Bilgi Merkezi
Not a member yet
1196 research outputs found
Sort by
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINDA KIYASLAMA: YÖNETİCİ VE ÜYE PERSPEKTİFİ
Araştırmanın temel amacı, sivil toplum kuruluşlarında kıyaslamanın yönetsel süreçler, kazanım ve yöntem faktörleri kapsamında, yönetici ve üye perspektifi/algıları açısından değerlendirilmesidir. Bu konuda hazırlanan anket formu Eylül 2011-Haziran 2013 tarihleri arasında İzmir ilinde 93 STK kapsamında 157 bireye (109 yönetici ve 48 üye/gönüllü) uygulanmıştır. Her bir faktör ileri düzeyde önemli bulunmuştur. Yönetsel süreçler faktörü için yöneticilerin, kazanım ve yönetim faktörleri için ise üyelerin/gönüllülerin daha fazla pozitif görüşe sahip olduğu belirlenmiştir. Yönetsel süreçler ve kazanım faktörleri arasında genel, yönetici ve düz üye kapsamında pozitif yönde ve orta düzeyde bir ilişkiye rastlanmıştır
R-410A SOĞUTKANLI SOĞUTMA SİSTEMLERİNDE DİKEY EMİŞ BORUSU ÇAPININ BELİRLENMESİ
Bu çalışmada amaçlanan, soğutma ve ısı pompası sistemlerinde yaygın olarak kullanılan, alternatif bir soğutkanın (R-410A) kullanıldığı buhar sıkıştırmalı soğutma sistemleri için dikey emiş (dönüş) borusu çapının belirlenmesidir. Analiz kapsamında, kompresöre etkili yağ dönüşü sağlanabilmesi amacıyla, minimum akış hızı kriteri dikkate alınmıştır. Soğutkanın emiş borusundaki sıcaklığı, eşdeğer boru uzunluğu ve sistemin kondenser sıcaklığı değerleri değişken olarak seçilmiştir. L tipi bakır boruların farklı iç çap değerlerine göre sistemin soğutma kapasitesi, soğutkan debisi ve soğutkan hızı değerlerinin minimum sınırları belirlenmiştir. Sonuçlar tablo olarak sunulmuştur
Antalya yöresi doğal kızılçam meşcereleri için genelleştirilmiş çap-boy modellerinin geliştirilmesi
Kızılçam, ülkemizde orman ürünleri sanayisi için en önemli ticari ağaç türlerinden biridir. Bu çalışmada, Antalya Yöresi doğal kızılçam meşcereleri için göğüs çapı ve bazı meşcere özellikleri bağımsız değişken olarak kullanılarak çap (d)-boy (h) modelleri geliştirilmiştir. Çalışmada, toplam 16 adet genelleştirilmiş d-h modeli, Antalya Yöresi doğal kızılçam meşcerelerinden alınan 59 örnek alan verisi kullanılarak test edilmiştir. Bu amaçla örnek alan verileri iki gruba ayrılmış, bir kısmı (%85) model geliştirmek ve diğer bir kısmı da (%15) geliştirilen modellerin test edilmesi amacıyla kullanılmıştır. Geliştirilen modellerin boy tahminlerindeki performansları, altı farklı ölçüt değerleri kullanılarak karşılaştırılmış ve elde edilen sonuçlar değerlendirilmiştir. En başarılı sonuçlar sırasıyla, Pienaar (1991-II), Sloboda vd. (1993-I) ve Sharma ve Parton (2007) tarafından geliştirilen modellerle elde edilmiştir. Bağımsız veri seti kullanılarak yapılan değerlendirmede de benzer sonuçlar elde edilmiştir.
Anahtar kelimeler: Kızılçam, Boy, Çap, Genelleştirilmiş modelle
İNOVASYONUN İŞLETMELERİN GELİŞİMİ ÜZERİNE ETKİSİNE YÖNELİK DRUCKER’IN BAKIŞ AÇISI: GİRİŞİMCİ İŞLETME
ÖZET
Günümüzde mevcut işletmelerinin ayakta kalmaları etkin yönetilmelerine bağlı olduğu kadar inovatif davranışlarına da bağlıdır. Piyasada yer alan mevcut işletmeler konumunu korumak ve gelişmek için inovatif düşünmek zorundadır. Aynı şekilde piyasaya yeni giren girişimci ise etkin bir yönetim yapısı oluşturmak zorundadır. Yani, girişimcilik, inovasyon ve yönetim birbiri ile iç içe ve önemli kavramlardır. Bu çalışma bu kavramları kapsayan girişimci işletme kavramını Drucker’ın düşünceleri ışığında ele alarak açıklamaktadır. Ayrıca bu çalışma günümüzde inovasyonun veya etkin bir yönetim sisteminin tek başına yeterli olmadığını ortaya koymaktadır.
