134 research outputs found

    Hande -analytical index-analysis-text

    No full text
    Süreli yayınlar edebiyat tarihi araştırmalarında her zaman önemli bir yer tutmuştur. Tanzimat döneminde gazete ve dergilerin yayın hayatlarına başlamalarıyla Türk fikir hayatında önemli değişikler ve gelişmeler meydana gelmiştir. İncelediğimiz Hande gazetesi, 1.Dünya Savaşı yıllarında haftalık olarak İstanbul'da çıkmıştır. Gazetede savaşla ilgili konular daha çok karikatürler vasıtasıyla nükteli bir biçimde ele alınmıştır. Siyasal konulara dair ise aydınlatıcı yazılar bulunmaktadır. Hande'de yer alan karikatürlerin büyük bir çoğunluğu 1.Dünya Savaşı'nda yer alan devletler ve savaş sonuçlarıyla ilgilidir.Periodicals have always played an important role in researches in the area of literature history. Along with the launch of newspapers and magazines during the period of Tanzimat, very notable changes and developments took place in the Turkish intellectual life. The newspaper Hande, which we have examined, had been published weekly in İstanbul in the years of world war one. In the newspaper, the subjects related to the war is being dealt with in a witty way mostly by means of caricatures. As to political issues, there are clarifying articles. Most of the caricatures in Hande are related to the result of the war and the countries involved in World War One

    Combining Acceleration Techniques for Pricing in a Vrp With Time Windows

    No full text
    Hande Küçükaydın (MEF Author)##nofulltext##..

    Uluslararası İnsancıl Hukukun Zamansal Kapsamı (II): “Uluslararası Olmayan Silahlı Çatışmalarda” İnsancıl Hukukun Uygulanmaya Başlaması

    No full text
    Uluslararası insancıl hukukun zamansal kapsamını saptamak bu kuralların çatışma süresince uygulanabilmesi açısından son derece önemlidir. Uluslararası olmayan silahlı çatışmalara ilişkin uluslararası insancıl hukuk kurallarının uygulanmaya başlama anının belirlenmesi, uluslararası silahlı çatışmalara ilişkin olarak belirlenmesinden çok daha zordur. Çünkü bir devletin ülkesi içinde meydana gelen şiddet durumunun uluslararası olmayan silahlı çatışma olarak sınıflandırılması ve uluslararası insancıl hukuk kurallarının bu çatışmalara ne zaman uygulanmaya başlayacağı konusu yoruma açıktır. Zira iç karışıklık ancak belli bir eşiğe ulaştığında uluslararası insancıl hukuk kuralları bu çatışmalara uygulanacağından, bunun tespiti her zaman kolay olmamaktadır. Bu makalede uluslararası nitelikte olmayan silahlı çatışmalara yönelik uluslararası insancıl hukuk kurallarının uygulanabilmesi açısından uluslararası olmayan silahlı çatışmanın başlangıç anının tespit edilmesi amaçlanmaktadır

    From Thread to Fabric: Anthropology and Its Interpreters

    No full text
    In the Conclusion of the book edited by Hande Birkalan Gedik and Fabiana Dimpfelmeier, the author traces the dynamics between the thread and the fabric, going back to Fredric Barth's seminal 2000 Sydney Mintz lecture, published in 2002. Using different examples, from ideas that speak of global anthropological concerns, to the more particular issues of what it means to produce (and use) the anthropological knowledge, the chapter emphasizes the need to understand different regional traditions.This open access edition of ‘Fabrics of Anthropological Knowledge: Changing Perspectives in Europe and Beyond’, edited by Hande Birkalan-Gedik and Fabiana Dimpflmeier has been funded by Georg und Franziska Speyer’sche Hochschulstiftung and the Open Access Publication Fund of Goethe University Frankfurt am Main

    Correction to: Digitalization of Business Logistics Activities and Future Directions

    No full text
    The original version of Chapter 10 was inadvertently published with the incorrect authors affiliation. For authors Ebru Beyza Bayarçelik and Hande Begüm Bumin Doyduk the corrected affiliation is provided below: Ebru Beyza Bayarçelik Department of International Trade and Logistics Management, Faculty of Business and Management Science, Maltepe University, Maltepe, Istanbul, Turkey e-mail: [email protected] Hande Begüm Bumin Doyduk Hande Begüm Bumin Doyduk (Corresponding author), Department of International Trade, School of Business, Altınbaş University, Esentepe, Istanbul, Turkey e-mail: [email protected] Corrections have been updated in the book. © Springer Nature Switzerland AG 2020

    Devlet-Dışı Aktörlere Karşı Meşru Müdafaada "İsteksiz veya Âciz" Doktrini: Suriye ve DAEŞ Örneği

