DoÄuÅ Ãniversitesi Dergisi
Not a member yet
522 research outputs found
Sort by
An Environmentally Conscious Multi-Objective Weber Problem for Green Location and Distribution Planning: A Fuzzy Weighted Additive Approach
In this study, a multi-objective Weber (p-median) problem is treated in order to determine the location of the warehouses to be opened and the distribution plans of products. The company carries out the distribution with three types of vehicles differing in unit transportation cost, carbon emission and velocity. Three conflicting objectives are aimed to be minimized, i.e.; the demand weighted total transportation cost, the total delivery time and the total carbon. We adopted a fuzzy weighted additive approach to deal with the multi-objective optimization function, in which the weights of each individual objective function are determined by Analytic Hierarchy Process
Feldstein-Horioka Bulmacası: İkinci Nesil Panel Eşbütünleşme Analizi
Bu çalışmada 1980-2014 dönemi için yatırım-tasarruf ilişkisi gelişmişlik seviyesine göre ülke grupları açısından toplulaştırılmış verilere dayanılarak ikinci nesil panel birim kök ve eşbütünleşme testleri yardımı ile analiz edilecektir. Bu amaçla yatırım-tasarruf ilişkisi konusunda kısa ve uzun dönem ilişkileri incelemek için sağlam bir araç olan Feldstein-Horioka Bulmacası çerçevesinde bir analiz yapılmıştır. Analiz sonuçları beklentilere paralel olarak sermaye hareketliliğinin ülke grupları arasında gelişmişlik düzeyine bağlı olarak farklılaştığını açık bir şekilde ortaya koymaktadır
Risk İştahı ile Petrol Fiyatları, Döviz Kuru, Altın Fiyatları ve Faiz Oranları Arasında Nedensellik Analizi: Türkiye Örneği
Bu çalışmada Özyeğin Üniversitesi ve Merkezi Kayıt Kuruluşu işbirliği ile haftalık olarak yayımlanan ve finans dünyası tarafından finansal istikrar göstergesi olarak ifade edilen, tüm yatırımcı tiplerine ait risk iştahı verileri ile petrol fiyatları, döviz kurları, altın fiyatları ve faiz oranları arasında tek yönlü bir nedensellik ilişkisinin var olup olmadığı incelenmiştir. 2008-2015 dönemlerine ait haftalık veriler kullanılarak gerçekleştirilen çalışmada Granger (1969) Nedensellik Testi ile Breitung ve Candelon (2006) Frekans Nedensellik Testi uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar petrol fiyatlarından risk iştahına doğru uzun dönemli bir nedenselliği ortaya koymakla birlikte döviz kurundan risk iştahına doğru kısa, orta ve uzun dönemli bir nedensellik ilişkisinin olduğunu göstermektedir. Altın fiyatları ve faiz oranlarında oluşan değişimlerin, yatırımcıların risk iştahında kısa süreli bir nedensel etkiye sahip olduğu; uzun dönemde ise ilgili faktörlerin yatırım tercihleri üzerinde bir etkiye sahip olmadığı sonucuna ulaşılmıştır
Türk Turizm Sektörünün Türkiye Ekonomisine Olan Etkilerinin Girdi-Çıktı Analiziyle İncelenmesi
Turizm sektörünün ekonomik, toplumsal ve çevresel birçok etkisi bulunmaktadır. Ekonomik bağlamda milli gelirin artmasında, ödemeler dengesi açıklarının kapatılmasında, istihdam ve katma değer yaratılmasında önemli bir yere sahiptir. Bununla birlikte diğer sektörlerle de mal ve hizmet alışverişinde bulunmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye ekonomisinin öncü sektörlerinden biri olan turizm sektörünün diğer sektörlerle üretim ilişkisi ve sektörel ağırlığı girdi-çıktı yöntemi ile analiz edilmektedir. Yapılan analizler sonucunda turizm sektörünün geri bağlantıları kuvvetli çıkmış ve kilit sektör sıralamasında ikinci kategoride yer aldığı görülmüştür. Bunun sonucu olarak turizm sektörü ekonomiyi uyarıcı ve canlandırıcı bir sektör olarak belirlenmiştir.
