1,721,002 research outputs found

    Gazetecilik Alanında Etik Tartışmalar ve Ombudsmanlık: Türkiye Örneği

    No full text
    In Turkey, the economy began to apply neoliberal policies in the 1980s. Thus, structural transformations occurred in the field of journalism. Newspapers were organized as commercial enterprises, dependence on advertisements increased, and monopolization trends occurred in the field of journalism. As the economic capital required for entry into the journalism field increased, the intervention of the political field in the field of journalism became easier. The fact that the field of journalism, which is expected to be an autonomous area, has become dependent on the economic and political fields has deepened the “independence” crisis of the journalism field. The transformations in the field of journalism at the end of the 1990s, the decrease in trust in newspapers and journalists and the loss of reputation of the journalism profession have increased their search for self-control in the field of journalism. The purpose of self-regulation practices is to establish a self-regulation mechanism independent of state control and capital owners, and to ensure journalism in accordance with journalistic professional ethics. One of the self-regulation mechanisms implemented for this purpose is ombudsman. Different names such as reader editor, reader representative, reader advocate can be used for ombudsman practice in journalism. In Turkey, this practice is commonly referred to as reader representatives. In the field of journalism in Turkey, a self-regulatory mechanism that reads the representative application for the first time applied in the daily Milliyet in 1999, it has become widespread in years. The aim of this study is to examine the readers' experiences as to what kind of application the readership representative finds trying to institutionalize as an autonomous sub-field within the field of journalism. The aim of this research is to discuss both the dependency of the field of journalism with a heterogeneous quality to other fields and the problems faced by the readers' representatives. For this purpose, interviews were made with the representatives of the readers who were the representatives of Milliyet, Hürriyet, Sabah, and Cumhuriyet, and these interviews were evaluated in accordance with the purpose of the research. Keywords: journalism, ombudsman, reader representative, BourdieuTürkiye ekonomisinin 1980’li yıllarda neoliberal politikalara yönelmesi gazetecilik alanında yapısal dönüşümlere neden olmuştur. Gazeteler ticari işletmelere benzer biçimde işlemeye başlamış, reklamlara olan bağımlılık artmış, gazetecilik alanında tekelleşme eğilimleri yaşanmıştır. Gazetecilik alanına giriş için gerekli olan ekonomik sermaye hacmi arttıkça siyasal alanın gazetecilik alanına müdahalesi de kolaylaşmıştır. Özerk bir alan olması beklenen gazetecilik alanının ekonomik alana ve siyasal alana bağımlı duruma gelmesi gazetecilik alanının “bağımsızlık” krizini derinleştirmiştir. 1990’lı yılların sonunda gazetecilik alanında yaşanan dönüşümler, gazetelere ve gazetecilere olan güvenin azalması, gazetecilik mesleğinin itibar kaybetmeye başlaması gazetecilik alanında öz-denetim arayışlarını arttırmıştır. Öz-denetim uygulamalarının amacı devlet kontrolünden ve sermaye sahiplerinden bağımsız bir öz denetleme mekanizması ortaya koymak, gazetecilik meslek etiğine uygun gazetecilik yapılmasını sağlamaktır. Bu amaçla uygulamaya konulan öz-denetim mekanizmalarından biri de ombudsmanlıktır. Gazetecilik alanında ombudsmanlık uygulaması için okuyucu editörü, okur temsilcisi, okur savunucusu gibi farklı adlandırılmalar kullanılmaktadır. Türkiye’de ise bu uygulama yaygın olarak okur temsilcisi olarak adlandırılmaktadır. Türkiye’de gazetecilik alanında bir öz-denetim mekanizması olan okur temsilciliği uygulaması ilk kez 1999 yılında Milliyet Gazetesi’nde uygulanmış, yıllar içerisinde yaygınlaşmıştır. Bu araştırmanın amacı gazetecilik alanı içerisinde özerk bir alt alan olarak kurumsallaşmaya çalışan okur temsilciliğinin nasıl bir uygulama alanı bulduğunu okur temsilcilerinin deneyimleri üzerinden incelemektir. Heteronom bir niteliğe sahip olan gazetecilik alanının başka alanlara olan bağımlılığının ve okur temsilcilerinin gazetecilik alanında yaşadıkları sınırlılıkların tartışıldığı bu çalışmada, Milliyet, Hürriyet, Sabah, Cumhuriyet gazetelerinde okur temsilciliği yapmış ve yapmakta olan okur temsilcileriyle görüşmeler yapılmış ve bu görüşmeler araştırmanın amacına uygun bir biçimde değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: gazetecilik, ombudsmanlık, okur temsilciliği, Bourdie

    Hate speech on video sharing sites: The case of YouTube

    No full text
    This thesis focuses on the hate speech circulated via video sharing sites as a medium of new media. Characteristics of new media enable users to produce content and circulate this content through the Internet. Along with several positive instances, there are some negative instances of user generated contents such as the contents that contain hate speech. Thus, it?s needed to pay attention to the discourses of user generated hate contents. Furthermore, the videos on the web can reach out a number of users through different new media applications. Both risks and opportunities of new media can be found on video sharing sites. This thesis examines which discourse practices are used in the user generated hate contents which are basically one of the risksFor this purpose, new media environment and the characteristics of this environment has been evaluated in Chapter One, and the concept of video and the characteristics of video sharing sites as a new media application studied in Chapter Two. Hate speech has been defined by putting an emphasis on discourse?s importance on the delivery process of ideas and ideologies in Chapter Three. And in Chapter Four, discourse analysis has been conducted on the user generated hate videos. In the conclusion, new media literacy has been suggested in order to struggle on hate speech on new media.Bu tezde, yeni medya ortamlarından video paylaşım ağlarında dolaşıma sokulan nefret söylemi incelenmektedir. Yeni medyanın özellikleri, kullanıcıların içerik üretmelerine ve bu içerikleri İnternet üzerinden dolaşıma sokmalarına olanak tanımaktadır. Kullanıcıların ürettikleri bu içerikler arasında olumlu pek çok örneğin yanı sıra olumsuz örnekler olarak nefret söylemi barındıran içerikler de bulunmaktadır. Bu durum, kullanıcı türevli nefret içeriklerindeki söylemlere dikkat vermeyi gerektirmektedir. Diğer taraftan ağ üzerinde bulunan videolar, farklı yeni medya uygulamaları üzerinden de çok sayıda kullanıcıya ulaşabilmektedir. Bir yeni medya uygulaması olan video paylaşım ağlarında, yeni medyanın risk ve olanaklarının her ikisi de bulunmaktadır. Risklerden biri olan kullanıcı türevli nefret içeriklerinin, hangi söylemsel pratiklerle dolaşıma girdiği bu çalışmanın temel inceleme konusudur.Bu amaçla, Birinci Bölüm'de yeni medya ortamı ve bu ortamın özellikleri değerlendirilmiş, İkinci Bölüm'de video kavramı ve bir yeni medya uygulaması olan video paylaşım ağlarının özellikleri incelenmiştir. Üçüncü Bölüm'de, fikir ve ideolojilerin yayılmasında söylemin önemi üzerinde durularak nefret söylemi tanımlanmış, Dördüncü Bölüm'de ise kullanıcı türevli nefret videolarına söylem analizi uygulanmıştır. Sonuç bölümünde ise, yeni medya ortamındaki nefret söylemiyle mücadele için yeni medya okuryazarlığı önerilmiştir

