AXSIS - Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi (Univ. KTO Karatay)
Not a member yet
    5260 research outputs found

    Başrolde Hamstring Değerlendirme ve Rehabilitasyon Stratejileri

    No full text
    Strateji en basit anlamda amaca ulaşmak için izlenilen yol demektir. İstenilen amaca ulaşmak için belirlenen stratejilerde sanat ve bilimin uygun şekilde kullanma beceresine sahip olmak gerekir. Sağlık profesyonelleri olarak amacımız; toplum sağlığını korumak, geliştirmek ve sağlığın tekrar kazanılması için tedavi araçlarını etkin bir şekilde kullanmaktır. Günümüzde bilgiye ulaşmaktan ziyade bilgiyi eleştirisel düşünce ile yaklaşıp bilgiyi değerlendirme becerisine sahip olmak önde gelen yetkinlik sayılmaktadır. Hamstring kasları, sporcular için kritik öneme sahip olup, spor performansını ve yaralanmaları ciddi şekilde etkileyebilir. BAŞROLDE HAMSTRİNG: Değerlendirme ve Rehabilitasyon Stratejileri isimli kitabımız; özellikle hamstring kaslarına yönelik çok yönlü, kanıta dayalı ve güncel bir rehber sunmayı hedeflemektedir. Kitabımız sizlere hamstring yaralanmalarının doğru anlaşılması, etkili tedavi ve rehabilitasyon stratejileri ve yaralanmaların önlenmesi konularında bilginin alanında uzman bilim insanlarının deneyim süzgecinden geçtiği stratejik bilgiler sunmayı amaçlamaktadır

    Emzirmeyi sonlandırmada kullanılan yöntemler: Sistematik derleme

    No full text
    Amaç: Bu sistematik derlemede emzirmeyi sonlandırmada kullanılan geleneksel yöntemlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma, sistematik derleme niteliğindedir. Araştırmaya, Araştırmaya emzirmeyi sonlandıran ve sonlandırmak isteyen kadınların popülasyonda olduğu 31 Ağustos 2024 tarihine kadar yapılmış çalışmalar dahil edilmiştir. Pubmed, cochrane, Google academic, Science Direc veri tabanları ile tarama yapılmıştır. Çalışmaların belirlenmesi ve seçimi iki araştırmacı tarafından bağımsız olarak yapılmıştır. Sistematik derlemeye alınan çalışmalarda ortak bildirilen bazı sonuçlar ile ilgili birleştirilmiş yüzde hesabı yapılmıştır. Bulgular: Sistematik derlemeye altı çalışma, 1496 kadın alınmıştır. Annelerin yaş aralığı 25 ile 35 arasında, emzirme süresi 15 ile 21 ay aralığındadır. Annelerin yeterince emzirdiğini düşünme (39,0), annenin sütünün yetersiz olması (16,57), bebeğin emmek istememesi (16,46) nedeniyle emzirmeyi sonlandırmaya karar verdiği belirlenmiştir. Emzirmeyi sonlandırma yöntemleri incelendiğinde ise ilk üç sırada memeye salça, boya sürmek (28,28), emzik biberon kullanmak (17,45), memeyi bant ile bantlamak (6,82) yer almaktadır. Sonuç: Mevcut çalışmalar incelendiğinde kanıt düzeyi ve sayı bakımından yetersiz olup emzirmeyi sonlandırma yöntemlerini açıklamakta yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle konu ile ilgili geniş kapsamlı çalışmaların yapılması önem göstermektedir

    The Concept Of Taboo In Chinese And Its Socio-Cultural Context

    No full text
    Çin kültüründe tabular, toplumsal düzenin korunması ve sosyal normların biçimlendirilmesinde tarihsel olarak önemli bir role sahiptir. Tabuların varlığı, dilde örtmece sözlerin (euphemism) oluşumuna zemin hazırlayarak, doğrudan ifade edilmesi sakıncalı kabul edilen olguların dolaylı yoldan aktarılmasını sağlamaktadır. Yaşlılık, ölüm gibi hassas konular, metaforlar ve eğretilemeler yoluyla yumuşatılarak ifade edilirken, bu tür dilsel yapılar toplumun sosyo-kültürel özelliklerini yansıtmaktadır. Çin'deki tabular, sözel ve sözel olmayan tabular, sayılar, dilsel ifadeler ve sosyal davranışlar gibi farklı kategorilerde incelenebilmektedir. Örneğin, dört rakamı, ölüm kelimesiyle aynı ses özelliğine sahip olması nedeniyle uğursuz kabul edilirken, pirinç pilavına yemek çubuklarının dik olarak yerleştirilmesi, ölüler için adak anlamı taşıdığı gerekçesiyle tabu olarak kabul edilmektedir. Bu araştırma, Çin kültüründeki tabuların sosyo-kültürel bağlamını analiz ederek, bu tabuların dilsel yapı üzerindeki etkilerini ve kültürel iletişimdeki rolünü ortaya koymayı amaçlamaktadır

