AXSIS - Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi (Univ. KTO Karatay)
Not a member yet
    5260 research outputs found

    Investigation Of Antitumor Activity Of Fenugreek Paste Extracts

    No full text
    International journal of traditional and complementary medicine research (Online)Objective: Fenugreek paste, which contains fenugreek and spices, is a popular food in Kayseri and the surrounding region of Türkiye. This study aims to evaluate the antitumor effects of an extract derived from fenugreek paste in Balb/C mice bearing Ehrlich ascites tumor (EAT). Materials and Methods: In the in vivo experiments, fenugreek paste extract was administered at concentrations of 200 mg/kg or 400 mg/kg. For the in vitro study, extract concentrations of 250, 500, and 1000 μg/mL were used. At the end of the experiment, the volume of abdominal ascites fluid was measured, and cell counts were performed. Results: Fenugreek paste extract delayed weight gain due to EAT cell proliferation in the treatment groups and caused a significant decrease in the number of cells in the ascites fluid in the 400 mg/kg extract group (47.28×106) compared to the control group (67.60×106; p0.041). Histopathological analysis revealed that EAT cells adhered intensely to tissues in the control group but adhered less in the treatment groups. The most significant decrease was observed in the 400 mg/kg fenugreek extract group. After 24 hours of culture, there was a substantial difference in EAT cell viability between the control group (5.9±0.2) and the treatment groups receiving 250, 500, and 1000 μg/mL of fenugreek paste extract (5.7±0.2, 5.7±0.2, and 5.6±0.1, respectively; p0.013). Conclusion: The study results suggested that fenugreek paste extract had an antitumor effect on EAT cells

    Experimental Investigations On The Drilling Performance Of Carbon Nanotubes Reinforced Glass/Epoxy Multi-Scale Composites

    No full text
    El-CezeriEl-CezeriBy adding carbon nanotubes to fiber-reinforced composites, materials engineers can increase the composite's mechanical performance and add additional functional properties. At the same time, this strategy increases the costs of such new-generation composites. Fiber-reinforced laminates are susceptible to damage during machining, which may cause high-cost wastes. Therefore, the machinability of new-generation multi-scale composites with minimum damage becomes a vital processing issue to prevent high-cost waste. This work investigates the effects of carbon nanotubes (CNTs) on the drilling performance and hole quality of glass/epoxy multi-scale composites. For this, CNTs added glass/epoxy composite laminates were drilled with high-speed steel drills under dry conditions. Cutting speed and feed rate were parametrically optimized, considering the deformation factor, delamination, and thrust force. The change in thrust force was recorded in situ, and deformation factors were calculated using image processing techniques. Moreover, the damage assessment of drilled holes was carried out with scanning electron microscope analysis to reveal the drilling-induced micro-scale damages. The addition of CNTs within the epoxy matrix increased thrust forces; however, lower delamination failures around exit sides were observed for multi-scale composites. Taguchi method and analysis of variance were utilized to explore the contributions of drilling parameters and material type on the thrust force and deformation factor. Feed rate and material type were major factors affecting the deformation factor

    İlk Defa İşitme Cihazı Kullanan Presbiakuzili Hastalarda İşitme Cihazı Kullanımının Etkilerinin Değerlendirilmesi

