Açık Dergi Sistemleri
Not a member yet
522 research outputs found
Sort by
2004 Yılında Avrupa Birliği’ne Aday Olan Ülkelerdeki Eğitim Sisteminden Duyulan Memnuniyet Üzerine Bir Araştırma
This research aims to investigate the factors that affect satisfaction level from the education system in the EU candidate countries in 2004. Ordered logit model estimates are obtained using Eurobarometer 2004.1 data set. The results of the analysis demonstrate that satisfaction level from the education system is the lowest in Turkey amongst the EU candidate countries in 2004. Additionally, the study reports that the most important variables on the satisfaction level from the education systems are country variable, trust to the government and the variable that reflects if education is one of the two most important problems facing the related country.Bu çalışmada amaç, 2004 yılında Avrupa Birliğine aday olan ülkelerdeki eğitim sistemlerinden duyulan memnuniyet düzeyini etkileyen faktörleri incelemektir. Çalışmada, Eurobarometer 2004.1 veri seti kullanılarak sıralı logit model tahminleri elde edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, ele alınan ülkeler içerisinde eğitim sisteminden duyulan memnuniyetin en düşük düzeyde olduğu ülke Türkiye’dir. Ayrıca, eğitim sisteminden duyulan memnuniyet üzerinde en fazla etkisi olan değişkenlerin; ülkelere ait olan değişkenler, hükümete duyulan güven ve eğitimin ilgili ülkede karşı karşıya olunan en önemli iki sorundan biri olup olmadığını yansıtan değişken olduğu görülmüştür
The 'Yin Yang' of the White Whale? the Sense of Quality in Herman Melville's Moby Dick
Amerikan edebiyatının İngiliz edebiyatının etkisinden sıyrılıp özgürlüğünü elde etmesi, ondokuzuncu yüzyıl başlarındaki Romantik Yazın geleneğine bağlanmaktadır. Bu makale, romantik geleneğin önde gelen yazarlarından olan Herman Melville’in Moby Dick adlı eserini incelemekte ve yazarın "varoluş" kavramını irdelerken, bu kavramın içinde barındırdığı çelişkileri gösterebilmek için, eserinde karşıt kavramları nasıl kullandığını açıklamaya çalışmaktadır.American Literature is considered to have gained its independence from the dominance of British Literature in early nineteenth century with the rise of the Romance tradition. A foremost writer of this tradition in America is Herman Melville and this article analyzes Melville's Moby Dick to investigate how the writer treats contrasting concepts in his works to demonstrate the duality of existence that is closely related to the American experience
Music Perception as a Topic of Cognitive Psychology
Müzik insanda zihinsel bir aktivite gerektirdiği için psikolojik araştırmaların bir konusu olarak uzun ve ayrıcalıklı bir tarihe sahiptir. Karmaşık bir insan aktivitesi olarak müzik algısı doğal olarak özellikle bilişsel psikoloji için bir ilgi alanı olmuştur. Bilişsel çalışmalar gösteriyor ki bir dinleyicide oluşan belli bir müzik parçasından edindiği deneyim duyusal mekanizmalar tarafından kaydedilen sesler tarafından yürütülür ve aynı zamanda o sesler tarafından da sınırlandırılır fakat aynı zamanda da dinleyicinin mevcut zihinsel mekanizmaları tarafından işlenir. Bu varsayım gösterir ki araştırmacılar dinleyicinin yetenekleri ve yetersizliklerini göz önüne almalıdırlar. Bu makalenin temel amacı müzik algısının altında yatan bilişsel süreçleri tartışmaktır. Bu amaca yönelik adımlar müziğin yapısını tarif etmek ve bu yapının insan bilişsel yapısı tarafından algılanma yolunu tartışmak olacaktır.Music perception has a long and distinguished history as a topic of psychological research because music requires a mental activity in humans. As a complex human activity, music perception is naturally an area of interest especially to cognitive psychology. Cognitive studies suggest that listener's experience of a particular musical sequence is driven and at the same time constrained by the sounds registered by auditory mechanisms but also processed by available mental resources. This assumption indicates that researchers must take into account certain inherent limitations and capabilities of the listener. The main purpose of this paper is to discuss possible cognitive processes underlying music perception. The steps taken towards this purpose will be describing the structure of music and discussing the way that this structure is perceived by human cognition
