299 research outputs found

    Öğrenci ve Öğretim Elemanlarının Görüşlerine Göre Ortaöğretim Alan Öğretmenliği Tezsiz Yükseklisans Programlarının Niteliği ve Programlarda Yaşanan Sorunlar

    No full text
    Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim alan öğretmenliği tezsiz yüksek lisans programına devam eden öğrencilerin ve programda derse giren öğretim üyelerinin programa ilişkin görüşlerini belirlemektir. Araştırma Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü bünyesinde yürütülen fen ve matematik alanlar ile Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde yürütülen sosyal alanlar tezsiz yüksek lisans programına devam eden öğrenciler ve bu programda derslere giren öğretim üyeleri üzerinde yapılmıştır. Nitel yöntemle yapılan araştırmada öğrencilerle ve öğretim üyeleriyle odak grup (focus group) tartışmaları yapılmıştır. Çalışmaya sekizi fen ve matematik alanlarından, 10’u sosyal alanlardan 18 öğrenci ve 10 öğretim üyesi katılmıştır. Araştırmada ulaşılan sonuçlara göre öğrenciler alanlarında iş bulamama kaygısından dolayı programı gerekli görmekte, öğretim üyeleri ise, kısa vadede böyle bir uygulamanın gerekli olduğunu ancak uzun vadede kaldırılması gerektiğini düşünmektedirler. Öğrenciler ve öğretim üyeleri, programı yüksek lisans programı olarak değil, sertifika kazandırmaya yönelik pedagojik formasyon programı olarak görmektedirler. Programda uygulamalarda yaşanan sıkıntılardan dolayı beklenen yarar tam olarak sağlanamamaktadır. Niteliğin düşük olmasında, sorumlu enstitülerin ilgisizliği, programın yürütüldüğü birimler arasında iletişim ve koordinasyon eksikliği, ortam, süre, derslerin akşam yapılması, kontrol güçlüğü, öğrencilerin ilgisizliği ve devamsızlığı, alan ve alan eğitimi derslerinde öğretim üyelerinin olumsuz uygulamaları ve eğitim bilimleri ile alan eğitimi arasında yaşanan ders paylaşımından kaynaklanan sorunların önemli etkisi olduğu görüşündedirler. Araştırmada ulaşılan bulgular doğrultusunda programın gerekliliği, yararları, niteliği ve programda yaşanan sorunlar betimlenmiş, değerlendirilmiş ve gerekli öneriler geliştirilmiştir

    [Takvim yaprağında yer alan Bestekar Hasan Basri Bey'e ait bilgiler]

    No full text
    Taha Toros Arşivi, Dosya No: 180-Hasan Basri Be

    Destek eğitim odasında görev alan sınıf öğretmenlerinin destek eğitim odası hakkındaki görüşleri

    No full text
    Bu araştırmanın amacı destek eğitim odasında görev almış sınıf öğretmenlerinin destek eğitim odası uygulaması hakkındaki görüşlerini belirlemektir