    Get PDF
    Presbiakuzi olarak isimlendirilen yaşlılığa bağlı işitme kaybı, yaşlılarda en fazla görülen duyusal bozukluklardan bir tanesidir. Bu tür işitme kayıpları genellikle yüksek frekans sesleri daha fazla etkileyen, iki taraflı, simetrik ve sensörinöral tipte görülmektedir. İşitsel hassasiyet, sesin yönünü tayin etmekte zorluk ve konuşmaları anlayamama ile karakterize bir işitme kaybı türüdür. Yaşlılık ile ortaya çıkan işitme kaybı birçok çalışmaya konu olmuştur. Yapılan çalışmalarda presbiakuzili bireylerde sosyal izolasyon, depresyon ve iletişim problemlerine sebebiyet verdiğini ortaya koymuştur. Presbiakuzili hastaların en sık karşılaşılan ortak şikayeti “sesleri duyuyorum fakat anlayamıyorum.” şeklinde olmaktadır. Yapılan bu çalışmanın amacı ilk kez işitme cihazı kullanan presbiakuzili hastalarda işitme cihazı kullanımın etkilerini değerlendirmektir. Çalışmamıza Elazığ ilinde yaşamakta olan ilk defa işitme cihazı kullanan presbiakuzi tanısı almış olan 40-85 yaş aralığındaki 24’ü kadın 16’sı erkek olmak üzere 40 yetişkin birey dahil edilmiştir. Katılımcılar işitme cihazı kullanmaya başladıktan 4 ay sonra APHAB (Abbreviated Profile of Hearing Aid Benefit) Anketi ve IOI-HA (Uluslararası İşitme Cihazı Değerlendirme Envanteri) envanteri ile değerlendirilmiş ve bu değerlendirmeler istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Çalışmamızın sonucunda katılımcıların işitme cihazlı ve işitme cihazsız verdikleri cevaplar arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Presbiakuzinin kesin bir tedavisinin olmadığı bilindiğinden ve işitme derecesi yüksek olmasa bile konuşmayı anlamada oldukça fazla sorun yaşanıldığı göz önünde bulundurulduğunda elde edilen veriler incelendiğinde işitme cihazından alınan faydanın oldukça yüksek olduğu sonucuna varılmıştır

    Kültür Varlıklarının Restorasyon Uygulamalarının Değerlendirilmelerine Dair Bir Yöntem Önerisi

    No full text
    Toplumların belleğini oluşturan tarihi yapılar günümüze ışık tutan kültürel miraslardır. Geçmiş bir zaman diliminde var olan, işlevine uygun olarak kullanılan ve belli bir döneme hizmet eden bu kültürel mirasların bazıları özgünlüğünü korumuş bir biçimde günümüze ulaşsa da bazı eserler yok olmuşlardır. Geçmişe dair bilgi sahibi olmamızı sağlayan bu eserlerin varlığını sürdürememe sebepleri arasında yapıların korunamaması, terk edilmesi, amaçları dışında kullanılması, doğal afetler gibi etkenler bulunmaktadır. Halen mevcudiyetini devam ettiren yapıların bir kısmı ise orijinalliğini yitirmiş ve birçok değişikliğe uğramıştır. Zaman içerisinde çeşitli aşamalardan geçen bu eserlerin dönemine uygun olarak onarılması sağlanmış ancak bazı durumlarda yapılan onarımlar ve restorasyon çalışmaları yapıya dair sorunları çözememiştir. Bu durumun çözümlenmesine ve restore edilen yapıların restorasyon niteliklerinin değerlendirilmelerine dair ülkemizde bir kılavuz veya standardın bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu gereklilikler göz önünde bulundurulduğunda, çalışmada, ideal restorasyon uygulamalarının niteliğinin belirlenebilmesi adına tarihi yapılar üzerinde değerlendirme yapılarak puanlama sistematiğine dayanan bir model önerisi geliştirilmiştir. Bahse konu model oluşturulurken tarihi yapı envanter kriterlerine dair literatürden faydalanılmış, arşiv taraması ve arazi çalışması yapılmış, koruma ve restorasyon alanında ulusal/uluslararası mevzuat ve standartlar incelenmiştir. Tüm değerlendirmeler ışığında bir kriter tablosu hazırlanarak bu kriterler uzmanlar tarafından değerlendirilmiştir. Çalışmada İGÖ (İçerik Geçerliliği Oranı) ve AHP (Analitik Hiyerarşi Prosesi) yöntemlerinden faydalanılarak modelin ana kurgusu oluşturulmuş, daha sonra örnek yapılar üzerinde test edilmiştir. Araştırma kapsamında Anadolu Selçuklu döneminde inşa edilen ve restorasyonu tamamlanmış olan üç kervansaray yapısı ele alınmış ve bu yapılarda uygulanan restorasyonların değerlendirmeleri yapılmış, oluşturulan model kervansaray yapıları üzerinde test edilmiştir. Bir ön değerlendirme taslağı olarak nitelendirilen bu model önerisi tüm taşınmaz kültür varlıklarının değerlendirilmesi için genel özellikler de barındırmaktadır. Örneklem yapılar özelinde yapılan bu değerlendirmenin tüm tarihi yapılara uyarlanabilecek esneklikte olması yönünden yeni yapılacak çalışmalara yol gösterici olacağı düşünülmektedir

