1,720,985 research outputs found
Osmanlı’da Din Hizmeti Görevlilerinin Atanma ve Çalışma Şartlarını Düzenleyen Tevcîh-i Cihât Nizâmnâmeleri Hakkında Bir Değerlendirme
Tanzimat, Osmanlı Devleti
için önemli olayların yaşandığı bir dönem olmuştur. Bu çalışmada, Tanzimat
döneminde yayınlanan Tevcîh-i Cihât Nizâmnâmelerinin bir değerlendirmesi
yapılacaktır. Tevcih-i Cihat Nizamnameleri, Osmanlı zamanında din görevlerinin
atanma usul ve şartlarını düzenleyen yasal düzenlemelerdir. Söz konusu
nizamnamelerin ilki Hicri 8 Zilkade 1286 (Miladi 9 Şubat 1870) tarihinde,
ikincisi Hicri 10 Safer 1290 / Rumi 26 Mart 1289 (Miladi 9 Nisan 1873)
tarihinde, üçüncü ve sonuncusu ise 12 Ramazan 1331 / 5 Ağustos 1913 yılında
yayınlanmıştır. Buna göre, çeşitli tarihlerde yayınlanan üç nizâmnâme (1870,
1873 ve 1913 Nizâmnâmeleri) günümüz şartları ile kıyaslanarak
değerlendirildikten sonra 1913 Nizâmnâmesi günümüz harflerine aktarılarak
okuyucu ile paylaşılmıştır. Özellikle bu değerlendirmelerde, ilmî cihet
imtihanları, bu imtihanların nasıl ve kimler tarafından yapıldığı, hangi
konulardan ne tür sorular sorulduğu, sınav sonuçlarının kimler tarafından nasıl
değerlendirilip saklandığı gibi hususlar günümüzde din görevlilerinin atanması
için aranan yeterlik şartları ile kıyaslanarak ele alınmaya çalışılmıştır.
Tanzimat, Osmanlı Devleti için önemli
olayların yaşandığı bir dönem olmuştur. Bu çalışmada, Tanzimat döneminde
yayınlanan Tevcih-i Cihat Nizamnamelerinin bir değerlendirmesi yapılacaktır. Çalışmada
literatür tarama yöntemi kullanılmıştır. Buna göre, öncelikle Tevcîh-i Cihât
Nizâmnâmeleri’ni konu edinen çalışmalar incelenmiştir. Bu doğrultuda, Yök Tez
Tarama Katalogu’ndan tezler, Ulakbim ve İsam Kütüphanesi’nden ise yayınlanan
makaleler başlık, özet ve anahtar kelimelerine göre taranmıştır. Bu taramada
anahtar kelimeler olarak, “tevcihˮ, “cihetˮ,
“tevcîh-i cihâtˮ, “imamˮ, “din görevlisiˮ,
“Osmanlıˮ, “nizâmnâmeˮ, “yeterlikˮ,
“imtihanˮ kelimeleri kullanılmıştır. Bu ön çalışmadan sonra, Tevcîh-i
Cihât Nizâmnâmeleri ile ilgili birincil kaynaklara ulaşılmış ve bu belgeler
günümüz harflerine aktarılmış ve daha sonra ise günümüzde din görevlilerinde
aranılan yeterlikler ve atanma şartları ile kıyaslanarak
değerlendirilmiştir. Bu amaçla çalışmada
1870, 1873 ve 1913 tarihli üç Tevcîh-i Cihât Nizâmnâmesi değerlendirilerek
çalışmanın sonunda en son ve en kapsamlı nizâmnâme olması hasebiyle “1913 Tevcîh-i Cihât Nizâmnâmesi”nin transkripsiyonuna yer verilmiştir.Tevcih-i Cihat Nizamnameleri, Osmanlı
zamanında din görevlerinin atanma usul ve şartlarını düzenleyen yasal
düzenlemelerdir. Söz konusu nizamnamelerin ilki Hicri 8 Zilkade 1286 (Miladi 9
Şubat 1870) tarihinde yapılmıştır, ikincisi Hicri 10 Safer 1290 / Rumi 26 Mart
1289 (Miladi 9 Nisan 1873) tarihinde, üçüncü ve sonuncusu ise 12 Ramazan 1331 /
5 Ağustos 1913 yılında yayınlanmıştır. Son nizamnamenin bazı hükümleri
cumhuriyetin ilk yıllarında da geçerliliğini korumuş ve daha sonra yapılan
yasal düzenlemelerle yürürlükten kaldırılmıştır.Tevcih-i cihât, vakıfların çeşitli
dinî, sosyal ve kültürel hizmetlerini sürdürebilmeleri için tahsis edilmiş olan
görevlere verilen addır. Bu nizamnamelerle verilen cihetler ise ilmî ve bedenî
olmak üzere ikiye ayrılmaktaydı. İmâmet, hitâbet, vâizlik, gibi ilmî yeterlilik
isteyenlere “cihât-ı ilmiyye”; türbedarlık, ferrâşlık (temizlik görevlisi) gibi
bedenî çalışmaya bağlı olanlara da “cihât-ı bedeniyye” adı verilmekteydi.İlk Tevcih-i Cihât Nizamnamesi 1870
yılında, on beş madde olarak yürürlüğe girmiştir. Genel olarak, cihetin babadan
oğula nasıl geçeceğini, küçük evlada cihet verilemeyeceği, bir kişinin şahsında
birden fazla cihet bulunduramayacağını, atıl cihetlerin iptal edileceği gibi
konuları düzenlemektedir.İkinci Tevcih-i Cihât Nizamnamesi,
birinci nizamnameden üç yıl sonra 1870 Nizamnamesi’nde birtakım değişiklikler
yapmak ve eksiklikleri gidermek için 10 Safer 1290/ 9 Nisan 1873 yılında on
altı madde olarak yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. 1873 Nizamnamesi’nin yedi
maddesi, 1870 nizamnamesi ile birebir aynıdır. 1870 Nizamnamesi ile 1873
Nizamnamesi arasındaki en temel fark, cihet sahibinin vefatı halinde söz konusu
cihetin küçük yaştaki oğluna da tevcih edilebileceği yönündeki düzenlemedir.Çalışmada incelenen nizamnamelerin