    Okullarda seçmeli ders uygulamasını değerlendirme ölçeğinin geliştirilmesi

    No full text
    Problem Durumu Hayatın her alanında yaşanan hızlı değişim, eğitim sistemini de değişime zorlamaktadır. Bu zorlamalar sonucu eğitim uygulamaları, önceki dönemlerle karşılaştırıldığında daha öğrenci merkezli bir anlayışla yürütülmeye başlanmıştır. Eğitim süreçlerine öğrenci, veli ve öğretmen katılımının sağlıklı bir biçimde hayata geçirilmesi durumunda eğitim paydaşlarının eğitime katılımını artıracaktır. Eğitim paydaşlarının katılımı ile birlikte eğitimle duygusal bağları güçlenmiş olacaktır. Bu yönüyle de eğitim süreçlerine istekli katılım sağlanabildiği oranda eğitim paydaşlarının gözünde eğitim daha cazip olacaktır. Ülkemizde de zaman zaman, eğitim sisteminde düzenlemeler yapılmaktadır. Bu düzenlemelerden biri de 2012 yılında kabul edilen 6287 sayılı Kanundur. Bu kanunla yapılan değişimlerden biri 4+4+4 modeliyle hayata geçirilen kesintili zorunlu on iki yıllık eğitim modelidir. Bu düzenlemeyle birlikte 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitim yerine, 12 yıllık zorunlu kademeli eğitim getirilmiş, 12 yıllık süre üç kademeye ayrılmıştır. 6287 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeler seçmeli derslere ilişkin düzenlemeleri beraberinde getirmiştir. Seçmeli derslerin yelpazesi genişletilmiş, ortaokul düzeyinde seçmeli ders sayısı artırılmıştır. Kesintili 12 yıllık zorunlu eğitim düzenlemesinin en önemli amaçlarından birinin değişik kademelerde oluşturulacak seçmeli derslerle eğitimden beklentilerin, sosyal ve kültürel taleplerin karşılanması olduğu belirtilmektedir (MEB, 2012a). Bu amaca uygun olarak ortaokullarda derslerin seçmeli ve zorunlu dersler olarak düzenlendiği görülmektedir. Zorunlu dersler öğrencilerin okullarından mezun olmaları için gereken dersler iken seçmeli dersler ise öğrencilerin farklı ders grupları içinden seçebilecekleri derslerdir. Seçmeli dersler velilerin resmi dilekçeyle çocuklarının almasını istedikleri derslerin listesi ile okullara başvurması yoluyla öğrencilere okutulmaktadır. Seçmeli derslerin dünyada iki ayrı uygulama şeklinin olduğu gözlenmektedir. Bunlardan birincisi dil, tarih ve din gibi bazı tartışmalı alanlarda kullanılmasıdır. Seçmeli derslerin İkinci uygulama şekli ise öğrencilerin istidatlarını ve ilgilerini geliştirici ve ortaya çıkarılmasında kullanılmaktadır. Türkiye’de ise seçmeli dersler yoluyla farklı ilgi, ihtiyaç ve yeteneklere sahip öğrencilere programlarda farklı ders seçenekleri sunulmaktadır. Bu kapsamda Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu İlköğretim Kurumları (ilkokul ve ortaokul) Haftalık Ders Çizelgesini 2012-2013 öğretim yılında başlamak ve aşamalı olarak uygulanmak üzere yeniden düzenlemiştir. Düzenlemede yapılan son değişiklikle birlikte ilköğretim kurumlarında (ortaokul kademesinde) 6 saati seçmeli, 29 saati zorunlu olmak üzere toplam 35 saat haftalık ders yükü oluşmuştur. Seçmeli ders saatlerinde okutulmak üzere; Din Ahlak ve Değerler, Dil ve Anlatım, Yabancı Dil, Fen Bilimleri ve Matematik, Sanat ve Spor İle Sosyal Bilimler olmak üzere 6 grupta 21 farklı seçmeli ders belirlenmiştir. Seçmeli dersler, uygulandıkları eğitim sistemlerini demokratikleştirme yönünde önemli işlevlere sahiplerdir. Seçmeli dersler, öğrencilerin ilgi, istidat ve kabiliyetleri doğrultusunda geliştirmesine olanak verme, bireylerin kendini gerçekleştirmesine ve istekleri doğrultusunda gelişimine imkân sunan uygulamaları kapsar. Seçmeli dersler bu yanıyla, aynı ilgi ve yeteneğe sahip bireylerin, benzer ihtiyaçlara bağlı olarak aynı sınıfta toplanmalarına olanak sağlamaktadır. Araştırma Yöntemi Bu araştırma, tarama modelindedir. Tarama modelinde, araştırmaya konu olan olay, birey ya da nesne kendi koşulları içerisinde ve olduğu gibi tanımlanmaya çalışılır (Karasar, 2009). Evren ve Örneklem Araştırmanın evreni Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi sınırlarında yer alan Bağlar, Kayapınar, Sur ve Yenişehir İlçelerindeki kamu ortaokullarında görev yapan 3540 öğretmenden oluşmaktadır. Örneklemde oranlı tabakalı örnekleme tekniği kullanılarak Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi sınırlarında yer alan