172 research outputs found

    Development Of Aluminum, Iron And Chromium Activated Mcm-41 And Sba-15 Catalysts And Testing Of Ethanol Oxidation And Dehydration Reactions

    No full text
    Yapılan çalışmada, MCM-41 ve SBA-15 destek yapıları ve 0,02, 0,05 ve 0,10 nmetal/nSi oranlarında tekli kombinasyonda Al, Cr ve Fe yüklemeli metal-MCM-41 ve metal-SBA-15 katalizörleri doğrudan hidrotermal sentez yöntemi kullanılarak sentezlenmiştir. XRD sonuçlarından metal yüklemesi ile destek yapının düzenli gözenek yapısını koruduğu görülmüştür. Sentez çözeltisine ilave edilen metal kaynağının büyük bir kısmının MCM-41 yapısına yerleştirilebildiği, SBA-15 yapısına ise düşük düzeylerde veya nispeten yerleşmediği EDS sonuçlarından belirlenmiştir. Azot adsorbsiyon/desorpsiyon izoterm davranışı tüm örnekler için mikro-mezo gözenekli yapıya ait Tip IV izotermi olarak elde edilmiştir. MCM-41 ve SBA-15 destek yapıları için BET yüzey alanları, sırasıyla 1119 ve 855 m2/g olarak bulunmuştur. Yüzey alan, toplam gözenek ve mezogözenek hacim değerlerinde metal-MCM-41 numunelerinde sentez çözeltisindeki metal miktarı artışı ile destek yapıya göre azalma gözlenirken, metal-SBA-15 numunelerinde ise belirgin değişimlerin olmadığı gözlenmiştir. Her iki destek yapı için mikrogözenek boyutu birbirine benzer (5-6 Å) elde edilirken, mezogözenek bölgesinde SBA-15 numunelerinin (65-70 Å) MCM-41 numunelerine (25- 28 Å) göre yaklaşık 2,5 kat fazla olduğu belirlenmiştir. Piridin ile yapılan FTIR çalışmalarından, Bronsted asit merkezlerinin en belirgin Al ve Cr yüklemeli MCM-41 numunelerinde, Lewis+Bronsted asit merkezinin Al ve Cr yüklü SBA-15 ve Al ve Fe yüklü MCM-41 numunelerinde, Lewis asit merkezinin Fe yüklü SBA-15 ve Al ve Fe yüklü MCM-41 numunelerinde daha belirgin olduğu gözlenmiştir. Lutidin çalışmalarında ise Bronsted asit merkezinin, Al ve Cr yüklü MCM-41 numunelerinde daha belirgin olduğu gözlenmiştir. Sentez çözeltisinde metal/Si mol oranı 0,10 tutularak sentezlenen tüm katalizörler 250-400oC şartlarında diferensiyel reaktörde etanolün oksidasyonunda ve aynı oranda Al yüklü katalizörlerle dehidrasyonunda test edilmiştir. Oksidasyon çalışmalarında, Fe ve Al yüklemeli numunelerde sıcaklık artışı ile etanol dönüşümünün arttığı ve en yüksek değerin (%100) 350oC'de Fe10-SBA- 15 ile elde edildiği belirlenmiştir. Cr yüklemeli numunelerde ise düşük sıcaklıklarda dönüşümün yüksek olduğu (150oC'de %67) ve sıcaklık artışı ile ciddi bir değişim sergilemediği gözlenmiştir. Dehidrasyon da dönüşüm sıcaklık artışı ile artmış ve 400 0C de 0,56'ya ulaşmıştır.Oksidasyonun ana ürünlerinin asetaldehit ve asetikasit+su karışımı (yüksek oranda su) olduğu, az miktarlarda etilen, dietileter, karbondioksit oluşumuna rastlandığı, dehidrasyonda ise ana ürünlerin etilen ve dietileter olduğu belirlenmiştir. Al yüklemeli katalizörlerde etilen ve dietileter seçimliliğinin, Fe ve Cr yüklemeli numunlerde ise asetaldehit seçimliliğinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir.In this study, MCM-41 and SBA-15 supports and nmetal/nSi ratios of 0,02, 0,05 and 0,10 of single combinations of Al, Cr, and Fe loaded metal-MCM-41 and metal-SBA-15 catalysts were synthesized using direct hydrothermal synthesis method. According to XRD results, it was observed that highly ordered porous structure was conserved by metal loaded. From EDS results, large amount of incorporated metal was located inside MCM-41 structure, low amount or no incorporated metal located inside SBA-15 structure. For all samples, nitrogen adsorbtion/desorbtion isotherm behaviour was obtained as Type IV isotherm of micro-meso porous structure. BET surface areas of MCM-41 and SBA-15 supports were measured as 1119 and 855 m2/g, respectively. With increase of metal loaded in the synthesis solutions, metal-MCM-41 samples surface area, total pore and mesopore volume values were decreased, however for metal- SBA-15 samples no apparent change was observed. For both supports microporous dimensions were obtained similar (5-6 Å), in mesoporous zones SBA-15 samples (65-70 Å) were 2,5 times more than MCM-41 samples (25-28 Å). From FTIR studies with pyridine, it was seen that Bronsted acid sites were the most distinct for Al and Cr loaded MCM-41 samples, Lewis+Bronsted acid sites were more distinct for Al and Cr loaded SBA-15, and Al and Fe loaded MCM-41 samples, Lewis acid sites were more distinct for Fe loaded SBA-15, and Al and Fe loaded MCM- 41 samples. From lutidine studies, Bronsted acid sites were more distinct for Al and Cr loaded MCM-41 samples. All catalysts synthesized in synthesis solution with metal/Si mole ratio 0,10 were tested for ethanol oxidation to the differential reactor, and for same ratio Al loaded catalysts were tested for dehydration. It was determined from oxidation studies, increasing the temperature increases the ethanol conversion for Fe and Al loaded samples, and the highest value (100%) was obtained at 350oC for Fe10-SBA-15. The conversion was higher at low temperatures (67 % at 150oC) for Cr loaded samples. In addition, dehydration also increased with the conversion temperature amd 0,56 at 400C. The major products of oxidation were acetaldehyde, aceticacid+water mixture (large amount of water), low amount of ethylene, diethyleter, carbondioxide formation, the major products of dehydration were ethylene and diethylether. The selectivity of ethylene and diethyleter are higher for Al loaded catalysts, acetaldehyde selectivity are higher Fe and Cr loaded samples

