1,721,031 research outputs found
Güncel kelam tartışmaları
İslâm dininin inanç, ibadet ve davranışlara dâir genel esaslarını tespit, temellendirme ve savunma görevini üstlenen kelâm ilminin günümüzde bu fonksiyonunu ne ölçüde yerine getirdiği tartışma konusudur. Bu bağlamda kelâmın kendini yenilemediği, çağımızda ortaya çıkan inanç problemlerine çözüm üretemediği, bugünün insanına rehberlikte bulunacak bir dünya görüşü ortaya koyamadığı, çeşitli düşünce ve ideolojiler karşısında İslâm’ı yeterince savunamadığı gibi eleştiriler söz konusudur. Benzer eleştirileri İslâmî ilimlerin her birine yöneltmek mümkündür..
Dünya dışı yaşama Müslüman bakış açısı
Since antique times, humankind has had ideas on extraterrestrial life. However, only in the last decades, we have been able to search for extraterrestrials via technological equipment. While there are many unknowns about the nature of life, some scientists think that we may find extraterrestrial life. We are looking for biosignatures and technosignatures as the signs of extraterrestrial life. If we find extraterrestrial life, this would have some implications for our place in the universe. Belief in extraterrestrial life implies the mediocrity of humankind. Because Abrahamic religions are understood as they are declaring the uniqueness of humankind, one may surmise that extraterrestrial life would be problematic for religion. However, Islam doesn’t seem to claim the uniqueness of humankind. Furthermore, belief in the uniqueness of life seemsto be in contrast with some verses in the Quran. Because, Quran has some verses that seem to imply extraterrestrial life, even extraterrestrial intelligence. Since the Quran’s implication for the existence of extraterrestrial life is defended here, the scientific opinions on the probability of the emergence of life have significance. However, both low probability and high probability views of life are compatible with Islam. Likewise, there are contrasting opinions among scientists on the emergence of the complexity of life, and both contingency and convergency claims about the complexity of life are compatible with Islam. Finally, the possible religion of extraterrestrial intelligent life needs examination. We may expect extraterrestrials to be revealed by God with the same message of Islam. However, even if we find out that they are not revealed by God, this would also be congruent to Islam.İnsanlık, antik dönemlerden beri Dünya dışı yaşam hakkında fikirler üretmiştir. Ancak yalnızca son birkaç on yıldır teknolojik cihazlarla Dünya dışı varlıkları arayabiliyoruz. Yaşamın doğası hakkında bilmediklerimiz oldukça fazla olsa da bazı bilim insanları Dünya dışı yaşamı bulabileceğimizi düşünüyor. Yaşamın varlığını tespit etmek için biyolojik işaretleri ve teknolojik işaretleri kullanıyoruz. Eğer Dünya dışı yaşamı bulabilirsek, bunun evrendeki yerimiz hakkında bazı imaları olacaktır. Dünya dışı yaşama inanmak insanın sıradan olduğunu ima edecektir. İbrahimi dinler insanın eşsizliğini savunuyormuş gibi anlaşıldığı için Dünya dışı yaşamın din açısından sorunlu olacağı düşünülebilir. Ancak İslam insanın eşsizliğini iddia ediyor gibi görünmemektedir. Hatta hayatın eşsizliğini savunmanın Kuran’daki bazı ayetlerle zıtlık oluşturacağı görünmektedir. Çünkü Kuran’daki bazı ayetler Dünya dışı yaşamı, hatta Dünya dışı akıllı yaşamı ima ediyormuş gibi görünmektedir. Burada Kuran’ın Dünya dışı yaşamın varlığına dair imaları savunulacağından yaşamın oluşma ihtimaliyle ilgili farklı bilimsel düşünceler önem taşımaktadır. Ancak hem yaşamın oluşumunun düşük ihtimalli olduğu görüşü hem de yüksek ihtimalli olduğu görüşü İslam’la uyumludur. Benzer bir şekilde, bilim insanları arasında karmaşık yaşamın oluşumu konusunda da fikir ayrılığı vardır ve yaşamın kompleksliğinin beklenmedik olduğu hem de yakınsak olduğu görüşleri de İslam’la uyumludur. Son olarak, Dünya dışı akıllı yaşamın olası dini incelenmesi gereken bir konudur. Dünya dışı varlıkların İslam’la aynı mesaja sahip bir vahiy almış olmasını bekleyebiliriz. Ancak eğer vahiy almadıklarını gözlemlesek bile bu durum İslam’la uyumlu olacaktır
