DoÄuÅ Ãniversitesi Dergisi
Not a member yet
522 research outputs found
Sort by
ON THE CAUSAL RELATIONSHIP BETWEEN DEPOSIT RATES IN CONVENTIONAL BANKS AND PROFIT-SHARING RATES IN ISLAMIC BANKS IN TURKEY
This paper empirically investigates whether profit-sharing rates in Islamic banks follow rates of the conventional banks in Turkey over the sample period March 2001 to June 2019 through employing both standard econometric and wavelet approaches. We identify both unidirectional and bidirectional causality between the monthly observations at different time scales. Moreover, the direction of the relationship considerably varies and displays coefficient sign reversal over wavelet scales. Overall, our findings suggest that the rates of return in both banking sectors are not independent of each other and, therefore, have important implications regarding financial stability and risk management
ORTAKLAŞA TÜKETİM GÜDÜLERİ: İKİ-TARAFLI TÜKETİCİ ROLÜNÜN DÜZENLEYİCİ ETKİSİ
Bu çalışma ekonomik, sosyal ve çevresel güdüler ile ortaklaşa tüketime karşı tutum ve ortaklaşa tüketime katılma niyeti arasındaki ilişkiyi incelemek ve tüketicilerin kullanıcı ve sağlayıcı olma isteğinin bu ilişkideki düzenleyici rolünü belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre ekonomik, sosyal ve çevresel güdülerin ortaklaşa tüketime karşı tutum üzerinde ve tutumun da sisteme katılım niyeti üzerinde olumlu etkisi bulunmaktadır. Kullanıcı olma isteğinin güdülerle tutum arasındaki ilişkide düzenleyici bir rolü bulunmamaktadır. Ancak sağlayıcı olma isteği sosyal güdülerle ortaklaşa tüketime karşı tutum arasında düzenleyici role sahiptir.
BENLİK KURGUSU VE MATERYALİZMİN GÖSTERİŞÇİ TÜKETİM EĞİLİMİNE ETKİSİ
Çalışmanın amacı, gösterişçi tüketim eğilimi üzerinde materyalizm ve benlik kurgusunun rolünü ortaya koymaktır. Araştırma kapsamında İstanbul’da yaşayan 18 yaş üstü tüketicilere çevrimiçi anket formu ile ulaşılmıştır. Geçerli 2.157 anketten elde edilen veriler analize tabi tutulmuştur. Araştırma modeli, geçerlilik ve güvenilirlik kriterleri sağlandıktan sonra basamaklı regresyon analizi aracılığıyla test edilmiştir. Analiz sonucunda materyalizm, mutluluğa erişme, sahip olma ve başarı göstergesi olmak üzere tüm boyutlarıyla, benlik kurgusu ise yalnızca ilişkisel benlik boyutuyla gösterişçi tüketim eğilimini olumlu yönde etkilemiştir. Özerk benlik kurgusunun ise anlamlı etkisi saptanmamıştır. Araştırma bulguları teorik ve pratik açıdan tartışılmış, gelecek çalışmalar için öneriler getirilmiştir. Çalışmanın, benlik kurgusunu Türk pazarlama yazınında inceleyen ilk araştırmalardan biri olması yönüyle literatüre katkı sağlaması beklenmektedir
ÖZ YETERLİLİĞİN KARİYER UYUM YETENEKLERİNE ETKİSİNDE PROAKTİF KİŞİLİĞİN ARACI ROLÜ
Öz yeterlilik, proaktif kişilik ve kariyer uyum yetenekleri arasındaki ilişkileri ele alan bu araştırma, İstanbul’daki bir devlet üniversitesinde sosyal bilimler alanında öğrenim gören ön lisans öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ele alınan bu değişkenler arasında pozitif yönlü ilişkiler olduğu ve öz yeterliliğin ve proaktif kişiliğin güncel kariyer yaklaşımları açısından oldukça önemli olan kariyer uyum yeteneğine katkı sağladığı belirlenmiştir. Regresyon analizleri ve Sobel testi sonucunda; öz yeterliliğin kariyer uyum yeteneklerine etkisinde proaktif kişiliğin tam aracı rolü üstlendiği bulgulanmıştır. Farklılık analizleri aracılığıyla öğrencilerin öz yeterliliklerinin demografik özelliklerine göre farklılaşmadığı, proaktif kişilik ve kariyer uyum yeteneklerinin ise sadece okudukları bölüme göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir.
