1,720,959 research outputs found

    AVRUPA'DASOSYAL BELEDİYECİLİK ANLAYIŞI VE TÜRKİYE

    No full text
    Dünyadaki küreselleşme süreciyle toplumların karşılanması gereken sosyal ihtiyaçları sadece merkezi yönetim tarafından karşılanması artık imkansız bir hale gelmiştir. Bundan dolayı günümüzde belediyelerin üstlenmiş oldukları bir de “sosyal belediyecilik” misyonu vardır. Sosyal belediyecilik, merkezi idarenin yapmış olduğu hizmetleri, belediyelerin, kendi mali güçleri doğrultusunda yerel halka hizmet sunması olarak ifade edilmektedir. Bu çalışmada sosyal belediyecilik anlayışı Avrupa'daki bazı ülke örnekleri bağlamında incelendiğinde Fransa’da, sosyal sorumluluklar daha çok aile temelli olarak çözümlenir. İngiltere’de sosyal yardımlar ya da hizmetler sadece en fazla ihtiyacı olan bireylere sunulmaktadır. Almanya’da yardım ya da faydalar sadece emek piyasasında bulunan ya da bulunmuş kişilere sunulur. İsveç’te ise, hizmetlerden herhangi bir şart aranmaksızın, istisnasız toplumdaki tüm bireyler faydalanır. Türkiye’de sosyal belediyecilik olarak nitelendirilebilecek uygulamalar, 1970’lerden sonra hayata geçirilmeye başlamış ve 1990’lardan sonra artışa geçmiştir. Sosyal belediyecilik olarak nitelendirilebilecek hizmet düzeyinin düşük olduğu, tüm dezavantajlı kesimleri içeren bir kapsayıcılıkta olmadığı görülmektedir. Çalışma, Avrupa'daki bazı ülkelerin ve Türkiye'nin sosyal belediyecilik anlayışının belirlenmesine yönelik diğer çalışmalara katkı sağlamayı hedeflemektedir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Belediyecilik, Türkiye, Avrupa Ülkeleri

    Türkiye’de Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (Bes) Algılanma Düzeyi: Ordu İli Örneği

    Get PDF
    BES kişilerin emekli oldukları dönem için birikim yapmalarını amaçlayan ve bu doğrultuda devletin de yapılan birikimlere belirli şartlar altında ek katkılar sunduğu bir sistemdir. Sistem çalışan veya çalışmayan herkes için aynı şekilde işlemektedir. Bu açıdan çalışan bireylerin çalışma hayatlarından çekilmeleri sonrası geçmiş hizmetleri karşılığında hak kazandıkları emeklilik gelirlerine ilave bir katkı sunmaktadır. Sistem aynı zamanda kamu bütçesine de büyük kaynak oluşturduğu için devlet tarafından teşvik edilmektedir. Çalışmada bireysel emeklilik sisteminin tanınırlığı ve bireylerin sisteme yönelik düşüncelerinin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla hazırlanan 30 soruluk anket uygulaması Ordu ilinde rastgele seçilen ve işgücüne dahil olan 390 kişilik örneklem üzerinde uygulanmıştır. Çalışmada SPSS 22.0 paket programı kullanılarak frekans ve yüzde analizi yapılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre katılımcılar tarafından sistemde emeklilik yaş şartının düşürülmesi sıklıkla tercih edilmiş ve sisteme tam olarak güven sağlanamamıştır. Ayrıca sisteme kayıt olanların çoğunun; 25-44 yaş aralığında, en az üniversite mezunu ve aylık gelir seviyesi yüksek olan katılımcılar olduğu sonucuna varılmıştır

    Social Municipality For Disadvantaged Groups In Fighting Covid-19 In Cities: Tr 32 Region Review

