Bilgi Merkezi
Not a member yet
1196 research outputs found
Sort by
Entisol ve Inceptisol Topraklarda Fiziksel ve Kimyasal Özellikler Arasındaki İlişkinin Kanonik Korelasyon Analizi ile Tahmin Edilmesi
Kanonik korelasyon analizi (KKA), iki değişken seti arasındaki genel korelasyonu incelemek için kullanılan çok değişkenli tekniklerin en genellerinden birisidir. Bu çalışmada, KKA kullanılarak Amasya Gökhöyük Tarım İşletmesindeki Entisol ve İnceptisol topraklarda fiziksel ve kimyasal özellikleri arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Fiziksel değişken grubunda kum içeriği, silt içeriği, hacim ağırlığı, doymuş hidrolik iletkenlik, tarla kapasitesi ve daimi solma noktası gibi toprak fiziksel özellikleri incelenirken; kimyasal değişken grubunda pH, elektriksel iletkenlik, organik madde, CaCO3 içeriği, toplam azot, yarayışlı fosfor ve ekstrakte edilebilir potasyum gibi toprak kimyasal özelliklerine yer verilmiştir. Hem Entisol hemde İnceptisol topraklarda elde edilen 6 farklı kanonik değişken çifti arasında hesaplanan kanonik korelasyonlardan ilk üçü önemli bulunmuştur. Entisol topraklar için istatistiksel olarak önemli en yüksek kanonik korelasyon katsayısı 0.978 olarak belirlenirken, İnceptisol topraklar için en yüksek kanonik korelasyon katsayısıda 0.957 olmuştur. KKA sonuçlarına göre, Entisol topraklar için kanonik değişkenlerin açıklayıcı gücüne en fazla katkıyı sağlayan özellikler sırasıyla doymuş hidrolik iletkenlik ve pH olurken, İnceptisol topraklarda kanonik değişkenlerin açıklayıcı gücüne en fazla katkıyı sırasıyla kum içeriği ve pH sağlamıştır
Sıcak Bölgelerdeki Seralarda Fan-Ped Sisteminin Etkinliğinin Belirlenmesi
Bu çalışmada, Antalya ilinde sıcaklığın yüksek olduğu Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında fan-ped sisteminin etkinliği belirlemek amacıyla iç ve dış sıcaklık değerleri incelenmiştir. Antalya yöresindeki serinletme sistemi olmayan seralarda iç sıcaklık değerleri rahatlıkla 40 oC’nin üzerine çıkabilmektedir. Antalya ilinde sıcaklığın yüksek olduğu Temmuz ve Ağustos aylarında, optimum üretim yapılabilmesi için sera içi uygun iklim koşullarının sağlanması gerekir. Bu amaçla sıcaklık ve nem ile ilgili ölçümler yapılmıştır. Bu bilgiler doğrultusunda elde edilen veriler ile önerilen değerler kıyaslanarak sera içi iklim parametrelerinden biri olan sıcaklığın, ne ölçüde ve neden değiştiği belirlenmeye çalışılmıştır.
Yaz mevsiminde araştırmaya konu olan serada aşırı sıcaklık artışını önlemek için serinletme uygulaması yapılmıştır. Serada doğal havalandırmayla ulaşılabilen değerlerden daha düşük iç ortam sıcaklığı istenildiğinden, seraya giren hava sıcaklığını azaltmak ve oransal nem değerini artırarak bitki su stresini önlemek için, nemlendirmeli serinletme sistemi kullanıldı. Özellikle Antalya gibi sıcak iklim bölgelerinde fan-ped sistemi ile iç ortam sıcaklığı 7 ile 14 oC‘ye kadar soğutulabileceği belirlenmiştir
PLASTİK ENJEKSİYONLA KALIPLAMA İLE BİR BARDAĞIN DOLUM ANALİZİ
Plastik ürünlerin üretilmeden önce analizinin yapılarak değerlendirilmesi üreticiler için pek çok kazanç sağlamaktadır. Bu çalışmada da günlük hayatta sıklıkla kullanılan plastik bir bardağın baskı analizi bilgisayar destekli programla (Autodesk Moldflow) yapılmıştır. Analiz için 16oz büyüklüğündeki bir bardak çizilmiştir. Enjeksiyon makinasının değerleri ve PoliStiren(PS) malzemeyle bardağın kalıp içerisindeki dolumu analiz edilmiştir. Analiz sonucunda tam dolum olup olmadığı, baskı süresi, sıcaklık, basınç ve yoğunluk değerleri elde edilmiştir