Bağlar, Kayapınar, Sur ve Yenişehir İlçelerindeki İli’nde yer alan ortaokullarda görev yapan 280 branş öğretmeninden oluşmaktadır. Ölçme Araçlarının Geliştirilmesi Öğretmenlerin görüşlerine göre ortaokullarda seçmeli ders uygulamasının değerlendirilmesinde kullanılacak geçerli ve güvenilir ölçme araçlarını geliştirmek amacıyla birinci aşamada literatür kapsamlı olarak incelenmiş ve elde edilen kuramsal bilgilerin ışığında 70 maddeden oluşan bir ölçek taslağı oluşturulmuştur. Daha sonra bu taslak araç, eğitim bilimleri, araştırma yöntemleri ve istatistik alanlarında uzman 8 öğretim üyesinin görüşüne sunulmuştur. Uzmanların görüş ve önerileri doğrultusunda söz konusu ölçeğin madde sayısı, tekrarların ve benzer ifadelerin çıkarılması ile 60 maddeye indirgenerek 2018 Bildiri Özetleri Kitabı / EJERCONGRESS 2018 Conference Proceedings 650 uygulamaya hazır hale getirilmiş ve “Okullarda Seçmeli Ders Uygulamasının Değerlendirilmesi Ölçeği” olarak adlandırılmıştır. “Okullarda Seçmeli Ders Uygulamasının Değerlendirilmesi Ölçeği”, geçerlik ve güvenirliğini belirlemek üzere Diyarbakır İli’nde yer alan ortaokullarda görev yapan 280 branş öğretmenine uygulama yapılmıştır. Örneklem sayısının faktör analizi için uygunluğunu belirlemek için KMO ve Barlett küresellik testi yapılmıştır. KMO değerinin uygun olduğunun görülmesinin ardından, ölçeklerin yapı geçerliliği için açımlayıcı faktör analizi olan temel bileşenler analiz yöntemi esas olarak alınmıştır. Ölçeğin güvenirliği için de iç tutarlılık katsayısını elde etmeyi hedefleyen Cronbach alfa değeri ölçüt olarak değerlendirilmiştir. Türkiye’de ise seçmeli dersler yoluyla farklı ilgi, ihtiyaç ve yeteneklere sahip öğrencilere programlarda farklı ders seçenekleri sunulmaktadır. Bu kapsamda Millî Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu İlköğretim Kurumları (ilkokul ve ortaokul) Haftalık Ders Çizelgesini 2012-2013 öğretim yılında başlamak ve aşamalı olarak uygulanmak üzere yeniden düzenlemiştir. Düzenlemede yapılan son değişiklikle birlikte ilköğretim kurumlarında (ortaokul kademesinde) 6 saati seçmeli, 29 saati zorunlu olmak üzere toplam 35 saat haftalık ders yükü oluşmuştur. Seçmeli ders saatlerinde okutulmak üzere; Din Ahlak ve Değerler, Dil ve Anlatım, Yabancı Dil, Fen Bilimleri ve Matematik, Sanat ve Spor İle Sosyal Bilimler olmak üzere 6 grupta 21 farklı seçmeli ders belirlenmiştir. Üç faktörlü olarak saptanan okullarda seçmeli ders uygulamasının değerlendirilmesi ölçeği her bir alt faktörü için güvenirliğin bir göstergesi olarak alfa iç tutarlık katsayısı ve bu çerçevede madde toplam korelasyonları hesaplanmıştır. Faktörlerde yer alan maddelerin madde toplam korelasyonları birinci faktörde .639 ile .843; ikinci faktörde .686 ile .795 ve üçüncü faktörde .665 ile .821 arasında değişmektedir. Elde edilen değerlere göre ölçekte yer alan maddelerin iyi derecede ayırt edici özellikte oldukları değerlendirilmiştir. Tüm ölçütler göz önünde bulundurulduğunda, doğrulayıcı faktör analizi sonucunda elde edilen üç faktörlü bir yapının iyi bir modele sahip olduğu savunulabilir. Beklenen/Geçici Sonuçlar Ölçekte yer alan maddeler birbirinden bağımsız 3 faktörde toplanmıştır. Analiz sonucunda birinci faktör 21, ikinci faktör 12 ve üçüncü faktör 5 maddeden oluşmuştur. Okullarda seçmeli ders uygulamasının değerlendirilmesine dönük olarak geliştirilen ölçeğe ilişkin olarak elde edilen açıklanan varyans (Cronbach alfa) değeri; birinci faktörde % 36,049; ikinci faktörde % 25,353 ve üçüncü faktörde % 13,487 olduğu görülmüştür. Her üç faktörün açıkladığı toplam varyans ise % 74,889 olarak belirlenmiştir. Birinci faktör için hesaplanan alfa katsayısı .964 iken, aynı katsayı ikinci faktör için .917 ve üçüncü faktör için .983 olarak belirlenmiştir. Toplam alfa güvenirlik katsayısı ise. 986 olarak bulunmuştur. Okullarda seçmeli ders uygulamasının değerlendirilmesi Ölçeği’nin açımlayıcı faktör analizi sonucunda elde edilen model, doğrulayıcı faktör analiziyle (DFA) test edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, uyum değerleri RMSEA için; 0.089, NFI için 0.97; NNFI için 0.98; PNFI için 0,92; CFI için, 0.98; IFI için 0.98; RFI için; 0.97 ve RMR için ise 0.068, c²/sd=2,92 olarak bulunmuştur

