1,732,212 research outputs found

    Muvaffak İnan ile sözlü tarih görüşmesi

    No full text
    Bu görüşme, Aziz Elbas ve Ahmet Erdönmez koordinatörlüğünde Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki Bursa Araştırmaları Merkezi tarafından Bursa’nın Tarihi Mahalleleri I projesi başlığı altında gerçekleştirilmiştir. Bu proje kapsamında yapılan görüşmelerin sayısı 120'dir.1932 yılında doğan Muvaffak İnan, 1952 yılında Hocaalizade Mahallesi’ne yerleşir. Bursa Ticaret Meslek Lisesi’nde okur. Akşamları Bursa Ekspres Gazetesi'nde çalışır. 1963 senesinde İnan Matbaası’nı açar. 20 seneyi aşkın süredir Yeni Soluk Edebiyat Gazetesi’ni çıkarır. 1972 yılında 2 dönem muhtarlık yapar. Matbaanın çevresindeki yerleşim ve esnaflar hakkında bilgiler verir. Yapılan ilk apartmanlardan bahseder. Evlerinden Pınarbaşı suyunun geçtiğini anlatır. Setbaşı Kütüphanesi’nin köşesindeki Devrengeç Suyu çeşmelerine dair bilgiler verir.Bursa Büyükşehir BelediyesiBursa’nın Tarihi Mahalleleri I. editör Neslihan Dostoğlu, Yusuf Dostoğlu, Aziz Elbas. Bursa: Bursa Kültür A.Ş., 2011

    About the occurrence of Sirelina orduensis Meriç and İnan (1996) in the Ilgaz (Çankırı)

    No full text
    Bu çalışmada, ilk kez Gölköy formasyonunun (Ordu) Orta - Üst Maastrihtiyen yaşlı seviyelerinde tanımlanan Sirelina orduensis Meriç ve İnan'ın Ilgaz yöresinin (Çankırı) değişik yüzleklerindeki varlığı ortaya konulmuştur. Sirelina orduensis Meriç ve inan, mikrogranüler kavkı yapısı, gelişme devrelerine göre farklı sarılımı ve lateral orbitoidal localarıyla benzediği diğer foraminiferlerden kolaylıkla ayırdedilebilir. Bu tür, Ilgaz (Çankırı) dolayında yüzeyleyen Üst Maastrihtiyen yaşlı, kumtaşı, kumlu kireçtaşı, kireçtaşı ve kiltaşlarından oluşan Ödemiş formasyonunun (Pehlivan ve diğerleri, 1987) kumlu kireçtaşı seviyelerinde bol olarak saptanmıştır.In this study, the occurrence of Sirelina orduensis Meriç and İnan (1996) in Upper Maastrichtian levels in the different outcrops of Ilgaz (Çankırı) region was discovered. Sirelina orduensis was described first time by Meriç and İnan (1996) in Gölköy formation (Ordu). Sirelina orduensis Meriç and İnan different from other foraminifcra by their microgranular lest structure, different coil according their development stages and lateral orbitoidal chambers. This species was discovered abundantly in Upper Maastrichlian aged sandy limestone levels of Odemis formation (Pehlivan et al., 1987) crop out at Ilgaz (Çankırı) region which was represented by sandstone, sandy limestone, limestone and claystone

    Implementasi syirkah inan pada umkm

    Get PDF
    Penelitian ini dilakukan oleh Ikmaliatussalehah dengan judul “Implementasi Syirkah Inan Pada UMKM (Studi Usaha Sablon OMI CREATIVE DESIGN Samarinda)†dibawah bimbingan Rais Abdullah, penelitian ini bertujuan untuk mengetahui Implementasi Syirkah Inan Pada UMKM di Omi Creative Design. Metode yang digunakan pada penelitian ini adalah metode penelitian kualitatif dengan jenis penelitian deskriptif dan teknik pengumpulan data yang digunakan adalah observasi, wawancara, dan dokumentasi. Berdasarkan hasil penelitian ini menunjukkan bahwa usaha sablon Omi Creative Design tidak menerapkan syirkah inan, hal tersebut dapat dibuktikan terkait modal dan pembagian tugas kerja kedua pihak sudah sesuai dengan syirkah inan karena kedua pihak menggabungkan modalnya dengan jumlah yang berbeda dan pembagian tugas kerja berdasarkan waktu luang dan keahlian kedua pihak. Hanya saja dalam pembagian nisbah tidak sesuai dengan syirkah inan karena kedua pihak bersepakat untuk membagi keuntungan tersebut sama rata, hal tersebut tidak sesuai dengan konsep syirkah inan. Karena seharusnya nisbah tersebut dibagi sesuai dengan porsi modal yang ditanamkan