    Kronik Boyun Ağrılı Hastalarda Konvansiyonel Fizyoterapiye Ek Olarak Müzik Dinlemenin Ağrı, Anksiyete ve Yaşam Kalitesi Üzerine Etkileri

    No full text
    Amaç: Bu çalışmanın amacı kronik boyun ağrısı olan hastalarda konvansiyonel fizyoterapiye ek olarak müzik dinlemenin ağrı, anksiyete ve yaşam kalitesi üzerine etkisini araştırmaktır. Yöntem: Çalışmaya 30-50 yaşları arasında kronik boyun ağrısı olan ve çalışmaya katılmaya gönüllü olan 40 kişi dahil edilmiştir. Katılımcılar bir kontrol grubu (n=20) ve bir müzik grubu (n=20) olarak randomize edilmiştir. Kontrol grubundaki katılımcılar 4 hafta boyunca haftada beş gün klasik fizyoterapi programı almıştır. Müzik grubundaki katılımcılar ise tedavi boyunca kulaklıklar aracılığıyla müzik dinlemiştir. Beck Anksiyete Envanteri (BAI), Boyun Engellilik İndeksi (NDI), Kısa Form Sağlık Anketi (SF-36) ve Görsel Analog Ölçeği (VAS) çalışmanın başlangıcında ve sonunda uygulanmıştır. Bulgular ve Tartışma: Tedavi sonunda, her iki grupta da grup içi karşılaştırmalarda BAI, VAS, NDI ve SF-36 skorlarında istatistiksel olarak fark bulunmuştur (p.05). Sonuç ve Öneriler: Müzik dinlemenin, geleneksel fizyoterapiye ek olarak kullanıldığında kronik boyun ağrısı üzerinde olumlu bir etkisi olduğu gösterilmiştir

    Emek Piyasasında Çalışma Yaşamı, Belirsizlik Ve Risk: Sanayi Bölgelerinde Bir Alan Araştırması

    No full text
    This research, focuses on social, political, and economic uncertainties and risks in work life, where these uncertainties and risks are considered as important factors shaping the work life. The research conducted in Konya industry focused on the details of capital, labor, employment and the working patterns depending on these, and whether the wages of industrial workers are affected by social, political and economic risks. A central issue in this attempt is to ascertain how industrial workers are influenced by social, political and economic uncertainties and risks. In other words, the study explores how such uncertainties and risks, actual or fictional, are reflected in the work life of individuals and shape their agencies in work life. Surveys were conducted with 657 blue and white collar workers working in Konya industrial zones, the interplay between work life, understood within the context social relations, class, status, daily life, opinions, attitudes and world views that embody it, and uncertainties and risks is analyzed. The results of the analysis point to a set of perception and attitudes towards uncertainties and risks peculiar to industrial workers in Konya. Accordingly, these perceptions and attitudes tend to vary on the basis of gender, marital status, level of education, age, corporate identity, being a blue- or white-collar worker

