Bilgi Merkezi
Not a member yet
1196 research outputs found
Sort by
YÖNETİM GELİŞTİRME ARACI OLARAK MÜŞTERİ GERİ BİLDİRİMLERİNİN ÖNEMİ: TURİZM İŞLETME BELGELİ 4 VE 5 YILDIZLI OTEL İŞLETMELERİNDE BİR UYGULAMA
Bu araştırmanın amacı, yönetim geliştirme aracı olarak kullanılan müşteri geri bildirimlerine, otel işletmelerinin verdikleri önemi tespit etmek ve bu alanda yaptıkları çalışmaları ortaya koymaktır. Araştırmanın evreni turizm işletme belgeli 4 ve 5 yıldızlı otellerdir. Zaman ve maliyet unsurlarından dolayı araştırma örneklemi olarak Manavgat turizm bölgesi seçilmiş olup, bu bölgede yer alan turizm işletme belgeli 123 adet otelden 67’sine ulaşılmıştır. Veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır. Anket, müşteri geri bildirimleri ile ilgili olduğu varsayılan otel yöneticilerine uygulanmıştır. Veriler, Nisan-Mayıs-Haziran 2014 tarihlerini kapsayan 3 aylık süreçte toplanmıştır. Çalışmada elde edilen sonuçlara göre otel işletmeleri müşteri geri bildirimlerini, müşteri memnuniyeti ile sadakatini artırmak ve müşterilerin ihtiyaç ve değişen beklentilerini karşılamak için bir fırsat olarak görmektedirler. Bu bakış açısıyla otel işletmeleri, müşteri geri bildirimlerine ilk 6 saat içinde yanıt vermeye çalışmakta, geri bildirimleri üst yönetime günlük olarak raporlamakta ve çağın bir gereği olarak sosyal medyayı geri bildirimlerde aktif olarak kullanmaktadır
Nohut Yetiştirirciliğinde Farklı Toprak İşleme ve Ekim Yöntemlerinin İncelenmesi
Bu araştırmanın amacı, nohut üretiminde geleneksel toprak işleme (GTİ), azaltılmış toprak işleme (ATİ) ve doğrudan ekim (DE) yöntemlerinin uygulanabilirliğinin incelenmesidir. Kullanılan yöntemlerin, tarla filiz çıkış derecesi (TFÇD), ortalama çimlenme süresi (OÇS), yabancı ot gelişimi ve verim üzerine etkisi belirlenmiştir. Ayrıca kullanılan yöntemlere bağlı toprak hacim ağırlığı, porozite ve penetrasyon dirençleri de saptanmıştır.
Elde edilen verilere göre; tarla filiz çıkış derecesi GTİ, ATİ ve DE için sırasıyla %98, %85 ve %88; aynı sırlama ile ortalama çimlenme süresi 22.4, 23.5 ve 23.1 gün olarak belirlenmiştir. Yabancı ot gelişimi GTİ, ATİ ve DE yöntemleri için sırasıyla %15, %56 ve %29 olarak gerçekleşmiştir. Penetrasyon dirençleri, 0-80 cm toprak derinliğinde GTİ, ATİ ve DE 1.67, 1.84 ve 1.83 MPa olarak saptanmıştır. 0-30 cm toprak derinliğindeki hacim ağırlığı GTİ, ATİ ve DE için sırasıyla, 1.15, 1.22 ve 1.24 g cm-3; porozite ise aynı sıralamada %56.7, %53.7 ve %53.1 olarak belirlenmiştir. Ürün verimleri GTİ, ATİ ve DE yöntemleri için sırasıyla 161.7, 128.2 ve 181.7 kg da-1 olarak belirlenmiştir.
