132 research outputs found
Evrim, diğer alternatiflere kıyasla daha güçlü bir şekilde yaratıcıya işaret ediyor
Enis Doko ODTÜ ileri fizik ve felsefe bölümlerinden derece ile mezun oldu. Koç Üniversitesi Fizik bölümünde Kuramsal İstatistiksel Kuantum Mekaniği alanında doktora çalışmasını tamamladı. Çalışma alanları çok parçacıklı kuantum teorisi, ultrasoğuk atom fiziği, fizik felsefesi, bilim felsefesi, uzay-zaman felsefesi, din-bilim ilişkisi ve din felsefesidir. Halihazırda İbn Haldun Üniversitesi öğretim üyeliği görevini sürdüren Doko ile İslam dünyasında büyük tartışmalara neden olan evrim teorisini konuştuk. Teorinin tam olarak ne söylediğine ve bunun geçmişten bugüne Müslümanlar arasında nasıl karşılık bulduğuna dair ilginç açıklamalar yapan Enis Doko, İslam bilim geleneği gibi köklü bir geçmişe sahip olan Müslümanların evrimi konuşma konusunda da çekinecekleri bir durum olmaması gerektiğini ifade ediyor. Biz de bu genç bilim insanının fikirlerini sizlerle buluşturuyoruz
Dahi ve dindar: Isaac Newton din ve bilim ilişkisinde konuşma sırası Newton’da
Newton tüm zamanların en önemli bilim insanlarından biri olarak bilinir. Oysa Newton'un bilinmeyen bir yönü vardır: Newton, bilimi Tanrı'yı anlamada araç edinen bir din adamıydı. Hem de üçlemeden azizliğe bir sürü geleneksel Hristiyan inancını eleştiren, hayatının önemli bir kısmını teoloji araştırmalarına adamış bir din adamı. Bu kitapta Fizikçi ve Felsefeci Dr. Öğr. Üyesi Enis Doko, Newton'un kaleme aldığı metinler ve bunların analizi ile Newton'un bu saklı kalmış dünyasını açığa çıkarıyor. Newton'un rehberliğinde din ve bilim ilişkisinde heyecan verici bir yolculuğa hazır olun...2. Bask
İnsana er ya da geç çip takılacak!
Her geçen gün yeni bir teknolojik gelişme gündemimize giriyor. Ütopya ve distopyalarda tahmin edilen hemen her şey karşımıza ya çıktı ya da eli kulağında çıkacak gibi görünüyor. Peki, teknoloji ile inşa edilecek bir gelecek ve bunun sonucunda ortaya çıkacağı öne sürülen yeni bir insan ve insanlık modeline ne demeli? Gelecek öngörülerinde sıkça yer alan bu durum korkulduğu gibi sahiden bir distopya mı yoksa bir ütopya olma ihtimali var mı? Yapay zekanın yükselişi, robotların bilinç sahibi olup olmayacağı, insan ömrünün ne kadar uzayacağı, tıp teknolojilerinin insanı ne noktaya götüreceği gibi yakın istikbale dair merak edilen birçok konuyu fizik ve felsefe alanındaki çalışmalarıyla tanınan İbn Haldun Üniversitesi öğretim görevlisi Doç. Dr. Enis Doko ile konuştuk..
Güncel kelam tartışmaları
İslâm dininin inanç, ibadet ve davranışlara dâir genel esaslarını tespit, temellendirme ve savunma görevini üstlenen kelâm ilminin günümüzde bu fonksiyonunu ne ölçüde yerine getirdiği tartışma konusudur. Bu bağlamda kelâmın kendini yenilemediği, çağımızda ortaya çıkan inanç problemlerine çözüm üretemediği, bugünün insanına rehberlikte bulunacak bir dünya görüşü ortaya koyamadığı, çeşitli düşünce ve ideolojiler karşısında İslâm’ı yeterince savunamadığı gibi eleştiriler söz konusudur. Benzer eleştirileri İslâmî ilimlerin her birine yöneltmek mümkündür..