    No full text
    Toplumsal hayatta eşit şartlara ve fırsatlara sahip olmayan bu sebeple de dezavantajlı grup olarak bilinen çocuk, genç, kadın, engelli, yaşlı, yoksul, kimsesiz ve işsizler, etnik kimlik, cinsiyet, göçmenlik vb. nedenlerle toplumdan dışlanmış kesimlerin sosyal sorunlarını çözümlemeye yönelik hizmetler olarak da ifade edilen sosyal belediyecilik hizmetleri, halka en yakın birim olan belediyeler tarafından özellikle 5393 sayılı kanunun kabul edilmesiyle daha bir hassasiyetle yerine getirilmeye başlanmıştır. Sosyal belediyecilik, kentlerde zor şartlarda yaşamlarını sürdürmeye çalışan bütün dezavantajlı kesimlerin günlük ve zorunlu ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik hizmetleri kapsayan belediyecilik anlayışını ifade etmektedir. Dünya’daki Covid-19 pandemisiyle mücadele sürecinde özellikle dezavantajlı gruplar için yapılan sosyal belediyecilik faaliyetleri daha fazla önem kazanmıştır. Çünkü bu salgın sürecinden en fazla etkilenen kesim yine dezavantajlı gruplar olmuştur. Çalışmada sosyal belediyecilik faaliyetleri; dezavantajlı gruplara yönelik olarak yapılan sosyal hizmetler ve yardımlar olarak sınırlandırılmıştır. İncelenen büyükşehir belediyelerinin sosyal belediyecilikle ilgili faaliyetleri belediyelerin sosyal belediyecilikle ilgilenen birimler çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bu durumda dezavantajlı gruplar açısından sosyal belediyecilik faaliyetlerinin incelenmesi çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Çalışmanın amacı, 2014’de yürürlüğe giren 6360 sayılı kanunla büyükşehir statüsüne kavuşmuş olan TR 32 bölgesinin (Aydın, Muğla ve Denizli) büyükşehir belediyelerinin Covid-19’la mücadelede dezavantajlı kesimlere yaptığı sosyal belediyecilik faaliyetlerini son dönemdeki stratejik plan ve faaliyet raporları çerçevesinde doküman analizi yöntemiyle incelenmektir. Covid-19’la mücadele sürecinde sosyal belediyecilik kapsamında dezavantajlı kesimlerin ihtiyaçlarını gözeten, hizmet memnuniyetini üst düzeye çıkarmak için çabalayan büyükşehir belediyeleri olduğu tespit edilmiştir.</jats:p

    Going Beyond Counting First Authors in Author Co-citation Analysis

    Get PDF
    The present study examines one of the fundamental aspects of author co-citation analysis (ACA) - the way co-citation counts are defined. Co-citation counting provides the data on which all subsequent statistical analyses and mappings are based, and we compare ACA results based on two different types of co-citation counting - the traditional type that only counts the first one among a cited work's authors on the one hand and a non-traditional type that takes into account the first 5 authors of a cited work on the other hand. Results indicate that the picture produced through this non-traditional author co-citation counting contains more coherent author groups and is therefore considerably clearer. However, this picture represents fewer specialties in the research field being studied than that produced through the traditional first-author co-citation counting when the same number of top-ranked authors is selected and analyzed. Reasons for these effects are discussed

    Variations on the Author

    Get PDF
    “Variations on the Author” discusses two of Eduardo Coutinho’s recent films (Um Dia na Vida, from 2010, and Últimas Conversas, posthumously released in 2015) and their contribution to the general question of documentary authorship. The director’s filmography is characterized by a consistent yet self-effacing form of authorial self-inscription: Coutinho often features as an interviewer that rather than express opinions propels discourses; an interviewer that is good at listening. This mode of self-inscription characterizes him as an author who is not expressive but who is nonetheless markedly present on the screen. In Um Dia na Vida, however, Coutinho is completely absent form the image, while Últimas Conversas, on the contrary, includes a confessional prologue that moves the director from the margins to the center of his films. This article examines the ways in which these works stand out in the filmography of a director who offers new insights into the notion of cinematic authorship

    Appropriate Similarity Measures for Author Cocitation Analysis

    Get PDF
    We provide a number of new insights into the methodological discussion about author cocitation analysis. We first argue that the use of the Pearson correlation for measuring the similarity between authors’ cocitation profiles is not very satisfactory. We then discuss what kind of similarity measures may be used as an alternative to the Pearson correlation. We consider three similarity measures in particular. One is the well-known cosine. The other two similarity measures have not been used before in the bibliometric literature. Finally, we show by means of an example that our findings have a high practical relevance.information science;Pearson correlation;cosine;similarity measure;author cocitation analysis
    corecore