AXSIS - Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi (Univ. KTO Karatay)
Not a member yet
    5260 research outputs found

    Measurements of jet quenching using semi-inclusive hadron+jet distributions in ⁢ and central Pb-Pb collisions at √⁢=5.02 TeV

    No full text
    American Physical SocietyThe ALICE Collaboration reports measurements of the semi-inclusive distribution of charged-particle jets recoiling from a high transverse momentum (high T) charged hadron, in ⁢ and central Pb-Pb collisions at center-of-mass energy per nucleon–nucleon collision √NN=5.02 TeV. The large uncorrelated background in central Pb-Pb collisions is corrected using a data-driven statistical approach which enables precise measurement of recoil jet distributions over a broad range in T,chjet and jet resolution parameter . Recoil jet yields are reported for =0.2, 0.4, and 0.5 in the range 7<T,chjet<140 GeV/ and /2<Δ⁢<, where Δ⁢ is the azimuthal angular separation between hadron trigger and recoil jet. The low-T,chjet reach of the measurement explores unique phase space for studying jet quenching, the interaction of jets with the quark–gluon plasma generated in high-energy nuclear collisions. Comparison of T,chjet distributions from ⁢ and central Pb-Pb collisions probes medium-induced jet energy loss and intra-jet broadening, while comparison of their acoplanarity distributions explores in-medium jet scattering and medium response. The measurements are compared to theoretical calculations incorporating jet quenching

    Ergenlerin Psikolojik Sağlamlık Özellikleri İle Duygu Düzenleme Becerileri Arasındaki İlişkide Mizah Tarzlarının Aracı Rolü

    No full text
    Bu araştırmada; ergenlerde psikolojik sağlamlık ve duygu düzenleme becerileri arasındaki ilişki incelenmiştir ve mizah becerilerinin bu faktörlere etkisi ortaya konmuştur. Elde edilen bulgular bireyin psikolojik sağlamlığının ve duygu düzenleme becerilerinin hangi faktörlerden etkilendiğini açıklamaktadır; ayrıca bu bulgular mizah tarzlarının psikolojik sağlamlık ve duygu düzenlemeye etkisinin olduğunu göstermektedir. Devlet ve özel okullarda öğrenim gören 13-14 yaş ergen öğrencilerle çalışılmıştır. Verilerin elde edilmesi için Demografik bilgi formu, Çocuk ve Genç Psikolojik Sağlamlık Ölçeği, Çocuklar için mizah tarzları ölçeği ve Ergenler için Duygu düzenleme ölçeği kullanılmıştır. Araştırma değişkenlerine ilişkin normallik için çarpıklık ve basıklık değerleri, değişkenlerin arasında farklılığı görmek adına t testi ve tek yönlü ANOVA, farklılığın kaynağını görmek için Tukey HSD, değişkenler arası ilişkileri incelemek için Pearson Korelasyon kullanılmıştır. Alanyazın incelendiğinde ergenlerde duygu düzenleme becerilerinin aynı zamanda mizah becerileri ile de ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışmamızda erkek öğrencilerin psikolojik sağlamlık alt boyutu olan bağlamsal kültürel boyutunun anlamlı derecede yüksek olduğu bulunmuştur ve çalışmayan annelerin çocuklarında bağlamsal kültürel kaynaklar alt boyutunun daha yüksek olduğu görülmüştür. Düşük eğitim düzeyine sahip annelerin çocuklarında bağlamsal kültürel sağlamlığın daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Duygu düzenleme becerilerinde ise içsel işlevsel olmayan duygu düzenleme boyutunun kız öğrencilerde daha yüksek olduğu ve annesi ortaokul mezunu olan öğrencilerde bu becerinin daha belirgin olduğu saptanmıştır. Devlet okulunda okuyan öğrencilerin içsel işlevsel duygu düzenleme puanlarının özel okul öğrencilerine göre daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Erkek öğrencilerin katılımcı ve saldırgan mizah tarzlarının kız öğrencilere göre anlamlı derecede yüksek olduğu, Çalışmayan annelerin çocuklarında saldırgan mizah tarzının daha yüksek olduğu ve devlet okulu öğrencilerinin saldırgan mizah tarzı puanlarının özel okul öğrencilerine göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Duygu düzenleme ile psikolojik sağlamlık arasında anlamlı pozitif ilişkiler bulunmuş, özellikle işlevsel duygu düzenleme becerilerinin psikolojik sağlamlık üzerinde olumlu etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Saldırgan ve kendini yıkıcı mizah tarzlarının ise psikolojik sağlamlık üzerinde olumsuz etkiler yarattığı saptanmıştır. Son olarak, kendini geliştirici mizah tarzının, psikolojik sağlamlık ile duygu düzenleme becerileri arasındaki ilişkide aracı bir rol oynadığı tespit edilmiştir. Psikolojik sağlamlık ve duygu düzenleme arasında ilişki olup olmadığı; aynı zamanda mizah tarzlarının bu faktörlere etkisinin bilinmemesi; bu kavramaların araştırılmasının önemini ortaya koymaktadır