Anahtar Kelimeler: İnovasyon, Yönetim, Girişimcilik, Girişimci İşletme, Peter F. Drucke
Rüzgâr Türbinleri, Çeşitleri Ve Rüzgâr Enerjisi Depolama Yöntemleri
Teknolojisi ve kullanımı en hızlı gelişme gösteren ve ekonomisi de fosil kaynaklı enerji kaynakları ile rekabet edebilir hale gelen yenilenebilir enerji kaynaklarının en önemlilerinden biri rüzgâr enerjisidir. Rüzgârdaki enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren sistemler rüzgâr türbinleridir. Rüzgâr türbinleri dönme eksenlerine, devirlerine, güçlerine, kanat sayılarına, rüzgâr etkisine, dişli özelliklerine ve kurulum konumlarına göre sınıflandırılırlar. Rüzgâr türbinlerini büyüklüklerine, rüzgâr geliş yönüne, dönme eksenlerine ve kurulum yerlerine göre karşılaştırılmıştır. Ayrıca rüzgâr enerjisinin depolama yöntemleri ve yeni gelişmeleri hakkında da bilgi verilmiştir
Odunun işlenmesinde yüzey pürüzlülüğü üzerine etkili faktörler
Mobilya ve dekorasyon endüstrisinde kullanılan ahşap ürünlerin yüzey pürüzlülüğünün ölçülmesi son ürünün kalitesinin tespit edilmesi bakımından oldukça önemlidir. Yüzey pürüzlülüğü odun ürünlerin estetikliğini ve pazarlanma aşamasında müşteri talebini önemli ölçüde etkilemektedir. Bununla beraber, odunun yüzey pürüzlülüğünün odun yüzey işlemlerinin uygulanmasında adezyon direnci üzerine önemli bir etkiye sahip olduğu için tespit edilmesi gerekir. Ancak, yüzey pürüzlülüğünün belirlenmesi üzerine ilk çalışmalar metal endüstrisi üzerine yoğunlaşmıştır. Odunun yüzey pürüzlülüğünün belirlenmesi konusundaki çalışmalar ise 20. yüzyılın ortalarına dayanmaktadır. Bu amaçla çeşitli pürüzlülük ölçüm yöntemleri geliştirilmiştir. Bu araştırmada, odun yüzey pürüzlülüğünün önemi, yüzey pürüzlülüğü üzerine etkili olan faktörler, yüzey pürüzlülüğü ölçüm yöntemleri ve yüzey pürüzlülüğünün belirlenmesinde kullanılan parametreler araştırıldı.
Anahtar kelimeler: Yüzey pürüzlülüğü, Pürüzlülük ölçüm yöntemleri, Odunun işlenmes
Karabuğday (Fagopyrum esculentum Moench)’ın Verim ve Mineral Besin İçeriği: Hasat Zamanının Etkisi
Karabuğday (Fagopyrum esculentum Moench)’ın temel yetiştirme amacı, insan beslenmesinde özellikle glütene hassas ve hipertansiyon hastalığı olan insanların beslenmesi için tane elde etmektir. Bu çalışma karabuğdayın verim, farklı hasat zamanlarında bitkide, bitki organlarında ve tanesinde mineral besin içeriğini araştırmak amacıyla 2012 ve 2013 yıllarında yürütülmüştür. Araştırmada Güneş karabuğday çeşidi kullanılmıştır.
Karabuğdayın verim ve mineral besin içeriği bitki organlarına ve hasat zamanlarına göre değişmiştir. Karabuğdayın taze ve kuru ot verimi, farklı bitki organlarında ve hasat zamanlarında mineral besin içeriği istatistiksel olarak (
KOMPOSTLAŞTIRMA PROSESİNDE SICAKLIK VE HAVALANDIRMA ORANI ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN BELİRLENMESİ
Dünyada nüfusun ve tarımsal üretim miktarlarının hızlı artışı ve kentlerde tüketim alışkanlıklarının yeniden şekillenmesi organik atıkların bertarafını büyük bir sıkıntıya dönüşmektedir. Organik atıklar tarımsal ve kentsel kökenlidirler ve çevre sağlığı için büyük risk oluşturmaktadırlar. Günümüzde organik atıkların beratafında depolama, yakma, piroliz, anaerobik işlem (biyogaz) ve kompostlaştırma işlemleri uygulanmaktadır. Kompostlaştırma organik atıkların beratafında uygulanan aerobik bir işlemdir ve sürdürülebilir atık yönetim yaklaşımları içerisinde değerlendirilmektedir. Bu işlem sonucunda üretilen kompost toprak düzenleyici ve gübre değeri olan bir ürün olarak kullanılabilmektedir. Kompostlaştırma işleminde mikroorganizmalar oksijen kullanarak organik atıkları oksidasyona uğratmakta ve işlem sırasında karbondioksit ile ısı enerjisi açığa çıkmaktadır.
