Bilgi Merkezi
Not a member yet
    1196 research outputs found

    KÜNYE

    No full text

    TÜRKİYE VE AVRUPA BİRLİĞİNDE KADIN İSTİHDAMININ KARŞILAŞTIRMALI İNCELENMESİ

    No full text
    Kadınlar kendilerine toplumsal açıdan biçilen roller gereği hem ev hanımı, hem iş kadını aynı anda da annelik görevlerini bir arada yerine getirmek zorunda kalabilmektedir. Bu noktada kadınların ayrımcılık yaşamaması devletin izleyeceği politikalara bağlıdır. AB ülkelerinde zor şartlar altında ezilmeden herkesin çocuk sahibi olabilmesini veya anne, babalarının ya da akrabalarının bakımlarını üstlenebilmesi için iş hayatı, özel hayat ve aile hayatı arasında daha iyi bir denge kurulmasını desteklenmektedir. Türkiye’de ise genel görüş kadın istihdamının yetersiz olduğu bu noktada varolan önlemlerin arttırılması gerektiği yönündedir. Çalışmada kadın istihdamı açısından Türkiye ve Avrupa Birliği ülkeleri değerlendirilecek; değerlendirmelerde veri dağıtım sitelerinden elde edilen veriler kullanılacaktır

    KÜNYE

    No full text

    EJEKTÖRLÜ SOĞUTMA SİSTEMİNİN TEORİK OLARAK İNCELENMESİ

    No full text
    Geleneksel soğutma sistemleri büyük çoğunlukla, fosil yakıtlardan elde edilen elektrik enerjisi ile çalışmakta ve bu sistemleri tahrik etmek için büyük miktarda enerji kullanmaktadır. Ayrıca termik santraller, gıda sektörü, kimyasal tesisler ve motorlu taşıtlar gibi birçok endüstriyel proses çevreye tekrar kullanılabilecek atık ısı enerjisi çıkarmaktadır. Alternatif enerji kaynaklarının kullanılabildiği hem de dışarıya atılan ısı gibi enerjileri, tahrik enerjisi olarak kullanan yeni mekanik sıkıştırmalı soğutma çevrimleri üzerine araştırmalar her geçen gün oldukça artmaktadır. Bunun sonuncunda şu anda kullanılan mekanik soğutma çevrimlerinin yerine alternatif soğutma çevrimleri geliştirilmektedir. Bu alternatif sistemlerden biriside ejektörlü soğutma sistemidir. Ejektörlü soğutma sistemleri 1900’lü yılların başından beri bilinmektedir. Bu çalışmada teorik olarak ejektörlü soğutma sistemleri hakkında genel bir bilgi verilmiştir. Bu çalışmada ejektörlü soğutma çevrimi hakkında teorik olarak araştırma yapılmıştır. Verimlilik bakımından incelenmiştir

    Alternatif Gübrelerin Ekmeklik Buğdayın Tane Verimi, Verim Komponentleri ve Kalite Özelliklerine Etkileri

    No full text
    Araştırma; organik kaynaklı bazı gübrelerin ekmeklik buğdayda tane verimi, verim komponentleri ve protein oranına etkilerini araştırmak amacıyla, 2010/11 ve 2011/12 yıllarında Isparta ekolojik koşullarının kıraç şartlarında yürütülmüştür. Deneme Tesadüf Bloklarında Bölünmüş Parseller Deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak, ana parsellere gübre uygulamaları ve alt parsellere buğday çeşitleri gelecek şekilde kurulmuştur. Çeşitler arasında; her iki yılda da en yüksek tane verimi, verim komponentleri ve protein oranı Altay-2000 ve Yıldız çeşitlerinde, en düşük Sultan çeşidinde belirlenmiştir. Gübre uygulamaları karşılaştırıldığında; tane verimi, verim komponentleri ve protein oranı her iki yılda da en yüksek geleneksel gübre uygulamasında, en düşük deniz yosunu gübresinden elde edilmiştir. Gübre uygulaması x çeşit interaksiyonunda, en uzun başak boyu (sırasıyla, 9.3 ve 11.8 cm), en yüksek başaktaki tane sayısı (sırasıyla, 51.7 ve 58.0 adet), 1000 tane ağırlığı (sırasıyla, 37.5 ve 38.8 g), tane verimi (sırasıyla, 373.3 ve 384.7 kg/da) ve protein oranı (sırasıyla, % 12.6 ve 12.5) her iki yılda da geleneksel gübreleme uygulamasında Altay-2000 çeşidinden, hektolitre ağırlığı birinci yıl 77.0 kg ile geleneksel gübreleme uygulamasında Altay-2000 çeşidinden, ikinci yıl 78.7 kg ile yine geleneksel gübreleme uygulamasında Sultan çeşidinden, m2’de başak sayısı (sırasıyla, 374.1 ve 388.6 adet) ise deniz yosunu uygulamasında yıldız çeşidinden elde dilmiştir. Genel olarak, her iki yılda da tüm çeşitlerde en düşük tane verimi, verim komponentleri ve protein oranı hümik asit ve deniz yosunu uygulamalarında tespit edilmiştir. En düşük m2’de başak sayısı birinci yıl hümik asit, ikinci yıl ise ahır gübresinde belirlenmiştir

