8,511 research outputs found

    Benchmarking of the performance ındicators of water user associations in Bursa province

    No full text
    Bu çalışma, Bursa Uludağ Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsünde Gökhan Çamoğlu'nun danışmanlığında Ömer Tarık Ersöz tarafından yazılan "Bursa İli Sulama Birliklerinin Performans Göstergelerinin Karşılaştırmalı Değerlendirmesi" adlı yüksek lisans tezine dayanılarak hazırlanmıştır.Bu çalışmada, Bursa ili sınırlarında faaliyet gösteren on adet sulama birliğinin 2018 yılındaki performaslarının karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada performans göstergeleri olarak; sulama oranı, sulama alanı sürdürülebilirlik oranı, sulama şebeke yoğunluğu, su temin oranı, sulama ücreti toplama performansı, sulama alanı personel yoğunluğu, sulama şebekesi personel yoğunluğu, masrafları karşılama oranı, bakım masraflarının gelire oranı, birim alana dağıtılan yıllık sulama suyu miktarı, birim sulanan alana dağıtılan yıllık sulama suyu miktarı, birim alana düşen toplam işletme bakım yönetim masrafları ve birim sulanan alana düşen toplam işletme bakım yönetim masrafları hesaplanmıştır. Çalışma sonucunda; söz konusu performans göstergelerinin en yüksek değerleri sırasıyla; %81 (Karacabey S.B.), 1 (Karacabey S.B.), 115 ha/km (Yenişehir S.B.), 2.33 (Uluabat S.B.), %87 (İznik Ova Köyleri S.B.), 954 ha/personel (Yenişehir S.B.), 21 km/personel (Mustafakemalpaşa S.B.), %101 (Karacabey S.B., Bursa S.B. ve İznik Ova Köyleri S.B.), %45 (Nilüfer S.B), 6358 m³/ha (Bursa S.B.), 10103 m³/ha (Bursa S.B.), 1744 TL/ha (İznik Gölü Keramet S.B.), 2271 TL/ha (İznik Gölü Keramet S.B.) olarak bulunmuştur. Çalışmanın sonucu olarak, performans göstergelerinin istenilen düzeylere ulaşabilmesi için görülen eksiklikler giderilmeli, kademeli olarak mevcut açık kanal sulama şebekeleri basınçlı borulu şebeke tipine dönüştürülmelidir.In this study, it is aimed to evaluate comparatively performances in 2018 of ten water user associations (WUA) operating in Bursa province. Irrigation rate, sustainability ratio of irrigated area, irrigation network density, water supply ratio, irrigation fee collection performance, employee intensity per unit irrigated area, employee intensity of irrigation network, cost recovery ratio, ratio of maintenance cost to revenue, the annual amount of irrigation water delivered per unit command area, the annual amount of irrigation water delivered to the unit irrigated area, total management operation maintenance cost per unit command area and total management operation maintenance cost per unit irrigated area were calculated as performance indicators. According to findings, the highest values of the performance indicators were found respectively; 81% (Karacabey), 1 (Karacabey WUA), 115 ha/km (Yenişehir WUA), 2.33 (Uluabat WUA), 87% (İznik Ova Villages WUA), 954 ha/staff (Yenişehir WUA), 21 km/staff (Mustafakemalpaşa WUA), 101% (Karacabey, Bursa and İznik Ova Villages WUAs), 45% (Nilüfer WUA), 6358 m³/ha (Bursa Mo WUA), 10103 m³/ha (Bursa WUA), 1744 TL/ha (İznik Lake Keramet WUA), 2271 TL/ha (İznik Lake Keramet WUA). As a result of the study, deficiencies seen to achieve the desired levels of performance indicators should be eliminated and the irrigation facilities should be revised gradually and turned into pressurized irrigation systems

    The effects of different nitrogen doses and seeding rate on grain yield, yield components and some quality characters in nusrat bread wheat cultivar

