1,720,973 research outputs found

    Soğuk savaş döneminde ABD - SSCB kültürel politikalarının sanata yansıması : soyut dışavurumculuk ve sosyalist realizm

    No full text
    Tez (Yüksek Lisans) -- Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2009.Kaynakça var.[Abstract Not Available

    Neue Sachlichkeit (Yeni Nesnellik)

    No full text
    Tez (Yüksek Lisans) -- Mimar Sinan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1998.Neue Sachlichkeit kavramı ve diğer bazı kavramlar Birinci Dünya Savaşı sonrası Almanyası'nda kendini hissettiren figüratif yönelimlere eleştirmenler ya da sanat tarihçileri tarafından bulunan karşılıklardır. Bu kavram altına toplanan ressamlar ne kendi sanatlarını bu isimle adlandırmışlar ne de bir gurup olarak hareket etmişlerdir. Yine de, Weimar Cumhuriyeti'nde ve Avrupa'da kimi sanatçıların ortak bazı endişelere sahip oldukları görülmektedir. Weimar Cumhuriyeti gibi Neue Sachlichkeit resminin ömrü iki dünya savaşı arasına sıkışmıştır. Dışavurumcu kuşaktan sonra gelen genç ressamlar bizzat yaşadıkları ya da tanık oldukları Birinci Dünya Savaşı'nın yarattığı travmaların ve Ekim Devrimi'nin getirdiği umutların etkisiyle yeni arayışlara yöneldiler. Kapitalistleşme sürecinin çizdiği toplumsal yaşam çerçevesinden de etkilenen Neue Sachlichkeit ressamları nesnellik, duyguların dışavurumunu yapıta yansıtmama, ele alman konuyu bağlamı içinde işleme gibi ilkeleri benimsediler. Erken dönemlerinde Dışavurumculuk, Dadaizm, Fütürizm gibi avantgard akımların teknik araçlarını da kullanan ressamlar giderek naturalist bir betimleme anlayışına kaydılar; başlangıçta duydukları siyasal heyecanı yitirdiler. Sınıfsal çelişkiler, kent yaşamının getirdiği yenilikler, işçi sınıfının yaşadığı dış mahalleler, büyük kente özgü gece hayatı, giderek kendine güvenini kazanan modern kadın, fabrika ve sanayi bölgeleri, modern yaşama ait nesneler ve modern dünyanın sebep olduğu ruhsal travmalara maruz kalan insan gibi konular Neue Sachlichkeit tarafından resim sanatının görsel dağarına geçirilmiştir. 123Neue Sachlichkeit akımını salt bir biçimde Dışavurumculuğa karşı konumlandırma, bu akınım içindeki çeşitliliğin görmezden gelinmesine yol açabilir. Aynı dönemde sanat sahnesinde yer alan diğer eğilimlerle birlikte incelendiğinde, Neue Sachlichkeit akımının da, Gerçeküstücülük ve bazı "gerçekçilik" kavramı üzerine gelişen anlayışlar gibi modernite içinde insanın nasıl bir gerçeklikle karşı karşıya kaldığı sorusunu yanıtlamaya çalıştığı görülür. Bu arayış içinde Neue Sachlickeit ressamları, yaşadıkları dönemin gerçeklik kavramı konusunda yaşadığı bunalımları, çıkmazları, sınırlılıkları ve yanlışları mesafeli bir yaklaşımla ama çekincesizce sergilemeye çabalamışlardır

    Asrileşen İstanbul: 1923-1940 yılları arasında İstanbul'da güzel sanatlar ve mimarlık alanında art deco

    Get PDF
    Tez (Doktora) -- Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2018.Art Déco estetiği, Batı'da I. Dünya Savaşı'nın ardından şekillenmeye başlamış, 1925 senesinde Paris'te düzenlenen Exposition Internationale des Arts Décoratifs et Industriels Modernes ile somutlaşarak, kendi tanımsal ölçülerine kavuşmuştur. 1920'lerle 1930'larda yaygınlık kazanan Art Déco, sinema ve tiyatro başta olmak üzere, sahne ve gösteri sanatlarıyla birlikte, endüstriyel tasarım ürünlerinin şekillendirilmesinde 'modern' bir tavrın temsilcisi olmuş; ayrıca resim ve heykel gibi plastik sanatların dilini de etkilemiştir. Bu estetiğin etkileri, Türkiye'de de ülkenin kendine özgü koşulları çerçevesinde yayılma olanağı bulmuş ve gündelik gazetelerdeki ve mecmualardaki illüstrasyonlardan sinema afişlerine, hızlı bir biçimde kentleşen İstanbul'un asri mimarlık ürünlerinden resim ve heykel sanatının yeni ifade biçimlerine değin, her alanda etkilerini göstermiş ve yeni bir görsel estetik alanı olarak ortaya çıkmıştır. Bu çalışma, Cumhuriyet'in ilanından sonra değişmeye başlayan kentin ve toplumun asrileşmesinin Art Déco estetiğiyle olan etkileşimini tespit etmek, ortaya çıkış koşullarını belirlemek ve kaynaklarını incelemek iddiasındadır. Anahtar Kelimeler: Art Déco, İstanbul, görsel kültür, modernleşme