    SYNTHESIS AND CHARACTERIZATION OF VANADIUM ALUMINUM PILLARED CLAY

    No full text
    Sütunlu killer yüksek yüzey alanı ve kontrollü gözenek yapılarından dolayı katalizör desteği olarak kullanım alanlarına sahiptir. Alüminyum ile sütunlandırılmış killer (Al-sütunlu kil) termal dayanıklı yapıya sahip olmakla birlikte katalitik uygulamalarda yeterince aktiflik göstermemektedir. Alsütunlu kilin katalitik aktivitesi uygun metal bileşiğinin yapıya yerleştirilmesiyle arttırılabilir. Bu çalışmada bentonit kil minerali kullanarak Baz(OH)/Metal(Al) oranı 2,0 olarak tutulan alüminyum sütunlu kil, katalizör desteği olarak üretilmiştir. Vanadil sülfat hidrat (VOSO4xH2O) veya sodyum metavanadat (NaVO3) ile ıslak emdirme, ıslak emdirme sonrasında yıkama ve emdirme yöntemleri kullanılarak iki farklı miktarda vanadyum, aktif bileşen olarak 3000C'de kalsinasyonu yapılmış Al-sütunlu kile yüklenmiştir. Vanadyumun yüklenmesi Al-sütunlu kile ait XRD pik şiddeti ve bazal aralık değerinde azalmaya yol açmıştır. Azot adsorpsiyon desorpsiyon çalışması, en yüksek yüzey alanının Al-sütunlu kilden sonra, emdirme yöntemi ile NaVO3 yüklenmiş ve 300ºC'de kalsine edilmiş ve en düşük yüzey alanının ıslak emdirme ile NaVO3 yüklenmiş ve 500ºC'de kalsine edilmiş örneklerde gözlendiğini göstermiştir. EDS analizi sütunlandırma ile ham kile göre Al2O3/SiO2 oranında artış olduğunu göstermiştir. NaVO3 yüklemesi diğer vanadyum kaynağına göre daha yüksek V2O5/SiO2 oranı vermiştir. TEM analizinde Al-sütunlu kilin katmanlı yapısı ve bu katmanların arasına ve kil tanecikleri üzerine vanadyum parçacıklarının yerleştiği gözlenmiştir. Örneklerin TGA/DTA analizlerinde oda sıcaklığı ile 3000C aralığında hızlı bir su kaybı, sonra kütle kaybında azalma ve 900ºC'de dehidroksilasyon ile katıkatı faz reaksiyonu gözlenmiştir. XPS sonucu ile vanadyum yapıya 2p3/2 orbitali ile bağlandığı bulunmuştur. FTIR sonuçlarında V-O-Al ve V-O-Si bantlarının ve tüm örneklerde Bronsted ve Lewis asit merkezlerinin varlığı gözlenmiştir.Pillared clays have area of usage as catalyst support due to high surface area and controlled pore structure. Although pillared clays that pillared with aluminium (Al-pillared clay) have thermal stability, they aren't show enough activity in the cataliytic applications. Catalytic activity of the Al-pillared clays can be improved by the incorporation of appropriate metal compound to the structure. In this study, by using bentonite clay mineral and keeping the base(OH)/metal(Al) ratio as 2,0 aluminium pillared clay was produced as support. By use of vanadyl sulphate hydrate (VOSO4xH2O) or sodium metavanadate (NaVO3), and wet impregnation, washing after wet impregnation and impregnation methods, vanadium in two different amount of was loaded as active compound to the Al-pillared clay that calcined at 3000C. Loading of vanadium caused decreases in the XRD peak intensity and the basal spacing belonging Al-pillared clay. The nitrogen adsorption/desorption study showed that, the highest surface area after Al-pillared clay, was observed for NaVO3 loaded by impregnation and calcined at 3000C and the lowest surface area was observed for NaVO3 loaded by wet impregnation and calcined at 5000C. The EDS analysis showed the rise in, Al2O3/SiO2 ratio relative to raw clay. The NaVO3 loading resulted higher V2O5/SiO2 ratio than the other vanadium source did. The layered structure of Al-PILC and the placement of vanadium particles between these layers and onto the clay particles' surface were observed in the TEM analyses. Fast dehydration and mass loss within the room temperature and 3000C temperature range, then decreases in mass loss and solid-solid reaction with hydroxylation at 900º C was observed in TGA/DTA analyses of samples. With XPS that vanadium is binding with 2p3/2 orbital were observed. The consistence of V-O-Al and V-O-Si bonds and Bronsted and Lewis acid centers were observed in FTIR results

