63 research outputs found
Ottoman Perception of Popular Historical Novels in the Republican Era: Deliler Saltanatı (The Lunatic Reign) Example
In Turkish literature, it is recognised that popular novels written in the early Republican period had frequently criticized the old regime, Ottoman Empire, especially its negative aspects, in order to gain more legitimacy to the new regime. Looking into those historical novels enable us to get very interesting knowledge in this aspect. Writers who developed new insights about the old regime within the roman's possibilities and therefore they fictioned their novels in accordance with the contemporary official historical thesis. Iskender Fahrettin Sertelli who is one of the writers identified with Revolutionary movement of the 1930s had usually written this kind of popular historical novels. The novel of Sertelli named Deliler Saltanatı (The Lunatic Reign), published in 1931 typically exhibits us the Ottoman perception in the contemporary historical novels. There are interesting similarities between the contemporary historical understanding and the author's narrative style for corresponding historical period of the Ottoman Empire along with its figures. In this article, the author’s approach to the Ottoman Empire and the Ottoman identity and the oriented Ottoman perception by the author are been elucidate
Sheikh Feyzullah al-Erzen's opinions on tafseer and Ulumu'l-Qur'an in the work titled Levamiu'l-Cevahir
Bu çalışma, Güneydoğu Anadolu bölgesinde yetişen Şeyh Feyzullah Erzen'in hayatının bilinmesi, eserlerinin tanıtılması ve kayıt altına alınarak bölgenin kaybolmaya yüz tutan değerlerinin sonraki nesillere de aktarılması amacıyla yapılmıştır. "Levâmiu'l-Cevâhir" adlı eser incelendiğinde müfessirin, tefsir, hadis, fıkıh, edebiyat, felsefe gibi birçok ilim dalında önemli bulduğu konulardaki mütalaalara yer verdiği görülmektedir. Çalışmamızda Erzen'in eserinden yola çıkarak Kur'ân'ın tefsirinde önemli bir yer tutan Kur'ân ilimlerinin bir kısmını ele almaya çalıştık. Erzen, tefsir başlığı altında tefsir ve ulumu'l-Kur'ân'a dair önemli noktalara değinmiş, farklı kaynaklardan yararlanarak konunun anlaşılmasını sağlamaya çalışmış ve önemli değerlendirmelerde bulunmuştur.This study was carried out to known the life of author Sheikh Feyzullah Erzen who grew up in sautheastren anatolian region, in order to introduce his Works and convey the values of the region to the next generation by vecordings wich are fade in to oblivion. İt is seen that exegete refer to ideas on subjects in many branches of science such; taafsir, hadith, figh, literature and philosophy that were found important by exegete when the work and titled "Levamiu'l-Cevahir" is examined. Meanuhile in our study; we tried to deal with some of the Qur'anic sciences which have an important place in the interpretation of the Qur'an, based on Erzen's work under the title of taafsir, Erzen touched uphon substantial points, tried to understood the subjecst by benefiting from different sources and also made significant evaluations about taafsir and enlightenments of Qur'a
“Mother” image in Yahyâ Kemâl and Ahmet Hâşim
Url: http://sutad.selcuk.edu.tr/sutad/article/view/624Yahyâ Kemâl ve Ahmet Hâşim, Türk şiirinin yenileşme sürecinde kendilerine özgü şiir anlayışları ve nâzım teknikleriyle yer edinmiş iki önemli şahsiyettir. Hayat ve sanatları dikkatle incelendiğinde, bu şairlerin ortak noktalarının yalnızca şiirdeki başarıları olmadığı anlaşılır. Anneye aşırı derecede bağlılık, oldukça duyarlı geçen çocukluk günleri, annenin zamansız ölümü, geçmişe duyulan derin özlem ve ömür boyu süren müzmin yalnızlık, adeta onların ortak kaderidir. Farklı cepheleriyle anne, bu şairlerin hayat ve şahsiyetlerinde belirleyici rol oynadığı gibi kaleme aldıkları şiirlerde