1,720,999 research outputs found

    Yüz tanıma sistemlerinin yanıltılmasına karşı bir yöntem: Yüz videolarında nabız tespiti ile canlılık doğrulaması

    No full text
    Günümüzde kimlik saptama amaçlı kullanılan biyometrik teknolojiler, güvenlik, erişim, kontrol, takip gibi alanlarda aktif olarak rol almaktadır. Bu teknolojilerden biri olan yüz tanıma sistemi, diğer biyometrik sistemlere göre temassızlık ve günlük hayatımıza yerleşmiş bulunan düşük maliyetli kameralar sayesinde daha çok tercih edilir hale gelmiştir. Bu avantajlarının yanında bir takım güvenlik zaafiyetlerini de bünyesinde barındıran yüz tanıma sistemi, yakın gelecekte internet alışverişlerinde ödemeyi herhangi başka bir bilgiye ihtiyaç duymaksızın yüz bilgisiyle onaylamak gibi yüksek güvenlik ihtiyacı duyulan işlemler için de kullanılacağı düşünüldüğünde, sisteminin yanıltılması gibi tehditlerin daha hassas ele alınmasını gerektirmektedir. Mevcut kullanılan yüz tanıma sistemlerinin, kameraya ilgili kişiye ait görüntü, video ya da üç boyutlu yapay maske gösterilmesi suretiyle aşılabildiği bilinmektedir. Bu gibi güvenlik zaafiyetleri, kişinin göz kırpması ve mimiklerinin tespiti ile canlılığının doğrulanması yöntemiyle giderilmesi amaçlanmış fakat yeteri başarıya ulaşamamış ve üç boyutlu maskelere çözüm üretememiştir. Günümüzde kamera ile yüz bölgesinin analiz edilerek kişinin nabzının yüksek doğrulukta ölçülebildiği çeşitli çalışmalarla kanıtlanmıştır. Bu projede, kişinin kamera önündeki hareketlerinden ve ortamın değişkenlerinden minimum düzeyde etkilenen bir nabız tespit sistemi geliştirilerek yüz tanıma sitemine entegre edilmesi ile yüz tanıma sisteminin aynı zamanda canlılık tespiti yapabilmesi ile bahsedilen bu güvenlik zaafiyetinin giderilmesi amaçlanmıştır. Today, biometric technologies are used for identification purposes like security, access control and follow-up. Face recognition, one of these systems, has become more preferred due to low cost cameras installed in all over our daily life and due to being non-contact compared to the other biometric systems. In addition to these advantages, face recognition systems which also contain numerous security vulnerabilities, require more precise handling of threats such as spoofing the system as they are considered to be used for transactions requiring advanced security protection like approving payment with face information without supplying any other information on internet shoppings in the near future. It is known that the currently used face recognition systems can be spoofed by displaying image, video or 3D artificial realistic mask of the person to the camera. Such security weaknesses have been aimed to be resolved by verifying the liveness of the person by analyzing blinking and mimics but the success has not been satisfactory or achieved for 3D masks attacks. Nowadays, it has been proven through various studies that the pulse of the person can be measured with high accuracy by analyzing the face region with a standard camera. In this study, it is aimed to eliminate this security weaknesses by integrating a pulse detection system to the face detection system that is minimally affected by the movement of the person and the environment variables

    Tıbbi görüntü işleme teknikleri ile iki boyutlu bilgisayar tomografisi görüntüleri üzerinde damar segmentasyonu