    Synthesıs, Characterızatıon Of Synthetıc Calcıum Sılıcate And Investıgatıon Of Applıcatıon Fıelds

    No full text
    Kalsiyum silikatlar çeşitliliklerini birbirlerine yakın Ca/Si oranlarından alan hidrat ve anhidrat formda bulunan yapılardır. Ülkemizde ekonomik düzeyde üretimi söz konusu olmayan yüksek gözenekliliğe sahip bu yapılar hafif olmaları ve yüksek mekanik dayanımlarından dolayı ısı yalıtımında kullanım alanı bulurken, yüksek termal dayanımları ile de yangından korunma amacıyla şekillendirilerek veya yarı mamul madde olarak kullanılmaktadır. En yaygın kullanıma sahip olanlar hidrat formunda bulunan tobermorit (Ca5Si6O16(OH)2.5H2O) ve xonotlit (Ca6Si6O17(OH)2) yapılarıdır. Bu çalışmada tobermorit ve xonotlit fazlarına göre farklı besleme (Ca/Si: 0,83 ve 1,00) ve su/katı (10 ve 15) oranlarında sentez çalışmaları yürütülmüştür. Farklı sıcaklık (40, 60 ve 80oC) ve sürelerde (2 ve 4 saat) ön-reaksiyon işlemi gerçekleştirilmiş ve sonrasında filtrasyon yaparak veya yapmayarak, 200oC'de otojen basınçta otoklava yerleştirilip sentez tamamlanmıştır. Elde edilen ürünler oda sıcaklığında, etüvde 60oC'de ve -110oC'de dondurarak kurutma (freeze-dryer) teknikleri ile kurutulmuştur. Malzemenin termal davranışında, 250oC 'den sonra bağlı su ve -OH uzaklaşmasının başladığı ve 300 oC sonrası belirginleştiği, 700oC sonrası katı faz transformasyonun meydana geldiği görülmüştür. Bu faz geçişleri ile kalsinasyon sıcaklığı 300 ve 700oC olarak seçilerek sentez çalışmaları yürütülmüştür. Besleme oranlarının arttırılması ile kütle kayıpları ve XRD ile tipik C-S-H kristal pikleri tüm örneklerde görülmüştür. FT-IR analiz sonuçlarına göre ön reaksiyon sıcaklığı ve süresinin artması ve dondurarak kurutma ile Si-O bağlarının şiddetlenmesine yol açmıştır. Ürün sentez başarısı ICP-OES ile fazların kimyasal yapıları bulunarak desteklemiştir. TEM ve SEM görüntülerine göre kalsiyum oranı arttıkça daha yapışık folyo ve fibril görüntüler elde edilmiştir. Isı iletkenlik katsayıları beklenilen değer aralığında (<0,065 W/m.K) bulunmuştur. Sentezlenen ürünlerde her iki besleme oranlarında da en iyi sonuç 80oC, 4 saat, dondurarak kurutma şartlarında elde edilmiştir.Calcium silicates are structures in hydrate and anhydrate form that take their diversity result from Ca/Si ratios close to each other. These highly porous structures, which are not economically produced in our country, are used in heat insulation due to their light weight and high mechanical strength, while they are used as shaped or semi-finished materials for fire protection due to their high thermal resistance. The most commonly used ones are tobermorite (Ca5Si6O16 (OH)2.5H2O) and xonotlite (Ca6Si6O17(OH)2) in hydrate form. In this study, the synthesis is done at different feed ratios (Ca/Si: 0.83-1.00) according to tobermorite and xonotlite phases and at different water/solid ratios (10 and 15). Pre-reaction process is done at different temperatures (40, 60 and 80oC) and different times (2 and 4 hour) and thereafter, with or without filtration, the synthesis was completed in an autoclave at 200oC at autogenous pressure. The obtained products are dried at room temperature, at 60oC in oven and at -110oC by freeze-drying technique. It is seen that, in thermal behavior of material, the removal of bound water and -OH starts after 250oC and becomes apparent after 300oC, and solid phase transformation occurs after 700oC. The calcination temperature is selected as 300oC and 700oC according to these phase transitions, and synthesis studies are carried out. Typical C-S-H crystal peaks which are detected by X-ray diffraction patterns, and the mass loss with the increase in feed ratio are seen for all materials. According to the results of FT-IR analysis, increasing preheating temperature and time and freeze-drying method cause intensifying of Si-O bonds. The success of product synthesis is supported by identifying the chemical structures of the phases with ICP-OES. As the calcium content increase, more adherent foil and fibril images are obtained according to TEM and SEM images. Thermal conductivity coefficients are found within the expected range (<0.065 W/m.K). The best results of synthesized products for both feed rates are obtained at the conditions of 80oC, 4 hours and freeze drying