    Anticipate Movie Theme From Subtitle: A Deep Learning Approach

    No full text
    Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc.In the age of big data, prediction is crucial to making accurate assumptions about connected data. People must use other relevant data to determine the proper data relationships from other data sources. One area where movies may be predicted and categorized using subtitles is the movie genre. Various data models are used in other movie prediction methods to address the issue. This study uses Deep Learning (DL) techniques to infer the movie genre from subtitle data. The OpenSubtitle and IMDb websites provided the dataset for the study. This collection includes XML-formatted subtitle files for various films, series, and related film genres. Each subtitle was turned into a 100,000-dimensional vector as part of the preprocessing of the subtitle files. The 5-fold cross-validation methodology was used, in this study, to evaluate the DL-Long Short-Term Memory (LSTM) model, and the results were quantified and presented using various techniques. The accuracy rating for the proposed model was 93.97. © 2024 IEEE

    Esculetin Induce Apoptosis In Human Cervical Cancer Cells

    No full text
    Yuzuncu Yil Universitesi Tip FakultesiDespite the development of effective HPV screening and vaccination programs in women, cervical c ancer ranks first in cancer-related deaths. In order to prevent the side effects of chemotherapeutic agents, studies on the use of natural compounds in the treatment of cervical cancer are becoming increasingly common. Esculetin, a coumarin derivative from natural compounds, is a pharmacological substance with anti-inflammatory, antioxidant, anti-tumor, neuroprotective effects. In various studies, esculetin has been found to induce apoptosis in colon cancer, breast cancer, and cervical cancer via JNK, ERK, ROS mediated mitochondrial pathway or ER stress activation pathways. HeLa cells and HEK cells were cultured. MTT analysis was performed to determine the IC50 dose of the esculetin. Expression levels of apoptotic genes (BAX, BAK, BAD, APAF-1 and p53) and antiapoptotic genes (BCL-2, BCL-XL) were detected by qPCR. The IC50 dose at which esculetin inhibited the viability of HeLa cells was determined as 800 μM. In addition, esculetin down-regulated antiapoptotic genes BCL-2 and BCL-XL, while up-regulated apoptotic genes such as BAK, APAF-1, p53, BAD, BAX. Current findings showed that esculetin has apoptotic effects on HeLa cells. © 2024, Yuzuncu Yil Universitesi Tip Fakultesi. All rights reserved

    Turkish cross-cultural adaptation, construct validity, and reliability of the treatment expectations in chronic pain scale