    The relationship between daily life practices and trade union participation of women who are trade union members: A case study of Eğitim Sen (Education and Science Workers? Union)

    No full text
    The objective of this study focusing on women?s trade union participation is to reveal that women?s trade union participation is low because of family and household responsibilities such as child care and housework etc. women are expected to carry out in their daily lives because of traditional gender roles. Within this scope, the study attempts to shed light on the relationship between women?s daily life practices and their trade union participation by analyzing the interviews conducted with women who are EĞİTİM SEN (Education and Science Workers? Union) members.Çalışma, Türkiye'de Eğitim Sen'li kadınların sendikal faaliyetlere katılımını gündelik yaşam üzerinden incelemektedir. Kadınların sendikal faaliyetleri üzerine odaklanan bu çalışmanın temel saikı kadınların sendikal faaliyetlere katılımlarının gündelik yaşamda çocuk bakımı, ev işleri gibi toplumsal olarak kendilerinden gerçekleştirmeleri beklenen toplumsal cinsiyet rollerinden ötürü düşük olduğunu ortaya koymaktır. Bu kapsamda seçilen Eğitim Sen'e üye olan kadınlarla yapılan derinlemesine yarı yapılandırılmış görüşmeler çerçevesinde gündelik yaşamda gerçekleştirilen pratiklerin sendikal faaliyetlere katılım üzerindeki etkisi analiz edilmektedir

    Türkiye’de Adaptasyon Diziler, Yaratıcı Emek Gücü Olarak Senaristler ve Senaryo Süreçleri