    No full text
    Günümüzde tıbbi görüntüleme sistemleri, görüntü işlemenin en çok kullanıldığı alanların başında gelmektedir. Tıbbi görüntülerin iyileştirilmesinde, onarılmasında ve kalitesinin arttırılmasında görüntü işleme tekniklerinin büyük önemi bulunmaktadır. Son yıllarda, tıbbi görüntülerde, vasküler yapı formlarının segmentasyonu alanında yapılan çalışmalar artış göstermektedir. Özellikle damar yapılarının çıkarılması; Bilgisayarlı Tomografi, Manyetik Anjiografi ve diğer tıbbi görüntülerin farklı kısımlarının görüntülenmesi, tanılanması ve nicemlemesinde (quantization) anahtar bir süreçtir. Damar yapılarındaki anormallikleri erken aşamada belirlemek, hastalığın tedavisinde etkili olmaktadır. Bu tezde yapılan çalışmanın amacı, iki boyutlu (2B) bilgisayar tomografisi (BT) görüntülerinde görüntü işleme teknikleri uygulayarak damar segmentasyonu gerçekleştirmek ve damarların üç boyutlu (3B) modelini oluşturmaktır. Bu sayede görüntü kesitlerini radyologların doğru bir şekilde yorumlayabilmesinde kolaylık sağlamak amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, tez çalışmasında, damarları otomatik olarak tespit eden ve 3B olarak görüntüleme imkanı sunan bir metodoloji geliştirilmiştir. Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır: (1) BT görüntülerinde akciğer loblarının çıkarılması, (2) BT görüntülerde damar segmentasyonu, (3) 3B modelleme. Birinci ve üçüncü bölümde bilinen yöntemler kullanılmıştır. İkinci bölüm kapsamında; yinelemeli global eşikleme yöntemi, süreklilik algoritması ve damar takip algoritması geliştirilmiştir. Tez çalışmasında veri kümesi olarak, Lung Image Database Consortium (LIDC) kütüphanesinden elde edilen ve 133 adet görüntü kesiti içeren bir BT seti ve ELCAP Public Lung Image Database kütüphanesinden elde edilen ve 290 adet görüntü kesiti içeren üç BT seti kullanılmıştır.AbstractToday, medical imaging systems are one of the most widely used area of image processing. Image processing techniques have a great importance in enhancing, repairing and improving the quality of medical images. In recent years, the medical images, segmentation of structuring form studies conducted in the field has been increasing. Especially the removal of blood vessels; viewing different parts of Computed Tomography, Magnetic Angiography and other medical images, diagnosis and quantization, is a key process. To detect early stage abnormalities in vasculature, it is effective in treating the disease. The aim of the studies, in this thesis, vessel segmantation by performing image processing on the two-dimensional (2D) computer tomography (CT) images and to create three-dimensional (3D) models. In this way, intended to provide ease in radiologists to interpret the CT image sections correctly. For this purpose, in thesis study,a methodology is developed that the vessels are automatically identified and offers the possibility of 3D imaging. Our study consists of three parts: (1) Extraction of lungs in CT images, (2) vessel segmentation on CT images, (3) 3D modeling. In first and third stages, known techniques are used. In second stage, recursive global threshold algorithm, continuity algorithm and vessel tracking algorithm are developed. As a set of data in the study, containing 133 CT slices from Lung Image Database Consortium (LIDC) and three set of data, each of them containing 290 CT slices from ELCAP Public Lung Image Database are used

