Tasarım+Kuram (E-Journal)
Not a member yet
    424 research outputs found

    İstanbul Süleymaniye Külliyesi Örneğinde Külliyeler için Bir Yönetim Modeli Önerisi: İstanbul Süleymaniye Külliyesi Örneğinde Külliyeler için Bir Yönetim Modeli Önerisi

    No full text
    Kültür varlıklarının korunmasına ilişkin ulusal ve uluslararası yaklaşımlar, “korunması gereken kültür varlıklarını” yapı, yapı topluluğu, kültürel doku, kültürel peyzaj alanları ve somut olmayan değerler şeklinde tanımlarken, varlığın bütün değerleriyle birlikte korunmasının sürekli kılınmasının da ancak koruma ve yaşatma ilişkilerinin, varlık üzerinde söz sahibi olan bütün öznelerle eşgüdümlü olarak yürütülmesiyle mümkün olduğunu belirlemiştir. Kültür varlıklarının uzun vadeli korunması ihtiyacı koruma amaçlı “yönetim planı” kavramını ortaya çıkarmıştır. Farklı işlevlerin bir arada bulunduğu yapı toplulukları olan külliyelerin bütüncül ve sürekli korunmalarının bugüne kadar mümkün olmadığı görülür. Bu nedenle külliyelerin de alan yönetimi anlayışıyla bir yönetim planı kapsamında korunmaları önemlidir. Süleymaniye Külliyesi, farklı işlevlere sahip pek çok birimden oluşan “külliye” adını verdiğimiz yapı topluluklarının en özgün ve kapsamlı temsilcilerinden biridir. Süleymaniye Külliyesi özelinde, külliyeler ile diğer kültür varlıkları için de uygulanabilecek bir yönetim planı ile yönetim modeli yaklaşımı geliştirilmiştir.National and international approaches to “conservation of cultural assets” define these assets as a whole entity consisting of structures, structure clusters, cultural landscape zones and intangible values that complement each other. It has become apparent that in order to sustain a state of conservation for these assets, the relationship between conservation and sustainability must be applied in coordination to all aspects affecting them. It could be stated that in order to have a long term sustainable approach, the concept of “management plan” aiming primarily conservation should be introduced. The Süleymaniye Külliye (Complex) is a unique and extensive example of Ottoman Complexes which used to serve for several different functions. In this thesis, Süleymaniye Külliye has been chosen as a case study and a management model approach for the külliye (complex) which can also be used for other different cultural assets types has been developed

    Küçük Ayasofya Mahallesi Geleneksel Ahşap Konut Mimarisinin Dönüşümü ve Koruma Açısından Değerlendirilmesi: Küçük Ayasofya Mahallesi Geleneksel Ahşap Konut Mimarisinin Dönüşümü ve Koruma Açısından Değerlendirilmesi

    No full text
    İstanbul’un Dünya Miras Alanı olarak kabul edilmiş dört bölgesinden birinin sınırları içerisinde, Çatladıkapı ve Kadırga Limanı arasında yer alan Küçük Ayasofya Mahallesi barındırdığı arkeolojik kalıntılar ve anıtsal yapıların yanında geleneksel ahşap konut mimarisi ile de dikkat çeken bir bölgedir. Bu çalışma, Küçük Ayasofya Mahallesi’nin sahip olduğu ahşap mimari mirasın zaman içerisinde geçirdiği dönüşümünün ortaya konulmasını, alanın sahip olduğu özgünlük ve bütünlük değerlerinin korunmuşluk durumlarının tespitini ve alandaki koruma sorunlarını belirlemeyi hedeflemektedir. Bu çerçevede öncelikle bölgenin tarihsel gelişimi ve yasal statüsü incelenmiştir. 5366 sayılı yasa kapsamında 2007 yılında Yenileme Alanı olarak ilan edilen bölgede uygulanması planlanan çalışmaların, alanın taşıdığı üstün evrensel değer gözetilerek titizlikle ele alınması gerektiği belirtilmiştir. Bu bağlamda alanın sahip olduğu ahşap mimari geleneğin karakterini belirlemek adına çalışma alanı sınırları içerisinde özgün değerlerini koruyarak günümüze ulaşmış olan yapılar belgelenmiştir. Tüm bu veriler doğrultusunda alanın bütüncül korunmasına yönelik değerlendirmeler yapılarak, bölgenin karşı karşıya kaldığı sorunların çözüm yolları üzerinde durulmuştur.The Küçük Ayasofya region, which has been located between Çatladıkapı and Kadırga port, within the boundaries of one of the four world heritage sites of İstanbul, draws attention with not only its archaelogical remains and monumental buildings, but also its traditional wooden residential architecture. This study aims to determine the transformation of the traditional wooden architectural heritage of the region as well as preservation of authenticity and integrity values and identify the conservation problems within the area. In this framework, firstly the historical process and legal status of the region have been examined. It is stated that the works planned to implement in the region, which has been declared as urban renewal area according the law no. 5366 in 2007, should be handled very carefully regarding the outstanding universal values of the region. In this context, the buildings, which have reached today with their authentic values, located at the study area; are documented in order to determine the characteristics of the wooden architectural traditions of the region. In the last section, analysis and evaluation of the data obtained in field studies due to maintain an integrated conversation and alternative solutions for these issues have been discussed