sonuncusu ve en kapsamlısı 12 Ramazan 1331/5 Ağustos 1913 tarihinde 62 madde
halinde yürürlüğe giren 1913 Tevcih-i Cihât Nizamnamesi’dir. 1913 Tevcih-i Cihât Nizamnamesi, dört bölümden
oluşmaktadır. İlk bölümde (1-5. maddeler) cihâtın tarifine, ikinci bölümde
(6-26. maddeler) cihâtın usul ve tevcihine, üçüncü bölümde (27-45. maddeler)
cihet tevcihinde imtihanların ne şekilde ve kimler tarafından
gerçekleştirileceği gibi hükümlere, dördüncü bölümde (46-62. maddeler) ise konu
ile ilgili diğer hususlara yer verilmiştir.Nizamnamenin ilk bölümü olan cihâtın
tarifinin yapılmaktadır. Önceki nizamnamelere konu olmayan bu bölümde, cihetin
sınırları çizilmektedir. Buna göre, cihetler ilmî ve bedenî olmak üzere ikiye
ayrılmaktadır. Müderrislik, hitabet, imamet, hafızlık, gibi görevler ilmî
cihetten sayılırken, ferrâşlık,
türbedarlık, gibi hizmetler de bedenî cihetten sayılmaktadır. Bunun yanında söz
konusu cihetler bir de, (vakıfla ilgili olarak) şarta bağlı ve herhangi bir
şarta bağlı olmayan cihetler olarak iki kısımda ele alınmaktadır.Nizamnamenin ikinci bölümü ise, cihâtın
usul ve tevcihi hakkında olup 6-26. maddeleri içermektedir. Genel olarak, 20
yaşından küçük olup da uhdelerine cihet tevcih edilecek çocukların durumu gibi
vakıfla ilgili olmayan cihetlerin tevcihinde nasıl bir yol izleneceğini konu
edinir. Nizamnamenin üçüncü bölümü, cihet
tevcihinde imtihanların ne şekilde, kimler tarafından ve nasıl yapılacağının
düzenlenmesine yönelik olup, Osmanlı’nın son döneminde din görevlilerinin
(imam-hatip, müezzin, müderris) atanmasında aranılan yeterlikleri göstermesi
bakımından da önem arz etmektedir. Bu bölümün başlığı, “İmtihanların Suret-i
İcrası ve Teferruatı” olup 27-45. maddeleri kapsamaktadır. Bilindiği gibi daha
önceki nizamnamelerde bir imtihandan bahsedilse de imtihanın ne suretle kimler
tarafından nasıl yapılacağı hakkında herhangi bir düzenleme yapılmamıştı. Bu
nizamname, bu konuda önemli bir düzenleme yaparak bize, cihetlerde aranılan
yeterlik hakkında önemli ipuçları vermektedir.Nizamnamenin bundan sonraki ve son
bölümü ise, “Mevâd-ı Müteferrika” ismiyle düzenlenmiştir. Konu ile ilgili diğer
hususları içeren bu bölüm, 46-62. maddeleri kapsamaktadır. Bu maddelerde genel
olarak, cihet tevcihinde askerlik çağına gelmiş kişinin durumu, devlette
çalışanların uhdelerine cihet verilemeyeceği, hakkında soruşturma açılanların
uhdelerindeki cihetlerin durumu, vakfın mütevelli heyetinin vefatı ve istifası
halinde izlenecek yol, İstanbul ve taşradaki cihetlerin tespiti için komisyon
kurulması gibi hususlar düzenlenmektedir.Bu nizamname, din görevlilerin
imtihanlarının nasıl yapılacağının, hangi usul ve kaideler ile imtihanlarının
değerlendirileceği hususlarını içermesi bakımından önemlidir. Burada öncelikle
imtihanların beş kişilik bir komisyon tarafından yapılacağı karara
bağlanmıştır. Nizamnamede vaizlik, imamlık, müezzinlik için ayrı ayrı
imtihanların olduğu görülmektedir. Vaizler için Halebî’den on satırdan aşağı olmamak üzere
belli bir miktar ibarenin, harekelendirilip tercüme ettirileceği ve fıkhî ve
kelamî meselelere dair üçer tane de soru sorulacağı ifade edilmektedir. Vaizler
için harekelendirilip tercüme edilecek on satır olan metin miktarının imamlarda
beş satıra düştüğünü görmekteyiz. Bununla birlikte soruların miktar ve
türlerinde de farklılık olduğunu söyleyebiliriz. Vaizlere fıkhî meselelerden üç
soru sorulurken imamlara beş soru sorulmasının, pratik anlamda imamların
vaizlerden daha çok halkın sorularına muhatap olmalarıyla açıklanması
mümkündür. Kelam sorularının sayısı değişmezken, imamlar vaizlerden fazla
olarak hem tecvit ile ilgili sorulara muhatap hem de asr-ı şerif okuyarak
Kuran-ı Kerim’den de bir bakıma imtihan olmaktadırlar. Müezzinlik imtihanında
ise Arapça ve kelam sorularına hiç yer verilmeksizin fıkıh ile ilgili şifahi
soru sorulacağı ve sesinin güzelliği ile tecvit bilgisinin görülmesi açısından
da asr-ı şerif okutulacağı ifade edilmektedir. Osmanlı’nın son zamanlarında din
görevlilerin atanma şartları ile günümüzde din görevlilerinin atanma şartları
arasında çok büyük farklılıklar olmasa da, bazı alanlarda temel farklılıkların
olduğunu söylemek mümkündür. Öncelikle günümüzde babadan oğula geçen sistem
