Doğuş Üniversitesi Dergisi
Not a member yet
    522 research outputs found

    Türkiye 2023 Yılında Dünyanın On Büyük Ekonomisinden Biri Olabilir mi?

    Get PDF
    This article inquires as to whether Turkey can be among the ten largest economies of the world in 2023. According to the theory of growth, saving and investment, human capital, research and development efforts and the resulting technological development are the factors that cause economies to grow. The saving and investment ratios of Turkey have been declining since 1988. The average level of education of the labor force and the quality of education are both improving, but according to the predictions in this article, in 2023, the education level of the labor force will continue to be below most of Turkey’s rivals. Research and development efforts are also improving, but considering the other negative developments, it is concluded that the progress in research and development will be insufficient to take Turkey into the group of top ten countries in 2023.Bu makalede Türkiye’nin 2023 yılında dünyanın on büyük ekonomisinden biri olup olamayacağı araştırılmıştır. Büyüme teorisine göre büyümenin belirleyenleri tasarruf ve yatırımlar, beşerî sermaye ve araştırma-geliştirme çabalarının sağladığı teknolojik gelişmedir. Türkiye’nin tasarruf ve yatırım oranları 1988’den beri azalmaktadır. İşgücünün ortalama eğitim seviyesi ve kalitesi giderek yükselmekte ve Türkiye’nin rakipleriyle arasındaki fark kapanmaktadır, ama bu makaledeki tahmine göre, 2023 yılında Türkiye işgücünün eğitim seviyesi ve kalitesi rakiplerinin çoğunun gerisinde kalmaya devam edecektir. Araştırma-geliştirme çabaları da hızla artmaktadır, ama diğer olumsuz gelişmeler dikkate alındığında, araştırma-geliştirme çabalarındaki gelişmenin, 2023 yılında, Türkiye’yi ilk on ülke arasına sokmaya yetmeyeceği sonucuna varılmıştır

    Editörden

    Get PDF

    Yükseköğretim Finansmanı: Türkiye İçin Model Önerileri

    Get PDF
    This study considers financial models which are proposed to compensate the education and living expenses of the students who want to take higher education services. For a number of years the higher education financing system applied in the United States and England has provided possibility to get high education for a larger number of citizens while greatly supported research budgets of the universities, ultimately become the driving force of their economy. All proposed financing models in this study are based on the philosophy of “win-win”. These models offer ways for a better use of scarce resources, promote a faster and qualified growth of the universities, and in conclusion form a basis for sustainable economic growth.Bu çalışma, yükseköğretim hizmeti almak isteyen öğrencilerin eğitim ve yaşam giderlerini karşılamaya yönelik, önerilen finansman modellerini tartışmaktadır. Uzun yıllardır Amerika ve İngiltere gibi ülkelerde uygulanmakta olan yükseköğretim finansman sistemleri, daha çok sayıda yurttaşının yükseköğrenim görmesini sağlarken, üniversitelerin de daha çok gelir kazanarak araştırma bütçelerini arttırabilmesini ve büyümesini desteklemiş ve sonuçta ekonomik büyümelerinin itici bir gücü haline gelmiştir. Bu araştırmada yükseköğretim sistemimiz için dört farklı finansman modeli önerilmektedir. Önerilen tüm modeller “kazan-kazan” felsefesine dayanarak, kıt kaynakların daha verimli kullanımı için yeni yollar önerirken, üniversitelerimizin daha hızlı ve kaliteli eksenli büyümelerini teşvik etmekte ve sonuçta sürdürülebilir bir ekonomik büyümeye sahip olabilmemiz için temel oluşturmaktadır