Sonuç olarak en fazla ürün verimi doğrudan ekim yönteminde gerçekleşirken en az ürün verimi azaltılmış toprak işleme yönteminde elde edilmiştir. Nohut üretiminde yörede doğrudan ekim yönteminin uygulanabilirliği teknik ve ekonomik olarak belirlenmiştir
Ege Bölgesi Tire İlçesi Mısır Plantasyonlarının Beslenme Durumlarının İncelenmesi
İzmir ili Tire ilçesinde yoğun tarımı yapılan mısır plantasyonlarının beslenme durumlarının belirlenmesi amacı ile yapılan bu araştırmada; bölgeyi temsil edecek şekilde seçilen 25 adet mısır plantasyonundan toprak ve yaprak örnekleri alınarak verimlilik ve bitki besin maddeleri analizleri yapılmıştır. Bulgulara göre yöredeki mısır plantasyonlarında; N, K, Mg ve Zn bitki besin maddeleri ile gübreleme gerekmektedir. Toprak reaksiyonunun (pH) 7,5'dan fazla olan alanlarda, fosfor ve mikro elementlerin bitkilere yarayışlılığının arttırılması açısından toz kükürt uygulaması yapılmalıdır
KARADENİZ VE SAKARYA HAVZALARINDA YILLIK ORTALAMA YAĞIŞLARIN TREND ANALİZİ
Yeryüzünde yaşamın vazgeçilmez unsurlarının başında hava ve su gelmektedir. Nüfusun hızla artması ve zorlaşan çevre şartları etkisiyle suyun artan talebi sonucunda suyun korunması ve kullanımı açısından iyi bir planlamanın yapılması önem arz etmektedir. Çünkü küreselleşen dünya ölçeğinde, ısınma ve iklim değişikliklerinin etkisi ile sorunlar artmakta, kullanılabilir tatlı su kaynaklarının azalmasının ciddi bir risk oluşturacağı düşünülmektedir. Bu risklerden dolayı, son yıllarda iklim değişkenliğinin potansiyel etkileri üzerine yapılan çalışmalar artmaktadır. Bu çalışmalar genel olarak, iklim değişikliği var mı sorusuna cevap bulmak ve yeni modeller geliştirmek amacıyla yapılmaktadır. Dolayısıyla bu çalışmada, Batı ve Doğu Karadeniz Havzaları ve Sakarya Havzasının yıllık ortalama yağış miktarlarına trend analizi uygulanarak yağış trendlerine bakılacaktır. Yapılan çalışmada, trend analizi sonuçları incelendiğinde Batı Karadeniz Havzasının yağış verilerinde trendlere rastlanmazken Doğu Karadeniz Havzasının yağış verilerinde artan yönde trendlere rastlanılmıştır. Diğer taraftan Sakarya Havzasının yağış verilerinde ise azalan yönde trendler gözlenmiştir
TÜRKİYE’DEKİ MAKRO EKONOMİK VERİLERİN HİSSE SENEDİ GETİRİLERİNİ ETKİLEME GÜCÜNÜN ARBİTRAJ FİYATLAMA MODELİ İLE ANALİZİ
Bu çalışmanın amacı Türkiye’deki makro ekonomik verilerin hisse senedi getirileri üzerine etkisini belirlemektir. Bu amaçla Arbitraj Fiyatlama Modeli (AFM) kullanılarak Ocak 2000-Aralık 2009 döneminde İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören hisse senedi getirileri üzerinde hangi makro ekonomik değişkenlerin belirleyici olduğuna yönelik bir analiz gerçekleştirilmiştir. Analizde bağımlı değişken olarak IMKB-100 hisse senedi endeksi, bağımsız değişkenler olarak tüketici fiyat endeksi, ihracatın ithalatı karşılama oranı, sanayi üretim endeksi, imalat sanayi üretim endeksi, imalat sanayi kapasite kullanım oranı, altın fiyatları, dolar döviz kuru, tasarruf mevduatı faiz oranı, cari işlemler dengesi, iç borç stoku, dar ve geniş tanımlı para arzı (M1, M2), kullanılmıştır. Çalışmada zaman serisi verileri “En Küçük Kareler Yöntemi”ne göre değerlendirilmiş ve verilerin analizinde doğrusal regresyon yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, hisse senedi getirilerinin altın fiyatlarından ve tasarruf mevduatı faiz oranından negatif yönde etkilendiği, geniş tanımlı para arzı ile imalat sanayi kapasite kullanım oranından ise pozitif yönde etkilendiği belirlenmiştir. Cari işlemler dengesinin, dar tanımlı para arzının ve imalat sanayi üretim endeksinin hisse senedi getirileri üzerindeki etkisi ise istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır.
