Tasarım+Kuram (E-Journal)
Not a member yet
    424 research outputs found

    Cumhuriyet Dönemindeki Koruma ve Onarım Süreçlerine İstanbul'daki Anıtsal Yapılar Üzerinden Bir Bakış: Cumhuriyet Dönemindeki Koruma ve Onarım Süreçlerine İstanbul'daki Anıtsal Yapılar Üzerinden Bir Bakış

    No full text
    Bu makalede, Türkiye’nin anıtsal yapı mirasını koruma alanında sahip olduğu yaklaşımlar ve 1923’ten günümüze 90 yıllık süreçte bunları şekillendiren etkenler ele alınmaktadır. Çalışma, İstanbul’daki anıtsal yapıların Cumhuriyet’in ilanından günümüze farklı dönemlerde geçirdikleri onarım süreçlerini uluslararası koruma ilkeleri ışığında kuramsal açıdan incelemeyi hedeflemektedir. Araştırmada İstanbul’da bulunan anıtsal yapıların koruma ve onarım süreçleri değerlendirilmesi amacıyla kent siluetinde etkin olan dört yapı/yapılar topluluğu seçilmiştir. Buna göre, Ayasofya Müzesi, Fatih Camii, Topkapı Sarayı Müzesi ve Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu’nun 1930’lu yıllardan günümüze geçirdikleri koruma ve onarım süreçleri kısaca aktarılmakta ve bu onarımlarda tercih edilen restorasyon yöntemleri ışığında, Türkiye için koruma alanında varolabilecek dönemsel eğilimler tespit edilmeye çalışılmaktadır. Makalenin sonuç bölümünde Türkiye’de anıt eser korumasında yaşanan çıkmaz ve sorunlar başlıklar halinde ortaya konulmaktadır. Bu makalede, Türkiye’nin anıtsal yapı mirasını koruma alanında sahip olduğu yaklaşımlar ve 1923’ten günümüze 90 yıllık süreçte bunları şekillendiren etkenler ele alınmaktadır. Çalışma, İstanbul’daki anıtsal yapıların Cumhuriyet’in ilanından günümüze farklı dönemlerde geçirdikleri onarım süreçlerini uluslararası koruma ilkeleri ışığında kuramsal açıdan incelemeyi hedeflemektedir. Araştırmada İstanbul’da bulunan anıtsal yapıların koruma ve onarım süreçleri değerlendirilmesi amacıyla kent siluetinde etkin olan dört yapı/yapılar topluluğu seçilmiştir. Buna göre, Ayasofya Müzesi, Fatih Camii, Topkapı Sarayı Müzesi ve Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu’nun 1930’lu yıllardan günümüze geçirdikleri koruma ve onarım süreçleri kısaca aktarılmakta ve bu onarımlarda tercih edilen restorasyon yöntemleri ışığında, Türkiye için koruma alanında varolabilecek dönemsel eğilimler tespit edilmeye çalışılmaktadır. Makalenin sonuç bölümünde Türkiye’de anıt eser korumasında yaşanan çıkmaz ve sorunlar başlıklar halinde ortaya konulmaktadır.In this article, it is aimed to identify the general approaches and tendencies in the field of monumental building heritage conservation in Turkey in the last 90 years since the foundation of Turkish Republic in 1923. It is intended that this article will make a contribution to the studies on the history of architectural conservation in Turkey by focusing monumental buildings in İstanbul. In order to evaluate conservation and the restoration processes of the monumental buildings in İstanbul, four buildings/building complexes which are dominant on the skyline of the city have been chosen as the case study of this research. Accordingly, the conservation approaches for the Hagia Sophia Museum, Fatih Mosque, Topkapi Palace Complex and Dolmabahçe Palace Ceremony Hall are briefly represented and studied. Guided by the conservation methods preferred at these restorations, the periodical tendencies which are possible to exist in conservation field. The results of the article aim to set forth the existing problems and the controversiries of monumental building conservation in Turkey