    No full text
    Television has an important place in Turkey. Despite the existence of the internet, television continues to be one of the most important sources of information. Turkish people spend a long time in front of televisions and the television dramas are the most viewed programs. Considering the television viewing habits of Turkish television viewers, television series have an important place in the broadcasting sector. As a result of commercial television, the most important target is the production of television series for channels and producers, which is the most important goal of making profits. In order to be successful in the rating race, there are many series of screens each year. Some of them go ahead in the rating race, while others remain behind and end in a few episodes. Channels and producers are in a serious race to achieve advertisements from advertisers and to keep the audience on the screen in order to make a profit. As a result of this race, adaptation television series have started to be produced. The adaptation production process refers to the localization and reproduction of the productions which have been published in a certain country of the world and which have obtained high ratings. In this production process, purchased television shows start running after localized and adapted according to Turkey's culture, customs and traditions. This study is based on the assumption that adaptation television series become the source of the story needed by the sector and because of that, labor force in the sector of television series starts to become dull and themes are started to be typical. With this study how the production process of these adaptation series was carried out was tried to understand by interviews with the labors working actively in the sector.İÇİNDEKİLER TEŞEKKÜR vii ÖZET v ABSTRACT vi İÇİNDEKİLER vii KISALTMALAR DİZİNİ ix TABLOLAR DİZİNİ xi GİRİŞ 1 1.BÖLÜM: YARATICILIK, YARATICI ENDÜSTRİLER VE TÜRKİYE’DE YARATICI ENDÜSTRİLER 8 1.1 YARATICILIK NEDİR? 8 1.2. YARATICI ENDÜSTRİLER, KÜLTÜR ENDÜSTRİLERİ VE YARATICI EKONOMİLER 10 1.2.1. Yaratıcı Endüstriler ve Kültür Endüstrileri 10 1.2.2. Yaratıcı Ekonomiler 19 1.3. YARATICI SINIF VE GİRİŞİMCİLİK 22 1.3.1. Yaratıcı Sınıf 22 1.3.2. Girişimcilik 28 1.4.TÜRKİYE’DE YARATICI ENDÜSTRİLER 30 1.5. BÖLÜM SONU DEĞERLENDİRMESİ 35 2.BÖLÜM: TÜRKİYE’DE TELEVİZYON YAYINCILIĞININ GELİŞİMİ VE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRKİYE’DE DİZİ ENDÜSTRİSİ 37 2.1. TÜRKİYE’DE TELEVİZYON YAYINCILIĞI 37 2.2. KAMU ELİYLE YAYINCILIK: TRT’NİN TEK KANAL OLDUĞU DÖNEM 39 2.3. ÖZEL TELEVİZYON KANALLARININ ORTAYA ÇIKIŞI 42 2.3.1. Ticari Yayıncılığın En Büyük Gelir Kaynağı: Reklâm 45 2.3.2. Televizyonculuğun Denetleyici ve Düzenleyici Kuruluşu: RTÜK 46 2.3.3. Olağanüstü Hal (OHAL) ve Televizyon Yayıncılığına Etkileri 49 2.4. GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRKİYE’DE DİZİ ENDÜSTRİSİ 50 2.4.1. Diziler En Sevdiklerimiz 53 2.4.2. Sosyal Televizyon ve Sosyal Reyting 57 2.4.3. Diziler ve İçerik Özellikleri 60 2.4.4. Türk Dizilerinin İhracatı 66 2.4.5. Türkiye’de Dizi Endüstrisinde Yaşanan Problemler 73 2.5. BÖLÜM SONU DEĞERLENDİRMESİ 75 3. BÖLÜM: TELEVİZYON PROGRAM FORMATLARI VE FORMAT TİCARETİ 78 3.1 FORMAT, FORMAT TİCARETİ VE ADAPASYON KAVRAMLARI 78 3.2 ADAPTASYON DİZİLERİN TERCİH EDİLME SEBEPLERİ 80 3.3. TELEVİZYON PROGRAM ORMATLARININ KORUNMASI VE TELİF HAKLARI SÜRECİ 88 3.3.1. Telif Hakları Süreci 93 3.4. ADAPTASYON DİZİLERİN YERELLEŞTİRME SÜREÇLERİ VE RTÜK ETKİSİ 97 3.5. ADAPTASYON DİZİLERİN BAŞARI ÖLÇÜTLERİ 101 3.6. İZLEYİCİLERİN ADAPTASYON DİZİLERE KARŞI TUTUMU 104 3.7. İNTERNET ORTAMINDA YAYINCILIK YAPAN DİJİTAL PLATFORMLAR VE DİZİ ENDÜSTRİSİNDEKİ YENİ TÜRLER 106 3.8. GÜNEY KORE’NİN ADAPTASYONLARI VE DİĞER ORMAT SATIN ALINAN ÜLKELER 111 3.9. ADAPTASYON DİZİLERİN TÜRKİYE’DEKİ DİZİ SEKTÖRÜNE ETKİSİ 114 4.BÖLÜM SONU DEĞERLENDİRMESİ 117 SONUÇ 119 KAYNAKÇA 125 EK.1 AYDINLATILMIŞ ONAM FORMU ÖRNEĞİ 137 EK.2 SAHA GÖRÜŞME SORULARI 138 EK.3 KATILIMCI TABLOSU 140 EK.4 TÜRKİYE’DE TELEVİZYONDA YAYINLANAN ADAPTASYON DİZİLER TABLOSU 142 EK.5 ETİK KURUL İZİN MUHAFİYET FORMU 154 EK.6 ORJİNALLİK RAPORU 156Televizyonun Türkiye’de önemli bir yeri vardır. Televizyon, internetin varlığına rağmen en önemli haber alma kaynaklarından biri olma görevini sürdürmeye devam etmektedir. Türk insanı televizyon karşısında uzun zaman geçirmektedir ve en çok izlenen programların başında da diziler gelmektedir. Türk televizyon izleyicisinin televizyon izleme alışkanlıkları ele alındığında televizyon dizilerinin önemli bir yere sahip olması yayıncılık sektörü için dizileri önemli bir konuma getirmektedir. Ticari televizyonculuğun sonucu olarak en önemli hedefi kar elde etmek olan kanallar ve yapımcılar için diziler üretimlerinin en önemli payını oluşturmaktadır. Reyting yarışında başarılı olmak adına her yıl fazla sayıda dizi ekranlara gelmektedir. Bazıları reyting yarışında öne geçerken bazıları geride kalmakta ve bir kaç bölüm sonra sona ermektedir. Kanallar ve yapımcılar reklâm verenlerden reklâm alabilmek ve dolayısıyla kâr edebilmek için izleyiciyi ekranda tutacak ve uzun süre yayınlanacak diziler üretmek için ciddi bir yarış içindedirler. Bu yarışın sonucu olarak da adaptasyon diziler üretilmeye başlanmıştır. Adaptasyon üretim süreci ise dünyanın belli bir ülkesinde yayınlanmış, yüksek reyting elde etmiş yapımların satın alındıktan sonra yerelleştirilerek yeniden üretilmesini ifade etmektedir. Bu üretim sürecinde satın alınan televizyon diziler Türkiye’nin kültürüne, gelenek ve göreneklerine göre uyarlanıp yerelleştirildikten sonra yayınlanmaya başlamaktadır. Bu çalışma adaptasyon dizilerin sektörün ihtiyacı olan hikâye kaynağı haline gelmesi ile birlikte dizi sektöründe emek gücünün körelmeye başladığı ve temalarda tek tipleşmeye sebep olduğu varsayımları üzerinden yola çıkılarak oluşturulmuştur. Sektörde aktif olarak çalışmakta olan sektör çalışanları ile görüşmeler yapılarak bu adaptasyon dizilerin üretim sürecinin nasıl gerçekleştirildiği anlaşılmaya çalışılmıştı