Türkiye’de Büyük Ölçekli İşletmelerde Uygulanan Ücret ve Maaş Yönetim Sistemi
Firms in the growth process have confronted important problems of management and organization. In order to solve these problems they have begun to organize along departments.One of the departments of the organization is called human resource department. The basic criteria used in determining wage levels include job analysis, job descriptions and job specifications and then job and personnel performance appraisals. The criteria also help personnel specialists avoid inadequecies and inequalities in wage structures. The tasks of the human resources department are to attract, keep and promote the employees. This field research has been conducted in the top 100 firms of Türkiye concerning wage and salary strategies. It has been found that 86% of the responding firms use modern techniques of wage and salary management. The remaining firms are preparing to do so. Recommendations are offered according to the obtained data and their results, in the chapter for results and evaluation.İşletmelerde uygulanan ücret ve maaş yönetim politikaları, insan kaynakları departmanının en önemli görevlerinden birisidir. Çünkü işgörenleri işe ve işletmeye bağlayacak faktörlerin başında ücret ve maaş yönetimi politika ve stratejileri gelmektedir.Ücret düzeyinin tespitinde farklı uygulamalar olmaması için kullanılan kriterler iş analizi, iş tanımları, iş şartnameleri hazırlanmasıyla başlar, iş ve personel değerlemesiyle son bulur.İnsan kaynakları departmanına bağlı ücret ve maaş bölümünün işletmedeki rolü çalışanları cezbetmek, elde tutmak ve teşvik etmektir. Bunu yapmak için de ilke olarak, performansı ödüllendirmek ve ona göre maaş ödeme sistemini oluşturup devamlılığını sağlamak ile maaş ödeme sisteminin parasal yöntemini kontrol altında tutmak olmalıdır.Türkiye işletmelerinde uygulanan ücret ve maaş yönetimi politika ve stratejilerine yönelik olarak Türkiyenin en büyük 100 işletmesinde bu saha araştırması yapılmıştır. Türkiyenin en büyük 100 işletmesinde modern ölçülerde ücret ve maaş yönetimi kıstaslarını %86'sı uygulamaktadır.Diğer işletmeler ise gerekli çalışmaları devam ettirdiklerini belirtmektedirler. Sonuç ve değerlendirme kısmında, elde edilen bulgular değerlendirilerek önerilerde bulunulmuştur
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda Düşük Fiyatlandırma ve Aracılık Türü, Arz Yılı, Aracı Kurum Etkileri Üzerine Bir Araştırma
In this study which aims to determine whether there exits underpricing in İstanbul Stock Exchange, short, medium and long term price performances of 40 stocks initally offered in 1993-2006 period by only one underwriter have been investigated. Consequently it appeared that 31 of these stocks on the first offering date and 24 of them in the first dealing month had been underpriced. Also existance of underwriting type, offering year and intermediary institution effects on this matter of fact has been searched by ANOVA. But following this search any significant effect of these variables on underpricing could not be found.İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nda düşük fiyatlandırmanın bulunup bulunmadığını ortaya koymayı amaçlayan bu çalışmada 1993-2006 periyodunda tek aracı kurum aracılığıyla ilk defa halka arz edilen 40 hisse senedinin kısa, orta ve uzun dönem fiyat performansları incelenmiştir. İnceleme sonucunda çalışma örneği kapsamındaki hisse senetlerinin 31 tanesinin ilk işlem gününde, 24 tanesinin de ilk işlem ayında düşük fiyatlandırıldığı anlaşılmıştır. Çalışmada kısa dönemde varlığı belirlenen düşük fiyatlandırmaya aracılık türünün, arz yılının ve arzı üstlenen aracı kurumun etkisinin olup olmadığı da araştırılmıştır. Ancak ANOVA yöntemi ile yapılan bu araştırmada söz konusu değişkenlerden herhangi birisinin düşük fiyatlandırma üzerinde kayda değer bir etkisi bulunamamıştır