    Cisterns with iwan-shaped superstructures in Konya

    No full text
    Yaşamın hayati bir elemanı olan su, geçmişten günümüze uygarlıklar için medeniyetin sembollerinden birisi olmuştur. Bu sembolü mimarlık aracı ile gösteren devletler, baniler öncülüğünde çeşitli su yapıları inşa etmişlerdir. Yerleşimlerin kurulmasında da etkili bir faktör olan su kaynakları, yerleşkelerden uzak olduğunda suyun taşınma ve depolama ihtiyacını da beraberinde getirmiştir. Bu gereksinimi karşılamaya yönelik geliştirilen teknikler su mimarisi altında ele alınırken; anıtsal ya da anıtsal olmayan bu mimari farklı ölçeklere ve işlevlere hizmet etmektedir. Bu programın altında yer alan sarnıçlar, farklı kültürel coğrafyalarda karşımıza çeşitli mimari formlarda çıkmaktadır. Özellikle su şebeke ve depolama sistemlerinin günümüze kıyasla daha basit mekanik yöntemlerle çözüldüğü geçtiğimiz yüzyıllarda sarnıç mimarisi önemli bir yere sahipti. Bilhassa doğal su kaynaklarının uzak, kısıtlı ya da mevsimsel farklılık gösterdiği ve/veya jeopolitik konumu güvenli olmayan yerleşimlerde sarnıç kullanımının sıklığı göze çarpmaktadır. Anadolu coğrafyası ilk çağlardan itibaren sarnıç mimarisi bakımından çeşitlilik sunarken bu bölgenin merkezinde yer alan, kapalı bir havza olan Konya kenti sarnıç sayısı bakımından oldukça zengindir. Bu araştırma kapsamında, Konya kentinde bulunan iki katlı tam gömme sarnıç tipine dahil olan üst yapısı eyvan formlu sarnıçlar incelenmiştir. Konya sarnıçlarını konu edinen birtakım çalışmalarda yer yer değinilen bu özellikteki sarnıçların eyvan unsuru çatısı altında bir arada neşredilmediği görülmekte olup bu araştırmanın literatüre katkı sağlaması beklenmektedir. Ayrıca mimarlık tarihi sahnesinde var olduğundan bu yana eyvan, zaman zaman su ile ilişki kuran bir mimari form olmuştur. Bu noktada çalışmanın kavramsal yaklaşımında eyvan su ilişkisi biçimsel, işlevsel ve semantik boyutta değerlendirilmiştir. 13. ve 19. Yüzyıl aralığına tarihlendirilen bu sarnıçların (Aksarnıç, Ana Sultan Sarnıcı, Şerafeddin Sarnıcı, Hoca Fakih Sarnıcı, Hocacihan Arap Sarnıcı, Takkeli Sarnıç, Köyceğiz Sarnıcı) konumu, yönelimi, su kaynağı ile ilişkisi, kullanımı ve günümüzdeki durumu değerlendirilmiştir. Kütle biçim dili, üst örtü farklılıkları, plan ve cephe özellikleri, malzeme ve yapım tekniği, süsleme programı ele alınmış, örnekler karşılaştırılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular arasında Konya kenti eyvan barındıran sarnıçlar bakımından önemli ve özgün örneklere sahiptir. Bu örnekler arasında beşik tonoz, ahşap kirişli toprak dam, ahşap makas çatı örtülü olanlar bulunurken, özellikle 13. Yüzyıl sarnıçlarında tuğla ve moloz taş kullanımının yanında devşirme malzeme kullanımı da dikkat çekmektedir. Bugün aktif olarak kullanılmayan bu yapıların yok olmadan önce belgelenmesi ve kültürel miras hazinesine kazandırılması önem taşımaktadır

    Emotional Regulation Difficulties in Migraine Patients: Do They Link With Clinical Features of Migraine and Pain-Related Disability?

    No full text
    This study aims to elucidate the emotion regulation difficulties (ERD) in migraine sufferers compared to a healthy control group. We intend to explore the correlation between ERD and migraine -related factors like pain intensity, duration, and associated disability. Additionally, the study seeks to identify key determinants influencing disability in migraine patients, thereby contributing to a deeper understanding of the interplay between clinical migraine characteristics and ERD. Material and Methods: We conducted the research on 70 patients suffering from migraines and 66 healthy individuals. We administered the Structured Questionnaire Form, the Difficulties in Emotion Regulation Scale Short Form, the Migraine Disability Assessment Scale, and the Visual Analog Scale to both groups. We analyzed the data using the statistical program SPSS 25.0. Results: The total Emotion Regulation Difficulty (ERD) score among migraine patients (p = 0.030) demonstrated a significant increase compared to that of the healthy control group. Furthermore, our analysis revealed no significant correlations between ERD and various migraine -related factors, including pain severity (r = -0.093), duration (r = 0.082), frequency (r = 0.095), or disability (r = 0.021) among migraine patients. Notably, our findings indicate that the severity and frequency of headaches in migraine patients collectively account for 24% of the variability observed in disability scores. Discussion: Migraine patients are more likely to experience ERD. Psychiatric complaints in migraine clinics may be linked to ERD. Therefore, recognizing ERD in migraine patients, identifying potential factors associated with ERD, and addressing them are expected to impact the prognosis of the disease positively

    Evaluation of the Functions (Intensities) of Existing Intersections in GIS Software: A Case Study of Samsun-Atakum

