Munzur University Institutional Repository
Not a member yet
1113 research outputs found
Sort by
H-curvature tensors on IK-normal complex contact metric manifolds
IK-normal complex contact metric manifolds have some important properties. There are several applications of this kind of contact manifolds in theoretical physics. In this paper, we studied on H-curvature tensors for IK-normal complex contact metric manifolds. We have shown that there is no IK-normal complex contact metric manifold with constant sectional curvature and an IK-normal complex contact metric manifold is not Ricci semi-symmetric
SINIF ÖĞRETMENLERİNİN YAŞAM BOYU ÖĞRENME EĞİLİMLERİ.
Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme
eğilimlerini belirlemek ve çeşitli değişkenlere göre karşılaştırmaktır.
Araştırmada, aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır. 1. Sınıf
öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin düzeyi nedir? 2. Sınıf
öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimleri; cinsiyet, kıdem, eğitim
düzeyleri, yaşları ve çalıştıkları yer değişkenlerine göre anlamlı farklılık
göstermekte midir? 3. Ölçeğin alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki var
mıdır? Bu araştırma anlık tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini,
2017-2018 eğitim öğretim yılında, Elazığ merkez ve ilçelerin
merkezindeki ilkokullarda görev yapan toplam 1116 sınıf öğretmeni
oluşturmaktadır. Örneklemini ise, basit tesadüfi örnekleme yolu ile
belirlenen toplam 291 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri
toplama aracı olarak, Diker Coşkun ve Demirel (2009) tarafından
geliştirilen “yaşam boyu öğrenme eğilimleri (YBÖEÖ)” adlı ölçek
kullanılmıştır. Bu çalışmada da ölçeğin iç tutarlılık katsayısı .87
bulunmuştur. Ölçeğin alt boyutlarından güdülenme alt boyutunun iç
tutarlık katsayısı .92, sebat alt boyutunun iç tutarlık katsayısı .93,
öğrenmeyi düzenlemede yoksunluk alt boyutunun iç tutarlık katsayısı
.83 ve merak yoksunluğu alt boyutunun iç tutarlık katsayısı ise, .94’tür.
Bu çalışmanın bulgularına göre, sınıf öğretmenlerinin yaşam boyu
öğrenme eğilimleri; Güdülenme, sebat, merak yoksunluğu alt
boyutlarında ve ölçeğin tamamında kısmen uyuyor düzeyinde iken,
öğrenmeyi düzenlemede yoksunluk alt boyutunda çok az uyuyor
düzeyindedir. Cinsiyet değişkenine göre, bütün alt boyutlarda kadın sınıf öğretmenlerinin yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin düzeyi erkeklere göre
daha yüksektir
Eğitimin Hukuksal Temelleri
Toplum halinde yaşamak belli kuralları da beraberinde getirmektedir. Toplumsal hayatı düzenlemede önemli görev üstlenen hukuk kuralları, eğitimsel alanda da eğitim sisteminin işleyişi hakkında yol göstermektedir. Her ülke kendi toplumsal ve kültürel yapısına uygun bir eğitim sistemi oluşturur. Eğitim ile ilgili pek çok hukuksal metinler bulunmakta ve bu metinler doğrultusunda eğitsel uygulamalar gerçekleştirilmektedir. Eğitimle ilgili hukuksal metinler; anayasa, yasa (kanun), kanun hükmünde kararname, tüzük, yönetmelik, kararname, yönerge, genelge olarak sıralanmaktadır
The using of Gammarus pulex as a biomonitor in ecological risk assessment of secondary effluent from municipal wastewater treatment plant in Tunceli, Turkey
The objectives of this research are the assessment of secondary effluents (SEs) quality by evaluating chemical parameters and biomarkers. For this purpose, MDA and GSH levels were determined by spectrofotometer. SOD, CAT, and GPX activities were determined by using ELISA kit in the groups of control and the groups exposed to SE. The level of MDA and the activities of SOD in Gammarus pulex vary depending on the exposure time. GSH levels and GSH-PX activities increased in G. pulex exposed to the effluent compared to the control during 24 h and 96 h. CAT activities were in SE group were found lower than the control in G. pulex during 24 h and 96 h. Current experimental results show that SOD, CAT, GPX activities, and GSH and MDA levels in G. pulex are sensitive and appropriate responses for assess the effects of anthropogenic contaminants on the aquatic ecosystems, particularly effluent complex mixtures
Determination of the Level of Malondialdehyde Forming as a Result of Oxidative Stress Function in Fish