    Gerçek zamanlı bilgisayar kontrol sistemlerinde işlem süreci organizasyonu

    No full text
    Aviyonik sistemler veya nükleer reaktörler gibi katı kısıtların olduğu gerçek zamanlı ve arıza kaldırılabilirlik özelliğine ihtiyaç duyan sistemler için girdiler gerçek dünyadan algılayıcılar vasıtasıyla elde edilmektedir. Böyle bir durumda, bir görevin algılayıcılardan gelen farklı durumlara yönelik ihtiyaçları karşılamak üzere her bir periyodunda birbirinden farklı kapasitelere ihtiyaç duyması olasıdır. Aynı zamanda bahsedilen kritik sistemler için, arıza kaldırılabilirliği sağlamak üzere, organize edilebilirliği bozmayacak şekilde dengeli bir kapasite artırımına ihtiyaç duyulmaktadır. Araştırmaların çoğunda görev kümelerine yönelik fizibilite testleri sadece belirli bir işlem süreci organizatörü veya geliş modeli ile sınırlandırılmakta ve sadece belirlenen durum test edilebilmekte iken, tez kapsamında yapılan incelemeler farklı önceliklendirme temelli işlem süreci organizatörleri ve değişik geliş modelleri ile gerçekleştirilmektedir. Bu tez çalışmasında, öncelikle kapasite güncelleme işlemini analiz edebilmek maksadıyla, kapasite güncellemesine ihtiyaç duyan bir görev kümesi, kapasite güncellemesinde kullanılacak kapasite matrisi ve değişik varış modellerine sahip bir sistem tasarlanmakta ve test edilmektedir. Değişken kapasite kullanımının, kapasite artırımını sağlayabilecek özellikte olmasına karşın, kaynak kullanımı ile ilgili herhangi bir sınırlayıcı etkiye sahip olmaması nedeniyle, belirli zamanlarda var olanın üzerinde oluşabilecek kaynak talepleri yüzünden sistemin organize edilemez hale gelmesine sebebiyet verebildiği sonucuna varılmaktadır. Yapılan test ve analiz sonuçları doğrultusunda, arıza kaldırılabilirlik özelliğini sağlayan ve organize edilebilirlik oranını düşürmeyen, tam kullanım seviyesinin altında sistem kullanım oranına sahip bir görev kümesini kapasite artırma-azaltma yöntemiyle azami seviyede bir sistem kullanım oranına ulaştıran “Sınırlandırılmış Kaynak Kullanımı ile Dengeli Sistem” adı verilen bir organizasyon şeması önerilmektedir

    Çok kameralı nesne takibi tabanlı video sinopsis

    No full text
    Kameraların günlük hayatta kullanımının artmasıyla kayıt altında tutulan video miktarı her geçen gün artmaktadır. Etkili bir şekilde görsel tarama ve ilgilenilen olayların tüm veri içinden çıkarılması masraflı ve zaman alıcı bir sorun haline gelmektedir. Saatler süren video kayıtlarının bir kaç dakika içinde gözden geçirilmesine imkan sağlayan video sinopsis, bu soruna etkili bir şekilde çözüm üretmektedir. Video sinopsis, kaynak görüntüden çıkarılan aktivitelerin zaman düzleminde kaydırılarak en kısa zamanda en fazla aktivitenin eş zamanlı gösterimidir. Tez kapsamında, çok kameralı nesne takibi tabanlı yeni bir çevrimiçi video sinopsis sistemi geliştirilmiştir. Literatürdeki video sinopsis çalışmaları genellikle sadece aktivite optimizasyonuna odaklanmışken tez çalışmasında, kamera görüntüsünün alınmasından video sinopsis oluşturmaya kadarki süreç bütün olarak ele alınmıştır. Kapsamlı bir literatür taraması ile geliştirilen sistemin her adımındaki sorunlar tespit edilerek video sinopsisin genel başarımını artıracak şekilde gerekli katkılar yapılmıştır. Aktivite oluşturma aşamasında çevresel koşullardan minimum düzeyde etkilenmek adına daha önce video sinopsiste kullanılmamış gürbüz bir hareket algılama yöntemi iyileştirilerek kullanılmıştır. Video sinopsisin ihtiyaçları doğrultusunda uzun süreli takibe odaklanmış yeni bir korelasyon filtresi tabanlı nesne takip yöntemi geliştirilmiştir. Algoritmik akışta en kritik adım olan aktivite optimizasyonunu gerçek zamanlı ve etkili bir şekilde gerçekleştirecek grid haritası tabanlı yeni bir çevrimiçi optimizasyon yöntemi geliştirilmiştir. Kameralar arasında nesne eşleştirmesinde coğrafi kalibrasyon yöntemi, video sinopsis çalışmalarında ilk defa kullanılmıştır. Ayrıca tüm yöntemlerin gerçek zamanlı uygulamasını sağlayan, boru hattı mimarisine dayalı yeni bir video sinopsis kütüphanesi geliştirilmiştir. Çalışma kapsamında gerçekleştirilen performans karşılaştırmaları, geliştirilen video sinopsis sisteminin ve bu sistemin alt adımları için önerilen yöntemlerin literatürdeki öncü sistem ve yöntemlerden daha iyi sonuç verdiğini göstermiştir. Amount of recorded video increases each passing day considering rapid increment on the usage of security cameras in daily life. Efficient video browsing and retrieval become computationally expensive and time consuming. Video synopsis, which allows to review hours of video in a couple of minutes, provides an effective solution to this problem. Video synopsis is simultaneous representation of the activities by shifting them in time domain to find the shortest distribution. In this thesis, a novel multi-camera object tracking based online video synopsis system is proposed. The whole processing pipeline starting from image capture to build video synopsis is considered and investigated in this thesis. After a comprehensive literature review, the problems in each step of the pipeline is identified and required contributions are made to increase the overall performance of video synopsis. Therefore, a motion detection method, which has not been used in video synopsis before, is improved to increase robustness against environment challenges. A novel visual object tracking method for long-term tracking according to the specified requirements of video synopsis is proposed. A novel grid-map based online activity optimization method is proposed for efficient real-time activity re-arrangement. Geographical coordinate of the activities is used to match objects among the cameras first time in video synopsis studies. Furthermore, a new video synopsis library that is based on pipeline architecture is built to perform all operations in real-time. Performance comparisons on publicly available datasets shows that the proposed system outperforms the state-of-the-art methods in the literature

