9061 research outputs found
Sort by
On the road
Yol filmleri, 1960'lı yıllardan itibaren özgürlük arayışı ile birlikte ortaya çıkmış ve yolculuk teması ekseninde insanların deneyim, keşif ve değişimlerini içeren hikayeler aktarmak için ortak bir dil ile gelişimini sürdürmüştür. Bu çalışma, yol filmlerinin kökenini saptayarak temel sorunlarından biri olan cinsiyetçi yapının dışına nasıl çıkılacağını inceler. Kökeni Western'lere dayanan yol filmlerinin temel sorunlarından biri, sürücü koltuğundaki ana kahramanların cinsiyetinin çoğunlukla erkek ve dilinin eril olmasıdır. Bu yapının kırılabilmesinin yollarından biri toplumsal cinsiyet rollerinden kaynaklanan geleneği değiştirmektir. Bu bağlamda kadın sürücülerin baş kahraman olarak yer aldığı "Thelma and Louise", "Transamerica", "Alice Doesn't Live Anymore Here" olmak üzere üç film ele alınmıştır. Bu üç film ekseninde geleneksel cinsiyetçi yapının dışına çıkarak şoför koltuğunda kadın karakterin konumlandırıldığı "Yolda" adlı kısa film oluşturulmuş ve kadına karşı şiddet kavramının yol filmleri kapsamında aktarılmasının mümkün olabileceği ortaya konulmuştur.Road movies emerged with the search for freedom in the 1960s and continued to develop with a common language to convey stories involving people's experiences, deaths and changes during the journey. This study determines the origins of road movies and examines how sexist policies, one of their main problems, emerge. One of the main problems of road movies, which have their origins in Westerns, is that most of the genders of the main heroes in the driver's seat are male and the language is masculine. One of the ways this person can be offended is through a change in gender roles. In this context, three films in which female drivers are the protagonists: "Thelma and Louise", "Transamerica" and "Alice Doesn't Live Here Anymore" were discussed. In these three film regimes, a short film called "On the Road" was created, in which the female character was positioned in the free driver's seat, in favor of traditional sexist women, and it was revealed that it was possible to carry the features of violence against women within the scope of road films
Tobacco smuggling in the 18th century Ottoman Istanbul
Bu tez, 18. yüzyıl Osmanlı İstanbul'undaki tütün kaçakçılığını ve bu girişim üzerindeki iktidarın kontrol süreçlerini incelemektedir. Tütün kaçakçılığı meselesini, tütünün iaşe, gelenekçilik ve fiskalizm ilkelerine dayanan Osmanlı ekonomik sistemi içerisindeki ticari konumu, etrafındaki siyasi ve dini tartışmalar, maddi kültürü ve siyasi iktidarın yaptırımları bağlamında ele almaktadır. 18. yüzyıl Osmanlı İstanbul'undaki tütün kaçakçılığını dönemin siyasi, dini ve ekonomik bağlamı içerisinde ele alarak kaçakçılık süreçlerini ve iktidarın bu girişime karşı geliştirdiği önlem ve yaptırımları irdelemektedir.This thesis examines tobacco smuggling in 18th century Ottoman Istanbul and the processes of state control over this practice. It surveys the issue of tobacco smuggling in the context of tobacco's commercial position within the Ottoman economic system based on the principles of subsistence, traditionalism and fiscalism, the political and religious debates surrounding it, its material culture and the sanctions of political power. It analyzes 18th-century Ottoman Istanbul's tobacco smuggling within the political, religious and economic context of the period and analyzes the smuggling processes and the measures and sanctions developed by the government against this attempt
Monolitik Ve Mikro Hizmet Mimarisinin Performans Açısından Karşılaştırılması
Çalışmanın temel amacı yazılım dünyasında kullanılan mimari yöntemlerden Monolotik ve Mikrohizmet mimarilerini teorik ve uygulamalı olarak karşılaştırmaktır. Günümüz yazılım uygulamalarında Monolotik mimariden, Mikrohizmet mimariye geçiş süreçlerini görülme birlikte,. Mikrohizmet mimariden monolitik mimariye geri dönüşlerde olmaktadır. Monolotik ve Mikrohizmet mimariyi performans açısından test edildi. Bu makalede monolitik ve mikrohizmet mimarilerin mantığına uygun 2 farklı uygulama yapılıp, ölçümleri gerçekleştirildi. Mikrohizmet mimarinin kendine göre bağımsız yaygınlaştırma avantajları vardır. Aynı zamanda getirdiği maliyetlerde vardır. Bu çalışmadan olumlu ve olumsuz yanlarını değerlendirildi
İnlay-Onlay-Overlay Restorasyonlar Hakkında Klinisyenler ve Hastalar İçin Bir Bilgi Kaynağı Olarak Youtube™
