5,656 research outputs found
Bursalı Mü’minzade Ahmed Hasib’s Poetic Pilgrimage Menzilname
Menzilnâmeler, klasik Türk edebiyatında çeşitli vesilelerle çıkılan seyahatlerde konaklanılan mekânlar ve yerleşim yerlerinin konu edildiği edebî türdür. Edebiyatımızda bu türde yazılan eserlerin büyük çoğunluğu hac seyahati esnasında yol güzergâhında yer alan menzillerin fiziksel özellikleri ve konaklama imkânları hakkında bilgiler ihtiva eden hac menzilnâmeleridir. Manzum ve mensur şekilde karşımıza çıkan bu eserler daha çok 17. ve 18. yüzyıllarda kaleme alınmıştır. Bu mahiyetteki manzumelerden biri de 18. yüzyıl şairlerinden Bursalı Mü’minzâde Ahmed Hasîb’in Bursa ve Mekke arasındaki menziller hakkında bilgi verdiği hac menzilnâmesidir. Eserin şu an için bilinen tek nüshası, Mısır Milli Kütüphanesi Türkçe Yazmalar “Edebi Türkî 149” arşiv numaralı mecmuada kayıtlıdır. Mesnevi nazım şekliyle yazılan ve 91 beyitten müteşekkil olan metinde şair, Bursa’dan başlayarak Mekke’ye kadar hacı adaylarının uğrayacağı 78 menzilin ismini zikretmiş ve bu menziller hakkında ayrıntıya girmeden kısa bilgiler vermiştir. Bu çalışmada öncelikle menzilnâme türü ve bu türde yazılmış olan eserlerden bahsedilmiştir. Akabinde Hasîb’in hac menzilnâmesinin şekil ve muhteva özellikleri üzerinde durularak değerlendirmelerde bulunulmuştur. Çalışmanın sonunda ise eserin çeviri yazılı metnine yer verilmiştir
Ahmed Rasim’in Fonograf Adlı Eseri
Türk edebiyatının verimli yazarlarından olan Ahmed Rasim, birçok edebî türde eser vermiştir. Bedâyi-i Keşfiyyât ve İhtirâât-ı Beşeriyye Fonograf: Sadâyı Tahrîr ve İâde Eden Âlet Ahmed Rasim’in ilk eseridir. 1885 yılında yazdığı bu kitapta yazar, Amerika’da Edison tarafından keşfedilen fonografı tanıtır ve bu cihazın çalışma prensibini açıklar. Fonografa ait üç ayrı şekle yer veren yazar, şekillerde aletin parçalarına birer harf tayin etmiş ve bu harfler aracılığıyla da parçaların işlevlerini anlatmıştır. Bugün yerini farklı teknolojik aletlere bırakmış olan fonografın meydana getiriliş safhaları ve bu çalışmada emeği olan bilim adamları da eserde konu edilir. Eser, fonograf adlı aletin tanıklandığı, tanıtıldığı ilk kaynak olması bakımından önemlidir. Bu çalışmada Ahmed Rasim’in ardından Ahmed Midhat Efendi ve Sami Paşazade Sezai’nin de eserlerinde fonograftan bahsettikleri; ardından 1894’te Lügat-i Naci’de fonografın madde başı olarak yer aldığı belirlenmiştir. İ.B.B. Atatürk Kitaplığı’nda K/1079 numarasıyla kayıtlı olan Bedâyi-i Keşfiyyât ve İhtirâât-ı Beşeriyye Fonograf: Sadâyı Tahrîr ve İâde Eden Âlet adlı eser 15 sayfadan meydana gelmektedir. Eserin İfâde-i Mahsûsa bölümü ve Fonograf başlıklı metin kısmı Latin harflerine aktarılmıştır. Eserin sözlüğü hazırlanarak 19. yüzyıl söz varlığına katkı sağlanması amaçlanmıştır
First person – Ahmed Elbediwy
First Person is a series of interviews with the first authors of a selection of papers published in Journal of Cell Science, helping early-career researchers promote themselves alongside their papers. Ahmed Elbediwy is the first author on ‘Enigma proteins regulate YAP mechanotransduction’, published in Journal of Cell Science. Ahmed is a postdoctoral fellow in the lab of Barry Thompson at The Francis Crick Institute, London, UK, investigating the cytoskeleton, RhoGTPases and the regulation of YAP/TAZ oncoproteins
Vocabulary and Index of Şemsî Ahmed Pasha's Şeh-nâme-i Sultân Murâd (1209-2416. couplets)
Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim DalıŞeh-nâme-i Sultân Murâd, döneminin birçok tarihi vakasına şahitlik etmiş bir devlet adamı olan Şemsî Ahmed Paşa tarafından yazılmış manzum bir tarihtir ve içeriğinde bahsi geçen dönemlere dair pek çok bilgiyi günümüze taşımıştır. Şeh-nâme-i Sultân Murâd, söz varlığı bakımından da önemli bir eserdir. Bu çalışmada, eserin 1209-2416. beyitleri incelenerek gramatikal dizini ortaya konulmuş ve söz varlığı incelenmiştir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölüm'de çalışmaya giriş yapılmış, ardından Şeh-nâme-i Sultân Murâd ve eserin müellifi Şemsî Ahmed Paşa hakkında bilgilere yer verilmiştir. İkinci Bölüm'de söz varlığı hakkında bilgi verilmiş ve eserin söz varlığı incelenmiştir. Söz varlığı Adlar, Fiiller, Sıfatlar, Zamirler, Zarflar, Edatlar, Bağlaçlar, Ünlemler, İkilemeler, Deyimler, Atasözleri, İlişki Sözleri (Kalıp Sözler) ve Arapça ve Farsça Yapılı Tamlamalar olarak 13 ana başlık altında sınıflandırılarak incelenmiştir. Bu incelemede toplam "3211" söz tespit edilmiştir. Üçüncü Bölüm'de, dizin yer almaktadır. Dizin, Gramatikal Dizin ve Özel Adlar Dizini olmak üzere iki kısım hâlinde ortaya konulmuştur. Özel Adlar Dizini de Kişi Adları Dizini, Yer Adları Dizini, Hanedanlık, Ulus ve Topluluk Adları Dizini, Dinî Adlar Dizini ve Eser Adları Dizini şeklinde sınıflandırılmıştır. Dizinlerde toplam "3377" madde başı mevcuttur. Dördüncü Bölüm'de bu çalışmadan elde edilen verilerin değerlendirildiği Sonuç ve çalışmanın hazırlanmasında faydalanılan kaynakların bulunduğu Kaynakça yer almaktadır.Şeh-nâme-i Sultan Murad is a verse history written by Şemsî Ahmed Pasha, a statesman who witnessed many historical events of his period, and has brought a lot of information about the periods mentioned in its content to the present day. Şeh-nâme-i Sultan Murad is an important work in terms of vocabulary. In this study, the 1209-2416 couplets of the work were examined and its grammatical index was revealed and its vocabulary was examined. The study consists of four parts. In the First Chapter, an introduction to the study is made, and then information about Şeh-nâme-i Sultan Murad and the author of the work, Şemsî Ahmed Pasha, is given. In the Second Chapter, information about the vocabulary is given and the vocabulary of the work is examined. Vocabulary is examined by classifying it under 13 main headings as Nouns, Verbs, Adjectives, Pronouns, Adverbs, Prepositions, Conjunctions, Interjections, Reduplications, Idioms, Proverbs, Relationship Words (Phrases) and Arabic and Persian Structured Phrases. In this review, a total of "3211" words were identified. The Third Chapter contains the index. The index is presented in two parts, the Grammatical Index and the Proper Names Index. The Proper Names Index is also classified as Personal Names Index, Place Names Index, Dynasty, Nation and Community Names Index, Religious Names Index, and Work Titles Index. There is a total of "3377" item heads in the directories. In the Fourth Chapter, there is the Conclusion, in which the data obtained from this study is evaluated, and the Bibliography, which contains the sources used in the preparation of the study
N Point DCT VLSI Architecture for Emerging HEVC Standard
This work presents a flexible VLSI architecture to compute the N-point DCT. Since HEVC supports different block sizes for the computation of the DCT, that is, 4 × 4 up to 3 2 × 3 2, the design of a flexible architecture to support them helps reducing the area overhead of hardware implementations. The hardware proposed in this work is partially folded to save area and to get speed for large video sequences sizes. The proposed architecture relies on the decomposition of the DCT matrices into sparse submatrices in order to reduce the multiplications. Finally, multiplications are completely eliminated using the lifting scheme. The proposed architecture sustains real-time processing of 1080P HD video codec running at 150 MH
