AXSIS - Akademik ve Açık Erişim Bilgi Sistemi (Univ. KTO Karatay)
Not a member yet
5260 research outputs found
Sort by
Yapı Sistemleri İçin Yeni Tip Pasif Sönümleyici Geliştirilmesi ve Deneysel Araştırılması
Depremler insanlık için büyük tehdit oluşturan doğal afetlerdir. Bu nedenle yapıların depreme dayanıklı hale getirilmesi ve yapıların güçlendirilmesi çok önemlidir. Depreme dayanıklılık açısından alınan bu önlemler, can kayıplarını azaltmak ve yapıların dayanıklılığını artırmak açısından önemlidir. Yapıların deprem davranışının iyileştirilmesinde pasif kontrol sistemleri kullanılmaktadır. Pasif sönümleyiciler, deprem anında ortaya çıkan enerjiyi sönümleyen mekanik elemanlardır. Bu elemanlar bir yapı içindeki mekanik sistemlerin titreşimlerinin kontrol edilmesine yardımcı olur. Pasif damperler yapıların dayanıklılığını arttırmak ve sismik hasarları en aza indirmek için kullanılmaktadır. Sönümleme çözümlerinin kullanımı, yapı mühendisliğinde binaların sağlamlığını ve dayanıklılığını arttırmak için yaygın bir uygulamadır. Bu teknolojiler arasında viskoz sönümleyiciler, enerji dağıtımı yoluyla deprem sırasında yapısal sistemlerin tepkisini değiştirme yetenekleriyle öne çıkmaktadır. Viskoz sönümleyiciler yapısal elemanların arasına yerleştirilerek kinetik enerjiyi ısıya dönüştürmekte, böylece yapının sismik yük altındaki tepkisini azaltmaktadır. Bu araştırmada, viskoz sönümleyicilerin etkileri değerlendirilerek bu teknolojinin geliştirilmesine yönelik yeni bir pasif hibrit viskoz sönümleyici cihazı geliştirilmiştir. Sönümleyicinin yapısı, bu tasarımın temelini oluşturan dinamik yükleri sönümleyecek şekilde optimize edilmiştir. Tasarlanan ve üretilen viskoz sönümleyicinin deneysel çalışmaları yapılmış ve sonuçları sunulmuştur. Deneysel kanıtlar, geliştirilen pasif viskoz sönümleyicinin yapısal titreşimi etkili bir şekilde azaltabildiğini ve sistem stabilitesini artırabildiğini göstermektedir. Çalışmada, deneysel sonuçların doğrusal olmayan analiz yöntemlerinden zaman tanım alanında analiz yöntemiyle üç uygulama ile çözümü yapılarak anlatılmıştır. Böylelikle sönümleyici ile çözüm yapılacak çalışmalara öncelik etmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmanın bulgularının, yapı ve deprem mühendisliği alanlarında güçlendirme ve yapısal sönümleme çözümleri üzerine yapılan araştırmalara öncülük etmesi aynı zamanda da yeni nesil sönümleyicilerin yerli üretimin önünü açması hedeflenmektedir
Karanlık Üçlü’nün Kompulsif Satın Alma Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi: Materyalizmin Aracılık Rolü
Psikolojik faktörler sebebiyle kompulsif satın almaya yönelen tüketiciler, karanlık üçlü olarak adlandırılan olumsuz kişilik özellikleri (Narsisizm, Psikopati, Makyavelizm) etkisiyle önce psikolojiye daha sonra ise pazarlamaya konu olmuştur. Karanlık üçlüyle ilgili literatürde birçok çalışma bulunmaktadır. Ancak kompulsif satın almayı, karanlık üçlü ve materyalizm ile olan ilişkiler örgüsünde inceleyen bir çalışma bulunmamaktadır. Araştırma bu noktada literatürdeki eksikliği gidermek ve literatüre katkı sağlamak açısından önem arz etmektedir. Araştırmanın amacı karanlık üçlü olarak adlandırılan olumsuz kişilik özelliklerinin, kompulsif satın almaya etkisini ortaya koymak ve materyalizmin aracılık rolünü belirlemektir. Aynı zamanda karanlık üçlü sistemi kullanılarak kompulsif satın almayı açıklamaya çalışmak ve kompulsif satın almanın derinlerdeki nedenlerini ortaya çıkararak, beraberinde bu nedensel sistemde materyalizmin aracılık görevini analiz ederek literatüre katkıda bulunmaktır. Bu amaç doğrultusunda 299 kişiden online (çevrimiçi) anket yöntemiyle veri toplanmış, toplanan veriler SPSS ve AMOS programları aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, karanlık üçlü kişilik özellikleri, materyalizm ve kompulsif satın alma arasında bazı ilişkiler saptanmıştır. Karanlık üçlü ögelerinden sadece psikopatinin kompulsif satın alma üzerinde pozitif yönde anlamlı bir etkisi vardır. Narsisizm materyalizmi, materyalizm de kompulsif satın almayı pozitif yönde anlamlı olarak etkilemektedir. Narsisizm ayrıca kompulsif satın almayı materyalizm üstünden dolaylı olarak da etkilemektedir. Sonuç olarak Karanlık üçlü olarak adlandırılan olumsuz kişilik özellikleri ve negatif tüketim çeşitleri arasındaki ilişkileri incelemek için yöntem, kuram ve kapsam bakımından daha ayrıntılı araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır
Measurement of the Fraction of Jet Longitudinal Momentum Carried by Λc+ Baryons in pp Collisions
Recent measurements of charm-baryon production in hadronic collisions have questioned the universality of charm-quark fragmentation across different collision systems. In this work the fragmentation of charm quarks into charm baryons is probed, by presenting the first measurement of the longitudinal jet momentum fraction carried by Λc+ baryons, z∥ch, in hadronic collisions. The results are obtained in proton-proton (pp) collisions at s=13 TeV at the LHC, with Λc+ baryons and charged (track-based) jets reconstructed in the transverse momentum intervals of 3≤pTΛc+<15 GeV/c and 7≤pTjet ch<15 GeV/c, respectively. The z∥ch distribution is compared to a measurement of D0-tagged charged jets in pp collisions as well as to pythia 8 simulations. The data hints that the fragmentation of charm quarks into charm baryons is softer with respect to charm mesons, in the measured kinematic interval, as predicted by hadronization models which include color correlations beyond leading-color in the string formation. © 2024 CERN
Bibliometric Mapping Analysis of Sukuk in Islamic Finance Literature
With the academic and social development of the Islamic finance field, interest in studies on this subject has increased. In the last decade alone, 1,553 studies have been published in the Web of Science (WoS) database under the keyword Islamic finance, marking a nearly sevenfold increase compared to the previous decade. Additionally, the share of the Islamic finance sector within the overall financial sector has shown a continuous upward trend. In this context, the aim of this study is to provide quantitative information on the growth of the sukuk literature, one of the financial instruments in Islamic finance. The study employs document analysis and content analysis methods, with data obtained from the WoS site. The research encompasses 455 articles published in the 2007-2024 until July of the year time period. The collected data were grouped and analyzed using the Bibexcel software program, which is used to analyze bibliographic data, and the VosViewer software program, which is one of the scientific mapping methods. The findings were visualized through tables, figures, and visual mapping techniques. In this context, the study aims to analyze the publication years, authors, countries, institutions, journals, keywords used, and the most frequently used words in abstracts of these 455 articles. Additionally, the 10 most cited articles among the ones reviewed were analyzed using the content analysis method. Among the 10 studies examined using content analysis, it was observed that only one study employed qualitative research methods, while the others utilized quantitative research methods. When analyzing the studies in terms of their keywords, it was found that the term Islamic finance was the most frequently used in conjunction with sukuk-related articles. Additionally, studies addressing the issue of Covid-19 alongside sukuk began to emerge after 2020. When evaluating the countries in which the publications were produced, it was concluded that the majority of the studies on sukuk were conducted in Malaysia
Doğum Sonu Dönemdeki Kadınların Anne Olmak Kavramına İlişkin Algıları: Metaforik Bir Çalışma