    No full text
    Bu araştırma 2020-2021 yetiştirme mevsiminde Bursa Uludağ Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Araştırma ve Uygulama Merkezinde yürütülmüştür. Denemede, 3 farklı ekim sıklığı (300 adet m-2 , 500 adet m-2 ve 700 adet m-2 ) ile 4 değişik azot dozu (dekara 0 kg, 8 kg, 16 kg, 24 kg) uygulamıştır. Bu faktörlerin Nusrat ekmeklik buğday çeşidinde tane verimi, bazı verim bileşenleri ve kalite özellikleri üzerine etkileri belirlenmiştir. Ekim sıklıklarındaki artışların, tane sayısı/başak, tane ağırlığı/başak, tane verimi ile sedimantasyon ortalama değerlerine etkileri önemli bulunmuştur. Tohumun bin tanesinin ağırlığı, protein oranı ve glüten oranı ortalamaları üzerine istatistiki anlamda etkisi olmamıştır. Tane verimi 700 adet m- ² ekim sıklığından en yüksek değerde alınmıştır. Uygulanan azot dozunun 16 kg da -1 kadar artmasıyla tane sayısı/başak, tane ağırlığı/başak, bin tane ağırlığı ve birim alan veriminin arttığı saptanmıştır. Çalışmanın sonucuna göre; Bursa şartlarında Nusrat ekmeklik buğday çeşidinde en yüksek tane verimini alabilmek için metrekareye uygulanması gereken en uygun ekim sıklığının ve azotlu gübre miktarının sırasıyla 700 adet m- ² ve dekara 16 kg olduğu tespit edilmiştir.This research was conducted in the Application and Research Center of Faculty of Agriculture, Uludag University, in a Randomized Split Blocks Design with three replications in 2020-2021 growing season. In the experiment, 3 different seed rates (300 seed m-2 , 500 seed m-2 and 700 seed m-2 ) and 4 different nitrogen doses (0 kg, 8 kg, 16 kg, 24 kg per decare) were applied. The effects of these factors on grain yield, some yield components and quality characteristics of Nusrat bread wheat cultivar were determined. Increases in seed rates had statistically significant effects on the number of seeds/spike, seed weight/spike, seed yield and sedimentation value averages. There was no statistically significant effect on the averages of thousand grain weight, the rate of protein and gluten. Seed yield was taken at the highest value from 700 seed m- ². It was determined that the applied nitrogen dose increased up to 16 kg da-1 , increasing the number of grains/spike, grain weight/spike, thousand grain weight and yield per unit area. As a result of the research; It can be said that the optimum seed rate and nitrogen fertilizer amount should be 700 seed m- ² and 16 kg da-1 , respectively, in order to get the highest grain yield in Nusrat bread wheat cultivar in Bursa conditions

    Benchmarking of the Performance Indicators of Water User Associations in Bursa Province

