Açık Dergi Sistemleri
Not a member yet
522 research outputs found
Sort by
Systems Engineering and Soft Systems Methodology : a Review
Bu makalede Sistem Mühendisliği konusunda en son gelişmelerden birisi olan ‘Soft Systems Methodology (SSM)’ konusu kısaca incelenmektedir. Öncelikle, SSM’ in oluşumunu hazırlayan koşullar Sistem Mühendisliğinin kısa bir tarihçesi içinde sunulmaktadır. Burada ‘‘Hard’Systems Engineering’’ yaklaşımının kolaylıkla formule edilemeyen sosyo-ekonomik problemlerin çözümündeki yetersizlikleri özetlenmektedir. Daha sonra, sosyo-ekonomik problemlerin çözümünde SSM’ in niye daha başarılı olabileceği tartışılmakta ve SSM Metodolojisi ana hatlanyla anlatılmaktadır.In this paper, Soft Systems Methodology (SSM), quite a recent development in Systems Engineering, is reviewed briefly. First, a historical background on Systems Engineering that led to the emergence of this area is provided. Here, the limitations of 'Hard' Systems Engineering in dealing with ill-structured socio-economic problems are summarised, and the reasons for SSM becoming a relatively more 'successful' approach are given. The paper is concluded by a review of the SSM Methodology
Genetik Algoritmalar ile Tesis Yerleşimi Tasarımı ve Bir Uygulama
Design of the facility layouts have important effects on the operational productivity and efficiency of a facility. Facility layout design problems (FLDP) are the problems that should consider the flow relations between departments and in the literature the use of Quadratic Assignment Problems (QAP) for these kinds of problems is very frequently applied. Since, for QAP, the FLDP is NP-Hard, in this study, Genetic Algorithms (GA) is utilized. The methodology is coded via Visual Studio C++ 6.0 and the program is called LO (Layout Optimizer). The methodology is tested with QAP library test problems and the difference between LO results and the best known results are less than %1 for each problem. The methodology is applied to a supplier in the structural electricity materials manufacturing sector and a %41 decrease in the transportation costs is expected with the redesign of the facility.Tesis yerleşiminin en uygun bir şekilde tasarlanması, üretim tesislerinin etkin ve verimli bir şekilde işletilebilmesinde önemli bir role sahiptir. Tesis yerleşim tasarımı problemleri, çeşitli akış ilişkilerinin de değerlendirilmesini gerektiren problemlerdir ve literatürde Karesel Atama Problemleri (KAP) olarak çözümlendirilmesi yoluna sıkça gidilmiştir. KAP için tesis yerleşimi tasarımı NP-Zor sınıfına girmektedir ve bu nedenle, bu çalışmada, bu tarz problemlere çözüm getirmesi açısından başarılı bir metot olan Genetik Algoritmalar (GA)’dan faydalanılmıştır. Visual Studio C++ 6.0 ortamında LO (Layout Optimizer -Yerleşim En İyileyici) isimli bir yazılım geliştirilmiştir. Bu yazılımla elde edilen sonuçlar, KAP kütüphanesinden alınan literatür problemleriyle test edilmiştir ve her problem için bilinen en iyi çözüme %99’dan daha fazla bir oranda yaklaşılmıştır. Metodoloji, yapısal elektrik malzemeleri imalat sektöründe bir tedarikçi firma için uygulanmıştır ve taşıma maliyetlerinde % 41’lik bir iyileşme sağlanabileceği ortaya konulmuştur
Türkiye'de Kayıtdışı Ekonominin Tahmini
In this study, size of the underground economy in Turkey is estimated econometrically by using Tanzi's methodology in period 1971-2000. According to currency demand approach, the ratio of the underground economy to official one is estimated 24 percent in 2000.Bu çalışmada 1971 ve 2000 yılları arasında Türkiye'de kayıtdışı ekonominin büyüklüğü Tanzi'nin metodolojisinden yararlanılarak ekonometrik olarak tahmine çalışılmıştır. Nakit para talebi kullanılarak yapılan çalışmada, 2000 yılında kayıtdışı ekonominin resmi ekonomiye oranı %24 olarak tahmin edilmiştir
Sac İmalatında Karşılaşılan Yapışma Probleminin Deney Tasarımı ile Çözümü
