1,721,023 research outputs found

    The Investigation of the suitability of rock masses in Niğde area as an alternative concrete aggregate

    Get PDF
    Bu tezin, veri tabanı üzerinden yayınlanma izni bulunmamaktadır. Yayınlanma izni olmayan tezlerin basılı kopyalarına Üniversite kütüphaneniz aracılığıyla (TÜBESS üzerinden) erişebilirsiniz.Fen Bilimleri Enstitüsü, Jeoloji Mühendisliği Ana Bilim DalıÖZET NİĞDE BÖLGESİ KAYA BİRİMLERİNİN ALTERNATİF BETON AGREGASl OLARAK KULLANIMA UYGUNLUĞUNUN ARAŞTIRILMASI FENER, Mustafa Niğde Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı Danışmanı : Mayıs 2001 Ülkemizin değişik bölgelerinde bazı kurum ve kuruluşların (Karayolları, Devlet Su İşleri, hazır beton imal eden özel kuruluşlar v.s) agregalar üzerinde yaptıkları deney sonuçları; Niğde Bölgesinde Kırüstü Mevkiinden elde edilen ve halen binalarda beton yapı malzemesi olarak kullanılan malzemelere benzer özellik gösteren agregaların uygun nitelikte olmadıklarını ortaya koymuştur. Bu çalışmayla Niğde İlinin tamamını kapsayan L 32,33.34, M 32,33,34, paftaları içerisindeki sert kaya birimlerinin alternatif beton agregası olarak kullanıma uygunluğunun ortaya konması amaçlanmıştır. Çalışma kapsamı içerisinde beton agregasına uygun olabilecek altı farklı formasyon ve litodem birimi belirlenmiştir. Bu birimlerin mineralojik-petrografık,, fiziksel, mekanik ve elastik özelliklerini ortaya koyabilmek için araziden uygun büyüklükte ve nitelikte olan blok örnekleri alınmıştır. Bloklardan elde edilen farklı boy ve çaplardaki karotlar kullanılarak birimlerin fiziksel özelliklerinden; birim hacim ağırlıkları, özgül ağırlıkları, tane birim hacim ağırlıkları, poroziteleri (gözeneklilik), boşluk oranlan, su emme oranlan, doluluk oranları, donmaya karşı duyarlılık dereceleri, mekanik özelliklerinden; tek eksenli basınç dayanımları, üç eksenli basınç dayanımları, Los Angeles aşınma dayanımları, en direkt çekme dayanımları, nokta yük dayanımları, darbe dayanım katsayıları, Schmidt çekici dayanımları, elastik özeliklerden; dinamik elastisite modülleri, bulunarak, mineralojik ve kimyasal analizler yardımıyla birimler alkali-silis reaksiyonu yönünden değerlendirilmiştir.Elde edilen bulgular TSE standartlarına göre yorumlanmış, grafikler ve tablolar yardımıyla ifade edilmiştir, sonuçlar beklenildiği gibi bu birimlerin beton agregası olarak kullanılabileceğini göstermiştir. Anahtar Sözcükler: Agrega, Beton, Alkali-Silis Reaksiyonu, Fiziksel Özelikler, Elastik Özelikler, Mekanik Özelikler.SUMMARY THE INVESTIGATION OF THE SUITABILITY OF ROCK MASSES IN Nİ?DE AREA AS AN ALTERNATIVE CONCRETE AGGREGATE FENER, Mustafa Niğde Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı Supervisor: : Mayıs 2001 The results of the experiments carried out on aggregates by some establishments, such as Karayolları, DSİ and commericial organizations which produce prepared concrete, have brought up the unisuitability of the aggregates which have the some characteristies with the materrial getting from Kırüstü Place of Niğde Region and used in building constructions as a concretre material. The main objective of this study is to determine whether hard rock units in L32.33.34 and M32.33.34 sections completely including Niğde City is suitabe for alternative concrete aggergates or not. For this purpose, six different formations and litodem units which are probably suitable for concrete aggergate were determined. Block samples having an appropriate dimension and quality were collected from the determined are as for measuring mineralogical- perrographical, physico-mechanical and elastic properties of this units. Rock blocks were cored in differend length and diameter and unit volume weight, density,grain unit volume weight, porozity, void ratio, water absorbtion ratio, fullness ratio, sensitivity degree to freezing, uniaxial comperssive strength, triaxial compressive strength, Los Angeles Abrasion rasistance, indirect tensile strength, point load strength, impact strength, Schmidt hammer hardness and dynamic elastic modulus were measured. The units were evaluated from the point of the view of alcali-silica reactions using mineralagical and chemical analysis. Obtained results were interpreted according to TSE standarts and explained by tables and graphics. As it was expected, it was concluded that the racks units can be used for concrete aggregate.Keywords: Agregate, Concrete, Alkali-Silica Reaction, Physical Properties, Elastic Properties, Mechanical Properties