kalmamıştır. Bunun ise daha rekabetçi bir ortam oluşturduğu ve ilmi açıdan da
liyakatin ön plana çıktığı bir zemin hazırladığını söylemek mümkündür. Arapça
açısından ise, Osmanlı zamanında daha fazla Arapça bilgisinin istendiğini
belirtmek yerinde olacaktır. Zira günümüzdeki imam ve müezzinlik imtihanlarında
herhangi bir Arapça sorusuna yer verilmemektedir
Going Beyond Counting First Authors in Author Co-citation Analysis
The present study examines one of the fundamental aspects of author co-citation analysis (ACA) - the way co-citation
counts are defined. Co-citation counting provides the data on which all subsequent statistical analyses and mappings
are based, and we compare ACA results based on two different types of co-citation counting - the traditional type that
only counts the first one among a cited work's authors on the one hand and a non-traditional type that takes into
account the first 5 authors of a cited work on the other hand. Results indicate that the picture produced through this non-traditional author co-citation counting contains more coherent author groups and is therefore considerably clearer. However, this picture represents fewer specialties in the research field being studied than that produced through the traditional first-author co-citation counting when the same number of top-ranked authors is selected and analyzed. Reasons for these effects are discussed
Variations on the Author
“Variations on the Author” discusses two of Eduardo Coutinho’s recent films (Um Dia na Vida, from 2010, and Últimas Conversas, posthumously released in 2015) and their contribution to the general question of documentary authorship. The director’s filmography is characterized by a consistent yet self-effacing form of authorial self-inscription: Coutinho often features as an interviewer that rather than express opinions propels discourses; an interviewer that is good at listening. This mode of self-inscription characterizes him as an author who is not expressive but who is nonetheless markedly present on the screen. In Um Dia na Vida, however, Coutinho is completely absent form the image, while Últimas Conversas, on the contrary, includes a confessional prologue that moves the director from the margins to the center of his films. This article examines the ways in which these works stand out in the filmography of a director who offers new insights into the notion of cinematic authorship
Appropriate Similarity Measures for Author Cocitation Analysis
We provide a number of new insights into the methodological discussion about author cocitation analysis. We first argue that the use of the Pearson correlation for measuring the similarity between authors’ cocitation profiles is not very satisfactory. We then discuss what kind of similarity measures may be used as an alternative to the Pearson correlation. We consider three similarity measures in particular. One is the well-known cosine. The other two similarity measures have not been used before in the bibliometric literature. Finally, we show by means of an example that our findings have a high practical relevance.information science;Pearson correlation;cosine;similarity measure;author cocitation analysis
Dispelling the Myths Behind First-author Citation Counts
We conducted a full-scale evaluative citation analysis study of scholars in the XML research field to explore just how different from each other author rankings resulting from different citation counting methods actually are, and to demonstrate the capability of emerging data and tools on the Web in supporting more realistic citation counting methods. Our results contest some common arguments for the continued
use of first-author citation counts in the evaluation of scholars, such as high correlations between author rankings by first-author citation counts and other citation
counting methods, and high costs of using more realistic citation counting methods that are not well-supported by the ISI databases. It is argued that increasingly available digital full text research papers make it possible for citation analysis studies to go beyond what the ISI databases have directly supported and to employ more
sophisticated methods