    Yüz bulma ve tanıma tabanlı otomatik sınıf yoklama yönetim sistemi

    No full text
    Derslerde alınan yoklama işlemi, öğrencilerin derslerine katılma oranını ve performansını artırıcı bir faktördür. Öğrenciler arasında dağıtılan yoklama kağıdıyla veya öğretmenin isimleri sesli bir şekilde okuyarak alınan yoklamalar hem zaman alıcı hem de hileli olabilmektedir. RFID, kablosuz iletişim, parmak izi, iris ve yüz tanıma tabanlı, vb. gibi birçok teknolojik yöntem yoklama alma işlemi için geliştirilmekte ve test edilmektedir. Bu yöntemlerin çoğunun sistem kurulum maliyeti yüksektir ve bazı avantaj ve dezavantajlara sahiptir. Bu tez çalışmasında, ekstra cihaz maliyeti olmaksızın teknolojik altyapı kullanılarak otomatik bir yoklama sistemi geliştirilmesi hedeflenmiştir. Bu bağlamda, Yüz Bulma ve Tanıma Tabanlı Otomatik Sınıf Yoklama Yönetim Sistemi, öğretmenlerin kendi akıllı cihazlarını kullanabilmelerine imkan tanıyan sistem yüz tanıma altyapısı ile geliştirildi. Bu çalışma ile öğretmenler, öğrenciler ve aileler kendi akıllı cihazlarına yükleyebilecekleri mobil uygulamalar sayesinde gerçek zamanlı bir yoklama yönetim sistemini kullanabilmeleri sağlanmıştır. Önerilen sistem Ankara Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği öğrencileri arasında test edildi ve tatmin edici sonuçlar elde edildi. AbstractClass attendance check is a contributing factor to student participation in study courses. Name calling or polling chart signing on papers distributed among students are both time-consuming and fraudulent. Many technological methods for polling processes such as RFID, wireless, fingerprint, iris, and face recognition based methods are being tested and developed. All of these methods have some pros and cons with high system installation costs. This thesis targets and aims to develop an attendance check system with the help of technological infrastructure without extra system costs. In this context, Face Detection and Recognition Based Automatic Classroom Attendance Management System has been developed with a face recognition infrastructure that allows teachers to use their smart mobile devices. With this study, the applications that teachers, students and parents can install on their mobile devices are developed, and the real-time polling process is performed. The proposed system was tested among students at the Ankara University Computer Engineering Department, and very satisfactory results were obtained

    2 boyutlu yer radarı görüntülerinden 3 boyutlu görüntü elde etme tekniklerinin araştırılması ve uygulanması