Oxidative stress resulting from degradation of the balance between free radicals in biological systems and antioxidants with a sweeping effect against them indicates an imbalance between the ability of a biological system to easily detoxify reactive intermediary products (metabolites) by producing reactive oxygen species or to repair the resulting damage. There are many protection mechanisms carried out by living beings in order to prevent oxidative damage that is caused by the effects of oxygen radicals. Fish constitute an important food chain in the ecosystem. Malondialdehyde (MDA) is a low molecular weight end product of lipid hydroperoxide degradation and is often the final product of lipid peroxidation. It is often used as a biomarker to measure the level of oxidative stress in living systems. MDA is an important reactive agent resulting from peroxidation of biological membranes. Oxidative stress in these organisms is not a disease, but it is an important factor that may cause or accelerate a disease. In this review study, the steps of MDA test that was used to measure MDA levels in fish which were exposed to nanomaterials as well as all steps including the preparation of fish tissue specimens, homogenization and centrifugation, addition of supernatant markers, incubation procedure and absorbance measurement are explained in detail
Investigation of Biochemical Response in Rainbow trout (Oncorhynchus mykiss, Walbaum, 1792) exposed to Remazol Brillant Blue R Textile Dye
The dyes used in textile industry production are toxic substances and most of them have
polymer structures. These dyes pollute the aquatic environment via various stages such as printing
and dyeing, and may cause molecular, cellular, biochemical and physiological disorders. The aim
of the present study was to evaluate effect of a highly toxic azo dye, Remazol Brillant Blue (RBBR)
on the biochemical responses of rainbow trout, Oncorhynchus mykiss. The fishes were exposed to
0.5, 1 and 2 mg/l of RBBR for 24 and 48 h. The glutathione S-transferase (GST), cytochrome P-450
(CYP1A1) and lactate dehydrogenase (LDH) enzyme activities of these groups were measured.
Present dye altered the activities of all these enzymes in the selected tissue of the experimental fish
in a dose-dependent manner. According to the results of this study, after dye exposure, the altera-
tion of selected enzymes indicated deterioration in antioxidant defense system, aerobic respiration
processes and biotransformation mechanism induced by the tested dye. It was also shown that GST,
CYP1A1 and LDH enzymes may be useful as biomarkers in determining the toxic effects in O. mykiss
exposed to the RBBR textile dye
The role of intraplate strike-slip faults in shaping the surrounding morphology: The Ovacık Fault (eastern Turkey) as a case study
Although the westward extrusion of the Anatolian Block is mainly compensated along its boundary faults, the
North Anatolian and the East Anatolian shear zones, it is internally deformed in a dominant manner by some
strike-slip faults as well. To obtain a better understanding about this intraplate deformation of the Anatolian
Block, we investigate the tectonic geomorphology of the Ovacık Fault (OF), which is the northeastern member
of the Malatya-Ovacık Fault Zone (MOFZ). Further, we apply the most common geomorphic indices, such as
the hypsometric curve and integral, longitudinal channel profiles, channel steepness and concavity, mountain
front sinuosity, and valley height-width ratio to characterise and quantify the deformation along the OF and
the surrounding region where the regional morphology is shaped with the joint effect of palaeo- and
neotectonics and other morphological factors such as palaeoglacial processes. The highest hypsometric integral, steepness and concavity values are generally observed along the northeastern strand of the OF (the
Munzur Mountains) and the Kemaliye Region. Further, we interpret that high HI and steepness values indicate a regional tectonic uplift because of either a change in fault geometry, which gives rise to the vertical
component on the OF, or a regional high convergence zone. Furthermore, this study gives the first calculation
of vertical uplift in the northern margin of the Ovacık Basin (OB) as at least 0.5 mm/y for long term deformation history. Thus, our results exhibit that the OF is one of the intraplate strike-slip faults of the Anatolian
Block
Öğretmen Adaylarına Göre Eğitim Sisteminin Gelecekteki Görünürlüğü
Eğitim sistemlerinin temel amacı o ülkenin nitelikli insan gücünü yetiştirmek ve yurttaşlarına vatandaşlık
eğitimini vermektir. Bunu gerçekleştirebilmek için her eğitim sistemi, yetiştireceği insan modelini, sahip olduğu
eğitim felsefesi ve insan gücü politikası ışığında saptayarak eğitim etkinliklerini bu amaca göre düzenlemektedir.