    No full text
    Bu çalışmada, Bursa ili sınırlarında faaliyet gösteren on adet sulama birliğinin 2018 yılındaki performaslarının karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada performans göstergeleri olarak; sulama oranı, sulama alanı sürdürülebilirlik oranı, sulama şebeke yoğunluğu, su temin oranı, sulama ücreti toplama performansı, sulama alanı personel yoğunluğu, sulama şebekesi personel yoğunluğu, masrafları karşılama oranı, bakım masraflarının gelire oranı, birim alana dağıtılan yıllık sulama suyu miktarı, birim sulanan alana dağıtılan yıllık sulama suyu miktarı, birim alana düşen toplam işletme bakım yönetim masrafları ve birim sulanan alana düşen toplam işletme bakım yönetim masrafları hesaplanmıştır. Çalışma sonucunda; söz konusu performans göstergelerinin en yüksek değerleri sırasıyla; %81 (Karacabey S.B.), 1 (Karacabey S.B.), 115 ha/km (Yenişehir S.B.), 2.33 (Uluabat S.B.), %87 (İznik Ova Köyleri S.B.), 954 ha/personel (Yenişehir S.B.), 21 km/personel (Mustafakemalpaşa S.B.), %101 (Karacabey S.B., Bursa S.B. ve İznik Ova Köyleri S.B.), %45 (Nilüfer S.B), 6358 m³/ha (Bursa S.B.), 10103 m³/ha (Bursa S.B.), 1744 TL/ha (İznik Gölü Keramet S.B.), 2271 TL/ha (İznik Gölü Keramet S.B.) olarak bulunmuştur. Çalışmanın sonucu olarak, performans göstergelerinin istenilen düzeylere ulaşabilmesi için görülen eksiklikler giderilmeli, kademeli olarak mevcut açık kanal sulama şebekeleri basınçlı borulu şebeke tipine dönüştürülmelidirIn this study, it is aimed to evaluate comparatively performances in 2018 of ten water user associations (WUA) operating in Bursa province. Irrigation rate, sustainability ratio of irrigated area, irrigation network density, water supply ratio, irrigation fee collection performance, employee intensity per unit irrigated area, employee intensity of irrigation network, cost recovery ratio, ratio of maintenance cost to revenue, the annual amount of irrigation water delivered per unit command area, the annual amount of irrigation water delivered to the unit irrigated area, total management operation maintenance cost per unit command area and total management operation maintenance cost per unit irrigated area were calculated as performance indicators. According to findings, the highest values of the performance indicators were found respectively; 81% (Karacabey), 1 (Karacabey WUA), 115 ha/km (Yenişehir WUA), 2.33 (Uluabat WUA), 87% (İznik Ova Villages WUA), 954 ha/staff (Yenişehir WUA), 21 km/staff (Mustafakemalpaşa WUA), 101% (Karacabey, Bursa and İznik Ova Villages WUAs), 45% (Nilüfer WUA), 6358 m³/ha (Bursa Mo WUA), 10103 m³/ha (Bursa WUA), 1744 TL/ha (İznik Lake Keramet WUA), 2271 TL/ha (İznik Lake Keramet WUA). As a result of the study, deficiencies seen to achieve the desired levels of performance indicators should be eliminated and the irrigation facilities should be revised gradually and turned into pressurized irrigation systems

    Farklı sulama seviyelerinde yetiştirilen sivri biberin (Capsicum annuum) su-verim ilişkileri

    No full text
    A field experiment was carried out in Bursa ecological conditions to determine the effects of different irrigation strategies on water-yield relationships of green pepper cultivation. In the study, where the amount of water evaporated from the class A pan (E) was taken as reference, different pan-crop coefficients (kpc: 0.25, 0.50, 0.75, and 1.00) were used for four irrigation treatments (S25: E×0.25, S50: E×0.50, S75: E×0.75, and S100: E×1.00) was created. While statistically significant (p<0.05) higher yields were obtained from S100 and S75 treatments, the yield decreased significantly from S50 and S25 treatments. The decrease in irrigation levels also caused a decrease in the size and diameter of the fruit. The highest water productivity was achieved from the S75 irrigation treatment. According to the results obtained, S75 irrigation treatment can be recommended in Bursa ecological conditions to obtain higher fruit yield both per unit area and per unit volume of water. Regarding S75, seasonally applied irrigation water was found to be 368.4 mm, evapotranspiration was 516.6 mm, fruit yield was 3629 kg da-1 and water productivity was 7.02 kg m-3Bu çalışmada, sivri biber yetiştiriciliğinde farklı sulama stratejilerinin su-verim ilişkileri üzerine olan tepkisini belirlemek amacıyla Bursa iklim koşullarında bir tarla denemesi yürütülmüştür. A sınıfı kaptan buharlaşan su miktarının (E) referans olarak alındığı çalışmada, farklı bitki-kap katsayıları (kpc: 0.25, 0.50, 0.75, and 1.00) kullanılarak dört sulama konusu (S25: E×0.25, S50: E×0.50, S75: E×0.75, and S100: E×1.00) oluşturulmuştur. İstatistiksel olarak önemli düzeyde (p<0.05) daha yüksek verimler S100 ve S75 konularından elde edilirken S50 ve S25 konularında önemli düzeyde verim azalmıştır. Sulama seviyelerindeki azalma meye boyu ve çapında da azalmalara neden olmuştur. En yüksek su kullanım etkinliği S75 konusundan elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, hem birim alan başına hem de birim hacimdeki su başına daha yüksek meyve verimi elde etmek için Bursa ekolojik koşullarında S75 sulama konusu önerilebilir. S75 konusunda mevsimlik olarak uygulanan sulama suyu 368.4 mm, bitki su tüketimi 516.6 mm, meyve verimi 3629 kg da-1 ve su kullanım etkinliği ise 7.02 kg m-3 olarak saptanmıştır