    No full text
    BACKGROUND:Measuring treatment expectations using the Treatment Expectations in Chronic Pain (TEC) scale has the potential to help clinicians and researchers better understand the role that treatment expectations play within the framework of multimodal pain management settings. OBJECTIVE:The purpose of this study is to determine the cross-cultural adaptation, construct validity and reliability of the TEC Scale in the Turkish language. METHODS:The study included 191 volunteers aged 22–65 with chronic musculoskeletal diseases. This study composed of a six-stage cross-cultural adaptation process, which included translation, translation synthesis, back-translation, expert committee review, pre-testing and documentation submission. The Positivity Scale and Illness Cognition Questionnaire were used to measure convergent validity while the Hospital Anxiety and Depression Scale was used to test divergent validity. The psychometric properties of the Turkish version of the TEC scale was examined by confirmatory factor analysis (CFA). Scale’s internal consistency was examined using Cronbach’s alpha. Pearson correlation coefficients were utilized to evaluate both convergent and divergent validity. The significance level was set at p < .05. RESULTS:The results of the CFA showed that factor structure of predicted subscale fitted well the data (x2/df = 3,07;CFI = 0,91,IFI = 0,91 TLI = 0,87,RMSEA = 0,10). The results of the CFA indicated that factor structure of ideal subscale fitted well with the data (x2/df = 2,38;CFI = 0,92,IFI = 0,93,TLI = 0,90,RMSEA = 0,08). Both subscales of the TEC were strongly correlated. The predicted subscale had moderate relationships to depression, anxiety, and positivity (r = -0.37 to r = 0.55) but poor correlations with measures of acceptance, perceived benefits and helplessness (r = -0.24 to 0.35). The ideal subscale had moderate correlations with measures of positivity (r = 0.36) and depression (r = -0.38) but poor correlations with measures of acceptance, perceived benefits helplessness and anxiety (r = 0.14). CONCLUSIONS:The Turkish version of the TEC scale is acceptable, valid, and reliable for use in Turkish patients with chronic musculoskeletal pain in physiotherapy outpatient practice

    Production And Characterization Of Silver And Copper Nanoparticles With Grape Seed Extract By Green Synthesis MethodGümüş Ve Bakır Nanoparçacıkların Üzüm Çekirdeği Ekstresiyle Yeşil Sentez Yöntemiyle Üretimi Ve Karakterizasyonu

    No full text
    BahçeBahçeNanotechnology has become a rapidly developing multidisciplinary field of sciences. Efforts to benefit from nanotechnology have accelerated in adapting the increase in agricultural production to the rapid increase in population growth and the resulting food demand on a global scale. For this purpose, nanoproducts are increasingly used to increase agricultural productivity and product quality and to cope with environmental, biotic and abiotic stresses. In this study, Ag nanoparticles (AgNPs) and Cu nanoparticles (CuNPs) encapsulated with seed extracts of two grape varieties (Ekşi Kara and Gök Üzüm) were produced by the green synthesis method. Four different nanomaterials were synthesized by using silver nitrate (AgNO₃) in the synthesis of AgNPs and copper chloride (Cu₃(OH)₃Cl) in the synthesis of CuNPs. In the FTIR (Fourier transforms infrared spectroscopy) analysis of AgNPs and CuNPs, both loaded into the solution, as well as adsorbed grape seed extracts, were successfully incorporated into the nanoparticle (NPs) skeleton structure, and different functional groups emerged through surface interaction. It was confirmed by the release. In XRD analysis, it was observed that AgNPs and CuNPs formed crystal structures and spectra. The peaks were attributed to the tetragonal crystal structure and were considered as strong evidence of complex formation between the grape seed extract component in AgNPs and CuNPs. Determination of the morphological structures of NPs were characterized by TEM (Transmission electron microscopy). In the TEM analysis, it was determined that the NPs were spherical or spherical in shape and their sizes were in the range of 10-20 nm. It can be said that the produced AgNPs and CuNPs will be suitable for use in plant growth, biomedical, medical and pharmacological fields.Nanoteknoloji, bilimlerin hızla gelişen çok disiplinli bir alanı haline gelmiştir. Global ölçekte nüfus artışı ve buna bağlı gıda talebindeki hızlı artışa bağlı olarak tarımsal üretim artışının uyum sağlamasında nanoteknolojinden yararlanma çabaları hız kazanmıştır. Bu amaçla, nano ürünler tarımsal verimlik ve ürün kalitesinin artırılmasında, biyotik ve abiyotik streslerle başa çıkmada giderek daha yoğun kullanılmaktadır. Bu çalışmamızda iki üzüm çeşidinin (Ekşi Kara ve Gök Üzüm) çekirdek ekstreleriyle enkapsüle edilmiş Ag nanoparçacıklar (AgNP’ler) ve Cu nanoparçacıklar (CuNP’ler) yeşil sentez yöntemiyle üretilmiştir. AgNP’lerin sentezinde gümüş nitrat (AgNO₃), CuNP’lerin sentezinde bakır klorür (Cu₂(OH)₃Cl) kullanarak dört farklı nanomalzeme sentezlenmiştir. AgNP’ler ve CuNP’lerin FTIR (Fourier transforms infrared spectroscopy) analizinde, solüsyon içerisine yüklenen her iki AgNP’ler ve CuNP’l’erin ve ayrıca adsorbe edilen üzüm çekirdeği ekstreleriyle başarılı bir şekilde nanopartikül (NP) iskelet yapısına dâhil olduğu ve yüzey etkileşimi ile farklı fonksiyonel gurupların ortaya çıkmasıyla doğrulanmıştır. XRD analizinde, AgNP’lerin ve CuNP’lerin kristal yapıları ve spektrumların oluşturduğu gözlenmiştir. Zirve noktaları tetragonal kristal yapıya atfedilerek üzüm çekirdeği ekstresi bileşeni ve AgNP’ler ve CuNP’ler arasındaki kompleks oluşumunun güçlü bir kanıtı olarak değerlendirilmiştir. Nanopartiküllerin morfolojik yapılarının belirlenmesi TEM (Transmission electron microscopy) ile karakterize edilmiştir. TEM analizinde, NP’lerin küre veya küreye yakın şekillerde oldukları ve boyutlarının 10-20 nm aralığında olduğu belirlenmiştir. Üretilen AgNP’ler ve Cu NP’lerin bitki gelişinde, biyomedikal, tıbbi ve farmakolojik sahalarında kullanımına uygun olacağı söylenebilir