Günümüzde genelde milli eğitim sistemi özelde ise öğretmenlik mesleği, öğrenci profili, finansman, politika ve
program bağlamında yaşanan sorunlar toplumsal tartışmalara kaynaklık etmektedir. Bu araştırmayla milli eğitim
sistemine göre öğretmen adaylarının geleceğe ilişkin bakış açılarının belirlenmesi amaçlanmaktadı
Ergani Bakır Maden-i Hümayûnu (1900-1918)
Ergani Bakır Maden-i Hümayûnu Osmanlı Devleti’nin en önemli bakır madeniydi.
Bu madenin mülkiyeti devletin olmakla beraber işletmesi özel şahıslara (mültezimlere)
verilmekteydi. Mültezim, madeni kazıp çeşitli rafine işlemlerinden sonra elde ettiği ham
bakırı hükümet tarafından belirlenen bir fiyattan devlete satmaktaydı. Mültezimden alınan bu
bakırlar silah ve gemi yapım fabrikaları gibi devlet işletmelerinin ihtiyaçları karşılandıktan
sonra geriye kalan ham bakır yurtdışına satılmaktaydı. Yurtdışına satılarak önemli bir gelir
elde edilmekle beraber bakır üretiminde belli başlı sorunlarla mücadele edilmesi gerekti.
Bunlardan birisi bakırların İskenderun ve Samsun limanlarına nakli meselesiydi. Bir diğeri
bakırın saflaştırılmasında gerekli olan odun kömürünün teminiydi. Bir başkası ise üretimi
daha düşük maliyete gerçekleştirecek olan modern teknolojinin üretimde etkin kılınmasıydı.
Bu sorunlardan ilk ikisinin çözümü için bölgeye demiryolu yapımı şarttı. Ancak demiryolu
yapımı gibi büyük sermaye gerektiren işlerin yabancı sermayesiz yapılması mümkün değildi
Strategically Effectiveness on Regional Development in Universities
Globalleşme ile birlikte dünyada hem aşırı bolluğun hem de aşırı kıtlığın bir arada
yaşandığı bir süreç gerçekleşmeye başlamıştır. Dünyada var olan ülkelerden yalnızca çok az
kısmı aşırı zenginlik ile bolluk içerisinde varlığını sürdürürken, büyük bir kısmını oluşturan
ülkeler yoksulluk içinde varlığını devam ettirmektedir. Aynı durum aynı ülke içerisinde
yaşayan insanlar içerisinde bile söz konusu olmakta ve buna bağlı olarak insanlar arasında da
yaşam standartları bakımından çok fazla farklılıklar oluşmaktadır. Bilhassa azgelişmiş
ülkelerde emeğin çok, sermayenin az olması sebebiyle sermaye belli bir grubun elinde
toplanmakta ve bu belli grubun elindeki servetin lüks harcamaları giderek artmakta, yoksul
kesim de daha da çok yoksullaşmaktadır.
Ülkelerin kaynaklarının iyi idare edilememesi ve sermaye sahiplerinin de bu konuda ana
faktör olmasından dolayı, toplumun sahip olduğu özgürlükler kısıtlanmaktadır. Bu
özgürlükler salt siyasi hakların elde edilmesi değildir. Bireylerin ulaşabildikleri eğitim, sağlık,
beslenme, barınma gibi temel gereksinimler ile sosyo-kültürel yapının korunması ve
geliştirilmesi, siyasal haklar, ifade edebilirlik gibi hakların tümünü kapsayan kavramı ifade
etmektedir. Bu özgürlüklerin elde edilmesi sürecini kalkınma olarak ifade etmek mümkündür.
Bu sebeple kalkınma ekonominin var olmasından beri insan hayatında yerini alan bir kavram
olarak karşımıza çıkmaktadır (Fırat vd., 2015: 876). Azgelişmiş bölgeler için kalkınma hem
kaynakların etkin şekilde kullanılması, üretim yapısının geliştirilmesi, sanayileşmenin
gerçekleştirilmesi, teknolojik ilerlemenin hızlandırılması gibi asıl ekonomik konulara
yoğunlaşmakta hem de tarımsal verimliliğin artırılması, altyapının iyileştirilmesi ve ülkedeki
insanların eğitim, sağlık, beslenme gibi problemlerinin çözülmesini gerektirmektedir (Çeken,
2008: 296). Global ekonomide rekabet edebilmek ve bu rekabeti devam ettirebilmek, bilgi ve
teknolojiyi üretebilen ve bunu kullanabilen insanların yetiştirilmesiyle mümkün
olabilmektedir. Bu açıdan üniversiteler hem küresel rekabetin hem de ekonomik kalkınmanın
temel dinamiğini oluşturmakla birlikte ülkelerin geleceğine de yön vermektedirler