Stratejik Planlama, Stratejik Planlamaya İlişkin Alternatif Yaklaşımlar ve Stratejik Yönetim Okulları
Özet
Bu çalışma, stratejik planlama kavramının geçmişten günümüze gelişimini ve bu süreçte beliren farklı yaklaşımlar ile bu yaklaşımlara yön veren stratejik yönetim okullarını ve savunularını teorik düzlemde ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu kapsamda konu ile alakalı birincil ve ikincil kaynaklara ulaşılmış ve arşiv araştırması ile içerik analizi yöntemleri kullanılarak çalışma tamamlanmıştır. Bu çalışmayı önemli kılan özellikle son dönemde stratejik planlama uygulamaların ön plana çok çıkması ve fakat stratejik planlamaya yön veren teorik çerçevenin ardıllanması gerçeği olmuştur. Bu bağlamda stratejik planlama yaklaşımına yönelik teorik çerçeve üzerinden uygulama süreçlerinin tartışılması ihtiyacı hasıl olmuştur. Yine yeni kamu yönetimi yaklaşımının 1980’lerden sonra tüm dünyada güçlenmeye başlaması ile birlikte stratejik planlama kavramı kamu yönetimi literatürüne de girmiş olması nedeniyle özellikle kamu sektöründe daha fazla uygulama alanı bulunan stratejik planlamaya ilişkin alternatif yaklaşımlar irdelenmeye çalışılmıştır.
Anahtar Kelimeler: Stratejik Planlama, GZFT Yaklaşımı, Değer Üretimi Modeli, Bryson’un Stratejik Planlama Yaklaşımı, Stratejik Yönetim Okulları
Strategıc Plannıng, Alternatıve Perspectıves On Strategıc Plannıng and The Strategıc Management Schools
Abstract
This study aims to analyze the development of the notion of strategic planning from past to present, the different perspectives emerging in this process and the strategic management schools and arguments that direct all these perspectives. Within this scope, the primary and secondary sources relevant to the subject were reached and the study has been completed by using the methods of content analysis and archival research. The thing make the study important is the fact of present emphasize on strategic management practices and ignorance of the theoretical foundations of the strategic management. In this context, it has become necessary to discuss the process of practices on the basis of theoretical framework of strategic planning. Since the concept of strategic planning entered into the public administration literature after the 1980s together with the strengthening of the new public management approach in all over the world, alternative approaches for strategic planning especially in the public sector which has more application field has been tried to study.
Keywords: Strategic Planning, SWOT analysis, Value Generation Model, Bryson Strategic Planning Approach, Strategic Management Schools
POZİTİF PSİKOLOJİ İLE POZİTİF ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ İLİŞKİSİ VE POZİTİF ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ BOYUTLARI ÜZERİNE BİR DEĞERLEME
Bu çalışmada Türkçe literatürde az sayıda yayın yapılan pozitif psikoloji ve örgütsel alandaki yansıması olan pozitif örgütsel davranış arasındaki ilişki incelenmiştir. Ayrıca, pozitif örgütsel davranışın boyutları açıklanmış ve bu boyutların örgütler için önemi vurgulanmıştır.
Çeşitli örgütsel değişkenler üzerinde etkileri bulunan pozitif örgütsel davranış boyutları, örgütlerde etkili insan kaynakları uygulamalarına katkı sunmaktadır. Kuramsal çerçevede geliştirilebilir olma özelliğine vurgu yapılan bu boyutların, örgütlerdeki uygulamalarla desteklenmesi ve yeni pozitif örgütsel davranış kavramlarının tanıtılması bu alanın geleceği için büyük önem taşımaktadır.