Katılımcı Karar Verme Değişime Karşı Tutumu Etkiler mi? Kalite Belgesi Alım Sürecinden Geçmekte Olan Özel Bir Hastanede Uygulama Çalışması
Değişimin kaçınılmaz bir süreç olduğu organizasyonlarda, çalışanların bu sürece karşı tutumları işletmeler için büyük önem taşımaktadır. Değişim sürecinde alınan kararlara karşı çalışanların direncini engellemek, çalışanların sürece katkıda bulunmalarını sağlamak için katılımlarının önemsendiğini hissetmeleri gerekir. Buradan hareketle bu çalışmada; katılımcı karar verme ve değişime karşı tutum değişkenleri kavramsal olarak incelenmiş, literatür incelemesi yapılmış ve değişim sürecinden geçmekte olan özel bir hastane çalışanlarından elde edilen verilerle çalışanların kararlara katılımlarının değişime karşı tutumları üzerindeki etkisini ortaya koymak amaçlanmıştır.
Kurumsal Sürdürülebilirlikte Sürdürülebilir İnsan Kaynakları Yönetiminin Rolü Üzerine Bir İçerik Analizi
Bugün neredeyse her alanda karşımıza çıkan sürdürülebilirlik kavramına olan ilgi, işletme biliminde de her geçen gün artmaktadır. Bu ilginin kaynağının en temel nedeni, işletmelerin yarınlarda var olma çabası içinde olmalarıdır. İşletmelerin yarınlarını güvence altına alabilmeleri ve kurumsal sürdürülebilirliklerini devam ettirebilmeleri için ekonomik, sosyal ve çevresel boyutları içinde barındıran sürdürülebilirlik perspektifinde ve kurumsal yönetim ilkeleri doğrultusunda bir yönetim anlayışı benimsemeleri gerekmektedir. Bu anlayış doğrultusundaki işletmeler, sürdürülebilirliğin her bir boyutunu ihmal etmeden dengeli bir yaklaşımla ele alarak, kurumsal sürdürülebilirlik stratejilerini oluşturmakta ve buna yönelik çalışmalarını da sürdürülebilirlik ve/veya faaliyet raporları aracılığıyla yayımlamaktadırlar. Şüphesiz ki; bir işletmenin en değerli kaynağı, insan faktörüdür. O halde, kurumsal sürdürülebilirlik çerçevesindeki bir yönetim anlayışından söz edebilmek için, insan kaynakları biriminin yadsınamaz desteği kabul edilmelidir. Bu çalışma, BIST Sürdürülebilirlik Endeksine dâhil olan şirketlerin, Guerci ve Pedrini (2014) tarafından yapılan bir çalışmanın sonucunda kategorize edilen sürdürülebilir insan kaynakları süreç ve uygulamalarına ne derece uyum sağladıklarını içerik analizi yöntemiyle incelemeyi amaçlamaktadır
Türkiye’de Doğrudan Yabancı Yatırımlar, Turizm ve Dışa Açıklık Arasındaki İlişki: 1974-2014 Dönemi
Bu çalışmada, 1974-2014 dönemi Türkiye ekonomisinde doğrudan yabancı yatırımlar (FDI), dışa açıklık (DA) ve turist sayısı (TS) değişkenleri arasındaki ilişki ARDL ve Dolado-Lütkepohl (DL) Granger Nedensellik yaklaşımları kullanılarak araştırılmıştır. DL Granger Nedensellik testi sonucunda; doğrudan yabancı yatırımlar ile dışa açıklık arasında çift yönlü pozitif bir nedensellik ilişkisi, turist sayısından doğrudan yabancı yatırımlara ve dışa açıklıktan turist sayısına doğru tek yönlü pozitif bir nedensellik ilişkisinin var olduğu sonucuna ulaşılmıştır. ARDL analizi sonucunda, doğrudan yabancı yatırımlar üzerinde turist sayısı ve dışa açıklık değişkenlerinin etki ettiği tespit edilmiştir. Bulgular, doğrudan yabancı yatırımlar, dışa açıklık ve turist sayısının birbirini etkilediğini göstermektedir.
