1,177 research outputs found
Elif İnce, Yavuz Acar, Mümin Atakan, 2015, Investigation Of Physics Thought Experiments’ Effects On Students' Logical Problem Solving Skills
Elif İnce, Yavuz Acar, Mümin Atakan, 2016, Investigation Of Physics Thought Experiments’ Effects On Students' Logical Problem Solving Skills; SHS Web of Conferences Volume 26, 2016
TURKEY'S LIBYA APPROACH AND IRINI OPERATION ON THE GREECE ISSUE
Kaddafi yönetiminin devrilmesinin ardından Libya topraklarına BM ve NATO müdahalesi söz konusu olmuş ve ardından siyasi çok başlı bir yapı ortaya çıkmıştır. Kaddafi yönetiminin devrilmesinden kısa süre önce ise Doğu Akdeniz’de işlenebilirliği keşfedilen enerji rezervleri bu ortaya çıkan siyasi karışıklığın ve devletlerarası güç mücadelesinin Libya üzerinden yürütülmeye çalışılmasının önemli bir etkeni olmuştur. Yunanistan, Libya’da oluşturulmaya çalışılan siyasi otoritede etkili olmaya çalışmakta, Türkiye’yi Ege ve Akdeniz’de pasivize etmeye çalışmaktadır. Bu güç mücadelesinde Türkiye; hem Yunanistan’ın işgal ettiği Ege kara ve deniz alanlarının savunulmasına yönelik karşılık verebilmek için, hem Doğu Akdeniz’deki yetki alan hakkını korumak için, hem de KKTC’ye ait olan yetki alanlarının korunması için Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti ile deniz yetki alanı ve askeri işbirliği anlaşmaları imzalamıştır. Bu anlaşmalar bölgede diğer güç mücadelesinde olan devletleri rahatsız etmiştir. Bu yüzden AB, BM tarafından Libya’ya uygulanması öngörülen silah ambargosunun denetlenmesi için kendini yetkili ilan etmiş ve IRINI operasyonunu başlatmıştır. Ancak IRINI operasyonu Akdeniz bölgesinde Türkiye’yi sıkıştırma hamleleri olarak görülmektedir. Bu bilgiler ve araştırmalar ışığında, bu çalışma Türkiye’nin Doğu Akdeniz ve Libya yaklaşımını Yunanistan meselesi ve IRINI operasyonu üzerinden ele almış bir nitel araştırmadır
Elif İnce, Zeliha Özsoy Güneş, Yavuz Yaman, Fatma Gülay Kırbaşlar, Özgü Yolcu, Ergun Yolcu, 2015, The Effectiveness of the IUVIRLAB on Undergraduate Students’ Understanding of Some Physics Concepts, Procedia - Social and Behavioral Sciences, 195; 1768 – 1777.
Moleküler demet epitaksi ile üretilmiş Pd-Zr ince filimlerin karektrizasyonu
06.03.2018 tarihli ve 30352 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Yükseköğretim Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile 18.06.2018 tarihli “Lisansüstü Tezlerin Elektronik Ortamda Toplanması, Düzenlenmesi ve Erişime Açılmasına İlişkin Yönerge” gereğince tam metin erişime açılmıştır.Moleküler demet epitaksi (MBE) yöntemi özellikle yarıiletken malzemelerin üretiminde kullanılan bir yöntemdir. MBE tekniği farklı bileşimlerin ve alaşımların epitaksiyel olarak büyümesine imkan tanır.Bu çalışmada Pd-Zr alaşımlarının MBE yöntemi ile ince film şeklinde üretimi sağlanmış ve ısıl işlemlerine bağlı olarak tane büyümesi faz değişimleri incelenmiştir. Pd-Zr alaşımı Si wafer üzerine MBE yöntemiyle biriktirilmiştir. Pd80-20Zr, Pd81-19Zr, Pd83-17Zr ve Pd85-15Zr ince filmleri 60°C'de 1 saat ön ısıtılmış, sonra 400°C ve 800°C'de ısıl işleme tabi tutulmuştur.Isıl işlem öncesinde ve sonrasında elde edilmiş ince filmlerin karakterizasyon işlemleri taramalı elektron