Fırat University

Fırat Üniversitesi Kurumsal Açık Arşiv
Not a member yet
    9909 research outputs found

    Kurumsal dergicilik bağlamında; Yolculuk, Pamukkale ve Ulusoy Travel dergilerinin karşılaştırılması

    No full text
    Kurumsal dergicilik gün geçtikçe değerini daha da artırmaktadır. Bu bağlamda her gün binlerce yolcunun yolculuklarını süsleyen üç büyük firmaya ait kurumsal dergilerin incelenerek karşılaştırılması yapılmıştır. Türkiye’de bulunan köklü, üç büyük otobüs şirketinin çıkarmış oldukları kurum dışı dergileri incelenerek, karşılaştırılması yapılmıştır. Kamil Koç firmasının Yolculuk dergisi, Pamukkale Turizm firmasının Pamukkale dergisi ile Ulusoy firmasının Ulusoy Travel dergisi bu kapsamda değerlendirilmiştir. Dergilerin kurum prestijlerini yükselttiği gerçekliğinin yanı sıra çok zengin içeriğe sahip oldukları görülmüştürCorporate magazine publishing is increasing its values more and more everyday. In this context, corporate magazines belonging to the three major companies that embellish the journeys of thousands of travellers every day are examined and compared. The noninstitutional magazines of the three well established bus companies in Turkey were examined and compared. KamilKoc’s travel magazine, Pamukkale Tourism Company’s “Pamukkale Magazine” and Ulusoy’s “Ulusoy Travel Magazine” have been evaluated in this context. It has been seen that magazines have very rich content as well as the fact that they increase the prestige of the institution

    Yeni medyada reklam stratejileri

    Get PDF
    İnternet günümüzde özellikle çocuklar ve gençler için önemli bir araç özelliği kazanmıştır. Yeni kuşakların içerisinde yaşadıkları tüm ortamlara (aile ortamı, okul ortamı vd.) yeni medyanın ve özellikle de internetin girmesi sonucunda çocukların sosyalleşme sürecinde de bir takım değişiklikler yaşanmıştır. Aile ve arkadaşlarından çok, internet ortamında vakit geçiren çocuklar, sosyal yaşam hakkındaki bilgileri de bu kaynaktan öğrenebilmektedir

    İslam öncesi İran araştırmalarında Türk tarihinin yeri: Richard Nelson Frye örneği

    No full text
    Richard Nelson Frye sadece İran tarihi üzerine değil Orta Asya tarihi üzerinde araştırmalar yapmıştır. O, İran tarihi üzerine yaptığı araştırmaları sırasında Türk tarihi üzerine çeşitli fikirler ileri sürmüştür

    Behçet Necatigil’in Thomas Mann’dan yaptığı “Venedik’te Ölüm” çevirisinin çağdaş çeviri eleştirisi yaklaşımları açısından değerlendirilmesi