Tüketici Davranışlarında Statü Kaygısı ve Sosyoekonomik Belirleyenleri
Bu çalışmada anket verileri kullanılarak tüketici davranışlarında statü kaygısının rolü, bu kaygının ön plana çıktığı alanlar ve determinantları incelenmektedir. Ampirik bulgular statü kaygısının fiziksel çekicilik, fiziksel yetenek, çocuğun eğitimi ve kimi tüketim kararlarında diğerlerine göre çok daha baskın olduğunu gösterdiği gibi özellikle yaş, eğitim ve gelir seviyesi ile statü kaygısı arasında güçlü ilişkinin varlığını da gözler önüne sermektedir. Son olarak elde edilen bulgular ışığında statü kaygısının bireylerin tüketici davranışı üzerindeki rolü ve bunun makroekonomik sonuçları tartışılmaktadır
Yeni Ürün Geliştirme Takımlarında Güven ve Takım Öğrenmesi
Farklı örgütsel seviyelerde güven ve öğrenme üzerine yapılan çalışmaların yanı sıra, güvenin takım bağlamında bilgi paylaşımı ve edinimi için önemli bir faktör olduğunu bildiren birtakım çalışmalar bulunmaktadır. Ancak bugüne kadar yeni ürün geliştirme takımlarında (new product development – NPD) Takım Güveni ve Takım Öğrenmesi ilişkileri hakkında çok az tartışma yapılmıştır. Bu çalışma, Takım Güveninin, çeşitli takım faktörleri (Takım Üyesi Deneyimi, Takım İstikrarı ve Takım Otonomisi) ve Takım Öğrenimi arasında arabuluculuk etkisi olup olmadığını incelemeyi amaçlamaktadır
Teknolojik İnovasyonun İhracat Üzerindeki Etkisi: Türkiye-AB (15) Ülkeleri Örneği
İnovasyon, ülkelerin daha nitelikli bir ihracat yapısına sahip olabilmeleri konusunda oldukça önemli bir faktördür. İnovasyona dayalı ürünler üreterek küresel piyasalarda tercih edilebilirliğini arttıran ülkeler bu noktada pek çok ülkeden ayrışmaktadır. Bu çalışmada, teknolojik inovasyonun ihracat üzerindeki etkisi incelenmiştir. 1998-2013 dönemini kapsayan çalışmada öncelikle TAI ve Ar-Co endeksleri referans alınarak teknolojik inovasyon endeks değerleri hesaplanmıştır. Bu veriler modellerde bağımsız değişken olarak kullanılmıştır. Çalışmanın ikinci aşamasında Türkiye’nin AB-15 ülkelerine yaptığı toplam ihracat, yaygın ve yoğun ihracat olarak bileşenlerine ayrıştırılmıştır. Yaygın ihracattaki artış, niteliksel artışı, yoğun ihracattaki artış ise niceliksel artışı ifade etmektedir. Elde edilen ihracat verileri bağımlı değişken olarak modellerde kullanılmıştır. Teknolojik inovasyonun yaygın ve yoğun ihracat üzerindeki etkisi Panel ARDL yöntemi ile analiz edilmiştir. Analiz sonucuna göre, teknolojik inovasyonun yaygın ihracat üzerinde etkisi olduğuna ilişkin kuvvetli bir bulgu elde edilememiştir. Diğer taraftan, yoğun ihracatı istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif etkilediği tespit edilmiştir