1,720,982 research outputs found
Pop felsefe yüze karşı : dermokozmetik reklamlarında faciality
This thesis analyzes Gilles Deleuze and Felix Guattari's "faciality", which is not handled in a Deleuzian sense. The opposition between pop philosophy and the face has been studied in order to draw Deleuzian as well as non Deleuzian connections between pop philosophy, literature, theather, painting and advertising. Since Deleuze calls philosophy as the "art of surfaces", each concept has been taken as a surface to walk on. Not only the author of this thesis but also the face itself takes a walk on "a thousand plateaus", breaks into pop philosophy and reverses Deleuzian concepts such as "difference" and "repetition". Deleuzian concepts and non Deleuzian concepts face each other "in/on" faciality. Gilles Deleuze, Felix Guattari, Lewis Carroll, Herman Melville, Antonin Artaud, Francis Bacon, Nikolai Gogol, Edmond Rostand, Carlo Collodi, Franz Kafka, Oscar Wilde, Guiseppe Arcimbolde and Commedia dell'Arte shed light on this thesis in order to reveal the faciality in "faciality".M.S. - Master of Scienc
The Odd Space: A study of staging onto silence with communication
The Odd Space (Silence) is a study of staging onto silence with communication. This dissertation is not a writing about silence; but a writing onto silence. The Writing and the Stage are considered as spaces that are connected with eachother. Unlike the other studies of silence, this dissertation studied silence in a different way. A study of writing is not a study of silence according to Blanchot, Derrida, Nietzsche and Beckett; but it is a study which stages silence with selected writings of these thinkers.Keywords: Silence, Blanchot, Derrida, Nietzsche, Beckett.Tuhaf Alan (Sessizlik); iletişim ile sessizlik üzerine bir sahneleme denemesidir. Çalışma sessizliği yazmayı değil; sessizliğe yazmayı imlemektedir. Yazı ve sahne birbirleriyle etkileşimde bulunan uzamlar olarak ele alınmıştır. Bu tez sessizliği; diğer sessizlik incelemelerinden farklı bir biçimde çalışmıştır. Yazma denemesi; Blanchot, Derrida, Nietzsche ve Beckett'in çalışmalarını her bir düşünüre göre sessizliği inceleyerek değil; sessizliği düşünürlerden çekip alınan sözlerle sahneleyerek ele almıştır.Anahtar Sözcükler: Sessizlik, Blanchot, Derrida, Nietzsche, Beckett
Yüzeyde(n) Konuşmak ("Pop Felsefe Yüze Karşı: Dermokozmetik Reklamlarında Faciality" başlıklı yüksek lisans tezimin sözlü sunumu)
A Phılosophıcal Trılogy On The Non-Communıcatıon Of Death And Stage: Amédée, Our Town, An Old Yarn
Bu çalışma, Eugéne Ionesco'nun Amédée ya da Nasıl Başından Atarsın Onu, Thornton
Wilder'ın Bizim Şehir ve José Joaquin Gamboa'nın Eski Bir Masal adlı oyunları
çerçevesinde sahne ve ölüm iletişimsizliğini inceleyecektir. Her üç oyun, ölüm temasını
kendilerine özgü bir biçimde ele alırken bu oyunlardaki “seyirlik ölüm” hem tiyatroya özgü
ölüm düşüncesi üzerine söz söyleme imkânı bakımından hem de sahnenin ölüme
yakınlığını ifade etmenin birer aracı olmaları nedeniyle bu incelemeye konu olmuştur.
Tiyatro metinleri yazı yüzeyinde 'sahnelenmeye hazır' oluşlarıyla üzerinde düşünülmeye
değerdir. Böylesi bir yazıyı aynı zamanda henüz sahnede mevcut olmayan performans
olarak da tanımlayabiliriz. Sahne ve yazı arasındaki fark, tiyatro metni tiyatronun
kendisini imlediğinde pek dikkati çekmez. Bununla birlikte tiyatro metni daha çok
oynamak için süregiden bir hazırlıktır. Tiyatro metinleri, kendilerine özgü yazı biçemleri
olarak yalnızca tiyatro çalışmaları açısından değil; felsefe, özellikle de yazıyı farklı bir
düşünme biçimi olarak kavrayan iletişim felsefesi alanındaki çalışmalar açısından
oldukça verimli kaynaklardır. Bu çalışmanın amacı, incelenen oyunları,
sahnelenmedikleri yerde (yazıda) açığa çıkarmaktır. Bir tiyatro metni henüz
sahnelenmemiş olanı neredeyse sahnenin üzerinde oynanıyormuş gibi gösterir. Bu
yönüyle yazıdaki tiyatro, onun karşısında ne oyuncu ne de seyirci olan okurun
karşılaşabileceği en sessiz metindir. Başka hiçbir metin, okumayı bu kadar boşa
çıkaramaz. Sahneye gelince, ismi var kendisi yokken alabildiğine ölüme benzer. Bu
benzerliğin ancak iletişim kurmayan bir düşüncede açığa çıkabildiğini göstermekse
yalnızca yazıya düşer
- …
