Munzur University Institutional Repository
Not a member yet
    1113 research outputs found

    Binuclear cyanido complexes containing [Pt(CN)4]2 building block: Synthesis, crystal structures, magnetic properties and anticancer activities

    No full text
    Five new complexes of composition [Ni(N-bishydeten)Pt(CN)4] (1), [Ni(N-bishydeten)2][Pt(CN)4] (2), [Cu (N-bishydeten)Pt(CN)4] (3), [Cu(N-bishydeten)2][Pt(CN)4] (4) and [Cd(N-bishydeten)2][Pt(CN)4] (5) {Nbishydeten = N,N-bis(2-hydroxyethyl)-ethylenediamine} have been obtained and characterized by IR and EPR spectroscopies, elemental and thermal analysis and magnetic measurements. X-ray studies of 2 and 3 exhibited different structures and two different coordination modes of N-bishydeten ancillary ligand with a ratio of M:L. While N-bishydeten acts as a tetradentate with N, N0 , O and O0 atoms in a molar ratio of 1:1 formed 2,2-CT-type zigzag chain for 3, it behaves tridentate ligand by ending up with six coordinated NiII center in a complex salt by using 1:2 Mratio for 2. None of the 1 and 3 complexes produced in this study showed sufficient anticancer activity but all did exhibit apoptotic properties and one of them also performed low cytotoxic activity against cell tested.TUBITAK, Grant TBAG-104T205), The Research Foundation of Gaziosmanpas a University (Grant 2010/110) The Scientific Research Project Fund of Tunceli University (Grant MFTUB014-05

    Linear Wireless Sensor Networks in M2M Communications: MAC Layer Protocol Comparison

    No full text
    A large number of WSN applications like monitoring of pipelines, roads and bridges, as well as recently evolving industrial M2M applications, specifically require linear topologies, which have very different characteristics from traditional WSNs and pose new challenges in terms of overall performance, delay and energy efficiency. Even though there are numerous and also very successful MAC protocols for WSN in general, very few of them perform well with linear topologies. Furthermore, M2M applications have more stringent delay and energy consumption constraints which have to be balanced with simplicity, robustness and compatibility. In this paper we briefly summarize the specifics of LWSN and provide a comparative study of delay and energy efficiency performance of the recently suggested LINE-MAC and the widely used S-MAC protocol. Our simulations of some very typical implementation scenarios show that while the two protocols exhibit similar energy consumption performance, LINE-MAC achieves significant reduction of end-to-end delay and increase in throughput as compared to S-MAC. These results are important because similar underlying scenarios will be quite common for newly emerging M2M applications, where there are much more stringent requirements for delay and energy efficiency than in any applications known so far

    Elma, ayva ve muz meyvelerine uygulanan ozmotik dehidrasyon ön-işleminin bu meyvelerin kalite parametreleri üzerine etkisi ve kinetik modellemesi