    Editör'den: Editör'den

    No full text

    Lise Öğrencilerine Tasarım Eğitimi Üzerine Farkındalık Kazandırmak İçin Bir Öneri: Tasarım Kampı: Lise Öğrencilerine Tasarım Eğitimi Üzerine Farkındalık Kazandırmak İçin Bir Öneri: Tasarım Kampı

    No full text
    This study focuses on adaptation process and difficulties that freshmen design students have during their first year at design education. Based on a survey responses of 56 first year design students from Interior Architecture and Environmental Design, Industrial Design and Architecture departments of Kadir Has University Faculty of Art and Design; the article claims that students have difficulties in the process of transition from high school education, which is based on memorization, teacher centred activities, single solution oriented questions and targeted at the university exam; towards a design education requires creativity, multiple solutions, student led projects. The survey indicates that participated students have difficulties on creative thinking, problem solving, iterating new solutions and expressing their ideas through drawings. At this point, the article proposes an experience based learning module instead of conventional presentations of design professions. Such an education module targeting high school students would ease their adaptation to a design curriculum. The study, examines the process of the Design Camp, using experiential learning theory and proposes Design Camp activity as an encouraging experience for high school students in order to understand the notion of design and design education.Bu çalışma, Türkiye’nin pek çok kentindeki liselerden gelen öğrencilerin tasarım eğitimini ilk kez deneyimledikleri üniversite birinci sınıf yarıyıl sonunda karşılaştıkları güçlüklere dikkat çekmektedir. Makale tasarım alanında eğitim görecek öğrencilerin yükseköğrenime adaptasyon sürecini incelemektedir. Kadir Has Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi 1. Sınıf öğrencilerinin desteği ile yapılan araştırma kapsamında; Endüstri Ürünleri Tasarımı, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı ve Mimarlık bölümlerine kayıtlı 56 öğrenciye uygulanan anketler değerlendirilerek ezbere dayalı, tek çözümlü, öğretmen merkezli lise eğitiminden, sıra dışı düşünme gerektiren, sonsuz çözüme dayalı, öğrenci merkezli tasarım eğitimine geçişte yaşanan süreç sorgulanmıştır. Ankete katılan öğrencilerin yaratıcı düşünme, sorun çözümleme, çözümü sürekli geliştirme, düşündüğünü çizim yoluyla aktarma aşamalarında güçlük çektiği göze çarpmaktadır. Bu becerilerin bir kısmı üniversite eğitimi sırasına aşılanabilse de tasarım farkındalığının yükseköğrenim öncesinde kazanılması, adaptasyon sürecinde kritik önem taşımaktadır. Bu noktada, üniversite öncesi eğitimin yaratıcılığı destekleme odağında yeniden ele alınması gibi köklü çözümlerin yanında, tasarım yüksek eğitimi veren kurumların özellikle lise öğrencilerinin tasarım pratiği ile ilgili farkındalıklarını arttırmak üzerine çalışmalar yapması olumlu sonuçlar verebilir. Bu farkındalık arttırma aktiviteleri; meslek tanıtım günleri, fakülte bilgilendirme dersleri, akademisyenler ile görüşmeler şeklinde gerçekleşirken, makale deneyimsel öğrenme kuramı doğrultusunda tasarlanmış bir atölye çalışması olan Tasarım Kampı’nı bir öneri olarak sunmaktadır. Lise öğrencilerine yönelik planlanmış olan kamp, öğrencilerin mesleki eğilim ve yönelimlerini belirlemelerine ışık tutmak, kariyerlerinde daha isabetli kararlar alarak kendilerine uygun meslekleri seçmelerine yardımcı olmak amacıyla planlanmıştır. Makalede, tasarım kampının öğrencilerin tasarım ve tasarım eğitimi kavramlarını deneyimlemeleri açısından önemi tartışılmaktadır