    Synthesıs And Characterızatıon Of Metal Loaded New Generatıon Meso Porous Sılıca Pıllared Catalyst

    No full text
    Silika Sütunlu Kil (SSK) yapılar, şişme özelliği gösteren TOT (Tetraeder-Oktaeder-Tetraeder 2:1) yapıya sahip killerin katmanları arasına büyük organik şablonun yerleşmesi ve bu şablon etrafına silika duvarların oluşturulması prensibine dayanmaktadır. Kalsinasyon veya liç işlemi ile organik şablon uzaklaştırılarak mezo boyutlu galeriler oluşurken, termal kararlı yapının elde edilmesi için yürütülen kalsinasyon işlemi ile silika duvar içerisinde mikro gözenekler de oluşmaktadır. Yüksek yüzey alana sahip, ayarlanabilir katman aralıklı ve mekanik dayanımı gösteren yüksek silika-OH içeriği ile bazik yüzey özelliği zenginleştirilen mikro-mezo gözenekli SSK yapı elde edilmektedir. Standart Texas Montmorillonit STx-1 desteği kullanılarak organik miselin şekillenmesinin dışarıda gerçekleşmesi sonrası katmanlar arasına yerleştirildiği dışarıda sentez yönteminde, misel + silika şablonu ile kil etkileşiminin zayıf olduğu ve hedeflenen yapının elde edilemediği görülmüştür. Miselin kil katmanları arasında oluşumuna dayanan yerinde sentez yönteminde, Standart Wyoming SWy-2 kil minerali ve Hançılı yöresine ait beyaz bentonit kayacı kullanılmıştır. Bu sentezde sütunlama öncesi kil organik şablon ile modifiye edildikten sonra Si/modifiye kil molar oranı 20- 150 arasında değiştirilerek destek SSK yapıların sentezi ve metal/Si molar oranı 0,03-0,15 arasında değişen demir ve titanyum içeren M-SSK katalizörlerin hidrotermal sentezi gerçekleştirilmiştir. Xışını kırınım desenleri ile 1,31-3.83 nm bazal aralık değerlerine sahip nispeten poli kristal destek yapıların elde edildiği görülmüştür. Yüzey alan değeri 1874 m2/g ve sırasıyla 0,78 ve 0,31 cm3/g mikro ve mezo gözenek hacim değerlerine ulaşan destek yapıların çift mikro gözenek dağılımlı ve 3,81-3,84 nm mezo gözenek aralığında homojen dağılım sergilediği gözlenmiştir. SSK desteklerin FTIR spektumlarında silika bandında (Si-O gerilimi: 1000-1100 cm-1 ) belirgin artış gözlenirken, silika miktarının artışıyla katmanların dışında amorf silika oluşumu X-ışını kırınım desenleri ve TEM görüntüleri ile tespit edilmiştir. UV spektrumlarında 192-304 nm aralığında belirgin Si-O gerilim piklerinin şiddetinde artış ile silika yüklenmesi desteklenmiştir. Termogramlardan yapının sabitlenmesi için 550 oC sıcaklıkta kalsinasyon yeterli görülmüştür. XRD sonuçları metal yükleme ile bazal aralık değerlerinde artış gösterirken TEM ve ICP sonuçları da metal yükleme başarısını desteklemiştir. XPS çalışması ile TiO2 ve Fe2O3 formlarında metal bileşiklerinin varlığı tespit edilmiştir. Özellikle demirin düşük yüklemelerinde artan bazal aralık değeri ile destek yapının özelliklerinin korunduğu görülmüştür. ICP ve XPS sonuçları demir ve titanyum yükleme başarılarının yüksek olduğunu göstermiştir. HBB desteğin kullanımı yüzey alan değerinde belirgin düşmeye yol açarken kilin kristal yapısı korunmuş, hedeflenen yapının oluşturulduğu XRD ve FTIR yöntemleri ile desteklenmiştir.Silica Pillared Clay (SPC) structures are based on the principle of introducing large organic template between the layers of clay (Tetraeder-Oktaeder-Tetraeder 2:1) structure showing swelling property, and forming silica walls around this template. Meso sized galleries are formed by calcination or leaching, while micro pores are formed within the silica wall by calcination process to obtain a thermal stable structure. Micro-meso porous pillared clay structure, which is enriched by basic surface property with high silica-OH content, possesing high surface area, adjustable layer spacing and high mechanical strength is obtained. Using standard Texas Montmorillonit STx-1 support, it was observed that the formation of the targeted structure could not be achieved in ex-situ synthesis, by introducing the organic micelle which was formed outside due to the weak interaction between the micelle + silica template. In-situ synthesis method based on the formation of micelles between clay layers, the standard Wyoming SWy-2 and White bentonite rock supports from Hançılı Region were used. Support SPC structures were synthesized with Si/modified clay molar ratio changing between 20-150 while hydrothermal syntheses of iron and titanium containing MSPC catalysts having metal/Si molar ratio between 0,03-0,15 were performed. Support structures of relatively polycrystalline with basal spacing values of 1.31-3.83 nm were obtained. It was observed that support structures reaching the surface area value of 1874 m2 /g and micro and meso pore volume values of 0,78 and 0,31 cm3 /g, showing a bidisperse micropore distribution and homogeneous distribution in the meso pore range of 3,81 to 3,44 nm were obtained. While a significant increase in the FTIR spectra of silica pillared structures in the silica band (Si-O strength: 1000-1100 cm-1 ) was seen, the formation of amorphous silica out of the clay layers was determined by TEM images by a increase of silica. Silica loading was supported with an increase in the intensity of the prominent Si-O strenght peaks in the range of 192-304 nm in the UV spectra. According to the thermal analysis results, the calcination at 550 oC temperature was found to be sufficient to fix the structure. While XRD results showed an increase in basal spacing values with metal loading, TEM and ICP results supported the success of metal loading. The presence of metal compounds in TiO2 and Fe2O3 forms was determined by XPS study. It was observed that the properties of the support structure were preserved with the increasing basal spacing value especially at low loads of iron. Results of ICP and XPS showed that iron and titanium loading successes were high. Use of HBB clay resulted in a significant reduction in surface area while the crystal structure of the clay was preserved

    Hydrothermal Synthesıs Of Hpa Loaded Metal-Pıllared Clay And Actıvıty Test In Ethanol Dehydratıon Reactıons