    The effect of sample disturbance on preconsolidation pressure and void ratio (e) / vertical effective stress curve

    Get PDF
    Fen Bilimleri Enstitüsü, Jeoloji Mühendisliği Ana Bilim DalıYüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışmayla numune örselenmesinin ön konsolidasyon basıncı ve zemin hafızası üzerine etkisi incelenmiştir. Bu amaç için araziden 20 adet örselenmemiş aynı özelliklere sahip numune alınmış laboratuara getirilmiştir. Laboratuara getirilen numuneler sistematik olarak farklı oranlarda örselenmiştir. Numunenin bir tanesine hiç örselenme uygulanmamış, diğer numuneler % 10, % 20, % 30, % 40, % 50 olacak şekilde içleri boşaltılıp geri doldurulmak suretiyle örselenme uygulanmıştır. Örelenmeye maruz kalan numuneler ve şahit numuneler üzerinde konsolidasyon deneyleri yapılmıştır. Daha sonra Casagrande yöntemi kullanılarak numunelerin sahip oldukları ön konsolidasyon basınçları belirlenmiştir. Bu amaç için toplam 15 adet örselenmemiş numune laboratuara getirilmiş, bunların sadece en ideal olan 6 tanesi kullanılmış diğer numuneler zeminin temel fiziksel özelliklerinin belirlenmesi için kullanılmıştır. Ön konsolidasyon basınçlarının yanı sıra zeminin granülometrik özellikleri (elek analizi, hidrometre analizi), atterberg limitleri (likit limit, plastik limit, rötre limiti), belirlenmiştir. Konsolidasyon deneylerinden elde edilen veriler kullanılarak numune örselenmesinin ön konsolidasyon basıncı ve zemin hafızası üzerine etkisi ortaya konmuştur.In this study, we examined the effect of soil disturbance on preconsolidation pressure and void ratio (e) / vertical effective stress (?ı vc ) curveFor this purpose, we taken 20 items undisturbed sample that having same properties on area. That sample were systematically disturbed different ratio (10%, 20%, 30%, 40%, 50%). On of the samples was undisturbed. Firstly; percentage template were created and marked on the consolidation rings. Sample in the consolidation ring certain ratio were emptied and then were filled. Consolidation tests were applied both undisturbed sample and disturbed samples. After this step; preconsolidation pressures were determined with Casagrande method. The best six samples were used for consolidation tests, the other samples were used for determinate soil index properties. In addition to preconsolidation pressure of sample soil (10% disturbed, 20% disturbed, 30% disturbed, 40% disturbed, 50% disturbed) soil granulometric properties (sieve analysis and hydrometer analysis), Atterberg limits (liquid limed, plastically limit and shrinkage limit) were determined.Effect on preconsolidation pressure and void ratio (e) / vertical effective stress (?ı vc ) curve were determined from obtained odometer test

    The analysis of rock adherence properties of steel fibers reinforced concrete used inside tunnel plating