    Evrensel Tasarım Yaklaşımı Bayburt Üniversitesi Yerleşkesi Örneği: Evrensel Tasarım Yaklaşımı Bayburt Üniversitesi Yerleşkesi Örneği

    No full text
    Evrensel tasarım herkesin her türlü faaliyete eşit şartlarda katılımına olanak sağlayan ürünler ve çevreler tasarlamayı hedefler. Özellikle son birkaç yılda evrensel tasarım uygulamaları sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmanın temel hedefi, evrensel tasarım yaklaşımını ve farklı uygulama koşullarını çeşitli yönleriyle açıklamak ve tanıtmaktır. Bunu yaparken, çok genç bir üniversite olan Bayburt Üniversitesi Yerleşkesi’ni bir örnek kabul ederek, son yıllarda yaygınlık kazanan evrensel tasarım yaklaşımının belirli prensipler etrafında ne şekilde tasarım süreci içine dahil edilebileceğinin incelenmesini ve her bir prensibe ilişkin kaynak niteliğinde temel değerlendirmelerin yapılmasını hedeflemektedir. Yapılan ön değerlendirme araştırması sırasında evrensel tasarımın yedi temel ilkesi ve bunların yerleşkenin belirli bina ve alandaki yansımaları girişler/çıkışlar, dolaşım ve sirkülasyon sistemlerinin kullanımı, yön bulma/sinyalizasyon ve ortak kullanım alanları çerçevesinde incelenmiştir. Üniversite bünyesinde inceleme yapılan İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nin farklı alanlarında erişilebilirlik ve uyarlanabilirlik gibi kavramların mekan organizasyonuna dahil edildiği gözlemlenmiş olup, evrensel tasarım uygulamalarının yaygınlaştırılması ve doğru kullanımı adına öneriler getirilmiştir.Universal design approach aims to design products and environments that provide equal access for everyone. Universal design applications can be seen frequently in the last years. The main aim of this study is to introduce and explain this approach and its different ways of application. While doing this, the Bayburt University was chosen as the case, in order to demonstrate how the universal design approach can be involved to the design process. During the research the reflections of the seven principles of universal design were analyzed through entrances/exits, circulation systems, wayfinding and public areas. One of the faculty buildings of the university, i.e, Faculty of Economics and Administrative Sciences, some design applications related to concepts of the universal design such as accessibility and adaptability were observed to be reflected to the space organization. In that sense, some suggestions and enhancements were brought out to make these applications more prevalent

    Mevcut Yapıların Uyarlanabilirlik Kapasitesini Belirleme ve Değerlendirme Yöntemi: Mevcut Yapıların Uyarlanabilirlik Kapasitesini Belirleme ve Değerlendirme Yöntemi

    No full text
    Due to the changes and developments of the conditions of existing buildings, need for adaptability arises in order to maintain the structural, functional and economical value of the buildings. In this respect, investors, designers, constructors and users require a new method to support the re-design and re-construction decisions to adapt the buildings to the new conditions. In light of these findings, taking the relationship between the change requests and the current capacity’s offer as the starting point, and in order to provide decision support for the purpose of the re-use of buildings during the design and construction phases, the necessity to elicit the capacity of adaptability quantitatively, in a systematic and rational method is defined as the problematic of this study.Mevcut yapıların içinde yer aldığı koşullardaki değişim ve gelişmeler karşısında, yapıların ömrü boyunca yapısal, işlevsel, ekonomik açılardan fayda değerini sürdürmek üzere, uyarlanabilirlik gereksinimi ortaya çıkmaktadır. Bu doğrultuda, yatırımcılar, tasarımcılar, yükleniciler ve kullanıcılar için, yapının yeni koşullara uyarlanmasına yönelik yeniden tasarım ve yeniden yapım kararlarına destek olacak bir yönteme ihtiyaç duyulmaktadır. Bu tespitler ışığında, mevcut kapasite sunumu ile değişim talepleri arasındaki ilişkiden yola çıkarak, yapının yeniden kullanım amacına yönelik tasarım ve yapım aşamalarına karar desteği sağlamak üzere uyarlanabilirlik kapasitesinin kantitatif bir değer şeklinde sistematik ve rasyonel bir yöntemle ortaya konulmasının gerekliliği bu çalışmanın sorunsalı olarak belirlenmiştir