    No full text
    Heteropoli asitlerin (HPA) düşük yüzey alanı, polar ortamda çözünme ve sıcaklık sınırlamaları gibi dezavantajları uygun bir destek yapı üzerine yüklenmeleri ile giderilebilmektedir. Sütunlu killer (SK), yüzey özelliklerinin sentez parametreleri ile ayarlanabilir olmasından dolayı destek yapı ve katalizör olarak kullanım avantajları sunmaktadır. Gerek katalitik aktiviteleri gerekse termal kararlılıkları uygun sütun elemanı seçimi ile artırılabilir. Al-Kegging katyonunun, benzer bir boyuta sahip silisikatungstik asit (STA) anyonlu ile birlikte sütun elemanı olarak kullanılması bu özelliklerin geliştirilmesine ek olarak, hedeflenen katmanlı yapı oluşumunu ve yapının asidik özelliklerini pozitif yönde etkiler. HWB (Hançılı Beyaz Bentonit) kili kullanılarak, farklı W/Al oranlarında (W/Al oranı 0,25 ve 1,0) asidik ve bazik şartlarda kil süspansiyonuna (pH 9 ve 4) STA'nın sentez ortamına eklenme aşaması değiştirilerek elde edilen STA/Al-SK katalizörleri farklı sıcaklıklarda kalsine (300, 400 ve 500 oC) edilmiştir. XRD kristal yapının bozulmadığını, TEM görüntüleri katmanlı yapının korunduğunu, N2 adsorpsiyon/desorpsiyon izotermleri yüksek yüzey alan ve homojen gözenek dağılımı oluştuğunu göstermiştir. ICP, XPS analizleri ve TEM görüntüleri W'nun yapıya yüklendiğini gösterirken FTIR spektrumlarından STA yüklemesi ile Lewis ve Bronsted asitliğinin arttığı belirlenmiştir. HWB ve Standart Teksas STx-1 kil minerali kullanılarak sentezlenen katalizörlerin aktivite testleri, etanolün dehidrasyonu reaksiyonunda diferansiyel reaktörde kullanılarak gerçekleştirilmiştir. En yüksek dönüşüm değerlerine (&#8776; %93) STx-1 kili ile düşük W/Al oranında bazik kil süspansiyonu şartlarında ve HWB kili ile yüksek W/Al oranında bazik kil süspansiyonu koşullarında sentezlenen katalizörler ile ulaşılmıştır. Reaksiyon sonrası FTIR spektrumlarından yapıdaki asit bölgelerinin azaldığı, Bronsted asit merkezlerinin Lewis asit merkezlerine oranla yapıda daha fazla kaldığı görülmüştürThe disadvantages of HPAs such as low surface area, dissolution in polar environment and temperature limitations can be solved by loading on an suitable support structure. The pillared clays (SK) offer advantages as a support structure and catalyst as their surface properties can be adjusted by synthesis parameters. Both catalytic activities and thermal stabilities can be increased by selecting the appropriate pillared agent. In addition to improvements of these properties, use of Al-Kegging cation with silicatungstic acid (STA) anion with a similar size, as a pillar agent affects the targeted layered structure formation and acidic properties of structure in positive direction. The STA/Al-SK catalysts obtained using HWB (Hançılı White Bentonite) clay with different W/Al ratios (W/Al ratio of 0.25 and 1.0) and acidic and alkaline clay suspension (pH 9 and 4) by changing the addition step of STA to synthesis media were calcined (300, 400 and 500 oC) at different temperatures. XRD showed that the crystal structure did not deteriorate, TEM images indicated that the layered structure was preserved, N2 adsorption/desorption isotherms demonstrated high surface area and homogeneous pore distribution. While ICP, XPS analyses and TEM images showed that W was loaded to the structure, the increase of Lewis and Bronsted acidities by STA loading was determined from FTIR spectra. The activity tests of catalysts synthesized using HWB and Standard Texas STx-1 clay mineral were carried in the ethanol dehydration reaction using differential reactor. The highest conversion values (&#8776; 93%) were achieved with the catalysts synthesized with STx-1 clay at low W/Al ratio under alkaline clay suspension conditions and with HWB clay with catalyst synthesized under high W/Al under alkaline clay suspension conditions. From FTIR spectra after the reaction, it was seen that the acid regions in the structure decreased and Bronsted acid centers remained in the structure more than Lewis acid centers