Amaç: Bu çalışmanın amacı, doğum sonrası kadınların 'anne olma' kavramlarını metaforlar kullanarak ortaya çıkarmaktır.Yöntem: Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan “fenomenolojik (olgubilim) deseni kullanılarak yapılmıştır. Çalışmanın verileri 31 Mart 2023-29 Haziran 2023 tarihleri arasında Konya ilinde yaşayan, doğum sonrası 4-12 ay arasında olan ve çalışmaya gönüllü olarak katılan 88 kadın ile kişisel bilgi formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Her bir katılımcıdan 'Anne olmak…… benzer çünkü' cümlesindeki boşlukları doldurmaları istenmiştir. Veriler nitel (içerik analizi) ve nicel araştırma yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın yürütülmesi için etik kurul izni alınmıştır.Bulgular: Katılımcıların sosyodemografik verileri incelendiğinde yaş ortalamasının 28.28±4.93 olduğu, %40.9'unun üniversite ve üzeri mezunu olduğu, %75'inin il merkezinde yaşadığı, %71.6'sının gelirinin orta olduğu ve %60.2'sinin sezaryen doğum yaptığı tespit edilmiştir. Katılımcıların \"annelik\" fikrine ilişkin 65 benzetme ürettiği tespit edilmiştir. Annelik fikri ile ilişkilendirilen metaforların %86.15'inin düşünce olarak kavramsallaştırıldığı görülmüştür.Sonuç: Postpartum dönemdeki kadınların annelik rolünü toplumsal ve bireysel bir rol olarak olumlu algıladıklarını göstermektedir. Hemşire ve ebelerin kadınların annelik rolünü desteklemeleri ve gelişimine katkıda bulunmaları önerilmektedir.Anahtar Kelimeler: Anne sağlığı, metafor, postpartum dönemObjective: The aim of this research is to discover postnatal women's conceptions of 'becoming a mother' using metaphors.Methods: The study was conducted using the phenomenological design, which is one of the qualitative research methods. The study's data were collected between 31 March 2023 and 29 June 2023 by utilizing a personal information form as well as a semi-structured interview form with 88 women living in Konya province, between 4-12 months postpartum, who voluntarily participated in the study. Each participant was asked to complete the sentence's blanks 'Being a mum.........because it's similar'. The data were analysed using qualitative (content analysis) and quantitative research methods. Ethics committee permission was obtained to conduct the research.Results: When the participants' sociodemographic data were investigated, it was discovered that the average age was 28.28±4.93, 40.9% were university graduates or above, 75% lived in the provincial centre, 71.6% has a medium income, and 60.2% had a cesarean section. The participants were found to have produced 65 analogies pertaining to the idea of \"motherhood.\" 86.15% of the metaphors associated with the idea of motherhood were found to be conceptualized as opinions.Conclusions: It shows that women in the postpartum period perceive the role of motherhood as a social and individual role positively. It is suggestion that nurses and midwives should support and contribute to the development of women's maternal role
Reading Ideal Private Spaces and Furniture with a Focus on Women's Representation Through the Theme of “Domestic Economy”: Kadın Gazetesi and Ev-İş Magazine
The study aims to examine the modernization of space in Early Republican Turkey through women's periodicals. Periodicals were chosen the study material because they are important tools that provide information about the social roles, domestic life, and furniture of the period. A detailed analysis of the Kadın Gazetesi and Ev-İş magazine reveals the effects of women's identity on space and furniture. According to the analysis outputs ideal features such as producer, designer, carpenter, household builder, nest builder, and modern family builder are attributed to women. While the woman with these adjectives is associated with the sub-themes of “multifunctionality of space and furniture”, “do-it-yourself / produce-it-yourself”, “turning old into new” and “utilization of free space” in the context of modern private space and furniture; these sub-themes point to the main theme of “domestic economy”. Emphasizing the social role of women's periodicals, women's representations in the modernization process, and domestic arrangements, this study attempts to contribute to the field by reflecting the social and cultural changes of the period.