    No full text
    Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışmada tünel kaplama betonlarında sıkça tercih edilen çelik hasırlar yerine çelik tel kullanımının betonlar üzerindeki mekanik davranışları incelenmiştir. Bu amaç için benzer beton dizaynında hazırlanmış 3 adet’i çelik hasırlı, 3 adet’i çelik telli ve kalan 3 adet’i donatısız toplam 9 adet plak numunesi üretilmiştir. Hazırlanan beton plak numunelerinde öncelikli olarak taze betonun işlenebilirliği ölçmek amacıyla; çökme testi, ve-be deneyi ve birim hacim ağırlık deneyi uygulanmıştır. Sertleşmiş beton numunelerinden çelik telli ve donatısız olanlara basınç dayanımı deneyi yapılmıştır. Literatürde çelik hasır ve çelik tellerin, betonların enerji yutma kapasitelerini arttırdığı bilinmektedir. Bu amaçla hazırlanan numunelere enerji yutma kapasitelerini (tokluk) belirleme amaçlı plak testleri yapılmıştır. Test sonuçları ele alındığında tünellerde püskürtme beton içinde kullanılan çelik hasırlar yerine, aynı enerji yutma kapasitesine sahip olduğu gözlenen çelik tellerin kullanılabileceği tespit edilmiştir.This study is prepared for master thesis. Construction companies usually using steel mesh nowadays.We are researching mechanical effect about using steel mesh insteadof steel fiber. So similar concrete design was prepared and 9 panel samples produced. 3 panel samples was produced steel fiber, 3 panel samples was produced steel mesh and 3 panel samples was produced simple concrete. Prepared concrete platter samples were applied slump test, ve-be test and unit weight test for measuring penetrability. Sclerotic concurate samples (steel fiber and simple one) were applied compressive strength test for finding first crack strength. Steel mesh and steel fiber are absorbing the energy more than simple concrete. So this 9 panel samples were applied similar test for determinaty energy absorbing capasity. Finding test results determinaty mechanical effect about steel fiber and steel mesh

    The evaluation of problems which are come acrossin The Karahan tunnel (Between Malatya and Darende; Km:35+894-37+500) on geological engineering

    Get PDF
    Fen Bilimleri Enstitüsü, Jeoloji Mühendisliği Ana Bilim DalıBu çalışma kapsamında, Malatya - Gölbaşı Ayrımı - Darende 6. Bölge Hd. Yolu (KM: 35+894 ?37+500) güzergâhı üzerinde yer alan Karahan tünelindeki mühendislik problemleri incelenmiştir.Yapılan arazi çalışmaları kapsamında sondaj ve incelemelerden yararlanılarak heyelanın jeolojik kesiti çıkarılmış, sondajlardan elde edilen karotlar ile zeminin mühendislik parametreleri bulunmuştur. Slidev5 programı ve Phase2D programı kullanılarak heyelanlı bölgenin stabilite analizleri yapılmıştır. Analizler sonucunda depremli ve depremsiz durumda güvenlik faktörünü sağlayan zemin destekleme yöntemi olarak Jet - Grout yöntemi seçilmiştir. Jet - Grout çalışması süresince ve daha sonraki süreçte inklometre yöntemi ile düşey hareketlilik takip edilmiştir.Within the scope of this study, engineering problems in the Karahan Tunnel which is located on Malatya ? Gölbaşı separation. Darende 6 Region Way (Km:35+894-37+500) are investigated.Investigations which is made on the landslide and geological cross section is taken and the core is gained through drilling and with this, engineering parameters are found Slidev5 and Phase2D programmes are used for stability analysis of landslide region. As a result of analysis; Jet ? Groud method is preferred for supporting the ground for security in either with landslide or not. During the process of Jet ? Groud and the period, inklometre method is used for observing the vertical motion as a result. Some recommandations are given for healthy work during the excavation work

