995 research outputs found

    Correction to: Discontinuity characterization for slope stability assessment using combined aerial photogrammetry, and geophysics approach (Natural Hazards, (2024), 10.1007/s11069-024-06932-3)

    No full text
    In this article the author’s name Mahmut Sari was incorrectly written as Mahmut Saari. The original article has been corrected. © The Author(s), under exclusive licence to Springer Nature B.V. 2024

    Abdullah Hatipoğlu ile sözlü tarih görüşmesi

    No full text
    Bu görüşme Bilim ve Sanat Vakfı (BİSAV) tarafından yapılmıştır.Trabzon ilinin Of ilçesinde doğan Abdullah Hatipoğlu, Kuran-ı Kerim’in yasaklandığı dönemlerde imamlar tutuklandığı için Kuran-ı Kerim eğitimine annesi ile başlar. Hafız Mahmut Bayraktar’da başladığı hafızlığını babası ile devam ettirerek 8 yaşında tamamlar. 1966 yılında Ankara’ya gelir.Bilim ve Sanat Vakfı (BİSAV

    The Analysis of Abdullah Ziya Kozanoğlu’s Historical Novels After 1933

    No full text
    Bu çalışmada tarihî serüven romancılığımızın en önemli isimlerinden Abdullah Ziya Kozanoğlu’nun Türk edebiyatındaki yeri ve eserlerinin edebî niteliği ortaya konulmak istenmiştir. Bunun için de yazarın 1933 sonrasında yayınlanan dokuz romanı ilmî usullere göre incelenmiştir. Abdullah Ziya Kozanoğlu, tarihî romanlarıyla resmî tarihin söyleminin ötesinde, olayların gizli sebeplerini açıklamak, okuyucuyu bu gerçeklerden haberdâr etmek, mazideki başarılarımızın yanında başarısızlıklarımızı da nesnel bir tavırla ortaya koymak amacını taşır. Okuyucu, yazarın bu amaçla kaleme aldığı romanlarında, Türk tarihinin farklı dönemlerine yolculuk yapar; Moğol istilâsından Haçlı seferlerine, İnebahtı Deniz Savaşı’ndan Patronalı Halil İsyanı’na kadar, tarihimizin önemli birçok olayını, farklı bir bakış açısıyla değerlendirme imkânı bulur. Abdullah Ziya Kozanoğlu’nun tarihî romanları, Türk milletinin ortak tarih şuuru kazanmasında çok önemli role sahip eserlerdir. Bu romanlar, her ne kadar edebî bakımdan üstün nitelikli eserler değilse de yayınlandıkları dönemde geniş okuyucu kitlesine ulaşmış ve bu kitlenin hem edebî zevk kazanmasını hem de romanlarda ele alınan tarihî dönem hakkında bilgi sahibi olmasını sağlamıştır.In this work, it’s aimed to be manifested that Abdullah Ziya Kozanoğlu’s, who’s one of the most important people in our historical adventure novelism, place in Turkish Literature and the literary quality of his novels. For this reason, his nine novels that published after 1933 were scholarly analysed. Abdullah Ziya Kozanoğlu, with his historical novels, further side of the offical historic pronunciation, has the aim to bring up with an objective manner to clarify the hidden reasons of the event, to inform reader of these realities and not only our successes in the past but also our failures. Reader, in the novels of writer that writes his novels for this aim, travels of the different periods of Turkish history, and finds the opportunity to evaluture from a different point of view of our history’s many important events, from Mongol invasion to Crusades, from Inebahti sea war to vice-admiral Halil Rebellion. Abdullah Ziya Kozanoğlu’s historical novels have an important role in Turkish nation’s gaining the common history knowledge. Although these novels are not literaryly superior, they have reached a good reader mass and they have provided both those readers have had literary pleasure and those readers have been informed about that historical period

    [Abdullah Bey tarafından İbnülemin Mahmut Kemal İnal'a gönderilen mektup]

    No full text
    Taha Toros Arşivi, Dosya Adı: İbnülemin Mahmut Kemal İnalİstanbul Kalkınma Ajansı (TR10/14/YEN/0033) İstanbul Development Agency (TR10/14/YEN/0033