Çalışmanın amacı, Erken Cumhuriyet dönemi Türkiye’sindeki mekân modernleşmesini kadın süreli yayınları aracılığıyla incelemektir. Süreli yayınlar, dönemin toplumsal rolleri, ev yaşımı ve mobilyalara dair bilgiler veren önemli araçlar olmasından dolayı çalışmanın malzemesi olarak seçilmiştir. Kadın Gazetesi ve Ev-İş dergisi üzerinden yapılan detaylı analiz, kadın kimliğinin mekân ve mobilya üzerindeki etkilerini ortaya koymaktadır. Analizin çıktılarına göre kadına; üretici, tasarımcı, marangoz, hane halkını oluşturan, yuva yapan, modern aile kurucusu gibi ideal sıfatlar atfedilmektedir. Bu sıfatlara sahip kadın, modern özel mekân ve mobilya bağlamında “mekân ve mobilyada çok işlevlilik”, “kendin yap / kendin üret”, “eskiyi yeniye dönüştürme” ve “boş alan kullanımı” alt temaları ile ilişkilendirilirken; bu alt temalar “ev ekonomisi” ana temasına işaret etmektedir. Kadın süreli yayınlarının, modernleşme sürecindeki kadın temsillerinin ve ev içi düzenlemelerin toplumsal rolünü vurguladığı bu çalışma, dönemin sosyal ve kültürel değişimlerini yansıtarak alana katkı sağlamaya çalışmaktadır
Traditional and Complementary Medicine Practices Used to Prevent COVID-19 Pandemic: A Cross-Sectional Study from Turkiye
Purpose: The COVID-19 pandemic has shown its effect worldwide and has caused people to experience hard times. This study aims to determine the traditional and complementary medicine (T&CM) practices applied to protect from COVID-19 and attitudes toward them. Methods: This is a cross-sectional study. Individuals aged 18 years and older were included in the study. A questionnaire form was delivered between April 1 and April 30, 2021, to the participants online through social media due to the measures implemented throughout the country due to the COVID-19 pandemic. In this study, descriptive statistics (mean, standard deviation, median value, minimum, maximum, number, and percentile) were given for categorical and continuous variables. Whether there is a difference between the ratios of a single categorical variable and the relationships between two categorical variables were analyzed using Fisher's exact and chi-square tests. A p < 0.05 was considered statistically significant. Results: About half of those surveyed used T&CM to ward off the COVID-19 outbreak. The most used method was herbal mixtures. The prevalence was strongly associated with gender and previous diagnosis of COVID-19. Most of the participants believed that T&CM practices were necessary. Conclusion: Societies’ T&CM experiences are valuable and worth learning. There is an opportunity to test the true value of T&CM in prevention and treatment of COVID-19. Considering the frequency of use of T&CM practices, it can be suggested that this should be implemented more frequently by health professionals as a policy
Grafik Tasarım Eğitiminde, Tipografi Alanında Yayınlanan Akademik Çalışmaların İncelenmesi: Bibliyometrik Bir Analiz
Tipografi Yunanca’da biçim yazı anlamına gelen “typos” ve “graphia” üretilmiştir ve uygun bir biçimde yazmak anlamına gelmektedir. Yazı karakteri, boyutu, satır uzunluğu, boşluklama vb. unsurlarla oluşturulan tipografi, bu unsurlarla okuyucuyla iletişim kuran görsel ve işlevsel bir düzenleme, tasarım dili olarak tanımlanır. Tipografi, yazınsal ve görsel iletişimin temel bir unsuru olup, metinlerin okunaklılığını artırarak mesajın anlaşılmasını kolaylaştırırken, yazılı metinlerin de etkili iletişim kurmasında önemli bir rol oynar. Tipografi, yazının biçimsel ve estetik yönünü vurgularken, aynı zamanda işlevsel bir amacı da üstlenir. Mesajın hedef kitleye ulaşmasını kolaylaştıran yazılar, hedef kitlenin verilmek istenen mesajı anlamalarını kolaylaştırırken, iletişimi de daha kolay hale getirir. Bu çalışmada, grafik tasarım eğitiminde tipografiyle ilgili yayımlanan bilimsel/ akademik çalışmaların bibliyometrik analiz yöntemi kullanarak incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında, nitel araştırma desenlerinden vaka/ durum çalışması (case study) kullanılmıştır. Analizler VOSviewer programı ile yapılmış olup tipografi alanına dair son yıllara ait eğilimleri yansıtmaktadır