    Mimari Detaylandırma Eğitimi Bağlamında “İnce Yapı Bilgisi” Dersinin Analizi: Mimari Detaylandırma Eğitimi Bağlamında “İnce Yapı Bilgisi” Dersinin Analizi

    No full text
    This study aims to analyze the efficiency of MIM 316 Architectural Detailing (İnce Yapı Bilgisi) course being conducted in Faculty of Architecture in MSFAU, in the context of architectural detailing training. As a result of operation performance evaluation of the course, development of suggestions for problems is targeted. Primarily, the course schedule, consisting of theoretical end practical parts, is generally explained. In the theoretical part of the course, students are presented with theoretical information about architectural detailing and detail design. The complementary practice part of the course, requires students to make detailed drawings on determined topic in order to intensify their theoretical knowledge and to gain the ability of detailing. Course data, practice drawings of 2015-16 Fall Semester is evaluated in the context of ‘Course Learning Outcomes’ and according to criteria determined upon practice topics. Most common mistakes and number of mistakes of students are identified. Learning ratio of students are measured by these weekly results. Problems in the operation and content of the course are seeked. Outputs of performance evaluation are discussed, deficiencies and weaknesses in the content and teaching methods are explained and suggestions for amelioration are presented.Bu çalışma, mimari detaylandırma eğitimi bağlamında, MSGSÜ Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü’nde verilmekte olan MIM 316 İnce Yapı Bilgisi dersinin analiz edilip, işleyiş performansının değerlendirilmesini ve sorunlar için öneriler geliştirilmesini amaçlamaktadır. Bu doğrultuda önce, hazırlanan ders programı genel hatlarıyla açıklanmıştır. Hazırlanan programa göre İnce Yapı Bilgisi dersi, birbirini tamamlayan “Teorik ve Uygulamalı” derslerle yürütülür. Teorik derslerde, mimari detaylandırma ve detay tasarımı konusunda belirli teorik bilgiler anlatılır. Uygulamalı derslerde ise öğrenci, anlatılan teorik bilgileri pekiştirmek ve detaylandırma becerisi kazanmak amacıyla, belirlenen bir konuya ilişkin uygulama çalışmaları yapar. Ders programının izlendiği 2015-2016 Bahar Dönemi’nde, öğrencilerin her hafta gerçekleştirdiği uygulama çalışmaları, ders programında hedeflenen “Dersin Öğrenme Kazanımları” kapsamında ve uygulama konularına göre belirlenen kriterler doğrultusunda değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmelerde, öğrencilerin çoğunlukla yaptığı hatalar ve hata yapan öğrenci sayıları belirlenmiştir. Böylece öğrencilerin her hafta anlatılan ders konusunu öğrenme durumları sınanarak, dersin içeriğindeki ve işleyişindeki sorunlar saptanmaya çalışılmıştır. Daha sonra performans değerlendirmesinde ortaya çıkarılan sonuçlar yorumlanarak, hem dersin içeriğinde hem de öğretilme yöntemlerinde eksik ve olumsuz taraflar açıklanmış ve iyileştirme önerileri sunulmuştur

    Mekanı Anlama Üzerine Süreç Odaklı Bir Yaklaşım1: Mekanı Anlama Üzerine Süreç Odaklı Bir Yaklaşım