    Methods for determination of available iron contents of olive grown souls in Bursa region

    No full text
    Bu çalışma Bursa bölgesi zeytin yetiştirilen toprakların alınabilir demir (Fe) içeriklerinin belirlenmesinde kullanılabilecek en uygun yöntemin belirlenmesi için yürütülmüştür. Bu amaçla Bursa bölgesinde, araştırmadan önce geniş bir survey çalışması yapılarak Bursa’nın İznik, Orhangazi, Gemlik ve Mudanya ilçelerinde 50 adet zeytin bahçesi belirlenmiştir. Bu bahçelerden erken ilkbaharda 0 - 30 ve 30 - 60 cm derinliklerden alınan toplam 100 karma toprak örneği, ocak ayında alınan toplam 50 yaprak ve hasat olgunluğunda alınan 50 meyve örneği, araştırma materyalini oluşturmaktadır. Toprakların alınabilir Fe içeriklerinin belirlenmesinde; Toplam Fe, Kral Suyu (3 HCl + 1 HNO3) (Y1); 0,005 M DTPA + 0,01 M CaCl2 + 0,1 M TEA (Y2); “Aktif Fe” (COONH4)2.2H2O + (COOH)2.2H2O (Y3); 0,05 M HCl + 0,012 M H2SO4 (Y4); 0,05 M EDTA (pH 7,0) (Y5); 1 M NH4HCO3 + 0,005 M DTPA (pH 7,6) (Y6); 0,01 M Na2EDDHA (pH 7,0) (Y7); 0,43 M HNO3 (Y8) yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, 0,05 M HCl + 0,012 M H2SO4 (Y4) yönteminin Bursa yöresi zeytin plantasyonlarının alınabilir Fe içeriklerinin belirlenmesinde kullanılabileceği düşünülmektedir.This study was conducted to select appropriate methods for the evaluation of available Fe status in olives grown in alkaline soils. For this purpose, 50 olive orchards were selected in the Iznik, Orhangazi, Gemlik and Mudanya districts of Bursa region by conducting an extensive survey before the research started in the Bursa region. A total of 100 compound soil samples were taken from 0 - 30 and 30 - 60 cm depths in early spring from the orchards, a total of 50 leaf samples were collected in January and 50 fruit samples were collected at harvest maturity. In determining the available Fe content of soils; Total Fe, Aqua Regia (3 HCl + 1 HNO3) (M1); 0,005 M DTPA + 0,01 M CaCl2 + 0,1 M TEA (M2); “Active Fe” (COONH4) 2.H2O + (COOH)2.2H2O (M3); 0,05 M HCl + 0,012 M H2SO4 (M4); 0,05 M EDTA (pH 7,0) (M5); 1 M NH4HCO3 + 0,005 M DTPA (pH 7,6) (M6); 0,01 M Na2EDDHA (pH 7,0) (M7) and 0,43 M HNO3 (M8) methods were used. According to results of the research, method of 0,05 M HCl + 0,012 M H2SO4 (M4) could be used for determination of available Fe status of olive grown soils in Bursa regio