mikroskobu (SEM), X-ışınları difraktometresi (XRD) ve EDX analizi kullanılarak gerçekleştirilmiştir.Molecular beam epitaxy is also used for the deposition of some types of semiconductors. MBE (molecular beam epitaxy) techniques allow the epitaxial growth of different compounds.In this study, thin films of Pd-Zr alloys have been manufactured by MBE techniques and the grain growth and phase changes have been analyzed due to the heat treatment processes. The thin films of Pd-Zr alloy have been deposited onto Si wafers. After pre heating of Pd80-20Zr, Pd81-19Zr, Pd83-17Zr and Pd85-15Zr thin films at 60°C for 1 hour, heat treatment processes we made at 400°C and 800°C for 24 hours.The characterization of the manufactured thin films before and after heat treatment processes have been performed by scanning electron microscopy (SEM), X-ray diffractometer (XRD) and EDX analyses
Socialist Realism” in Yasar Kemal‟s Novels Named Ince Memed, Demirciler Carsisi Cinayeti, Yusufcuk Yusuf
Tez DosyasıÇalışmada, Yaşar Kemal?in İnce Memed I, II, III, IV ve Akçasazın Ağaları I, II Toplumcu Gerçekçi bakış açısı ile incelenmiştir. Sosyalizmin etkisi ile yazılmış olan İnce Memed ve kapitalist hayatın ilk adımlarını atan Akçasazın Ağaları, içeriği bakımından Toplumcu Gerçekçilik akımının birçok unsurunu barındırmaktadır. Çalışmada ilk olarak Toplumcu Gerçekçilik?in tarihine değinilmiştir. Ardından çalışmada ele alınan eserlerin yazarı olan Yaşar Kemal hakkında bilgi verilmiştir. Romanlar, şahıs kadrosunun oluşumundan zaman ve mekânın seçimine kadar Toplumcu Gerçekçilik?e mahal veren unsurlar ile örülü olduğundan ve bu unsurların içeriğin anlaşılmasında etkili olacağından roman inceleme sanatına göre incelenmiştir. Son olarak, eserler Toplumcu Gerçekçi unsurlar ışığında ele alınmıştır.In the study, Yasar Kemal?s I, II, III, IV books and Masters of Akcasaz I, II books were researched. Ince Memed which was written with the effect of socialism and Masters of Akcasaz which took the first step of capitalist life, include many facts of Socialist Realism movement in terms of their contents. In the study, firstly the history of Socialist Realism is mentioned. Then some information was given about the writer Yasar Kemal who is the writer of the books in this study. With the reason that novels are knitted with the elements which give rise to socialist realism and these elements will be effective when understanding the content, novels were examined in reference to novel research art. Finally, novels were approached in the light of Socialist Realism
Elif İnce, Fatma Gülay Kırbaşlar, Zeliha Özsoy Güneş, Yavuz Yaman, Özgü Yolcu, Ergun Yolcu, 2015, An Innovative Approach in Virtual Laboratory Education: The Case of "IUVIRLAB" and Relationships Between Communication Skills with the Usage of IUVIRLAB, Procedia - Social and Behavioral Sciences, 195; 1785 – 1792.
Ince E, Acar Y,2014, Investigation Of Some Learning Methods On Pre-Service Teachers’ Scientific Process and Critical Thinking Skills, 17-19 November, Seville, Spain.
Itır Yasar Z, Ince E, Kirbaslar FG, 2014, 7. Class Science and Technology Course “Structure of Atom” Procedia - Social and Behavioral Sciences 152; 662 – 667.