    SYNTHESIS AND CHARACTERIZATION OF MCM-41 CATALYSTS ACTIVATED WITH VANADIUM, MOLIBDENUM AND NIOBIUM

    No full text
    Düzgün gözenek boyut dağılımı ve yüksek yüzey alanına sahip MCM-41 daha çok katalizör, katalizör desteği ve adsorbent olarak kullanılmaktadır. Bu tip malzemeler yeteri kadar katalitik aktiviteye sahip olmadıkları için metal/metal oksitler kullanılarak silis yapısının modifikasyonu ile katalitik aktiviteleri yükseltilebilmektedir. Bu çalışmanın amacı vanadyum, molibden ve niobyum kaynağı ile aktifleştirilmiş MCM-41 katalizörlerinin sentezi ve yapısal özelliklerinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda yapısında farklı metal/silisyum mol oranlarında (0,03<V/Si<0,06; 0,03<Mo/Si<0,06; Nb=0,03) vanadyum, molibden ve niobyum kaynaklarının kullanımıyla V-, Nb-, V+Mo- ve V+Mo+Nb-MCM-41 katalizörleri doğrudan hidrotermal sentez yöntemi ile sentezlenmiştir. XRD analiz sonuçları, MCM-41'i aktifleştirmek için yapıya yerleştirilen metal kaynağının MCM-41'in karakteristik yapısını bozmadığını gösterirken, EDS analiz sonuçları MCM-41 yapısına bağlanan vanadyum miktarının, V/Si mol oranı artışıyla arttığını, molibdenin ise tam tersine Mo/Si mol oranı artışıyla azaldığını göstermiştir. Niobyum tuzu yüklemesi ile elde edilen katalizörlerde ise Nb metalinin katalizör içerisinde bölgesel dağıldığı görülmüştür. VMCM- 41 katalizörlerinde yapıdaki V/Si mol oranının artışıyla spesifik, v BJH, ve mikrogözenek yüzey alanlarının sırasıyla 1096 m2/g, 598 m2/g, 795 m2/g'dan 397 m2/g, 205 m2/g, 261 m2/g'a, V+Mo-MCM- katalizörlerinde V+Mo/Si mol oranının artışıyla 1098 m2/g, 193 m2/g, 943 m2/g'dan, 888 m2/g, 146 m2/g, 756 m2/g'a düştüğü belirlenmiştir. V+Mo+Nb-MCM-41 ve Nb-MCM-41 katalizörlerinde ise bu değerler sırasıyla 1193 m2/g, 1310 m2/g ve 273 m2/g, 220 m2/g ve 906 m2/g, 1100 m2/g olarak bulunmuştur. Mikro ve mezogözenek hacimleri V-MCM-41 katalizörlerinde V/Si mol oranının artışıyla sırasıyla 0,70 cm3/g, 1,23 cm3/g'dan, 0,19 cm3/g, 0,52 cm3/g'a, V+Mo-MCM-41 katalizörlerinde V+Mo/Si mol oranının artışıyla sırasıyla 0,78 cm3/g, 1,04 cm3/g'dan, 0,62 cm3/g, 0,88 cm3/g'a düştüğü belirlenmiştir. V+Mo+Nb- ve Nb-MCM-41 katalizörlerinde ise bu değerlerin sırasıyla 0,63 cm3/g, 0,64 cm3/g ve 1,28 cm3/g ve 0,93 cm3/g olduğu bulunmuştur. Katalizörlerin yapısındaki metal/Si mol oranının artışıyla BJH-ortalama mezogözenek genişliği ve SF-ortalama mikrogözenek genişliğinin sırasıyla 25 Å'dan 28 Å'a ve 5 Å'dan 11 Å'a yükseldiği belirlenmiştir. DA-metot ile belirlenen ortalama mikrogözenek genişliğinin ise tüm katalizörler için yaklaşık 17 Å olduğu bulunmuştur. Numunelere ait TEM fotoğraflarından