TED Ankara College IB Thesis
Not a member yet
1373 research outputs found
Sort by
THE PRESENCE OF THE MISSING
The Great Gatsby by F. Scott Fitzgerald and Persepolis: The Story of a Childhood by Marjane Satrapi are both the analysis and portraits of two different corrupted societies in whom the concept of what is good and what is important has been lost. The novels deal with a society built by a group of characters who has lost their sense of moral and social judgement. And to emphasize and underline these missing aspects of the characters they omitted what actually can be considered important like the characters. Both writers had built their novels on what they have not written instead of what they have written using narrative ellipsis. By using narrative ellipsis both writers achieved to emphasize the characters’ perspective and attitude towards life and each other in general
KADININ DÜŞMANI: KADIN
Uluslararası Diploma Programı Türkçe A dersi kapsamında hazırlanan bu uzun tezde, Reşat Nuri Güntekin’in “Bir Kadın Düşmanı” adlı yapıtında, kadının toplumdaki yeri ve değeri, yapıttaki yan figürler yardımıyla, yapıtın ana izleği olan “karşı cins üzerinde güç elde etme” üzerinden, nasıl yansıtıldığı incelenmiştir. Bu çalışmada öncelikle, odak figürün işlevi, odak figürler arasındaki ilişkilerin işlevi, yan figürler ile odak figürler arasında yaşananlar incelenmiş ve bu ilişkilerin yapıtın ana izleği ile bağlantısı açıklanmıştır. Yapıtta var olan figürler arasındaki ilişkiler incelenirken, figürlerin içinde bulundukları dönem ve olaylara bakışları irdelenmiştir. Giriş bölümüne toplumda kadına bakış açıklanırken erkek egemen toplumlarda kadının yeri tartışılmıştır. Tezin gelişme bölümünde ise figürlerin ilişkilerinin ayrıntılı incelenmesiyle, yapıtta yer alan her kadın ve her erkek bireyin temsil ettiği kavramlar incelenmiştir. Tezin sonuç bölümünde ise bu ilişkiler ana izlekle bağdaşlaştırılarak açıklanmıştır. Reşat Nur Güntekin’in “Bir Kadın Düşmanı” adlı yapıtında kadının toplumdaki yapısı figürlerin ilişkileri üzerinden ele alınmış ve ana izlek pekiştirilmiştir
DÜNYAYA TEKME VURMUŞ KADINLAR
Uluslararası Bakalorya Programı, A1 dersi Türk Dili ve Edebiyatı alanında ele alınan bu tezde, Ayfer Tunç’un “Kapak Kızı” ve “Yeşil Peri Gecesi” adlı iki yapıtı incelenmiştir. Tezde iki yapıt seçilmesinin sebebi bu yapıtların birbirinin devamı olma niteliğini taşıyarak birbirini tamamlamasıdır. Bu tezde kadın odak figürler üzerinden toplumsal yapı içerisindeki kadın kimliğinin hangi yönleriyle ele alındığı değerlendirilmiştir. Tezin amacı toplum içerisindeki kadının yerini değerlendirmek, toplum içindeki farklı kadın kimliklerinin karşılaştırmasını yapmak ve bu kimlikleri yaratan nedenleri incelemektir.