    Effect of freezing-thawing cycle on engineering paremeters of rock

    No full text
    Bu çalışmada, laboratuar ortamında donma çözülme (D-Ç) sürecinin kayaçların mühendislik ve dokusal özelliklerinde meydana getirdiği değişimler araştırılmıştır. Bu amaçla Konya, Aksaray, Niğde, Kayseri, Nevşehir ve Kırşehir illerinde yapı malzemesi olarak kullanılan veya kullanılabilecek farklı dayanım ve dokusal özelliklere sahip kayaç 22 örneği belirlenerek, bu örneklere ait yeterli miktarda blok numune laboratuara getirilmiştir. Belirlenen 22 örnekte D-Ç süreci öncesi (doğal) ve sonrası yapılacak fiziksel, mekanik ve aşınma deneyleri ile dokusal (makroskobik ve mikroskobik) değişimlerin incelemesi için bloklardan ilgili standartla uygun numuneler hazırlanmıştır. Kayaçlarda D-Ç sürecinin etkisi doğal başta olmak üzere 5, 10, 15, 20 ve 30 çevrimlerinden oluşan beş donma çözülme döngüsü ile araştırılmıştır. D-Ç sürecinin kayaçların fiziksel özellikleri üzerine etkisi; porozite, ağırlıkça su emme, P dalgası yayılma hızındaki değişimler ile araştırılmıştır. Porozite ve ağırlıkça su emme değerleri D-Ç çevrim sayısının artışıyla doğru orantılı olarak (lineer olmayan) bir artış, P dalgası yayılma hızında ise lineer olmayan bir azalış gözlenmiştir. D-Ç sürecinin kayaçların mekanik özellikleri üzerine etkisi; tek eksenli sıkışma dayanımı, nokta yük dayanım indeksi ve Brazilian çekme dayanımındaki değişimlerle incelenmiş ve mühendislik özelliklerinde D-Ç çevrim sayısının artışıyla ters orantılı olarak lineer olmayan bir azalış belirlenmiştir. D-Ç sürecinin kayaçların aşınma özellikleri üzerine etkisi; Böhme aşınma kaybı, agrega darbe dayanımı, Los Angeles aşınma kaybı ve suda dağılmaya karşı duraylılık deneyleri ile araştırılmıştır. Böhme ve Los Angeles aşınma kaybı değerleri D-Ç çevrim sayısının artışıyla doğru orantılı olarak lineer olmayan bir artış, agrega darbe dayanımı ve suda dağılmaya karşı duraylılık değerlerinde ise lineer olmayan bir azalış gözlenmiştir. Laboratuar çalışmaları ile elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde, kayaçların fiziksel, mekanik ve aşınma özellikleri ile D-Ç çevrim sayısı arasında 0,50 ile 0,99 arasında değişen belirlilik katsayıları (R2) elde edilmiştir. Kayaçlarda makro ve mikro ölçekte yer alan dokusal kusurlar (çatlak, damar, fisür vb.), kayacın dokusunu oluşturan minerallerin tane boyutu, cinsi ve çeşitliği örneğin D-Ç sürecinden etkilenme oranını doğrudan etkileyen önemli bir özellik olarak belirlenmiştir.In this study, variations in engineering and textural properties of rocks were investigated under laboratory conditions during freeze-thaw (F-T) cycles. For this purpose, 22 different rock units being used as building stone or potential building stone were determinedand collected from Konya, Aksaray, Niğde, Kayseri, Nevşehir and Kırşehir cities. The specimens were prepared for physical, mechanical and abrasive tests and textural changes before and after freeze-thaw cycles in accordance with the standards. The effect of freezing-thawing cycles was examined in five cycles as 5, 10, 15, 20 and 30 in turn. The effect of freezing-thawing cycles on physical properties of rocks was determined by changes in porosity, water absorption in weight and P-wave velocity. Values of porosity and water absorption in weight increased directly proportional with freezing-thawing (F-T) cycles. P-wave velocity values decreased non-linearly with an increase infreezing-thawing (F-T) cycles. The effect of freezing-thawing cycles on mechanical properties of rocks was investigated by changes in uniaxial compressive strength, point load strength index and Brazilian tensile strength. These mechanical properties of rocks decreased non-linearly with an increase infreezing-thawing (F-T) cycles. The effects of freezing-thawing cycles on abrasion properties of rocks were examined by Bohme abrasion loss, aggregate impact value, Los Angeles abrasion loss and slake durability tests. The test results indicated that Bohme and Los Angeles abrasion loss values increased directly proportional with freezing-thawing (F-T) cycles. However, aggregate impact value and slake durability test values decreased non-linearly with an increase in freezing-thawing (F-T) cycles. Results of physical, mechanical and abrasional properties of rocks andfreezing-thawing (F-T) cycles indicate that the coefficient of determination (R2) ranges between 0, 50 and 0, 99. Macroscopic and microscopic textural defects (fracture, veins and fissure etc.) of rocks and their mineralogical and textural characteristics influence the rate of freezing-thawing cycles directly