Multiplicity Dependence of Γ Production at Forward Rapidity in pp Collisions at √s=13 TeV
The vehicle routing problem is an integrated optimization problem in which the shortest distribution route is determined for the distribution to be made from a central depot to customers located at different coordinates, with vehicles with a certain capacity. Increasing environmental awareness and constraints such as time, simultaneous pickup and delivery, route length, multiple depots, load division, fuel consumption, and carbon emissions have been added to the problem. New variants have been introduced to make the problem more suitable for real life. In this study, the green vehicle routing problem, in which environmental sensitivity is at the forefront, and the simultaneous pickup and delivery vehicle routing problems with time windows are discussed in an integrated manner. At this point, environmental factors are also considered important factors to ensure sustainability during collection and distribution demands, delivery times of orders, and distribution. Within the scope of the study, a new mixed integer nonlinear mathematical model was proposed for the green and simultaneous pickup and delivery vehicle routing problem with time window (GSPDVRP-TW), and a solution was sought with different methods by linearizing the model under certain conditions. For the solution of GSPDVRP-TW, the metaheuristic search algorithms Genetic Algorithm (GA) and Weighted Superposition Attraction Algorithm (WSA) were used, and test data were created by integrating the relevant data in the literature. As a result of the experimental studies, better results were obtained with GA in terms of solution fitness value and solution time, and WSA integrated with the or-opt heuristic gave satisfactory results close to the results obtained with GA
Çalışanlara Uzaktan ve Yüz Yüze Olarak Verilen Temel İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitiminin Etkinliğinin Değerlendirilmesi (Konya Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı Örneği)
Bu çalışmanın amacı, Konya Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Dairesi Başkanlığı çalışanlarına verilen uzaktan ve yüz yüze İSG eğitimlerinin etkinliğini değerlendirmek ve bu değerlendirmeler ışığında önerilerde bulunmaktır. Araştırmada ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada araştırmacı tarafından hazırlanan ve Konya Büyükşehir Belediyesi Çalışanlarına sunmak üzere hazırlanan 18 soruluk anket formu kullanılmıştır. Uzaktan eğitim alan katılımcıların %85,5’i “Sağlık Konuları Eğitimi”ni beğendiğini ifade ederken bu oran yüz yüze eğitim alan katılımcılarda %94,9’dur. Yüz yüze eğitim alan katılımcılarda %98,7’si “Teknik Konular Eğitimi”ni beğendiğini ifade etmiştir. Uzaktan eğitim alan katılımcıların %81,6’sı “Genel İSG Konuları Eğitimi”ni beğendiğini ifade ederken bu oran yüz yüze eğitim alan katılımcılarda %97,5’dir. Uzaktan eğitim alan katılımcıların %89,5’i söz konusu eğitimin sağlık ve güvenlik konusunda farkındalıklarını arttırdığını ifade ederken aynı oran yüz yüze eğitim alan katılımcılarda %100’dür. Uzaktan eğitim alan katılımcıların %92,1’i söz konusu eğitimin tehlike ve risklere bakış açılarını değiştirdiğini ifade ederken aynı oran yüz yüze eğitim alan katılımcılarda %100’dür. Uzaktan eğitim alan katılımcıların %64,5’i söz konusu eğitim ile birlikte bazı işlerde yeterli güvenlik önlemi almadığını fark ettiğini ifade ederken aynı oran yüz yüze eğitim alan katılımcılarda %93,7’dir. Yüz yüze eğitim alanların ise %91,1’i yüz yüze eğitimin daha faydalı olduğunu ifade etmiştir. Uzaktan eğitim alan katılımcıların ortalama sınav sonuçları 71,5±15,4 hesaplanırken yüz yüze eğitim alan katılımcıların sınav sonuçları 93,4±10,1 olarak hesaplanmıştır. Tüm bu sonuçlardan yola çıkarak genel bir karşılaştırma yapılacak olursa yüz yüze eğitimin daha başarılı olduğu belirlenmiştir. Verilere göre, yüz yüze eğitim alan katılımcıların sınav performansları genellikle daha yüksektir