Bilgi Merkezi
Not a member yet
1196 research outputs found
Sort by
MVS 810 Vortex İplik Makinasında Üretilen Farklı İncelikteki İpliklerin Düzgünsüzlük, Hata Ve Tüylülük Değerlerinin Karşılaştırılması
Tüm eğirme sistemlerinde olduğu gibi vorteks iplikçilikte de iplik inceliğinin kütlesel düzgünsüzlük (CVm), ince yer, kalın yer, tüylülük, neps miktarı gibi iplik parametreleri üzerinde etkisi vardır. Vorteks iplikçilikte çok ince ipliklerin üretimi sektör içerisinde de önemli bir sorun olduğundan bu sorunun üstesinden gelebilmek için teorik de halen pek çok bilimsel çalışma devam etmektedir. Ancak vorteks iplikçilikte lif kütlesi direk olarak dönen basınçlı hava akımına maruz kaldığından iplik inceldikçe kesitteki lif sayısının azalmasıyla birlikte yüksek düzgünsüzlük ve tüylülük değerleri karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı da 810 Modeli iplik makinesi üzerinde farklı iplik numaralarında üretilen vorteks ipliklerin düzgünsüzlük, hata ve tüylülük değerlerini karşılaştırmaktır
Azot ve Kükürt Gübrelemesinin Pamuk Büyüme ve Verimine Etkisi-I
Tarla denemeleri azot ve kükürt uygulamalarının pamuk büyüme ve verimine etkilerini değerlendirmek amacıyla kükürt içeriği düşük toprakta yürütülmüştür. 0, 15, 30, 45 ve 60 kg ha-1 dozlarında kükürt ekimle birlikte toprağa uygulanmıştır. 0, 60, 120, 180 ve 240 kg ha-1 dozlarında azot dozları bölünerek uygulanmıştır. Meyve dalı sayısı, açmış koza sayısı ve kütlü pamuk veriminde 30 kg S ha-1 uygulaması ile önemli artışlar sağlanırken, 60 kg S ha-1 uygulamasında daha fazla artış gözlenmemiştir. En yüksek açmış koza sayısı, kütlü pamuk verimi ve koza ağırlığı 45 kg S ha-1 ve 120 kg N ha-1 uygulamalarında elde edilmiştir. Kütlü pamuk verimi ve koza ağırlığı daha yüksek dozda azot uygulandığında azalma, daha yüksek dozda kükürt uygulandığında artma eğilimine girmiştir. Azot uygulandığında kükürt uygulamasına önemli verim tepkisi ortaya çıkmış, azot dozunun artması durumunda verim artışı oluşmuştur. Yaprak N ve S içeriği yönünden her iki elementin ortak etkileri gözlenmiştir. Yüksek S dozları yaprak S konsantrasyonunda % 0.24’den % 0.37’e varan bir artışa yol açarken, N:S oranı 15.6’dan 9.5’a düşmüştür. Sonuçlar kükürt içeriği düşük topraklarda 120-180 kg N ha-1 ve 45-60 kg S ha-1 uygulamalarının pamuk için yarayışlı olabileceğini ortaya koymuştur
Otlatmanın Farklı Yapay Meralarda Botanik Kompozisyon Üzerine Etkisi
Bu araştırma, farklı yapay mera karışımlarında, vejetasyon dönemlerinin botanik kompozisyon üzerine etkilerini belirlemek amacıyla 2010-2012 yılları arasında, Isparta’da yürütülmüştür. Bu amaçla, çalışmanın birinci yılında her biri 15 da büyüklüğünde iki farklı yapay mera tesis edilmiştir. Kullanılan yapay mera karışımları; 1. Karışım: Medicago sativa L.(%20) + Bromus inermis L. (%40) + Agropyron cristatum L. (%30) + Poterium sanguisorba (%10), 2.Karışım: Medicago sativa L. (%15) + Onobrychis sativa Lam. (%15) + Agropyron cristatum L. (%35) + Bromus inermis L. (%35). Araştırmanın ikinci ve üçüncü yıllarında otlatma uygulamasına geçilmiştir. Her bir meraya 10 adet olmak üzere, toplam 20 baş 6 aylık siyah-alaca ırkı erkek dana yerleştirilmiştir. Yapay meralar içerisinde korunan alanlar oluşturulmuştur. Otlatma mevsimi boyunca 15 günde bir, hem otlatılan ve korunan alanlarda botanik kompozisyon ölçümleri yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, birinci merada otlatılan alanlarda yonca ve otlak ayrığı oranları azalırken, çayır düğmesi ve kılçıksız bromun oranı artmıştır. İkinci meranın otlatılan kısımlarında ise yonca, korunga ve otlak ayrığı oranları azalmış, kılçıksız brom oranı artmıştır. Genel olarak değerlendirildiğinde hayvanlar tarafından en az tercih edilen tür çayır düğmesi olmuş, kılçıksız brom ilk dönemlerinde iyi derecede otlanırken, kuruduktan sonra hayvanlar tarafından tercih edilmemiştir.