    The fluorine: natrium and potassium ion contents of the drinking water in some areas of Bursa

    No full text
    Yaşam için önem taşıyan çeşitli minerallerin su yoluyla da vücuda alındıkları bilindiğinden bölgemiz içme sularında flor, sodyum ve potasyum düzeylerinin ölçümü yapılmıştır. Bu ölçüm 69 farklı kaynaktan sağlanan su örneklerine uygulanmıştır. Sodyum ve potasyum iyonları için herhangi bir tehlike göstermeyen sularda, bu araştırma sonuçlarına göre çok önemli derecede flor eksikliği söz konusudur. Bu sonuçlar içme sularının klorlanmasının gerektiğini göstermektedir. Her üç mineralin sudaki düzeyleri arasında herhangi bir ilişki saptanmamıştır.It is known that many minerals are important for life. Therefore fluorine, natrium and potassium contents of the drinking water obtained from 69 different sources were determined. It was found that, in general, the natrium and potassium concentration of all the waters examined could be considered normal. However the fluorine content of these waters were found to be deficient. These results show that water fluoridation is required. There were found no statistical correlation among the levels of these three minerals

    Teachers’ opinion on music and instrument training in the central municipalities of Bursa

    No full text
    Bu çalışma, Bursa Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde İsmail Muhtar GÖĞÜŞ'ün danışmanlığında Murat COŞKUN tarafından yazılan "Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Merkez İlçe Belediyeleri Bünyesinde Gerçekleştirilen Müzik ve Çalgı Eğitiminin Etkinliği" adlı yüksek lisans tezine dayanılarak hazırlanmıştır.Bu araştırma; Bursa Büyükşehir Belediyesi ve merkez ilçe belediyeleri bünyesinde müzik ve çalgı eğitimi faaliyetlerinin uygulamadaki durumunu tespit ederek belirlenen problemlere ve iyileştirilmesine yönelik öneriler getirmek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada önce Bursa merkez belediyelerinde yapılan müzik ve çalgı eğitimi faaliyetlerinin geçmişi ve günümüze ait uygulamaları kısaca tanıtılmıştır. Daha sonra Bursa Büyükşehir Belediyesi ve üç merkez ilçe belediyesi bünyesinde gerçekleştirilen müzik ve çalgı eğitiminin etkinliğini tespit etmeye yönelik olarak görevli öğretmenlerden mevcut durumun ve olması gereken durumun tespitine yönelik görüşleri alınarak ortaya çıkan bulgular yorumlanmıştır. Elde edilen bulgular sonucunda söz konusu kurumlarda gerçekleştirilen müzik ve çalgı eğitiminde amaçların belirlenmediği, içeriğin öğretmenler tarafından bireysel olarak oluşturulduğu, uygulamaların eğitimin amacını gerçekleştirecek şekilde düzenlenmediği anlaşılmış, verilen eğitimin daha verimli hale getirilebilmesi için önerilerde bulunulmuştur.This research is carried out to define the conditions of the practices of music and ınstrument education given by the Bursa Metropolitan Municipality and Central Districts and making suggestions to define the problems and improvements. At this research, the applications of today and past music and ınstrument education are briefly introduced. The instructors are asked about the state of and actions to be taken. Then to determine the music and instrument education carried out by the Bursa Metropolitan Municipality and three Central Districts, the findings of these interviews and interpreted. According to the findings of this research it is understood that; the aims of the music and instrument education at these instrututiens are not defined, content is designed personality by the instructors. And the practices are not organized to carry out the arms of education and some suggestions are given to make the education more fruitful