Objective: The aim of this study was to evaluate the quality of YouTube™ videos on inlay, onlay, overlay restorations and to understand whether they were useful to patients and clinicians. Method: In the present study, “inlay, onlay and overlay” were used as keyword and YouTube videos was analyzed. The first 159 videos were analyzed by two independent researchers, and 69 were subsequently included in the study. The characteristics of the videos, target audience and source of uploaded were evaluated. A 15-point scale was used to classify videos into low and high content. Each video was evaluated for content quality using the Video Information and Quality Index (VIQI) and Global Quality Scale (GQS). Result: Most of the videos (44.9 %) had been uploaded by healthcare professionals, and followed by hospital/university (24.6 %). Definition of inlay-onlay-overlay was most mentioned topic. 63.8% of the videos was determined as low content and 36.2% high content. The VIQI and GQS scores of the high content group were significantly higher than low content group (P:.001; P <.05). Conclusion: This study implies that YouTube™ is not a reliable source of information on inlay-onlay-overlay restorations. It is important that the contents of video sharing platforms are controllable by health professionals. © 2024, Ataturk Universitesi. All rights reserved
The effect of virtual reality glasses applied during intrauterine device insertion on pain, anxiety and satisfaction: Randomized controlled study
Background and aim This study was carried out to determine the effect of the use of virtual reality glasses, on anxiety, pain, and satisfaction level in order to reduce anxiety and pain during intrauterine device (IUD) insertion, which is a painful and stressful procedure for women and to divert attention to increase satisfaction.Methods This randomized controlled study in the gynecology clinic of a state hospital with 80 women who were accepted to participate in the study. Data were collected using structured patient information form, numerical pain rating scale, state-trait anxiety inventory, patient satisfaction evaluation form, and virtual reality glasses.Results Post-procedural pain scores in the control group after IUD application were higher than post-procedural pain in the virtual reality group. Measurements of post-procedure anxiety in the control group were higher than measurements of post-procedural in the virtual reality group. Satisfaction levels of women with virtual reality glasses during IUD insertion were also found to be high.Conclusions It was determined that the use of virtual reality glasses, one of the methods of distraction during IUD insertion, was effective in reducing pain and anxiety and increasing patient satisfaction.ClinicalTrials.gov [NCT05760040]The authors received no financial support for the research, authorship, and/or publication of this article.ClinicalTrials.gov: NCT0576004
Thyristors and Triacs
Thyristor (or Silicon Controlled Rectifier, SCR) is an important solid-state switch. It is a unidirectional device. This means that current can pass from anode to cathode only. Triacs are similar to SCR’s but they are bidirectional devices. This chapter studies the Thyristors and Triacs. © 2024, The Author(s), under exclusive license to Springer Nature Switzerland AG
Concepts representing goodness and evil in the Old Uyghur Maitrisimit
Maitrisimit, Budizm inancı açısından önemli olan Maitreya Buda'nın efsanevi hayatını anlatan tercüme bir eserdir. Eski Uygur Türkçesi döneminde önce Sanskritçeden Toharcaya sonra da Toharcadan Türkçeye tercüme edilmiştir. Eser hem Budizm inancına ait kavramları içermesi, bu inanç hakkında ayrıntılı bilgiler vermesi açısından hem de Eski Uygur Edebiyatı eserleri içinde körünç "tiyatro, sergilenecek şey" olarak nitelendirilen bir eser olması açısından büyük önem arz etmektedir. Bu sebeple bugüne kadar hakkında birçok çalışma yapılmıştır. Yapılan çalışmalarda genellikle araştırmacılar, eserde geçen sözcükleri türlerine, aldıkları eklere ya da tematik özelliklerine göre sınıflandırmışlar ve bu çalışmalarının sonuna tespit ettikleri sözcükleri listeleyip bir dizin eklemişlerdir. Çalışmanın amacı, Eski Uygur Türkçesi Dönemi'nin önemli eserlerinden biri olan Maitrisimit'teki Budizm inancı çevresindeki kavramları tespit etmek ve bunları yine