Anahtar kelimeler:Yapay mera, otlatma, otlatma mevsimi, botanik kompozisyon
Kütahya Simav İlçesi’nin Rekreasyonel Potansiyelinin Peyzaj Mimarlığı Açısından Değerlendirilmesi
Kütahya ili Simav ilçesinin rekreasyonel özellikleri değerlendirilerek, Simav ilçesine yakın rekreasyon alanların peyzaj potansiyeli incelenmiştir. İlçenin yoğun rekreasyon ihtiyacını karşılayan Eynal Kaplıcaları, Gölcük Göleti ve Hisarbey Göleti alanlarına ait genel bilgiler, bu alanlarda görülen eksiklikler ve talep özellikleri 200 kişi ile yapılan anket çalışması sonucunda ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla peyzaj potansiyeli açısından zengin olan bu alanlarda birebir anket çalışması yürütülmüştür. Anketler ile elde edilen bilgiler değerlendirilmiş, mevcut alanlardaki sorunlar belirlenmiş, bu sorunlara ilişkin çözüm yolları araştırılmıştır. Söz konusu rekreasyon alanlarından daha iyi hizmet alabilmek ve bu alanların sürekliliğinin sağlanmasını mümkün kılabilmek amacıyla önerilerde bulunulmuştur.
Araştırmada sonuç olarak; rekreasyon alanları içerisinde en yüksek talebin %48 oranla Eynal Kaplıcalarına ait olduğu belirlenmiştir. Rekreasyon alanı tercihinde yakınlık ve ulaşım kolaylığı %70, doğal güzellik %41, doğal su kaynaklarının bulunması %26 ve temizliğin %25 oranlarında etkili faktörler olduğu tespit edilmiştir. Bayanların tercih önceliğinde güvenlik faktörünün %57 oranla ilk sırada yer aldığı saptanmıştır. Ayrıca katılımcıların %46’ sının rekreasyon alanlarına yaz mevsiminde gitmeyi tercih ettikleri ve deniz kenarı rekreasyon alanlarının öncelikli tercihleri (%27) olduğu belirlenmiştir
Farklı Azot ve Fosfor Seviyelerinin Kuru Şartlarda Yetiştirilen Pelemir (Cephalaria Syriaca L.) Bitkisinin Verim ve Verim Özellikleri Üzerine Etkisi
Bu çalışma 2010-2011 ve 2011-2012 yetişme dönemlerinde Ankara ekolojik koşullarında 2 yıl süre ile yürütülmüştür. Deneme tesadüf bloklarında bölünmüş parseller deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak kurulmuştur. Deneme de ana parsellere fosfor dozları (0, 3, 6, 9 kg/da), alt parsellere de azot dozları (0, 5, 10, 15, 20 kg/da) uygulanmıştır. Bu çalışmanın amacı pelemir bitkisinde farklı fosfor ve azot dozlarının bitki boyu (cm), yan dal sayısı (adet), bitkide tabla sayısı (adet), 1000 tohum ağırlığı (g), yağ oranı (%), dekara tohum verimi (kg/da) üzerine olan etkisini belirlemektir. Fosfor ve azot dozlarına bağlı olarak; ortalama bitki boyu, bitkide tabla sayısı, 1000 tohum ağırlığı, yağ oranı, dekara tohum verimi sırasıyla 101.4-179.3 cm, 32.8-44.5 adet/bitki, 16.30-17.20 g, %19.72-20.60 ve 209.4-338.3 kg/da olarak tespit edilmiştir. 2010-2011 yetişme yılında en yüksek tohum verimi N20 ve P9 uygulamalarından elde edilmiştir. 2011-2012 yetişme yılında en yüksek tohum verimi P6N10 ve P9N10 interaksiyonlarından elde edilmiştir. Ortalama yağ oranı ise %19.72-20.60 arasında değişmiş ve en yüksek yağ oranı değeri P9 uygulamasında kaydedilmiştir.