    Bina Yapım Sürecinin Çevresel Performans İlkeleriyle Planlanması: Bina Yapım Sürecinin Çevresel Performans İlkeleriyle Planlanması

    No full text
    Environmental impacts of buildings initially arise with the construction process. Therefore, analyzing environmental impacts of building construction processes during design and construction planning phases is crucial to be able to take necessary measures. The development and employment of new construction planning models, which also considers environmental consequences in addition to cost, duration and quality criteria, require a difficult innovation process. Hence, defining basic principles for the environmental planning of the construction process and raise awareness within stakeholders of the Turkish construction industry to this subject is an important initiative. In this study, environmental performance principles for environmental management of building construction process are presented in consideration of the relationships between construction technology options and environmental impacts of the process. Firstly, construction technology components, which are information tools and methods, are classified. Then, environmental performance parameters of building construction process are defined within the scope of resources, ecosystem quality and human health issues. Finally, the relationships between construction technology components and environmental performance parameters are analyzed and environmental principles for construction planning are set forth as the preservation of site, controlling construction activities, health and security precautions, construction waste management and training of stakeholders..Yapım süreci, binanın çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin ortaya çıkmaya başladığı ilk bina yaşam döngüsü aşamasıdır. Bu nedenle, tasarım ve yapım planlama aşamalarında yapım sürecinin çevresel etkilerinin analiz edilmesi ve azaltılması için gerekli önlemlerin alınması büyük önem taşımaktadır. Ancak, yapım planlamanın temel ölçütleri olan süre, maliyet ve kalite ölçütlerine çevresel ölçütlerin de eklendiği yeni planlama modellerinin geliştirilmesi ve uygulanması, inşaat sektörü için zorlu bir inovasyon süreci gerektirmektedir. Bu yüzden, sürecin çevresel kaygılarla planlanması için gerekli olan temel ilkelerin ortaya konması ve Türk inşaat sektörü paydaşlarının bu konuda bilgilendirilmesi, bu yönde yapılacak çalışmaların ilk adımı olacaktır. Bu çalışmada, bina yapım sürecinin çevresel yönetimi için kullanılabilecek çevresel performans ilkeleri, yapım sürecinin girdilerini oluşturan yapım teknolojisi bileşenleri ile sürecin çevresel etkileri arasındaki ilişkiler ışığında ortaya konmuştur. İlk olarak, yapım teknolojisi bileşenleri olan bilgi, araçlar ve yöntemlere ilişkin seçenekler tanımlanmıştır. İkinci aşamada, yapım süreci çevresel performans ölçütleri kaynaklar, ekosistem kalitesi ve insan sağlığı konuları çerçevesinde belirlenmiştir. Daha sonra yapım teknolojileri bileşenleri ile çevresel performans ölçütleri arasındaki ilişkiler ortaya konmuştur. Son olarak bu ilişkiler temelinde yapım sürecinin çevresel performansının planlanmasında kullanılabilecek temel ilkeler arazinin korunumu, yapım işlerinin kontrolü, sağlık ve güvenlik önlemleri, yapım atıkları yönetimi ve paydaşların eğitimi olarak belirlenmiştir

    Bina Enformasyonu Modellemesi (BIM) Tabanlı Bina Yönetmelik Uygunluk Kontrolü Literatürüne Genel Bir Bakış: Bina Enformasyonu Modellemesi (BIM) Tabanlı Bina Yönetmelik Uygunluk Kontrolü Literatürüne Genel Bir Bakış