    No full text
    The aim of the study is to develop a theoretical framework and approach to understand the sensed characteristics of space which are shaped by life and lay the foundation of its spiral relationship with human. To this end, referring to the formation of space by life, the correlations and context by which space’s sensed characteristics are constructed were examined. The first correlation that assigns meaning to space is the body in which the first encounter with the space occurs. An individual living the space in the body is described as poetical thinking in the mind. The space harbors not only humans but also the things and gains meaning along with them. On the other hand, the human as an entity dependent on the society experience the space within the social structure. Space’s sensed characteristics which are formed through vital processes are lived through the body, poetic, thing and society correlations and thereby understood. These correlations that enable us to understand the sensed characteristics of space exist within a network pattern in the space. This pattern defines the context ground facilitating the understanding of space’s sensed characteristics. The context ground was elicited by synthesizing the components and concepts that form the correlation patterns. By this means, a theoretical framework was achieved to understand the sensed characteristics of space. Next, based on this theoretical framework, a process-oriented approach was developed to include randomness, direct and indirect relations into the process for understanding the sensed characteristics of space. This approach paves the way for investigating those sensed characteristics during the design process and within the present structures. Such a way of thinking was adopted in the study to attach importance not only to the result but also what this experience has to say.Çalışmanın amacı, mekanın yaşamla biçimlenen ve insan ile olan sarmal ilişkisinin temelini oluşturan hissedilen özelliklerini anlamaya yönelik bir kuramsal çerçeve ve yaklaşımın geliştirilmesidir. Bunun için öncelikle mekanın yaşamla biçimlenişi referans alınarak, mekanın hissedilen özelliklerinin oluştuğu, mekan ile bir araya gelme ilişkilerinin gerçekleştiği ilintiler ve bağlamlar incelenmiştir. Mekanı anlamlandıran ilk ilinti; mekanla ilk karşılaşmanın gerçekleştiği beden ile mekan arasında kurulmaktadır. Bireyin mekanı bedeni ile yaşaması bellekte şiirsel düşünme ile tariflenmektedir. Mekan; yalnızca insanları değil, aynı zamanda şeyleri de barındırır ve onlarla da anlam kazanır. Diğer taraftan, insan topluma bağımlı bir varlık olarak toplumsal yapı içinde mekanı deneyimlemektedir. Mekanın yaşamsal süreçlerle oluşan hissedilen özellikleri beden, şiir, şey ve toplum ilintileri ile yaşanmakta ve böylelikle anlaşılmaktadır. Mekanın hissedilen özelliklerini anlamamızı sağlayan bu ilintiler mekanda bir ağ örüntüsü içinde var olurlar. Bu örüntü, mekanın hissedilen özelliklerini anlamamıza imkan veren bağlam zeminini tanımlamaktadır. Bağlam zemini, ilinti örüntülerini oluşturan birleşenler ve kavramlar sentezlenerek ortaya konmuştur. Böylelikle mekanın hisse[1]dilen özelliklerini anlamak için kuramsal çerçeveye ulaşılmıştır. Sonrasında, kuramsal çerçeveye dayanılarak mekanın hissedilen özelliklerini anlamaya yönelik süreç odaklı, rastlantısallıkların, doğrudan ve dolaylı ilişkilerin sürece dahil edilebildiği bir yaklaşım geliştirilmiştir. Bu yaklaşım, mekanın hissedilen özelliklerinin tasarım sürecinde ve mevcut yapılarda sorgulanabilmesine kapı aralamaktadır. Çalışma bütününde yalnızca sonucun değil, sonuca giden yolun ve bu yolculuk deneyiminin neler söylediğinin de önemsendiği düşünme şekli benimsenmiştir

    Karaköy-Kemeraltı Bölgesinde 19. Yüzyıldan Günümüze Yaşanan Kentsel ve Toplumsal Gelişim, Dönüşüm ve Koruma Sorunları: Karaköy-Kemeraltı Bölgesinde 19. Yüzyıldan Günümüze Yaşanan Kentsel ve Toplumsal Gelişim, Dönüşüm ve Koruma Sorunları