sıkça yer bulması bakımından da edebiyat araştırmalarına kapı aralar. Bu çalışmada, anne imgesinin, Yahyâ Kemâl ve Ahmet Hâşim?in şiirlerindeki kullanımı tespit edilmek istenmiştir. Bu çabanın Türk edebiyatında özel yeri bulunan iki sanatçının portresini çizme ve şiirini anlama noktasında katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Üstelik, anneden hareketle, bu şairlerin din ve medeniyet tasavvuruna, ölüme ve hüzne yükledikleri anlamlara ya da hayal ettikleri ideal sevgiliye ilişkin ipuçları yakalamak da mümkündür.Yahyâ Kemâl and Ahmet Hâşim are the two prominent figures who had acquired the place in the innovation process of Turkish poetry with their understanding of poetry and verse techniques unique to them. When their life and art have carefully been examined, it has been understood that the common features of these poets has not only been the achievements in poetry. Excessive loyality to the mother, the childhood days passing rather sensitive, the mother?s untimely death, deep yearning longing for the past and chronic loneliness lasting for a lifetime are almost their common destiny. Mother with different fronts opens the door to their studies of literature in terms of having frequently place in the poems they penned as playing a decisive role in the lives and personalities of these poets. In this study, the mother image’s use in the poems of Yahyâ Kemâl and Ahmet Hâşim has been wished to be determined. It has been considered that this effort would contribute in drawing the portraits and understanding the poetry of two artists having a special place in Turkish literature. Moreover, the movement from mother, it is possible to catch the meanings these poems refered to the religion, the dream of civilization, death and sorrow or the tips related to the ideal lover they dreamed
Cihan Harbinin Karanlığında Aydınlığı Hatırla(t)mak: Ömer Seyfettin’in Kaleminden Kahramanlara Dair
I. Dünya Savaşı, Avrupa ülkelerinin ekonomik çıkarları ve anlaşmazlıklarından beslenen bir savaş olup büyük yıkımları da beraberinde getirmiştir. Söz konusu tarihlerde zaten yeterince müşkül durumda bulunan Osmanlı Devleti, müdahil olduğu bu savaş dolayısıyla daha da büyük kayıplar vermiştir. Elbette ki bir savaşta alınan zafer yahut yenilgiler, savaşan ülkenin yalnızca askeri birliklerini değil bütün bir halkını ilgilendirmekte ve etkilemektedir. Toplumun birer ferdi olarak hemen her sanatçı bu tür büyük olaylardan etkilendiği gibi ayrıca toplumun sözcülüğünü üstlenmek adına yola çıkan sanatçılar da bulunmaktadır. Sosyolojik yönü bulunan edebiyat için de durumun böyle olduğunu görürüz. Edebi eserler üzerine yapılan incelemeler, bu metinlerin zaman zaman toplum meselelerini takip etmek veya toplumun ahvalini anlayabilmek açısından imkân tanıdığını kanıtlamıştır. Nitekim Türk toplumunu derinden etkileyen I. Dünya Savaşı’nın yansımalarına da edebi eserler üzerinden ulaşmanın mümkün olduğu söylenebilir. Ömer Seyfettin’in birçoğunu 1917-1918 yılları arasında Yeni Mecmua’da yayımladığı öyküleri bu duruma iyi bir örnek teşkil eder. “Eski Kahramanlar” başlığı altındaki hikâyelerinde eski zaman dilimlerini esas alarak kahraman tipleri resmeden Ömer Seyfettin, milletinin taşıdığı cevherleri hatırlatmak suretiyle topluma ve askerlere moral vermeyi amaçlar. Onun yine aynı tarihlerde “Yeni Kahramanlar” üst başlığı ile yazdığı birkaç hikâye ise Çanakkale Savaşı’nın olumlu havasını ve başarısını yansıtmaya yöneliktir. Bu çalışmanın amacı, Ömer Seyfettin’in “Eski Kahramanlar” ve “Yeni Kahramanlar” üst başlıkları altında yayımlanan hikâyelerinden yola çıkarak “kahraman” tanımlaması içerisine oturtulan hikâye kişilerini ve bu kişilerin vasıflarını incelemektir
Cihan Harbinin Karanlığında Aydınlığı Hatırla t mak Ömer Seyfettin in Kaleminden Kahramanlara Dair
- …
