AXSIS - Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi (Univ. KTO Karatay)
Not a member yet
5260 research outputs found
Sort by
A Formulation for Efficient Analysis of Scattering from Truncated Periodic Structures
This work presents a novel formulation, based on the dipole moment (DM) method and Method of Moments utilizing modified RWG basis to efficiently analyze scattering from truncated periodic structures, where the unit-cell elements of these structures are arbitrarily shaped and are inhomogeneous objects in general. The key point of using the formulation is that the scattered fields are obtained in closed-forms for arbitrarily shaped metallic as well as dielectric objects, which facilitates efficient computation of the MoM matrix in comparison to the conventional approach for matrix generation which utilizes RWG basis functions. Numerical results obtained by using the proposed approach show good agreement with those obtained using a commercial MoM software package
Kansere Bağlı Oral Mukozitlerde Kanıta Dayalı Uygulamalar: Geleneksel Derleme
Kanser, dünya çapında en yüksek ölüm oranlarına sahip, en yaygın görülen hastalıklardan biridir. Kanser tedavisinde sıklıkla kemoterapi, radyoterapi veya kemoradyoterapi kullanılmaktadır. Bu tedaviler sonucunda ise kilo kaybı, yorgunluk, bulantı-kusma, tat değişikliği, ağız kuruluğu ve mukozit gibi birçok yan etki gelişmektedir. Bu yan etkilerden biri olan oral mukozitler beslenme düzeyini, iletişimi, hasta bireyin konforunu dolayısıyla yaşam kalitesini yüksek oranda etkilemektedir. Oral mukozit gelişen hastada ağrı, çiğneme ve yutmada güçlük, beslenme bozukluğu ve enfeksiyon görülmesi nedeniyle hastanede yatış süreleri de uzamaktadır. Hemşireliğin bakım odaklı bir meslek grubu olması nedeniyle oral mukozitlerin değerlendirilmesi, önleyici stratejilerin geliştirilmesi ve kanıta dayalı uygulamalar ile alandaki çalışmaların desteklenmesi önem kazanmaktadır. Buradan hareketle bu çalışmada hem tıbbi hem de doğal tedavilerin oral mukozit üzerindeki etkilerini inceleyen kanıta dayalı uygulamaları derlemek amaçlanmıştır
Simultaneous Excision of Intrathoracic Solitary Fibrous Tumor And Retroperitoneal Schwannoma with Robot-Assisted Surgery
Pleural solitary fibrous tumor is a rare neoplasms of the thoracic cavity. Retroperitoneal schwannomas are typically benign, solitary and encapsulated lesions. A previously healthy 39-year-old female patient was examined due to prolonged menstruation. The examination of the patient incidentally revealed two rare neoplasms both in the thoracic cavity and in the retroperitoneal space. The patient underwent simultaneous robot-assisted excision of intrathoracic solitary fibrous tumor and retroperitoneal schwannoma. This case emphasizes that simultaneous robot-assisted surgery for the resection of small masses in the posterior mediastinum and retroperitoneal region may be appropriate in selected patients
A New N-functionalized Pyrrole Derivative Bearing Ruthenium Tris(2,2’-bipyridine) Subunit
John Wiley and Sons IncIn recent years, nitrogen-based ruthenium complexes have become an important material for dye-sensitized solar cells and photo-catalytic H2O and CO2 reduction research and applications, thanks to their charge transfer feature from the metal to the ligand. The electronic and spectral properties of such materials can be easily modified by changing the substituents and ligands. In this study, a new ruthenium (II) complex with N-functionalized pyrrole derivative ([Ru(bpy)2(bpyCONHArPy)]2 complex) was successfully synthesized and characterized. Its optical and electrochemical properties were studied by means of fluorescence, UV-vis spectrometry, FTIR spectroscopy and cyclic voltammetry. These results were compared with that of its components (4-(1H-pyrrol-1-yl) aniline, N4,N4′-bis(4-(1H-pyrrol-1-yl)phenyl)-[2,2′-bipyridine]-4,4′-dicarboxamide and ligand [Ru(bpy)3]2). Related theoretical studies were also studied to find energy levels of complex. The present work is carried out to understand what chemical changes bring when combination of all the pieces of the puzzle into a chemical structure step by step. © 2024 Wiley-VCH GmbH