    Interlinkages between Openness and Foreign Debt in Pakistan

    Get PDF
    Makale, 1972'den 2010'a dek olan dönem için çeyrek dönem verileri kullanarak, Pakistan'daki dış ticaret serbestliğinin dış borç üzerine olan etkisini ampirik olarak incelemektedir. Modeldeki potansiyel içsellik probleminin üstesinden gelmek için Genelleştirilmiş Momentler Yöntemi (GMM) tahmin tekniği kullanılmıştır. Çalışma, dış ticaret açıklığının dış borç üzerinde anlamlı bir pozitif etkisi olduğunu ortaya çıkarmaktadır. Sonuçlar farklı model tanımlamalarına göre robust bulunmuştur. Sonuçlar ayrıca dış borcun belirlenmesinde diğer değişkenlerin rolünün de altını çizer. Döviz rezervleri ve doğrudan yabancı yatırımların borç üzerine anlamlı bir negatif etkisi varken, ticaret hadleri, mali açık ve enflasyon dış borcu anlamlı bir şekilde pozitif olarak etkiler.The paper empirically studies the impact of trade openness on foreign debt in Pakistan using quarterly data for the period 1972 to 2010. Generalized method of Moments (GMM) estimation technique is applied to overcome the potential endogeneity problem in the model. The study reveals a significant positive effect of trade openness on foreign debt. The results are robust to different model specifications. The results also highlight the role of other variables in determining external debt. Terms of trade, fiscal deficit and inflation significantly positively affect foreign debt; while foreign Exchange reserves and foreign direct investment have significant negative impacts on foreign trade

    Trading Volume Trend As the Investor’s Sentiment Indicator in Istanbul Stock Exchange

    Get PDF
    Bu çalışmada işlem hacmi değişimlerinin ilgili hisse senedinin fiyatına etkileri ve hisse senedinin getirisini tahmin etmedeki etkinliği incelenmektedir. Yatırımcı duyarlılığı belirli bir finansal varlığa rasyonel olmayan yatırımcılar tarafından gösterilen ilginin rasyonel yatırımcılar tarafından rasyonel yatırımcı tarafından gösterilen ilgiliye oranıdır. Baker ve Stein’ın da çalışmalarında belirttiği gibi bir hisse senedi üzerinde yatırımcı duyarlılığının etkinliğini gösteren, birim zamandaki işlem hacmi değişimini gösteren ve işlem hacmi trendi olarak tanımlanan bu değişkendeki artışlar aynı zamanda yatırımcı duyarlılığının artışını temsil etmektedir.Bu çalışmada IMKB’deki tüm hisse senetlerinin işlem hacmi trendi karakteristiklerinin gözlemlenmesi hedeflenmektedir. Sonuçta işlem hacmi trendine ilişkin neredeyse tüm beta katsayıları pozitif bulunmuştur. Bu işlem hacmi trendi ile hisse senedi getirilerindeki doğrusal ilişkiyi yansıtmaktadır.This study relates the changes of trading volume to investor sentiment, and investigates its ability in predicting stock returns. Investor sentiment is the enthusiasm of irrational investors on an asset, relative to that of rational investors. Having investigated the effects of Investor Sentiment on Stock Prices, Baker and Stein argued that an increase in trading volume reflects a rise in investor sentiment, which can be defined as the change in trading volume per unit of time; called the trading volume trend, it can be used as a measure of investor sentiment on individual stocks. This work aims to find out the volume trend characteristics of all listed equities in the Istanbul Stock Exchange. Results suggest that almost all beta coefficients of volume trend values have positive signs, which reflects the positive contribution of volume changes on the corresponding stock returns

    Kritik (Kriz) Dönem Enflasyon Hesaplamalarında Bulanık Regresyon Tahminlemesi

    Get PDF
    Inflation targeting is defined as the determination of an acceptable inflation rate for a specific period of time by considering the general variables and data of inflation and also as the implementation of monetary policies in such a way that they can reach predetermined rates. Accurate inflation estimates are needed to reach the targets. Acquiring the estimations accurately leads to correct decisions. Fuzzy regression method is a method that gives successful results when classical regression estimates cannot be obtained. During the periods when Turkey undergoes economical crisis, it is difficult to make accurate inflation estimates. More reliable estimates can be made with the help of fuzzy regression models. In this study, inflation estimates were obtained through fuzzy regression model estimation and the results were interpreted.Enflasyon hedeflemesi, ekonominin genel değişkenlerinin ve verilerinin dikkate alınarak belirli bir dönem için kabul edilebilir bir enflasyon oranının belirlenmesi ve para politikalarının belirlenen orana ulaşacak şekilde yürütülmesi olarak tanımlanmaktadır. Hedeflere ulaşabilmek için güçlü enflasyon tahminlerine gereksinim duyulmaktadır. Öngörülerin doğru bir şekilde elde edilmesi daha doğru kararlara neden olmaktadır. Bulanık regresyon yöntemi, klasik regresyon varsayımlarının sağlanmadığı durumlarda başarılı sonuçlar veren bir yöntemdir. Türkiye’nin ekonomik kriz yaşadığı dönemlerde güçlü enflasyon tahminleri yapmak oldukça zor olmaktadır. Bulanık regresyon modelleri yardımıyla daha güvenilir tahminler elde edilebilmektedir. Bu çalışmada, bulanık regresyon model tahminlemesi ile kritik dönemler için enflasyon tahminleri elde edilmiş ve sonuçlar yorumlanmıştır