Neurotheology and religion experience
Bu çalışma nörolojik olarak dînî deneyimi ve Tanrı’nın varlığını hissetme durumu gibi spritüel birçok konuyu bilimsel olarak inceleyen nöroteoloji bilim dalının dînî deneyimle ilgili kısmını araştırmayı hedeflemektedir. Bu bağlamda nöroteolojinin kapsadığı nöroloji, teoloji, biyoloji ve psikoloji alt bilim dallarından faydalanıp konuyla bağlantılı kısımlarını ele alarak meseleye açıklık kazandırılacaktır. Nöroteoloji yakın zamanda ortaya çıkan ve gelişmekte olan bir alan olmakla birlikte son dönemde kullanılan beyin tarama aletleri ile kayda değer sonuçlar elde edilmiştir. Bununla beraber bilim insanları çok eski dönemlerden beri beyni ve beynin fonksiyonel bozukluğu sebebiyle ortaya çıkan hastalıkları ele alan eserler kaleme almışlardır. Bu anlamda konuyla ilgili ilk ve önemli isimlerden biri olarak Kamilu’s Sınaatu’t Tıbbiyye adlı eseri ile Ali b. Abbas el-Mecusi’yi görüyoruz.This study aims to investigate the religious experience part of neurotheology, which scientifically examines many spiritual issues such as religious experience and feeling the presence of God. In this context, the issue will be clarified by making use of the sub-disciplines of neurology, theology, biology and psychology, which are covered by neurotheology, and discussing the relevant parts of the subject. Although neurotheology is a recently emerging and developing field, remarkable result have been obtained with the recently used brain scanning tools. However scientists have written works dealing with the brain and the diseases that occur due to functional disorders of the brain since ancient times. In this sense one of the important example on the subject is Kamilu’s Sınaatu’t Tıbbiyye written by Ali b. Abbas el-Mecusi we see
Tanrı'nın varlığına dair ahlak argümanı
Bu çalışma, nesnel ahlak ile Tanrı'nın varlığı arasındaki ilişkiyi ele almayı amaçlamaktadır. Daha spesifik olarak, nesnel ahlakı temellendirmek için Tanrı'nın varlığının gerekli olup olmadığını incelemeyi amaçlamaktadır. Dahası, ahlaki özelliklerin gerçekliğini değerlendirmede Tanrı'nın varlığının önemli bir rol oynayıp oynamadığını ve alternatif açıklamaları karşısında ne durumda olduğunu değerlendirir. Bu tezin ana argümanı, Tanrı'nın varlığının nesnel ahlak için en iyi açıklamayı sağladığını, çünkü ahlakın temel özeliklerini: nesnellik, evrensellik ve normatiflik açıklayabileceğini diye iddia etmektedir. Bu argüman esas olarak ahlakın ontolojik statüsüyle ilgilidir ve ahlakı temellendirmek için rekabet halindeki açıklamalar yeterli açıklayıcı güce sahip olmadığından, Tanrı'nın etik için hala önemli olduğu fikrini güçlendirmektedir.This works aims to consider the relationship between objective morality and existence of God. Ore specifically, it is intended to analyze whether God's existence is necessary for grounding objective morality. Furthermore, it evaluates whether God's existence plays the significant role in considering the reality of moral properties and how it fares compared to the explanations of alternative and competing accounts. The main argument of this thesis claims that God's existence provides the best explanation for objective morality because it is capable of capturing all essential features of morality; objectiveness, universality, normativity. The argument is concerned mainly with the ontological status of morality, and it strengthens the notion that God is still important for ethics as competing accounts lack sufficient explanatory power for grounding morality