Budizm inancında karşıladıkları anlamlar bakımından "iyilik" ve "kötülük" çerçevesinde kategorize etmektir. Bu bağlamda, çalışmamızda tespit edilen kavramlar Türkçe kökenli veya yabancı kökenli olmaları bakımından sınıflandırılmış, Budizm inancı açısından yorumlanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın sonunda tespit edilen kavramlarla ilgili bir dizin oluşturulmuştur.Maitrisimit is a translated work that recounts the legendary life of Maitreya Buddha, which holds significant importance in terms of Buddhist belief. Originally translated from Sanskrit to Tocharian during the era of Old Uyghur Turkic, and subsequently from Tocharian to Turkic, the text is notable for its inclusion of Buddhist concepts and detailed information about this belief system. It also holds great importance within the corpus of Old Uyghur Literature, often categorized as a "theater, something to be exhibited". Consequently, numerous studies have been conducted on it over the years. Researchers typically classify the words in the text according to their types, affixes, or thematic features, and compile these findings into an index appended to their studies. The aim of the study is to identify the concepts related to the Buddhist belief found in one of the important works of the Old Uighur Turkish Period, Maitrisimit, and to categorize them within the framework of "goodness" and "evil" based on the meanings they hold within the Buddhist belief. In this context, the concepts identified in our study have been classified according to whether they are of Turkish origin or foreign origin and have been interpreted from the perspective of Buddhist belief. At the end of the study, an index of the identified concepts has been created
Cumhuriyetin İlanı ve Hüseyin Rauf Orbay
Türk tarihinin önemli şahsiyetlerinden biri olan Hüseyin Rauf Orbay’ın tarihte en çok eleştirildiği konulardan biri; Cumhuriyet’in ilanı konusudur. Bu eleştirinin çıkış noktası da Rauf Bey’in Cumhuriyetin ilanını müteakip İstanbul gazetelerine verdiği beyanattır. Bu beyanatta Rauf Bey; Cumhuriyetin erken ilan edildiği ve bu ilan dolayısıyla halkta bir endişe meydana geldiğine yönelik cümleler sarf etmiştir. Bu beyanatı Ankara’da büyük yankı uyandırmıştır. Ankara gazeteleri Rauf Bey’i eleştiren yazılar kaleme alırken dönemin Cebel-i Bereket Milletvekili İhsan Bey meclise bir önerge vermiş ve Rauf Bey’in beyanatından dolayı açıklama yapmasını istemiştir. Bu önerge neticesinde Rauf Bey Ankara’ya giderek Halk Fırkası’nın 22 Kasım 1923 tarihli oturumunda açıklama yapmıştır. Açıklamalarında Cumhuriyetin ilanı konusunu İstanbul gazetelerinden öğrendiğini ve verdiği beyanattaki ifadelerin gazetelerde yazılanlardan edindiği izlenim dolayısıyla olduğunu ifade etmiştir. Cumhuriyet karşıtı olmadığını da defalarca vurgulamıştır. Bu çalışmanın amacı; Rauf Bey’in Cumhuriyet karşıtı mı yoksa Cumhuriyet taraftarı mı olduğunu ortaya koymaktır. Araştırma bulguları Rauf Bey’in Cumhuriyet karşıtı bir kimse olmadığını ve Cumhuriyet karşıtı olduğu izlenimini yaratan beyanatındaki ifadeleri İstanbul basınında çıkan haberlerden etkilenerek söylediğini göstermektedir
Investigating the relationship between cultural capital and perceived social support and attitudes towards old age and aging in adult individuals
Bu araştırmada kültürel sermaye ve algılanan sosyal desteğin yaşlılık ve yaşlanmaya ilişkin tutumlarla ilişkisinin incelenmesi ve bu değişkenlerin çeşitli sosyodemografik değişkenlere göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Araştırmanın örneklemini Türkiye'de yaşayan 18-65 yaş aralığında 192 kadın, 125 erkek olmak üzere toplam 317 katılımcı oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında katılımcılara Demografik Bilgi Formu, Kültürel Sermaye Ölçeği, Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği ve Yaşlılık ve Yaşlanmaya İlişkin Tutum Ölçeği uygulanmıştır. Araştırma sonucu elde edilen verilerin analizinde IBM SPSS Statistics 25.0 programından yararlanılmıştır. İstatistiksel analiz için Spearman Korelasyon analizi, Kolmogorov-Smirnov testi, Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis H testi, Dunn Z testi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda araştırma değişkenleri arasında ilişkilerin olduğu görülmüştür. Ayrıca araştırma değişkenlerinin sosyodemografik değişkenler ile anlamlı farklılık gösterdiği gözlemlenmiştir. Algılanan