    No full text
    Yer radarı (GPR), demiryolundan tünele, inşaat işlerinden arkeolojik kazılara kadar çok çeşitli alanlarda yakın yüzey araştırmaları için kullanılmaktadır. Yer radarı temelde 3 ana bileşenden oluşmaktadır. Bunların ilki yeraltına çok yüksek frekanslı elektromanyetik dalgaları gönderen verici anten, ikincisi dalgaların yeraltı yapılardan yansımasını kaydeden alıcı anten ve sonuncusu ise veriyi işleyerek kayıt eden kontrol ünitesidir. Yer altında dalganın yansıması ve saçılması sonucunda oluşan veri ham veri olarak adlandırılmaktadır. Bu yöntem ile toplanan verilerin işlenmesi için iki tip yazılım mevcuttur. Birinci tip, cihaz ile birlikte eş zamanlı veri toplamayı sağlayan yazılımdır. Bu yazılımların esas amacı veri toplamaya yönelik olup veri işleme ve görüntüleme özellikleri çok kısıtlıdır. İkinci tip yazılım ise veri toplamadan bağımsız verinin analizi, işlenmesi, görüntülenmesi ve yorumlanması üzerine odaklanmıştır. Bu tip yazılımların veri analiz araçları, 2B ve 3B gösterim yetenekleri daha gelişmiştir. Bu yazılımlar, yer radar ile toplanan verilerin (radargram) gürültülerden temizlenmesi, kalitesinin arttırılması ve yoruma hazır hale getirilmesi için gerekli işlemleri gerçekleştirmektedir. Bir boyutlu (1B) ve iki boyutlu (2B) yapılan bu işlemler kullanıcının yorumuna katkıda bulunmakta fakat yer altında bulunan yapıların cinsinin ve geometrisinin belirlenmesinde yeterli olamamaktadır. Bu maksatla üç boyutlu (3B) modelleme ve görüntüleme teknikleri kullanılmaktadır. Bu amaca yönelik mevcut yazılımlar tüm ihtiyaçları karşılamamakta ve ülkemizde bu söz konusu alanda henüz hiçbir profesyonel çalışma bulunmamaktadır. Bu sebeple bu tez çalışması ile 2 boyutlu yer radarı verilerinden 3 boyutlu görüntü elde etme metodolojisi önerilmektedir. 3 aşamadan oluşan metodoloji sayesinde önce ham yer radarı verileri okunarak çeşitli veri işlem aşamaları uygulanmakta, sonra profillerin konumlandırılması yapılarak zaman kesitlerinin üretimi sağlanmakta ve son olarak işlenmiş veriler 3B ortamda görüntülenmektedir. Önerilen metodoloji, “TÜBİTAK 1505 – Üniversite Sanayi İşbirliği Destek Programı” tarafından desteklenen 5130012 numaralı projesi kapsamında geliştirilen GPRVis yazılımı kullanılarak gerçek veriler üzerinde uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar yeraltı yapıların geometrisinin iyileştiğini ve yorumlanmasının kolaylaştığını kanıtlamıştır. Abstract Ground penetrating radar (GPR) is used for many near surfaces underground researches including railways, tunnels, construction works and archaeological excavations. GPR is basically consists of three main components. The first one is transmitter antenna which sends very high-frequency electromagnetic waves into underground, the second one is receiver antenna which records the reflection of the wave of underground structures and the last one is control unit which process and records data. The data resulting from reflection and scattering waves from underground is called raw data. There are two types of software for processing the data collected by this method. The first type of software provides data collection with the device at the same time. Main purpose of this software is for data collection so its data processing and imaging features are very limited. The second type of software focuses on only data analyzing, processing, visualizing and interpreting regardless of data collection. Data analysis tools of this type are more advanced concerning 2D and 3D visualization capabilities. This software performs various processes such as cleaning the noise from collected data (radargram) by GPR, improving the quality and making it ready to interpretation. These one-dimensional (1D) and two-dimensional (2D) processes contribute to the user's interpretation but are not sufficient to determine the exact kind and geometry of underground structures. Therefore, three-dimensional (3D) modeling and imaging techniques are used. Existing software used for this purpose do not meet all the requirements and there is no professional working in this area in our country yet. Thus, 3 dimensional image acquisition methodology from 2 dimensional images of ground penetrating radar is recommended by this thesis. Thanks to the methodology which consists of 3 stages, first, various data processing steps are implemented by reading raw ground radar data, then generating time slices by performing the positions of profiles and finally the processed data are visualized in a 3D environment. The proposed methodology, was applied on real data using GPRVis which was developed under the no. 5130012 project supported by "TUBITAK 1505 - University-Industry Collaboration Grant Programme". The results indicate considerable improvements in determining the geometry of underground structures and in interpretation of data