Tez üç ana bölümden oluşmaktadır: “Kadın Figürlerin Hayat Karşısındaki Duruşu”, “Kadın Figürlerin Aşk Hayatları”, “Kadın Figürlerin Yaşadığı Yalnızlık”. Bu üç bölümde “cesaret”, “aşk” ve “yalnızlık” kavramlarının odak figürlerin kendi kimliklerini oluşturmaları üzerindeki etkisi işlenmiş ve birbirinden farklı bu iki kadın figürün yaşadıkları doğrultusunda toplum içerisinde kazandıkları kimliklerin bir karşılaştırması yapılmıştır. Tezin üç bölümü de “Selda” ve “Şebnem” olarak ayrılmış, böylece “Kapak Kızı” ve “Yeşil Peri Gecesi” yapıtlarının kadın odak figürleri olarak iki alt başlıkta incelenmiştir
Uçanalı Zülfikar Bey (Bir Rumeli Ağıtı)
Necati Cumalı’nın Viran Dağlar adlı yapıtı üzerine yazılan bu uzun tez, Uluslararası Bakalorya Programı A1 Türk Dili ve Edebiyatı dersi kapsamında hazırlanmıştır. Bu çalışmada, Viran Dağlar romanının içinde barındırdığı ve aynı zamanda günümüzde de etkisi gözlemlenebilen etnik temele dayalı çatışmalar ve bunların acı sonuçları ele alınmıştır.
Necati Cumalı tarafından kaleme alınan Viran Dağlar adlı romanın, Balkanlar’daki etnik temele dayalı çatışmaların göçle sonuçlanan olumsuzluklarını içeren konusunun benim ilgimi çekmesinin temel sebebi, döneme ait aklımda oluşan soruları cevaplar nitelikte olmasıdır. Necati Cumalı’nın o dönemde Batılı sömürgeci devletler tarafından kışkırtılmış azınlıkların Osmanlı devletince kendilerine verilmiş hakları –ki bu haklar egemen ulusa verilmemiştir- yetersiz bulmaları, daha çoğunu elde etmek için devletle çatışmaları, bu çatışmalar sonucunda devletin sürüklendiği durumu bu denli özümsemesi ve anlatım şekli, kitabın en ilgi çekici noktasıydı bana göre; çünkü bu durum günümüzde de yaşadığımız coğrafyada farklı şekillerde görülmekte, insanlar acılar yaşamaktadır.
Okuduğum bu kitabı alışılmışın dışında yapan etmenler, Balkanlar’daki coğrafyanın gerçekçi anlatımı, dönemin zor koşullarının, gerek siyasal gerek özel yaşamın odak figür Zülfikar Bey aracılığıyla anlatılmasıdır.
Romanı okurken sanıyorum ki her okuyucu, benim gibi Zülfikar Bey’e içten bir hayranlık duymuştur; yurtsever, yiğit, bonkör, Selanik beyefendisi, gözü kara ve adil olması yaratılan hayranlıkta önemli rol oynar. Romanın ve odak figürün yaşam gerçekliğinin kaynağı bana göre, Balkan coğrafyasında yaşanan olayların gerçekliği ve Zülfikar Bey’in yazarımızın akrabası olması durumudur.
Konunun ortaya daha anlaşılır biçimde konulabilmesi için yapıt dönem, uzam, uzamın figürler üzerinde etkisi, toplumsal yapının olay akışı ve örgüsü üzerindeki etkisi ve odak figürün tensel, tinsel özellikleri bağlamında değerlendirilecektir.
Necati Cumalı’nın seçtiği konu ve anlamı ve özellikle Zülfikar Bey bir okuyucu olarak beni çok etkilemiş, yazara ait “Uçanalı Zülfikar Bey’e Ağıt” adlı şiir teze yakışacağı düşüncesiyle bu bölüme eklenmiştir
How does George R.R. Martin reflect the ways of gaining 'power' parallel to today's society through the characters in the first 5 books (A Game of Thrones, A Clash of Kings, A Storm of Swords, A Feast for Crows and Dance With Dragons) of his series A Song Of Ice And Fire?
A Song Of Ice And Fire, being one of the fantasy series of novels written by the author George R.R. Martin reflects many aspects of today's world through his themes and ideas in which we can explore with the help of the series' characters and plots. The series takes place in a fictional world that is parallel to an example of European society in the Middle Ages. Although the series is a fiction one, it can be clearly seen that Martin has brilliantly portrayed the society he created on political, cultural or social matters. Being one of the most important themes in the series, 'power' appears as the main focus of the 'Game of Thrones' plotline which we see the characters in a war for the 'Iron Throne' that resembles the real power.