Contributions from Ahmed-i Dâî’s Tercüme-i Kitâbü’t-Ta’bir to Vocabulary of Old Anatolian Turkish
Türk Dil Kurumu tarafından hazırlanmış Tarama Sözlüğü, Eski Anadolu Türkçesinin söz varlığını tanıklarıyla birlikte en kapsamlı olarak ortaya koyan yayın olma özelliğini günümüzde de halen korumaktadır. Bu özelliği ile Tarama Sözlüğü Türkiye Türkçesinin tarihsel söz varlığının tespiti için ve Eski Anadolu Türkçesine ait metinlerin yayınlanmasında temel başvuru kaynağıdır. Ancak Tarama Sözlüğü bütün bu özelliklerine rağmen bazı haklı eleştirilere muhataptır. Bu eleştirilerden biri de Tarama Sözlüğü’nün neşrinden sonra yayımlanmış bazı eserlerde yer alan döneme ait kelimelerin bu sözlükte bulunmaması sebebiyle güncelleştirilmesi gerektiğidir. Eski Anadolu Türkçesi dönemine ait Ahmed-i Dâî’nin Tercüme-i Kitâbü’t-Ta’bir adlı rüya tabirleri kitabı içeriği açısından Eski Anadolu Türkçesi döneminin söz varlığına ait pek çok kelimeye sahiptir. Tercüme-i Kitâbü’t-Ta’bir, yayımlanmış Eski Anadolu Türkçesi metinlerinde ve Tarama Sözlüğü’nde bulunmayan ve/veya anlam ve ses bakımından farklı, az tanıklanmış kelimeleri ile dönemin söz varlığını tespit etmede değerli bir eserdir. Bu çalışmada, Tercüme-i Kitâbü’t-Ta’bir’de yer alan bu tür kelimeleri yukarıda verdiğimiz ölçütler çerçevesinde değerlendirdik.
Author Checklist - Full - Ahmed Essa_ 135540.pdf
Attached is a required author checklist for animal research </p
Vocabulary and grammatical index of Şemsî Ahmed Pasha's Şeh-nâme-i Sultân Murâd (1-1208. couplets)
Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim DalıBu çalışmada, Şemsî Ahmed Paşa tarafından Klasik Osmanlı Türkçesi ile yazılmış manzum bir tarih olan Şeh-nâme-i Sultân Murâd adlı eserin 1-1208. beyitlerini içeren kısmının gramatikal dizini oluşturulmuş ve söz varlığı incelenmiştir. Çalışma, üç ana bölümden oluşmaktadır. Birinci Bölüm'de, çalışmaya giriş yapıldıktan sonra Şeh-nâme-i Sultân Murâd ve şairi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci Bölüm'de, sözcük, söz ve söz varlığı hakkında bilgi verildikten sonra eserin söz varlığı; Adlar, Fiiller, Sıfatlar, Zamirler, Zarflar, Edatlar, Bağlaçlar, Ünlemler, İkilemeler, Deyimler, Atasözleri, İlişki Sözleri (Kalıp Sözler) ve Arapça ve Farsça Yapılı Tamlamalar olmak üzere 13 ana başlık altında incelenmiştir. Bu incelemede "3409" söz tespit edilmiştir. Üçüncü Bölüm'de yer alan dizin; Dizin ve Özel Adlar Dizini olmak üzere iki kısımda incelenmiştir. Özel Adlar Dizini de Kişi Adları Dizini, Yer Adları Dizini, Hanedanlık, Ulus ve Topluluk Adları Dizini, Dinî Adlar Dizini ve Eser Adları Dizini olmak üzere beşe ayrılmıştır. Bu dizinlerde toplam "3564" madde başı bulunmaktadır. Son olarak çalışma neticesinde elde edilen verilerin değerlendirildiği Sonuç ve yararlanılan kaynakların bulunduğu Kaynakça'ya yer verilmiştir.In this study, the grammatical index of the part of Şeh-nâme-i Sultân Murâd, written by Şemsî Ahmed Pasha in Classical Ottoman Turkish, containing the verses 1-1208, was created and the existence of words was examined. The study consists of three main sections. In the First Chapter, information was given about Şeh-nâme-i Sultân Murâd and his poet after the introduction to the study. In the Second Chapter, after being informed about the existence of words, words and words, the word presence of the work is examined under 13 main headings: Nouns, Verbs, Adjectives, Pronouns, Adverbs, Prepositions, Conjunctions, Exclamations, Idioms, Proverbs, Relationship