    Sağlık Sektöründe İlaç Dağıtımı İçin Kullanılacak Olan Droneların Seçiminde ÇKKV Yöntemlerinin Uygulanması

    No full text
    "İnsansız Hava Aracı (İHA)" terimi, insanlar tarafından kullanılmayan, uzaktan kumandalı, otonom veya güdümlü hava araçlarını ifade etmektedir. Drone olarak bilinen İHA' lar, ilk olarak hava araçlarında kullanılmak üzere oluşturulmuş ve ardından farklı alanlarda da kullanılmaya başlanmıştır. Drone’ lar özellikle sağlık sektöründe giderek daha yaygın hale gelmektedir. Sağlık sektöründe, özellikle depolardan eczanelere ilaç teslimatı konusunda sürekli bir aciliyet söz konusudur. Bu yüzden günümüzde acil olarak sipariş edilen ilaçların kullanılması için drone’ lar tercih edilmeye başlanmıştır. Ancak, bu drone’ ların kullanılmadan önce analiz edilmesi, incelenmesi ve uygun drone’ nun seçilmesi gerekmektedir. Böylelikle Drone Seçim Problemi ortaya çıkmaktadır. Bu tez çalışmasında ilgili problem ele alınmış, problemin çözümünde ise Çok Kriterli Karar Verme yöntemleri incelenmiştir. Bu yöntemler arasından DEMATEL ve SWARA yöntemleri kriter ağırlıklandırma için uygulanmış ve alternatiflerin sıralanması için MAUT yöntemi kullanılmıştır. Devamında, MAUT yöntemi ile bulunan kriterlerin sonuçları analiz edilmiştir. Bu çalışmanın amacı, merkez ilaç depolarından eczanelere ilaç dağıtım sürecinde kullanılan drone’ ların seçiminde rol oynayan kriterleri ve önem düzeylerini belirlemek, ayrıca alternatifleri sıralayarak en uygun drone’ un seçilmesini sağlamak ve böylelikle hem alana hem de literatüre katkıda bulunmaktır

    Ebeveynlerin Çocuklarını İhmal Etmeleriyle İlgili Tutumlarının Çocukların Çizdikleri Resimlere Yansımasının Değerlendirilmesi

