1,720,989 research outputs found
Eğitim Psikolojisi Bağlamında Eğitim Sistemi ve Öğretmen-Öğrenci Etkileşimine Eleştirel Bir Bakış
Öğretmenlerde İrrasyonel İnançlar İle Cinsiyet Ve Depresyon İlişkisinin İncelenmesi
Problem durumu: Bilişsel kuram, depresyonu açıklayan literatür içinde önemli bir yere sahiptir. İnsanlık tarihi kadar uzun bir geçmişe sahip olan eğitimin en temel paydaşlarından biri de öğretmenlerdir. Öğretmenler, bir model olarak davranış, tepki ve tutumlarıyla öğrencilerin gelişimleri üzerinde önemli bir rollere sahiptirler. Bu noktada, öğretmenlerin akılcı inançlara sahip olmaları oldukça önemlidir. Olaylar ve durumlar karşısında rasyonel inançlara sahip olmayan öğretmenler, öğretmenlik rollerinden kaynaklı hedefleri gerçekleştirmede başarısız olacaklardır. Ellis, irrasyonel inançları dört grupta toplamaktadır. Bunların ilki ve en sık görüleni, “ yapma(ma)lıydım”, “gelme(me)liydim” biçiminde “meli” ve “malılarla” ifade edilen dayatma yönündeki irrasyonel inançlardır. Araştırmanın amacı: Öğretmenlerin sağlıklı düşünebilme becerilerine sahip olması, eğitim sürecinde üstlendikleri rolleri başarıyla yerine getirebilmeleri açısından oldukça önemlidir. Öğretmenlerin rasyonel ve irrasyonel inançları ile depresyon düzeyleri arasındaki ilişkinin cinsiyet değişkeni bağlamında incelenmesi bu araştırmanın amacını oluşturmaktadır. Yöntem: Öğretmenlerin irrasyonel inançlarına bağlı olarak depresyon düzeylerinin incelendiği bu çalışma, genel tarama yöntemlerinden betimsel ve ilişkisel tarama modelindedir. Araştırma kapsamıda veriler, Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) ve İrrasyonel İnançlar Anketi (İİA) ile toplanmıştır. Öğretmenlerin depresyon düzeylerini belirlemede BDÖ; Öğretmenlerin irrasyonel inançları belirlemek için ise İİA kullanılmıştır. İİA, Albert Ellis’in akılcı olmayan düşünceler olarak tanımladığı (dayatmalar/meli-malılar; dayanamama düşüncesi; felaketleştirme/korkunçlaştırma ve değerbiçme/derecelendirme) akılcı olmayan inançlara dayandırılarak oluşturulmuştur. Katılımcılara kurgusal bir olay verilmiş ve bu olay karşısında, kendilerine seçenek olarak verilen rasyonel ve irrasyonel inanç gruplarından kendilerine uygun düşen inancı seçmeleri istenmiştir. Katılımcı öğretmenlerden elde edilen veriler, uygun parametrik olmayan istatistiksel tekniklerle incelenmiştir. Bulgular: Araştırma sonucunda, depresyon ile irrasyonel inançlar anlamlı bir ilişkinin bulunduğu ve irrasyonel inançların öğretmenlerin depresyonları üzerinde anlamlı bir farklılık yarattığı görülmüştür. Erkek öğretmenler kadın öğretmenlere oranla daha fazla depresyon yaşamalarına karşın, irrasyonel inançlar, kadın öğretmenlerin depresyonunu açıklamada önemli bir değişken olarak görülürken; erkek öğretmenlerin depresyonunu açıklamada anlamlı bir değişken olarak bulunmamıştır. Sonuçlar: Bu araştırma, nicel verilere dayalı olarak betimsel ve ilişkisel tarama modelinde yürütülmüştür. Veriler betimleyici ve ilişkisel istatistikler kapsamında değerlendirilmiştir. Cinsiyete ilişkin yapılan karşılaştırmada erkek öğretmenlerin bayan öğretmenlere göre depresyon düzeylerinin daha yüksek olduğu, ancak irrasyonel inançların bayan öğretmenler üzerinde depresyonu açıklamada daha etkili olduğu gözlenmiştir. Bir kısım araştırma bulgularından ayrışan bu bulgu, kültürel faktörlere bağlı olarak, erkek öğretmenlerin zor yaşam koşullarının sorumluluğunu daha fazla hissettikleri biçiminde açıklanmıştır. Buna karşın durumu açıklamada kadın öğretmenlere oranla daha rasyonel düşünebildikleri sonucuna ulaşılmıştır. Öneriler: Öğretmenlerin depresyonlarını azaltmaya ve onların iş memnuniyetlerini artırmaya dönük olarak, öğretmenlerin çalışma koşullarının ve özlük haklarının iyileştirilmesi sağlanmalıdır. Bunun yanında yürütülen hizmet içi eğitim çalışmalarında öğretmenlerin irrasyonel inançlarını rasyonel inançlarla değiştirmelerini sağlayacak içerik ve uygulamalara yer verilmesi öğretmenlerin depresyonunu düşürmede ve motivasyonunu artırmada etkili olacaktır
Going Beyond Counting First Authors in Author Co-citation Analysis
The present study examines one of the fundamental aspects of author co-citation analysis (ACA) - the way co-citation
counts are defined. Co-citation counting provides the data on which all subsequent statistical analyses and mappings
are based, and we compare ACA results based on two different types of co-citation counting - the traditional type that
only counts the first one among a cited work's authors on the one hand and a non-traditional type that takes into
account the first 5 authors of a cited work on the other hand. Results indicate that the picture produced through this non-traditional author co-citation counting contains more coherent author groups and is therefore considerably clearer. However, this picture represents fewer specialties in the research field being studied than that produced through the traditional first-author co-citation counting when the same number of top-ranked authors is selected and analyzed. Reasons for these effects are discussed
Variations on the Author
“Variations on the Author” discusses two of Eduardo Coutinho’s recent films (Um Dia na Vida, from 2010, and Últimas Conversas, posthumously released in 2015) and their contribution to the general question of documentary authorship. The director’s filmography is characterized by a consistent yet self-effacing form of authorial self-inscription: Coutinho often features as an interviewer that rather than express opinions propels discourses; an interviewer that is good at listening. This mode of self-inscription characterizes him as an author who is not expressive but who is nonetheless markedly present on the screen. In Um Dia na Vida, however, Coutinho is completely absent form the image, while Últimas Conversas, on the contrary, includes a confessional prologue that moves the director from the margins to the center of his films. This article examines the ways in which these works stand out in the filmography of a director who offers new insights into the notion of cinematic authorship
- …