    Mihriban İnan Karatepe'nin öykücülüğü üzerine bir inceleme

    No full text
    Türk edebiyatında öykü, geçmişten günümüze kadar pek çok yazarın benimsediği bir tür olmuştur. Günümüz edebiyatında yazar sayısında görülen büyük artış ile öykü türü ivme kazanmış ve yazarların kendilerine özgü öykücülük anlayışı ile gelişimini sürdürmüştür. Bu çalışmada Mihriban İnan Karatepe'nin yayımlanmış dört öykü kitabında yer alan öyküleri incelenmiş ve bu incelemelerden hareketle yazarın öykücülüğü üzerine tespitler yapılmıştır. Kendine has bir üslûba sahip olan Mihriban İnan Karatepe'nin öykülerinin odağında kadın, bilinçsiz Müslümanlık eleştirisi, sosyal eleştiri, siyasal eleştiri, bireyin anlaşılmama ve duyarsızlaşmaya maruz kalma durumu, bireyin çıkmazları ve kendisi ile yüzleşmesi, ölüm, aşk ve çocuk konuları yer alır. Yazarın pek çok öyküsünün kahramanı kadındır ve yazar kadınları her hâliyle öyküye taşımıştır. Erkek egemen toplumun, din baskısının ve siyasal düzenin baskı altına aldığı kadınları öykülerinde anlatan Karatepe, kadının ezilişine karşı gelmiş ve kadın haklarını vurgulamaya çalışmıştır. Yazar; İslam dininin verdiği hakları kadının elinden kimsenin alamayacağına inandığı için öykülerinde ezilmeye, kısıtlanmaya, mahrum bırakılmaya çalışılan kadınları ele almış ve bunu inanan Müslüman bir yazar olarak yaptığını dile getirmiştir. Çalışmamızın giriş bölümünde öykü kavramı ve Türk edebiyatında öykü konusuna yer verilmiş sonrasında "kadın yazar" söylemi üzerinde durularak Mihriban İnan Karatepe, kadın yazarlık açısından değerlendirilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde yazarın hayatı, edebî kişiliği ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde yazarın Kadife Durağı, Hacıyatmaz, Aramızda, Herşey Çok Güzel adlı öykü kitaplarında yer alan öyküler içerik yönünden incelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde yazarın öykü kitaplarındaki öyküler, yapı açısından ele alınmıştır. Sonuç kısmında ise elde edilen bulgular ışında genel bir değerlendirme yapılmış ve Mihriban İnan Karatepe'nin Türk edebiyatındaki yeri ve önemi ortaya konmuştur.In Turkish literature, short stories have been a genre adopted by many writers from past to present. With the great increase in the number of writers in today's literature, the short story genre has gained momentum and continued its development with the authors' unique understanding of storytelling. In this study, Mihriban İnan Karatepe's stories in her four published story books were examined and based on these examinations, determinations were made about the author's storytelling. Having a unique style, Mihriban İnan Karatepe's stories focus on women, unconscious criticism of Islam, social criticism, political criticism, the individual's exposure to misunderstanding and insensitivity, the individual's predicaments and confrontation with himself, death, love and children. The heroine of many of the author's stories is a woman, and the author brings women into the story in every form. Karatepe, who tells in her stories about women oppressed by the male-dominated society, religious oppression and political order, opposed the oppression of women and tried to emphasize women's rights. Writer; He said that he dealt with women who were tried to be oppressed, restricted and deprived in his stories because he believed that no one could take away the rights given to women by Islam, and he stated that he did this as a believing Muslim writer. In the introduction part of our study, the concept of story and the subject of story in Turkish literature were included, and then the concept of female writer was mentioned and "the concept of female writer and Mihriban İnan Karatepe" was discussed. In the first part of the study, information is given about the author's life, literary personality and works. In the second part, the stories in the author's story books named Kadife Durağı, Hacıyatmaz, Aramızda, Herşey Çok Güzel were examined in terms of content. In the third part of the study, the stories in the author's story books are discussed in terms of structure. In the conclusion, a general evaluation was made in the light of the findings and the place and importance of Mihriban İnan Karatepe in Turkish literature was revealed