    Türkiye’de kavramsal sanat

    No full text
    Tez (Doktora) -- Mimar Sinan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1995.Kaynakça var.Anglo- Amerikan Conceptual Art, 1968-1973, not only anti-formal in nature, presented the possibility of a new art system through the efforts of the Art & Language group who used linguistic analysis to investigate all facets of art. They envisioned an art community as an art group working and learning together as seriously as scientists in a laboratory with spectators as informed members of the group. Overlapping art practice with art theory, these artists through continual art related dialogue replaced the gallery/museum with the art journal. By the time Şükrü Aysan returned from Paris in 1975 and introduced Anglo-American Conceptual art possibilities to the Turkish art community, the Art & Language group had only three active members. Together with Ahmet Öktem and Serhat Kiraz, in 1978, Şükrü Aysan formed the Sanat Tanımı Topluluğu (STT) (The Art Definition Group), an art group following the Anglo-Amerikan Conceptual Art model. While Şükrü Aysan, as a stable member of STT, continued to use analytical propositions to question the nature of art, Ahmet Öktem and Serhat Kiraz left the group in the early 1980s. Analysis of Ahmet Öktem and Serhat Kiraz's work showed them to have worked in the direction of Conceptual Art as STT members, but not later in their careers. Likewise, analysis of work by artists, Ayşe Erkmen and Canan Beykal, who exhibited with Öktem and Kiraz in the A, B, C, D exhibitions, showed them to have helped to legitimize the installation and other Anti-formal materials in the Turkish art community, but to have been only marginally influenced by Anglo-American Conceptual Art. In contrast, the work of Şükrü Aysan and the members of STT between 1989-1994 followed the direction set by Anglo-American Conceptual Art. STT artists, like scientists in a laboratory, researched and questioned all facets of art as they searched for the unchangeable in art and a means to visualize mental operations

    Kuruluşundan 1940’lara kadar geçen sürede askeri okulların Türk resim sanatına katkıları

    No full text
    Tez (Yüksek Lisans) -- Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2011.Kaynakça var.[Abstract Not Available

    Tanzimat’tan Cumhuriyet’e İstanbul’daki kültür yaşamına Ermeni sanatkârların katkısı

    No full text
    Tez (Yüksek Lisans) -- Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2018.[Abstract Not Available

    Shirin Neshat’ın sanatında kimlik, beden, yazı

    Get PDF
    Tez (Yüksek Lisans) -- Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2006.Kaynakça var.[Abstract Not Available

    Modern ile post-modern’ e mimari bağlamda bir bakış

    No full text
    Tez (Yüksek Lisans) -- Mimar Sinan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 1997.Kaynakça var.[Abstract Not Available

    İbrahim Çallı

    No full text
    Tez (Doktora) -- Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2014."İbrahim Çallı" başlıklı tez çalışmasında, geç Osmanlı erken Cumhuriyet dönemine damgasını vuran ressam İbrahim Çallı'nın (1882-1960) hayatı ve yapıtlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Mensup olduğu 1914 Kuşağı'nın en renkli karakteri olan Çallı'nın sanat ve meslek hayatının az bilinen noktalarını aydınlatmak hedeflenmiştir. İbrahim Çallı'nın hayatını ve yapıtlarını konu alan diğer çalışmalardan farklı olarak 1915 yılında İbrahim Çallı'nın katıldığı Çanakkale Gezisi ele alınmış, sanatçının 1918 yılında İzmir'de gerçekleştirdiği üretimlerin izi sürülmüş, Ukrayna asıllı Rus ressam Aleksis Griçenko ile tanıştığı, sanatından etkilendiği 1920-1921 yılları mercek altına alınmıştır. İbrahim Çallı'nın Güzel Sanatlar Akademisi'ndeki meslek hayatı, sanatçının öğrencileri ve dönemin diğer tanıklarının beyanatlarına başvurularak tekrar gözden geçirilip değerlendirilmiştir. İbrahim Çallı'nın meseni, yakın ahbabı Salâh Cimcoz'un sanat koleksiyonu, sanat koleksiyonundaki Çallı yapıtları tek tek incelenmiş, Cimcoz'un 1930'lu yıllarda sanatçıya verdiği destek aydınlatılmıştır. Çallı ve Cimcoz'un emekleriyle gerçekleşen yurtdışı sergi gezileri, Cimcoz'un kültürel diplomasi alanındaki hizmetleri bu çalışmanın kapsamına alınmıştır. Çallı yeniliklere açık bir sanatçı bir hoca olmuştur. Kuşağının en cesur, yeniliklere en açık üyesi olarak karşımıza çıkar. Çallı ülkemizde ressamlığın saygın bir meslek olarak kabul görmesinde önemli bir rol oynamış, gençleri resim sanatına özendirmiş, Cumhuriyet Kuşağı sanatçılarının yetişmelerinde büyük emeği geçmiştir. Anahtar Kelimeler: Güzel Sanatlar Akademisi, İbrahim Çallı, Aleksis Griçenko (Alexis Gritchenko), Salâh Cimcoz, 1914 Kuşağı, Çallı Kuşağı, Kültürel diplomasi
    corecore