E-Ticaret Platformlarında Satış Yapan Zanaat Girişimcilerinin İş Modellerinin Analizi
E-ticaret, son yıllarda hem bireyler hem de işletmeler için giderek daha popüler hale gelen bir alışveriş yöntemidir. Geleneksel perakende alışverişe kıyasla birçok avantaj sunan e-ticaret, girişimcilere yeni pazarlara açılma, daha geniş bir kitleye ulaşma ve daha düşük maliyetlerle operasyon yapma imkânı sunmaktadır. Zanaat girişimcileri, deneyim, ustalık ve el becerisi gerektiren ürünlerini online platformlarda da satarak gelir elde eden kişilerdir. Bu ürünler genellikle geleneksel yöntemler ve beceriler kullanılarak üretilmekte böylece ürünlere kişisel bir dokunuş ile özgünlük sağlanmaktadır. Bu çalışmada, zanaat girişimcilerinin iş modellerinin belirlenmesinde ve analizinde Osterwalder ve Pigneur’ün (2010) ortaya koyduğu “İş Modeli Kanvası” referans alınmıştır. İş Modeli Kanvası bir işletmenin temel unsurlarını görsel bir şekilde göstermek için kullanılan stratejik bir araçtır. Kanvas dokuz temel yapıtaşından oluşmaktadır. Her bir zanaat girişimcisinin bu dokuz yapıtaşını nasıl ele aldıklarının, kimlere ürün sattıklarının, onları rakiplerinden ayıran değer önerilerinin, müşterilerine nasıl ulaştıklarının, ulaştıkları müşterileriyle nasıl ilişki kurduklarının ve sürdürdükleri, nasıl para kazandıklarının, üretim için ihtiyaç duydukları temel kaynaklarının, temel faaliyetlerinin, paydaşlarının ve maliyet yapılarının belirlenmesinde 12 zanaatkar girişimci ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmış 13 soruya cevap aranmıştır. Verilen cevaplar iş modeli kanvası kriterlerinde değerlendirilmiş, ortaya çıkan iş modellerine SWOT analizi uygulanmıştır. Böylece, hem girişimcilerin iş modelleri tespit edilerek, iş modellerindeki güçlü ve zayıf yönler belirlenebilmiş hem de zanaat girişimcilerinin iş modellerini geliştirmelerine yardımcı olacak öneriler sunulabilmiştir. Zanaat girişimcilerinin iş modellerindeki en önemli unsurların müşteri segmentasyonu, değer önerisi, gelir akışı ve dağıtım kanalları yapıtaşları olduğu belirlenmiştir. Başarılı olmayı hedefleyen girişimcilere önerilerin sunulması ve aynı zamanda bu analizlerden yeni bir girişim başlatmak isteyen girişimcilerin de faydalanabilmesi amaçlanmaktadır
Measurement of the impact-parameter dependent azimuthal anisotropy in coherent 0 photoproduction in Pb–Pb collisions at √NN = 5.02 TeV
Elsevier B.V.This Letter presents the first measurement of the impact-parameter dependent angular anisotropy in the decay of coherently photoproduced 0 mesons. The 0 mesons are reconstructed through their decay into pion pairs. The measured anisotropy corresponds to the amplitude of the cos(2) modulation, where is the angle between the two vectors formed by the sum and the difference of the transverse momenta of the pions, respectively. The measurement was performed by the ALICE Collaboration at the LHC using data from ultraperipheral Pb–Pb collisions at a center-of-mass energy of √NN = 5.02 TeV per nucleon pair. Different impact-parameter regions are selected by classifying the events in nuclear-breakup classes. The amplitude of the cos(2) modulation is found to increase by about one order of magnitude from large to small impact parameters. Theoretical calculations describe the measured cos(2) anisotropy and its impact-parameter dependence as the result of a quantum interference effect at the femtometer scale, arising from the ambiguity regarding which of the nuclei is the photon source in the interaction
Observation of abnormal suppression of f0(980) production in p–Pb collisions at √s = 5.02 TeV