    Structure, theme and expression features in İnan Çetin's stories

    No full text
    Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim DalıGeleneksel hikâye anlatıcılığından müstakil ve modern bir edebî bir tür hâline gelen hikâye, günümüzde de pek çok yetkin eserle varlığını sürdürmektedir. 1980 sonrası Türk edebiyatında hikâyeleri ile öne çıkan isimlerden biri de İnan Çetin'dir. 1990 yılı itibariyle edebiyat dünyasına adım atan yazar; roman, hikâye, kurmaca-biyografi gibi pek çok türde eser vermiştir. Uzun süre dergicilikle uğraşan yazarın, hikâyeleri de ilk olarak dergilerde yayımlanmıştır. Bu çalışma; İnan Çetin'in üç hikâye kitabını yapı, tema ve anlatım özellikleri bakımından incelemek amacıyla oluşturulmuştur. Eserlerinde, bireyin toplum içindeki konumunu ve yalnızlığını en gerçekçi hâliyle ortaya koyan İnan Çetin'in pek çok hikâyesi, kendi hayatından izler taşımaktadır. Yazarın ödüllü eseri Kureyş'in Kurtları, büyüdüğü çevrenin inanışlarını, gelenek ve göreneklerini yansıtmakla birlikte babasının ona anlattığı hikâyeleri de aktarmaktadır. İnsanın toplum içinde yer edinme ya da bazen edinememe sorununu, kısaca birey olma çabasını farklı temalarla ortaya koyan yazar, bunu yaparken belli bir üslup çizgisinde gitmez ve kedine ait bir tarz belirlemez. Konu ve anlatım zenginliği, İnan Çetin'in hikâyelerinde en çok dikkat çeken özelliklerdir. Bu çalışmanın en büyük gayesi, tüm bu özellikler ışığında İnan Çetin'in hikâyelerini belli bir plan dâhilinde ele almak ve bilimsel çalışma imkânlarıyla sunmaktır. Anahtar Kelimeler: İnan Çetin, hikâye, Türk hikâyeciliği, hikâye tahlili.The story, which has become a separate and modern literary genre from traditional storytelling, continues to exist today with many competent works. One of the names that stands out with their stories in Turkish literature after 1980 is İnan Çetin. The writer stepped into the world of literature in 1990; He has produced works in many genres such as novels, stories, fiction-biography. The author, who has been involved in magazine publishing for a long time, had his stories first published in magazines. This work; It was created to examine İnan Çetin's three story books in terms of structure, theme and narrative features. Many of the stories of İnan Çetin, who reveals the individual's position and loneliness in society in the most realistic way in his works, bear traces of his own life. The author's award-winning work, The Wolves of Quraysh, reflects the beliefs, customs and traditions of the environment in which he grew up, and also tells the stories his father told him. The author, who reveals the problem of man finding a place in society or sometimes not being able to do so, in short, his effort to become an individual, with different themes, does not follow a certain style and does not determine his own style. The richness of subject and narrative are the most striking features of İnan Çetin's stories. The biggest aim of this study is to discuss İnan Çetin's stories within a certain plan in the light of all these features and to present them with scientific study opportunities. Keywords: Inan Çetin, story, Turkish storytelling, story analysis