    No full text
    In this study, physical and functional conversion from 19th century to present of Karaköy-Kemeraltı district is examined. The study reveals that in recent years retail shops left their place to art galleries, luxury cafés, restaurants and hotels. The role of Galataport project is certainly determinant on this situation. In case this transformation is proceeded rapidly and in an uncontrolled way, serious conservation problems will likely occur in the urban conservation area which is rich in historical buildings. In the study which is based on these foreseen problems, physical conversion of the avenues, streets, wards, parcels, and functional and physical conversion of the buildings were examined. Besides this, by documenting the present condition of the area, materials, construction techniques and functions of the buildings were analyzed along with their registration status. The obtained data were evaluated in the light of Valletta Principles which is as a guide for conserving historical areas.Bu çalışmada, Karaköy’ün Kemeraltı bölgesinde 19. yüzyıldan günümüze yaşanan fiziksel ve işlevsel değişim incelenmektedir. Bölgede yapılan tespitler, son yıllarda perakende ticaret dükkânlarının yerini sanat galerileri, lüks kafeler, oteller ve restoranlara bıraktığını ortaya koymaktadır. Bunda Galataport projesinin de etkisi büyüktür. Gerçekleşmekte olan değişimin hızlı ve kontrolsüz olması durumunda, tarihi yapılarca zengin ve parsel boyutu, özgün işlevleri gibi özelliklerinin korunması gereken bu kentsel sit alanında bazı koruma sorunlarıyla karşılaşılması kaçınılmazdır. Öngörülen bu sorunlardan yola çıkılarak yapılan çalışmada bölgedeki cadde, sokak, yapı adaları ve parsellerin fiziksel, yapıların ise fiziksel ve işlevsel değişimi incelenmiştir. Bunun yanında bölgenin mevcut durumu yerinde gözlemlenerek yapıların tescil, malzeme ve işlev durumu analizleri yapılmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler, tarihî alanların korunması konusunda bir rehber niteliğinde olan Valletta Prensipleri çerçeve[1]sinde değerlendirilmiştir

    Evaluation of Industrial Designs by Using Analytical Hierarchy Process and Parallel Prototyping: Evaluation of Industrial Designs by Using Analytical Hierarchy Process and Parallel Prototyping

    No full text
    Abstract This article is about the analytic hierarchy process and parallel prototype concepts used in many theoretical and applied fields and their adaptation to the industrial product design process. Firstly the prototype concept is introduced, followed by AHP. The PROMETHEE method, which is included in the study as an additional validation method, is also briefly discussed and then a field study in which product designs are evaluated is presented. Of the various portable lighting product designs previously made, 3 have been selected for use in field study. In order to produce working prototypes of these, designs are modeled on the computer and detailed interior and exterior planning is done in order to be able to produce and use body parts. Body parts are manufactured in 3D printer and electronic circuits designed for them are mounted. The prototypes obtained were evaluated in interviews with 10 designers participating in the study according to the criteria selected and their opinions were saved as research data. This data was then evaluated using the AHP method and re-evaluated by using the PROMETHEE method for verification purposes. As a result of this process, the performances of the designs according to the selected criteria were calculated numerically and the design which will have the highest chance of success in the market was determined. It has been shown that the design evaluations can be made more objective and the accuracy of given decisions can be increased by adapting these tools to decision making and evaluation processes in industrial design. This, in turn, will have a positive impact on overall design quality.Bu yazı, teorik ve uygulamalı bir çok alanda kullanılan analitik hiyerarşi süreci ve paralel prototip kavramları ve onların endüstri ürün tasarımı sürecine uyarlanışı üzerinedir. Öncelikle prototip kavramı tanıtılmakta, sonrasında AHP açıklanmaktadır. Doğrulayıcı ek yöntem olarak çalışmada yer alan PROMETHEE yöntemine de kısaca değinildikten sonra içinde ürün tasarımlarının değerlendirildiği bir alan çalışması sunulmaktadır. Alan çalışmasında kullanılmak üzere, daha önceden yapılmış çeşitli taşınabilir aydınlatma ürünü tasarımları arasından 3 tanesi seçilmiştir. Bunların çalışan prototiplerinin üretilebilmesi için tasarımlar bilgisayarda modellenmiş, gövde parçalarının üretilebilir ve kullanılabilir olabilmesi için detaylı iç ve dış planlama yapılmıştır. Gövde parçaları 3B yazıcıda üretilmiş ve içlerine tasarlanan elektronik devreler monte edilmiştir. Elde edilen prototipler, çalışmaya katılan 10 tasarımcıyla yapılan görüşmelerde seçilen kriterlere göre değerlendirilmiş, alınan görüşler araştırma verisi olarak kaydedilmiştir. Sonrasında bu veri AHP yöntemi ve doğrulama amacıyla da PROMETHEE yöntemiyle değerlendirilmiştir. Eldeki tasarımların, seçilen kriterlere göre performanslarının sayısal olarak ortaya çıktığı bu değerlendirme sonucunda piyasadaki başarı şansı en yüksek olan tasarım belirlenmiştir. Bu araçların endüstri tasarımındaki karar verme ve değerlendirme süreçlerine uyarlanmasıyla tasarım değerlendirmelerinin daha objektifleştirilebileceği, verilen kararların doğruluğunun arttırılabileceği gösterilmiştir. Bu da sonuç olarak genel tasarım kalitesine olumlu etki yapacaktır