    Bir Strateji Oyunu Olarak Football Manager ve Oyuncu Deneyimi

    No full text
    From the past to the present, the game concept defined as a phenomenon older than culture, shows up as a free-time activity which gives meaning to people's life. As a result of the game has an adaptive mechanism, it has been evolved from the existence of the humanity until present and it has it's own place near the humanity in many different forms. With the recent technological developments, digital games have entered our lives and brought diversity to the genres and platforms of the games. With these developments, not only the genres and platforms of the games, but also the way they play and the player experiences have changed. In this thesis, the result of enterence of digital games into our lives differentiating the gamers' experiences is analyzed through the game called "Football Manager". In this regard, firstly the gamer group of Football Manager and their motivation to play games will be defined. After that, the inferences obtained through participant observation and in-depth interviews with Football Manager players will be evaluated within the framework of concepts such as simulation, cybertext, interaction, digital habitus and virtual career, which differentiate the experience of digital gaming from the traditional gaming experience.KABUL VE ONAY…………………………………………………………………...i YAYIMLAMA VE FİKRİ MÜLKİYET HAKLARI BEYANI…………………..........ii ETİK BEYAN………………………………………………………………………...iii TEŞEKKÜR…………………………………………………………………………..iv ÖZET………………………………………………………………………………….v ABSTRACT…………………………………………………………………………..vi İÇİNDEKİLER………………………………………………………………………vii TABLOLAR DİZİNİ………………………………………………………………...ix ŞEKİLLER DİZİNİ………………………………………………………………….x GİRİŞ……………………………………………………………………………….....1 1.BÖLÜM: GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE OYUN KAVRAMI VE OYUNCU DENEYİMLERİNDE DÖNÜŞÜM………………………………………………....12 1.1. Oyun Kavramı…………………………………………………………………...12 1.2. Oyuna İlişkin Tanımlar…………………………………………………………13 1.3. Oyun Oynayan İnsan “Homo Ludens”………………………………………...19 1.3.1. Huizinga’nın Oyun ve Oyun Oynayan İnsan Tanımına Yönelik Eleştiriler………………………………………………………………………22 1.4. Dijital Oyunlar…………………………………………………………………..24 1.4.1. Dijital Oyunların Sınıflandırılması……………………………………..27 1.5. Narratoloji ve Ludoloji Kavramları Üzerine………………………………….29 1.6. Dijital Oyun Oynama Pratikleri Üzerine Ludolojik Yaklaşımlar……………34 1.6.1 Simülasyon Kavramı Üzerine…………………………………………...36 1.6.2. Sibermetinsel Kurgu…………………………………………………….40 1.7. Oyuncu Motivasyonu: Kullanımlar ve Doyumlar……………………………..42 1.8. Dijital Habitus ve Sanal Kariyer………………………………………………..45 1.8.1 Sanal Kariyeri İnşa Eden Kavramlar Avatar ve Oyun İçi Emek………...46 2. BÖLÜM: FOOTBALL MANAGER VE OYUNCU DENEYİMİ…………….51 2.1. Football Manager Oyununa Dair: Oyunun Türü……………………………52 2.2. Football Manager Oyuna Giriş ve Oyunun Temel Özellikleri………………59 2.2.1 Football Manager ve Mekân…………………………………………...62 2.2.2 Football Manager ve Zaman…………………………………………...66 2.2.3. Football Manager Anlatı Yapısı………………………………………70 2.3. Football Manager’a Otoetnografik Bakış……………………………………73 2.3.1. Otoetnografiye Giriş: Menajerlik Oyunları Serüvenim………………75 2.3.2. Alanda Bir Oyuncu……………………………………………………77 2.3.3 Oyuncu Deneyimi……………………………………………………...83 2.4. Football Manager Oyuncularından Bir Kesit………………………………..87 2.4.1 Football Manager Oyuncu Türevleri…………………………………..87 2.4.2 Football Manager Oyuncu Motivasyonu………………………………99 2.4.3 Simülatif Futbol Dünyası: Football Manager………………………….105 2.4.4. Football Manager Oyuncularının Sanal Kariyerleri…………………...114 2.4.5 Zorunlu Ortaklıktan Gönüllü Ortaklığa: Football Manager Oyuncularının Etkileşim Alanları……………………………………………124 SONUÇ………………………………………………………………………………128 KAYNAKÇA………………………………………………………………………...131 EK 1. DİJİTAL OYUNCULAR VE OYUNCU DENEYİMİ KONULARINDA YAPILMIŞ ÇALIŞMALAR…………………………………………......................140 EK 2. ORİJİNALLİK RAPORU…………………………………………………...150 EK 3. ETİK KOMİSYON MUAFİYETİ FORMU..................................................151  Kültürden eski bir olgu olarak tanımlanan oyun kavramı, geçmişten günümüze, insanın hayatı anlamlandırdığı bir özgür zaman etkinliği olarak karşımıza çıkmaktadır. Oyun, uyum sağlayıcı bir mekanizma olması sebebiyle, insanlığın var oluşundan günümüze uzanan bir serüvende evrimleşmiş ve birçok farklı form içerisinde insanlığın yanında yer almıştır. Yakın dönemde yaşanan teknolojik gelişmeler ile birlikte dijital oyunlar hayatımıza girmiş ve oyunların tür ve platformlarına çeşitlilik kazandırmıştır. Bu gelişmelerle birlikte, yalnızca oyunların türleri ve platformları değil, aynı zamanda oyun oynama biçimlerini, oyuncu deneyimlerini de değişime uğramıştır. Bu tez çalışmasında, dijital oyunların hayatımıza girmesiyle farklılaşan oyuncu deneyimleri Football Manager oyunu üzerinden analiz edilmektedir. Bu bağlamda, öncelikle Football Manager oyuncularının oyuncu türevleri ve oyun oynama motivasyonları tanımlanacaktır. Daha sonra, Football Manager oyuncuları ile katılımlı gözlem ve derinlemesine görüşmeler yapılarak edinilen çıkarımlar, dijital oyun oynama tecrübesinin geleneksel oyun oynama tecrübesinden farklılaşmasına neden olan sibermetin, etkileşim, dijital habitus ve sanal kariyer gibi kavramlar çerçevesinde değerlendirilecektir

    Hindutva Doktrini ve Hindistan'da 2019 Seçimlerinde Bharatiya Janata Partisi: Eleştirel Söylem Analizi

    No full text
    This study is an attempt to understand how the doctrine of Hindutva which considers Hindu- chauvinism as the spirit of Indian nationalism has played a central role in the development of populist discourse of Bharatiya Janata Party during the 2019 general elections in India. The BJP has close ideological association with ultra-right-wing Hindu organization the Rashtriya Swayamsevak Sangh which laid foundation of modern-era Hindutva movement, and incidents of persecution and intolerance towards minorities have also increased under rule of Prime Minister Narendra Modi since 2014. Especially the Muslims of India have been tagged as the foreigners by the BJP. This study uses the three-dimensional model of critical discourse analysis presented by Norman Fairclough to qualitatively assess the textual and visual discursive texts shared by the Bharatiya Janata Party and its key leaders on Twitter during 2019 election campaign. Additionally, the election speeches of Indian Prime Minister Narendra Modi have also been analyzed through development of themes and sub-themes on the basis of the essentials of populism and Hindutva doctrine simultaneously. The mythological and historical basis of Hindutva doctrine, and theoretical debate on populism have also been taken into consideration to find answers to the research questions and it was found that the Hindutva ideology played a central role in the electoral campaign of the BJP and helped it in the construction of the people and the antagonizing others, the identification of a charismatic leader, the portrayal of politically reluctant agenda and the definition of a foreign enemy. It was also found that the BJP excessively used historical and mythological references, symbolism, ritualistic notions and promised Hindutva- focused political and constitutional reforms to assert that it was the contemporary political face of the Hindutva doctrine and that it was totally committed to the cause of Hindutva. This study hence demonstrates how the political and public discourse of the world’s largest democracy is being shaped by using ultra right-wing populist discourse as an effective tool of political communication to pave the way for reduced political liberties, undemocratic practices and Hindu chauvinism.Bu çalışma, Hindu-şovenizmini Hint milliyetçiliğinin ruhu olarak gören Hindutva doktrininin, Hindistan 2019 genel seçimleri sırasında Bharatiya Janata Partisi'nin popülist söyleminin gelişiminde nasıl merkezi bir rol oynadığını anlama çabasıdır. BJP, modern dönem Hindutva hareketinin temelini oluşturan aşırı sağcı Hindu örgütü Rashtriya Swayamsevak Sangh ile yakın ideolojik bir ilişki içindedir. 2014’ten bu yana Başbakan Narendra Modi’nin yönetimi altında azınlıklara karşı zulüm ve hoşgörüsüzlük olayları da artmıştır. Özellikle Hindistan’da yaşayan Müslümanlar BJP tarafından yabancı olarak etkiketlenmektedir. Bu çalışma 2019 seçimleri sırasında Bharatiya Janata Partisi’nin ve önemli liderlerinin Twitter’da paylaştığı metinsel ve görsel metinleri niteliksel olarak değerlendirmek için Norman Fairclough tarafından geliştirilen üç boyutlu eleştirel söylem analizi modellini kullanmaktadır. Buna ek olarak, Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin seçim konuşmaları da popülizmin ve Hindutva doktrininin temelleri etrafında temalar ve alt temalar geliştirilerek analiz edilmiştir. Araştırma sorularına cevap aranırken Hindutva doktrininin mitolojik ve tarihsel temeli ile popülizm üzerine kuramsal tartışma göz önünde bulundurulmuştur. Hindutva ideolojisinin BJP’nin seçim kampanyasında merkezi bir rol oynadığı, halkın Hindu olarak inşasına ve aynı zamanda diğerlerinin düşman olarak tanımlanmasına, karizmatik liderin tanımlanmasına ve yabancı düşman tanımının yaratılmasına yardımcı olduğu bu çalışmada ortaya çıkmıştır. Ayrıca BJP’nin tarihsel ve mitolojik referansları, sembolizmi ve ritüelistik kavramları çok yoğun kullandığı, Hindutva doktrininin çağdaş yüzü olduğunu iddia edebilmek için Hindutva temelli siyasi ve anayasal reformlar vaat ettiği görülmüştür. Dolayısıyla bu çalışma, dünyanın en büyük demokrasisinin siyasi ve kamusal söyleminin, azaltılmış siyasi özgürlükler, demokratik olmayan uygulamalar ve Hindu şovenizminin önünü açma amacıyla, etkili bir siyasi iletişim aracı olarak ultra sağ popülizm söyleminin kullanılarak, nasıl şekillendirildiğini gözler önüne sermektedir