    No full text
    Building Information Modeling (BIM), which is considered as one of the most important developments in Architecture, Engineering and Construction (AEC) sector, presents a technology that allows project data to be managed in a digital environment by including different tools and processes. BIM is based on building elements and it models the relationships of these elements with each other. In a BIM model, objects belonging to building elements are brought together to form a virtual model of the building. The virtual model contains all building elements and their different qualities, it can be used in physical environmental control calculations such as model, energy, lighting, structural analysis, clash detection in construction process, multidimensional simulations, code compliance checking. In order to achieve these intended purposes, the types of data, characteristics and names need to be correctly represented. Building models, which are verified in this way, play an important role in the execution of many automated tasks such as code compliance checking of building elements regulations. In construction sector, an effective Automated Code Compliance Checking (ACCC) through a virtual building model produced with BIM is considered as a promising work area. It is expected that ACCC supports design process by increasing efficiency and accuracy in design evaluation process. This study evaluates findings of the”Meta-Analysis” study that is carried out to determine trends of research in the code compliance-checking domain through BIM, and to determine areas on which they are concentrated and in which they are vacant..Mimarlık, Mühendislik ve İnşaat (AEC) sektöründe en önemli gelişmelerden biri olarak kabul edilen Bina Enformasyonu Modellemesi (BIM), farklı araçları ve süreçleri tasarıma dâhil ederek proje verilerinin sayısal ortamda yönetilmesine olanak sağlayan bir teknoloji olarak karşımıza çıkmaktadır. BIM, binayı oluşturan elemanları temel almakta ve elemanların birbirleriyle olan ilişkilerini modellemektedir. Bir BIM modelinde yapı elemanlarına ait nesneler bir araya getirilerek binanın sanal bir modeli oluşturulmaktadır. Sanal model, tüm yapı elemanlarını ve onların farklı niteliklerini içerdiği için model, enerji, aydınlatma vb. fiziksel çevre kontrolü hesaplamalarında, yapısal analizlerde, yapım sürecinde çakışma tespiti uygulamalarında, çok boyutlu simülasyonlarda, yönetmelik uygunluk kontrollerinde kullanılabilmektedir. Söz konusu kullanım amaçlarına ulaşılabilmesi için gerekli veri türleri, özellikleri ve isimlerinin doğru olarak temsil edilmesi gerekmektedir. Bu şekilde doğrulanmış bina modelleri, yönetmelik uygunluk kontrolü gibi birçok otomatik görevin yürütülmesinde önemli rol oynamaktadır. İnşaat sektöründe, BIM ile üretilmiş bir sanal bina modeli üzerinden etkin Yönetmelik Uygunluk Kontrolü (Automated Code Compliance Checking, ACCC) umut vaat eden bir çalışma alanı olarak karşımıza çıkmaktadır. ACCC ile tasarım sürecinin desteklenmesi, tasarım değerlendirme sürecinde verimlilik ve doğruluk artışı ile zaman tasarrufu sağlanması beklenmektedir. Bu çalışmada, BIM aracılığıyla ACCC konu alanında yapılmış çalışmalar bakımından araştırma eğiliminin ne yönde geliştiği ve hangi alanlarda yoğunlaşılıp, hangi alanlarda boşluk olduğunun belirlenmesi amacıyla gerçekleştirilmiş olan literatür taramasının sonuçları “Meta Analiz” yöntemi ile değerlendirilmektedir

    Geleneksel Konut Dokusunun Değişim Süreci ve Sürdürülebilirliği: Yaşam Dünyası Bağlamında Kastamonu-Kırkçeşme Caddesi’nin Analizi: Geleneksel Konut Dokusunun Değişim Süreci ve Sürdürülebilirliği: Yaşam Dünyası Bağlamında Kastamonu-Kırkçeşme Caddesi’nin Analizi