    [İbnülemin Mahmud Kemal İnal ve Abdullah Bey arasında geçen mektuplaşma]

    No full text
    Taha Toros Arşivi, Dosya Adı: İbnülemin Mahmut Kemal İnalİstanbul Kalkınma Ajansı (TR10/14/YEN/0033) İstanbul Development Agency (TR10/14/YEN/0033

    Abdullah Işıklar ile sözlü tarih görüşmesi 4. bölüm

    No full text
    Bu görüşme, İstanbul Kalkınma Ajansı'nın desteğiyle, Bilim ve Sanat Vakfı tarafından, "Sözlü Tarih Araştırmaları Veritabanı ve İstanbul'un Mekansal ve Kültürel Çeşitliliğine Yönelik Uygulama Örnekleri Projesi" başlığı altında gerçekleştirilmiştir. Bu proje kapsamında yapılan görüşmelerin sayısı 33'tür.1948 yılında Gelenbevi Ortaokulu’na başlayan Abdullah Işıklar, bir süre sonra Arapgir’e döner. 1952’de tekrar İstanbul’a gelir ve üniversiteye başlar. İktisat Fakültesi’nin Gazetecilik Bölümü’nden mezun olur. Yeni Sabah ve Büyük Doğu gazetelerinde adliye, polis ve röportaj muhabirliği yapar. Denizi ilk defa Arapgir’den İstanbul’a gelirken İzmit’te görür. Kömürle çalışan trenlerle ilgili bir anısını aktarır. Erenköy’ü çok sevdiğini ve tren yolunun iki tarafında bahçeli köşkler olduğunu belirtir (03:50). İstanbul’a geldiğinde Kadırga’da ahşap bir konakta oturan tanıdığının yanında kalır. İlk önce adliye ve polis muhabirliği yapar. Polis muhabirliği yaparken İstanbul’un birçok yerini görür. Adnan Menderes’in imar planı dolayısıyla birçok yerin yıkıldığını anlatır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yanındaki parkın yerinde büyük bir cami vardır. Fatih’teki itfaiye durağından, kütüphanenin bulunduğu noktaya kadar olan bölgedeki ve Beyazıt ile Laleli arasındaki çınarlar kesilir. Sabri Esat Siyavuşgil’in bir yazısında Adnan Menderes için İstanbul’un ikinci Fatih’i dediğini belirtir. Bu dönemde İstanbul’un yeniden imar edildiğini söyler. Çapa Öğretmen Okulu’nun yanındaki büyük cami, Adnan Menderes dönemindeki imar faaliyetleri nedeniyle yıkılır. Vefa Bozacısı’nın yanındaki cami bir dönem ahır olarak kullanılır. Fetih Gazetesi’nde camilerin kapatılması ve kiraya verilmesi ile ilgili bir haber yapan Işıklar, Beyazıt’taki bir caminin Yahudi biri tarafından kiralandığını ve ökçe fabrikası olarak kullanıldığını anlatır. Meşhur Kapalı Çarşı yangınında cami tamamen yanar (16:00). Süleyman Demirel, Beşiktaş’taki Dolmabahçe Camii’ne sık sık gelir ve fötr şapkasıyla halkı selamlar. Dolmabahçe Camii, Deniz Kuvvetleri'nin top müzesi olarak kullanılır. Camiye tek parti döneminde koyulan toplar daha sonra sökülüp Beşiktaş sahiline yerleştirilir. Yine Beşiktaş’taki bir Mimar Sinan camisinin bahçesi ahır, Nusretiye Camii ise kömür deposu olarak kullanılmaktadır. Karaköy Ziraat Bankası’nın önündeki meydanda bulunan iki katlı mermer cami de yıkılır. Karaköy meydanının ve caddelerinin açılmasından bahseden Işıklar, Perşembe Pazarı’nın olduğu yerin cadde olmadığını söyler (22:35). Yıkımlar, ordunun istihkam kuvvetleri tarafından bombayla yapılmaktadır. Kılıç Ali Paşa Camii ile Karaköy’ün arasında açılan caddenin sol tarafında kilise vardır. Bu yıkımlarda kilisenin yarısı yıkılır. Yıkım yapılırken zangoç, kilisenin çan kulesine çıkıp yıkımı engellemeye çalışır. Aynı dönemde Topkapı’da bulunan surlar da yıkılıp genişletilir. İstanbul nüfusunun 1 milyon olduğunu belirten tabeladan bahseder. Şehremini’de ağırlıklı olarak Arapgirliler yaşamaktadır. Ahşap konakların tahtadan kafesleri ve panjurları ve kafeslerin önünde saksıları vardır. Evde evlenecek bekar erkeğe ya da kıza uygun olarak kafesin önüne farklı çiçekler konulur (28:10). Vakıf Gureba Hastanesi’nden Oruç Baba Camii’ne kadar olan yerlerde iki katlı bahçeli evler vardır. Bu evlerden birinde yaşayan Doktor Nasır Bey’den bahseder. Oruç Baba Camii’nin yakınındaki benzincinin mezarlık olduğunu söyler. Beykoz’a kömürlü vapurla gidildiğini ve yolcuların birbirlerini tanıdığını anlatır (31:10). Sur dışında bağlar ve bostanlar vardır. Bu bağlardan biri evinde çocuklara hat dersi veren Hattat Halim Efendi’nindir. 