    Hakemler: Hakemler

    No full text

    Semt Pazarlarının Kentsel Yaşamda Sosyallik Temelli Kamusallığın Geliştirilmesindeki Rolü: Semt Pazarları ve Sosyallik Temelli Kamusallık

    No full text
    The aim of this study is to investigate the potentials of traditional street markets as an alternative shopping space in terms of developing sociability-based publicity in urban life in the contemporary capitalist system. The main hypothesis of the study is that traditional street markets are public spaces neglected within the daily practices of urban life and the potentials of these spaces in terms of sociability-based publicness are not adequately studied in the literature. Qualitative research method was used in the study based on field research conducted in a traditional street market in Eyüp district of Istanbul. In the study, various potentials based on espacially publicness and randomness, which can be examined under 5 main titles that are related to each other and which require the existence of each other, in traditional Street markets have been revealed: “social inclusion and diversity”, “different forms of communication”, “spatial temporariness, continuity and flexibility”, “alternative shopping” and “originality and social meaning”. In addition, it is another result that –as opposed to the dominant literature regarding the fact that the market places have damaged publicness in urban life by identifying only with “consumption”– the consumption/shopping forms that emerged in traditional street markets has different characteristics than the forms in the contemporary capitalist system. As a result, in the study, the connection of traditional street markets with publicness is associated with the different forms of sociability emerging in these spaces. Finally, it is argue that each of the street markets emerging and shaped in different geographies, different historical sections and different societies should be handled with its own originality and the potential of public space should be discussed within this framework in scientific studies on publicness and market places.Bu çalışmanın amacı, çağdaş kapitalist sistemde alternatif bir alışveriş mekânı olarak geleneksel semt pazarlarının kentsel yaşamda sosyallik temelli kamusallığı geliştirme açısından taşıdığı potansiyelleri araştırmaktır. Çalışmanın temel hipotezi geleneksel semt pazarlarının kentsel yaşamın gündelik pratikleri içerisinde ihmal edilen kamusal mekânlar olduğu ve bu mekânların sosyallik temelli kamusallık bağlamında taşıdığı potansiyellerin literatürde çok fazla irdelenmediğidir. İstanbul’un Eyüp ilçesinde bulunan geleneksel bir semt pazarında yürütülen saha araştırmasına dayanan çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışma bulguları ağırlıklı olarak sahada günün farklı saatlerinde yapılan gözlemlere ve pazar alanını ziyaretçileri ile yapılan (36 adet) yarı yapılandırılmış anket çalışmasına dayanmaktadır. Çalışmada geleneksel semt pazarlarının, özellikle aleniyet ve rastlantısallık temelinde “toplumsal kapsayıcılık ve çeşitlilik”, “farklı iletişim biçimleri”, “mekânsal geçicilik, devamlılık ve esneklik”, “alternatif alışveriş” ve “özgünlük ve toplumsal anlam” olmak üzere birbiriyle ilişkili ve birbirinin varlığını gerektiren 5 temel başlık altında incelenebilecek çeşitli potansiyeller taşıdığı tespit edilmiştir. Ayrıca pazar yerlerinin yalnızca “tüketim” ile özdeşleştirilerek kentsel yaşamdaki kamusallığı zedelediğine ilişkin hâkim literatüre karşın geleneksel semt pazarlarında ortaya çıkan tüketim/ alışveriş biçiminin, çağdaş kapitalist sistemdekinden farklılık arz eden niteliklerinin bulunduğu ulaşılan sonuçlardan bir diğeridir. Sonuç olarak çalışmada, geleneksel semt pazarlarının sosyallik temelli kamusallık ile bağlantısı, burada ortaya çıkan farklı sosyallik biçimleri ile ilişkilendirilmektedir. Ayrıca, kamusallık ve pazar yerleri üzerine yapılacak bilimsel çalışmalarda farklı coğrafyalarda, farklı tarihsel kesitlerde ve farklı toplumlarda ortaya çıkıp şekillenen pazarların her birinin kendi özgünlükleriyle ele alınması ve kamusal mekân potansiyellerinin bu çerçevede tartışılması gerektiği düşünülmektedir

    0

    full texts

    0

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Tasarım+Kuram (E-Journal)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