    Architectural pattern readings by digital analysis methods: Bursa - Hisar region

    No full text
    Mimari yapılar ve kentsel yerleşim dokuları, insanın var oluşu kadar eski ve kadim bir birikime sahip olmanın yanı sıra; teknolojinin devamlı geliştiği günümüz koşullarında, ihtiyaçlar ve yaşam kültürümüzle birlikte hızla değişip dönüşmektedir. Pek çok etmenin yönlendiriciliği altında oluşumuna devam eden, son derece karmaşık yapıdaki mimari dokuların morfolojik değişimini doğru okuyabilmek, yaşanabilir sağlıklı kent planlamalarının da ön koşuludur. Son yıllarda geleneksel yöntemlere alternatif olarak geliştirilen sayısal analiz yöntemleriyle, fiziksel kurgu ve onu şekillendiren sosyal yapıdaki değişimlere dair somut veriler elde edilebilmektedir. Bu bağlamda yapılan tez çalışmasının amacı, surlar içinde kurulan Bursa kentinin ilk yerleşim yeri olan Hisar Bölgesi'ndeki mimari doku değişimini; kentsel, bölgesel ve konut ölçeğinde elde edilen sayısal analiz verileriyle okumaktır. Çalışmada izlenen yöntemler, 'Aspects of Urban Form' makalesinde kentsel doku morfolojisi araştırmalarını dört ana başlıkta özetleyen Karl Kropf'un (2009) yaklaşımları doğrultusunda belirlenmiştir. İlk olarak 'tarihsel coğrafi yaklaşım' kapsamında, Bursa, Hisar Bölgesi ve geleneksel Bursa evinin tarihsel süreci, kent dokusu gelişimini etkileyen etmenler ve yaşanan kırılma noktalarıyla ilişkilendirilerek incelenmiştir. 'Mekansal analitik yaklaşım' kapsamında 1939, 1958, 1976, 1982, 1990, 1995 ve 2019 yıllarına ait Bursa kent lekelerinin ve Hisar Bölgesi'nin 1862, 1939 ve 2019 yıllarındaki kentsel doku bileşenlerinin değişimi fraktal analiz yöntemiyle ölçülmüştür. Son olarak 'konfigürasyonel yaklaşım' kapsamında Hisar Bölgesi'nin bu üç yıla ait ulaşım ağının hiyerarşisisi ve 'tipolojik mekansal biçimleniş yaklaşımı' kapsamında, Hisar içindeki mimari dokunun büyük bölümünü oluşturan geleneksel konutun 1950'li yıllar sonrasında yaşadığı mekansal ve sosyo-kültürel değişim, mekan dizim analizleriyle irdelenmiştir. Elde edilen sayısal bulgular değerlendirildiğinde, kentin farklı ölçeklerinde benzer dönüşüm süreçlerinin yaşandığı ve değişen yaşam kültürünün konut mekan kurgusuna yansıdığı sonucuna ulaşılmıştır.Architectural structures and urban settlement textures are as old and ancient as the human existence; besides that, in today's conditions where technology is constantly evolving, it is rapidly changing and transforming with our needs and life culture. To be able to read the morphological changes of highly complex architectural textures under the guidance of many factors is a prerequisite for healthy urban planning. In recent years, with the help of digital analysis methods developed as an alternative to traditional methods, concrete data on the changes in the physical structure and the social structure that shapes it can be obtained. In this context, the aim of the thesis study is to read the architectural pattern change in Hisar Region which is the first settlement of Bursa city within the city walls by using digital analysis data obtained from urban, regional and residential scale. The methods used in the study were determined in accordance with Karl Kropf's (2009) approach, which summarizes the urban tissue morphology research in four main titles in the 'Aspects of Urban Form 'article. Firstly, the historical process of Bursa, Hisar Region and traditional Bursa house is examined in relation to the factors affecting the development of urban tissue and breaking points in the context of 'historical geographical approach'. Within the scope of 'spatial analytic approach', the change of Bursa urban stains of 1939, 1958, 1976, 1982, 1990, 1995 and 2019 and urban pattern components of Hisar Region in 1862, 1939 and 2019 were measured by fractal analysis method. Finally, within the scope of 'configurational approach', the hierarchy of the transportation network of Hisar Region for these three years; and within the scope of the 'typological spatial approach ', the spatial and socio-cultural change of the traditional house, which constitutes the majority of the architectural texture in Hisar, was examined through space syntax analysis. When the numerical findings obtained were evaluated, it was concluded that similar transformation processes took place in different scales of the city and the changing life culture was reflected in the organization of the housing spaces