    No full text
    The fast pace of change which started with Industrial Revolution and continued with Globalization affected urban textures; emerging images of uniformity and concerns of getting disconnected with the past led humanity into search of sustainability. As studies conducted within this context over the years have been directed towards physical conservation of structures, neighbourhoods which failed to cope with changing life-styles have been facing the danger of extinction. This study aims to research and discuss how process of change in urban settlements can be managed, and their sustainability can be achieved. By means of the study conducted on daily life surroundings in Kastamonu, characteristics of places that survived until today and can survive further were addressed within the context of life and space unity. The methodology used is based on Husserl’s “life-world/ lebenswelt” concept. In the study, “life-worlds” which materialize via architectural elements, were experienced, within the context of street-garden-house interrelationships, and through two different approaches on the residential texture surrounding the Republic Square which possesses traces of city’s modernization period and is a reference area: The bird’s-eye view represents an external distant relationship and embodies texture patterns and integrated perception of the city, while the strolling person’s view represents an intimate relationship and embodies the continual perception. Changes caused by modernization in dwellings were researched on four streets through these two approaches within the context of a doctorate study; in this article, Kırkçeşme Street, one of those four, is presented. As a result of this study which could form the basis of a future design guideline, it was determined that each street portrayed textures different from the others due to the effects of lifeworlds embodied in their own historical contexts and that each street should be analyzed separately.Endüstri Devrimi’yle başlayıp, küreselleşme ile devam eden hızlı değişim süreci kent dokularını da etkilemiş, ortaya çıkan aynılaşma görüntüleri ve geçmişle bağların kopması kaygısı, insanlığı sürdürülebilirlik arayışlarına yöneltmiştir. Bu arayış kapsamında yapılan çalışmalar uzun yıllar yapıların fiziksel anlamda korunmasına yönelik olmuş, yaşantıların değişmesine uyum sağlayamayan çevreler yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bu çalışma, kentsel yerleşmelerin değişim sürecinin nasıl yönetilebileceği ve sürdürülebilirliğinin nasıl sağlanabileceğini araştırma ve tartışma amaçlıdır. Kastamonu özelinde gündelik yaşam çevreleri üzerinden yapılan araştırmada, günümüze kadar yaşantısını sürdürmüş ve sürdürülebilecek olan yere ait özellikler, yaşam-mekan birlikteliği bağlamında ele alınmıştır. Yöntem, Husslerl’in “yaşam dünyası” kavramı üzerine kurulmuştur. Çalışmada, mimari elemanlarla somutlaşan “yaşam dünyaları”, kentin modernleşme döneminin izlerini taşıyan ve bir referans alanı olan Cumhuriyet Meydanı’nı çevreleyen konut dokusu üzerinde, sokak-bahçe-evden oluşan ilişkiler ağı içinde, iki farklı yaklaşımla deneyimlenmiştir: Kuşbakışı gözlem, doku ile dışarıdan kurulan mesafeli ilişkiyi temsil etmekte, kentin doku kalıplarını ve bütünleşik algısını içermekte; sokakta gezinen insanın gözlemi ise, doku ile yakın mesafeden kurulan ilişki ile sürekli algıyı içermektedir. Bu iki yaklaşımla modernleşmenin konutlara getirdiği değişim doktora tezi kapsamında dört sokak üzerinde araştırılmış, makalede bunlardan bir tanesi olan Kırkçeşme Caddesi yer almıştır. İleride hazırlanması muhtemel bir tasarım rehberine temel olabilecek bu çalışma sonucunda, her bir sokağın kendi tarihi sürecinde somutlaşmış olan yaşam dünyalarının etkisiyle birbirinden farklı dokular oluşturduğu ve ayrı ayrı ele alınması gerektiği ortaya çıkmıştır

    Success Factors For Construction Projects: Success Factors For Construction Projects

