Bilgi Merkezi
Not a member yet
1196 research outputs found
Sort by
Farklı Sıcaklık ve Nem Rejimleri ile Farklı Jeolojik Ana Materya Üzerindeki Toprakların Mineralojisi ve Kökeni
Çalışma, Ağlasun (Burdur), Kepez (Antalya), Sandıklı (Afyonkarahisar), Aksu (Isparta) ve Buldan (Denizli) ilçelerinde farklı sıcaklık ve nem rejimlerinde ve farklı jeolojik ana materyaller üzerinde oluşmuş toprakların hakim kil minerallerini tespit etmek ve toprakların oluşumunu değerlendirmek amacı ile altı adet toprak profilinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma alanındaki profillerin mesik ve termik sıcaklık rejiminde olduğu belirlenirken profillerin xerik ve ustik nem rejiminde olduğu tespit edilmiştir. Profillerin beşini farklı jeolojik yaş ve bileşimde sedimanter kayaçlar oluştururken son profil metamorfik kayaçtan oluşmaktadır. Tanımlanan profillerin, İnseptisol (4), Mollisol ve Alfisol toprak ordolarında oldukları belirlenmiştir. Profillerde ohrik ve mollik yüzey horizonları ile kambik, kalsik ve argillik yüzey altı ayırt edici horizonları tanımlanmıştır. İnseptisol ordosundaki profillerin ana materyal ve birikim pozisyonuna bağlı olarak kalsifikasyon, dekalsifikasyon, rubefikasyon ve podzolizasyon, Mollisol toprak ordosuna ait profilde kalsifikasyon ve melanizasyon, Alfisol ordosuna ait profilde ise rubefikasyon süreçlerinin ayrı ayrı veya değişik kombinasyonlarla etkili oldukları belirlenmiştir. Drenajın nispeten düşük olduğu taban arazi pozisyonundaki profillerde smektit baskındır. Sedimanter kökenli diğer profillerde ise illit-smektit ara tabakalı minerallerinin baskın olduğu tespit edilmiştir. Gnays ana materyalinin parçalanma ayrışma ürünlerinin birikimi sonucu oluşan profilde ise illite kaolinit mineralinin eşlik ettiği belirlenmiştir
Kent meydanı kullanım nedenlerinin Antalya Cumhuriyet Meydanı örneğinde irdelenmesi
Kent meydanları, birçok kişi tarafından bilinen ve kolaylıkla bulunabilen, kentin veya bulundukları alanın merkezi noktasında konumlanan, estetik ve işlevsel açıdan birçok özelliğe sahip mekânlardır. Aynı zamanda kent meydanları kullanıcılara gereksinimleri doğrultusunda çeşitli katkılar sağlayan alanlardır. Cumhuriyet Meydanı Antalya kentinin kent merkezinde konumlanan ve günün hemen hemen her saatinde yerli ve yabancı kullanıcılar tarafından yoğun bir şekilde kullanılan bir meydandır. Meydanın yakın çevresinde çeşitli kamu kurum ve kuruluşları, alışveriş ve iş merkezleri, özel eğitim kurumları, restoran vb. gibi kullanımlar yer almaktadır. Bu araştırmada kullanıcıların kent meydanlarını kullanma nedenleri Antalya Cumhuriyet Meydanı örneğinde anket çalışması ile irdelenmiştir. Çalışma sonucunda Cumhuriyet Meydanı gibi toplanma ve odak noktası olma özelliğine sahip bir alanın, yaşam tarzlarına bağlı olarak günümüzde en çok “zorunlu geçiş yapmak’ için kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır.
Anahtar kelimeler: Kent meydanı, Kentsel tasarım, Antalya Cumhuriyet Meydan
Capparis ovata modulates ovariectomize induced-oxidative toxicity in brain, kidney and liver of aged mice
Oxidative stress is a critical way of damage in various
physiological stress-induced disorders including age and
menopause. Capparis ovata (C. ovata) may useful treatment of
ovariectomize in old women because it contains flavonoids which
demonstrated as an antioxidant. The study in overiectomized
mice, as a model of menopausal status, of the effects of C. ovata
on lipid peroxidation (LP) and antioxidant levels in aged mice.