gözeneklerin düzgün hekzagonal paketçikler şeklinde dağıldığı gözlenmiştir.MCM-41 having regular pore dimension distribution and high surface area was used as catalyst, catalyst support and adsorbent. Catalytic activity of these materials can be improved by modifying silica structure with metal/metal oxides. Aim of this study is to synthesize MCM-41 catalyst activated with vanadium, molibdenum and niobium sources and to determine structural properties of MCM-41 catalyst. In this way, V-, Nb-, V+Mo- ve V+Mo+Nb-MCM-41 catalysts having different metal/silica mole ratios in the structure (0,03<V/Si<0,06; 0,03<Mo/Si<0,06; Nb=0,03) by using vanadium, molibdenum and niobium salts were synthesized by means of direct hydrothermal synthesis. XRD analysis showed that metal sources that incorporated into structure in order to make MCM-41 active did not change /deteriorate characteristic structure of MCM-41. It was observed from EDS analysis that vanadium amount into MCM-41 structure increased with increase of V/Si mole ratio, on the other hand molibdenum amount decreased with increase of Mo/Si mole ratio. Regional distribution of metal was observed in catalyst loaded with niobium. It was determined that by increasing of V/Si mole ratio in the structure of V-MCM-41 catalyses; specific, BJH, mıcropore surface areas decrease from 1096 m2/g, 598 m2/g, 795 m2/g to 397 m2/g, 205 m2/g, 261 m2/g respectively, and by increase of V+Mo/Si mole ratio in the structure of V+Mo-MCM-41 catalyses, these values decrease from 1098 m2/g, 193 m2/g, 943 m2/g to 888 m2/g, 146 m2/g, 756 m2/g respectively. These values were also found as; 1193 m2/g, 1310 m2/g and 273 m2/g, 220 m2/g and 906 m2/g, 1100 m2/g respectively for V+Mo+Nb-MCM-41 and Nb-MCM-41 catalyses. It was observed that, by increase of V/Si mole ratio in the V-MCM-41 catalyses; micro and mesopore volumes decrease from 0,70 cm3/g, 1,23 cm3/g to 0,19 cm3/g, 0,52 cm3/g respectively, and by increase of V+Mo/Si mole ratio in the V+Mo-MCM-41 catalyses, these values decrease from 0,78 cm3/g, 1,04 cm3/g to 0,62 cm3/g, 0,88 cm3/g respectively. These values were also found as; 0,63 cm3/g, 0,64 cm3/g and 1,28 cm3/g and 0,93 cm3/g respectively for V+Mo+Nb-MCM-41 and Nb-MCM-41 catalyses. It was obtained that by increase of metal/Si atomic ratio in the structure of catalyses average BJH- mesopore width and average SF- micropore width increase from 25 Å to 28 Å and 5 Å to 11 Å respectively. Average micropore width determined by DA-method was founded as almost 17 Å for all samples. It was observed from TEM pictures that pores were distributed as regular hexagonal packages

