DoÄuÅ Ãniversitesi Dergisi
Not a member yet
522 research outputs found
Sort by
Conceptual Approach to the Organizational Trust Building in Commitment Perspective
Güven her türlü sosyal ilişkinin öncülü olan psikolojik bir faktördür. Bir ülke içindeki güven düzeyi o ülkenin kültürü ile bağlantılıdır ve ülkenin sosyal sermayesini oluşturur. Örgütsel güven ise, risk içeren durumlarda bile çalışanın örgütün kendisini etkileyecek uygulama ve politikalarına karşı kendini koruma ihtiyacı duymaması olarak tanımlanabilir. Örgütsel bağlılık, çalışanların örgüt amaçlarını ve değerlerini içselleştirmesi ve örgüt içerisinde kalma isteği oluşturması olarak tanımlanabilir. Örgütsel güven bağlılık açısından değerlendirildiğinde, güven bağlılığın en önemli öncülü olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmada, literatürde yer alan örgütsel güven ve bağlılık alanındaki çalışmalar incelenmiş, örgütsel güvenin bağlılık perspektifinden nasıl tesis edileceği ile ilgili kavramsal bir yaklaşım geliştirilmiştir.Trust is a psychological factor that is the premise of social relations. The trust level in a country is connected with the culture and forms the social capital. Organizational trust may be defined that the employees don’t require protecting themselves against the policies of organization which would affect them. Organizational commitment is defined that the employees internalize the organization values and creating the will of staying in the organization. The trust is considered as the most important premise of commitment. In this study the conceptual approach is developed how the organizational trust would be built in the commitment perspective
Batum’da Turizmin Gelişimi ve Bölge Gelişimine Katkısı
Tourism signifies great importance to developing countries like Georgia, where physical investment and technical specialization are insufficient. Even if it is not the engine of the long-term sustainable growth, tourism is important for Georgia to provide foreign investment, to compensate the low productivity in agricultural economy, and to reduce the unemployment by providing employment to the unskilled population. This article describes the development of tourism in Adjara region, examines and discusses actors in public and private sector, current strategies, and future plans. Interviews and surveys with local government executives, political leaders, and hotel managers are used as the primary data source; whereas statistical data and reports obtained from official sources are used as secondary data sources.Turizm, Gürcistan gibi fiziki sermayenin ve teknik uzmanlaşmanın yetersiz kaldığı gelişmekte olan ülkeler için büyük önem arz etmektedir. Uzun dönemli sürdürülebilir büyümenin tek başına motoru olmasa bile, turizmin gelişmesi Gürcistan için yabancı yatırımların ülkeye gelmesi, tarımsal ekonomideki düşük verimliliğin telafi edilmesi ve kalifiye olmayan nüfusun işsizlikten kurtarılıp istihdam edilmesini sağlaması açısından önemlidir. Bu makale, Acara bölgesindeki turizmin gelişmesini, kamu ve özel sektördeki aktörleri, mevcut stratejileri ve geleceğe ilişkin hedefleri inceler ve tartışır. Konunun analizinde birincil veri kaynakları olarak yerel kamu yöneticileri, siyasi liderler ve turistik tesis yöneticileri ile yapılan röportajlar ve anketler; ikincil veri kaynakları olarak Gürcistan resmi kaynaklarından alınan istatistik veriler, raporlar ve analizler kullanılmıştır
The Relationship between Stock Performance and the Efficiency in Turkish Banking Sector
Bu çalışma Türkiye’deki bankacılık sektöründeki hisse senedi performansı ve etkinlik arasındaki ilişkiyi analiz etmektir. Etkinlik analizleri Stokastik Frontier Analizi (SFA) ile gerçekleştirilmiştir. Daha sonra bir hisse senedi performans ölçümü olarak piyasa defter değeri, panel veri analizleri kullanılarak etkinliğin oransal değişimiyle regresyona tabi tutulmuştur. SFA, şube başına çalışan sayısı ve banka yaşı hisse senetlerinin etkinlikleri üzerinde negatif yoğunlaşma oranı ve sermaye yeterlilik oranı pozitif bir etkiye sahip olduğunu göstermiştir. Sonuçlar aynı zamanda hisse senedi performansını değerlendirirken bankaların etkinlik seviyesini anlamlı bir faktör olarak dikkate aldıklarını göstermiştir.This study aims to investigate the relationship between efficiency and the stock performance of the banking sector in Turkey. Efficiency analysis is conducted via Stochastic Frontier Analysis (SFA). Subsequently, the market-to-book value as a measure of stock performance is regressed against the percentage change in efficiency using panel data analysis. SFA shows that the concentration ratios and capital adequacy ratio have a positive effect on the efficiency of stocks, whereas the number of employees per unit of branches and age influence stocks negatively. The results also show that investors perceive efficiency to be a significant factor in terms of stock performance
Uluslararası Girişimcilik ile İhracat Pazar Performansı Arasındaki İlişki: Türkiye’deki İhracatçı İşletmeler Örneği