1956 yılında Bayrampaşa’ya bağlı Sağmalcılar’da bulunan 66. tümende askerliğini yapar. Bağcılar küçük evlerin bulunduğu bir köydür. Merter diye bir yer olmayıp Habipler’e kadar olan bölge boş arazilerden ibarettir. İstanbul’da 1960 yılından sonra ciddi bir nüfus artışı olur. Adnan Menderes döneminde kurulan Ataköy, tamamen sazlıktır. Çapa’dan Gelenbevi Ortaokulu’na yürüyerek geldiğini ve bostanları gördüğünü söyler. Okula tramvayla giderken öğrenci pasosu kullanır ve iki kuruşa Beyazıt’a, üç kuruşa aktarmalı olarak Fatih’e gider (41:50). Bedrettin Dalan’ın belediye başkanlığı döneminde Haliç’in etrafındaki fabrikalar kaldırılır. Haliç Kongre Merkezi’nin bulunduğu yerde mezbaha vardır. Eminönü’nden Eyüp Sultan’a kömürlü vapurlar gitmektedir. Hacca gitmenin yasak olduğundan ve gitmek isteyenlerin başka ülkelerin yolunu kullandığından bahseder (50:20). Büyük Doğu Gazetesi’nde çalışırken Şemsettin Günaltay ile yaptığı röportaja yeniden değinir. Adnan Menderes’in İstanbul’a geldiğinde Park Otel’de kaldığını, İsmet İnönü’nün Maçka’da evi olduğunu belirtir. Necip Fazıl Kısakürek’in İsmet İnönü ile ilgili yazdığı yazılardan bahseder (01:02:10). Vefa Bozacısı’na Atatürk’ün gelip boza içtiğine değinir. İstanbul’daki yemek mekanlarından bahsederken devlet adamlarının sıklıkla tercih ettiği Konyalı Lokantası’na değinir. Molla Gürani Camii’nin etrafında meskun evler ve ahşap konaklar vardır. Vefa’da bulunan ve Risale-i Nur talebelerinin gittiği yurttan söz eder (01:11:37). Küllük Kıraathanesi’ne üniversite profesörleri gelerek tavla oynarlar. İbnülemin Mahmut Kemal İnal’ın evi Küllük’e yakındır. Bir üniversiteye benzettiği Marmara Kahvesi’nden de söz eden Işıklar, orada yapılan toplantılara ve toplantılara katılanlara değinir. Marmara Kahvesi, Küllük’ün devamı gibidir (19:05) Darülaceze’nin kapısında sıvanın altında kalmış bir Osmanlı arması olduğunu söyler ve armanın sıvanın altından kaldırılma hikayesini anlatır. İbnülemin Mahmut Kemal İnal’ın evinde yaptıkları toplantılara nasıl katıldığına değinir. İbnülemin Mahmut Kemal İnal ile ilgili çevresinden duyduklarını anlatır. İbnülemin Mahmut Kemal İnal’ın Arapgirli olduğunu bilmez. İbnülemin Mahmut Kemal İnal’ı Beyazıt'taki üniversitede yapılan bir törende gazeteci olarak izler. Aynı törende Halide Edip Zorlutuna’yı da görür. İbnülemin Mahmut Kemal İnal’ın vakfiyesinden söz eder (01:31:50). İbnülemin Mahmut Kemal İnal yurdunda yaptıklarına değinir. İbnülemin Mahmut Kemal İnal ile ilgili çevresinden dinlediklerine değinir (01:36:43). Hasan Ali Yücel, Kazım İsmail Gürkan, Mükrimin Halil gibi isimler İbnülemin Mahmut Kemal İnal’ın toplantılarına katılır. Hasan Ali Yücel toplantılara Ankara’dan katılır. Arapgir ile ilgili anılarından söz eden Işıklar, Arapgir’in ünlü simalarına değinir (01:43:10). 1980 İhtilali’nde Beşiktaş’a taşınırlar. Barbaros Bulvarı, Adnan Menderes döneminde açılır ve tramvay deposu vardır. Beşiktaş’ta alt yapı sistemi yoktur. Bir dönem su sıkıntısı çekilir ve parayla su alırlar (01:51:35). Şeyh Safir Efendi’den ve Beşiktaş’ın bilinen simalarından Fahri Baba’dan söz eder. Fahri Baba çocukları çok sever ve bisikletlerini tamir eder. Beşiktaş’ta çocukları sevindiren kişilerin cenaze törenlerine çocuklar katılır ve bu kişiler çok sevilir (01:57:35).Bilim ve Sanat Vakfı (BİSAV)İstanbul Kalkınma Ajansı (İSTKA