    No full text
    Devlet-dışı aktörler, sınırları belli bir ülkeye sahip olmadıklarından faaliyetlerini devam ettirebilmek için bir devletin ülkesine ihtiyaç duymaktadırlar. Ülkesini kullandıkları ev sahibi devlet, bu birimlerle işbirliği içinde olabilir ve aktif destek sağlayabilir. Ya da aktif destekte bulunmaksızın pasif olarak bu birimlerin kendi ülkesini kullanmalarına izin verebilir.Bu çalışmada ele alınacak konu, ev sahibi devletin devlet-dışı aktörlerin faaliyetlerine karışma düzeylerinden bir tanesi olan isteksiz veya âciz olma durumunda, mağdur devletin ev sahibi devletin ülkesinde bu birimlere yönelik kuvvet kullanıp kullanamayacağıdır. Konuyla ilgili olarak bahsedilecek olan, DAEŞ'e yönelik müdahale ile yeniden gündeme gelen "isteksiz veya âciz" doktrinidir. Buna göre devlet-dışı aktörlere ev sahipliği yapan devletlerin, bu birimlerin faaliyetlerini engellemek istememesi veya bu konuda âciz kalmaları durumunda, ev sahibi devletin ülkesinde bu birimlere yönelik kuvvet kullanmaları konusu tartışılmaktadır. Uluslararası hukukta henüz tam olarak yerini bulamamış bu doktrinin, devlet-dışı aktörlere karşı meşru müdafaa konusuna yeni bir boyut kazandıracağı kesindir.As non-state actors do not have a bordered country, they need a country of a state to continue their activities. This host state, of which country they use, can be in collaboration with these units and provide active support. Or, without providing active support, it can allow these units to use its country, passively. The issue which will be examined in this study is that if the host state will use force against these units in its country in case of that it is reluctant or helpless, which is one of the levels of interfering to non-state actors' activities by the host country, or not. This will be mentioned concerning to the issue is the "reluctant or helpless" doctrine, which reawaken with the action against ISIS. According to that, in case the host countries to non-state actors do not want to prevent activities of these units or they become helpless in that issue, it is being discussed that the use of force by the host country. It is certain that, this doctrine, which has not found its own level in the international law yet, will add a new dimension to the issue of necessary defence against non-state actors

    [Book Review]: "Türkiye’de Spiritüel Arayışlar: Deizm, Yoga, Budizm, Meditasyon, Reiki vb."

    No full text
    Türkiye'de son yıllarda gözlenen spiritüel arayışların karmaşık yapısını anlamak amacıyla yürütülen bu araştırma Tübitak 1001 programı tarafından desteklenmiştir. 2018-2020 yıllarında gerçekleşen bu araştırmadan yoğun bir üretim gerçekleştirilmiştir. Dr. Öğretim Üyesi Kurtuluş Cengiz, Doç. Dr. Önder Küçükkural ve Hande Gür tarafından yürütülen bu araştırmada, çeşitli çalışmalar yapılmıştır (Gür, 2020; Mashael, t.y.). "Türkiye'de Spiritüel Arayışlar" adlı bu çalışma ile nitel-nicel metotları kullanılarak hazırlanmıştır. Bu çalışmada; 6 ilden 84 katılımcı ile mülakat, 528 kişi ile anket çalışması gerçekleştirilmiştir (s. 29-30). Bu katılımcıların deneyimlerini, motivasyonlarını, maneviyat üzerine kişisel düşüncelerini, arayışlarının bireysel, fiziksel olmayan pratiklerinde okumaları mesela mesnevi, Osho gibi pratik olarak gördükleri veriler aktarılmıştır. Bu yöntemle birlikte araştırmayı geniş bir nüfusa yayarak bulguların genellenebilirliğini artırmak amaçlanmıştır. Sufi, sema törenleri ve yoga inzivaları gibi ruhani toplantılar çerçevesinde sağlam veri toplama yöntemleri ile gerçek bulgulara ulaşılması güçlendirilmiş, konuya geniş perspektif sunulmuştur. Bu sayede doğrudan gözlem ile elde ettikleri veriler çerçevesinde araştırmaya sağlam bir temel oluşturmuşlardır

    A Researcher's Identity

    No full text
    In the summer of 2022, I traveled to Türkiye, my country of origin, for a four-month ethnographic research project on the rise of Sufi -mystical Islamic- practices among mainly young, middle-class women of Turkish origin. Throughout my fieldwork, I repeatedly asked my interlocutors the question, "Can you tell me about yourself?" Little did I know that there would come a time when I would need to retreat to a quiet room, retrieve my laptop, and turn the same question inward. Anthropological fieldwork traditionally involved going to a 'foreign' place and describing 'the other' to academia upon return. However, studying a religion historically constructed as 'other' to the West requires self-reflexivity. As a young Turkish woman and daughter of a Sufi practitioner, I found myself questioning my position as an insider or a researcher in the field. With no one else to turn to, I took a seat and asked myself, "Can I tell a little bit about myself too, please?&quot

