Açık Dergi Sistemleri
Not a member yet
    522 research outputs found

    Openness and Inflation: Evidence from Time Series Data

    Get PDF
    Bu çalışma, 1947–2007 dönemini kapsayan yıllık veriler kullanılarak Pakistan’da dış ticaret alanında dışa açıklık ile enflasyon arasındaki ilişki ampirik olarak incelenmiştir. Ampirik analiz sonuçları, Pakistan’da dışa açıklık ile enflasyon arasında pozitif bir ilişki olduğunu göstermektedir. Sonuçlar, enflasyonu belirleyen diğer değişkenlerden ve duyarlılık analizlerinden etkilenmemektedir. Esnek kambiyo rejimi ve gelişme düzeyindeki artış yurtiçi enflasyonu artırmaktadır. Diğer kontrol değişkenleri olan para arzı, mali açık, döviz kurunun değer yitirmesi, dış enflasyon, ticaret haddi, dış borç ve demokrasi enflasyonu beklenen yönde anlamlı bir şekilde etkilemektedir.The paper empirically examines relationship between trade openness and inflation in Pakistan using annual time-series data for the period 1947 to 2007. The empirical analysis shows that a positive relation holds between trade openness and inflation in Pakistan. The results are robust to controlling for other inflation determining variables and performing sensitivity analysis. Flexible exchange rate regime and an increase in the level of development inflate domestic inflation. Other control variables i.e. money supply, fiscal deficit, exchange rate depreciations, foreign inflation, terms of trade, foreign debt and democracy significantly affect inflation in the expected directions

    Eksik Gözlem Değerlerine Sahip OECD Ülkelerinin Bebek Sağlığı ile İlgili Analizinde Yerine Koyma Yöntemlerinin Kullanılması

    Get PDF
    In many data sets some value of variables cannot be recorded. In these cases, the analysis is carried on by ignoring the variables which have missing observations but if these observations are important for the research; their extraction causes the loss of information. There are many studies about missing data in factorial designs, ANOVA, sampling survey studies and multivariate analysis, etc. In this paper we used mean imputation and regression imputation methods to estimate missing observations of countries which are the members of OECD. Then by using multivariate statistical methods, classification of countries according to their attention level of infant health and determination of their location in multidimensional space are aimed. Also, depending on the arrangement of Turkey in OECD countries, results are interpreted for Turkey and determined its place in OECD countries.Birçok veri kümesinde bazı değişkenlere ait gözlem değerleri kayıt edilememektedir. Bu durumda genellikle eksik gözlemlerin bulunduğu değişkenler ihmal edilerek analiz yapılmaktadır. Ancak bu gözlemlerin çalışmadan çıkartılmaları bilgi kaybına neden olur ve çalışma yetersiz kalır. Varyans analizinde, çok etkenli deney düzenlerinde, örnekleme çalışmalarında ve çok değişkenli istatistiksel analiz gibi çeşitli alanlarda eksik gözlemler ile ilgili birçok çalışma yapılmıştır. Çok değişkenli istatistiksel analizde kullanılan ortalama ve regresyon yöntemini içeren yerine koyma (imputation) yöntemi bunlardan birisidir. Bu çalışmada, OECD'ye üye ülkelere ait eksik gözlemlerin tahmini için ortalama ve regresyon yöntemleri kullanılarak eksik gözlemlerin tahmin edilmesi, çok değişkenli istatistiksel yöntemler ile ülkelerin bebek sağlığına verdiği önem bakımından sınıflandırılması ve çok boyutlu uzaydaki yerlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca Türkiye'nin OECD ülkeleri içindeki sıralamasına bağlı olarak elde edilen sonuçlar Türkiye için yorumlanmış ve Türkiye'nin OECD ülkeleri içindeki yeri belirlenmiştir

    Operasyonel Risk Yönetimi'nde Zarar Dağılımları ile Gelişmiş Ölçüm Yaklaşımı Uygulaması