    Get PDF
    Bu araştırmanın temel amacı; ebeveynlerin çocuklarını ihmal etmeleriyle ilgili tutumlarının çocukların çizdikleri resimlere yansımasının değerlendirilmesidir. Bu temel amaç doğrultusunda çocukların demografik değişkenleri ile ebeveyn ihmali arasındaki ilişki değerlendirilmiş, aynı zamanda çocukların akademik başarı durumları ve genel ihmal görüntülerinin öğretmenler tarafından sözel değerlendirilmesi sağlanmıştır. Çocuklara Çok Boyutlu İhmalkâr Davranış Ölçeği uygulanarak, çocukların kendi anne ve babalarının ihmal davranışlarını algılamaları incelenmiştir. Bu araştırma karma araştırma yöntemi şeklinde uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 6-9 yaş arasındaki 2023-2024 eğitim öğretim döneminde Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı bir ilkokulda 2.inci ve 3.üncü sınıfta öğrenim gören, herhangi bir özel gereksinimi bulunmayıp tipik gelişim özellikleri gösteren, okul yönetimi ve veliler tarafından araştırmaya katılmalarına onay verilen çocuklar dahil edilmiştir (N=130). Veri toplama aracı olarak Demografik Bilgi Formu ile ebeveynlerin ihmalkârlık boyutlarını belirleme amacını taşıyan Çok Boyutlu İhmalkâr Davranış Ölçeği uygulanmıştır. Ölçeğin anne ve baba olmak üzere iki farklı formu bulunmaktadır. Her iki form da kız ve erkek çocuklarına ayrı ayrı uygulanan kartlardan oluşmaktadır. Çalışma kapsamında; çocuklar “aile” konulu resim çizmişlerdir ve bu resimlerde ihmal davranışlarının olup olmadığı incelenmiştir. Nicel verilerin değerlendirilmesi SPSS istatistik paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Çok boyutlu İhmalkâr Davranış Ölçeği sonuçları bağımlı örneklem t testi ile karşılaştırılmıştır. Nitel verilerin değerlendirilmesinde ise içerik analizi tekniği uygulanmıştır. Elde edilen verilere göre erkek çocukların anne ve baba ihmal puan ortalamalarının anlamlı olarak daha yüksek olduğu; baba sosyal kabul ortalamalarının daha düşük olduğu; çocukların yaş gruplarına göre ebeveyn ihmal davranışları arasında anlamlı bir farklılaşma olmadığı, iki çocuklu ailelerde babaların sosyal kabul düzeylerinin daha fazla olduğu bulunmuştur. Araştırma sonuçlarının çocuklara yönelik ihmal davranışlarının incelenmesinde kaynak oluşturacağı öngörülmektedir

    The Effects of Aromatherapy Massage in Menopausal Women with Knee Osteorthritis: A Randomized Controlled Study

    Get PDF
    Objective Knee Osteoarthritis (OA)’s prevalence increases during menopause. Aromatherapy massage with different oils is applied in the treatment of knee OA. The aim of this study was to determine the effects of aromatherapy massage with Bergamot essential oil (BEO) on pain, functionality, sleep quality and menopausal symptoms in menopausal women with knee OA. Materials and methods This study included 60 menopausal participants diagnosed with grade II-III OA. Participants were randomly divided into three groups: BEO (n=20), placebo (n=20) and control (n=20). The participants in the BEO group, received aromatherapy massage with BEO, in the placebo group aromatherapy massage with sweet almond oil was applied twice a week for 4 weeks. All participants underwent conventional physiotherapy. Visual Analog Scale was used to assess the severity of pain, Osteoarthritis Index to assess functionality, Pittsburgh Sleep Quality Index to assess sleep quality and Menopausal Symptoms Rating Scale to assess menopausal symptoms. All measurements were performed before and after the study. Results The results of the study showed that all three groups were effective on pain, functionality, sleep quality and menopausal symptoms (p<0.001). The results of the study showed that, aromatherapy massage with BEO was found to be more effective on functionality (p<0.001), pain (p<0.001) and menopausal symptoms (somatic and psychological symptoms) (p<0.001) compared to the control and placebo groups. It was determined that aromatherapy massage with BEO did not create a significant difference between the sleep quality scale scores in the control group and the placebo group (p=0.454). Conclusion This study found that aromatherapy massage with BEO improved functionality, reduced pain and menopausal symptoms, and did not affect sleep quality. We consider that its application in addition to routine treatment may be useful to reduce symptoms

    The Use Of Brutalism Architectural Syle İn Graphic DesignMimari Bir Akım Olan Brütalizmin Grafik Tasarım Alanında Kullanımı