    Hasan Basri Çantay ve Meal -i Kerim'indeki tefsir kısımlarının analizi

    No full text
    06.03.2018 tarihli ve 30352 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Yükseköğretim Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” ile 18.06.2018 tarihli “Lisansüstü Tezlerin Elektronik Ortamda Toplanması, Düzenlenmesi ve Erişime Açılmasına İlişkin Yönerge” gereğince tam metin erişime açılmıştır.Hasan Basri Çantay’ın “Kur’an-ı Hakîm ve Meâl-i Kerîm’indeki Tefsir Kısımlarının Analizi” adlı bu çalışmamızda öncelikli olarak eseri bir çok açıdan inceleyip araştırmayı ve elde ettiğimiz bilgiler ışığında onu daha detaylı olarak tanıyıp tanıtmayı hedefledik. Cumhuriyet dönemi ilk Kur’an çalışmaları arasında yer alan meâl-tefsir niteliğinde olan eserin, tefsir nükteleri açısından kritiğini yaptık. Bu tez çalışmamız giriş, üç bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Birinci bölümde Çantay’ın hayatı ve eserleri incelenmiştir. Đkinci bölümde Kur’an tercümeleri hakkında yapılan değerlendirmeler, Çantay’ın Kur’an tercümesi hakkındaki görüşleri ve Cumhuriyet döneminde yapılan Kur’an çalışmaları hakkında genel bilgiler verilmiştir. Daha sonra üzerinde çalıştığımız bu eser, yazılış gayesi, metodu, kaynakları kullanımı, baskıları ve hakkında yapılan değerlendirmeler başlıkları altında incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise, özellikle tefsir kısımları dikkate alınarak müellifin eserinde takip ettiği metot, ilgili başlıklar altında ele alınmış, tefsir ilmi açısından analiz edilerek, elde edilen veriler örneklerle açıklanmıştır. Sonuç bölümünde ise araştırmadan elde edilen önemli sayılabilecek bilgiler ve kanaatler ortaya konulmuş, aradan uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen, Hasan Basri Çantay’ın Kur’an-ı Hâkim ve Meâl-i Kerîm adlı eserinin günümüze kadar önemini koruduğu ve kendisinden sonra yapılan çalışmalara da örnek ve rehber olma özelliğinin devam ettiğini çok bariz bir şekilde anlamış bulunmaktayız.Our study is Hasan Basri Çantay and analysing interpretation parts in his study which named Meâl-i Kerîm. At first, our aims are inspecting and redearching of Hasan Basri Çantay’s studying with these informations recognizing and advertising this study detailed. His study is gotten in first interpretation-meaning studies on period of Cumhuriyet. We criticize context of interpretation principles. Our study is formed introduction, three parts end conclusion. Introduction part is formed life end studies of Çantay. On second part, that is formed improuements about Quran meaning, Çantay’s opinion about Quran meaning and improvements about Quran meaning on period of Cumhuriyet Then, inspecting aim of this study’s writing, method, usuing origins, presses and improvements about this study. On thirth part, introducting author’s method on this study, analyse on science of interpretation. However, introducing with examples and coming by datas. On the conslusion part, we put forward accessible datas and opinions. Inspite of a long time passing, his study hove been protected its importance, origin and guide of studies which writing after Hasan Basri Çantay’s study

    Öğretmen seçme ve atama uygulaması olarak kamu personeli seçme sınavına (Kpss) ilişkin öğretmen adaylarının algıları