    Computer mediated communication: Re-thinking social psychology theories on the internet

    No full text
    The present thesis is an empirical study which examines the interpersonal relationships that are initiated and maintained through computer mediated communication with a social psychological approach. In this context, the study is based on the fields: one is computer mediated communication and the other is social psychological. In the first chapter of the thesis, composed four sections, include some important concepts about computer mediated communication. The second chapter is separated to social psychology - one of the fields on which this thesis is based. In this section interpersonal attraction theories, which have central roles at the beginning of the relationship, such as similarity, proximity, physical attractiveness, social cognition, which means perceptions of individuals one other, because of its effect to relational development self-disclosure are discussed and also some theories are presented about development and dissolve of the interpersonal relationship. In the third chapter the effect of features of computer mediated communication to the interpersonal relationship is examined. In the last chapter, the social psychology theories which are mentioned in the second section are applied to the interpersonal relationships that are initiated and maintained through computer mediated communication. In this thesis, examining the change of the interpersonal relationships on the Internet with a social psychological point of view, while evaluating the features of computer mediated communication and the change of the social psychology theories, the information provided through survey always kept in mind.Bu tez çalışması, bilgisayar dolayımlı iletişim ortamlarında kurulan kişilerarası ilişkileri sosyal psikolojik bir yaklaşımla inceleyen ampirik bir çalışmadır. Bu bağlamda çalışma biri bilgisayar dolayımlı iletişim diğeri sosyal psikoloji olmak üzere iki ayrı alan üzerine kuruludur. Dört bölümden oluşan tez çalışmasının birinci bölümünde, bilgisayar dolayımlı iletişim ile ilgili kavramlara yer verilmiştir. İkinci bölüm çalışmanın odaklandığı alanlardan biri olan sosyal psikoloji kuramlarına ayrılmıştır. Bu bölümde ilişkilerin başlangıç noktasında önemli bir role sahip fiziksel çekicilik, fiziksel yakınlık ve benzerlik gibi kişilerarası çekicilik kuramları, kişilerin birbirlerini algısı anlamına gelen sosyal biliş, ilişkilerin gelişimine etkisi dolayısıyla kendini açma davranışı tartışılmış, ilişkilerin gelişimi ve çözülüşü ile ilgili kuramlar sunulmuştur. Üçüncü bölümde bilgisayar dolayımlı iletişimin özelliklerinin kişilerarası ilişkilere etkisi tartışılmıştır. Son bölümde ise ikinci bölümde incelenen sosyal psikoloji kuramlarının, bilgisayar dolayımlı iletişim ortamına uygulamasına yer verilmiştir. İnternet'te kişilerarası ilişkilerin dönüşümünü sosyal psikolojik bir yaklaşımla inceleyen bu çalışmada, bilgisayar dolayımlı iletişimin özellikleri ve sosyal psikoloji kuramlarının dönüşümüne ilişkin değerlendirmeler yaparken, Internet kullanıcılarıyla yapılan alan araştırması sonucunda elde edilen veriler göz önünde bulundurulmuştur

    Türkiye’de Televizyon Yayıncılığının Yeni Medya Ortamlarıyla Dönüşüm Süreci: İçerde ve Çukur Dizisi Örneğinde Yeni Yayıncılık Ekosisteminin İncelenmesi