Bu çalışmanın sonucunda farklı fosfor ve azot dozu uygulamalarının pelemirde tohum verimi ve yağ oranını artırıcı önemli bir faktör olduğu belirlenmiştir
Uşak Ekolojik Şartlarında Farklı Azot Dozlarının Şeker Mısırın (Zea Mays Saccharata Sturt.) Verim ve Kalite Özelliklerine Etkisi
Bu çalışma, 2013 yılı üretim sezonunda Uşak ili Merkez Hocalar köyünde yürütülmüştür. Çalışmada 4 farklı azot dozunun (0, 7, 14 ve 21 kg/da) şeker mısırının (jübilee F1) verim ve kalite özelliklerine etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; azot dozlarının bitki boyu, ilk koçan yüksekliği, taze koçan verimi ve taze koçandaki tanelerde nitrat birikimi üzerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Bitkide; sap çapı, koçan çapı, koçan boyu, tek koçan ağırlığı, koçanda sıra sayısı, koçanda tane sayısı, pazarlanabilir koçan sayısı, taze koçandaki tanelerde ham protein oranı ile şeker oranı azot dozlarından etkilenmemiştir. En yüksek taze koçan veriminin elde edilebileceği optimum azot dozu 14 kg/da olarak tespit edilmiştir
ESNEK OTOMASYON SİSTEMLİ VERİ TAKİP SİSTEMİNİN TASARIM VE UYGULAMASI
Bu çalışmada, endüstriyel otomasyon teknolojilerinde sıklıkla kullanılan ve görsel bir programlama dili olan LabVIEW, Türkiye’nin yerli üretimi olan GLC-386R PLC ve TCP/IP haberleşme protokolü kullanılarak, esnek otomasyon sistemli veri takip sisteminin tasarım ve uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bu uygulama daha sonra 'Nursan Kablo Donanımları' fabrikasına entegre edilmiştir. Yapılan çalışmada, bir sunucu oluşturulmuş ve her bir konveyör hattına birer adet PC, PLC ve sensörler yerleştirilerek gerçek zamanlı bir veri toplam sistemi oluşturulmuştur. Sunucu bilgisayarda oluşturulan LabVIEW tabanlı arayüz kullanılarak, konveyör hatlarından toplanan verilere göre tesisin üretim analizi ve verimi anlık olarak izlenmiştir. Bu sistem sayesinde ayrıca, tesise ait tüm üretim parametreleri anlık olarak kaydedilebilmekte, kaydedilen parametreler ilgili mercilerle paylaşılabilmekte ve üretim problemi yaşanan konveyöre anında müdahale edilebilmektedir
Yozgat Ekolojik Koşullarında Bazı Ekmeklik Buğday Çeşitlerinin Verim ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi
Çalışma, Yozgat ekolojik koşullarında bazı ekmeklik buğday çeşitlerinin verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi amacıyla kuru şartlarda 2012-2013 yetişme sezonunda tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Araştırmada kullanılan çeşitlerde bitki boyu 86-112 cm, metrekarede başak sayısı 423-492 adet, başak uzunluğu 8-11 cm, başakta başakçık sayısı 23-46 adet, başaktaki tane sayısı 22-46 adet, başakta tane ağırlığı 1-2 g, tane verimi 427-639 kg/da, bin tane ağırlığı 33-44 g, hektolitre ağırlığı 76-82 kg, biyolojik verim 1215-1910 kg/da, hasat