    No full text
    Karatay Sosyal Araştırmalar DergisiJournal of Karatay Social ResearchGenerally associated with architecture, brutalism is a visual art style that has also been embraced by painters, sculptors, photographers, and designers. Emerging as a continuation of the modern architecture movement at the end of World War II, the brutalism movement became very popular in a short period between 1950-1980 and iconic architectural works of this movement were built all over the world. Although the philosophy and architectural features of brutalism were met with great interest and associated with the future in its own time, it was subjected to intense criticism in the 80s and even many brutalist government buildings were demolished. The most important reasons for the end of this architectural trend are the policy changes of governments and the fact that buildings do not age well. Architecturally, the number of buildings built with this concept today is almost negligible Today, the massive structures of brutalist architecture, which fascinate and defy their time, have inspired other art forms. Inspired by Brutalism's use of geometric forms and raw materials, it is possible to see furniture, kitchen utensils made of concrete, useful objects, modular sculptures and graphic designs in our daily lives. Especially brutalist website designs have become increasingly popular. Although the features of brutalist design such as the display of materials, simple colour palette, being free of ornaments, modular and repeated design elements, monumentality have been systematized as certain principles, the biggest challenge faced by the movement in the field of design is that the application of these design principles varies not only from designer to designer but also from environment to environment. In almost all branches of visual arts, works created by adopting the design elements of the brutalist movement are still welcomed with interest today. For this reason, in this study, the history, philosophy and design features of brutalism were tried to be explained together with examples of graphic design today, and two posters were designed based on Brutalist design elements.Genel anlamda mimariyle ilişkilendirilen brütalizm; ressamlar, heykeltraşlar, fotografçılar ve tasarımcılar tarafından da benimsenen bir görsel sanat tarzıdır. II. Dünya Savaşı’nın sonunda modern mimari hareketinin bir devamı olarak ortaya çıkan brütalizm akımı, 1950-1980 yıllarında kısa sayılabilecek bir dönemde oldukça popüler hale gelmiş ve dünyanın dört bir yanında bu akımın ikonik mimari eserleri inşa edilmiştir. Brütalizm felsefesi ve mimari özellikleri kendi döneminde oldukça ilgiyle karşılanmış ve gelecekle ilişkilendirilmiş olmasına rağmen 80’li yıllara gelindiğinde yoğun eleştirilere maruz kalmış hatta birçok brütalist hükümet binası yıkılmaktan kurtulamamıştır. Bu mimari akımın son bulmasının en önemli nedenleri olarak hükümetlerin politika değişimleri ve binaların iyi yaşlanmaması gösterilmektedir. Mimari anlamda günümüzde bu anlayışla inşa edilen bina sayısı parmakla sayılabilecek kadar azdır. Günümüzde brütalist mimarinin görenleri kendine hayran bırakan ve dönemine meydan okuyan devasa yapıları, başka sanat dallarına ilham kaynağı olmuştur. Brütalizmin geometrik formları ve ham malzemeyi kullanmasından ilham alan mobilyalar, beton malzemeyle yapılmış mutfak araç gereçleri, kullanışlı objeler, modüler heykeller ve grafik tasarımları günlük hayatımızda görmek mümkündür. Özellikle brütalist web sitesi tasarımları, giderek daha popüler hale gelmeye başlamıştır. Brütalist tasarımın malzemelerin sergilenmesi, sade renk paleti, süslemelerden arındırılmış olmak, modüler ve tekrarlanan tasarım öğeleri, anıtsallık gibi özellikleri belirli ilkeler halinde sistemleştirilmiş olmasına rağmen akımının tasarım alanında karşılaştığı en büyük zorluk, bu tasarım ilkelerinin uygulanışının yalnızca tasarımcıdan tasarımcıya değil, ortamdan ortama da değişiklik göstermesidir. Görsel sanatların hemen hemen bütün dallarında brütalist akımın tasarım öğeleri benimsenerek oluşturulmuş eserler günümüzde de ilgiyle karşılanmaktadır. Bu nedenle bu çalışmada brütalizmin tarihi, felsefesi ve tasarım özellikleri, günümüzdeki grafik tasarım örnekleriyle birlikte açıklanmaya çalışılmış, Brütalist tasarım öğelerinden yola çıkılarak iki afiş tasarlanmıştır

    786

    full texts

    5,260

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    AXSIS - Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi (Univ. KTO Karatay)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