    No full text
    This study was conducted to evaluate the traffic density of nine intersections located between the Karayollari intersection and the Toplu Konut Bulvari intersection on Ataturk Boulevard in Samsun's Atakum district, and to analyze the traffic flow in detail at these intersections. For this purpose, the total number of vehicles passing through the intersections between 07.0019.00 hours was taken as a reference for the analyses. While some of the counts were made using cameras at certain intersections, others were carried out through field survey. The data generated from the counts were mapped using the Line Density Analysis in ArcGIS, which is one of the Geographic Information Systems software. The resulting maps allowed for the visualization of the density status of the intersections based on the number of vehicles. When the results were examined, the Karayollari intersection had the highest density, while the Toplu Konut Bulvari intersection had the lowest. Based on these results, feasible solution proposals were presented for regulating the traffic flow and congestion in the study are

    Investigation of Some Surface Changes Occurring After Bleaching Treatment on Ayous (Triplochiton Scleroxylon K. Schum) Wood

    No full text
    Oxalic acid (C2H2O4), hydrogen peroxide (H2O2), and sodium hydroxide (NaOH) chemicals are widely used in the bleaching industry. This research examined alterations in colour parameters, glossiness values, and the whiteness index (WI*) values following the application of bleaching agents, namely C2H2O4 and H2O2 + NaOH solutions, on ayous (Triplochiton scleroxylon K. Schum) wood. A control group was established to compare the treated surfaces. The results indicate that variance analyses revealed significant differences across all tests concerning the type of bleaching chemical used. The application of bleaching chemicals resulted in increases in WI* values in both directions. The ΔE* values were determined to be 2.21 when using the C2H2O4 chemical and 12.01 with the H2O2 + NaOH chemicals. It was determined that glossiness values decreased in both directions at 60 and 85 degrees. In addition, increases were observed in L* and ho values, while decreases were obtained in C* and a* values. It was observed that the surface properties of ayous wood changed with the chemicals used in the study.Oksalik asit (C2H2O4), hidrojen peroksit (H2O2) ve sodyum hidroksit (NaOH) kimyasalları, ağartma endüstrisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu araştırma, ağartma maddeleri olan C2H2O4 ve H2O2 + NaOH çözeltilerinin Triplochiton scleroxylon K. Schum (ayous) ahşap üzerine uygulanmasının ardından renk parametrelerinde, parlaklık değerlerinde ve beyazlık indeksi (WI*) değerlerinde meydana gelen değişiklikleri inceledi. İşlenmiş yüzeyleri karşılaştırmak için bir kontrol grubu oluşturuldu. Sonuçlar, kullanılan ağartma kimyasal türü açısından tüm testlerde anlamlı farklılıkların olduğunu ortaya koymuştur. Ağartma kimyasallarının uygulanması, her iki yönde WI* değerlerinde artışlara neden olmuştur. ΔE* değerleri, C2H2O4 kimyasalı kullanıldığında 2.21, H2O2 + NaOH kimyasallarıyla kullanıldığında ise 12.01 olarak belirlenmiştir. Parlaklık değerlerinin her iki yönde de 60 ve 85 derecede azaldığı gözlemlenmiştir. Ayrıca, L* ve ho değerlerinde artışlar görülürken, C* ve a* değerlerinde azalmalar elde edilmiştir. Araştırmada kullanılan kimyasalların ayous ahşabının yüzey özelliklerinde değişikliklere neden olduğu gözlemlenmiştir

    Clinical Characteristics, Risk Factors, and Angiographic Profile of Syrian Refugees Admitted with Acute Coronary Syndrome in a Tertiary Center in Turkey

    No full text
    Objective: To investigate the impact of refugee life on cardiovascular events has not been adequately studied. We examined the angiographic profile and risk factors of Syrian refugees who migrated to Turkey and presented to our clinic with acute coronary syndrome. Method: In this retrospective descriptive study, 201 Syrian refugees who underwent coronary angiography for acute coronary syndrome were included. Demographic data, laboratory values, risk factors, and in-hospital outcomes were recorded. To assess the burden of coronary atherosclerosis, the SYNTAX 1 score, number of diseased vessels, TIMI thrombus burden, and flow grade were determined. Data not conforming to normal distribution were presented as median values. Results: Most of the population was male (70.6%), with a mean age of 56 (49.5-61). The rates were 41.8%, 37.8%, and 20.4%, respectively. The prevalence of risk factors was as follows: hypertension (59.2%), diabetes (36.8%), hyperlipidemia (86%), smoking (65.6%), and previous coronary artery disease (21.3%). In 83% of the patients, the SYNTAX 1 score was >22; 50.4% had a high thrombus burden, 95% had multivessel disease, 74.1% underwent stent implantation, and 17.9% required coronary artery bypass grafting. The in-hospital mortality rate was 5% (10)

    786

    full texts

    5,260

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    AXSIS - Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi (Univ. KTO Karatay)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