    Effects of plant growth promoting bacteria on turfgrass performance of some warm-season turfgrass species

    No full text
    Araştırma, bitki büyümesini teşvik eden bakterilerin kimyasal azot gübresinin farklı dozlarıyla birlikte çim renk ve kalitesi üzerine olan etkilerinin belirlenmesi amacıyla 2017-2018 yıllarında, Bursa Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezi’ndeki Çim Deneme Alanında yürütülmüştür. Deneme tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak kurulmuş, ana parsellere çim çeşitleri, alt parsellere azot dozları yerleştirilmiştir. Bitki materyalleri olarak; melez Bermuda çimi (Cynodon dactylon x Cynodon transvaalensis)’nin Tifdwarf, yaygın Bermuda çimi (Cynodon dactylon L. Pers.)’nin Gobi ve Sydney, Sahil yalancı darısı (Paspalum vaginatum Sw.)’nın Seaspray ve Japon çiminin (Zoysia japonica Steud.) Zenith çeşitleri kullanılmıştır. Azot dozları her ay 0, 1, 2 ve 3 gm−2olacak şekilde uygulanmıştır. Bakteri uygulamaları ise her yıl üç defa 0.54 ccm−2 olacak şekilde uygulanmıştır. Her ay renk ve kalite değerleri görsel olarak alınmış, ayrıca kuru madde verimi ve dormansi gün sayıları belirlenmiştir. İki yıllık araştırma sonuçlarına göre Japon çim otu’nun Zenith, melez Bermuda çiminin Tifdwarf ve yaygın Bermuda çiminin Gobi çeşitlerinin dormansiden ilk çıkan çeşitler olduğu tespit edilmiştir. 3 gm−2azot dozu + bakteri en yüksek renk, kalite değerlerini ve kuru madde verimini vermiştir. Ancak 2 gm−2 azot dozu + bakteri uygulaması deneme süresince kabul edilebilir renk ve kalite değerleri sağlamıştır. 0 gm−2+ bakteri uygulamalarından ise kabul edilebilir çim renk ve kalite değerleri elde edilememiştir. Bakım masraflarının ve çevre kirliliğinin azaltılması amacıyla 2 gm−2azot dozu + bakteri kombinasyonu, kabul edilebilir bir çim kalitesinin elde edilebilmesi için önerilebilir.A 2-year research was conducted to determine the effects of plant growth-promoting bacteria and in combination with different nitrogen rates on the turfgrass growth and quality. Field experiments were carried out on turf research plots at Uludag University Agricultural Research Farm, Bursa between 2017-2018 years. The experimental design was a split plot with turfgrass cultivars as a whole plot, nitrogen (N) doses as the sub plots. Whole plots consist of 5 cultivars belonging 3 warm-season turfgrass species; hybrid Bermudagrass (Cynodon transvaalensis x Cynodon dactylon) Tifdwarf, Bermudagrass (Cynodon dactylon L. Pers) Gobi and Sydney, seashore paspalum (Paspalum vaginatum Sw.) Seaspray and zoysiagrass (Zoysia japonica Steud.) Zenith. Nitrogen was applied monthly at rates of 0 (control) g m−2, 1 g m−2, 2 g m−2 and 3 g m−2. Bacteria were used three times at rates of 0.54 cc m−2 in the growing period. Turf color and quality of each plot were rated visually, and clipping weight were determined monthly. In addition, dormancy period and color retention were evaluated.Results of this study showed that Zenith, Tifdwarf and Gobi greened up earlier than rest of the other turfgrass cultivars in the spring. Applications of 3 g m-2 N + bacteria combination had significantly higher ratings of color, quality and clipping yields. Applications of 2 g m-2 N+ bacteria combination provided above the acceptable turfgrass quality and green color during trial. On the other hand, 0 g m-2 N + bacteria applications gave unacceptable color and quality values. Results indicate that montly 2 g m-2 N in combination with bacteria might be used for sustainable turfgrass management of warm-season turfgrasses under Marmara (Transition) climatic region