    MİRJAQIP DUWLATOV AS A NEWSPAPER AUTHOR

    No full text
    Kazak edebiyatının ve Alaş Hareketi’nin en önemli isimlerinden biri olan, yazar, şair, siyaset adamı kimliklerini taşıyan Duwlatov’un edebi hayatında gazetecilik önemli bir yer tutmaktadır. 1907’den 1927’ye kadar 20 yıl boyunca pek çok gazete yazısı kaleme alan yazar, bu yazılarında siyasî hareketlerden salgın hastalıklara, önemli şahıslardan Kazak halkının adetlerine, siyahi kölelerden edebi eleştiriye kadar pek çok farklı konuyu işlemiştir. Yazarın üzerinde en çok durduğu meselelerden biri de eğitim meselesidir. Duwlatov’un gazetecilik hayatında Qazaq Gazetesi’nin önemli bir yeri bulunmaktadır. Yazar, Qazaq Gazetesi kapatılana kadar bu gazeteye çok önem vermiş ve pek çok yazısını bu gazetede yayımlamıştır. Yazarın yazılarını yayımladığı birkaç gazete şunlardır: Ayqap, Eŋbekşi Qazaq, Qızıl Qazaqstan.Yazar, bu gazete yazılarında pek çok farklı müstear kullanmıştır. Madiyar ve M.D. yazarın en çok kullandığı müstearlardır. Bu isimler arasında Türik Balası (Türk Evladı) ismi o dönemin şartları düşünülünce son derece dikkat çekicidir. Bu yazıda Mirjaqıp Duwlatov’un gazete yazıları ve bu yazılarında işlediği konular ele alınacaktır. Sonuç kısmında ise bir değerlendirme yapılacaktır.Journalism has an important place in Duwlatov’s literary life as one of the most famous names of the Kazakh literature and the Alash Movement who has the identities of writer, poet and politician. The author, who wrote many newspaper articles for 20 years from 1907 to 1927, covered many different topics like political movements, epidemic diseases, important people, the traditions of Kazakh people, black slaves, literary criticism etc. The issue of education is one of the most emphasized issues by the author.Qazaq Newspaper has an important place in Duwlatov's journalistic life. Until Kazakh Newspaper was closed, he attached great importance to this newspaper and published many of his articles in this newspaper. A few newspapers in which the author has published his articles are: Ayqap, Eŋbekşi Qazaq, Qızıl Qazaqstan.The author used many different nicknames in these newspaper articles. Madiyar and M.D. are the most commonly used nicknames by the author. Among these names, the name of Türik Balası (Turkish Son) is extremely remarkable when considering the conditions of that period.In this article, the newspaper articles of Mirjaqıp Duwlatov and the topics covered in these articles will be discussed. An evaluation will be made in the conclusion section

    Structural Property Improvements of Bentonite with Sulfuric Acid Activation and a Test in Catalytic Wet Peroxide Oxidation of Phenol

    No full text
    The acid activation of bentonite from Middle Anatolia, consisting of mostly montmorillonite, with a hot solution of H2SO4 with different concentrations was carried out. SEM images, nitrogen sorption isotherms and FTIR spectra were used to examine structural changes of the bentonite with acid activation. Acid-base titration method was applied to determine surface acidities. SEM images, nitrogen sorption isotherms indicated that the acid activation caused considerable increases both in the surface area and pore volumes by changing the morphology and aluminum content. FTIR spectra showed the enhancement both in Lewis and Bronsted acidities, significant increases in H-bonding to the structure with acid concentration. Acid treatment gave good structural properties with high surface acidity. Stable structured acid activated bentonite with 2 M was tested in catalytic wet peroxide oxidation (CWPO) of phenol together with raw bentonite. Around 96 % phenol removal was achieved in 135 minutes at reaction temperature of 50 degrees C while the raw bentonite did not show good results. The data were in agreement with the first order dependency with respect to phenol
    corecore