    No full text
    Television, which is one of the important medium of traditional media, still maintains its importance and popularity today. It is a medium with various functions such as informing, reporting, and entertainment. The developments in new communication technologies in the world and Turkey and television broadcasting convergence with internet has led to changes in television broadcasting.TV producers, in new media era, make direct contact with the audience through social media platforms led to social television (social TV) broadcasting. With social television broadcasting, a new viewing experience has emerged as a second screen practice. The use of a second screen supports social television to allow an online chat with a mass group around specific content. The use of the second screen, an extension of social TV, is encouraged by the television industry, placing viewers in a productive position. The viewers contribute to the social rating by using social media to follows the produced content by television industry, and at the same time generate user-generated contents on social media platforms. In this thesis, television broadcasting changes caused in the new media environment in Turkey and the transformation process is analyzed with the social TV broadcasting. The television industry's approach of the viewer with new media environments and social TV broadcasting are being discussed with interviews with authorities from the television industry in Turkey. The immaterial labor and emotional economy that arise from the television industry's directing of the viewers to the second screen are examined by the economic-political approach. For the sample of the thesis, İçerde and Çukur television series which is broadcast in Show TV belonging to Ay Yapım is selected. These two series, which TV producers are intensely engaged with audience, are examined descriptively in the new broadcasting ecosystem, with audience management strategies listed in the hashtags. At the same time, interviews with officials of Kimola and Somera, who made social ratings for social TV broadcasting, have been conducted and the position of the social rating in the process of television broadcasting transformation has been examined.1.BÖLÜM: YENİ MEDYA DÖNEMİNDE TELEVİZYON YAYINCILIĞI: SOSYAL TV 1.1. Sosyal TV’nin Gelişmesine Zemin Hazırlayan Teknolojik Süreç 1.1.1. Web Ortamlarının Gelişim Evreleri ve Ağ Mimarileri: Web 1.0, Web 2.0, Web 3.0 1.1.2. Bilgi ve İletişim Teknolojilerinin Gelişimi ve Yeni Medya Dönemi 1.1.2.1. Etkileşimlilik 1.1.2.2. Yakınsama 1.1.2.3. Katılımcı Kültür 1.2. Televizyon Yayıncılığı ve Sosyal Medya Kullanımı: Sosyal TV 1.2.1. Sosyal Televizyon 1.2.2. Sosyal Televizyon ve Sosyal Medyanın Entegrasyonu 1.3. Sosyal Televizyonda Yeni Nesil Reyting Ölçümü: Sosyal Reyting 1.3.1. Sosyal Reyting, Büyük Veri ve Gözetim 1.4. Türkiye’de Yeni Medya Döneminde Yeni Yayıncılık Ekosistemini Oluşturan Platformlar 1.4.1. Televizyon ve İnternet Alt Yapısı: IPTV ve OTT 1.4.1.1. Televizyon Kanallarının İnternet Siteleri: Web TV 1.4.1.2. Video Akışı (Streaming) Platformları 1.4.1.3. Televizyon Sağlayıcılarının OTT Platformları 1.4.1.4. Sosyal Medya Platformları 1.4.1.5. Video Paylaşım Platformları 1.5. Ara Değerlendirme 2. BÖLÜM: İKİNCİ EKRAN OLGUSU VE İZLEYİCİNİN KONUMU 2.1. İkinci Ekran Olgusu ve Bağlantılı İzleme 2.2. İkinci Ekran ve Yeni İzleyicilik 2.3.2. Yeni İzleyicilikte Hayran Kültürünün Dönüşümü 2.3. İkinci Ekran Uygulamaları 2.3.1. İkinci Ekranın Türkiye’de Kullanım Oranları 2.3.2. Türkiye’de İkinci Ekran Uygulamaları 2.3.3. Türkiye’de İkinci Ekran Uygulamalarındaki Sorunlar 2.4. Televizyon Endüstrisinin İkinci Ekranda Uyguladığı İzleyici Yönetimi ve Dijital Emek Tartışmaları 2.4.1. İkinci Ekranda Katılımcı Kültür ve Kullanıcı Türevli İçerik 2.4.2. İkinci Ekranda İzleyicinin Oluşturduğu Duygusal Ekonomi ve Hayran Emeği 2.4.3. Kullanıcı Türevli İçerik ve Ekonomi- Politik Yaklaşım 2.4.3.1. İzleyici Metalaşması 2.4.3.2. Gayri Maddi Emek ve Duygulanımsal Emek 2.5. Ara Değerlendirme 3. BÖLÜM: YENİ YAYINCILIK EKOSİSTEMİNİN İÇERDE VE ÇUKUR DİZİSİ ÖRNEĞİNDE İNCELENMESİ 3.1. Araştırma Yöntemi ve Amacı 3.2. Televizyonda Yayınlanan Dizilerde Kullanılan Sosyal Medya Platformları 3.3. Televizyon Kanallarında Sosyal Medya Birimleri, Sosyal Medya Yönetimi ve Tasarımı 3.4. Türkiye’de Televizyon Yayıncılığındaki Dizilerde Hashtag Kullanımı ve Sosyal Medyanın Entegrasyonu 3.5. Yeni İzleyicilik ve İzleyici Katılımının Yarattığı Değişimin Boyutu 3.6. Dizi İzlemede İkinci Ekran Kullanımı ve İkinci Ekran Uygulamaları 3.7. Dizilerde Sosyal Medyada İzleyici Yönetimi, Hayranlaşma ve Duygusal Ekonomi 3.8. Dizi Oyuncularının Sosyal Medya Kullanımı 3.9. Dizilerin Yayınlandığı Yeni Dijital Platformlar ve Klasik Televizyon Yayıncılığına Olan Etkileri 3.10. Dizilerin Yayınlandığı Farklı Dijital Platformlar 3.11. Dizilerde Sosyal Reytingin Etkisi ve Sosyal Reytingin Geleneksel Reytinge Göre Farklılığı 3.12. Sosyal Reyting Firmaları: Somera ve Kimola 3.13. Yeni Yayıncılık Ekosisteminin İçerde ve Çukur Dizisi Örneğinde İncelenmesi 3.13.1. İçerde ve Çukur Dizisinin Yayıncılık Ekosisteminin Bileşenleri 3.13.1.1. Web TV 3.13.1.2. Video Paylaşım Siteleri 3.13.1.3. Video Akışı (Streaming) Platformları 3.13.1.3. Sosyal Medya Platformları 3.13.2. İçerde ve Çukur Dizisinin İzleyici Katılım Stratejileri 3.13.2.1. Hashtag Listelemesi 3.13.2.2. İçerde Dizisi ve İkinci Ekran Örneği 3.13.2.3. Çukur Dizisi ve İkinci Ekran Örneği 3.13.2.4. İçerde Dizisinde Emoji Kullanımı 3.13.2.5. Çukur Dizisinde Kullanılan Yakınsama Örneği ve Mahalle Aidiyetinin Yaratılması 3.13.3. İçerde ve Çukur Dizisinin Instagram Paylaşımları 3.13.3.1. Sneakpeek (Ön İzleme) 3.13.3.2. Yeni Bölüm için Yapılan Geri Sayım Örneği 3.13.3.3. Sahne Arkası İçerik Paylaşım Örneği 3.13.3.4. Dizide Önemli Günlerin Hatırlatılması 3.13.3.5. Markaları Hikâyeye Dâhil Etme Örneği 3.13.3.6. Sosyal Sorumluluk Projelerinde Yer Alınması ve Farkındalık Yaratılması 3.13.3.7. Reyting Paylaşım Örneği 3.13.4. İçerde ve Çukur Dizisinin İzleyici Yönetimindeki Etkileşim Örnekleri ve Dijital Emek Tartışmaları 3.13.4.1. Ödüllendirme 3.13.4.2. İçerik Belirleme 3.13.4.3. Sorular Yöneltme 3.13.4.4. İzleyici Gönderilerini PaylaşmaGeleneksel medyanın önemli mecralarından olan televizyon günümüzde hala önemini ve popülerliğini koruyan; bilgilendirme, haber verme, eğlendirme gibi çeşitli işlevleri olan bir medyumdur. Dünyada ve Türkiye’de yeni iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler ve televizyon yayıncılığında internetle yakınsaması değişimi beraberinde getirmiştir. Televizyon yapımcılarının sosyal medya platformları üzerinden izleyicilerle direkt etkileşim kurması yeni medya döneminde sosyal televizyon (sosyal TV) yayıncılığını ortaya çıkarmıştır. Sosyal TV yayıncılığıyla birlikte ikinci ekran pratiği oluşarak yeni bir izleme deneyimi ortaya çıkmıştır. İkinci bir ekranın kullanılması, sosyal televizyonu destekleyerek belirli içerik çevresinde bir kitleyle birlikte çevrimiçi bir sohbetin gerçekleşmesini sağlamaktadır. Sosyal TV’nin uzantısı olan ikinci ekran kullanımı televizyon endüstrisi tarafından teşvik edilerek izleyiciler üretken bir konuma yerleştirilmektedir. Televizyon endüstrisi tarafından izleyici, üretilen içeriği tüketen ama aynı zamanda sosyal medya platformlarında kullanıcı türevli içerik oluşturarak reytinge katkı sağlayan da bir konumdadır. Bu tez çalışmasında, Türkiye’de yeni medya ortamlarının televizyona yayıncılığında yarattığı değişim ve dönüşüm, sosyal TV yayıncılığı üzerinden ele alınmaktadır. Televizyon endüstrisinin yeni medya ortamlarıyla birlikte izleyiciye bakışı ve sosyal TV yayıncılığı, Türkiye’de televizyon endüstrisindeki yetkililerle yapılan saha görüşmeleriyle tartışılmaktadır. Televizyon endüstrisi tarafından izleyicilerin ikinci ekrana yönlendirilmesiyle ortaya çıkan gayri maddi emek ve duygusal ekonomi yönü ise ekonomi-politik yaklaşımla ortaya konulmaktadır. Tezin örneklemi için Ay Yapım’a ait Show TV’de yayınlanan İçerde ve Çukur dizisi belirlenmiştir. Televizyon endüstrisinin izleyiciyle kurduğu etkileşimin yoğun olduğu bu iki dizinin yeni yayıncılık ekosistemi dâhilinde betimsel olarak izleyici yönetim stratejileri hashtag listelenmesiyle incelenmektedir. Aynı zamanda, sosyal TV yayıncılığıyla birlikte ortaya çıkan sosyal reyting için sosyal reyting ölçümü yapan Kimola ve Somera firmasının yetkilileriyle görüşmeler yapılarak, sosyal reytingin dönüşüm sürecindeki yeri irdelenmektedir