    No full text
    Bu araştırmanın amacı, Kamu Personeli SeçmeSınavı (KPSS) ve alan sınavına yönelik öğretmen adaylarının görüşlerinin incelenmesidir. Bu çalışmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Araştırma, 12‟si Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesinin de öğrenim görmekte olan ve 4‟ü de fen-edebiyat fakültesi öğrencisi/mezunu olup pedagojik formasyon eğitimi almakta olan toplam 16 öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Öğretmen adaylarının 6‟sı kadın, 10‟u ise erkektir. Araştırmada nitel araştırma desenlerinden olgu bilim deseni kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının KPSS olgusuna ilişkin algıları ortaya konulmaya çalışıldığı için olgu bilim deseninin bu araştırmanın amacına uygun olduğu düşünülmektedir. Çalışmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme tekniğiyle toplanmıştır. Literatür taramasının yanı sıra uzman görüşlerine başvurularak hazırlanan görüşme formu araştırmacılar tarafından geliştirilmiştir. Görüşme formu 7 adet açık uçlu sorudan oluşmaktadır. Görüşmelerde elde edilen ses kayıtları doküman haline getirilmiş ve betimsel analiz tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Katılımcıların görüşlerini çarpıcı bir şekilde yansıtmak amacıyla sık sık doğrudan alıntılara yer verilmiştir. Çalışma bulgularına göre KPSS‟ye alan sınavının dâhil edilmesi öğretmen adaylarının tümü tarafından olumlu karşılanmıştır. Öğretmen adayları, KPSS‟nin öğretmenlik becerilerini ölçmede yetersiz kaldığını düşünmektedirler. Buna rağmen öğretmen adayları, ülkemiz şartlarında KPSS tarzı bir sınav ile atamaların yapılmasını en makul yöntem olarak görmektedirler

    Öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin görüşlerine göre anaokullarında farklılıkların yönetimi

    No full text
    Bu araştırmanın amacı, okul öncesi eğitim kurumlarında çalışanların farklılıklarına ilişkin bireysel tutum ve davranışları, örgütsel değer ve normları ve yönetsel politika ve uygulamaları yönetici ve öğretmen görüşlerine göre belirlemektir. Tarama modelindeki araştırmanın evreni 2010-2011 eğitim öğretim yılında Van ili ve ilçelerindeki anaokullarında görev yapan yönetici ve öğretmenlerdir. Çalışma evrenindeki tüm yönetici ve öğretmenlere ulaşıldığından örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Araştırma, 257 öğretmen üzerinde uygulanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Balay ve Sağlam (2004) tarafından geliştirilen, Memduhoğlu (2007) tarafından yeniden düzenlenen “Farklılıkların Yönetimi Ölçeği” kullanılmıştır. Toplanan veriler, betimsel istatistikler ve parametrik testlerle analiz edilmiştir. Araştırmada; yönetici ve öğretmenlerin, anaokullarında çalışanların farklılıklarına ilişkin olumlu bireysel tutum ve davranışlar sergilendiği, farklılıklarla ilgili örgütsel değerlerin ve normların olumlu olduğu ve okullarda çalışanların farklılıklarını dikkate alan yönetsel politika ve uygulamaların sergilendiği görüşünde oldukları sonucuna ulaşılmıştır

    Öğretmen, yönetici, denetmen ve öğretim üyelerinin görüşlerine göre Türkiye’de eğitim denetimi sorunsalı

    No full text
    Bu araştırmanın amacı, eğitimin paydaşları olarak öğretmenlerin, yöneticilerin, denetmenlerin ve alan uzmanı öğretim üyelerinin, Türkiye’de eğitim denetiminin amacı, yapısı, işleyişi, güçlü yanları ve temel sorunlarına ilişkin görüşlerini belirlemektir. Tarama modelindeki araştırma nitel yöntemle yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu; Ankara ve Van illerinde ilköğretim ve ortaöğretim okullarında görev yapan sekiz öğretmen, sekiz okul yöneticisi, bu iki ilde görev yapan sekiz eğitim denetmeni ile Ankara ve Van’daki üniversitelerde görevli altı öğretim üyesi olmak üzere toplam 30 kişiden oluşmaktadır. Veriler yarı yapılandırılmış form kullanılarak yapılan görüşme tekniği ile elde edilmiştir. Araştırma verileri, içerik analizi yöntemi ile çözümlenmiştir. Çalışmada “eğitim denetiminde amaç, yapı ve işleyiş” ile “eğitim denetiminin güçlü yanları ve yaşanan temel sorunlar” konuları iki ana kategori olarak ele alınmıştır. Araştırmanın güvenirliği, birinci kategori için % 79, ikinci kategori için % 85 ve toplamda % 82 olarak hesaplanmıştır. Araştırmanın bulguları iki ana kategori ve beş alt kategori altında sunularak tartışılmıştır