    No full text
    Bu çalışmada, bazı meyvelere uygulanan ozmotik dehidrasyon ön-işleminin bu meyvelerin kalite parametreleri üzerine etkisinin ve kinetik modellemesinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla belirlenen 8 saatlik daldırma süresinin 0, 60, 120, 240, 360 ve 480 dakikalık zaman periyotları sonunda; %25, %45, %55 ve %65 sakkaroz konsantrasyonlarının ve 25oC, 35oC ve 45°C daldırma sıcaklıklarının elma ve ayva küpleri ile muz dilimleri üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Örneklerin su kaybı, katı kazanımı ve ağırlık azalışı gibi kinetik parametreleri hesaplanarak kütle transfer mekanizmaları modellenmiştir. Ayrıca su aktivite değeri analizi, renk analizi, tekstür profil analizi, rehidrasyon oranı analizi ve polifenoloksidaz-peroksidaz enzimatik aktivite analizleri ile mikroskobik yapı değişikliklerini tespit etmek için taramalı elektron mikroskobu incelemeleri yapılarak sonuçlar değerlendirilmiştir. Ozmotik dehidrasyon işlemi boyunca su kaybı ve katı kazanımı parametreleri ile ilişkili olarak; meyve örneklerinin tekstür profil analizinde sertlik, dış yapışkanlık ve çiğnenebilirlik gibi tekstürel değerlerinde azalış görülürken; iç yapışkanlık ve elastikiyet değerlerinde ise artış görülmüştür. Ayrıca muz dilimlerine ait dış yapışkanlık değerlerinin elma ve ayva küplerininkilere göre çok yüksek olduğu göze çarpmıştır. Meyvelerin L* renk değerlerinin taze örneklere kıyasla düştüğü; ancak bu düşüşün yüksek sakkaroz konsantrasyonlarında daha az olduğu tespit edilmiştir. Meyvelerin b* renk değerlerinin ise ozmotik işlem boyunca arttığı dikkati çekmiştir. Ozmotik işlem görmüş meyve örneklerinin işlem görmemiş örneklere göre daha düşük rehidrasyon oranına sahip olduğu saptanırken bu oran elmada 4.84, muzda 2.39 olarak hesaplanmıştır. Farklı sakkaroz konsantrasyonlarına daldırılan meyvelerin yapısındaki polifenoloksidaz ve peroksidaz enzim aktivitelerinin ozmotik işlem esnasında düştüğü; fakat enzimlerin termal stabilitelerinin yüksek olmasından dolayı enzimatik inhibisyonun sınırlı kaldığı görülmüştür. Taramalı elektron mikroskobu ile ozmotik dehidrasyon işlemine tabi tutulan meyve örneklerinin mikroskobik yapısı incelendiğinde; genel olarak hücrelerde çökme ve büzülme, hücre içi boşluklarda daralma, hücre duvarlarında deformasyon ve hücreler arası boşluklarda genişleme gibi ultrastrüktürel değişikliklerin görüldüğü tespit edilmiştir. Denge su kaybı ve denge katı kazanımı değerlerini belirlemek için, Azuara ve ark. (1992) ile Hawkes ve Flink (1978) kütle transfer modelleri incelendiğinde; örneklerin %25 sakkaroz konsantrasyonları dışında %P değerlerinin düşük olduğu ve deneysel sonuçların modele çok uygun olduğu saptanmıştır. 45oC’de %65 sakkaroz konsantrasyonunda denge su kaybı değerleri elma, ayva ve muz örnekleri için sırasıyla %75.18, %62.89 ve %37.88 olarak belirlenmiştir. %25 sakkaroz konsantrasyonlarında muz dilimlerinin denge su kaybı değerlerinin %-16.86 olduğu tespit edilmiştir. Su moleküllerinin düşük kinetik enerjisinden kaynaklanan bu durumun sonucunda muz dilimlerinden su kaybı yerine su kazanımının gerçekleştiği görülmüştür

    Munzur Nehri’ndeki Salmo trutta macrostigma (Dumeril, 1858)’nın bazı meristik ve morfometrik özelliklerinin incelenmesi

    No full text
    Ülkemizde kahverengi alabalıkların alttür teşhisinin yapılmasında zorluklar yaşanmaktadır. Bunun en önemli nedeni, türün yaşadığı coğrafik bölgeye göre zaman içinde morfolojik olarak farklılaşmasıdır. Tür teşhisinde son yıllarda genetik yöntemler ön plana çıkmış olmasına rağmen, morfolojik karakterlerin belirlenmesi önemini korumaktadır. Bu tez çalışmasında Munzur Nehri’ndeki Salmo trutta macrostigma (Dumeril,1858)’nın tüm morfolojik özellikleri belirlenerek ilgili literatürle karşılaştırılmıştır. Araştırmada kullanılan toplam 40 adet balık örneği, olta, serpme ağı, uzatma ağı ve elektroşoker cihazı kullanılarak, Ocak-Aralık 2015 tarihleri arasında Munzur Nehri’nden temin edilmiştir. Laboratuara getirilen balıkların 24 adet morfometrik karakter ölçümü ve 30 adet meristik karakter sayımı yapılmıştır. Boy-ağırlık ilişkisini belirlemek amacıyla yapılan regresyon analizinde regresyon katsayısı (b) 2,8378 (negatif allometrik büyüme) olarak belirlenmiştir. Total boy-standart boy ilişkisinde regresyon denklemi SB=0,9428TB-1,0041 şeklinde bulunmuştur. Balıkların vücut kısımlarının birbirlerine oranları belirlenerek diğer araştırmalardaki bulgularla karşılaştırılmıştır. İncelenen bireylerin linealateral pul sayısı 107-146, transversal pul sayısı 20-31, omur sayısı 54-59, solungaç diken sayısı 18-22 arasında değişiklik göstermiştir. Dorsal, ventral, pektoral, anal ve kaudal yüzgeç ışınları sırasıyla D: III-IV 10-12, V: I-II 7-12, P: I-II 8-14, A: I-IV 7-11 ve K: VIII 17-25 olarak belirlenmiştir. Vücut üzerindeki kırmızı ve siyah benek sayılarının bireyden bireye oldukça değişken olduğu görülmüştür