The purpose of this study is to investigate the relationship between international entrepreneurship of exporters in Turkey and their export market performance. In respect, the research inquires two general questions; “Is there a link between firms’ entrepreneurial behaviors and their success in export markets?” and “Does the level of internationalization make any difference in export market performance?”. The study, which considers international entrepreneurship within the resource - based perspective, is assumed original in terms of research design, since the observations are independent of any industry or geographical region in Turkey. The findings reveal that firms’ entrepreneurial orientation and behaviors in international markets have positive effects on their export performance and there is a significant difference in export market success between internationalized firms and others.Bu çalışmanın amacı, Türkiye’deki ihracatçı işletmelerin uluslararası girişimciliği ile ihracat pazar performansları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaçla, araştırma “işletmelerin girişimcilik özellikleri ile ihracat pazarlarındaki başarıları ilişkili midir?” ve “uluslararasılaşma düzeyi ihracat pazar performansını farklılaştıran bir unsur mudur?” sorularına cevap aranmaktadır. Uluslararası girişimcilik kavramının kaynak temelli yaklaşım çerçevesinde ele alındığı araştırmanın, gözlemlenen işletmelerin Türkiye’deki herhangi bir coğrafi bölge veya sektöre bağımlı olmaması dolayısıyla, tasarım açısından özgün değer taşıdığı düşünülmektedir. Araştırma bulgularına göre yurtdışı pazarlara dönük girişimciliğe dair yönelim ve davranışların, ihracat performansına olumlu etkisi olduğu ve uluslararasılaşma düzeyi yüksek işletmeler ile diğerleri arasında ihracat pazar performansı açısından anlamlı farklılık bulunduğu ortaya çıkmaktadır
Banka Kredilerinde Ters Seçim ve Ahlaki Tehlike Etkisi
The Stiglitz-Weiss model suggests that interest rate is the most important factor affecting the degree of adverse selection and moral hazard in credit markets. A higher interest rate increases the number of more risky customers and decreases the possibility of repayment of loans. This paper studies the effect of credit interest rate on the ratio of non-performing credit. Using data for the period 2003:01-2013:02, a causality test was applied to credit interest rate and non-performing credit. The findings indicate that a bilateral causal relationship exists between the variables.Stiglitz-Weiss modelinde, kredi piyasalarında ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerinin derecesini etkileyen en önemli faktör olarak faiz oranı gösterilmektedir. Daha yüksek faiz oranının, daha riskli kredi müşterilerinin sayısını artırarak, kredilerin geri ödenme ihtimalini azaltacağı ileri sürülmektedir. Bu makalede, kredi faiz oranlarının geri ödenmeyen krediler oranına etkisi incelenmektedir. 2003:01-2013:02 dönemi kredi faiz oranları ile geri ödenmeyen krediler arasında Granger nedensellik testi uygulanmış, her iki değişken arasında iki yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir
İş-Aile ve Aile-İş Çatışması ile Bireysel Performans Etkileşiminde Meslekî Bağlılığın Aracı Rolü: Hemşireler Üzerinde Bir Araştırma
The conflicts between work-family (WFC) and family-work (FWC) negatively affect individual performance. This research was intended to explain the mediating role of occupational commitment in the interaction between individual performance and perceptions of WFC with FWC. The research was conducted via internet and used drop and collect method on an easy sample group composed of 464 nurses in public and private health sectors. The study shows that there are significant relationships between WFC and FWC, occupational commitment and individual performance and also significant differences in the context of demographic variables. It is determined the significant partial mediating effect of occupational commitment in the interaction of FWC and individual performance whereas the mediating effect of occupational commitment between WFC and individual performance is nonsignificant.İş-aile (İAÇ) ve aile-iş çatışmaları (AİÇ) bireysel performansını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu araştırmada bireysel performans ile İAÇ ve AİÇ arasındaki etkileşimde meslekî bağlılığın aracı rolünün açıklanması hedeflenmiştir. Araştırma kamu ve özel sağlık sektöründeki 464 hemşire üzerinde, internet kanalıyla, topla-bırak yöntemiyle, kolayda örneklem alınarak gerçekleştirilmiştir. Hemşirelerin İAÇ ve AİÇ algıları, meslekî bağlılık ve bireysel performans arasında anlamlı ilişkiler ile demografik değişkenler bağlamında da anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. AİÇ ile bireysel performans etkileşiminde meslekî bağlılığın kısmî aracılık etkisi mevcutken, İAÇ ile bireysel performans etkileşiminde meslekî bağlılığın aracılık etkisi olmadığı bulgulanmıştır
ÇKE Hipotezi Yükselen Piyasa Ekonomileri İçin Geçerli mi? Panel Veri Analizi
In this study, it is aimed to test the EKC hypothesis for 4 emerging countries through panel data analysis. However, the presence of slope heterogeneity and cross-sectional dependence is first tested. After that, under the presence of heterogeneity and independence, panel unit root tests of Im et al. (2003), Maddala and Wu (1999), and Choi (2001), bootstrap ECM cointegration test of Westerlund (2007), and FMOLS estimator of Pedroni (2000) are applied. At the last stage, based on PVECM (panel vector error correction model), the direction of short and long-run causalities are defined. The results imply that there is only a unidirectional long-run causality running from economic growth and energy consumption to emissions. This result also provides some policy implications for the long-run.Bu çalışmada, 4 yükselen piyasa ekonomisi için ÇKE hipotezi panel veri analizi ile test edilmektedir. Fakat öncelikle, eğim parametrelerinin heterojenliği ve yatay kesit bağımlılığının varlığı test edilmektedir. Daha sonra, heterojenite ve bağımsızlık durumu altında, Im vd. (2003), Maddala ve Wu (1999) ile Choi (2001)’e ait panel birim kök testleri, Westerlund (2007)’un bootstrap ECM eşbütünleşme testi ve Pedroni (2000)’ye ait FMOLS tahmincisi kullanılmaktadır. Son aşamada ise, panel hata düzeltme modeli (PVECM) oluşturularak, kısa ve uzun dönem nedenselliğinin yönü tespit edilmektedir. Sonuçlar, sadece uzun dönemde ekonomik büyüme ve enerji tüketiminden, emisyonuna doğru tek yönlü bir nedensellik ilişkisi olduğunu ortaya koymaktadır. Ulaşılan bu sonuç, uzun dönemde söz konusu ülke örneklemi için birtakım politika önerileri de sunmaktadır