    Trans Bireylerin Ayrımcılıkla Mücadelede Sosyal Medya Kullanım Pratikleri

    No full text
    Today, new media and social media mediums provided by new communication technologies are available and accessible to all individuals and have a structure that allows the production of user generated content. In this way, individuals who are content creators can communicate and express themselves to anyone through the new media. In this thesis, social media usage practices of transgender individuals are discussed.Social media profiles fed with individuals' experiences and practices in offline environments addresses their identity performances and online practices such as shares, groups they participate, likes and comments Gender performances and experiences, which are the most important elements that constructs the individual and the subject in daily life, are also encountered in social media platforms. From this point of view, social media environments are an expression area for individuals who cannot make their own voices heard in society and cannot live their identities in offline environments. For trans people who are exposed to various discrimination practices in family, school and work life within the gender system, who are marginalized by discursive practices, who are exposed to transphobic discrimination in various ways of verbal and physical violence , social media platforms are emerging as communication channels where they can freely express their views and opinions on social, political, cultural and economic issuesand they are also forming a basis for new practices in fighting discrimination.In this thesis, what kinds of opportunities social media provides to fight discrimination are analyzed by looking at social media usage practices and experiences of trans people living in Ankara. According to the findings of this thesis, it was seen that the participants gained information about their own identities in new media and social media environments, made social environment through these mediums, performed their gender identities to people they selected and developed practices to fight hate speech.Günümüzde yeni iletişim teknolojilerinin temin ettiği yeni medya ve sosyal medya ortamları tüm bireylerin erişimine ve kullanımına açık olmasının yanında kullanıcı türevli içerik üretimine izin veren bir yapıya sahiptir. Bu sayede içerik üreticisi olan bireyler yeni medya ortamları aracılığıyla diledikleri kişilerle iletişime geçebilmekte ve kendilerini ifade edebilmektedirler. Bu tez çalışmasında trans bireylerin sosyal medya kullanım pratikleri ele alınmıştır. Bireylerin çevrimdışı ortamlardaki deneyim ve pratiklerinden beslenen sosyal medya profilleri; paylaşımlar, üye olunan gruplar, beğeniler, yorumlar gibi çevrimiçi pratikler ile kimlik performanslarına işaret eder. Gündelik yaşamda bireyi ve özneyi kurucu en önemli öge olan toplumsal cinsiyet performans ve deneyimleri de sosyal medya ortamlarında karşımıza çıkmaktadır. Bu noktadan hareketle, toplum içerisinde kendi seslerini duyuramayan, kimliklerini çevrimdışı ortamlarda yaşayamayan bireyler için sosyal medya ortamları bir ifade alanı niteliğindedir. İkili cinsiyet sistemi içerisinde aile, okul ve iş yaşamında çeşitli ayrımcılık pratiklerine maruz kalan, söylemsel pratikler ile ötekileştirilen, çeşitli şekillerde sözlü ve fiziksel şiddetle transfobik ayrımcılığa maruz kalan translar için sosyal medya ortamları hem toplumsal, siyasal, kültürel ve ekonomik konularda kanı ve düşüncelerini özgürce ifade edebilecekleri iletişim kanalları olarak ortaya çıkmakta hem de ayrımcılıkla mücadele noktasında yeni pratiklere zemin yaratmaktadır. Bu tez çalışmasında Ankara’da yaşayan transların sosyal medya kullanım pratikleri ve deneyimlerinden yola çıkarak sosyal medyanın, ayrımcılıkla mücadele noktasında ne gibi olanaklar sağladığı incelenmiştir. Bu tez çalışmasına ait bulgularda katılımcıların, yeni medya ve sosyal medya ortamlarında kendi kimliklerine yönelik bilgi edindikleri, bu ortamlar üzerinden sosyal çevre edindikleri, kendi belirledikleri kişilere karşı cinsiyet kimliklerini performe ettikleri ve nefret söylemleri ile mücadele pratikleri geliştirdikleri görülmüştür