This study is carried out in a semi-integrated firm manufacturing low carbon flat steel. A new annealing furnace was engaged. This furnace performs flat steel annealing process which is one of the manufacturing processes of the firm. Nevertheless, the firm is faced with adhesion problem affecting product quality dramatically. To determine factors lead to this problem, and to find most appropriate manufacturing parameters in order to abolish this problem, design of experiment approach is used. Here, achievement objective is aimed by less experiments number and in shorter time. In application section, problem was analyzed by design of experiments approach and results were evaluated and commented.Bu çalışma düşük karbonlu yassı çelik üretimi yapan yarı entegre bir firmada gerçekleştirilmiştir. Firmanın üretim süreçlerinden biri olan yassı çelik ısıl işleminin yapıldığı yeni bir tavlama fırını devreye alınmıştır. Yeni tavlama fırını devreye alındıktan sonra, ürün kalitesini önemli ölçüde etkileyen yapışma problemi ortaya çıkmıştır. Bu problemin oluşmasına neden olan faktörleri tespit etmek ve bu problemi ortadan kaldıracak en uygun üretim parametrelerini belirlemek için kalite geliştirme araçlarından biri olan deney tasarımı yaklaşımı kullanılmıştır. Deney tasarımının kullanılması ile daha az deney sayısı ile ve daha kısa sürede hedefe ulaşmak amaçlanmıştır. Uygulama kısmında Deney Tasarımı yaklaşımıyla problem analiz edilmiş, sonuçlar değerlendirilerek yorumlanmıştır
Deprem Magnitüdleri İçin Tekrarlanma Yıllarının Elde Edilmesi : Marmara Bölgesi Örneği
In this study, statistical analysis have been done for 447 earthquake occurrences data, between north (39.50-41.50) and east (26.00-32.50) coordinates in the Marmara Region from 1900 to 2000. It has been found that the probability density and distribution functions of magnitude random variable, and then the return period of earthquakes of various magnitudes have been found.Bu çalışmada, Marmara Bölgesi'nde (39.50-41.50) kuzey-(26.00-32.50) doğu koordinatları arasında, 1900-2000 yılları arasında meydana gelen 447 deprem verisi için bazı istatistiksel analizler yapılmıştır. Magnitüd rastgele değişkeninin olasılık yoğunluk ve dağılım fonksiyonları bulunarak, çeşitli magnütüdler için depremlerin tekrarlanma yılları elde edilmiştir
Ortadoks İktisat Üzerine Notlar
The theories mostly used in today's economic textbooks have been developed within the framework of neo-classical paradigm. This paper aims to explain the basic characteristics of orthodox paradigm with a critical approach. Therefore, orthodox economics is analysed and criticized particularly from epistemological and ontological aspects. In conclusion, an alternative paradigm is offered through an example of consumer behaviour.Günümüz iktisat kitaplarında çoğunlukla ortodoks paradigma çerçevesinde geliştirilen kuramlara yer verilmektedir. Bu makale, ortodoks iktisadın kullandığı paradigmanın belirleyici özelliklerini ortaya koyarak, bu özellikleri eleştirel bir yaklaşımla değerlendirmeye çalışmaktadır. Bu amaçla, ortodoks iktisat özellikle bilim anlayışı ve kullandığı yöntem açısından incelenerek eleştirilmiştir. İktisat yazınında ortodoks yaklaşım doğrultusundaki tüketim kuramlarından verilen kısa örneklerden sonra, sözkonusu yaklaşım dışındaki yazarlara değinilmiş ve son olarak alternatif paradigmaya örnek olarak tüketim davranışının toplumsal ilişkiler setine yerleştirilmesi gerektiği belirtilmiştir
Demokratik Rejimlerde Politik Parasal Konjonktür Hareketleri: Türkiye Üzerine Ekonometrik Bir İnceleme
The main objective of politicians in democratic regimes is to gain political power or to elongate the duration of their power. The realization of this objective is mostly depended upon the choices of the voters. The political powers who are aware of this situation, have many methods that they will use in order to direct the voters’ choices into the way of their own interest, prior to elections. The manipulation of monetary policy is one of these aforementioned methods.
The purpose of this study, is to research if monetary policy is being manipulated or not in Turkey. The study has been based upon the period between the years 1986- 2004. In the aforementioned period, the data on monetary aggregates have been tested with the GARCH method. The findings point to the presence of political monetary cycle in the period taken into account in Turkey.Demokratik rejimlerde politikacıların temel amacı, iktidarı elde etmek ya da görev sürelerini uzatmaktır. Söz konusu amacın gerçekleşmesi, önemli ölçüde seçmen tercihlerine bağlıdır. Bu durumun farkında olan siyasal iktidarlar, seçim öncesi dönemde seçmen tercihlerini kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmek üzere çok sayıda yönteme başvurabilirler. Para politikasının manipülasyonu söz konusu yöntemlerden biridir.
Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de para politikasının manipüle edilip edilmediğini araştırmaktır. Çalışmada 1986 - 2005 dönemi esas alınmıştır. Söz konusu dönemde parasal büyüklüklere ilişkin veriler GARCH yöntemi ile test edilmiştir. Elde edilen bulgular, Türkiye’de esas alınan dönemde politik kaynaklı parasal konjonktür hareketlerinin varlığına işaret etmektedir
Para - Sermayenin Yeniden Yapılandırılması : Türk Özel Bankacılık Sektörü Örneği
This paper aims to study money capital and banks which are one of the crucial institutions of money capital in context with social circulations of capital and the restructuring of the banks during globalization process. The framework of restructuring of banks during capitalist capital accumulation process has been explicated after expressing the relation between money capital and real capital. Consequently, in the last section, Turkish banking system in the period after 1980 has been analysed. Afterwards the number and the distribution of banks are studied with the purpose of explaining the transformation in this sector. Additionally the development of concentration trends during the same period are examined by means of general concentration rate and the effects of the crisis are put forward in this way.Bu makale, para-sermaye ve para-sermayenin en temel kurumlarından olan bankaları, sermayenin toplam sosyal döngüsü bağlamında ele alarak, küreselleşme sürecinde bu alanlardaki yeni yapılandırmayı incelemeye çalışmaktadır. Bu doğrultuda, kapitalist sermaye birikim sürecinde, sermaye birikiminin farklı aşamalarına göre yapılanan para-sermaye - reel sermaye ilişkileri verildikten sonra, bankacılık sektöründe, 1970 krizi ile başlayan dönemdeki yeni yapılanmanın genel bir çerçevesi çizilmiştir. Buradan hareketle, son bölümde, 1980 sonrası dönemde Türk bankacılık sistemi çözümlenmektedir. Bankacılık sektöründeki dönüşümü ortaya koyabilmek amacıyla; banka sayısı ve gruplarının dağılımındaki değişiklikler incelenmektedir. Ayrıca, yine aynı döneme ilişkin olarak, sektördeki yoğunlaşma eğiliminin gelişimi, sektör genelindeki yoğunlaşma oranı aracılığıyla irdelenmekte ve krizin bu alandaki etkileri ortaya konulmaktadır
Üniversiteli Gençlerde Mesleki Tercihler ve Girişimcilik Eğilimleri
Enterpreneurship has always had a significant role in the development of the modern civilization. Its significance is expected to grow more in this age which is called as the age of information or communication.
Developed societies consider university graduates as the "individuals who became ready for education". In Turkey, where the people are said to have more enterpreneurship characteristics, each individual who starts university education should be considered as a candidate enterpreneur.
Enterpreneurship spirit may be present genetically or may be developed by time due to the factors such as family, environment, education and income. In this article, the roles of physical, social and economic environment on the formation of enterpreneurship tendencies and professional preferences have been analysed based on a detailed survey.Çağdaş uygarlığın gelişmesinde girişimcilik unsuru hemen her dönemde çok önemli bir işleve ve yere sahip olmuştur. Adına bilgi toplumu veya iletişim toplumu denilen 2000'li yıllarda ise girişimci ve girişimciliğin öneminin bugüne kadar olduğundan çok daha fazla artacağı anlaşılmaktadır.
Gelişmiş toplumlarda yüksek öğrenim görmüş gençlere "eğitilmeye hazır hale gelmiş kişiler" olarak bakılmaktadır. Diğer toplumlara nazaran daha girişimci olduğu kabul edilen Türk insanına da, özellikle üniversiteye adımını atan bir öğrenciye de "girişimci adayı" gözü ile bakmak gerekmektedir.
Girişimcilik ruhu genetik olarak varolabileceği gibi aile, çevre, eğitim, gelir vs. gibi çeşitli unsurların da girişimcilik ruhunun gelişmesinde çok önemli etkenler olduğu kabul edilmektedir. Bu çalışmada, Haliç Üniversitesi öğrencilerinin girişimcilik eğilimlerinin oluşmasında ve mesleki tercihlerinde fiziksel, sosyal ve ekonomik çevrenin rolü incelenmeye çalışılmış ve bu amaçla kapsamlı bir anket yapılarak değerlendirilmiştir
Reklamların ve Cinsiyet Kimliği Rolünün Tüketicilerin Satın Alma Davranışları Üzerindeki Etkisi
Gender is a segmentation criterion which has been used for a long time especially for the analyses of consumer behavior in traditional marketing. However an obligation has aroused to digress the traditional patterns in order to understand consumer behavior in our rapidly changing world. At this point, “gender identity role” concept which is frequently encountered in the literature reminded may help researchers in understanding complex consumer buying behavior. In this study, consumer’s gender identity’s impact on their response to advertisements and whether their socio-economic status levels’ effect their gender identities or not have been analyzed and some significant relations have been found.Cinsiyet, özellikle tüketici davranışlarının belirlenmesine yönelik olarak geleneksel pazarlamada uzun süreden beri kullanılmakta olan bir bölümlendirme değişkenidir. Ancak günümüzün hızla değişen dünyasında tüketici davranışlarını anlamada geleneksel kalıpların dışına çıkılması zorunluluğu doğmuştur. Bu noktada “cinsiyet kimliği” son dönemde adından sıkça bahsettirmekle beraber pazarlamacılara tüketici davranışlarının karmaşıklığını çözmede yardımcı olabilecek bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada, reklamların ve cinsiyet kimliği rolünün tüketicilerin satın alma davranışları üzerindeki etkisi ölçülmeye çalışılmıştır. Reklamlara ilişkin anket uygulamasıyla tüketicilerin cinsiyet kimliklerinin reklamlara verdikleri tepkiyi ve sosyo-ekonomik statü düzeylerinin cinsiyet kimliklerini etkileyip etkilemedikleri incelenmiş ve gerekli analizler yapılarak bazı anlamlı ilişkilerin varlığına ulaşılmıştır