2,132 research outputs found
KİTAP DEĞERLENDİRME İSMAİL TOSUN SARAL, GÜL BABA, NAPKUT YAYINEVİ, MACARİSTAN, 2022.
This study is about the work named Gül Baba, prepared and published by İsmail Saral Tosun. İsmail Saral Tosun has done research on Gül Baba for a long time and turned his research into a publication. He is known for his work on Gül Baba both in Turkey and Hungary. Gül Baba, one of the symbolic names of the cultural ties between Türkiye and Hungary, has always remained on the agenda with the works of İsmail Saral Tosun. He transformed his works published as articles into an independent work
From Albania to Brazil: Ismail Kadaré's Broken april and its filmic adaptation, Walter Salles' Abril despedaçado
Dissertação (mestrado) - Universidade Federal de Santa Catarina, Centro de Comunicação e Expressão, Programa de Pós-Graduação em Letras/Inglês e Literatura Correspondente, Florianópolis, 2007The aim of the present study is to analyse how issues of Albanian national identity are portrayed in Ismail Kadaré's novel Broken April (Prilli i Thyer), and how such features have been appropriated and translated onto the screen into a Northeastern Brazilian context. I depart from the premise that, even though Brazilian elements are indeed shown in the film, the non existence of the Kanun in Brazil, and the use of narrative techniques different from the ones employed in the novel render the story of the blood feuds in the film more universal than the genuinely Albanian reality depicted in the novel. In sum, the appropriation transcends the Albanian reality into a universal context, showing, at the same time, elements which are typical of the Brazilian culture.O objetivo do presente estudo é analisar como questões sobre a identidade nacional Albanesa são retratadas no romance Abril Despedaçado (Prilli i Thyer), de Ismail Kadaré, e como tais questões foram apropriadas e traduzidas para a tela num contexto Nordestino-Brasileiro. O estudo parte do princípio que, embora elementos tipicamente Brasileiros sejam mostrados no filme, a não existência do Kanun no Brasil, e o uso de técnicas narrativas diferentes das empregadas no romance ajudam a deixar a história das brigas de família no filme com um aspecto mais universal do que a realidade genuinamente Albanesa representada na romance. Em suma, a apropriação transcende a realidade Albanesa para um contexto mais universal, sem deixar de mostrar também elementos típicos da cultura Brasileira
Bir Cumhuriyet Birçok Müslüman
İsmail Kara'nın "Şeyh Efendi'nin Rüyasındaki
Türkiye” adındaki eserde II. Abdülhamit döneminde Şeyhülislâmlık'ta görev yapmış Şeyh Rahmi Baba 1930'lu yıllarda şeyh ve halife arkadaşlarının faaliyetleri anlatılmaktadır
Variations on the Author
“Variations on the Author” discusses two of Eduardo Coutinho’s recent films (Um Dia na Vida, from 2010, and Últimas Conversas, posthumously released in 2015) and their contribution to the general question of documentary authorship. The director’s filmography is characterized by a consistent yet self-effacing form of authorial self-inscription: Coutinho often features as an interviewer that rather than express opinions propels discourses; an interviewer that is good at listening. This mode of self-inscription characterizes him as an author who is not expressive but who is nonetheless markedly present on the screen. In Um Dia na Vida, however, Coutinho is completely absent form the image, while Últimas Conversas, on the contrary, includes a confessional prologue that moves the director from the margins to the center of his films. This article examines the ways in which these works stand out in the filmography of a director who offers new insights into the notion of cinematic authorship
Seyyid Mehmed Emin Baba: His Life Literary Character
Seyyid Mehmed Emin Baba XVII. yüzyılın sonları ile XVIII. yüzyılın başları (ö. 1718) arasında Bursa’da yaşamış, çeşitli medreselerde görev yapmış, Niyazi-i Mısri’nin önde gelen halifelerindendir. Şeyhinden aldığı icazetle Uludağ eteklerinde kendi evinde çarşamba akşamları Mısriyye usulünce ayin icra etmiş ve mürid yetiştirmiştir. Başta İsmail Hakkı Bursevi olmak üzere dönemin meşhur sufileriyle iyi ilişkileri olduğu nakledilir.