Bu çalışmanın amacı tavuk gübresi ile samandan oluşturulan karışımların kompostlaştırılmasında optimum karışım oranlarının belirlenmesi ve kompostlaştırma işleminde sıcaklık ve havalandırma oranı arasındaki ilişkinin ortaya çıkartılmasıdır. Laboratuvar tipi kompostlaştırma sisteminde gerçekleştirilen denemeler sonucunda tavuk gübresi ve samandan oluşturulan karışımlar için en uygun oran; 85% tavuk gübresi ve 15% saman olarak belirlenmiştir. Havalandırma oranı ve sıcaklık arasındaki ilişkileri belirleme denemelerinde y=0,075x-2,1667 eşitliğinin mevcut sistemlerden daha başarılı olduğu sonucuna varılmıştır
Ham Pirina Yağının Biyodizel Potansiyelinin Araştırılması
Tüm dünyada artan enerji ihtiyacı ülkeleri yerel imkânlarla üretilebilen ve daha az kirleten enerji kaynakları bulmaya itmektedir. Ülkemizde de 2012 yılında açıklanan ekonomik veriler cari açığın %50’sinin petrol alımlarından oluştuğunu göstermektedir. Yurt dışından alınan ham petrolün yıllık maliyeti 50 milyar dolar civarındadır. Bu nedenle ham petrol alımı kalemini azaltacak ve ülkemiz açısından potansiyel olan yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarının ülkemize kazandırılması gereklidir. Zeytin yan endüstri dallarıyla ülkemiz ekonomisine katkı sağlayan büyük bir tarım sektörüne sahiptir. Zeytinden, zeytinyağı üretimi sırasında arta kalan küspesine pirina; pirinadan extraksiyon yolu ile ikinci bir şekilde elde edilen yağa ham pirina yağı denilmektedir. Bu çalışma ham pirina yağından biyodizel üretimini ve ülkemiz açısından enerji potansiyelini incelemektedir
DEĞİŞİK GEOMETRİLİ ÇELİK LİF İLAVELİ BETONARME KİRİŞLERİN TAHRİBATSIZ DENEY YÖNTEMLERİ İLE ELDE EDİLEN BASINÇ DAYANIMLARININ ANFIS METODUYLA TAHMİN EDİLMESİ
Bu çalışmada, değişik geometrik form ve çaplarda çelik lif katılarak üretilen betonların basınç dayanımlarının tahmini için, tahribatsız deney sonuçları kullanılarak Adaptif Sinir Ağına Dayalı Bulanık Çıkarım Sistemi (ANFIS) yöntemiyle bir model geliştirilmiştir. Bu kapsamda, 4 farklı geometrik şekil ve oranda çelik lif katkılı 10cm x 10cm x 50cm boyutlarında toplam 27 adet betonarme kiriş numune üretilmiştir. Deneysel çalışmada deney değişkeni olarak çelik liflerin geometrik formları esas alınmıştır.
Deneysel çalışma 5 seriden oluşmaktadır. Birinci seri yalın, ikinci seride HE (kancalı uçlu), üçüncü seride TABIX (dalgalı lif), dördüncü seride RC-65/60-BN (iki ucu çengelli) son olarak 5. seride FE (düz ve kancalı uçlu), çelik lif kullanılmıştır. Dört seri halinde üretilen lif tiplerinde 20, 30 ve 40 kg/m3 olarak lif içeriği kullanılmıştır. Üretilen betonun basınç dayanımının belirlenebilmesi için 27 adet 100mm x 100mm x 500mm boyutlarında kiriş numuneleri üretilmiştir.
Üretilen tüm numuneler 28 günlük kür süreleri sonunda tahribatlı ve tahribatsız deneylere tabi tutulmuştur. Deneyler sonucunda elde edilen veriler ANFIS yönteminde girdi parametreleri olarak kullanılarak modelleme yapılmıştır. Betonun yaşı, schmidit ve ultrases geçiş hızı modelin girdisi, basınç dayanımı ise modelin çıktısı olarak kullanılmıştır. Geliştirilen ANFIS modeli ile tahmin edilen basınç dayanımları, tek eksenli basınç dayanımı değerleri ile karşılaştırılarak modelin tahmin yeteneği test edilmiştir