Kelam geleneğinde yeterli sebep ilkesi
Foundational ideas of the kal?m tradition are still to be studied. The Principle of Sufficient Reason (PSR) as an ontological principle is one of the most potent principles for metaphysics. Many philosophical discussions in Islamic literature refer to this principle. Moreover, the mutakallims, for their divine goal of building a solid theology consistent with the Qur??n and the ?ad??, utilize it extensively. To better understand the metaphysics of the overall kal?m tradition, this study investigates how the mu?aqqiq?n explained the foundations of a specific variant of the PSR and utilized it: Tarajju? bil? murajji? b??il. The aim is a general but complete picture. Hence, primarily major works of the mu?aqqiq?n are examined and clarification of an accepted view had priority over the conveyance of different opinions. Comparisons to the contemporary philosophical debates enabled us to see how a possible defense by the mutakallims would start…Kelam geleneğinin temel meseleleri hala tam olarak çalışılmış değil. Ontolojik bir ilke olarak Yeterli Sebep İlkesi metafiziğin en tesirli ilkelerinden birisidir. İslamî literatürdeki birçok felsefî tartışma bu ilkeyi işaret ediyor. Dahası, Kelamcılar bu ilkeden ulvî maksat addettikleri, Kur’an ve Sünnet’e uygun sağlam bir ilahiyat teorisi kurmak maksadı için çokça faydalanmışlardır. Bu çalışma, Kelam geleneğinin metafiziğini daha iyi anlamak amacıyla muhakkiklerin Yeterli Sebep İlkesi’nin belli bir varyantını nasıl temellendirdiklerini ve kullandıklarını araştırıyor: Tereccüh bila müreccih batıldır. Çalışmadan maksat genel ama tam bir tablo çizmek. Bu sebeple, muhakkiklerin önemli eserleri incelendi ve farklı görüşlerin tartışmasındansa genel kabul gören görüşlerin açıklanması öncelikli oldu. Kelamcıların muhtemel savunmalarına bir giriş mahiyetinde çağdaş felsefî görüşlerle karşılaştırmalar yapıldı
Kozmolojik argümanda sonsuz geriye gidiş problemi: Îcî'nin Mevâkıf adlı eserinin analizi (Mevkıf II, Mersad V, Maksat VIII)
This paper aims to discuss the problem of infinite regress that arises out of the cosmological argument for theism in light of the views of the Persian theologian and philosopher Aḍud al-Dīn al-Ījī (1281–1355). I shall explore al-Ījī's argument against an infinite series of causes and effects (tasalsul al-'ilal wa al-ma'lūlāt ilā ghayr al-nihāya) in his primary work al-Mawāqif fī 'Ilm al-Kalām ('Positions in Theology'). The sort of approach I am taking is a critical analysis and comparative approach of sorts. I begin by presenting a brief sketch of the cosmological argument and the problem of infinite regress that arises out of it. Consequently, I will analyze, interpret, and evaluate al-Ījī's five arguments against the possibility of an infinite series of causes and effects presented in his Mawāqif in the section Mawqif II, Marsad V, Maqsad VIII. Apart from identifying the strengths and limitations of al-Ījī's reasons in comparison to other arguments for and against an infinite regress, possible objections to his argument shall also be addressed adequately.Bu tez, Tanrı'nın varlığını savunan kozmolojik argümandan kaynaklanan sonsuz geriye gidiş (teselsül) problemini, İranlı kelamcı ve filozof Aḍudüddîn el-Îcî'nin (1281–1355) görüşleri ışığında ele almayı amaçlamaktadır. Çalışmada, el-Îcî'nin