    The Life and Pedigree of Sayyid Mahmut Efendi: A Naqīb Al-Ashrāf Accused of Being A Qizilbash

    No full text
    Osmanlı Devleti’nde “Feyzullah Efendizâdeler” olarak ün kazanmış Şeyhülislâm Feyzullah Efendi’nin ailesi, torunları, damatları ve akrabaları, ilmiye teşkilatı içerisinde birçok kademede görev almıştır. Özellikle Şeyhülislâm Feyzullah Efendi’nin oğlu Fethul- lah Efendi, torunları Mehmet Kamil Efendi, Abdullah Efendi, torununun oğlu Mehmet Emin Efendi, damadı Mahmut Efendi ve daha birçokları Hz. Peygamber’in nesebine mensup olmaları sebebiyle Nakîbü’l-eşrâflık yapmıştır. Şeyhülislâm Feyzullah Efendi, ulemâ aileleriyle bağlarını kuvvetlendirmek amacıyla kızlarını evlendirirken damatlarının da seyyid olmaları hususuna dikkat etmiştir. Kendisi Hz. Peygamber’in nesebine mensup olduğundan kızı Âmine Hanım’ı Nakîbü’l-eşrâf Mahmut Efendi ile evlendirmiştir. Seyyidlerin şecerelerini düzenlemek ve onların işleriyle ilgilenmek üzere Nakîbü’l- eşrâf tayin edilen Mahmut Efendi, kayınpederi Şeyhülislâm Feyzullah Efendi’nin başın- dan geçen siyasî olaylardan olumsuz etkilenmiştir. Edirne Vakası, o dönemde Mahmut Efendi ve eşi Âmine Hanım ile ilgili birçok siyasî, ictimaî ve dinî asılsız bilgilerin ortaya atılmasına ve yayılmasına sebebiyet vermiştir. Bunlardan bir tanesi de Âmine Hanım’ın “kızılbaş” olduğu iddiasıdır. Bu sebeple Nakîbü’l-eşrâf Mahmut Efendi de kızılbaşlıkla itham edilmiştir. Bu makalede “Nakîbü’l-eşrâf Mahmut Efendi’nin ailesi ve hizmet hayatı”, “Mahmut Efendi dönemi siyasi olayları ve Kızılbaşlıkla itham edilmesi” ve “Nakîbü’l-eşrâf Mahmut Efendi’nin terekesi” ele alınmıştır. Nakîbü’l-eşrâf Mahmut Efendi’nin şeceresi ve terekesi incelenerek ilmî kariyeri, iktisadî durumu ve hizmet hayatı hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca “kızılbaşlık” iddialarının asılsız olduğu ispatlanmaya çalışılmıştır. Şeriyye Sicilleri Arşivi Kısmet-i Askeriye Mahkemesi’ndeki terekesinden istifade edilerek aile bireyleri, çocukları, torunları, gulam, cariye ve utekası tespit edilmiştir. Böylece makalemizin, Nakîbü’l-eşrâf Mahmut Efendi’nin şeceresiyle nesebine, terekesiyle ailesine ve sosyo- ekonomik düzeyine, hizmet hayatıyla Nakîbü’l-eşrâf olarak ilmiye teşkilatı içerisindeki konumuna ayna tutması hedeflenmiştir