Anahtar Kelimeler: Makro Ekonomik Veriler, Hisse Senedi Getirileri, Arbitraj Fiyatlama Model
OTEL İŞLETMELERİNDE İŞGÖREN DEVİR HIZINA ETKİ EDEN RİSK FAKTÖRLERİNİN BELİRLENMESİNE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA
Bu çalışmanın amacı, 5 yıldızlı otel işletmelerinde işgücü devir hızına etki eden risk faktörlerinin belirlenmesidir. Araştırma kapsamında İstanbul faaliyet gösteren 5 yıldızlı otel işletmelerinde çalışan 210 işgörene anket uygulanmıştır.Araştırmada elde edilen bulgulara göre, işyerinde çalışma süresi, işyerinde günlük çalışma saati (çalışana ilişkin özellikler) ile kariyer beklentisi, kendini mutlu hissedememesi (işyeri ile ilgili özellikler) işgören devir hızı risk faktörleri olarak belirlenmiştir
Türkiye’de liflevha üretimi, ithalat ve ihracat değerlerine ilişkin regresyon analizi ve 2021 yılına kadar tahmini
Sanayileşme politikalarında dış ticaretin önemli bir yerinin olması liflevha endüstrisinin geliştirilmesini ve bu sektöre önem verilmesi gereğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle, Türkiye’nin liflevha endüstri üretim ve dış ticaret yapısının zaman içinde meydana gelecek değişmelerinin incelenmesi son derece önemli duruma gelmiştir. Bu çalışmada, Türkiye liflevha endüstrisinin üretim, ithalat ve ihracatının ekonometrik yöntemle modelleri kurulmuş ve tahminleri geliştirilmiştir. Yapılan regresyon analizi sonucunda 2006 yılı itibarıyla 2 milyon m3 olan liflevha üretiminin 2021 yılında yaklaşık 1,5 kat artarak 3,4 milyon m3 olacağı, 2004-2006 yıllarında yaklaşık 200 bin m3 olan liflevha ihracatının ise 330 bin m3e, 500 bin m3 olan ithalatın ise 2021 yılında 900 bin m3e ulaşacağı görülmektedir.
Anahtar kelimeler: Liflevha ticaret, Üretim, İthalat, İhracat, Regresyon analiz
Yükseköğretim kurumlarında yaban hayatı eğitimi, önemi ve karşılaşılan sorunlar
Yaban hayatı eğitiminin yükseköğretim kurumlarında yer alması süreci Türkiye ve gelişmiş batı ülkelerinde farklılıklar arz etmektedir. Özellikle Türkiye’de yaban hayatı ile ilgili program ve bölümlerin açılması hususu son yıllara kadar gerekli ilgiyi görmemiştir. Türkiye’de yaban hayatı eğitimi üniversitelerde ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeyde verilmektedir. Ön lisans düzeyinde “Av ve Yaban Hayatı” ve “Avcılık ve Yaban Hayatı” programları mevcut olup çeşitli üniversiteler bünyesinde sayıları gün geçtikçe artmaktadır. Lisans düzeyinde “Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi” bölümleri çoğunlukla orman fakülteleri bünyesinde yer almaktadır. Aktüel olarak orman fakülteleri dışında açılan tek bölüm Uşak Üniversitesi Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi’nde yer almaktadır. Bu derlemede, yaban hayatı eğitiminin önemi, Türkiye ve özellikle gelişmiş batı ülkelerindeki tarihi süreç, yaban hayatının ekonomiye katkısı, yaban hayatı eğitimi alan mezunların iş olanakları, sorunlar ve çözüm önerileri üzerinde durulmuştur.
Anahtar kelimeler: Yaban hayatı, Üniversiteler, Eğitim, Ekonom
SOSYAL HİZMETLERDE KARİYER YÖNETİMİ
Yaşlı, çocuk ve dezavantajlı kişilerin bakımı, kadına ve aileye yönelik uygulamalarla sosyal hizmet kurumları toplumsal açıdan önemli bir görevi yerine getirmektedir. Bu yüzden sosyal hizmetler istihdam açısından gelişmekte ve bir çalışma alanı olarak önemi artmaktadır. Bu çalışmada sosyal hizmetlerde kariyer uygulamalarına değinilmiştir.
Sosyal hizmetlerde çalışma alanları geniş olmasına rağmen özel sektör kuruluşlarının aksine kamuda kariyer uygulamaları-terfi ve transferler yönetmelikler ile belirlenmiştir. Başarı ve yetkinliklerden ziyade kıdem kariyer uygulamalarında öne çıkmaktadır. Ayrıca sosyal hizmet uzmanlarının tükenmişlik ve cam tavan gibi kariyer sorunları ile karşılaştıkları görülmüştür
SOSYAL HİZMET PERSPEKTİFİNDE ÇOK ULUSLU GÖNÜLLÜ KURULUŞLAR
Bu çalışmanın amacı; ülkelerin önemli bir sermayesi olan gönüllü kuruluşların sosyal hizmet çerçevesinde ele alıp incelemektir. Bu kapsamda kavramsal bir metodoloji ile yapılan çalışmada, çok uluslu işletme ve gönüllü kuruluşların tanımlarına yer verildikten sonra sosyal hizmet bağlamında gönüllü kuruluşlar açıklanmaya çalışılmıştır. Son dönemlerde gittikçe artan şekilde adından söz edilen çok uluslu gönüllü kuruluşların sosyal hizmetlere bakan yönüyle önemi vurgulanmıştır