temel eseri olan el-Mevâkıf fî ʿİlm el-Kelâm'da (Kelam İlminin Pozisyonları), sebepler ve sonuçlar arasında sonsuz bir zincirin (teselsül el-ʿilal ve el-maʿlûlât ilâ gayr el-nihâye) imkânsızlığına dair ileri sürdüğü argümanlar incelenecektir. Araştırma, eleştirel bir analiz ve karşılaştırmalı bir yöntem benimsemektedir. Çalışma, kozmolojik argümanın genel bir taslağı ile bu argümandan doğan sonsuz geriye gidiş probleminin kısa bir sunumuyla başlamaktadır. Ardından, Mevâkıf'ın Mevkıf II, Mersad V, Meksat VIII bölümünde ele alınan, sebepler ve sonuçların sonsuz bir zincir oluşturmasının imkânsızlığına dair el-Îcî'nin beş temel argümanı analiz edilip yorumlanacak ve değerlendirilecektir. Bu bağlamda, el-Îcî'nin argümanlarının diğer sonsuz geriye gidiş lehine veya aleyhine olan argümanlarla kıyaslandığında güçlü ve zayıf yönleri tespit edilecek, ayrıca onun argümanlarına yönelik olası itirazlar da kapsamlı bir şekilde ele alınacaktır
Chalmers'ın doğalcı ikiciliği
Bu tebliğde Chalmers'ın doğalcı ikiciliği İslami teizm açısından değerlendirilmektedir. Doğalcı ikicilik fonksiyonalizm ile özellik ikiciliğini birleştiren zihin felsefesindeki en popüler yaklaşımlardan biridir. Bu tebliğ'de Chalmers'ın doğalcı ikiciliğin İslami Teizm ile uyumlu olduğu, hatta İslami teizmin bu görüşü daha da güçlendirebileceği savunulmaktadır
Dahi ve dindar: Isaac Newton din ve bilim ilişkisinde konuşma sırası Newton’da
Newton tüm zamanların en önemli bilim insanlarından biri olarak bilinir. Oysa Newton'un bilinmeyen bir yönü vardır: Newton, bilimi Tanrı'yı anlamada araç edinen bir din adamıydı. Hem de üçlemeden azizliğe bir sürü geleneksel Hristiyan inancını eleştiren, hayatının önemli bir kısmını teoloji araştırmalarına adamış bir din adamı. Bu kitapta Fizikçi ve Felsefeci Dr. Öğr. Üyesi Enis Doko, Newton'un kaleme aldığı metinler ve bunların analizi ile Newton'un bu saklı kalmış dünyasını açığa çıkarıyor. Newton'un rehberliğinde din ve bilim ilişkisinde heyecan verici bir yolculuğa hazır olun...2. Bask
Allah'sız ahlak mümkün mü?: Çağdaş bir ahlak argümanı savunusu
Tanrı’nın varlığı ile ilgili argümanlar, din felsefesinin en temel tartışma konularıdır*. Tanrı’nın varlığı lehinde geliştirilen argümanlar geleneksel olarak dört grupta toplanır:evrenin varlığı ya da başlangıcına odaklanan kozmolojik argümanlar, Tanrı kavramı üstüne soyut düşünmeye dayanan ontolojik argümanlar, evrenin ya da canlıların tasarımıya da onlardaki düzen örgülerine odaklanan teleolojik argümanlar ve değerlerin varlığı ya da algısına dayanan aksiyolojik** argümanlar. Aksiyolojik argümanlarla, estetik veya ahlaktan hareketle Tanrı’nın var olduğu gösterilmeye çalışılır. Dolayısıyla iki farklı türünden söz etmek mümkündür, estetik ve ahlak argümanları. Felsefe tarihinin çok uzun bir döneminde bu argümanlar içinde en az dikkat çekeni aksiyolojik argüman olmuştur. Argümanın tarihi Thomas Aquinas’a kadar götürülür.Birinci bası
Bilim ve sözde bilim kaynaklı paranoyalar
21 'inci yüzyılın toplumsal paranoyalarında bilim ve teknoloji önemli bir yer tutuyor. Bir tarafta uzaylı istilası ve yapay zekanın insanlığı yok etmesi gibi daha fantastik senaryolar varken, diğer tarafta nüfus artışı kaynaklı kıtlık/susuzluk tehlikesi ve küresel ısınma gibi gerçekten ciddiye alınması gereken korkular var. Bir de sözde bilime atıf yapan hurafe komplo teorilerine dayanan paranoyalar… Covid-19 salgını çıktığından beri özellikle aşı ile ilgili çok sayıda böylesi paranoid senaryo üretildi. Bunların gündemde olması ve arz ettiği önemden dolayı yazımızda önce Covid-19 ile ilgili iddiaları inceleyeceğim. Daha sonra en makul bulduğum paranoya olan küresel ısınmayı ele alacağım
- …
