur. Bu bakımdan sıbyan mekteplerinde Arapça ve dinî temelli bir eğitimden Türkçe temelli, genel ve aynı zamanda pozitif anlayışlı bir eğitime geçişin merhaleleri, İ. Gaspıralı’nın bütün eserleri gözden geçirilerek belirlenmiş ve açıklanmıştır
İsmail Hakkı Bursevi ‘nin ruhu’l-beyan tefsirinde harikulade olaylar
06.03.2018 tarihli ve 30352 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Yükseköğretim Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile 18.06.2018 tarihli “Lisansüstü Tezlerin Elektronik Ortamda Toplanması, Düzenlenmesi ve Erişime Açılmasına İlişkin Yönerge” gereğince tam metin erişime açılmıştır.Müfessir İsmail Hakkı Bursevî'nin tasavvuf-kelâm ilişkisi açısından önemli eseri Rûhu'l-Beyân tefsiri, hârikulâde olayların mahiyeti ve anlaşılması bakımından yararlı bilgiler içermektedir.Müellif hârikulâde olaylara yönelik, mûcize, irhâs, kerâmet, maûnet, istidrâc, sihir, fal, büyü, tılsım ve rukye gibi kavramları aklî ve naklî deliller kullanarak ele almış, onlar hakkında değerlendirmelerde bulunmuştur.Bursevî, söz konusu problemlerle ilgili ayetlerin tefsirini yaparken, daha çok nakil tarafı ağır basmış, yeri geldikçe de aklî değerlendirmeler de bulunmuştur. Bu haliyle yazar, klasik Ehl-i Sünnet çizgisini korumakla birlikte, tasavvuf bilginlerinin görüşleri doğrultusunda kanaatlerini sergilemiştir.Öte yandan İsmail Hakkı, yaşadığı dönemin etkisiyle halk arasında yaygın olan büyü, sihir, rukye gibi terimleri incelemiş, bunların İslam akâidi açısından değerlendirmesini yapmıştır.Commentary named Rûhu?l-Beyân, whlch ls a significant literary work of glossator İsmail Hakkı Bursevi as of Islamic mysticism and Theology relation, includes useful information for the understanding and content of extraordinary events.Author considered the concepts such as miracle, oracle, special help of god, magic and fortune about the extraordinary events by making use of intellectual and spiritual evidences, and made evaluations about them.Bursevi, while interpreting verses related to the problems in question, generally his commentary knowledge had dominated and he had mental evaluation as the occasion rises. On an as-is basis the author, together with protecting the classic sunna, presented his beliefs in accordance with scholars of Islamic Mysticism.On the other hand, İsmail Hakkı had analyzed concepts such as magic and glamour that are widespread within the people with the affect the period they lived in, and had evaluated them from the point of Islamic dogmas
el-Fikrü’l Makâsıdî, Kavâiduhu ve Fevâiduhu, Ahmed er-Reysûnî
Kaça, İsmail, (Doktora Öğrencisi, Atatürk Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü İslam Hukuku Bilim Dalı)[No Abstract Available
- …