    On sekizinci yüzyılda İstanbul’da inan şirketi uygulamaları

    No full text
    Osmanlı şirketler hukukunda şirketler genel olarak iki şekilde tezahür etmektedir. Ortaklar aralarında tam bir eşitlik öngörerek ortaklık sözleşmesi yapıp sermaye olmaya uygun olan mallarını şirkete dâhil ettikten sonra sermaye miktarı ve kazanç konularında eşit pay sahibi olurlarsa ortada mufavada şirketi mevcuttur. Fakat tam bir eşitlik şart etmeden ortaklık sözleşmesi yaparlarsa inan şirketi kurmuş olurlar. İnan şirketinde ortakların sermayelerinin eşit olması zorunlu değildir. Dolayısıyla iki ortaktan birinin sermayesi diğerinden fazla olabilir. Diğer yandan ortaklar ellerindeki tüm nakit paraları şirket sermayesi olarak kullanmak zorunda da değildir. Bu nedenle tüm mallarıyla inan şirketi kurabildikleri gibi bir kısım mallarıyla da kurabilirler. Diğer bir deyişle, şirkete kattıkları sermayeden başka ellerinde ortaklık sermayesi olabilecek mal (nakit vb.) bulundurabilirler. Bu şirket türü Osmanlı hukukunda meşru görülen konularda çalışma amaçlı olarak kurulabilir. Belli malların ticaretini yapmak, belli hizmetleri görmek veya belli malları üretmek için inan şirketi çerçevesinde faaliyet yapmak mümkündür. İnan şirketinin faaliyet süresi belirlenmiş olabilir; bu süre tamamlanınca şirket kendiliğinden sona erer. Öte yandan şirket amacını gerçekleştirirse yine kendiliğinden sona erer. İnan şirketi ortakları bağlayıcı nitelikte bir sözleşme değildir. Şirketin iki ortağı varken ortaklardan biri vefat ederse, sözleşmeyi feshederse veya ehliyetini yitirirse şirket kendiliğinden sona erer. Ortak sayısı ikiden fazlayken ortaklarda biri hakkında yukarıdaki haller söz konusu olursa ortaklık sözleşmesi diğer ortaklar hakkında yürürlükte kalmaya devam edecektir.Osmanlı toplumunda inan şirketi uygulamasının varlığına dair daha önce on altı ve on yedinci yüzyıl bağlamında değerli çalışmalar icra edilmiştir. Bu tebliğde inan şirketinin normatif altyapısına dair temel bilgiler kısaca tanıtıldıktan sonra on sekizinci yüzyıldaki bazı uygulama örnekleri üzerinde durulacaktır. Örnekler Osmanlı mahkeme kayıtlarında yer alan ve İstanbul’da kurulan bazı inan şirketlerinin tarafları ve konularına odaklanmaktadır

    Inan on Objectual and Propositional Ignorance

    Get PDF
    In this note, I would like to focus on the two central distinctions Inan draws between varieties of ignorance. One is the distinction between “objectual” and “propositional” ignorance, and the other is the distinction between “truth-ignorance” and “fact-ignorance,” which is a distinction between two types of propositional ignorance. According to Inan, appreciating these distinctions allow us to see what is wrong with the “received view,” according to which ignorance (or awareness of it) is “always about truth,” and enables us to “overcome our [philosophers’] propositional-bias.” I will argue for two theses. First, fact-ignorance appears to be a form of objectual ignorance; and, if this is so, there are no two distinctions but only one distinction that Inan in effect offers, which is between objectual and propositional ignorance. Second, what Inan calls “the received view” can raise some reasonable worries about objectual ignorance that are not taken into account by him

    Bir Mustafa İnan göçtü

    No full text
    Taha Toros Arşivi, Dosya No: 43-Mustafa-Mehmet-Jale İnan. Not: Gazetenin "Hadiseler Arasında" köşesinde yayımlanmıştır.Unutma İstanbul projesi İstanbul Kalkınma Ajansı'nın 2016 yılı "Yenilikçi ve Yaratıcı İstanbul Mali Destek Programı" kapsamında desteklenmiştir. Proje No: TR10/16/YNY/010

    Tarihçi yönüyle Abdülkadir İnan (1889-1976)