fragMENtaTION 29Entre chien et loup
Elif Ayiter çalışmalarını uzun zamandan beri galeri, müze gibi kurumsal alanlarda değil, Second Life gibi sanal, kurguya dayalı mecralarda gösterdiği için kelimenin tam anlamıyla “gemilerini iki kere yakmış” bir sanatçı. Yirmi yıldan beri kişisel sergi açmaması, çağdaş sanatın dolaşım haritasına çıkmayı hayırlaması,1 grup ve tematik sergilerde yer almaması Onun gemilerini ilk yakışına işaret ederken, Second Life gibi, o dünyaya ait olmayanlar için tanımsız bir alanda etkinlik göstermedeki ısrarlılığı, gemilerini tutkuyla, ikinci kez yaktığını duyumsatıyor. Dolayısıyla kendi istiridyesine çekilmiş, çalışmalarını sedefleşmiş kabukların arasında geliştiren, düzene, mantığa, neden-sonuç ilişkilerinin dayatmalarına karşı çıkan bir sanatçı Elif Ayiter. Projesinin ismi de, “Entre chien et loup”, içeriği de, Ayiter’in düşüncelerini tanımlamak için tercih ettiği, birbiri içinde açılan düş ve anlam adacıklarına sahip. Fransızca’da gündüzle gece, gün ile karanlık arasındaki anları tanımlamak için kullanılan “Entre chien et loup” tabiri,2 sanatçının projesinde kullandığı avatar figürleri,3 metinler, şiirler, Ayiter’in projesinde çok katmanlı bir kurgu geliştirdiğini ortaya çıkarıyor. Derginin iki sayfasını kapsayan yedi kompozisyonun yorumlanabilmesi için, sanatçının birbiri içinde eriterek organikleştirmeyi başardığı katmanlara dikkatle bakmak gerekiyor. Ayiter’in kompozisyonlarındaki resimsel elemanlar, gerçek dünyaya ait manzaraların, fotoğrafların, sanal figürlerin, tarihi botanik gravürleriyle4 birlikte harmanlanmasından oluşan bütüncül bir etkiye sahip. Her daim karşımıza çıkan avatarlar, hem vücutsal özellikleri, hem de giysileriyle sanatçının kurgu dünyasının ayrıcalıklı yapısını ortaya koyuyorlar. Bir anda kompozisyondaki avatarlara mı, yoksa onların etrafındaki manzaralara mı bakması gerektiğini düşünen izleyiciler bu çok katmanlılık karşısında şaşkınlığa uğruyorlar. Çünkü Ayiter’in kurguladığı dünya, ilk bakışta tanıdık gelen ipuçlarına rağmen, bilmediğimiz, görmediğimiz görsel elemanlarla zenginleştirildiği için, “anlam sınırlarını” aşmış, düş gücünün dörtnala farklı yönlere doğru koştuğunu gösteren detaylara sahip. Detay, detay ve tekrar detay zenginliğine sahip olan kurgular, Ayiter’in projesinin en önemli öğelerinden birini oluşturuyor. Bu detaylara dikkatle baktığımızda, sanatçının gerçek dünyaya tam anlamıyla sırtını dönmeyip, Postmodern-kolaj estetiğine de teslim olmayarak, ince, birbirinden farklı “kavram adacıkları” oluşturduğunu gözlemliyoruz. İlk bakışta, Doğu sanatına özgü epik freskleri andıran kompozisyonlarında Ayiter, belli bir hikâyeyi anlatmadığı için detaylar üzerine yoğunlaşarak, izleyicinin dikkatini her bakıldığında farklılaşan küçük nüanslara yöneltiyor. “Entre chien et loup” projesinde bize tanıdık gelen manzaralar karşısında olduğumuz hissi, rastlantıya dayanmayan, sanatçı tarafından özellikle kurgulanmış bir durum olduğu için, baştan çıkarıcı güzellikteki avatarlar da bize pek yabancı gelmiyorlar. Ayiter’in bu tasarlanmış güven hissinin içine yerleştirdiği, adeta sakladığı detaylar, bazen kuşlar, bazen bitkileri, bazen de insan yüzü olarak karşımıza çıktığında, adeta ürperiyoruz. Bu tür sürprizler, sanatçının yakın durduğu Kuzey Avrupa Gotik Sanatı’nın yankılarıyla birlikte düşünüldüğünde, Ayiter’in kompozisyon anlayışı ve renk tercihleriyle geçmişin tozunu, sesini Yeni Medya Sanatı’nın teknikleriyle günümüze taşıdığını duyumsuyoruz. Sessiz, kendi geri çekilmişliğinden emin ve yaptığının keyfini en ince noktasına dek çıkararak.
Necmi Sönmez, İstanbul-Düsseldorf, Mart, 201
- …