Forty female aged mice (12 months old) were randomly
divided into four groups. First group was used as control
although second group was C. ovata group. Third group was
ovariectomized group. C. ovata was given to ovariectomizeinduced
mice constituting the fourth groups for 28 days via
gastric gavage. End of the experiment, brain cortex, kidney and
liver samples were taken from all groups.
The LP levels in the brain cortex, kidney and liver in
ovariectomized group were higher than in control and C. ovata
groups whereas they were decreased by C. ovata administration.
Vitamin E concentrations in brain cortex and liver, β-carotene
concentration in liver were decreased by the ovariectomize
exposure although they were increased in the ovariectomized
group by the C. ovata administration. The vitamin A, vitamin
C, glutathione peroxidase and glutathione values in the brain
cortex, liver and kidney did not change in the four groups by
ovariectomize or C. ovata treatments.
In conclusion, the experimental ovariectomize is associated
with elevated oxidative stress although treatment with the C.
ovata induced protective effects on the oxidative stress in the
aged ovariectomized mice
Protective effect of different layers of onion extracts (Allium cepa L.) on markers of oxidative stress in erythrocytes
Onions (Allium cepa L.) are the rich source of flavonoids, consisting mainly quercetin-3,4´-O-diglucoside (QDG) and quercetin-4´-O-monoglucoside (QMG), as major flavonoids. In the present study, we report the in vitro protective effect of different layers of onion extract on biomarkers of oxidative stress and on free radical induced oxidative hemolysis in erythrocytes. Results show a significant protection of oxidative stress by onion extract on erythrocyte subjected to tert-butyl hydroperoxide (t-BHP) treatment, as evidenced by the decrease in malondialdehyde (MDA) and increase in reduced glutathione (GSH) content. Onion extracts also showed significant protection of the erythrocyte from oxidative hemolysis. Quercetin (at micromolar concentration) showed significant antioxidant effect in protecting erythrocytes from t-BHP induced oxidative changes. The results are more pronounced for outer layers as compared to inner layers, suggesting that the outermost living layers had higher antioxidant activities compared to innermost layers
Beer & Antioxidants: Benefits in human health
Beer has many properties such as low-calories, protein compounds, minerals and trace elements, vitamins A, D and E, polyphenols, carbon dioxide, and antioxidant capacity which make moderate consumption healthy. Beer is the only beverage which contains Hop (Humulus lupulus) and this make that beer has sedative propriety. The objective of our experiment is measure the antioxidant capacity in urine later consumed a non-alcoholic beer. The trial was conducted in a population of 17 female healthy volunteers and they drink beer in dinner during two weeks. We analyzed the Antioxity Capacity in their urine. In conclusion: a non-alcohol beer consumed during dinner increases antioxidant levels in urine
Molecular expression and calcium signalling roles of native TRP channels in vascular cells
In the vasculature, multiple members of the TRP-superfamily of non-selective cation channels (NSCCs) are expressed. These channels mediate diverse non-voltage-gated Ca2+-entry pathways and functions, which involve both vascular myocytes and communicating endothelial cells. Here, we provide an overview of recent progress in this area of research and discuss several specific examples of the important roles of vascular TRP channels in calcium signalling and electrophysiological responses. We especially focus on the recently discovered signal transduction mechanisms involving formation of specific complexes between TRP proteins and other better studied proteins that regulate cell calcium homeostasis, such as voltage-gated calcium channels and ryanodine receptors. Finally, we provide an overview of the progress in our understanding of TRPM8, which is known as the principal neuronal cold receptor, expression, localisation and function in the vasculature. We conclude that this channel is likely involved in complex thermal behaviour of blood vessels, better understanding of which is relevant to hypothermic and cardiovascular surgery conditions, therefore further research in this area is needed