    Assesment of rock slope stability for a segment (Kemerhisar-Eminlik) of the Ankara-Pozanti motorwat, Turkey

    Get PDF
    Fen Bilimleri Enstitüsü, Jeoloji Mühendisliği Ana Bilim DalıBu tez çalışması kapsamında, Ankara-Pozantı otoyolu inşaatı Kemerhisar-Eminlik kesimi Km: 312+000-327+000 arası açılmış olan 14 adet şevin stabilizasyon analizlerinin yapılmıştır.Yapılan ayrıntılı arazi çalışmalarında, kayaçların jeolojik ve jeoteknik incelemeleri sonucunda bu kayaçların yapısal ve dokusal özellikleri belirlenmiştir. Otoyol projesi kapsamında açılmış şev yüzeylerindeki tabaka duruşlarından jeolojik pusula ile doğrultuları ve eğim ölçümleri alınmıştır. Tabakalı yapıların süreksizlik yüzeyinden alınan numuneler ile süreksizlik içsel sürtünme açısı belirlenmiştir. Km: 312+000-327+000 arası açılmış şev yüzeylerinde gözlenen kayaçların dokanak ilişkileri, ayrışma zonları, faylar vb. jeolojik ve jeoteknik özellikler detaylı olarak incelenmiştir. Şev yüzeylerinki kayaçların, schmidt çekici kullanarak kayaçlarda schmidt geri sıçrama değerinin tayini ve dolaylı olarak tek eksenli sıkışma dayanımlarının saptanması amaçlanmıştır.Yapılan jeolojik - jeoteknik arazi incelemelerinde, mevcut koşullarda kazısı tamamlanmış yarma şevlerinde mevcut yada oluşması muhtemelen stabilite problemlerinin incelenmiştir. Planlanan jeolojik ve jeoteknik araştırmalar sonucunda elde edilen bilgiler neticesinde, Dips 6.0 programı kullanılarak şev stabilite analizi yapılmış ve şev yüzeyindeki tabaka düzlemlerin yenilme türleri ile bu yenilmelere karşı alınacak çözüm önerileri belirlenmiştir.In this study; engineering properties of rocks that observed cut slopes of ongoing construction of the Kemerhisar - Eminlik (312 +550 - 335 +550) segment of the Ankara - Pozantı motorway were determined. Stability analyses of problematic slope were performed. Measures to be taken were detailed to eliminate determined problems. Detailed geological lateral sections, sampling for laboratory studies, detailed examination of the rock discontinues surface (dip and dip direction measurements, tilt tests, surface roughness profiles etc.,), and Schmidt hammer hardness values were determined in the context of area study.Laboratory tests were carried out determine unite weight, point load strength index, shear strength parameters of the discontinuities and internal parameters (C and Ø) of rock unites. In the context of desk study; datas were evaluated using computer software, kinematic analyses of slopes were applied. In the study area tuff, flysch, agglomerate, basalt, spilitic basalt, pillow lavas and quaternary deposits are exposed. Observed alteration degree of rocks greatly different from each other in open cut, this situation negatively affects the stability of slopes has been completed manufacture. According to conclusions of field observation, laboratory tests and kinematical analyses; any stability problems are not expected at open cut in two of fourteen. Some stability problems (mainly to sliding wedge, planar slip, overthrow of rock, and debris flow rounding) are expected at the other open cuts.In this study, stability problems and measures that can be taken against these problems are divided into three. The first is the problem of small - scale rock fall, the second is the problem of falling stone from slope surface, the third is the problem of possible to the wholesale collapse. Taking some measures such as bolt, plate type injection anchoring, shotcrete, steel wire mesh and digging drainage trenches purposed to eliminate those problems