Seyyid Mehmed Emin Baba Divanı’nın elimizde tek nüshası bulunmaktadır. Divan baştan sona tasavvuf mahiyettedir. Niyazi-i Mısri Divanı ile benzerlik gösterir. Arapça ve Farsça’ya vakıf olan şair, yer yer Eski Anadolu Türkçe’sinde yer alan kelimeler kullanmıştır. Sade bir dil kullanmış, birçok mutasavvıfın divanında olduğu gibi hece veznini de sıkça kullanmıştır.Seyyid Mehmed Emin Baba one of the pioneers of the caliphs og Niyazi-i Mısri who lived at late og XVIII. century and early periots of XVII. century. He lived in Bursa and worked in various madrasahs. Taking permission from sheikh, he gave lessons in his own house in accordance with Misriyye form at nights and mornings. He is stated to have good relationships with the famous sufis of period. Especially with İsmail Hakkı Bursevi.
We have a single copy of Seyyid Mehmed Emin Baba. Divan is throughtly sufistic composition. It shows similarity with Divan of Niyazi-i Misri. Poet, very competent on Arabic and Persian, from place to place used words that include ind old Anatolian Turkish. A simple language has used, syllabic meter has constantly used like many sufi divans
Baba Paşa tarihi.
Tez (yüksek lisans) - Anadolu ÜniversitesiAnadolu Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Tarih Anabilim DalıKayıt no: 458688Pehlivan İbrahim Paşa ya da bilinen diğer adıyla Baba Paşa (ölümü 1820), Osmanlı Tarihinde özellikle XIX. Yüzyılın başlarında belirli bir yere ve öneme sahiptir. İlk olarak, XVIII. Yüzyılın sonlarına doğru başlayan Osmanlı- Rus ve Avusturya Savaşlarına (1787-1792) katılarak dikkat çekmeye başladı. Rumeli’de giriştiği uzun ve yoğun mücadelelerinin sonucunda Deliorman ve Dobruca Bölgelerinin ayanlığını elde etti. 1806 Yılında başlayan Osmanlı- Rus Savaşı, Pehlivan İbrahim Paşa’nın hayatındaki en önemli olayların başında gelmektedir. Rus Ordusuna karşı, İsmail Kalesinde üç yıl boyunca gösterdiği direnişle büyük bir şöhret kazandı. Ekim 1809’da Silistre yakınlarındaki Tatariçe’de Rus ordusunun kesin bir yenilgiye uğratılmasında önemli rol oynadı. Kazandığı bu başarılar sonucunda kendisine vezirlik rütbesi verildi. Ancak 1810 Yılında Ruslara esir düşmekten kurtulamadı. Üç yıl süren Rusya esaretinden 1812 Yılı sonlarında dönen Baba Paşa’ya, Sultan II. Mahmut (1808-1839) tarafından önemli görevler verildi. Anadolu’da merkezi otoriteyi yeniden tesis etmek ve devlete karşı isyan çıkaranları ortadan kaldırmak için çalıştı. Yıllarca sürmüş olan birçok isyan hareketini bastırdı. Sırasıyla Sivas, Erzurum ve Diyarbakır Valisi oldu. 1817’de vezirliği kaldırılarak, Bursa’da ikamet ettirilen Baba Paşa, gençliğinden itibaren katıldığı savaşları, başından geçen önemli olayları kaleme aldırdı. Bursa’da Gazzi Dergahı’nın başında bulunan Abdüllatif Efendi tarafından yazılan ve 1820’de tamamlanan Baba Paşa Tarihi, 1787-1817 yılları arasındaki olayları kapsayan önemli bir kaynak eserdir. Osmanlı Tarihinin önemli bir çok olayı, düzenli ve oldukça ayrıntılı bir biçimde, olayları yakından yaşamış kişilerin anlatımlarıyla bu eserde yer almaktadır. Dönemin olaylarını ele alan bütün tarihçilerin; cesur, kahraman ve devlete sadık bir kişi olarak övgü ile bahsettikleri Baba Paşa’nın anlatımlarına dayanan bu eser, söz konusu dönemin daha iyi anlaşılmasına önemli bir katkı sağlayacaktı
Kasımpaşa'da Kadiriyye Turabi Baba Tekyesi
Kasımpaşa'da Kadiriyye Turabi Baba Tekyesi Postinişinler
A Forgotten Name in the Historic Peninsula and a Place Resisting Time: Saka Baba Dervish Lodge