Characters actively and passively fighting for this power in various ways, therefore, it raises the question 'What are the ways of gaining real power? This essay will explore how R.R. Martin portrays the ways of gaining power through characters and how these ways have changed since the Middle Ages. This essay examines Martin's plots and characters and analyses the ways noble and ordinary people have used to gain power. These methods of gaining power will consist of religion, money, sexuality and nobility. Then it will contain the comparison of this matter to our new modern civilized world. The essay's main source for the parts about A Song Of Ice And Fire will be the first 5 novels of the series (A Game Of Thrones, A Clash Of Kings, A Storm Of Swords, A Feast For Crows and A Dance With Dragons), additional sources for other aspects of the essay will be included. Raising different questions about power and its nature for further understanding of the topic, the main question will be 'How does George R.R. Martin reflect the ways of gaining and the usage of 'power' in today's society through the characters and plots in the first 5 books of his series A Song Of Ice And Fire?
KIRMIZI PELERİNLİ KENT
Bu tez çalışmasında Aslı Erdoğan’ın, yapılan tercihlerin bireylerin ve toplumların yaşamları üzerindeki etkilerinin aktarıldığı “Kırmızı Pelerinli Kent” adlı yapıtı incelenmiştir. Yapıtın odak figürü Özgür üzerinden yapılan bu toplum ve birey incelemesinde, uzamın bireysel ve toplumsal algıların oluşmasındaki rolü, eğilimler üzerindeki etkisi, bireylerin önceliklerinin değişmesindeki etkisi, toplumun bireylere karşı olan tutumu ve bireylerin kendilerini var edebilme süreci gibi konular ayrıntılı bir şekilde ele alınmaktadır. Bu kapsamda tez üç bölümde incelenmiştir. İlk bölümde bireylerin tercihlerinin önemi, odak figürün yapıtın akışına etkisi olan tercihleri, bu tercihlerin sebepleri ve bunların sonuçları anlatılmaktadır. İkinci bölümde Rio uzamının bireysel algıların oluşmasındaki etkisi anlatılırken, üç alt başlıkta irdelenmektedir: değer ve değersizlik algısı, yalnızlaşma ve yabancılaşma. Bu alt başlıklarda sırasıyla Rio’da insan yaşamanın değeri, odak figürün ve Rio toplumda yer alan bireylerin yalnızlaşması ve yabancılaşması neden sonuç ilişkisine dayandırılarak anlatılmıştır. Tezin son bölümünde Rio uzamının toplumsal algıların oluşmasındaki etkisi anlatılırken üç alt başlığa ayrılmıştır: şiddet/ilkellik/vahşilik, sosyal adaletsizlik ve kadının toplumdaki yeri. Bu alt başlıklarda sırasıyla Rio’nun şiddet dolu ortamının insanları ilkelliğe itişi, toplumun sınıflı yapısı ve adalet kavramının yok oluşu ve ezen-ezilen ilişkisinde ezileni oynayan kadınların yüzleşmek zorunda olduğu gerçekler anlatılmıştır. Tezin sonunda tercihlerin bireylerin yaşantılarını etkilediği ve hatta hayatta kalmalarına karar verdiği sonucuna ulaşılmıştır
ŞEHİR UZAMINDA YALNIZLIK
Uluslararası Bakalorya Programı Türkçe A dersi kapsamında hazırlanan bu tez çalışmasının amacı, Yaşar Kemal’in “Deniz Küstü” adlı yapıtında, odak figürün içinde yaşadığı toplumla uzlaşamamasının nedenlerini ve bu durumun kişinin karakterinin oluşmasındaki rolünü, birey-toplum ilişkisi bağlamında irdelemektir. Bu çalışmada, yapıtın odak figürü Selim Balıkçı’nın İstanbul şehrinde yüzleştiği yalnızlık sonucu yaşadığı çatışmalar ve içinde bulunduğu ikilemler sonucu yaşadığı türlü haller değerlendirilmiş; Selim Balıkçı aracılığıyla toplumun bir parçası olamayan bireyin bu yapılanma içindeki konumu irdelenmiştir.