    Ankara province Elmadag district transformation of tunnel line 7 and alternative routes of Ankara – Kayseri line for state railways

    No full text
    Bu çalışma Ankara İli, Elmadağ İlçesi sınırları içerisinde kalan Devlet Demiryollarına ait tren yolu hattı üzerinde bulunan T7 tünelinin açık yarmaya dönüştürülmesi kapsamında mevcut hattın ve yetkililer tarafından önerilen alternatif hattın zemin etütlerinin yapılması, belirlenen bu iki hattın açık yarmaya dönüştürülmesi durumunda güvenli şev açılarının hesaplanması ve en güvenli hattın belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Elmadağ Formasyonu olarak bilinen altta yer yer kil bantları içeren ayrışmış grovak üstte ise farklı kalınlıklarda mercek şeklinde kireçtaşından oluşan heterojen bir istiften oluşmaktadır. Heterojen birimler düzenli tabakalardan oluşmadığı için şev tasarımlarında girdi parametresi olarak en düşük zemin karakterinin kullanılması şev güvenliği açısından önem arz etmektedir. Dolayısıyla bu hat boyunca da sondaj verilerinden elde edilen en düşük zemin parametreleri kullanılmıştır. Elde edilen parametrelerin şev güvenliği açısından mevcut ve alternatif hatlar için beş farklı açılarda (80o - 70o - 60o - 50o - 45o) Slide5.0 paket programında Fellenius, Basitleştirilmiş Bishop ve Basitleştirilmiş Jambuya göre modellenmiş sonuçlar değerlendirilerek en güvenli şev açısı belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: demir yolu, tünel, şev açısı, açık yarmaIn this study, the existing line and the alternative line proposed by the authorities within the scope of converting the T7 tunnel on the open rail of the State Railways line within the borders of Elmadağ District of Ankara Province, to the open slit, the calculation of safe slope angles and the calculation of the safe slope angles. to determine the safe line. The disintegrated greywack, known as the Elmadağ Formation, consists of clay bands at the bottom and a heterogeneous sequence of limestone-shaped limestones of different thicknesses. Since heterogeneous units do not consist of regular layers, it is important to use slope safety as the input parameter in slope designs. Therefore, the lowest ground parameters obtained from drilling data were used along this line. For the slope safety of the obtained parameters, five different angles (80o - 70o - 60o - 50o - 45o) for the existing and alternative lines are evaluated in the Slide5.0 package program by evaluating the modeled results according to Fellenius, Simplified Bishop and Simplified Jambu. It has been identified. Keywords: railway, tunnel, slope, open splittin