    Okullarda stratejik planlama algısı ölçeği ile stratejik planlama uygulamalarını değerlendirme ölçeğinin geliştirilmesi

    No full text
    Bu araştırmanın amacı, okullarda stratejik planlama algısını belirlemeye ve okullarda stratejik planlama uygulamalarını değerlendirmeye dönük ölçekler geliştirmektir. Araştırma 2010-2011 eğitim-öğretim yılında Van il merkezinde yer alan ilköğretim okullarında görev yapan toplam 200 yönetici ve öğretmenden oluşan bir çalışma grubu üzerinde yapılmıştır. Ölçeklerin kapsam ve yapı geçerliliği için açımlayıcı faktör analizi tekniği olan temel bileşenler analizi kullanılmış, her bir maddenin ayırt ediciliği için madde toplam korelâsyonlarına bakılmıştır. Daha sonra elde edilen sonuçlar doğrulayıcı faktör analizine tabi tutulmuştur. Ayrıca, ölçeklerin güvenirlik hesaplamalarında Cronbach’s Alpha değeri dikkate alınmıştır. Araştırmada “Okullarda Stratejik Planlama Algı Ölçeği”nin (OSPAÖ) tek faktörden, oluştuğu; “Okullarda Stratejik Planlama Uygulamalarını Değerlendirme Ölçeği”nin (OSPUDÖ) ise, “kurumsal yapının stratejik planlamaya uygunluğu”, “stratejik plan hazırlama ve uygulama süreci” ve “stratejik planlama uygulamalarında karşılaşılan sorunlar” olmak üzere üç faktörden oluştuğu ve ölçeklerin okullarda stratejik planlama algısını ve stratejik planlama uygulamalarını ölçebilecek, geçerli ve güvenilir birer ölçme araçları olduğu sonucuna ulaşılmıştır

    Yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin görüşleri doğrultusunda araştırma yöntem ve teknikleri dersinin bireylere katkısı ve önemi