    Endonezya’da Muhafazakar Moda Hareketi’nde Sosyal Medyanın Rolü

    No full text
    Islamic Modest Fashion has become one of the emerging creative industries. It is said that social media has making a role in its development. From designers, hijabi bloggers and then instagrammers, many women are often seen posting their everyday outfits through social media. They want to combine their faith with cutting-edge fashion trend. Muslim consumers have become a potential targeted market due to the increasing of women wearing hijab. Muslim consumers are projected to spend $327 billion on clothing by 2019. Indonesia, as the biggest Muslim majority country, has targeted to be the Center of Islamic Modest Fashion in the world as its national branding by 2020. This study will examine how social media especially blog and Instagram can lead the movement of Islamic Modest Fashion in Indonesia, how it also brings consumer culture to hijab and as the result it triggers Indonesia to brand itself. This study will illustrate how all the elements of fashion industry in Indonesia including the designers, bloggers, instagrammers and also Indonesian Agency for Creative Economy (BEKRAF) work together to make Indonesia the center of Islamic Modest Fashion. This research will be conducted through in-depth interviews with designers, bloggers, instagrammers and agency officials. Besides in-depth interviews, this research will investigate pictures posted on Instagram through semiotic analysis in the context of the Islamic Modest Fashion trend. This research will also contain a literature review of a diverse group of studies on topics related to the study. This research will be examined through several theoretical frameworks including the study of social media, creative industry and consumer culture. Fashion and consumer culture are also two main topics because fashion furthermore leads to the consumer culture. The possible benefit of this research is to be a reference literature of Islamic Modest Fashion especially in an Indonesian context.TABLE OF CONTENTS ACCEPTANCE AND APPROVAL DECLARATION YAYIMLAMA VE FİKRİ MÜLKIYET HAKLARI BEYANI ETİK BEYAN ACKNOWLEDGEMENTS ABSTRACT TURKISH ABSTRACT TABLE OF CONTENTS TABLES PICTURES GRAPHICS INTRODUCTION Overview Reflexive Consideration Research Questions Literature Review and Theoretical Framework Research Methodology Limitations of Study CHAPTER 1: UNDERSTANDING MODEST FASHION CULTURE IN SOCIAL MEDIA 1.1. Overview of Global Modest Fashion 1.2. The Interpretation and History of Hijab in Indonesia 1.3. Modest Fashion Industry in Indonesia 1.4. Social Media of Modest Fashion in Indonesia CHAPTER 2 : RESEARCH AND FINDINGS 2.1. The Beginning of Modest Fashion Movement in Indonesia 2.2. The Role of Blog 2.3. The Role of Instagram 2.4. The Contradiction between Islamic Value and Marketing Force 2.5. The Observation in Instagram 2.5.1. The Analysis of Designer’s Instagram 2.5.2. The Analysis of Hashtags in Instagram 2.6. Future Potential and Challenge for Indonesian Modest Fashion CONCLUSION BIBLIOGRAPHY APPENDIX1.Consent Material APPENDIX2. Interview Questions . APPENDIX3. Interview Script APPENDIX4. Etik Kurul APPENDIX5. Orjinallik Raporu AUTOBIOGRAPHYİslami Tesettür Modası yükselen yaratıcı endüstrilerden biri haline gelmiştir. Sosyal medyanın da bu modanın gelişiminde rolü olduğu söylenebilir. Tasarımcılardan, tesettürlü blog yazarlarından Instagram kullanıcılarına kadar pek çok kadın her gün giydiği kıyafetleri sosyal medya üzerinden yayınlamaktadır. Bu kadınlar dini inanışlarını teknolojinin olanaklarıyla birleştirmektedir. Dünyada tesettür giyen kadın sayısının artmasıyla birlikte Müslüman tüketiciler potansiyel bir hedef pazarı haline gelmiştir. Müslüman tüketicilerin 2019 yılına kadar kıyafet sektöründe 327 milyar dolar harcaması öngörülmektedir. En fazla Müslüman nüfusa sahip olan Endonezya, 2020 yılına kadar dünyanın İslami Tesettür Moda Merkezi olmayı hedeflemektedir. Bu çalışmada blog ve Instagram başta olmak üzere sosyal medyanın Endonezya'da İslami Tesettür Moda akımına nasıl öncülük ettiği, tüketim toplum ile tesettürü birbiriyle nasıl yakınlaştırdığı ve bunun sonucunda Endonezya'nın kendi ulusal markalaşmasına nasıl zemin hazırladığı incelenecektir. Bu çalışma tasarımcıları, blogerları ve Instagram kullanıcılarını da kapsayan moda endüstrisi bileşenleri ile Endonezya Yaratıcı Ekonomi Ajansı’nın (BEKRAF) Endonezya’yı İslami Tesettür Modası’nın merkezi haline getirebilmek için nasıl birlikte çalıştığını gösterecektir. Bu araştırmada tasarımcılarla, blogerlarla, Instagram kullanıcılarıyla ve ajans yetkilileriyle derinlemesine görüşmeler yapılacaktır. Derinlemesine görüşmelerin yanısıra bu araştırmada göstergebilimsel analiz yoluyla Instagram’da paylaşılan fotoğraflar İslami Tesettür Moda akımı bağlamında incelenecektir. Bu araştırma ayrıca çalışma konusuyla ilgili çeşitli literatür taramasını da kapsamaktadır. Araştırmada sosyal medya incelemesi, yaratıcı endüstri ve tüketim kültürü çalışmaları dâhil olmak üzere pek çok teorik çerçeve ile incelemeler yapılacaktır. Moda, tüketim kültürüne zemin hazırladığı için moda ve tüketim kültürü ayrıca çalışmanın iki temel konusunu oluşturmaktadır. Bu araştırmanın özellikle Endonezya bağlamında İslami Tesettür Modası literatürüne katkı sağlayacağı öngörülmektedir
    corecore