    Women heroes in the novels of Esat Mahmut Karakurt

    No full text
    YÖK Tez No: 590184Esat Mahmut Karakurt'un Romanlarında Kadın Kahramanlar adlı çalışma, Esat Mahmut Karakurt'un 1926-1960 yılları arasında kitap olarak yayımlanmış on altı romanında geçen kadın kahramanların incelemesini esas alır. Çalışmanın amacı Esat Mahmut Karakurt'un romanlarında geçen kadın kahramanları, onların fizyolojik, sosyolojik ve psikolojik durumlarını ve içinde bulundukları hâller doğrultusunda sergiledikleri davranış biçimlerini bilimsel metotlar kullanarak tespit etmek, incelemek ve elde edilen bilgilerden hareketle genellemelere ulaşmaktır. Söz konusu amaçlar doğrultusunda çalışmada seçilen konular, eser incelemesinde kullanılan çağdaş bilimsel yöntemler tespit edilerek Esat Mahmut Karakurt'un romanlarına uygulanmıştır. Yazarın romanlarında yer alan kadın kahramanlara ait fizyolojik, psikolojik ve sosyolojik unsurlar tasnif edilmiş ve belli sonuçlara ulaşılmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda ulaşılan sonuçlar; Esat Mahmut Karakurt'un romanlarında yer alan kadın kahramanların fizyolojik, sosyolojik ve psikolojik özelliklerinin aydınlatılmasına katkı sağlayacaktır. Anahtar Sözcükler: Türk Edebiyatı, Roman, Esat Mahmut Karakurt, Kadın, Kahraman.The work titled "Women heroes in the novels of Esat Mahmut Karakurt" is based on the analysis of sixteen heroes in Esat Mahmut Karakurt's 1926-1960 books. The aim of this study is to identify and examine the protagonists of Esat Mahmut Karakurt's novels, their physiological, sociological and psychological situations and the behaviors they exhibit using scientific methods, and to reach generalizations based on the obtained information. For these purposes, the selected subjects were determined and applied to Esat Mahmut Karakurt's novels by determining contemporary scientific methods used in the study. Physiological, psychological and sociological elements of the female heroes in the novels of the author have been classified and certain conclusions have been reached. The results of the investigations will contribute to the elucidation of the physiological, sociological and psychological characteristics of the female protagonists in Esat Mahmut Karakurt's novels