    Get PDF
    Çeviri işlemi günümüzde insanları ve toplumları birbirine yaklaştıran ve aralarında iletişimin kurulmasını sağlayan bir faaliyettir. Dili ne olursa olsun, insanoğlunun üstün zekâsının ürünü olan roman, öykü, masal, tiyatro vs gibi yazınsal metinler çeviri işlemi sayesinde insanoğlunun ortak mirası olmaktadır. Günlük hayatımızda da çeviri olayıyla sık sık karşılaşmaktayız. Bu araştırmanın kuramsal bölümünde yazınsal metinlerin bir dilden diğer bir dile, bir kültürden diğer bir kültüre aktarış biçimi ve bu aktarılışı sırasında ortaya çıkan sorunlar üzerinde odaklanmıştır. Çeviri eleştirisi, zaman zaman sözü edilmekle birlikte, yöntemleri ile ölçütleri tanımlanmamış baştan sona belirsizliklerle dolu bir alandır. Hele yazın çevirisinin eleştirisi söz konusu olunca, bir belirsizlik iyice artar. Gündelik basında, dergilerde, çeviri yapıtlarla ilgili tanıtma yazıları ile incelemeler, bir takım uluorta yargılarla işi geçiştirir hep: ”Rahat okunur”, “özgün yapıta bağlı”, “yazarın sesini aktaran”, özgününden daha güzel”, “akıcı” türünden övücü, ya da karşıt nitelikte, yerici yargılardır bunlar (Göktürk (2016: 89). Türkçe etimolojik tipolojiye göre Ural-Altay dil grubuna, morfolojik tipolojiye göre eklemeli diller grubuna girmektedir. Bu gruptaki dillerin özellikleri, farklı biçimbirimlerin ve sözcüklerin birbirine bağlanarak sözcük oluşumunun gerçekleştirilmesidir. Çekimli dillerde, değişmeyen bir köke çeşitli görevleri olan ekler getirilmekte ve söz konusu ekler, ek yerleri belli olmayacak şekilde kaynaşmaktadırlar. Bunların yanı sıra ünlü uyumunun olması, kimi eklerin hem çekim sırasında eylemlerde, hem de sözcük türetmede kullanılması, ses, ses dizimi, sözcük eşliklerin oldukça fazla olması da bu dilleri, diğerlerinden ayıran özelliklerdir. Almanca etimolojik tipolojiye göre Hint-Avrupa dil grubundan Germen Dillerine girmektedir. Bu gruptaki diller morfolojik sınıflamaya göre çoğunlukla çekimli dil grubunda kabul edilmektedir. Bu dil grubunda ise eklemeli dillerden farklı olarak, çekim sırasında kökün, özellikle kökteki ünlünün değişmesi söz konusudur. Böylelikle eylem kökündeki başkalaşmayla değişik kavramların yansıtılması ve çeşitli ilişkilerin kurulması sağlanmaktadır (Aksan, (2000: 113). Bu çalışmada çeviri kuramlarının değişik yaklaşımlarının tanımı yapıldıktan sonra Çağdaş Alman Edebiyatının önde gelen isimlerinden Thomas Mann’ın Behçet Necatigil tarafından Türkçeye çevirisinin değişik kesitlerinde seçtiğimiz örnekleri yazın çevirisi eleştirisi ilkeleri doğrultusunda karşılaştırmalı ve betimlemeli yöntemle irdelenmesi, bilimsel literatür ışığında tartışılması araştırmamızın konusunu oluşturmaktadır.Translation process is an irreplaceable activity which brings societies and individuals together and which helps them have dialogue and communicate with each other. Whatever the language is, the literary works such as novel, story, tale, theatre, which are the products of superior intelligence of human, is the common heritage of the mankind thanks to translation process. We often come across translation process in our daily life as well. In theoretical part of our study we focus on the style of transferring literary texts from one language to another, from one culture to another and the challenges encountered during the transfer. Translation criticism is mentioned from time to time, however, it is an uncertain domain which is not defined in terms of methods or criteria. Above all, when it comes to criticism of translation of literary texts, this uncertainty raises more. Credits and Criticism on translated literary works in daily newspapers and journals always circumvent with some rash judgments some of which are praising like “easy to read”, “based on the original work of art”, “echoing the voice of the author”, “more beautiful than the original”, “fluent” or unlikely critical comments. (Göktürk, (2016: 89). Turkish language belongs to Ural-Altaic group in terms of etymologic typology and suffixing language group according to morphologic typology. The property of this group of languages is that different morphemes and words are affixed to one another and form a new word. In suffixing languages, affixes with several functions are attached to the stem without changing it and these affixes unite with the stem in such a way that the joints are unnoticeable. In addition to this property, there is a vowel harmony and some affixes are used both to derive verbs and other words during suffixation. German language takes place in Germanic Languages in Indo-European Group according to etymological typology. This group of languages is often included in inflected languages according to morphological classification. The property of the languages in this group is that the stem, especially the vowel in the stem is subject to change. In this way, different concepts are reflected and various relations are established through the change in the verb root (Aksan, (2000: 113). In this study, the definitions of various approaches to translation theories are given in the first place. Samples from different sections of “Death in Venice” by Thomass Mann, prominent figure of Modern German Literature, translated by Behçet Necatigil into Turkish, are analyzed by using a comparative and descriptive method in accordance with the principles of literary translation criticism and discussed in the light of scientific literature, which is the subject of our research

    Fen bilgisi öğretmen adaylarının bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanmaları ve bu teknolojileri öğrenme - öğretme sürecine entegrasyonları hakkındaki görüşleri

    Get PDF
    Bu çalışmanın amacı, fen bilgisi öğretmen adaylarının bilgi ve iletişim teknolojilerini (BİT) kullanım düzeyleri ve bu teknolojileri öğrenme öğretme sürecine entegrasyonları hakkındaki görüşlerini incelemektir. Bu amaçla birlikte, fen bilgisi öğretmen adaylarının BİT kullanım düzeylerinin bazı demografik değişkenler açısından farklılık gösterip göstermediği ve bunun yanında BİT'in öğrenme-öğretme sürecine entegrasyonu hakkındaki görüşleri de araştırılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği 3. ve 4. sınıflarında öğrenimlerine devam eden 144 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırma verileri "Bilgi ve İletişim Teknolojileri Kullanım Düzeyi Anketi" ve yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Elde edilen veriler, betimsel istatistikler ve bağımsız gruplar t Testi kullanılarak analiz edilmiştir. Görüşmeler ses kayıt cihazı ile kayıt altına alınmıştır. Görüşmelerin analizinde içerik ve betimsel analiz yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizi sonucunda, fen bilgisi öğretmen adaylarının BİT kullanım düzeyleri açısından kendilerini orta düzeyde yeterli gördükleri belirlenmiştir. Ayrıca fen bilgisi öğretmen adayları BİT’in öğrenme-öğretme sürecine entegrasyonunun çok faydalı olduğunu, kendilerine zaman kazandırdığını, işlerini kolaylaştırdığını ve öğrencilerin derse olan ilgisini artıracağını belirtmişlerdir.The aim of this study is to examine the level of science teacher candidates' use of information and communication technologies (ICT) and their opinions on the integration of these technologies into the teaching-learning process. For this purpose, it was researched whether the ICT use levels of science teacher candidates differ significantly in terms of some demographic variables, as well as their opinions on the integration of ICT into the learning-teaching process. The participants of the research constitute 144 teacher candidates studying in the 3rd and 4th grades of Science Teacher Training Department of Fırat University Faculty of Education. The research data were collected using the "ICT Usage Survey" and the semistructured interview method. The obtained data were analyzed by using descriptive statistics and independent groups t Test. The interviews were recorded with a voice recorder. Content and descriptive analysis methods were used in the analysis of the interviews. The study results reveal that the science teacher cantidates considered themselves intermediate grade in terms of ICT usage levels. In addition, science teacher candidates have indicated that the integration of ICT into the learning-teaching process is so beneficial and it saves them time, facilitates their work, and increases the interest of students in the classroom

    915

    full texts

    9,909

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Fırat Üniversitesi Kurumsal Açık Arşiv
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