    Dijital yükseklik modeli verisi kullanılarak üç boyutlu dijital harita modeli geliştirilmesi

    No full text
    Üçgenleştirilmiş yüzeylerin gerçek-zamanlı işlenmesi ve çok çözünürlüklü modellenmesi son zamanlarda oldukça ilgi çeken bir konu olmuştur. Geniş ölçekli dijital yükseklik modellerinin interaktif olarak görüntülenmesinde verimlilik en önemli etkenlerden biri olmaktadır. Grafiksel işlem yükü, detay seviyesi tekniklerinin kullanımı ile azaltılmalıdır. Bu çalışmada üçgenleştirme teknikleri incelenmiştir. Dijital yükseklik modellerinin yüksek seviyedeki düzenliliğine bağlı olarak, dörtlü ağaç temelli hiyerarşik arazi üçgenleştirme modelleri, tüm metotlar arasında en etkili olanlardır. Sınırlandırılmış dörtlü ağaç temelli üçgenleştirme metoduna dayanan bir algoritma temel alınarak üç yeni hata hesaplama tekniği ve farklı iki yaklaşım önerilmiştir. İlk yaklaşımda modellenecek arazinin kümelere ayrılması, ikinci yaklaşımda ise kullanılacak çözünürlük parametrelerinin dinamikleştirilmesi önerilmektedir. Yapılan uygulamalar sonucunda, her iki yaklaşımla da orjiinal algoritmadan daha az sayıda üçgenle daha yüksek model doğruluğu elde edilmiştir

    Internet of things privacy and security management

    No full text
    İnternet, günümüzde hayatın içinde çok önemli yere sahip bir teknoloji konumuna gelmiştir. Neredeyse her alanda İnternetle karşı karşıyayız. Sadece bilgisayar, telefon ve tabletler değil, arabalar, bulaşık makineleri ve ilaç kutuları da İnternete bağlıdır. Hayatın her alanında olan bu teknolojiler, Nesnelerin İnterneti olarak tanımlanmaktadır. Nesnelerin İnterneti, haberleşme protokolleri ile iletişimde olan nesneleri içeren, veri toplama ve kontrol yapmaya yarayan bir ağdır. Bu teknoloji, endüstri, tarım, ev, sağlık, çevre, taşımacılık, enerji, su ve şehir gibi alanlarda kullanılmaktadır. Nesnelerin birbiriyle sürekli haberleşme halinde olması ve İnternet bağlantılarının olması siber saldırılara olanak sağlamaktadır. Bu saldırıların başarılı olması halindeki kötü sonuçlarının büyüklüğü nedeniyle Nesnelerin İnternetinde gizlilik ve güvenliğin önemi artmaktadır. Örneğin, İnternet bağlantısı olan nesneler, saldırganların kullanıcıları takip etmesine imkân verebilir ya da bir kimsenin arabasını çalıştırabilir veya kapısını kilitleyebilir. Üreticiler, Nesnelerin İnternetinde çeşitli teknolojiler kullanmaktadırlar. Nesnelerin İnternetinde, bu teknolojilerde bulunan güvenlik açıkları sebebiyle güvenli haberleşme bazı durumlarda sağlanamamaktadır. Güvenli haberleşmenin olması için güvenlik açıklarının belirlenip önlemler alınması gerekmektedir. Bu çalışmada, mevcut çalışmalardan da yararlanılarak güvenlik yönetimi için açıklara karşı olması gereken temel önlemler anlatılmaktadır. Ayrıca üreticilerin ürettiği düğümlerin tek bir noktadan yönetimini sağlamak, bununla birlikte Nesnelerin İnternetinde bilgi güvenliğinde en kritik kısımlardan biri olan mevcut ağlara yeni düğüm katılmasında güvenliği artırmak ve meydana gelebilecek güvenlik açıklarının kapatılmasına katkı yapmak amacıyla yeni bir yöntem önerilmektedir. Yöntem için bir bulut uygulaması geliştirilmiş olup benzetim üzerinde uygulanmakta ve sonuçları değerlendirilmektedir. Recently, Internet has become an important technology in life. We are facing the Internet in almost every field. We live in a world where not only tablets, smart phones and computers, but also washing machines, medicine bottles and cars are connected to the Internet. These technologies are defined as IoT (Internet of Things). IoT collects data from and controls things that are in a communication with each other. This technology is used in health, household, agriculture, energy, environment, water, city, industry and transportation. Being connected to each other and the Internet causes cyber-attacks to the objects in IoT. IoT information security is important because of the negative results of these attacks. For example, objects that connect to the Internet can allow attackers to track the users, turn on his car or lock his door. In IoT, manufacturers use different technologies. Due to the security vulnerabilities in some of these technologies, secure communication cannot be performed. These vulnerabilities should be identified and precautions should be taken to ensure secure communication. In this study, the basic measures against security vulnerabilities are described. A new method is proposed in order to manage nodes from one point, improve security in network join that is one of most critical issues in IoT and contribute to the closure of vulnerabilities. A cloud application is developed for the method. The method is applied on simulation and results are evaluated