    Japon Bıldırcınlarında (Coturnix coturnix japonica) Haftalık Yumurta Ağırlığına ait Genetik ve Fenotipik Parametrelerin Şansa Bağlı Regresyon ve Tekrarlamalı Model Kullanılarak Tahmin Edilmesi

    No full text
    Bu çalışma Süleyman Demirel Üniversitesi Hayvan Yetiştirme Ünitesinde yürütülmüştür. Çalışmada ünitede bulunan ve rastgele çiftleştirme sisteminin uygulandığı bıldırcın populasyonundan, yine rastgele seçilen 225 dişi bıldırcın kullanılmıştır. 1:1 çiftleşme sisteminin kullanıldığı araştırmada, 11 – 20 haftalık yaş aralığındaki dişi bıldırcınlardan elde edilen toplam, 2139 haftalık yumurta ortalamalarına ait verim kaydının bulunduğu bir veri seti şansa bağlı regresyon modeli ve tekrarlamalı model kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada şansa bağlı model kullanılarak, haftalık yumurta ağırlık ortalamalarına ait kalıtım derecesi (h^2) 0.20 – 0.60 aralığında, tekrarlamalı model kullanılarak ise 0.40 olarak tahmin edilmiştir. Çalışmada haftalık yumurta ağırlıklarına ait tekrarlanma derecesi (r) 0.75 olarak belirlenmiştir. Çalışmada farklı haftalar arasındaki genetik korelasyon değerleri 0.86 – 1.00 aralığında tahmin edilirken, fenotipik korelasyon tahminleri 0.66 – 0.91 aralığında ve tümü istatistiksel olarak önemli (

    Kaba Yem Kaynağı Olarak Hidroponik Arpa Çimi Üretiminde Kuru Madde ve Ham Protein Verimleri Üzerine Farklı Uygulamaların Etkileri

    No full text
    Çalışmada, ön ıslatma süresi (kontrol, 6, 12 ve 24 h), sıcaklık (18, 22 ve 24 °C), sulama süresi ve sıklığı (5 sn 15 dk-1, 10 sn 30 dk-1, 20 sn 60 dk-1, 40 sn 120 dk-1, 80 sn 120 dk-1, 120 sn 120 dk-1) ile ışıklanma süresi ve rengi (beyaz, mor ve sarı – 24 h ile beyaz – 16 h ve beyaz – 20 h) uygulamalarının, yeşil yem verimleri, kuru madde ve ham protein oranları, kuru madde ve ham protein verimleri ile kayıpları üzerine etkileri araştırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre en yüksek yeşil yem verimi (39690 ve 38990), 40 sn 120 dk -1 ile 20 sn 60 dk -1 sulama süresi ve sıklığı, 24 h - Beyaz ışıklanma süresi ve rengi uygulamalarından elde edilmiştir. En yüksek kuru madde verim değerleri ise 24 h ön ıslatma süresi ile 24 ºC sıcaklık uygulamalarından elde edilmiştir (sırasıyla 5870 ve 6010). En yüksek ham protein verim değerlerine ise 24 ºC sıcaklık ile 10 sn 30 dk -1 haricindeki diğer sulama süresi ve sıklığı uygulamalarından ulaşılmıştır. En yüksek kuru madde ve ham protein verim değerleri elde etmek için 24 h ön ıslatma süresi, 24 ºC sıcaklık, 10 sn 30 dk -1 haricindeki diğer sulama süresi ve sıklığı uygulamaları ile bütün ışıklanma süresi ve rengi uygulamaları tavsiye edilebilir niteliktedir

    Çitlenbik (Celtis australis L.) Odun Çeliklerinin Köklendirilmesi: IBA Dozlarının ve Çitlenbik Tiplerinin Etkileri