Tezin giriş kısmında araştırma sorusu verilmiş ve yapıtın genel hatları üzerinde durulmuştur. Gelişme kısmında Selim Balıkçı’nın yalnızlığı neden ve sonuçlarıyla ele alınmıştır. Selim’i toplumdan uzaklaştıran ve yalnızlığa sürükleyen nedenlerin incelenmesinde yazarın toplum ve Selim arasında yarattığı zıtlıktan yararlanılmıştır. Çalışma esnasında Selim’i öteki konumuna düşüren etmenin toplumla yaşadığı ideolojik karşıtlıklar olduğu gözlemlenmiştir. Bu bölümde, Selim’i Selim yapan karakteristik özellikleriyle toplumun algısı arasındaki fark vurgulanmıştır. Gelişme bölümünün ikinci kısmında, yalnızlığın Selim Balıkçı’nın kişiliği üzerindeki etkileri ele alınmıştır. Topluma ait olamamanın verdiği huzursuzluğun Selim Balıkçı üzerinde olumsuz bir etki yaptığı, içinde bulunduğu ikilemlerin çözülmesinin Selim için bir dönüm noktası olduğunun farkına varılmıştır. Odak figürün içinde bulunduğu uzamın yalnızlığının hem neden hem de sonuç çerçevesinde oldukça önemli bir yere sahip olduğunun altı çizilmiştir. Çalışmada yazarın iletisini aktarmak için başvurduğu tekniklerin en çarpıcı olanlarına yer verilmiştir. Çalışmanın sonuç kısmında, incelemenin sonucunda ulaşılan yargılar değerlendirilmiştir
ERKEK TOPLUMDA KADIN
Uluslararası Bakalorya bitirme tezi olarak Türkçe A dersi kapsamında hazırlanan bu incelemede, Attila İlhan’ın “Sırtlan Payı” adlı yapıtındaki kadın figürlerin kişiliklerinin hangi ailesel ve çevresel koşullar altında nasıl oluştuğu işlenmiştir. Bu bağlamda, yapıtta en çok kişilik oluşumunda farklılık gösteren üç figür seçilerek gelişme bölümünde ayrı başlıklar altında incelenmiştir. Bu üç kadın figür sırasıyla; Sevim Merdoğlu, Ruhsar İlbulak ve Hayrunisa Bayraktar’dır. 1960 dönemi nesnel gerçekliğini temel alan yapıt, geriye dönüş teknikleriyle 1919 dönemini de yansıtmaktadır. Böylece yapıttaki figürlerin kişiliklerinin oluşumunun altında yatan nedenler hakkında bilgi sahibi olunabilmiş ve çalışmada, kadın figürlerin iç hesaplaşmalarının yapıta yansımasının doğurduğu neden ve sonuçlar ayrıntılı biçimde işlenebilmiştir. Ayrıca bu tezin giriş bölümünde, yapıtın temel olarak ele aldığı konular olarak; Kurtuluş Savaşı koşullarının, cephe gerisindeki örgütlenmelerin, 1960 Darbesi dönemi özelliklerinin değişik insan manzaralarıyla anlatılışından bahsedilmiş ve yapıtın odak figürü olan Miralay Ferid ile ilgili bilgiler verilmiştir. Bu tezde işlenecek olan kadın figürlerin hem ailesel ve çevresel koşullardan nasıl etkilendiğinin yanı sıra odak figürle nasıl bir ilişki içinde olduklarına da değinilmiştir. Sonuç bölümünde ise, yapıtın incelemesi sonucu varılan sonuç ve çıkarımlardan bahsedilmiş, araştırma sorusunun özet bir cevabı verilmiştir. Bu incelemeler sonucunda varılan sonuç ise, insanların hayatlarında yansıttıkları tüm kişilik özelliklerinin mutlaka geçmişten gelen bir nedeni olduğu; hiçbir şeyin nedensiz yere olmayacağıdır
TOPLUMUN AYNASI: AİLE