İşsizlik ve Ekonomik Büyüme İlişkisinde Asimetri
Most of the empirical papers researching the validity of Okun’s law have been assumed a symmetric relationship between change of unemployment and real output growth. However, the effect of real output growth on unemployment may be different in growth cycles expansion and contraction periods. This assumption which assumes a asymmetry in Okun’s law has been verified in the recent studies. In the study, whether Okun’s relationship is symmetric or not has been investigated for Turkish economy in the period 1950-2007 using annual time series data. Co-integration analyses including TAR and M-TAR models have been used to test the asymmetric relationship. The findings of the study have shown that Okun’s law is valid in the long run and this relationship is asymmetric for the Turkish economy.Okun kanununun geçerliliğini araştıran ampirik çalışmaların çoğu işsizlikteki değişim ile reel çıktı büyümesi arasında simetrik bir ilişkinin olduğunu varsaymaktadır. Oysa reel çıktı büyümesinin işsizlik üzerindeki etkisi büyümenin daralma ve genişleme dönemlerinde farklı olabilir. Okun kanununda asimetriyi ifade eden bu önerme son dönem çalışmalarda doğrulanmaktadır. Çalışmada, Türkiye ekonomisi için Okun ilişkisinin simetrik olup olmadığı 1950-2007 dönemi yıllık zaman serisi verileri kullanılarak araştırılmıştır. Asimetrik ilişkiyi test etmek amacıyla, TAR ve M-TAR modellerini içeren ko-entegresyon analizi kullanılmıştır. Çalışmanın bulguları, Türkiye ekonomisinde Okun kanunun uzun dönemde geçerli ve ilişkinin asimetrik olduğunu göstermiştir
An Econometric Analysis of the Mexican Peso Crisis of 1994 - 1995
Bu makale 1994-1995 Meksika Pezo Krizi’nin ardındaki faktörleri aylık 20 makroekonomik, siyasi ve finans sektörü değişkenleriyle oluşturulan bir probit modeli kullanarak tespit etmeyi amaçlamaktadır. Probit regresyonunun neticesinde anlamlı değişkenler olarak siyasi istikrarsızlık, döviz rezervleri, yerel kredi/GSMH, borç ve mevduat oranı arasındaki fark, ulusal tasarruflar ve doğrudan yabancı yatırım/GSMH değerleri alınmıştır. Bulgular, değişkenlerin, enflasyon, banka rezervleri/banka aktifleri, ihracat büyüme oranı ve borç ve mevduat oranı arasındaki fark haricinde beklenildiği şekilde ortaya çıktığını göstermektedir.This article aims at identifying the factors behind the Mexican Peso Crisis of 1994-1995 through building a probit model incorporating 20 monthly macroeconomic, political, and financial sector variables from 1970:1 - 1995:1. As a result of the probit regressions, strong evidence emerges that the significant variables are political instability, foreign exchange reserves, domestic credit/GDP, lending and deposit rate spread, national savings, and foreign direct investment/GDP. Evidence further indicates that the signs of the variables are mostly in line with our expectations, with the exception of inflation, bank reserves/bank assets, export growth, and lending and deposit rate spread
Combustion Properties of Laminated Veneer Lumbers Bonded with PVAC, PF Adhesives and Impregnated with Some Chemicals
Bu çalışmada, polyvinil asetat, (PVAc), fenol formaldehit (PF) tutkalı kullanılarak uludağ göknarından (Abies bornmülleriana Mattf.) 