    A thematic review of the theater works of Mahmut Yesari

    No full text
    Bu çalışma, Mahmut Yesari'nin kaleme aldığı tiyatrolarından seçilmiş eserleri üzerine tematik bir incelemeyi hedeflemektedir. Yazarın eserlerini oluşturmada göz önünde bulundurduğu temaların tespitinin ve tasnifinin daha iyi yapılabilmesi için yazarın yalnızca ulaşılabilen telif eserleri üzerinde incelemelerde bulunulmuştur. Mahmut Yesari, çeşitli türlerde yazmış olduğu eserleri ile döneminde adından çokça söz ettirmiştir. Tespit edilebilen eserlerinin toplamı yüzü geçmiş olmasına rağmen ölümünden sonra gereken değeri görmemiştir. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalar ışığında Yesari'nin sanatsal değeri fark edilmeye başlanmıştır. Realist üslubunun ilhamını gündelik yaşamdan alan Mahmut Yesari için gözlem her şeydir. Dolayısıyla onun tiyatrolarında gündelik yaşamda karşılaşılan insanlar ve mümkün olabilecek trajikomik hadiseler, belirli temalarla ustalık ve titizlikle işlenmiştir. Çalışmamızın amacı, söz konusu temaları -yazarın tiyatro görüşünden de hareketle- bilimsel bir yöntem ile tespit ve tasnif etmektir. Amaçlar ışığında yazarın seçilmiş telif eserleri, edebiyat kuramlarının yöntemlerine uygun bir şekilde incelenmiş ve tasnifleri sağlanmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda Mahmut Yesari'nin tiyatro anlayışı, eserlerinde yer verdiği temalar ve bunların gündelik yaşam ile ilişkisi ile ilgili hususlarda gelecekte yapılacak olan çalışmalara katkı sağlayabilecek belirli veriler elde edilmiştir.This study aims a thematic review of Mahmut Yesari's selected works from his theaters. In order to identify and classify much better the themes that the author took into consideration while creating his works, only accessible copyrights of the author were examined. Mahmut Yesari made a distinguished name for himself in his era with his works written in various genres. In spite of the fact that the total number of his available works exceeded 100, he did not see as much value as he deserved after his death. However, the artistic value of Yesari has begun to be noticed in the light of the studies carried out in recent years. Observation is the most important thing for Mahmut Yesari who takes the inspiration of his realist style from everyday life. Therefore, the people in daily life and possible tragicomic events in his theaters were masterly and meticulously narrated with certain themes. The aim of our study is to identify and classify these themes with a scientific method on the basis of the author's theatre view. In the light of the aims, the author's selected copyrighted works have been examined and classified according to methods of literary theories. As a result of the examinations, certain data were obtained that can contribute to future studies regarding the understanding of theater by Mahmut Yesari, the themes in his works and, their relationship with daily life

    Türk Eğitim, Kültür ve Edebiyat Dünyasında Mahmut Makal

    No full text
    There are lots of studies in the history of literature about an author's life integrated with his or her works and arts. In this work, we studied the genre named village literature in Turkish literature with the author Mahmut Makal's, who has a vital role as a pioneer to create the style that explains villages by whom came from villages, life, art, and works. We thought that the works on Mahmut Makal that were conducted until today are not integrated, and they were analyzed without academic disciplines. With the work we did, we tried to compensate for these deficiencies in our literature, and give value to him that he deserves. Moreover, in this work, we attempted to evaluate all the works of him and the works that were done about him. To do so, after the intensive library working and reading works of him at least two times, we tried to conduct works with an academic perspective. Furthermore, we aimed to clarify his literary personality, works, and arts in our history of literature as much as we can.Edebiyat tarihi araştırmalarında bir yazarın hayatının, sanatının ve eserlerinin bütüncül olarak incelendiği çalışmalar çoktur. Biz bu çalışmamızda Türk edebiyatında köy edebiyatı olarak adlandırılmış, köyden gelenlerin köyü anlattığı dönemin başlatıcısı olan önemli bir Eğitimci Yazar olan Mahmut Makal’ın hayatını, sanatını ve eserlerini inceledik. Bugüne kadar Mahmut Makal hakkında yapılan çalışmaların bütüncül olmadığını, akademik bir disiplin içerisinde incelenmediğini gördük. Yaptığımız çalışma ile edebiyat tarihimizdeki bu açığı kapatmak, Mahmut Makal’ı edebiyat tarihimizde hak ettiği yere getirmek istedik. Çalışmamızda Makal’ın; bütün eserlerini, eserleri ve kendisi hakkında yapılmış çalışmaların tamamını değerlendirmeye çalıştık. Bunun için tüm eserlerini en az iki kez okuyarak ve yoğun bir kütüphane çalışması gerçekleştirerek akademik bir disiplin içerisinde ortaya ürünler koymaya çalıştık. Bu çalışmada elimizden geldiğince Mahmut Makal’ın edebi kişiliği, sanatı ve eserleriyle edebiyat tarihimizdeki yerini anlatmaya çalıştık
    corecore