    Seamless learning: a review study

    No full text
    Bu çalışmanın amacı özgün adı seamless learning olan ve ülkemizde eğitim literatürüne yeni giren kesintisiz (dikişsiz) öğrenme kavramına ilişkin yapılmış çalışmalara ait bir derleme sunmaktır. Bu genel amaç doğrultusunda ulusal ve uluslararası veri tabanları “seamless learning”, “mobile seamless learning” ve “seamless” anahtar kelimeleri kullanılarak taranmıştır. Taramalar sonucunda toplam 39 çalışma incelenerek kesintisiz (dikişsiz) öğrenme kavramıyla ilgili alan yazının en belirgin özellikleri derlenmiştir. Bilimsel çalışmalar, yayınlanma yılı, çalışmanın yapıldığı ülke, çalışma grubu/katılımcılar, çalışmada ele alınan ders/konu alanı, araştırmanın amacı, bulguları, sonuçları ve önerileri başlıkları altında kategorize edilmiştir. Yapılan derleme sonucunda kesintisiz öğrenmeyle ilgili araştırma trendinin özellikle 2013 yılında belirgin bir artış göstermeye başladığı, çalışmaların özellikle uzak doğu (Singapur, Hong Kong, Tayvan) ve ABD’de yoğunlaştığı, ilköğretim öğrencileriyle yapılan çalışmalar ile kuramsal çalışmaların ağırlıkta olduğu, konu alanı itibariyle de yabancı dil öğretimi ve fen bilgisi öğretiminin ön plana çıktığı görülmüştür. Çalışmaların amaçları, bulguları, sonuç ve önerileri açısından yapılan inceleme sonucunda araştırmalar kavramsallaştırma, kesintisiz öğrenme ortamı tasarımı, akademik başarı ve ilişkili alanlar olmak üzere dört kategori altında betimlenerek sunulmuştur

    1974 TDK TÜRKÇE SÖZLÜK İLE 2011 TDK TÜRKÇE SÖZLÜK’ÜN KARŞILAŞTIRILMASI

    No full text
    Sözlükler bir dilin en kıymetli varlığı olan kelimeleri saklayan hazinelerdir. Bu hazineler zaman içerisinde dilde ihtiyaç duyulması halinde yeni kelimelerin dile girdiğini gösteren ve bir milleti koruma altına alan eserlerdir. Bu çalışmada TDK 1974 Türkçe Sözlük ile TDK 2011 Türkçe Sözlük karşılaştırılarak bu süre zarfında sözlüğe eklenen yeni kelimeler tespit edilmiştir. Çalışmanın giriş kısmında sözlük, tarihî sözlükler, sözlük yapma ilkeleri ve leksikografi ile ilgili bilgiler verilmiştir. Birinci kısımda alfabetik sıraya göre 2011 TDK Türkçe Sözlük’e eklenen kelimeler ve bu kelimelerin sözcük türleri ile TDK 2011 Türkçe Sözlük’e eklenen yabancı kelimeler belirlenmiştir. Bulgular istatistikî verilere dönüştürülerek Türkiye Türkçesinin yaklaşık son kırk yıl içinde geçirdiği değişim tespit edilmeye çalışılmıştır. İkinci kısımda bütün harfler için tespitler yapılmış ve genel değişimler belirlenmeye çalışılmıştır. Üçüncü kısımda ise tespit edilen kelimeler, sayfa sırası, alfabetik sıralama düzenine göre sözcük türleri ile verilmiş, yabancı kelimeler belirtilmiştir. Bu çalışmayı inceleyenlerin bulgular ışığında Türkçenin gelecek yıllardaki değişiminin ne olacağı hususunda öngörüde bulunması hedeflenmiştir

    Son Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi Musikişinaslarının eserlerinde müzik sosyolojisi: Rauf Yekta Bey ve İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu örneği