Gelibolu Yarımadası her yıl milyonlarca insan tarafından ziyaret edilen ve dolayısı ile gerek ulusal gerekse uluslararası toplum nazarında göz önünde olan bir alandır. Burayı ziyaret eden insanların büyük çoğunluğu her ne kadar şehitlikleri ve yabancı mezarları ziyaret amaçlı geliyor olsa da bu ziyaret esnasında, güzergâhnda yer alan tarihi yarımadanın diğer kültürel varlıkları hakkında da bilgi almaktadırlar. Bu nedenle tarihi yarımadadaki kültür varlıkları üzerine gerçekleştirilen çalışmalar, anlatıların sağlam temele oturtulması için büyük önem arz etmektedir. Ziyaret güzergâhında yer alan kültür varlıklarından biri de Saka Baba Dergâhı’dır. Bu çalışma, tarihi Gelibolu Yarımadası’nda Kadir Baba ismiyle anılan ve bu çalışma ile Saka Baba Dergâhı olduğu tespit edilen tekke hakkındaki tespit ve değerlendirmeleri içermesi bakımından analitik bir çalışmadır. Çalışma için literatür taraması yapılmış ve tekkedeki mezar taşlarında yer alan ifadeler ile Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi’nden elde edilen döneme ait belgeler araştırmacı tarafından günümüz Türkçesine aktarılmıştır. Çalışma ile tekkenin bir Bektaşi tekkesi ve isminin “Saka Baba Dergâhı” olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca 1826’da Bektaşiliğin yasaklanması sonrasında bir dönem Kadiriye Tarikatı idaresine geçtiği ve ilerleyen tarihlerde tekrardan Bektaşi Tekkesi olarak faaliyetine devam ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma ile tekkenin gerçek isminin literatüre geçmesi ve mezar taşlarının kataloglanarak kayıt altına alınması amaçlanmıştır. [EN] The Gallipoli Peninsula is visited by millions of people every year and thus considered prominent both by national and international society. Although most of the people come to the peninsula to visit the martyrs and the foreign graves, they also get information about the other cultural assets of the historical peninsula on the route. For this reason, the studies carried out on cultural assets in the historical peninsula are of great importance for the establishment of a sound basis. One of the cultural assets in the itinerary is Saka Baba Dergâhı, a Dervish lodge. This study is an analytical study, which presents assessments and findings about the lodge in the Gallipoli Peninsula called Kadir Baba but found to be Saka Baba Dergâhı in this study. The relevant literature review was performed; the statements engraved on the gravestones in the lodge as well as the documents of the period obtained from the Ottoman Archives of the Prime Ministry were translated into Turkish by the researcher. It was determined that the lodge was a Bektashi lodge and its name is Saka Baba Dervish Lodge. The further study shows that the lodge was once governed by Kadiriye Tarikatı (Cult) for a while after the prohibition of Bektashism in 1826 and started to serve again as Bektaşi Tekkesi at a later date. The purpose of this study is to introduce the real name of the lodge to the literature and to list and record the gravestones. The aim of the study is to pass the real name of the lodge to the literature and to record the tombstones by categorizing them.
Tonguç Baba
Taha Toros Arşivi, Dosya No: 124-İsmail Hakkı TonguçUnutma İstanbul projesi İstanbul Kalkınma Ajansı'nın 2016 yılı "Yenilikçi ve Yaratıcı İstanbul Mali Destek Programı" kapsamında desteklenmiştir. Proje No: TR10/16/YNY/0101Taha Toros Arşivi, Dosya No: 124-İsmail Hakkı Tongu
Memorandum sent to Lord Edward Grey
Title: Memorandum presented to Lord Edward Grey, British Minister of Foreign Affairs and President-in-Chief of the Conference of Ambassadors of the Great Powers in London Originally published: Originally written in 1913 as a private memorandum Language: FrenchThe text used is from Ismail Qemali, Përmbledhje dokumentesh, ed. by T. Hoxha, (Tirana: Sh.B “8 Nentori,” 1982), pp. 232–235. About the author Ismail Qemali bej Vlora (also known as Ismail Kemal Pasha) [1844, Vlora, (It Valona, present-d..
- …