koamabayili/VECTRON-author-checklist: VECTRON author checklist
We have done our best to complete the author checklist relating to the use of animals in the hut study. Note that the objective for the hut study was to evaluate the IRS treatment applications for residual efficacy against Anopheles mosquitoes, including the local An. coluzzii mosquito population. Cows were only used to attract mosquitoes into the huts and no tests were carried out directly on the cows. The author checklist is intended for use with studies where experiments are carried out on animals, which is why we have had such difficulty in completing this for the hut study, as many of the questions do not relate to how the cows were used
Author-wise bibliometric analysis based on entropy.
Author-wise bibliometric analysis based on entropy.</p
Author Under Sail The Imagination of Jack London, 1893-1902
In Author Under Sail, Jay Williams offers the first complete literary biography of Jack London as a professional writer engaged in the labor of writing. It examines the authorial imagination in London's work, the use of imagination in both his fiction and nonfiction, and the ways he defined imagination in the creative process in his business dealings with his publishers, editors, and agents. In this first volume of a two-volume biography, Williams traverses the years 1893 to 1902, from London's "Story of a Typhoon" to The People of the Abyss. The Jack London who emerges in the pages of Author Under Sail is a writer whose partnership with publishers, most notably his productive alliance with George Brett of Macmillan, was one of the most formative in American literary history. London pioneered many author models during the heyday of realism and naturalism, blurring the boundaries of these popular genres by focusing on absorption and theatricality and the representation of the seen and unseen. London created an impassioned, sincere, and extremely personal realism unlike that of other American writers of the time. Author Under Sail is a literary tour de force that reveals the full range of London as writer, creative citizen, and entrepreneur at the same time it sheds light on the maverick side of machine-age literature.Intro -- Title Page -- Copyright Page -- Dedication -- Contents -- Acknowledgments -- Introduction -- 1. Spirit Truth -- 2. From Absorption to Theatricality and Back Again -- 3. "I Will Build a New Present" -- 4. Sons as Authors -- 5. Fathers as Publishers -- 6. The Daughter as Author -- 7. Lovers as Authors -- 8. At Sea with the Family -- 9. Yellow News, Yellow Stories -- 10. The Return Home -- Notes -- Bibliography -- Index -- About Jay WilliamsIn Author Under Sail, Jay Williams offers the first complete literary biography of Jack London as a professional writer engaged in the labor of writing. It examines the authorial imagination in London's work, the use of imagination in both his fiction and nonfiction, and the ways he defined imagination in the creative process in his business dealings with his publishers, editors, and agents. In this first volume of a two-volume biography, Williams traverses the years 1893 to 1902, from London's "Story of a Typhoon" to The People of the Abyss. The Jack London who emerges in the pages of Author Under Sail is a writer whose partnership with publishers, most notably his productive alliance with George Brett of Macmillan, was one of the most formative in American literary history. London pioneered many author models during the heyday of realism and naturalism, blurring the boundaries of these popular genres by focusing on absorption and theatricality and the representation of the seen and unseen. London created an impassioned, sincere, and extremely personal realism unlike that of other American writers of the time. Author Under Sail is a literary tour de force that reveals the full range of London as writer, creative citizen, and entrepreneur at the same time it sheds light on the maverick side of machine-age literature.Description based on publisher supplied metadata and other sources.Electronic reproduction. Ann Arbor, Michigan : ProQuest Ebook Central, YYYY. Available via World Wide Web. Access may be limited to ProQuest Ebook Central affiliated libraries
- …