Artık distopyanın içinde yaşıyoruz
George Orwell’in Big Brother’i artık bizi izlemekle yetinmiyor, ele geçirmeye başladı! Merak etmeyin, çok yakında akıllı telefonlarımıza biyolojik olarak da bağlanacağız! 70 yıl önce öngörülüp gerçekleşen Big Brother’in bizi sadece izlemesine neredeyse şükretmemiz gereken şu günlerde beynimize takılacak çiplerle internete doğrudan bağlanmamıza da birkaç adım kaldı. Teknoloji ile inşa edilecek bir gelecek sahiden bir distopya mi yoksa hâlâ bir ütopya olma ihtimali ve imkânı var mi? Öngörülen kara senaryolar ne kadar uzagımızda? Geçmişten geleceğe, yapay zekâdan Matrix’e akıllara takılan sorulara cevap aradığımız söyleşimizde, fizik ve felsefe alanındaki çalışmalarıyla tanınan İbn Haldun Üniversitesi öğretim görevlisi Doç. Dr. Enis Doko, son teknolojik gelişmelerden geleceğin uzay ve madenciliğine, teknolojinin pusulaya ihtiyacına kadar hemen her şeyiyle insanı bekleyen distopyayi anlattı
Ahlaktan Tanrı'ya Ulaşılabilir mi? Enis Doko'nun “Allah'sız Ahlak Mümkün mü?” Kitabı Üzerine Bir İnceleme
Enis Doko bu kitapta 1) ahlakın doğasından hareketle nesnel ahlaki olguların varlığına (ahlaki gerçekçilik), 2) ahlaki gerçekçilikten hareketle ahlaki olguların doğal olgular olamayacağına, 3) doğal olmayan ahlaki olguların varlığından hareketle de Tanrı'nın varlığına ulaşmaya çalışıyor. Göreceğimiz gibi bu üç adımın her biriyle ilgili ciddi sorunlar var
Who is Little Enis
25 x 22 cm.Folded broadside of the poem 'Who Is Little Enis?' by Johnathan Williams, with photo by Make-Hay Studios, designed by Captain Vague & the Edgarologist, signed by author 'for David', ca. 1974. 25 x 22 cm
Islamic Theism and the Multiverse
In this paper, we argue that under certain assumptions, Islamic theism moves in the direction of a multiverse. We present several arguments in two major categories. The first is based on the divine attribute of everlastingness: if God’s everlasting attributes are expressed in the creation and the universe has a finite past, then God created a multiverse. The second category involves perfect being theology: if some of God’s attributes express themselves in the creation, and God has every compossible perfection, then we should expect God to create a multiverse
Kelam'ın kozmolojik argümanı ve modern bilim
Huduth argument (in contemporary Western philosophy known as Kalam Cosmological argument) is an argument for the existence of God which rests on the idea that the universe has a beginning in time. Some theists have claimed that modern science, particularly modern cosmology and second law of thermodynamics supports the key premise of the argument which argues that universe began to exist. On the other hand, some atheists have claimed that Quantum Mechanics have demonstrated that particles can be created without cause falsifying the causal principle of the Kalam cosmological argument which states that everything that begins to exist has a cause. In this article we will evaluate these claims and try to determine what modern science has to say about this argument developed by medieval Muslim theologians.Hudus delili (Günümüz batı felsefesinde Kelam’ın kozmolojik kanıtı olarak da bilinir) Tanrı’nın varlığı lehinde geliştirilmiş, evrenin zamanda bir başlangıcı olduğu fikrine dayanan bir delildir. Bazı teistler modern bilimin, özellikle modern kozmoloji ve termodinamiğinin ikinci yasasının argümanın kilit öncülü olan evrenin zamanda bir başlangıcı olduğu iddiasını desteklediğini iddia etmişlerdir. Diğer taraftan bazı ateistler Kuantum Mekaniğinin parçacıkların nedensiz olarak yaratılabileceğini gösterdiğini, bunun da başlangıcı olan her şeyin bir nedeni olduğunu ifade eden Hudus delilinin nedensellik öncülünü yanlışladığını iddia etmişlerdir. Bu makaledeki amacımız bu iddiaları değerlendirip, modern bilimin Müslüman kelamcılar tarafından geliştirilen bu delil hakkında ne söylediğini belirlemektir
Islam and evolution: A defense
Arguably most crucial issue in science-religion interaction in the Muslim context is the relation of Islam and the Neo-Darwinian theory of evolution. Muslim scholars are divided into two main camps. On the one hand, Muslim scholars with more traditional inclinations think that Islam conflicts with evolution. On the other camp, we have more scientifically oriented Muslim thinkers who think that theory of evolution is fully compatible with Islam. These thinkers, primarily practicing scientists, usually either offer a metaphorical reading of some of the Qur’anic verses or reinterpret them. In this paper, I will take a middle ground and try to evaluate the compatibility of the traditional reading of Qur’an with the Neo-Darwinian theory of evolution without invoking metaphorical reading or reinterpretation. We will also accept the standard scientific narrative without any distortion. First, I will defend the claim that the scriptural creation narrative is incompatible with the theory of evolution is analogous to the problem of evil, i.e., the claim that evil is incompatible with the God of classical Theism. Using this analogy, I will argue that rather than trying to find a complete and plausible account of how the Qur’anic narrative and the theory of evolution can both be true, we should search for more modest approaches which just aim to show that two accounts are compatible—similar to defenses in the context of the problem of evil. After sketching both the scientific as well as the scriptural accounts, and after arguing that the only potential conflict lies in the common ancestry thesis, I will present two such defenses which aim to show the compatibility of the Qur’anic narrative with the theory of evolution. First, the "double creation defense" involves scenarios at which Adam is created twice, once in Paradise, which is described by scripture, and the other one on Earth described by evolutionary science. As such, both accounts can be true at the same time and therefore are compatible. Second, "the multiple ancestors defense" argues that God might have created Adam out of clay directly, with his descendants reproducing with evolved homo sapiens. As such, both creation narratives coexist without inconsistency
- …