Elsevier B.V.The dependence of f0(980) production on the final-state charged-particle multiplicity in p–Pb collisions at √NN = 5.02 TeV is reported. The production of f0(980) is measured with the ALICE detector via the f0(980) → +− decay channel in a midrapidity region of −0.5 < < 0. Particle yield ratios of f0(980) to and K∗(892)0 are found to be decreasing with increasing charged-particle multiplicity. The magnitude of the suppression of the f0(980)/ and f0(980)/K∗(892)0 yield ratios is found to be dependent on the transverse momentum T, suggesting different mechanisms responsible for the measured effects. Furthermore, the nuclear modification factor pPb of f0(980) is measured in various multiplicity ranges. The pPb shows a strong suppression of the f0(980) production in the T region up to about 4 GeV/. The results on the particle yield ratios and pPb for f0(980) may help to understand the late hadronic phase in p–Pb collisions and the nature of the internal structure of f0(980) particle
Kahve Müşterilerinin Yeniden Satın Alma Niyetlerinde Marka İmajının Etkisi: Z Kuşağı Üzerine Bir Araştırma
İnsanoğlunun varoluşundan bu yana bireylerin yaşam biçiminde, ihtiyaçlarında, tüketim kalıplarında ve karar alma süreçlerinde önemli değişiklikler yaşanmıştır. Çalışma Z kuşağı müşterisine sahip tüm işletmelere önemli bir yol haritası olacak olması, yeni iş kuracak girişimcilere tüketicilerin satın alma kararlarında hangi hususlara dikkat etmesi gerektiğini ortaya koyacak olması, bir işletmenin dış dizaynından iç dizaynına kadar tüm unsurların tüketicilerin satın alma karar süreçlerinde önemli olduğu göstermesi ve Z kuşağının alışveriş sürecinde, marka imajının önemli bir husus olduğunu ortaya koyması nedeni ile önemlidir. Çalışmanın amacı Z kuşağı tüketicilerin yeniden satın alma kararlarında marka imajının etkisini değerlendirmektir. Araştırma kapsamında mağaza içi ve dışı değişkenlerin mağaza atmosferinin oluşmasına etkileri değerlendirilmiştir. Ayrıca tüm bu etkenler kapsamında marka mağaza atmosferi marka imajını nasıl etkileyeceği ortaya konulmuştur. Oluşturulan marka imajı yeniden satın alma niyetini nasıl etkileyeceği araştırılmıştır. Araştırma nicel bir araştırma olup veri toplama teknikliği olarak anket kullanılmıştır. Araştırma Konya’daki Z kuşağı bireyler üzerinde gerçekleştirilmiştir. 2024 yılı TÜİK verilerine göre Konya’da yaşayan Z kuşağı sayısı 894.365 (tuik.gov.tr, 2024) kişidir. Örneklem ise %95 güven aralığına göre hesaplanan 384 kişidir. Anket çalışması 400 kişiye gönderilmiş hatalı ve eksik olanlar çıkartıldıktan sonra 351 anket analize tabi tutulmuştur. Anket yapılacak kişiler kolayda örneklem yolu ile belirlenmiştir. Veriler online ve yüz yüze anket yöntemine göre toplanmıştır. Online anketler araştırmacının sosyal ağlarında bulunan kişilere WhatsApp yolu ile link gönderilerek uygulanmıştır. Elde edilen veriler demografik, regresyon, korelasyon ve fark testlerine tabi tutularak analiz raporu oluşturulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre mağaza atmosferinin, mağaza dışı değişkenlerin, mağaza içi değişkenlerin, mağaza içi yerleşim değişkenlerinin, satın alma noktası ve dekorasyon değişkenlerinin ve mağaza çalışanları ile ilgili değişkenlerin marka imajı üzerinde pozitif etkisi bulunmaktadır. Buna bağlı v olarak marka imajı ile Z kuşağı tüketicilerin satın alma eğilimleri üzerinde etkisi bulunmaktadır. Sonuç olarak Z kuşağı tüketicilerinin kahve dükkânları tercihlerinde mağaza içi ve dışı faktörleri önemli tercih sebepleri arasında yer almaktadır. Özellikle Z kuşağı tüketicileri bağlamında marka imajı Z kuşağı tüketicilerinin satın alma ve yeniden satın alma süreçlerinde önemli bir tercih sebebi olmaktadır. Günümüz tüketim kalıpları bağlamında bu çalışma Z kuşağı tüketicilerini tanıma ve onların kahve dükkânı tercih sebeplerini ortaya koymuştur. Ayrıca çalışma marka imajının satın alma ve yeniden satınla sürecinde nedenli bir öneme sahip olduğu da görülmüştür