Ayfer Tunç’un “Yeşil Peri Gecesi” adlı yapıtı ile ilgili bu çalışmada, odak figürün yalnızlığına, intikam duygusu geliştirmesine ve güç algısına, içinde yaşadığı çevrenin etkisi incelenmiştir. Bu çalışmada çevre ile ilgili etkiler daha çok aile kurumu ile temellendirilmeye çalışılmış ve odak figürün duygu durumu değerlendirilirken onun en çok işlenen yönleri üzerinde durulmaya çalışılmıştır. Yapıtın yansıttığı toplumsal yapıda ahlaki çöküntü ön plandadır. İlişkiler çıkar ve güç odaklıdır ve bu güç genellikle fiziksel güzellikle ya da parayla elde edilmektedir. Üst sınıfta yer alabilmek ve bir etiket edinebilmek için her yolu kabul edebilen figürlerin yer aldığı yapıtta bu toplumsal bozulmanın belirtileri ilk olarak ailede görülmektedir. Sevgi, saygı, güven ölçütlerine dayanılarak kurulmayan ailelerde kurumun dağılması ekonomik yapıyla, daha iyisini elde etme hırsıyla kolayca mümkün olabilmekte ve bu durumda o kurumun içerisindeki çocukların fiziksel ve duygusal gereksinimleri göz ardı edilebilmektedir. Ayrıntılı inceleme yöntemiyle değerlendirilen yapıtın odak figürü de böyle bir toplumsal yapının ve ailenin ürünüdür, davranış ve düşüncelerinde de, her ne kadar bunlardan arınmak istese de bu değer(sizlik)leri yansıtmaktadır. Olumlu yaşantılarla büyümeyen odak figür, olumlu duygular edinememekte, yalnızlaşmakta, intikam hissiyle dolup taşmakta ve mutsuz olmaktadır. Yapıtın incelemesi sonucunda varılan bu yargılarla birlikte görülmüştür ki içinde yaşadığımız değerleri aşınmış toplumsal yapıda aile dâhil hiçbir yer korunaklı değildir. Bu çalışmayla, bireyin kişiliğinin, değer yargılarının biçimlendirildiği en önemli çevrenin aile olduğu, ailede oluşan boşlukların doldurulamadığı sonucuna varılmıştır
INVESTIGATING THE EFFECT OF THE CHANGE IN WAVELENGTHS OF LIGHT ON THE GERMINATION RATE OF Lactuca Sativa
The main idea of this extended essay is to investigate the rate of germination of the specialized seeds (Lactuca Sativa) with the change of wavelength of the light. My research question is “How does different wavelengths of light affect the rate of germination as measured by observing number of sucessfully germinated seed of Lactuca Sativa under the influence of the same temperature, volume of water, time of enlightening ?” and my hypothesis for this extended essay is ” It can therefore be hypothesized that as we increase the wavelength of the light germination rate of Lactuca Sativa will be increase.” With these ideas I have planned and designed my own method in order to answer my research question and prove my hypothesis. While doing this experiment I have used a germination pot, led lights and lettuce seeds. The setup was planned as; each trial poured with water at first day(30ml) and the fifth day(10ml). Also in order to decrease the errors I have used same brands seeds because it decreases the variety between each seed. I put 50 seeds to each trial and enlightened them with different wavelengths of light; red, green, yellow, blue, violet. At the end of collection of datas I compared them with each other, however I have seen that, an error occurred during the germination process of seeds. If we compare the data ignoring the errors caused by several external factors, I can conclude that as the wavelength of light increases germination rate will increase. Moreover, according to ANOVA test there was a significant mean difference between the number of germinated seeds. I have used lettuce seeds because these seeds are photo dormant seeds and I can obtain observable results