Words (Pattern Words), Dilemmas and Arabic and Persian Propositional Phrase. In this review, the word "3408" was identified. The index in Chapter Three is examined in two parts: Index and Proper Nouns Index. The Proper Nouns is also divided into five: Person Nouns Index, Place Nouns Index, Dynasty, the National and Community Nouns Index, Religious Names Index and the Writting Names Index. These indexes contain a total of "3564" item heads. Finally, the Result of the data obtained as a result of the study and the source of the Resources used are include
Abul Mansur Ahmed Research Essay 2023
This is a research essay submitted to the 'Abul Mansur Ahmed Smriti Parishad' in 2023 for primary selection for publication, however, in the end, it was decided by the author not to publish it in the local publisher's policy. Thus the author holds the sole copyright of this article and possesses intellectual property of the work and wishes to publish it in future in reputable platforms.An Intellectual Work on Abul Mansur Ahmed produced by Naywaz Shari
ÖZBEKİSTAN’DA BULUNAN ÖNEMLİ BİR KAYNAK: RİSĀLE-İ ḪAŻRET-İ ḤAKİ̄M ATA RAḤMETULLĀHİ ʿALEYH
Hoca Ahmed Yesevî’nin en meşhur halifelerinden biri Süleyman Bakırganî’dir; yaptıkları hikmetli işlerinden dolayı da Hakîm Ata nisbesiyle anılmaktadır. Doğum tarihi ile ilgili bilgiler olmasa da 582 / 1186 yılında vefat ettiği bilinmektedir. Risāle-i Ḫażret-i Ḥakīm Ata Raḥmetullāhi ʿaleyh el yazması Semerkand İli Koşrabat İlçesi Coş köyüdne yapılan ilmî araştırmalar neticesinde Kaynar Mahallesinden elde edilmiştir. Kitabın adı, yazarı, müstensihi belli olmayan ancak 1123 / 1711 tarihinde Buhara medresesinde istinsah edildiği belirtilmiştir. Dedelerinden miras olarak kalan bu kitap 1825 yılından bugüne dek 5 nesil değiştirmiştir. Hakîm Ata’ya ait olan kısım adı bilinmeyen, ilk sayfaları yırtıldığından dolayı okunamaz hâle gelen bir mecmuanın içinde yer almakta ve 177b – 184b sayfaları arasındadır. El yazması eser Allah’a hamd, peygamberimize salavat ile başlamış ve Hakîm Ata velayetleri, ailesi, çocukları hakkında bilgilerle devam etmiştir. Bu esere göre Ahmed Yesevî’nin Hakîm Ata’yı ak deveye bindirip devenin çöktüğü yere yerleşmesi; üçüncü oğlu Hubbi Hace’ye yaptıklarından dolayı mezarının üstünden kırk yıl su aktığında günahlarının affolunması gibi menkıbeler rivayet edilmektedir.Bu bilgilerle beraber Hoca Ahmed Yesevî’nin 99 bin halifesinin (178b/17) olduğunu; Hakîm Ata’nın büyük oğlu Mahmud Hoca ve ikincisi Askar Hocalara el-Keşşâf’nı müellifi şeyh Carullah’ın talim verdiği gibi yan bilgilere de yer verilmiştir. El yazması eserde verilen bilgiler, şahsiyetler ve olayların yaşandığı dönem Karahanlı devrine ait olsa da istinsah tarihi Klasik Dönem Sonrası Çağatay Dönemi’ni göstermektedir.Özbekistan’da tasavvuf konusundaki el yazmalarını okuma, aktarma ve yayınlama çalışmaları daha çok Bağımsızlık sonrasına ait olup bu alana olan ilgi gün geçtikçe artmaktadır. Sovyet Dönemi’nde el yazmalarını duvarlara sıva yaparak sakladığını söyleyen köy sakinleri bulundurdukları eserleri ilgili kurumlara müzeler, enstitüler, üniversitelere vd. kurumlara bağış yaparak araştırılmasını istemesi önemli bilinçli bir harekettir. Yazmaları derleme esnasında elde ettiğimiz Risāle-i Ḫażret-i Ḥakīm Ata Raḥmetullāhi ʿaleyh bunlardan biri olup daha önce üzerinde araştırma yapılmamıştır. Çalışma söz konusu el yazması eserin transkripsiyonunu vermeyi; Hakîm Ata ve ailesi ile ilgili verileri ilim dünyasına tanıtmayı; bundan sonra yapılacak olan çalışmalara bir nebze de olsa katkıda bulunmayı amaçlamıştır
- …