    Sağlık Kuruluşlarında Örgütsel Adalet Algılarının Örgütsel Bağlılığa Etkisi

    Get PDF
    The purpose of this study is to explore the relationship between organizational justice and organizational commitment in the healthcare sector. The data was collected through a survey that was administrated to 423 health employees in five hospitals in Sakarya. The data was collected with a Perception of Fair Interpersonal Treatment Scale and Organizational Commitment Scale. According to results, normative commitment sub dimensions of organizational commitment were effected by organizational justice sub dimensions (the relations with supervisors and the relations with employees). Organizational justice dimensions contributed 12% of the variance for affective commitment and contributed 11% of the variance for normative commitment.Bu araştırmanın amacı, örgütsel adalet ve örgütsel bağlılık kavramları arasındaki ilişkiyi sağlık sektöründe incelemektir. Araştırmanın verileri, Sakarya ilinde bulunan beş hastanede çalışan 423 sağlık çalışanına uygulanan anket yoluyla toplanmıştır. Çalışmada sağlık çalışanlarının örgütsel adalet algılamalarını ölçmek için, amirlerle ilişkiler ve çalışanlarla ilişkiler boyutlarından oluşan Örgütsel Adalet Ölçeği; örgütsel bağlılıklarını ölçmek için ise duygusal, devamlılık ve normatif bağlılık boyutlarından oluşan Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre, örgütsel adaletin boyutları örgütsel bağlılığın duygusal ve normatif bağlılık boyutlarını etkilemektedir. Sonuçlar örgütsel adalet boyutlarının, duygusal bağlılığa ilişkin varyansın %12’sini ve normatif bağlılığa ilişkin varyansın da %11’ini açıkladığını göstermektedir

    Türkiye ve Seçili AB Ülkeleri Açısından Enflasyon Sürekliliğinin Analizi

    Get PDF
    In terms of implementation and provision of success of economic policies, it is an important issue that the resulting shocks in macro variables caused from a variety of reasons are temporary or permanent. The comprehension that increases policy makers’ credibility and also mediates the formation of expectations management on economic units causes a more stable economic process when this comprehension perceives the response rate given to the shocks in macro variables. This study searches the persistence of inflation for 11 EU countries and Turkey reaches the following evidence; for Germany, Italy and Portugal, an inflation existing after a shock converges fast to its own average value, the inflation series related to these countries is stationary and inflation persistence has remained at a low-level for these countries. When the Lucas criticism is considered, inflation returns to it’s own average level rapidly and the inflation persistence is in a low level for Germany, Austria, Finland, France, Netherland and Italy.İktisat politikalarının uygulanması ve başarı koşulunun sağlanabilme açısından makro değişkenlerde görülen şokların geçici mi yoksa kalıcı mı olduğu oldukça önemlidir. Politika uygulayıcılarının kredibilitesini artıran aynı zamanda iktisadi birimler üzerinde olumlu beklenti yönetiminin oluşmasına aracılık eden anlayışın, makro değişkenlerdeki şoklara verilen tepki hızını algılaması daha istikrarlı bir ekonomik sürecin yaşanmasına neden olmaktadır. Bu noktadan hareketle 11 AB ülkesi ve Türkiye için enflasyon direncinin araştırıldığı bu çalışmada Almanya, İtalya ve Portekiz ülkeleri için bir şok sonrası enflasyonun kendi ortalama değerine hızlı bir şekilde yakınsadığı, ilgili ülkelere ait enflasyon serisinin trend durağan olduğu ve enflasyon direncinin düşük düzeyde kaldığı bulunmuştur. Lucas eleştirisi dikkate alındığında ise Almanya, Avusturya, Finlandiya, Fransa, Hollanda ve İtalya’da enflasyon kendi ortalama düzeyine hızlı bir şekilde geri dönmekte ve enflasyon direnci ilgili ülkelerde düşük düzeyde kalmaktadır