    No full text
    Üretken bir bilim insanı olan Abdülkadir İnan, hayatı boyunca dil, kültür ve tarih çalışmalarına ağırlık vermiş, bunun yanında arkeolojik bulgular ve eski Türk dinî konulu çalışmalarını da çeşitli dergi ve gazetelere vererek okuyucularına sunmuştur. Bu çalışmada Abdülkadir İnan’ın tarihçiliğini yansıtan Rusya Müslümanları hakkında olan yazılarından başlayıp konumuzla ilgili yazıları analiz ederek tarihe onun katkılarını ortaya konulmaya çalışılacaktır. İnan’ın bu yazılarının ağırlıklı konusu Türkistan’daki Rus işgali ve bu işgalin etkileridir. İnan, bu etkileri Rusya’nın nüfus politikaları, propaganda faaliyetleri, tarım siyaseti, baskı politikaları ve Ruslaştırma siyasetini ele alarak anlatmış ve Rus basın yayın faaliyetlerini devamlı takip ederek bu konuda duyarlılık oluşturmaya çalışmıştır. Aynı zamanda işgalin halk içindeki yankılarını destanları inceleyerek ortaya koymuş, halk kahramanlarının ve silahlı mücadeleye katılanların biyografilerini kaleme almış ve o dönemdeki dış Türklerin gündemini, yazar kesimin görüş ayrılıklarını da ortaya koymuştur. Bu sebeple İnan’ın yazıları onun tarihçiliğini ve Rusya Müslümanlarının bağımsızlık hareketlerini, siyasi ve kültürel tarihlerini yansıtması bakımından önemlidir. Tezde İnan’ın hayatı yeni bilgilerle ortaya konulmaya çalışılmış, onun tarihe dair makalelerinin analitik özetleri yapılmıştır.A prolific scientist, Abdülkadir İnan focused on language, culture and history studies throughout his life, and also presented his works on archaeological findings and ancient Turkish religion to various magazines and newspapers. In this study, it will be tried to reveal Abdulkadir Inan's contributions to history by analyzing the articles about our subject, starting from his writings about the Muslims of Russia, which reflect his historiography. The main subject of these writings of Inan is the Russian occupation in Turkestan and the effects of this occupation. Inan explained these effects by addressing Russia's population policies, propaganda activities, agricultural policy, repression policies and Russification policy, and tried to raise awareness on this issue by constantly following the Russian press activities. At the same time, he revealed the echoes of the occupation by examining the epics, wrote the biographies of the folk heroes and those who participated in the armed struggle, and revealed the agenda of the foreign Turks at that time and the disagreements of the writers. For this reason, Inan's writings are important in terms of reflecting his historiography and the independence movements of the Muslims of Russia, as well as their political and cultural history. In the thesis, Inan's life was tried to be revealed with new information, and analytical summaries of his articles on history were made

    Uzungöl’de doğa turizminin öncüsü: Dursun Ali İnan

    No full text
    This work is a student project of the Department of History, Faculty of Economics, Administrative and Social Sciences, İhsan Doğramacı Bilkent University.The History of Turkey course (HIST200) is a requirement for all Bilkent undergraduates. It is designed to encourage students to work in groups on projects concerning any topic of their choice that relates to the history of Turkey. It is designed as an interactive course with an emphasis on research and the objective of investigating events, chronologically short historical periods, as well as historic representations. Students from all departments prepare and present final projects for examination by a committee, with 10 projects chosen to receive awards.Ankara : İhsan Doğramacı Bilkent Üniversitesi İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Tarih Bölümü, 2025.Includes bibliographical references (pages 15-16).1970 öncesi Uzungöl, halkın sadece hayvancılıkla geçinebildiği, işsizlikten dolayı göçle mücadele eden bir bölgeydi. 1969’da Almanya’ya gidip 1974’te dönen Dursun Ali İnan, geldikten sonra Uzungöl’de turizm faaliyetlerinin başlangıcı için belli başlı çalışmalarda bulunmuştur. Bu çalışmalar Dursun Ali İnan’ın kurduğu bungalov ve balık restoranı ile başlamıştır. Araştırmamızda Dursun Ali İnan ile yaptığımız röportajdan, hakkında yapılmış belgesellerden, Uzungöl üzerine yazılan makale ve tezlerden yararlanılarak İnan’ın 1970’ten önceki hayatına, Uzungöl’de gerçekleştirdiği yenilikçi adımlara, bölge halkının görüşlerine ve bölgedeki gelişmelere katkılarına, İnan’ın bölge halkı için yarattığı fırsatlara, Uzungöl’ün günümüzde karşılaştığı tehlikelere ve yakın tarihte açılmış olan Dursun Ali Müzesi’ne odaklanılmıştır. Uzungöl’ü bir turizm merkezi haline getiren Dursun Ali İnan, bölge turizmi ve Trabzon için büyük önem taşımaktadır.Before 1970, Uzungöl was a region where the local population had to rely on livestock farming for livelihood and struggled with unemployment and migration. Dursun Ali İnan, who went to Germany in 1969 and returned in 1974, conducted certain several activities for tourism in the region. These activities started with the establishment of bungalows and a fish restaurant by Dursun Ali İnan. This study focuses on interviews conducted with Dursun Ali İnan, documentaries made about him, and articles and theses on Uzungöl to focus on Dursun Ali’s life before 1970, his innovative steps on the region, the perspectives of the local community of İnan, the positives İnan has created for the community, the current threats against Uzungöl and the recently created Dursun Ali Museum. Dursun Ali İnan who has made Uzungöl a tourism hub, has become an important figure for tourism and Trabzon.by Abdürrahim Öze
    corecore