    No full text
    Giriş Araştırma, bilgiye ulaşma amacıyla yapılan tüm çalışmaları içeren süreçtir. Günlük hayatta, öğrenmek istediğimiz ya da öğrenmek zorunda olduğumuz bilgileri edinebilmek için çeşitli araştırmalar yaparız. Ancak bilimsel bir araştırma yapmak, bundan daha fazla, daha kapsamlı ve daha kurallı bir sürece işaret eder. Bilimsel araştırma; veri toplama, analiz ve yorumunda belirli prosedürlere uyulan araştırmalardır (Balcı, 2011). Belirli bir metodolojiye ve prosedürlere sahip bilimsel araştırmalar yoluyla, insanlığın gelişiminde önemli yere sahip bilimsel bilgi üretilir. Araştırma yöntem ve teknikleri dersi, araştırma yapacak bireylere bu prosedürlerin öğretilmesinin amaçlandığı bir derstir. Verilen eğitim ile bireylerin yapacağı bilimsel araştırma ve çalışmaların kurallara uygun olması ve aynı zamanda bu çalışmaların nasıl yapılacağı konusunda bireye yol gösterilmesi hedeflenmektedir. Türkiye’de araştırma ile ilgili dersler 80’li yıllarda okutulmaya başlanmış, ancak 1997 yılında yapılan düzenlemeyle üniversitelerin programlarından bu dersler çıkarılmıştır. Daha sonra yapılandırmacılık anlayışının hâkim olduğu yeni bir program hazırlanınca, araştırma derslerinin eksikliği ve önemi fark edilmiş ve YÖK kararı ile yeniden üniversitelerdeki birçok bölümün ders programına araştırma dersi konulmuştur (Fırat, İzmirli, İzmirli ve Kurt; 2011). Lisansüstü eğitim programlarının tamamına yakınında da bilimsel araştırma yöntem ve teknikleri dersi yer almaktadır. Lisansüstü programlar, alana ilişkin uzmanlık ve üst akademik gelişimin sağlandığı eğitimler olarak, bilimsel bilgi üretimi ve kullanımında öğrencilere yeterlikler kazandırmayı hedefler. Bu programlardaki araştırma dersinde, öğrencilerin bilimsel metodolojiye uygun olarak araştırma yapma ve bulgularını bilimsel kurallara uygun olarak raporlama yeterliği kazanmaları hedeflenir. Araştırmanın Amacı Bu araştırmanın amacı, lisansüstü öğrenime devam eden öğrencilerin, lisansüstü programlarda aldıkları bilimsel araştırma yöntem ve teknikleri dersi hakkındaki görüşlerini saptamaktır. Bu görüşlerin, dersin etkililiği ve verimliliği ile ilgili bir kanı oluşturması beklenmektedir. 1.Lisansüstü öğrencilerinin bilimsel araştırma yöntem ve teknikleri dersine ilişkin sahip oldukları genel izlenimleri nasıldır? 2.Lisansüstü öğrencilerinin bilimsel araştırma yöntem ve teknikleri dersinin zorunlu olup olmaması ile ilgili görüşleri nelerdir? 3.Lisansüstü öğrencilerinin, bu dersin öğrenciye, eğitim sistemine ve topluma katkısı ile ilgili düşünceleri nelerdir? 4.Lisansüstü öğrencilerinin dersin içeriği ve işleniş tarzına ilişkin görüş ve önerileri nelerdir? Yöntem Lisansüstü öğrenimine devam eden öğrencilerin bilimsel araştırma yöntem ve teknikleri dersine ilişkin görüşlerini belirlemek amacı ile yapılan bu çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. Tarama modelindeki araştırmaların temel özelliği, geçmişte veya halen var olan bir durumun belirli özelliklerinin betimlenmesi için veri toplanmasıdır (Biçer, Bozkırlı, Er; 2013). Araştırmada nitel araştırma yönteminin tercih edilmesinin nedeni ise bu yöntemin toplumsal yaşam ve insan ile ilgili problemleri, görüşme ve gözlem gibi tekniklerle sorgulayarak, anlamları ve ilişkileri parçadan bütüne (tümevarım) açıklamaya olanak sağlamasıdır (Neuman, 2007; Akt. Memduhoğlu 2012). Bulgular Çalışmada, katılımcıların tamamının bilimsel araştırma yöntem ve teknikleri dersinin zorunlu olması gerektiğini düşündükleri belirlenmiştir. Bu cevapların gerekçeleri olarak, araştırma yapacak bir bireyin araştırma yöntemlerini, kurallarını ve tekniklerini tam olarak bilmeden sağlıklı ve işlevsel bir araştırma yapamayacağı gösterilmiştir. Bilimsel araştırmanın metotlarını ve kurallarını bilmeyen bir öğrencinin, hem öğretim sürecinde hem de akademik çalışmalar yaparken birçok zorlukla karşılaşacağı ve yardım alma ihtiyacı duyacağı belirtilmiştir. Çalışmaya katılanların ifadelerine göre, araştırma yöntem ve tekniklerinin öğretimi sadece yükseköğretim kurumlarında değil ortaöğretim kurumlarında da yapılmalıdır. Ortaöğretimde verilecek temel bir bilimsel araştırma eğitimi ile öğrencilerin üniversitedeki eğitime hazırlıklı olmaları sağlanacak ve kullanılan terim, kavram ve yöntemlere yabancı