    Blockchain based notary application

    No full text
    Blok zinciri teknolojisi, verileri birbirine bağlı şifreli bloklar halinde dağıtık bir defterde saklayan bir veri tabanı mekanizmasıdır. Dağıtık defter üzerindeki bir blok içerisindeki verinin değiştirilebilmesi için ilerleyen bloklardaki şifre bilgilerinin de değiştirilmesi gerekir ve bu ağdaki paydaşların fikir birliği olmadan yapılamaz. Bu yönleriyle blok zinciri, merkezi veri saklama platformlarına göre daha güvenli ve şeffaf bir yöntem sunar. Blok zinciri teknolojisinin bu avantajlarından faydalanarak, otonom iş süreçleri geliştirmek amacıyla akıllı sözleşmeler yaygın olarak kullanılmaktadır. Akıllı sözleşmeler ile herhangi bir aracı kuruma gerek kalmadan birbirine güvenmeyen taraflar arasındaki iş süreçleri güvenli bir şekilde yürütülebilir. Blok zinciri ve akıllı sözleşmelerin bu özellikleri kullanılarak dijital ortamda gayrimenkul alış satış işlemleri için bir noter sistemi oluşturmak mümkündür. Noter ofislerinde gayrimenkul alış satış işlemlerinin otonom bir sürece dahil olmayıp çok fazla manuel işlem gerektirmesi, alıcı ve satıcı arasında bulunan aracı kurumların maliyeti artırmaları, tarafların bu süreçte sahte anlaşmalar ile dolandırılma risklerinin olması, devir işlemleri sırasında senkron bir mülk ve para transferi gerçekleşmemesi gibi problemler blok zinciri ve akıllı sözleşmelerin güvenli ve otonom yapısı ile çözülebilir. Bu tez çalışmasında gayrimenkul alış satış işlemleri için blok zinciri tabanlı bir noter sistemi önerilmektedir. Önerilen sistem son derece önemli olan noter anlaşmalarını ve tapu bilgilerini blok zinciri üzerinde saklayarak veri güvenliğini sağlamaktadır. Ayrıca, alıcı ve satıcı arasındaki aracı kurumlar devre dışı bırakılarak, akıllı sözleşmeler aracılığıyla otonom bir akış sağlanmıştır. Yapılan çalışmada bir gayrimenkul devrinin, blok zinciri tabanlı noter sistemi üzerinden hali hazırdaki sisteme göre daha efektif ve daha az bir maliyetle tamamlandığı görülmüştür.Blockchain technology is a database mechanism that stores data in distributed ledgers as interconnected encrypted blocks. To alter the data within a block on the distributed ledger, the cryptographic information in the subsequent blocks also needs to be changed, which cannot be done without consensus among stakeholders in the network. With these characteristics, blockchain offers a more secure and transparent method compared to centralized data storage platforms. Taking advantage of these benefits, smart contracts are widely used to develop autonomous business processes. Smart contracts enable secure execution of processes between untrusted parties without the need for intermediaries. By utilizing the features of blockchain and smart contracts, it is possible to establish a notary system for digital real estate transactions. The current challenges in real estate transactions, such as manual processes, increased costs due to intermediaries, and the risk of fraud with forged agreements, can be addressed through the secure and autonomous nature of blockchain and smart contracts. In this thesis study, a blockchain-based notary system is proposed for real estate transactions. The proposed system ensures data security by storing crucial notary agreements and title deed information on the blockchain. Furthermore, it eliminates intermediaries between buyers and sellers, enabling an autonomous flow through smart contracts. The study demonstrates that a real estate transfer conducted through the blockchain-based notary system is more efficient and cost-effective compared to the existing notary system