    No full text

    Toplu Konut Çevresi Açık Alanlarda Genç ve Yetişkin Kullanıcıların Mekansal Kalite Tercihleri ve Yenilikçi Yaklaşımlar: Toplu Konut Çevresi Açık Alanlarda Genç ve Yetişkin Kullanıcıların Mekansal Kalite Tercihleri ve Yenilikçi Yaklaşımlar

    No full text
    This study aims to reveal the quality criteria and the expectations of young users from open spaces of the mass housing environment in the cities which have recently undergone a change of appearance in terms of construction, such as Istanbul. The expectation of young users from open spaces in their residential area has been changed with the effects of change in the comprehension of housing environment which has been reshaped due to global changes and redefined in terms of physical and social aspects. In this study, it is aimed to investigate this new trends of young users with the help of current data. For this purpose, questionnaires made with the mass of users between the ages of 18-35 and field observations constitute the main material of the research. As a result of analysis and synthesis of obtained data, it is attempted to put forward possible innovative approaches for the planning and design of open spaces around residential environment.Bu çalışma, özellikle İstanbul gibi son dönemde yapılaşma bakımından çehre değişikliği geçirmiş kentlerdeki toplu konut çevresi açık mekanlarda kalite kriterlerini ve genç kullanıcı kesimin beklentilerini ortaya koymayı hedeflemektedir. Küresel gelişmelere bağlı olarak yeniden şekillenen konut anlayışının fiziksel ve sosyal açıdan geçirdiği değişimler doğrultusunda, genç kullanıcıların konut çevresindeki açık mekan kullanımlarına ilişkin beklentileri de değişime uğramıştır. Bu çalışmada, gençlerin açık mekan kullanımındaki bu yeni eğilimlerinin güncel verilerle araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, 18-35 yaş aralığındaki kullanıcı kitlesi ile yapılan anket görüşmeleri ve saha gözlemleri araştırmanın ana materyalini oluşturmaktadır. Elde edilen verilerin analizi ve sentezlenmesi sonucunda, konut çevresindeki açık mekanların planlanması ve tasarımında gençlere yönelik yenilikçi yaklaşımların neler olabileceği üzerinde durulacaktır

    Arkeolojik Alanların Korunmasında Paydaş Olarak Çocuklar: Mersin Yumuktepe Höyüğü Örneği: Arkeolojik Alanların Korunmasında Paydaş Olarak Çocuklar: Mersin Yumuktepe Höyüğü Örneği