    No full text
    Bu çalışmada, son Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi musikişinaslarına ait başta gazete yazıları olmak üzere derlediğimiz eserlerinde geçen doğrudan ve dolaylı müzik sosyolojisi içerikli bölümlerin tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Tarama yöntemi kullanılarak tespit edilen bölümlerin müzik sosyolojisi sahasındaki yeri, dikkate aldığımız dönemlerde dünyada yeni gelişmekte olan müzik sosyolojisi disiplininin ülkemizdeki konumu ve bu bölümlerin müzik sosyolojisi ile olan bağlantıları üzerine betimlemelerde bulunularak, elde edilen verilerin müzik sosyolojisi içeriklerine göre artan ve azalan değerleri sonuç bölümünde tartışılmaktadır

    Ethnopharmacological survey of medicinal plants in Ulukışla (Niğde-Turkey)

    No full text
    This study aimed to identify wild plants collected for medicinal purposes by the local people of Ulukıs¸la County, located in the Central Anatolia Region of Turkey and to establish the uses and local names of these plants. A field study was carried out over a period of approximately 2 years (2002–2003). During this period, 59 vascular plant specimens were collected. Demographic characteristics of participants, local plant names, plant parts used and preparation methods of the plantswere investigated and recorded. Within the scope of the study, the plant species were collected; herbarium materials were prepared; and the plant specimens were named. In addition, the relative importance value of the species was determined and was calculated for the medicinal plants included in the study. A total of 59 medical plants belonging to 27 families were identified in the region. The most common families were Lamiaceae, Rosaceae, Asteraceae, Poaceae and Apiaceae. This study identified not only the wild plants collected for medical purposes by local people of Ulukıs¸la County in the Central Anatolia Region, but also the uses and local names of these plants. Comparison of the data obtained in this study from the plants growing in Ulukısla with the experimental data obtained in previous laboratory studies showed mostly the same ethnobotanical usages. The plant flora of Ulukıs¸la is threatened by such factors as grazing, expansion of newagricultural lands, and unsustainable picking of plants to generate income. Steps should be taken immediately to ensure the inclusion of relevant flora within conservation designations

    Üniversitelerimiz ve insani sorunlarımıza çözüm arayışları

    No full text
    Üniversitelerimiz kapsamında insani sorunların çözümüne dair fikirler geliştirilmektedir

    Üniversite öğrencilerinin bilimsel araştırmaya yönelik tutumlarının incelenmesi

    No full text
    Bu çalışmanın amacı, üniversite öğrencilerinin araştırmaya yönelik tutum alt boyutlarını cinsiyet, sınıf, bilimsel araştırma dersi alma ve önlisans/lisans programında okuma durumu değişkenlerine göre incelemektir. Genel tarama modelinde olan bu çalışmanın örneklemini uygun örnekleme yöntemiyle seçilen 250 lisans ve 403 önlisans öğrencisi oluşturmaktadır. Zaman, para ve işgücü açısından var olan sınırlılıklar nedeniyle örneklemin kolay ulaşılabilir ve uygulama yapılabilir birimlerden seçilmesi için uygun örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Araştırma grubuna bu öğrencilerin alınmasının nedeni öğretim programlarında bilimsel araştırma yöntemleri dersinin bulunmasıdır. Veri toplama aracı olarak Çelik, Gazioğlu ve Pesen (2012) tarafından geliştirilmiş araştırmaya yönelik tutum ölçeği uygulanmıştır. Verilerin analizinde bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi, normallik ve Levene testi kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre, cinsiyet açısından öğrencilerin araştırmaya yönelik tutum alt boyutlarından ilgi, önem ve motivasyon alt boyutlarında anlamlı düzeyde farklılaştığı ancak yararlılık ve kaygı alt boyutlarında farklılaşmadığı gözlenmiştir. Yine sınıf değişkeni ve araştırma dersi alma değişkenleri açısından araştırmaya yönelik tutum alt boyutlarından ilgi, önem, motivasyon, yararlılık ve kaygı alt boyutlarının da farklılaşmadığı belirlenmiştir. Ayrıca önlisans/lisans programında okuma durumuna göre ise araştırmaya yönelik tutum alt boyutlarından önem, motivasyon ve kaygı boyutlarında anlamlı bir fark bulunmuş, ancak ilgi ve yararlılık alt boyutlarında bir fark bulunmamıştır. Üniversite öğrencilerinin araştırmaya yönelik tutumları düşünüldüğünde bilimsel araştırma yöntemleri dersinin yanında farklı seçmeli dersler öğretim müfredatına eklenebilir

    0

    full texts

    1,113

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Munzur University Institutional Repository
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