    Bir Şehir Hastanesinde Enteral ve Parenteral Beslenme Uygulamalarına İlişkin Nutrisyon Eğitiminin Hemşirelerin Bilgi Düzeyine Etkisi: Deneysel Çalışma

    No full text
    Amaç: Hastanede kalış süresinin uzaması ile maliyetin artışına sebep olan beslenme sorunlarından olan malnütrisyonun tanımlanması ve yeterli beslenme desteğinin sağlanması çok önemlidir. Hastaların beslenmesinde hemşirelerin önemli düzeyde katkılarının olduğu bilinmektedir. Bu araştırma enteral ve parenteral beslenme uygulamalarına yönelik hemşirelere verilen nutrisyon eğitiminin hemşirelerin bilgi düzeyine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma deneysel düzende öntest sontest çalışması olarak tasarlanmıştır. İstanbul’da bir hastanede çalışan 193 hemşire ile araştırma tamamlanmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacılar tarafından oluşturulan tanımlayıcı bilgi formu ve enteral-parenteral beslenme bilgi formu kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler için sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma değerleri verilmiştir. Sayısal verilerin analizinde öntest ve sontest bilgi düzeyi puanları arasındaki farklılığı belirlemek için bağımlı gruplar için t testi yapılmıştır. Eğitim öncesi ve sonrası karşılaştırmalar McNemar testi ile gerçekleştirilmiştir. İstatistiksel anlamlılık düzeyi için p<0,05 kabul edilmiştir. Bulgular: Hemşirelerin %62,7’sinin çalıştığı birimde beslenme uygulamaları konusunda destek aldığı, %56,5’inin beslenme uygulamaları konusunda bir eğitim aldığı, %94,8’inin çalıştığı birimde enteral parenteral beslenme uygulamasında bulunduğu saptanmıştır. Hemşirelerin Nutrisyon Bilgi düzeyleri, enteral ve parenteral beslenme bilgisi gerektiren soruları doğru cevaplama oranlarının eğitim sonrası daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Hemşirelerin genel olarak eğitim sonrasında enteral ve parenteral beslenme sontest formundan daha yüksek bilgi düzeyi gösterdikleri saptanmıştır. Sonuç: Hemşirelerin enteral ve parenteral beslenme bilgi düzeylerini artırmaya yönelik eğitim programı etkili olmuştur

    Plant-Based Diets And Sleep

    No full text
    A plant-based diet is a dietary model in which individuals completely or partially eliminate animal-derived foods because of some ethical issues, health problems, psychological or personal reasons. Although this diet model is thought to be effective in protecting against some non-communicable diseases such as diabetes, obesity, , cardiovascular diseases and hypertension, long-term implementation of the one of the plant-based diets for example, vegan diet model, can lead to deficiencies in various macro and micronutrients such as zinc, Fe+2, B12 and vitamin D. Sleep is a majör regulators of circadian rhytme and aimed to restore memory or learning capacity. To date, limited literature has investigated the relationship between plant-based diets (vegetarian and vegan diets) and sleep quality. This review will examine sleep quality and all other sleep parameters in plant-based diets such as vegan and vegetarian diets

    The effectiveness of manipulation in combination with exercise for patients with coccydynia: Six months follow-up of a randomized controlled trial

    No full text
    Background Limited evidence exists concerning the long-term follow-up of pain management in individuals with coccydynia. Objective This study aimed to examine the effectiveness of combining manipulation and exercise as a treatment approach for patients with coccydynia, while also assessing its long-term outcomes. Design Six months follow-up of a randomized controlled trial. Setting This study was conducted in a private hospital. Methods The control group (n = 23) received exercise alone, while the experimental group (n = 23) received both exercise and manipulation. All participants performed exercises three days a week for four weeks, and the manipulation sessions were conducted once a week for a total of four sessions. Pain levels were assessed using the Visual Analog Scale (VAS), coccydynia symptoms were evaluated using the Paris questionnaire, and pain-related disability was measured with the Oswestry Disability Index (ODI). Participants Forty-six participants were enrolled in the study. Results No statistically significant differences were observed in the demographic characteristics between the two groups (p > 0.05). However, participants in the manipulation group showed a statistically significant improvement in pain, symptoms, and ODI scores compared to the control group, both immediately after treatment and at the 6-month follow-up (p < 0.05). Conclusion This study demonstrates that the combination of exercise and intrarectal manipulation over a four-week period significantly reduced pain, coccydynia-related symptoms, and disability scores in chronic coccydynia patients. However, no therapeutic superiority was observed in the long-term follow-up of six months