    No full text
    The level of public education, consciousness and awareness has an important effect on sustaining the conservation of urban and rural archaeological areas. Local people are one of the main stakeholders in providing conservation of archaeological sites and gaining benefit within public interest concept; children may have the most important place in this group. Despite the first legal regulations in conservation of cultural heritage was developed to conserve the archaeological sites in Turkey; considering the damages caused by people, it can be said that conservation has not yet become a common social behaviour. The necessity of conservation must be introduced from childhood in order to develop a social behaviour. This paper aims to share the methods and results of the activities organized in two schools within the project on protection, presentation and tourism infrastructure development of Yumuktepe and environment, with the intention to contribute to the development of national strategy on awareness studies. In this context, the first part of the paper gives brief information about the interaction between social behaviour and legal aspects in conservation, after which, the place of conservation awareness in education-awareness relations is introduced, in the third part the method and results of the project is presented. The final part includes proposals for developing a national strategy for rising awareness.Kentsel ve kırsal arkeolojik alanlarda korumanın sürdürülebilirliğin sağlanmasında toplumun eğitim, bilinç ve farkındalık düzeyi büyük önem taşımaktadır. Yaşamın devam ettiği kentsel ve kırsal alanlarda yerel halk, arkeolojik alanların korunmasında ve korumanın kamu yararı çerçevesinde yarar sağlamada doğrudan paydaşlar haline gelmektedir; bu paydaş grubu içinde geleceğin temsilcisi çocuklar belki de en önemli yeri teşkil etmektedir. Ülkemizde koruma alanında ilk yasal düzenlemeler arkeolojik alanların korunması kapsamında olmuş ve zaman içinde mevzuat gelişmiş olmakla birlikte, mevcut durumda kişilerin yaptığı tahribatlar göz önüne alındığında, arkeolojik alanların korunmasının ülkemizde halen toplumsal davranış biçiminin bir parçası haline gelemediği söylenebilir. Arkeolojik alanların korunmasının toplumsal bir davranış biçimine dönüşebilmesi için koruma kültürünün çocukluktan itibaren kişilere kazandırılması ve benimsetilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı “Yumuktepe ve Çevresi Koruma, Sunum ve Turizm Altyapısını Geliştirme Projesi” kapsamında iki okulda düzenlenen farkındalık etkinliklerinin yöntem ve sonuçlarını, farkındalık çalışmalarının ortaokul düzeyinde yaygınlaştırılmasının ulusal bir strateji olarak geliştirilmesi hedefi doğrultusunda, benzer çalışmalara katkı sağlamak amacıyla paylaşmaktır. Bu çerçevede birinci bölümde arkeolojik alan koruma kavramının toplumsal davranış biçimi ve yasal düzenlemeler ilişkisi içinde uluslararası ve ulusal ölçekte gelişimi özetlenmiştir; ikinci bölümde eğitim-farkındalık ilişkisinde koruma farkındalığının yeri açıklanmıştır; üçüncü bölümde Yumuktepe Höyüğü üzerine farkındalık oluşturma çalışmalarının kurgusu ve sonuç değerlendirmeleri aktarılmıştır. Son bölümde ise düzenlenen etkinliklerin öğrenciler üzerinde olumlu etkileri üzerinden benzer çalışmaların ortaokul düzeyinde yaygınlaştırılması önerisi geliştirilmişti

    İnsanın Kendini Keşfinin Temsil Yüzeyi Olarak Deri ya da Cephe - Jenny Holzer’in İşleri Üzerinden Bir Okuma Denemesi: İnsanın Kendini Keşfinin Temsil Yüzeyi Olarak Deri ya da Cephe - Jenny Holzer’in İşleri Üzerinden Bir Okuma Denemesi

    No full text
    Throughout history, human skin has been used as a surface of representation for images; initially as a surface for images belonging to an immortal transcendence outside human body -and after the modern split, as a surface for images that no longer belong to any transcendental unity. Language is also one of the means that human beings use for their self-discovery. Human beings, while granting immortality to language in ancient times, they consider language as a means of sustaining continuity of self-destruction and self-reconstruction in modern times. In this context, writing −the transcription of the language as a reproduction of the thought with a visual representation− manifests itself as another effective medium for self-discovery. This study aims to introduce a new reading for the work of Jenny Holzer, who enables architectural façade/skin to communicate with writing, by following the parallelism between writing and the skin marking.İnsan derisi tarih boyunca temsil yüzeyi olarak kullanılmıştır. İlk zamanlar çoğunlukla kendi bedeni dışındaki ölümsüz aşkınlığın imgelerine temsil yüzeyi olurken, modern zamanlarda sıklıkla insanın aşkın birlikten kopan benine dair imgeler için kullanılır. Önceden ölümsüzlük bahşedilen, modern zamanlarda ise benliğin imhası ve yeniden üretiminin sürekliliğini var eden dil ise insanın kendini keşfetmek için kullandığı araçlardan biridir. Bu noktada, dilin yazıya aktarımı, düşüncenin görsel bir temsil ile yeniden üretimi olarak; dolayısıyla benin keşfinde etkin bir diğer mecra olarak kendini gösterir. Bu metin, yazı ve deriyi i/ş-m/leme edimlerinin benin keşfi bağlamında dikkat çekilen paralelliğinden yola çıkarak mimari cepheyi/deriyi yazı ile iletişime sokan Jenny Holzer’in işleri üzerine bir okuma denemesidir

    0

    full texts

    0

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Tasarım+Kuram (E-Journal)
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