    Get PDF
    According to the last proposal by Basel Committee, commercial banks are allowed to use advanced measurement approach for operational risk. Since basic indicator and standard approach considers operational risk as a percentage of gross profit, these methodologies are not satisfactory as real lost or probability of lost are not taken into consideration. In this article, loss distribution approach is applied with simulated data. 20 nonparametric loss distributions and mixing internal and external data with loss distribution are applied. We introduced switching distribution Approach in loss distribution approach. We also found that %99.9 confidence interval is inapplicable in unexpected loss (UL) for sophisticated distributions (same as BIS [2004] foresight) and advised to choose confidence interval between %99.0 and %99.5.En son yayınlanan Basel dokümanına göre, bankalar risk hesaplamasında gelişmiş ölçüm yaklaşımını uygulayabileceklerdir. Temel ve standart yöntem operasyonel riski brüt gelirin yüzdesi olarak dikkate aldığından, bu yöntemler gerçek kayıp ve kayıp olasılığını hesaplamada yetersiz kalmaktadır. Bu makalede, zarar dağılımları benzetim verilerle uygulanmıştır. Çalışmada 20 zarar dağılımı ve zarar dağılımı tabanlı iç ve dış veri birleştirilmesine yer verilmiş ve zarar dağılımı uygulamasında Değişen Zarar Dağılımı Yaklaşımı önerilmiştir. Diğer bir bulgu, parametrik olmayan dağılımlarda beklenmeyen zararın belirlenmesinde BIS (2004) tespitine paralel olarak %99.9 güven aralığının çok yüksek olduğu ve bu dağılımlar için %99-%99.5 arasında güven aralığının seçilmesi gerekliliğidir

    Büyümenin Kaynakları Yönteminin Türkiye’deki Gözlemlerinden Esinlenen Bir Eleştirisi

    Get PDF
    The source of growth approach to economic growth, which is the most widely used analysis in determining economic growth of countries, is criticized by drawing upon the recent Turkish experience. In traditional analyses, the change in relative prices of goods are totally ignored. In fact, the source of growth approach is based on the impact of the rate of growth of capital and labor inputs, each multiplied by their relative share in national income plus the rate of technical growth. The calculation of growth of the Turkish economy reveals that in 1980-1998 period, in which both input and productivity increases were higher than those in the previous period (1950-1977), the growth rate has been lower than the previous period. This has suggested that there was something wrong with the source of growth method. Thereupon, it is detected that the relative decrease of labor intensive goods prices, which accured in the second period, must have exerted a decreasing influence on the growth of national income. Whereas when the source of growth approach is used this is not visible. Again, the coincidence or necessity of a decrease in the absolute level of national income along with a decrease of the growth rate of the economy suggests that the measurement of national income by foreign exchange prices should constitute a better measurement for detecting its change over time.Bu yazıda ekonomik büyümeyi belirleyen etmenleri anlamak için kullanılan ve en yaygın yöntem olan büyümenin kaynakları yöntemi Türkiye'deki gözlemlerden esinlenerek eleştirilmektedir. Geleneksel açıklamalarda değişik malların fiyat oranlarının değişmesinin büyüme oranına etkisi göz önüne alınmamaktadır. Söz konusu yöntemde girdilerin büyümesi (kapital ve emek) her girdinin payının gelirdeki nisbi payı ile çarpılarak ayrıca verimlilikteki büyüme buna eklenerek bunların büyümeye etkisi belirlenmektedir. Halbuki bu yöntemle yapılan hesapların ülkemizdeki olayları açıklayamaması yani hem girdilerin, hem verimliliğin arttığı 1980-1997 döneminde büyüme hızının azalması ve bir önceki dönemde (1950-1977) %6,4 olan büyüme hızının %4,7 ye inmesi yeni yöntemler aranmasına neden olmaktadır. Anlaşılıyor ki emek yoğun bulunan malların göreli fiyatlarının emek yoğun olmayan mallara göre azalması gelir büyümesinin azalmasına neden olabilmektedir. Ne var ki ekonomik analizde son derecede önemli olan bu bulguyu büyümenin kaynakları yöntemiyle belirlemek mümkün olamıyor. Ayrıca yeni yöntemle ulusal gelirin mutlak düzeyinde görülen azalma gelişmeyi TL ile değil dövizle belirleme gerçeğini ortaya koyuyor ki bunun çok önemli sonuçları bulunacaktır