Anahtar Kelimeler: Pozitif psikoloji, pozitif örgütsel davranı
The Effects of Annealing Parameters on Earing for Aluminum Alloy
The aim of this study is to investigate the effect of annealing parameters on the earing problem in deep drawing of AA 1060 alloy. It is also objected to minimize the percent earing by changing annealing parameters. In experiments, AA 1060 aluminum sheets with 1,5 mm thickness were annealed at different conditions as follow: temperatures were changed from 225oC to 400oC at 10 different points, annealing time were changed from 0 to 60 minutes at 5 different periods. Then heat-treated specimens were tested at Zwick tensile test machine. From test results, percent earing values were determined. After comparing all test results each other, it was seen that the percent earing was determined as 8,49 for untreated AA 1060 alloy but the percent earing was found as 3,62 for specimens which were annealed at optimum treating parameters as 300oC temperature and 30 minutes time. An obvious reduction was determined in percent earing. Finally, it was determined in this study that earing-anisotropy ratio relationship given by some researchers for different aluminum alloys in invalid for AA 1060
Kamera Stabilizasyon Sisteminin Çalışma Prensibi ve Alınan Görüntüye Etkisi
Sinema ve yayıncılık sektörünün gelişimi bazı ihtiyaçları beraberinde getirmektedir. Merdiven inen, koşan veya koridorlarda dolaşan insanların takip sahneleri gibi çekim şartlarının zorlu olduğu durumlarda, sarsıntısız ve kesintisiz bir şekilde hareketli çekim yapılabilmesi için, operatörün yürürken vücudunun oluşturduğu değişken kuvvetlerden kameranın etkilenmesinin önlenmesi gerekmektedir. Bu sorunların çözümü için Steadicam® geliştirilmiştir. Bu çalışmada, Steadicam® gibi kamera stabilizasyon sistemleri ile kesintisiz ve sarsıntısız çekimin nasıl gerçekleştirildiği incelenmiştir
Bartın İli örneğinde yeşil alanların ulaşılabilirliğinin değerlendirilmesi üzerine bir araştırma
Tasarım çözümleri iyi ve kolay ulaşılabilen parklar kentsel yaşam kalitesinin önemli bir parçasıdır. Ulaşılabilirliği kolay olan parklar kent insanının fiziksel aktivitesinin artmasına katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada Bartın ili parkları alansal büyüklük, ulaşılabilirlik ve eğim yönünden incelenmiştir. Çalışmada Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS)’den yararlanılmıştır. Çalışmada Bartın ilindeki toplam 93 adet park değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında ele alınan parklar alansal büyüklükleri bakımından sınıflandırıldığında, ilde, semt parkı (1 adet), mahalle parkı (2 adet) ve çocuk bahçesi (1 adet) olarak tanımlanabilecek 3 farklı park büyüklüğü olduğu belirlenmiştir. Alansal büyüklük açısından tanımsız olan 89 adet park ise standart altı parklar olarak değerlendirilmiştir. Ulaşılabilirlik sınırı içerisindeki eğim grupları beş sınıfta (%0-4, %4-5, %5-8, %8-12 ve %1
Isparta İlinde Bulunan Elma Bahçelerinin Bitki Besleme Yönünden Değerlendirilmesi
Elma ağaçlarında vejetasyon ortasında yapılan yaprak analizleri ağaçların beslenme durumunun değerlendirilmesinde tüm dünyada standart bir metot olarak kullanılmaktadır. Bu metot kullanılarak Isparta ilinde yoğun olarak elma yetiştirilen bölgelerin beslenme durumları tespit edilmiştir. 2010-2011 yılında yapılan çalışmada, vejetasyon ortasında 150 bahçeden iki yıl tekrarlamalı yaprak örnekleri alınmıştır. Alınan yapraklarda N, P, K, Ca, Mg, Mn, Zn ve B analizleri yapılarak mevcut durum değerlendirilmiştir. Genel olarak yaprakta bulunan toplam miktarlara göre N, K ve Mg beslenmesinin fazla, P, Mn ve B beslenmesinin yeterli ve Ca ve Zn beslenmesinin yetersiz olduğu tespit edilmiştir. Fakat besin elementleri arasındaki oranlar dikkate alındığında referans değerlere göre fazla değerlendirilen K ve Mg’un da yetersiz olduğu görülmüştür
Darı: Kimyasal Bileşimi ve İnsan Sağlığı Açısından Potansiyel Faydaları
Tahıllar dünya nüfusunun önemli bir kısmının temel gıdalarındandır. Epidemiyolojik çalışmalar tam tahıllar ve ürünlerin düzenli tüketiminin kalp damar hastalıkları, tip-2 diyabet ve diğer birçok hastalık riskine karşı koruyabileceğini göstermiştir. Darılar zengin fitokimyasal ve özellikle fenolik bileşiklere sahiptirler. Buna ek olarak, potansiyel sağlığa faydaları nedeniyle, darı günümüzde gıda bilimcileri ve beslenme bilimcilerinin ilgisini çekmektedir. Bu çalışmanın amacı, darı çeşitlerinin kimyasal bileşimi ve potansiyel sağlığa yararlarının değerlendirilmesi amacıyla bugüne kadar yapılan araştırma ve son gelişmeleri gözden geçirmektir