    No full text
    Özet Çalışmada çitlenbiğin (Celtis australis L.) Mart ayında alınan odun çeliklerinin köklenme olanakları araştırılmıştır. Çalışmanın ilk yılında çitlenbiğin odun çelikleri 2, 4, 6, 8 veya 10 g/l IBA uygulandıktan sonra cam serada alttan ısıtmalı köklendirme tezgahında perlitte köklendirilmiştir. Çalışmanın ikinci yılında ise 5 farklı çitlenbik tipinin çeliklerinin köklenme potansiyeli incelenmiştir. Her iki yılda da 100 günlük köklenme periyodu sonunda köklenme oranı (%), kök sayıları (adet/bitki çelik), kök uzunluğu (cm) ve adaptasyon aşamasındaki yaşama oranları (%) belirlenmiştir. Köklenen çelikler toprak-torf-perlit (1:1:1/2) karışımına dikilerek cam serada gelişmeye bırakılmış, 2 aylık gelişme periyodu sonrasında yaşama oranları (%) belirlenmiştir. Büyük saksılara alınarak fidanlık koşullarında bir yıl süre ile büyütülen bitkilerin boy (cm), gövde çapı (mm) ve yaprak sayısı (adet) belirlenerek, tiplerin gelişme farklılıkları ortaya konmuştur. İlk yıl çalışmalarında en yüksek köklenme oranı 6 g/l IBA uygulanan çeliklerden (%83.33) sağlanmış ve bu çeliklerde en fazla kök (9.34 adet/çelik) oluşmuştur. IBA dozunun artması kök gelişimini olumsuz etkilemiştir. Tiplerin köklenme durumunun incelendiği ikinci yıl çalışmalarında ele alınan çitlembik tiplerin köklenme potansiyeli farklılık göstermiş ve en yüksek köklenme T5 çeliklerinde (%86.67) oluşmuştur. Çalışmada elde edilen köklü bitkilerin adaptasyonundaki başarı köklenme aşamasındaki kök kalitesine bağlı olarak artmıştır. Bir yaşlı fidanlarda uzama (125.85 cm), gövde çapı (18.30 mm) ve yaprak sayısı (170.81 adet) bakımından en iyi gelişmeyi yine T5 bitkileri göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Çitlenbik, Celtis australis L., Vegetatif üretim, Çelik, Köklenme, Fidan gelişim

    TAKIM ÇALIŞMALARINDA DÖNÜŞÜMCÜ LİDERLİK ÖZELLİKLERİ, DAVRANIŞLARI VE MOTİVASYON: KOZMETİK SEKTÖRÜNDE AMPİRİK BİR YAKLAŞIM

    Get PDF
    Araştırmada temel olarak; dönüşümcü liderlik özellikleri ve davranışlarının, takım üyelerinin motivasyonuna etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda hazırlanan anket formu, Haziran 2013-Eylül 2013 tarihleri arasında Ege Bölgesi’nde kozmetik sektöründe çalışan 410 kadın girişimciye (313 yönetici olmayan grup üyesi, 97 yönetici grubu üyesi) uygulanmıştır. Genel olarak; dönüşümcü liderlik kapsamında “vizyoner olma” ve “model olma” eğilimlerinin, takımlarda yer alan çalışanların motivasyonunu arttıracağı belirlenmiştir. Bunun yanı sıra “vizyoner olma” ve “model olma” eğilimlerinin, iki tür çalışan kapsamında farklı olmadığı görülmüştür. Son olarak; “vizyoner olma” ve “model olma” eğilimleri arasında güçlü pozitif bir ilişki saptanmıştır

    EŞİK EVİRMELİ NİCEMLEYİCİ TEKNİĞİ KULLANILARAK YAPILAN 5 BİT YÜKSEK HIZLI PARALEL A / S DÖNÜŞTÜRÜCÜLERDE SAYISAL KODLAMA DEVRELERİ PERFORMANSLARININ İNCELENMESİ

    Get PDF
    Bu çalışmada 0.18μm TSMC CMOS teknoloji kütüphanesi kullanılarak 5 bit yüksek hızlı paralel analog sayısal dönüştürücü( A / S ) tasarımı yapılmıştır. Tasarımı yapılan A / S dönüştürücü temel olarak karşılaştırıcı ve sayısal kodlama bloğu olmak üzere iki önemli blok devresinden oluşmaktadır. Burada karşılaştırıcı bloğu olarak eşik evirmeli nicemleyici tekniği(EEN) kullanılmıştır. Sayısal kodlama bloğunda ise, farklı kodlama devreleri kullanılmıştır. Böylece EEN tekniği kullanılarak yapılan A / S dönüştürücüler için sayısal kodlama blok devrelerinin performansları incelenmiştir. Tasarımı yapılan bütün devrelerde besleme gerilimi 1.8V’tur. Sayısal kodlama blok devreleri olarak programlanabilir rom(pla-rom), lojik tabanlı, seçici(multiplexer) tabanlı, Fat Tree ve Wallace Tree olmak üzere 5 farklı yapı kullanılmıştır. A / S dönüştürücünün güç tüketimi, kodlama devresinde kullanılan transistör sayıları, INL ve DNL performansları incelenmiştir. Yapılan bu çalışmaya göre EEN tekniği ile yapılan A / S dönüştürücü de en yüksek güç tüketimi 291.42mW ile “Wallace Tree”, güç tüketimi en düşük 27.378mW ile “pla-rom”, 152 adet nmos ve pmos kullanımı ile en düşük transistör sayısına sahip olan kodlayıcı “lojik tabanlı” kodlayıcı olarak görülmüştür. INL-DNL performanslarına göre en kötü performans “Fat Tree”, en iyi performans ise “Lojik tabanlı” kod dönüştürücü de gözlenmiştir

    613

    full texts

    1,196

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Bilgi Merkezi
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