    İktisadi Etkinlik Üzerine Bir Deneme: X Etkinlik Yaklaşımı

    Get PDF
    Economics has used Neoclassical-Pareto Efficiency Theory as economic efficiency for a long time. However, this theory is not sufficient to explain the (in) efficiencies of the real economic activity. Although some approaches have introduced against the conventional theory, a more general and comprehensive explanation on efficiency is that engaged by modern economic theory has not yet been in force. The dimensions of ongoing controversy has reached from X (in) efficiency approach to the modern theories of the firm. Departing X (in) efficiency approach, the aim of this essay is to study the sources of efficiency existing in the real economic life and to model its determinants within today’s market relations.İktisat, uzun yıllar boyunca iktisadi etkinlik olarak Neoklasik-Pareto etkinlik teorisini kullanmıştır. İktisadi hayatın etkinliğini-etkisizliğini açıklamaya yeterli olmayan bu görüşe karşı bazı yaklaşımlar getirilmesine karşın, halihazırda modern iktisat teorisinin kullanmış olduğu genel ve kapsayıcı bir iktisadi etkinlik tanımlaması yapılamamıştır. İktisadi etkinlik üzerine devam eden tartışmanın boyutları, X etkinlik yaklaşımından, modern firma teorilerine kadar uzanmaktadır. Bu deneme, X etkinlik teorisinden yola çıkarak, gerçek iktisadi hayatta var olan etkinsizlik kaynaklarını irdelemeyi ve iktisadi etkinliğin, günümüz piyasa ilişkilerindeki belirleyicilerini modellemeyi hedeflemektedir

    The New Economy Macroeconomics : the Late Golden “Age of Diminished Expectations”?

    Get PDF
    Birleşik Devletlerin, 1990’ların sonlarındaki olağanüstü ekonomik başarısı pekçok ekonomisti ‘Yeni Ekonomi’ ile ilgili mülahazalara sevketmiştir. ‘Yeni Ekonomi’ anlayışına göre, teknolojik gelişmeler, yüksek oranlı sürdürülebilir üretkenlik artışına, bu da çok düşük işsizlik ve daha az enflasyonun eşlik ettiği daha hızlı bir ekonomik büyümeye neden olmuştur. Fakat, 2000’den bu yana devam eden gelişmeler-borsada uzun ve derin başaşağı inişler, işletmelerin yatırımlarındaki azalışlar ve bunları takip eden durgunluk- Yeni Ekonomi görüşünün hala geçerli olup olmadığı hakkında birçok soruyu gündeme getirmiştir. Bu makale, pekçoğu internetin yükselişi ile sıkı sıkıya bağlantılı Yeni Ekonominin temel konularını detaylı bir biçimde gözden geçirmektedir.The remarkable economic success of the US in the late 1990s led many economists to talk about a 'New Economy', according to which technological advances had brought on a higher sustained level of productivity growth that allowed faster economic growth with less inflation, and very low unemployment. But given the events since 2000-the long, steep stock market downturn, the falloff in business investment and the subsequent recession-many questions arose based on whether anything in the New Economy view is valid. This essay provides a detailed overview of the main issues, many of them closely linked to the rise of the Internet

    Kobilerde Elektronik Ticaretin Kullanımı : İstanbul Örneği

    Get PDF
    The speed of electronic commerce's spread is being hindered due not only to insufficiency of required infrastructure and investment but also high cost and lack of qualified personnel. Looking from the trade perspective, the volume of B2B electronic commerce is much more important than that of B2C electronic commerce. The aim of this study is to find out the usage frequency and level of electronic commerce, its reason of existence, expected benefits and encountered difficulties from these kinds of commercial activities between SMEs operating in Istanbul, which is a big industrial city. In accordance with this aim, at the first section of the study there exists literature review, and in the second section the results of the questionnaire which has been applied to the SMEs in Istanbul in order to investigate the usage of electronic commerce in SMEs are presented.Gerek altyapı ve yatırımların yetersizliği, gerekse maliyetlerin yüksekliği ve yetişmiş insan gücünün bulunmaması elektronik ticaretin hızını yavaşlatmaktadır. Ticaret boyutuna bakıldığı zaman, işten işe elektronik ticaret hacmi, işletmeden tüketiciye olan ticaret hacminden çok daha önemlidir. Çalışmanın amacı, büyük bir sanayi şehri olan İstanbul ili sınırları içerisindeki KOBİ'ler arasında elektronik ticaret kullanım sıklığını ve düzeyini, hangi amaçla yapıldığını, bu tür ticari faaliyetlerden beklenen faydaları ve karşılaşılan zorlukları ortaya çıkarmaktır. Bu doğrultuda çalışmanın ilk bölümünde literatür taramasına yer yerilmiş, ikinci bölümde ise, KOBİ'lerde elektronik ticaret kullanımını araştırmak amacıyla İstanbul ili sınırları içerisindeki KOBİ'lere uygulanan anket çalışmasının sonuçlarına yer verilmiştir

    Bireysel Başarı Güdüsü Organizasyonel Bağlılığı Nasıl Etkiler?