sosyal destek ölçeği toplam puanı ile kültürel sermaye ve yaşlılık ve yaşlanmaya yönelik tutum ölçekleri toplam puanları arasında negatif yönlü zayıf düzeyde; kültürel sermaye ölçeği toplam puanı ile yaşlılık ve yaşlanmaya ilişkin tutum ölçeği toplam puanları arasında pozitif yönde zayıf düzeyde istatistiksel olarak anlamlı korelasyon bulunmaktadır. Elde edilen bulgular literatür eşliğinde tartışılarak gelecek çalışmalar için öneriler sunulmuştur.This research aims to examine the relationship between cultural capital and perceived social support and attitudes towards old age and aging, and to determine whether these variables differ significantly according to various sociodemographic variables. The sample of the research consists of a total of 317 participants, 192 women and 125 men, aged 18-65, living in Turkey. Within the scope of the research, the Demographic Information Form, Cultural Capital Scale, Multidimensional Perceived Social Support Scale and Attitude Scale towards Old Age and Aging were applied to the participants. BM SPSS Statistics 25.0 program was used to analyze the data obtained as a result of the research. Spearman Correlation analysis, Kolmogorov-Smirnov test, Mann-Whitney U test, Kruskal-Wallis H test, Dunn Z test were used for statistical analysis. As a result of the analyses, it was observed that there were relationships between the research variables. Additionally, it was observed that the research variables showed significant differences with sociodemographic variables. There is a weak negative correlation between the total score of the perceived social support scale and the total scores of the cultural capital and old age and attitude towards aging scales; There is a weak positive, statistically significant correlation between the total score of the cultural capital scale and the total scores of the attitude scale towards old age and aging. The findings were discussed in the light of the literature and suggestions were made for future studies
Surviving in Global Shocks: A Study from the Perspective of Dynamic Capabilities and Organizational Resilience
Covid-19 gibi büyük şok dönemlerinde firmalar için en önemli durum hayatta kalmak olabilir. Firmaların bu tür dönemlerde hayatta kalmasını sağlayan biz dizi faktör bulunmaktadır. Bu faktörlerden önce çıkanlardan birisi dayanıklılıktır. Bu araştırmada firmaların Covid-19 sonrasında dayanıklılıklarını dinamik yetenekler açısından incelenmektedir. Araştırmanın amacı; firmaların dinamik yeteneklerinin covid-19 sonrasında iyileşmeye etkisinde sağlamlığın rolünün incelenmesidir. Araştırma İstanbul ilindeki seçili sektörlerdeki 433 beyaz yakalı çalışanların katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulgularına göre firmaların dinamik yetenekleri onların sağlamlıklarını ve iyileşme seviyelerini arttırmaktadır. Ayrıca sağlamlık firmanın iyileşmesini de arttırmaktadır. Son olarak dinamik yeteneklerin iyileşmeyi sağlamlık üzerinden etkilediği tespit edilmiştir. Araştırma, dinamik yetenekleri dayanıklılık literatürüne bağlamak, sağlamlık ile iyileşme arasında ilişki kurmak ve şok dönemlerinde faaliyetleri devam ettirme açısından bilgiler sunmaktadır. Araştırma sonunda pratik ve teorik açıdan öneriler sunulmuştur.Covid-19 gibi büyük şok dönemlerinde firmalar için en önemli durum hayatta kalmak olabilir. Firmaların bu tür dönemlerde hayatta kalmasını sağlayan biz dizi faktör bulunmaktadır. Bu faktörlerden önce çıkanlardan birisi dayanıklılıktır. Bu araştırmada firmaların Covid-19 sonrasında dayanıklılıklarını dinamik yetenekler açısından incelenmektedir. Araştırmanın amacı; firmaların dinamik yeteneklerinin covid-19 sonrasında iyileşmeye etkisinde sağlamlığın rolünün incelenmesidir. Araştırma İstanbul ilindeki seçili sektörlerdeki 433 beyaz yakalı çalışanların katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulgularına göre firmaların dinamik yetenekleri onların sağlamlıklarını ve iyileşme seviyelerini arttırmaktadır. Ayrıca sağlamlık firmanın iyileşmesini de arttırmaktadır. Son olarak dinamik yeteneklerin iyileşmeyi sağlamlık üzerinden etkilediği tespit edilmiştir. Araştırma, dinamik yetenekleri dayanıklılık literatürüne bağlamak, sağlamlık ile iyileşme arasında ilişki kurmak ve şok dönemlerinde faaliyetleri devam ettirme açısından bilgiler sunmaktadır. Araştırma sonunda pratik ve teorik açıdan öneriler sunulmuştur