    Zayıf Kayalarda Su Muhtevasının İçsel Sürtünme Parametreleri Üzerine Etkisi

    No full text
    Kayaçların sahip oldukları içsel sürtünme parametreleri (C ve ?) jeoteknik uygulamalarda (şev analizleri, tünel çalışmaları gibi) gerek paket programlarında gerekse normal hesaplamalarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu değerler laboratuvarda tamamen kuru ya da doğal su içeriklerinde Hoek hücresinde (üç eksenli basınç deneyi) belirlenmektedir. Ancak doğada atmosferik koşullarda kaya birimleri çok kısıtlı sürelerde tamamen kurudur ya da mevsimsel koşullara bağlı olarak farklı doygunluk derecelerine sahiptirler. Bu çalışma ile zayıf kayaçların içsel sürtünme parametrelerinin farklı doygunluk derecelerinde (tamamen kuru, % 50 doygunluk derecesi, % 100 doygunluk derecesi) nasıl değiştiğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda Niğde, Nevşehir, Aksaray ve Kayseri bölgesinde yayılım gösteren ignimbirit ve tüfler kullanılmıştır. Bu tüf ve ignimbiritler bölgede hem yapı malzemesi olarak kullanılmakta hem de bazı mühendislik projeleri bu birimler üzerine inşa edilmektedir. Dolayısıyla çalışma hem bölgesel hem de evrensel olma niteliğine sahiptir. Çalışmanın sonuçlarına bakıldığında zayıf kayaçların su muhtevaları ile içsel sürtünme parametreleri arasında doğrudan bir ilişki söz konusudur. Zayıf kayaçların su muhtevaları arttıkça içsel sürtünme açısı ters orantılı olarak azalmaktadır. Değişimin büyük çoğunluğunun % 50 su muhtevasında gerçekleştiği, % 100 su muhtevasında değişimin devam ettiği ancak değişim ivmesinin azaldığı gözlenmiştirInternal friction parameters (C and ?) of rocks have been widely used in geotechnical applications (slope stability analysis, tunneling applications, etc.). These values are determined with Hoek cell (triaxial compression test) at laboratory at completely dry or partially saturated condition. But rock unites are dry in shortly time at the atmospherical conditions, or according to season condition rock unites have different saturated ration. In this study; the change of the internal friction parameters of weak rocks at different degrees of saturation (completely dry, 50% saturation and 100% saturation) was investigated. Within the context of this study, ignimbrite and tuff samples that widely dispersed in Cappadocia (Niğde, Nevşehir, Aksaray and Kayseri) were used. Both these ignimbrites and tuffs are used as constriction materials and same engineering projects are constructed on the unites in that region. Therefore, this study is both universal and regional. According to the result of this study; there is a directly relationship between water content and internal friction parameters. An inverse relationship was observed between water content of weak rocks and angle of internal friction of weak rocks. A great majority of changing was occurred at 50% water content, changing was continued at 100% water content but changing of acceleration had degreased was observed

    Presiyometre Deneyinden Elde Edilen Taşıma Gücü Değerinin Bilgisayar Yazılımları Yardımıyla Tahmini

    No full text
    Bu Yüksek Lisans Tezi çalışmasında önemli bir İn-Situ deney olan Presiyometre Deneyinden elde edilen taşıma gücü değerinin diğer laboratuar deney sonuçları ve bilgisayar yazılımları yardımıyla tahmin edilmesi incelenmiştir. Presiyometre Deneyi yapılırken karşılaşılan zorluklar, emek ve ekonomi düşünüldüğünde laboratuvar deneylerinden elde edilen sonuçlardan yaklaşık bir tahmin analizi yapılmıştır. Ayrıca Presiyometre Deneyinin yapılışı ve taşıma gücü ve oturma hesaplarına ayrıntılı bir şekilde raporda yer verilmiş, arazide elde edilen sonuçların büro ortamında düzeltilmesi sonucunda elde edilen log, basınç,-hacim grafiklerinin çizilmesi irdelenmiştir. Bu sonuçlardan elde edilen elde edilen laboratuar deney sonuçları ve presiyometre deney sonuçlarından elde edilen taşıma gücü değeri basit regresyon analizi ve genetik algoritma yardımıyla karşılaştırılmış ve bilgisayar yardımıyla yaklaşık olarak taşıma gücü tahmin edilmiştir.The aim of this thesis is to estimate carrying capacity obtained from pressiometer experiment, which is an in-situ experiment, with the help of other laboratory experiment results and computer software. Considering challenges, efforts and economy of pressiometer experiment, an approximate estimate analyse is carried out from the laboratory experiments to make it more practical. Furthermore, performance of pressiometer experiment, carrying capacity and settlement calculations are detailed in this study and preparation of log, pressure-volume graphics obtained from the correction of the results gained in site in office. Carrying capacity value obtained from laboratory experiment results and pressiometer experiment results are compared via simple regression analyse and genetic algorithm. Approximate carrying capacity is estimated via computer.