    Get PDF
    The purpose of the research is to determine the relationship between individual achievement motive and organizational commitment of employees. With this purpose, to be able to test the relationships between the factors data collected from 412 employees (technical / management staff) working in different public organizations. The factors which have been studied in the research are; about achievement motive (confidence in success, competitiveness - status orientation, focus on work, in charge of individual task) and organizational commitment (affective commitment, continuance or calculative commitment and normative commitment). According to the analysis results; the factors which affect positively to personnel's perception of affective commitment are; confidence in success and being different. The factor which affects negatively to personnel's perception of affective commitment is in charge of individual task. The factor which affect positively to personnel's perception of continuance commitment and normative commitment is in charge of individual task. The results of this research show that there isn't any relationship between factor of focus on work and all organizational commitment factors.Bu araştırmanın amacı, çalışanların bireysel başarı güdüsü ve organizasyonel bağlılıkları arasındaki ilişkinin ölçülmesidir. Bu amaçla faktörler arasındaki ilişkileri test edebilmek için oluşturulan anket modeli, kamu sektöründe faaliyet gösteren 412 adet çalışan (teknik personel/ yönetici) üzerinde uygulanmıştır. Araştırmada ele alınan faktörler; başarı güdüsü ile ilgili olarak başarıya inanma, farklı olma, odaklanma ve bireysel sorumluluk alma, organizasyonel bağlılık ile ilgili olarak ise duygusal bağlılık, devamlılık bağlılığı ve normatif bağlılıktır. Araştırma sonuçlarına göre; duygusal bağlılık ile başarıya inanma ve farklı olma değişkenleri arasında pozitif yönde, bireysel sorumluluk alma değişkeni arasında ise negatif yönde bir ilişki olduğu görülmektedir. Devamlılık (zorunluluk) bağlılığı ve normatif (ahlaki) bağlılık değişkenleri ile sadece bireysel sorumluluk alma değişkeni arasında pozitif bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Organizasyonel bağlılık değişkenlerinin, odaklanma değişkeni ile aralarında herhangi bir ilişkinin olmadığı dikkati çekmektedir

    Automatic Test Data Generation Using Data Flow Information

    Get PDF
    Bu makalede veri akış kriterini sağlayan Pascal programları için otomatik test verisi üreten bir yazılım programı sunulmuştur. Mevcut programların aksine, bizim programımız Pascal programında tek bir düğümdeki okuma komutuna bağlı kalmamakta, bunun yerine herhangi bir düğümde bulunan okuma komutuyla ilgilenmektedir. Ayrıca test veri üretim sistemlerinde incelenmesi zor olan çevrim ve dizileri de ele almaktadır. Bu metod, literatürde mevcut programlardan daha kapsamlı programlar için test üretimini mümkün kılmaktadır.This paper presents a tool for automatically generating test data for Pascal programs that satisfy the data flow criteria. Unlike existing tools, our tool is not limited to Pascal programs whose program flow graph contains read statements in only one node but rather deals with read statements appearing in any node in the program flow graph. Moreover, our tool handles loops and arrays, these two features are traditionally difficult to handle in test data generation systems. This allows us to generate tests for larger programs than those previously reported in the literature

    Animation of Z Specifications By Translation to Prolog

    Get PDF
    Yazılım geliştirebilmenin formal metodları o yazılım tanımlamasının geçerliliğine bağlıdır. Böyle bir tanımlama genelde 'Z' gibi bir formal dilde ifade edilir. Ancak, geçerli olması için, 'Z' tanımlaması test edilmeli, bunu yapabilmek için de animasyon yapılabilecek ve icra edilebilecek bir forma transfer edilebilmelidir. 'Z' tanımlamalarının animasyonları için kullanılan dillerden birisi Prolog'dur. Bu makalede 'Z' şemalarını Prolog'a çeviren teknikler açıklanmaktadır.Aym zamanda bu tür bir çevirmenin eksikleri ve belirsizlikleri üzerinde durulacaktır.Formal methods of software development rely on the validation of the specification of the software. Such specification is normally expressed in a formal language such as Z. However, in order to be validated the Z specification must be tested, and to achieve this it has to be transformed into a form that can be executed or animated. Prolog was one of the languages used for animation of Z specifications. This paper explains the techniques used for translating Z schemas into Prolog predicates. It also examines some of this translation shortcomings and unreliable features

    446

    full texts

    522

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Açık Dergi Sistemleri
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