    Methods for estimating zinc availability to olive grown souls in Bursa region

    No full text
    Bu araştırma Bursa ili zeytin bahçesi topraklarının bitkiye yarayışlı çinko durumunu ve bu topraklarda yarayışlı çinko miktarının belirlenmesinde kullanılabilecek en uygun ekstraksiyon yöntemlerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Yoğun olarak zeytin yetiştirilen bölgelerdeki 50 farklı bahçeden 0-30 ve 30-60cm derinliklerden alınan toplam 100 toprak örneği, 50 yaprak ve 50 meyve örneği araştırma materyalini oluşturmaktadır. Toprakların yarayışlı çinko içeriklerinin belirlenmesinde; (Y1) 3 HCl+ 1 HNO3; (Y2) 0,005 M DTPA + 0,01 M CaCl2 + 0,1 M TEA; (Y3) 0,01 M HEDTA; (Y4) 0,1 N HCl; (Y5) 0,01 M Na2EDTA + 1 M (NH4)2CO3; (Y6) 0,01 N Na2EDTA ve (Y7) 1 N NH4OAc olmak üzere 7 farklı yöntem kullanılmıştır. Yaprakların Zn içerikleri ile önemli ve anlamlı ilişkilerin Y1, Y2, Y3, Y5 ve Y6, meyvelerin Zn içerikleri ile Y2, Y4 ve Y7 ile belirlenen Zn içerikleri arasında önemli ve anlamlı ilişkilerin olduğu görülmüştür. Bursa ili zeytin bahçelerinin alınabilir Zn içeriklerinin belirlenmesinde Y2, Y4 ve Y5 ile belirtilen yöntemlerin kullanılabileceği görülmüştür. Bununla birlikte sınır değerinin bulunması Zn’ nin yanında diğer bazı besin elementlerinin de belirlenmesi toprakların alınabilir mikrobesin elementi içeriklerinin belirlenmesinde yaygın Y2 (DTPA)’nın araştırma bölgesi topraklarının alınabilir Zn içeriklerinin belirlenmesinde kullanılabileceği anlaşılmaktadır.This research was conducted in order to determining the most appropriate Zn extraction method for olive grown soils in Bursa region. For this purpose, soil, leaf and fruit samples were taken from 50 different olive orchards in Bursa region. For the determination of the available zinc contents in the soils, seven different methods were used; (M1) 3 HCl+ 1 HNO3; (M2) 0,005 M DTPA + 0,01 M CaCl2 + 0,1 M TEA;(M3)0,01 M HEDTA; (M4) 0,1 N HCl; (M5) 0,01 M Na2EDTA + 1 M (NH4)2CO3; (M6) 0,01 N Na2EDTA ve (M7) 1 N NH4OAc. The relationships of the methods of M1, M2, M3, M5 and M6 in the soils and Zn in the leaves produced significant correlation coefficients. Statistically significant relationships were found between extraction methods of M2, M4 and M7 and Zn in the fruit samples.It was concluded that, methods of M2, M4 and M5 could be used for the determination of available Zn contents in olive orchards in Bursa province. As a result, M2 (DTPA) could be used to determine contents of the examined soils due to, existing sufficiency levels, being commonly used methods, at the same time possibility of determination of other micro nutrients besides Zn in the soil
    corecore