Türkiye’de Enflasyon ve Döviz Kuru Arasındaki İlişki: Granger ve Yoon (2002) Saklı Eşbütünleşme Yaklaşımı
Çalışmada Türkiye’de enflasyon ve döviz kuru arasındaki ilişki 2006:01-2019:02 dönemi için Engle ve Granger (1987) Eşbütünleşme ve Granger ve Yoon (2002) Saklı Eşbütünleşme yaklaşımları ile araştırılmıştır. Engle ve Granger Eşbütünleşme (1987) test sonuçları enflasyon ve döviz kuru arasında uzun dönemde bir ilişkisi olmadığını ortaya koymuştur. Granger ve Yoon (2002) Saklı Eşbütünleşme test sonuçlarına göre; enflasyon ve döviz kuru serilerinin pozitif bileşenleri arasında eşbütünleşme ilişkisi tespit edilmiştir. Döviz kurunda meydana gelen pozitif şoklar enflasyona pozitif olarak yansımaktadır. Elde edilen bu bulgunun önemi politika yapıcılara döviz kurunda meydana gelecek piyasa şartlarından kaynaklanmayan şokların kontrol edilebilmesi durumunda enflasyon ile mücadele edilebileceğini ortaya koymasıdır
Yeni Ürün Geliştirme Takımlarında Hata Yönetimi
Tüketici istek, ihtiyaç ve taleplerinin hızla değişmesi, gelişmekte olan yeni teknolojiler ve firmalar arasındaki yoğun rekabet firmalardaki ürün geliştirme projelerinin ve faaliyetlerinin başarısını giderek daha kritik bir öneme taşımıştır. Bu çerçevede araştırmalar ürün geliştirme takımlarının başarısına etki eden faktörler üzerinde yoğunlaşmaktadır. Ancak özellikle başarılı bir hata yönetiminin firma performansı üzerindeki etkisinden çokça bahsedilmesine rağmen, ilginç bir şekilde ürün geliştirme takımlarında hata kavramı ile ilgili literatürde çok az sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu nedenle takım seviyesinde ürün geliştirme faaliyetleri boyunca hata yönetim sürecinin açıklanmasında çok fazla yol alınamadığı ve daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğu dikkat çekmektedir. Bu çalışmanın amacı ürün geliştirme takımları bağlamında hata yönetimine ilişkin derinlemesine literatür analizi sunularak teorik ve ampirik araştırmalara destek sağlamaktır
Doğal Karar Verme Ölçeği (DKVÖ): Kavramsal Tanım ve Ölçek Geliştirme Çalışması
Bu çalışmanın amacı doğal karar verme davranışlarını ölçmede kullanılabilecek “Doğal Karar Verme Ölçeği”ni geliştirmektir. Ölçeğin geçerlilik ve güvenirlilik çalışmaları en az 10 yıl deneyimi bulunan 554 yöneticinin (63 itfaiyeci, 143 polis, 12 acil servis ekibi, 184 askeri personel ve 152 yönetici) katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Ölçek geliştirme çalışmasında açıklayıcı faktör analizi kullanılmış, kriter geçerliliği yapılmış, madde ayırt edicilikleri belirlenmiş, paralel test yapılmış ve Cronbach Alpha güvenirlik değeri (α=0.809) hesaplanmıştır. Analizler sonucunda, altı maddelik “doğal karar verme ölçeği” geliştirilmiştir
Kadın İşgücüne Katılımında Artışın Belirleyicileri: Kuşak Etkisinin Ayrıştırılması
Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı uluslararası standartlara göre oldukça düşük olmakla birlikte son yıllarda önemli bir artış göstermiştir. Bu çalışmanın amacı söz konusu artışın kaynaklarının araştırılmasıdır. Çalışmanın odağında doğum yılı kuşağının işgücüne katılım üzerindeki etkisinin ayrıştırılması yer almaktadır. Kuşak etkileri, sosyal normlardaki değişimin işgücüne katılım üzerindeki gözlemlenemeyen etkileri temsil etmesi açısından önem taşımaktadır. Çalışma sonuçları, son dönemde gözlenen işgücüne katılım oranındaki artışta kuşak etkilerinin önemli belirleyici bir faktör olduğuna işaret etmektedir. Eğitim düzeyindeki iyileşme, emeklilik yaşının yükselmesi ve doğurganlığın azalması işgücüne katılımı artıran diğer önemli faktörlerdir. Öte yandan, çocuk sahibi olmanın işgücüne katılım üzerindeki olumsuz etkisinde zaman içinde bir azalma görülmemektedir
Türkiye’de Aile Hekimliğine Geçiş Sürecinde Birinci Basamak Sağlık Kuruluşlarının Verimliliği
Türk sağlık sistemi 2003 yılında başlatılan Sağlıkta Dönüşüm Programıyla (SDP), reform olarak adlandırılan köklü bir değişiklik geçirmiştir. SDP’yle birinci basamak sağlık hizmetlerinin sunumundaki ve organizasyonundaki yönetim anlayışı yeniden tasarlanmış ve Aile Hekimliği (AH) sistemine uygulamaya konulmuştur. Aile Hekimliği sistemi sayesinde, Türkiye’de birinci basamak sağlık hizmetlerine ulaşımının kolaylaştırılması, birinci basamak sağlık kuruluşlarında kalitenin ve etkinliğin arttırılması planlanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, AH sistemi öncesi ve sonrasında, birinci basamak sağlık kuruluşlarından sağlık ocaklarının ve aile sağlığı merkezlerinin etkinliğini iller bazında değerlendirmektir. Elde edilen bulgulara göre, AH sonrasında aile sağlığı merkezlerinin teknik etkinliği artmıştır. Fakat teknolojideki artışın çok fazla olmadığı, buna bağlı olarak toplam faktör verimliliğinde önemli bir iyileşme olmadığı sonucuna ulaşılmıştır
Importance of Blockchain Use in Cross-Border Payments and Evaluation of the Progress in this Area
In the banking industry, blockchains are currently being investigated as an alternate interbank money transfer platform. However, the blockchain network structure has not matured yet, and there could be many issues and opportunities on fully operating such a system. The research about the use of blockchain for cross-border payment systems is speedily progressing, which is why there is need to frequently emphasize the progress and make assessments. In this paper we analyze and discuss the significance and progress towards using blockchain technology for cross-border payments through recent literature consisting of research articles and cases.