3 tabakalı olarak üretilen ve (NH3)2P, Al2(SO4)3, K2CO3, CaCl, ZnCl2, ile emprenye edilmiş malzemelerin yanma özellikleri araştırılmıştır. Emprenye işlemi basınç- vakum yöntemi kullanılarak uygulanmıştır. Yanma testleri ASTM-E 69 standartlarına göre yapılmıştır. Sonuç olarak yanmaya karşı en başarılı, çinko klorür ile emprenye edilmiş PF tutkallı LVL bulunmuştur. Yanma olayını geciktirdiği için, PF tutkalı kullanılarak Uludağ göknarından üretilen ve basınç – vakum metodu ile emprenye edilen LVL önerilebilir.In this study, it has been investigated that the effects of impregnation materials that are (NH3)2P, Al2(SO4)3, K2CO3, Cacl, Zncl2, on combustion properties of 3 ply laminated veneer lumbers (LVL) produced from fir (Abies bornmülleriana Mattf.) by using of phenol-formaldehyde (PF), polyvinyl acetate (PVAc). The pressure - vacuum method was used for impregnation process. Combustion test was performed according to the procedure of ASTM-E 69 standards. As a result; zinc chloride was found to be the most successful fire retardant chemical in LVL at PF adhesive. Since it diminishes combustion, the impregnation of LVL produced from fir by using PF adhesive can be advised to be impregnated by using pressure vacuum method
İMKB Betaları, Korelasyon Tahmini ve Değişkenlik
Betas of 46 IMKB companies are computed and adjusted according to Blume and Vasicek techniques. Then using the historical and adjusted betas, correlation coefficients of the stocks are calculated. The method which gives the minimum average absolute error between the correlation coefficients is searched. It is shown that in spite of the periodical changes the overall mean correlation coefficient outperforms the other methods in terms of average absolute error. In order to test the variability of beta coefficients with 12 months data length, a transition matrix is used and shown that the risk class of the stocks change frequently between the period examined.Bu çalışmada IMKB'ye kayıtlı 46 adet hisse senedinin betaları hesaplanmış ve Blume ve Vasicek tekniklerine göre düzeltmeleri yapılmıştır. Daha sonra tarihi ve düzeltilmiş betalardan hareket ederek hisse senetleri arasındaki korelasyonlar hesaplanmış, tahmin edilen korelasyonlar ile gerçekleşen korelasyonlar arasındaki mutlak farkı en küçük kılacak yöntemin hangisi olduğu gösterilmeye çalışılmıştır. Ortalama mutlak hatası en düşük olan teknik farklı dönemler için değişmekle birlikte, genel ortalama korelasyon katsayısının performansı tercih edilebilir bulunmuştur. Betaların, değişkenliğini test etmek için 12 aylık veri uzunluğu esas alınarak geçiş matrisi oluşturulmuş, sonuç olarak sözkonusu hisse senetlerinin dönemler itibariyle risk sınıflarının sıklıkla değiştiği gösterilmiştir
Kansei Mühendisliği ve Uygulamaları
In the 1970's, manufacturers produced a volume of products and people bought them. Nowadays consumers desire the products that match their own feelings of design, function and price. That's why the newest ergonomic technology, which was the opposite pole from western objectivity and logical thinking -named Kansei Engineering (KE) - was born in Japan. KE aims to implement the consumer's needs and desires into the product design. In this study, the need of consumer centered design, the development of designing theories and the place of KE in design process are explained. KE is introduced and procedure of KE is explained. After that some examples of application areas of KE are presented. How KE can help or develop design processes is explained. Finally the difficulties that KE applicants are faced to are presented and some comments are given about the present and future situation of KE.Globalleşen dünya ve ağır rekabet koşulları müşteri odaklı üretim yapmayı zorunlu hale getirmiştir. Kansei Mühendisliği müşteri odaklı bir yaklaşım olup, kişinin arzu ettiği bir ürünle ilgili olarak hissettiklerinin ve aklındaki imajın ürünün tasarım aşamasına yansımasını sağlayan bir teknoloji olarak tanımlanabilmektedir. Bu çalışmada; müşteri odaklı tasarım yapmanın gerekliliği üzerinde durularak, tasarlama teorilerinin gelişiminden ve Kansei Mühendisliği'nin (KM) bu süreç içindeki yerinden söz edilmektedir. Kansei'nin ve KM'nin tanımı, tarihsel gelişimi, tasarımla olan ilişkisi konularına değinilmekte ve KM'nin 3 tipi tanıtılmaktadır. KM'nin günlük hayattaki uygulamalarından örnekler verilmekte, KM'nin uygulanmasında görülen zorluklar ve KM ile ilgili eleştiriler aktarılmakta ve KM uygulamalarının geleceği ile ilgili yorum ve öneriler sunulmaktadır