    Bilgisayarlı tomografi (BT) görüntüleri üzerinde akciğer nodüllerinin otomatik teşhisi ve üç boyutlu modellenmesi

    No full text
    Akciğer kanseri, dünya genelinde kadınlar ve erkekler arasında en yüksek ölüm oranına sahip olan kanser türüdür ve her yıl kolon, göğüs ve prostat kanserlerinden kaynaklı ölümlerin toplamından daha fazla insan akciğer kanseri sebebiyle hayatını kaybetmektedir. Bununla birlikte şüpheli nodüllerin kanserin erken aşamalarında doğru bir şekilde tespiti hastalığın takibi ve tedavisinin şekillendirilmesi açısından oldukça önemlidir. Akciğer kanseri tanısında genellikle Bilgisayarlı Tomografi (BT) görüntülerinden faydalanılmaktadır. BT taramalarında, tek dedektörlü sistemlerde tipik olarak 50 ile 100 eksenel görüntü kesiti elde edilirken, daha yeni versiyonlarında, yani çok dedektörlü sistemlerde 350 ile 700 görüntü kesiti üretilmektedir. Bununla birlikte, nodüller, kan damarları ve bronşlar, genellikle yoğunluk şekil ve büyüklük gibi benzer karakteristik değerlere sahip olduklarından, bu çok sayıdaki görüntünün yorumlanmasında radyologların işini zorlaştırmakta ve hatalı yorumlamalara yol açabilmektedir. Bu yüzden, BT görüntü kesitlerini radyologların doğru bir şekilde yorumlayabilmesini sağlamak amacıyla Bilgisayar Destekli Tanılama (BDT) yaklaşımları geliştirilmektedir. Günümüzde geliştirilmiş ve hali hazırda kullanılmakta olan birçok BDT sistemi vardır. Bu sistemler incelendiğinde en büyük problemin sistemin ürettiği yanlış-pozitif sonuçlar olduğu görülmektedir. Bu problemin çözümüne katkıda bulunmak amacıyla, tez çalışmasında, radyoloğun incelemek istediği nesneyi tüm BT görüntülerinde otomatik olarak tespit eden ve ilgili nesneyi üç boyutlu olarak görüntüleme imkânı sunan yeni bir BDT sistemi oluşturulmuştur. Tez çalışmasında veri kümesi olarak, Lung Image Database Consortium (LIDC) kütüphanesinden elde edilen ve 133 adet görüntü kesiti içeren bir BT taraması kullanılmıştır. Geliştirilen BDT sistemi; başlıca görüntü ön-işleme, görüntü segmentasyonu ve üç boyutlu modelleme olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. İkinci bölüm kapsamında, yinelemeli bölge büyütme algoritması ile nesne takip algoritması geliştirilmiştir. Birinci ve üçüncü bölüm için ise bilinen yöntemlerden faydalanılmıştır
    corecore