Effects Of Metformin On Estrous Cycle And Ovarian Hormones In Female Rats With Fructoseinduced Metabolic Syndrome
Over the last few decades, fructose consumption has dramatically increased in worldwide [1]. Growing evidence suggests that excessive fructose intake can also induce reproductive problems such as deterioration of oocyte quality and a decrease in estrogen level by disrupting follicular development and ovulation processes [2]. This study aimed to investigate the therapeutic effects of metformin on serum and ovarian reproductive hormone levels as well as ovarian cycle of rats with high-fructose diet induced metabolic syndrome. Female Wistar rats were divided into five groups as follows: control, carboxymethyl cellulose, metformin, fructose, fructose+metformin groups. 20% fructose was added to the drinking water of the rats in the fructose and fructose+metformin groups for 15 weeks, while the other groups were given tap water. Metformin was administered 200 mg/kg/day by gastric gavage after the 7th week. Vaginal cytology was stained with Giemsa and evaluated under a light microscope before and at the 7th and 15th weeks of the experiment. At the end of the experiment, rats were sacrificed by taking intracardiac blood, and ovarian tissues were removed. Although dietary high-fructose significantly increased serum glucose (147.00±3.00 mg/dL), insulin (362.00±21.00 pmol/L) and triglycerides (642.00±68.00 mg/dL) levels, these parameters were decreased with metformin treatment (fructose+metformin group) (p<0.05). Metformin caused a decrease in serum aromatase (11.27±2.39 ng/ml) and estrogen (15.47±5.06 pg/ml) levels in healthy rats compared to the other groups, while testosterone (0.72±0.35 pg/ml) level was the highest in the fructose group. However, when the serum aromatase, inhibin, estrogen, progesterone, and testosterone levels of the experimental groups were compared, no significant difference was observed among the groups. It was noted that the ovarian tissue aromatase level decreased in the fructose group compared to the other groups, while the testosterone level increased (p<0.05). Metformin treatment (fructose+metformin) was found to have a curative effect on these parameters. In vaginal cytology, it was observed that fructose disrupted the estrous cycle and the cycle started again with metformin treatment. Metformin contributed to restoring the estrous cycle's regularity, which was disrupted by highfructose diet. Our results suggest that metformin may improve the ovarian hormonal balance impaired by a high fructose diet. We also demonstrated that vaginal cytology may be useful for monitor ovarian activity in metabolic syndrome
Kira Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Ve Ticari Dava Şartı Arabuluculuk Üzerindeki Etkileri
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na eklenen 18/B maddesiyle kiralanan taşınmazların ilamsız icra yoluyla tahliyesi dışında kalan kira uyuşmazlıklarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Söz konusu düzenleme hem taşınır hem de taşınmazlara ilişkin kira uyuşmazlıklarını kapsamaktadır ve her türlü kira uyuşmazlığında gündeme gelmektedir. Türk Ticaret Kanunu m. 5/A çerçevesinde her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren kira sözleşmelerinden konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, menfi tespit, itirazın iptali ve istirdat davalarında arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B ile söz konusu uyuşmazlıklarla beraber bu kapsama girmeyen diğer kira uyuşmazlıkları da dava şartı arabuluculuk kapsamına dahil edilmiştir. Çalışmada her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendiren kira sözleşmesine ilişkin uyuşmazlıklarda dava şartı arabuluculuk konusu ele alınmıştır