olmamaları sağlanmış olacaktır. Ayrıca öğrencilerin bilimsel çalışmalar hakkındaki fikirlerine ve bilimsel çalışma yapma isteklerine olumlu yönde katkı sağlanmış olacaktır. Bunun yanında öğrencilerin bilimsel araştırma yapmanın çok zor olduğuna yönelik inançlarının değiştirilmesine de katkı sağlanmış olacaktır. Bilimsel araştırma yöntem ve teknikleri dersini alan bir öğrenci daha nitelikli ve sistemli araştırma yapmayı öğreneceğinden, yapacağı çalışmalarda sahip olduğu bilgilerle aynı oranda nitelikli ve sistemli olacaktır. Yine katılımcıların görüşlerine göre; araştırma yöntem ve tekniklerini kavrayarak yola çıkan bir araştırmacı, yapacağı bilimsel çalışmalarda sistematik bir yol izleyecek, güvenilir ve geçerli bir çalışma yapabilecektir. Bilimsel çalışmaların nitelikli ve güvenilir olduğu bir ortamda kaliteli bilimsel düşünceler gelişecek ve dolayısıyla kaliteli düşünen, sorgulayan ve araştıran bireyler yetiştirilmiş olacaktır. Bu bireylerin yer alacağı eğitim sisteminin kalitesi artacağı gibi, eğitimin niteliğinden fazlası ile etkilenen toplumun bilimsel düşünce tarzı ve bakış açısındaki kalite de aynı ölçüde artacaktır. Kaliteli eğitimin kaliteli bir toplum oluşturacağı görüşü, tartışılmayacak kadar açık bir durumu ifade etmektedir. Tartışma Çağımızın eğitim sisteminin temel amacı; araştıran, sorgulayan, üreten, ürettiğini paylaşan ve bunları gerçekleştirirken bilimsel bir tutum sergileyen bireyler yetiştirmektir. Bu amaç göz önüne alındığında, bireylerin araştırmanın yöntem ve teknikleri konusunda eğitimden geçmesi bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu eğitimi sağlamak için, günümüzde eğitim fakültelerinin lisans bölümlerinin büyük çoğunluğunda bilimsel araştırma yöntem ve teknikleri dersi okutulmaktadır. Böylelikle ilerde genç bireyleri eğitecek ve topluma kazandıracak öğretmen adaylarının, bu bireyleri araştıran, sorgulayan ve düşünen bireyler olarak yetiştirmelerini sağlamak hedeflenmektedir. Yetiştirilmesi hedeflenen bu bireylere kazandırılmak istenen bir diğer önemli özellik ise araştırma yeterliğidir. Araştırma yeterliği, araştırma teknikleri, istatistik, ölçme-değerlendirme ve bilgisayar bilgisi alanlarının bir bileşeni olarak ifade edilmektedir. Yapılan çalışmalar araştırma eğitimindeki eksiklerin ve yetersizliklerin ciddi boyutlarda devam ettiğini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, son yıllarda araştırma bilincini yerleştirmek ve araştırma niteliklerini geliştirmek üzere önemli adımlar atılmış, araştırma yöntemleri konusunda yayınlar artmış ve araştırma ile ilgili dersler lisans ve lisansüstü düzeydeki eğitim programlarında yer almıştır (Saracaloğlu, 2008). Bilhassa genç nesiller yapılandırmacı yaklaşım temele alınarak yetiştirilmek isteniyorsa; bilimsel araştırma, inceleme, problem çözme ve eleştirel düşünme becerilerini kazandırmakla yükümlü olan öğretmenlerimizin öncelikle kendilerinin bu beceri ve yeterliklere sahip olmaları da büyük bir önem taşımaktadır. Sonuç ve Öneriler Geleceğin öğretmenlerine, akademisyenlerine, araştırmacılarına bilimsel düşünme, sorgulama, araştırma ve bilgiye ulaşmanın doğru ve objektif yollarının öğretilmesi ve öğrendiklerini kullanma becerilerinin gelişmesine yardımcı olunması araştırma derslerinin okutulması ile mümkündür. Bu nedenle araştırma yöntem ve teknikleri dersi lisans ve lisansüstü programlarda zorunlu olarak okutulmalıdır. Araştırma yöntem ve teknikleri eğitimi alan bir birey sadece kendi kişisel gelişimine ve bilimsel çalışmalarına katkı sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda içinde bulunduğu topluma da fayda sağlayacaktır. Hayata, insana ve yaşananlara objektif ve eleştirel bir bakış açısı ile bakmayı bilen, sorgulayan, bilime ve bilmeye merak duyan, düşünen ve düşündüklerini nasıl aktarabileceğini bilen bireylerin yetiştirilebilmesi için, bu bireyleri yetiştirecek öğretmenlerin ve akademisyenlerin aynı bilimsel bakış açısına ve düşünce yapısına sahip olacak şekilde yetiştirilmesi çok önemlidir. Bu da araştırma derslerinin okutulması ile mümkündür. Bu nedenle dersin öneminin kavranması ve içeriğinin öğrenciye tam anlamı ile aktarılabilmesi için, bilimsel araştırma yöntem ve teknikleri dersi zorunlu bir ders olarak programda yer almalıdır
    corecore