    “Movıng Beyond Qualıtatıve And Quantıtatıve Methods”: Experımentıng Sequentıal Mıxed Methods Whıle Studyıng Spırıtualıty

    No full text
    Researchers in social sciences often choose from qualitative, quantitative or mixed research methods while working on empirical research projects. It is often argued that in mixed methods designs, bias or weaknesses that are associated with a particular approach are expected to be balance each other (Creswell, 2013, p. 18-19). As mixed research methods blends quantitative and qualitative methods while studying the same event to be able to get a fuller understanding of the issue, mixed methods researches usually result in more profound findings because of “methodological pluralism” or “eclecticism” manifests (Johnson and Onwuegbuzie, 2004, p. 14). This study aims to discuss and present potentials that combine qualitative and quantitative methods. To be able to examine the argument above, issues regarding the design and major components of basic sequential mixed methods studies are discussed throughout this writing. Those issues may be summarized as decisions about the model and priority of methods, mixed methods sampling, timing, order, and sequence in different stages of the research as well as the issues related to the integration of both methods and databases. To carry out this discussion, this thesis will provide the necessary arguments and definitions in the literature on methodological challenges of mixed methods approach in addition to theoretical framework for the illustrative research which is designed to study “spirituality”. As spirituality is a hard-to-grasp and rather sensitive subject with relatively small study population available, different aspects of mixed methods approach seemed to be suitable to reflect on it. Thus, this writing will be able to provide examples and illuminate the steps of sequential mixed methods researches and providing a discussion that is beyond theoretical. Combining different elements of these established methods and considering the solitary advantages, this research project will try to test the argument presented as well as the necessary design steps along the way.Sosyal bilimlerde araştırmacılar ampirik çalışmalarını sürdürebilmek adına çoğunlukla niteli, nicel ve karma yöntemler içerisinden bir tanesini seçerek ilerlerler. Sıkça öne sürüldüğü üzere nitel ya da nicel yöntemlerle bağdaştırılan karakteristik zayıflık ya da yanlılıkların karma yöntem tasarımı ile birbirlerini dengelemesi beklenmektedir (Creswell, 2013, s. 18-19). Karma araştırma yöntemleri daha bütüncül bir anlayış yakalamak adına tek bir konuyu çalışken nicel ve nitel metotları bir araya getirdiğinde, gösterdikleri “metodolojik çoğulculuk” ya da “seçmecilik” nedeniyle daha derin sonuçlar edinmeyi mümkün kılar (Johnson ve Onwuegbuzie, 2004, s. 14). Bu çalışma nitel ve nicel yöntemleri bir araya getiren araştırma stratejilerinin potansiyellerini sunmayı ve tartışmayı amaçlamaktadır. Burada yukarıda bahsedilen iddiayı sınayabilmek için sıralı karma yöntem çalışmalarının tasarım ve ana bileşenleri konu edilecektir. Bu konular kısaca modelin seçimi ve yöntem ağırlığı, karma yöntem örneklemesi, farklı aşamaların zamanlanması, düzenlenmesi ve sıralanması ile hem yöntem hem de veri tabanlarının birleştirilmesi olarak sıralanabilir. Bu tartışmayı yürütebilmek için, bu tezde ilgili karma yöntemin metodolojik zorluklarını konu alan argüman ve tanımlar ile çalışma içerisinde sunulacak örnek çalışmayı anlamak için gerekli olan teorik çerçeve sunulacaktır. Örnek çalışmanın konusu olarak seçilen “spiritüellik” meselesi, sosyal bilimler de anlaşılması ve çalışılması güç bir kavram olarak tanımlanmakla birlikte saha düzleminde de hassas sayılabilecek ve sınırlı bir araştırma popülasyonuna sahip bir konu olduğundan karma araştırma yöntemlerinin kullanımına uygun bir alan sunmaktadır. Bu çalışma, hem alandan örnekler sunarak hem de sıralı karma araştırma yöntemlerinin adımlarını göstererek bu alanda teorik boyutun ötesine geçen bir tartışma sunmayı hedeflemektedir. Sonuçta bahsedilen iki ana yöntemin farklı özelliklerini birleştirip bireysel avantajlarını vurgulama yoluyla, bu çalışma, yukarıda bahsedilen iddiaların geçerli olup olmadığına dair bir tartışma sunmayı ummaktadır
    corecore