indeksi % 30-38, protein oranı % 8-13, gluten (öz) miktarı % 15-31, gecikmeli sedimantasyon testi 7-35 ml ve zeleny sedimantasyon testi 8-28 ml arasında değişmiştir. Primer verim unsurlarından bitki boyu, metrekarede başak sayısı, başak uzunluğu, tane verimi, biyolojik verim, hasat indeksi bakımından Karahan, Bayraktar-2000, Dağdaş, Tosunbey ve Nenehatun çeşitleri öne çıkarken yüksek glüten ve sedimantasyon yönünden Nenehatun, Tosunbey ve Yunak çeşitleri ilk sıralarda yer almıştır
Nitrik Oksit Uygulamasının Tuz Stresi Altında Yetiştirilen Mısır Bitkisinin Mineral Beslenmesi ve Bazı Fizyolojik Özellikleri Üzerine Etkisi
Bu çalışmada, tuz stresi altında yetişen mısır bitkisine topraktan uygulanan nitrik oksidin mısır bitkisinin gelişimi, mineral beslenmesi ve bazı fizyolojik özellikleri üzerine etkisi araştırılmıştır. Bitkilere tuz stresi oluşturmak amacıyla kontrol grubu hariç tüm saksılara 40 mM NaCl uygulanmıştır. Nitrik oksit (NO) vericisi olarak sodyum nitroprussid (SNP) ve NO yakalayıcısı olarak metilen mavisi (MM) 0. 5 ve 1 mM dozlarında uygulanmıştır.
Araştırma sonuçlarına göre, NaCl ve SNP’ in artan dozları bitkinin yaş ve kuru ağırlığını kontrole göre önemli oranda azaltmıştır. Membran geçirgenliği, nisbi nem içeriği, yaprak su tutma kapasitesi, total antioksidan aktivitesi, prolin içeriği, lipid peroksidasyonu ve stoma direnci NaCl ve SNP uygulamalarından istatistik olarak önemli derecede etkilenmemiştir. Bitkinin K ve Ca içerikleri uygulamalardan önemli olarak etkilenmezken, N, Cl, Na, Mg, Fe, Zn ve Mn içeriklerinde önemli değişimler belirlenmiştir. Sonuç olarak, tuz stresi altında yetiştirilen mısır bitkisinin strese karşı tolerans geliştirmesinde, NO vericisi olan SNP nin dışarıdan 0.5 mM ve 1.0 mM gibi yüksek dozlarda uygulanmasının olumlu etki oluşturmadığı tespit edilmiştir
KONUM KONTROLLÜ 6x6 SERBESTLİK DERECELİ STEWART PLATFORMU’NUN TASARIMI, MODELLENMESI VE SİMÜLASYONU
Seri ve paralel mekanizmalar günümüzde birçok alanda yoğun şekilde kullanılmaktadır. Paralel mekanizmaların en yaygın kullanıldığı Stewart Platformu, ilk olarak 1965’te D. Stewart tarafından uçak simülatörlerinde kullanılmak üzere yapılmıştır. Stewart platformu, biri hareketli diğeri sabit olmak üzere iki plaka arasına yerleştirilen ve uzunluğu değiştirilebilir altı kol ile oluşturulabilir. Mekanizmada kullanılan uzuv sayısına ve bağlantı şekillerine göre hareket kabiliyeti değişiklik gösterir. Bu sistem, hava aracının uzaysal hareketlerinin gerçek zamanlı olarak uygulanmasını sağlamaktadır. Bu çalışmada, MATLAB, Simulink ve SolidWorks gibi programların kullanımıyla konum kontrollü 6x6 serbestlik derecesine sahip bir Stewart Platform üretimi hedeflenmektedir.
Anahtar Kelimeler: Stewart Platform, Simülatör, Gerçek Zamanlı Kontrol, Konum Kontrol