FARKLI KARIŞIM ORANLARINA SAHİP POLİPROPİLEN LİFLİ BETONLARIN DAYANIM VE DURABİLİTE ÖZELLİKLERİ
Beton, çekme dayanımı ve çekme birim deformasyon kapasitesi çok düşük olan gevrek yapıdaki bir malzemedir. Betonun bu özelliklerinin belirgin olarak gerektiği yerlerde, beton içerisine değişik malzemelerden üretilmiş ve teknik özellikleri yüksek liflerin katılması sonucu, betonun zayıf özellikleri iyileştirilmeye çalışılmaktadır. Bu çalışmada, polipropilen lifler beton içerisine hacimce %1 ve %2 oranlarında eklenerek, bunların betonun taze ve sertleşmiş özeliklerine yaptığı etkiler araştırılmıştır. Plastik ve akıcı kıvama sahip, 300, 350 ve 400 dozlu polipropilen lifli beton karışımlar tasarlanmıştır. Beton basınç dayanımları için 150x150x150 mm standart küp numuneler, eğilme-çekme dayanımları için 100x100x500 mm kiriş numuneler ve durabilite deneyleri için 100x100x100 mm küp numuneler üretilmiştir. Lif oranı arttıkça betonun dayanım özelliklerinin arttığı gözlemlenmiştir. Benzer şekilde, polipropilen lifin, betonun aşınma dayanımı ve kılcal su emme özelliklerini de olumlu etkilediği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, taze beton özellikleri ve karışım oranları değiştikçe polipropilen lifin, betonun dayanım ve durabilite özellikleri üzerinde farklı etkisi olduğu ortaya çıkmaktadır
YOL AGREGALARINDA NANOTEKNOLOJİ KULLANIMI
Ülkemizde halen yapılmakta olan bölünmüş yolların inşaatında sathi kaplama kullanılmaya devam etmektedir. Bununla beraber, Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) bir yandan da bölünmüş yollardaki sathi kaplamaları bitümlü sıcak karışıma (BSK) dönüştürmeye de başlamıştır. Bu durum ülkemizde BSK konusunda yapılacak imalatları ve akademik araştırmaları da artıracaktır.
Asfalt betonu karışımlar agrega ve bitüm ile imal edilirler. Agrega olarak genellikle kireçtaşı ve son yıllarda bazalt kullanılmaktadır. Bitüm olarak ise, TÜPRAŞ ve diğer rafinerilerden elde edilen çeşitli penetrasyon ve viskozitelerde bitüm kullanılmaktadır. BSK dayanımını artırma çalışmalarında sadece agrega türü ve bitüm özellikleri dikkate alınmaktadır.
Bu çalışmada, yol agregalarında nano teknoloji kullanımı anlatılmıştır. Nano teknoloji ile birlikte plazma kaplama yöntemlerinden bahsedilmiştir. Sonuç olarak nano teknolojinin üstyapı malzemeleri alanında kullanılabilirliği ortaya çıkarılmıştır
Perlit Tozu İçeren Beton Üzerine Yüksek Sıcaklığın Etkisi
Bu makale sürdürülebilir bir katkı malzemesi olarak perlit tozu içeren beton üzerine yüksek sıcaklık etkisini belirlemek için yürütülen deneysel çalışma ve istatistiksel analiz sonuçlarını rapor eder. Bu amaçla, çimento ile ağırlıkça %0, %5, %10, %15 ve %20 oranlarında perlit tozu ile beş farklı beton numunesi üretildi. Beton numuneler 400, 600 ve 900°C’ de ısıya tabi tutuldu, daha sonra basınç dayanımı ve ultrasonik ses geçirgenlik deneyleri uygulanarak elde edilen sonuçlar, yüksek sıcaklık etkisini belirleyebilmek için laboratuar ortamından elde edilen sonuçlarla karşılaştırıldı. Bununla birlikte, perlit tozunun beton performansına katkısını belirleyebilmek için beton numuneler üstünde 3, 7, 28 ve 90 günlük yaşlarda basınç dayanımı ve ultrasonik ses geçirgenlik deneyleri uygulandı. Bu makalede deney sayısını düşürmek için Taguchi yaklaşımı ile bir L25 ortogonal dizi seçilmiştir. Bu çalışmada istatistiksel analiz için iki kontrol faktörü (Perlit tozu oranı ve Sıcaklık) seçilmiştir. Bu parametrelerin basınç dayanımı ve ultrasonik ses geçirgenlik içi öneme sahip olup-olmadığı belirlenmiştir