    The geological and geotechnical investigation of the Çekerek (Yozgat) tunnel segment

    No full text
    Bu tez kapsamında, Yozgat il sınırlarında kalan Zile-Çekerek arasındaki mevcut yol güzergahı üzerinde standartları yüksek yeni bir yol yapılması planlanmış, yolun yüksek kurplu geçiş noktasında da güvenli ve rahat bir ulaşım sağlamak için tünelli geçiş yapılması planlanmıştır. Bu hususta proje kapsamında ele alınan 601 m. uzunluğundaki Çekerek Tüneli geçişinin jeolojik ve jeoteknik açıdan değerlendirilmesi ve tünel destek sistemlerinin belirlenmesine yönelik çalışmalar yer almaktadır. Çalışma alanında, yüksek dayanımlı ve masif dokulu kireçtaşları ile yüksek/orta dayanımlı dolerit birimi yer almaktadır. Bu tez kapsamında, tünel güzergahının geçeceği jeolojik birimlerin mekanik özelliklerinin belirlenmesi amacıyla arazi ve laboratuvar çalışmaları yapılmış, elde edilen bu verilerden yararlanılarak tünel güzergahı 6 bölüme ayrılarak incelenmiştir. İncelemelerde, tünel içerisinde kalan jeolojik birimlerin türüne ve özelliklerine göre ayrılan bölümlerde RMR, Q, GSI değerlendirmeleri yapılarak destek sistemleri önerilmiştir. Önerilen destek sistemlerinin etkinliğinin ortaya konulması amacıyla Hoek-Brown kriterleri kullanılarak tüm bölümler için ayrı ayrı 2 boyutlu sayısal analiz modeli oluşturulmuş, tünel kazısı sırasında meydana gelebilecek deformasyon değerleri belirlenmiştir. Tünelin portal kesimlerinde kalan portal şevlerinde de arazi çalışmaları sırasında alınan süreksizlik ölçüm değerleri kullanılarak kinematik analizleri yapılmış ve duraylılık problemleri oluşup oluşmayacağı belirlenmiştir. Within the scope of this thesis, it is planned to build a new high standard road on the existing road route between Zile-Çekerek, which is located in Yozgat province boundaries, and to make a tunnel pass in order to provide safe and comfortable transportation at high curved crossing point. In this respect, 601 m. and the geological and geotechnical evaluation of the Çekerek Tunnel crossing in length and determination of the tunnel support systems. In the study area, high strength and massive textured limestones and high / medium strength dolerite units are located. Within the scope of this thesis, field and laboratory studies were carried out in order to determine the mechanical properties of the geological units through which the tunnel route will pass, and the tunnel route was divided into 6 sections by using these data. In the examinations, RMR, Q, GSI evaluations were made in the sections separated according to the type and characteristics of the geological units within the tunnel and support systems were proposed. In order to demonstrate the effectiveness of the proposed support systems, two-dimensional numerical analysis model was created for all departments using the Hoek-Brown criteria and deformation values that might occur during tunnel excavation were determined. Kinematic analyzes were made using the discontinuity measurement values obtained during field studies in the portal slopes of the portal sections of the tunnel and it was determined whether stability problems would occur
    corecore