    Türkiye’nin Tarıma Dayalı Sanayi Politikası (1923-1938)

    Get PDF
    Poverty was at its highest level during the first years of the Republic of Turkey. As a consequence of the wars; workforce declined, production fell down, a famine occurred and epidemic diseases spread. Wheat was being imported even though about 76 % of the population lived in the rural areas. Hence, an emergency development policy was formed, which was realizable, in accord with economic and social structures of Turkey, and based on its own resources. In this research, the agriculture-based industrial policy is reviewed, which was developed with a strategic approach and as an emergency development action. The data obtained are presented and assessed in a manner to be compared with the previous years. In addition, it is determined and commented on that an economic aspect is present within Turkey’s threat perception. Thereby, a significant relationship is revealed between the development thrust initiated and the period’s conjuncture. The most utilized sources were archive documents, official statistics and the Official Gazette.Cumhuriyet’in ilk yıllarında yoksulluk had safhadaydı. Savaşların bir sonucu olarak iş gücü azalmış, üretim düşmüş, kıtlık oluşmuş ve salgın hastalıklar yaygınlaşmıştı. Nüfusun yaklaşık % 76’sı kırsalda yaşamasına rağmen, buğday ithal ediliyordu. Bunun için Türkiye’nin iktisadi ve sosyal yapısına uygun, öz kaynaklarına dayalı, gerçekleşebilir acil kalkınma politikası oluşturuldu. Bu araştırmada, acil kalkınma eylemi olarak stratejik bir yaklaşımla geliştirilen tarıma dayalı sanayi politikası incelenmektedir. Elde edilen veriler, önceki yıllarla karşılaştırılacak tarzda sunulmakta ve değerlendirilmektedir. Ayrıca Türkiye’nin tehdit algılamasında iktisadi bir yön olduğu tespit edilerek yorumlanmaktadır. Böylece başlatılan kalkınma hamlesi ile dönemin konjonktürü arasında anlamlı bir ilişki olduğu ortaya çıkarılmaktadır. Arşiv belgeleri, resmî istatistikler ve Resmî Gazete en çok yararlanılan kaynaklar olmuştur

    MYO Öğrencilerinin İngilizce Hazırlık Eğitimine Yönelik Tutumları: Isparta MYO Turizm ve Otel İşletmeciliği Örneği

    Get PDF
    In our country the most important branch of vocational and technical education is vocational schools. In these schools, it is essential to give an education which can respond to the expectations of the business community and meet the interests and needs of students. Foreign language education is part of this process. Foreign language has become compulsory at every stage of developing and changing business world. To meet this need, compulsory English preparatory classes in vocational schools have been implemented. In this study, it has been aimed to emphasize the importance of compulsory foreign language education upon students. In this respect, a questionnaire aimed at students' perspectives on foreign language education has been prepared and implemented. As a result of analysis, it has been understood that students have comprehended the necessity of education in foreign language preparatory class. However, it has been determined that students have deficiencies in acquiring speaking skills within foreign language education.Ülkemizde mesleki ve teknik eğitimin en önemli kolu MYO’dır. Bu okullarda iş dünyasının beklentilerine cevap verebilecek, öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarını karşılayacak bir eğitimin verilmesi esastır. Yabancı dil eğitimi bu sürecin bir parçasıdır. Gelişen ve değişen iş dünyasının her aşamasında yabancı dil bir zorunluluk halini gelmiştir. Bu ihtiyacı karşılamak için MYO’larında zorunlu İngilizce hazırlık sınıfları hayata geçirilmiştir. Bu çalışmada zorunlu yabancı dil eğitiminin öğrenciler üzerindeki öneminin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu doğrultuda öğrencilerin yabancı dil eğitimine bakış açılarına yönelik anket hazırlanmış ve uygulanmıştır. Analiz sonucunda öğrencilerin yabancı dil Hazırlık Sınıfı eğitiminin gerekliliğini kavradıkları anlaşılmıştır. Ancak öğrencilerin yabancı dil eğitiminde konuşma becerisi kazandırılması konusunda eksiklikleri olduğu saptanmıştır

    446

    full texts

    522

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Doğuş Üniversitesi Dergisi
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