    The Effect Of Social Information Processing, Self-Regulation And Metacognition On Theory Of Mind: Path Analysis

    No full text
    BRAIN SCIENCESObjectives: The main purpose of the current study was to examine the effects of social information processing, self-regulation, and metacognition variables on ToM using path analysis. Methods: For this purpose, path analysis was conducted for the model established according to the relationships between the variables. Theory of mind task battery (ToMTB), Metacognitive Knowledge Interview (McKI), Schultz Test of Emotion Processing-Preliminary Version (STEP-P), and self-regulation scale were administered to 310 children aged 3-5 years. Results: The results show that social information processing (except STEP-P.P.B, one of the sub-dimensions of the STEP-P scale) has a significant effect on ToM through metacognition and self-regulation. Conclusions: In this context, it can be said that social information processing, metacognition, and self-regulation are effective in the development of ToM

    İşitme Kayıplı Bireylerin İşitme Cihazı Kullanmaya Karar Verme Süreçlerinin ve İşitme Cihazlı/İşitme Cihazsız Yaşam Kalitelerinin İncelenmesi

    Get PDF
    Çalışmada işitme kaybı yaşayan 30 hasta ve sağlıklı işitmeye sahip 30 akran grupların, kadın erkek dağılımı dikkat edilerek, WHOQOL-OLD ölçeği ile yaşam kaliteleri karşılaştırılmıştır. WHOQOL ana boyutu ile alt boyutların tamamında işitme kaybı yaşayan cevaplayıcılar ile işitme kaybı yaşamayan cevaplayıcılar arasında anlamlı farklılık belirlenmiştir (p.05). Ek olarak işitme cihazı kullanmaya karar vermiş 30 hastaya, işitme cihazı kullanımını neden ertelediklerini analiz edebilmek amacıyla dört şıktan oluşan tek bir soru sorulmuştur. İşitme kaybı yaşayan cevaplayıcıların %27’sinin “bilgi eksikliğinden” (işitme cihazları hakkında yeterli bilgiye erişememe) dolayı işitme cihazı kullanımını erteledikleri görülürken %26 ile hem “ekonomik nedenler” (işitme cihazı fiyatlarının bütçeme uygun olmaması) hem de önyargı (çevremdeki deneyimli kullanıcı yorumları) nedeniyle cihaz kullanımını erteledikleri görülmüştür. Bu çalışma işitme kaybı yaşayan bireylerin yaşam kaliteleri, sağlıklı işitmeye sahip akranlarına göre daha düşük bulunmuştur. Özellikle WHOQOL-OLD ölçeğinin sonuçları iki grup için kıyaslandığında, işitme kayıplı bireyler “özerklik, geçmiş ve gelecek” ile ilgili sorulara çok daha düşük ortalama vermişlerdir. Bu çalışma ile işitme kaybı yaşayan bireylerin, başarılı bir hayat sürdürebilme, saygınlık, toplumsal faaliyetlere katılım gibi sosyal hayatlarını etkileyen durumların işitme kaybına bağlı, olumsuz etkilendiği görülmektedir

    Kan Fizyolojisi

    Get PDF
    Kan, insan yaşamının korunması, besinlerin, hormonların, gazların ve atıkların vücutta taşınmasında, pH, sıcaklık ve diğer çeşitli iç koşulların homeostatik olarak düzenlenmesinde kritik öneme sahiptir. Kan; plazma ve trombositler, lökositler, eritrositler gibi şekilli elemanlardan oluşur. Plazma toplam kan hacminin yaklaşık %55'ini, şekilli elemanlar ise %45'lik kısımı oluşturmaktadır. Toplam kan hacmi, normal sağlıklı yetişkinlerde toplam insan ağırlığının yaklaşık %7 ila 8'ini oluşturur. Bir yetişkinin kan hacmi (yağsız) vücut kütlesi ile ilişkilidir ve 70 kg ağırlığındaki kadınlarda yaklaşık 4-4,5 L, erkeklerde ise 4,5-5 L'dir

    786

    full texts

    5,260

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    AXSIS - Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi (Univ. KTO Karatay)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