Bilgi Merkezi
Not a member yet
    1196 research outputs found

    MÜLTECİ VE SIĞINMACILARIN SAĞLIK HİZMETLERİNE ERİŞİMDE YAŞADIĞI SORUNLAR: ISPARTA İLİNDE BİR UYGULAMA

    Get PDF
    Ülkesinde dini inancı, siyasi görüşü ve ekonomik sıkıntıları nedeniyle zulme uğrayacağından korkan ve bu sebeplerden dolayı ülkesini terk etmek durumunda kalan mülteci ve sığınmacılar, sığındıkları ülkelerde birçok sorunla karşı karşıya kalmaktadır. Bu sorunların başında da sağlık hizmetlerine erişimde yaşanılan sorunların sebep olduğu giderilemeyen sağlık problemleri yer almaktadır. Bu çalışmada mülteci ve sığınmacıların sağlık hizmetlerine erişimde yaşadığı sorunların tespiti hedeflenmiştir. Araştırma kapsamında 276 mülteci ve sığınmacıya ulaşılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak literatür taraması yapılarak geliştirilen Sağlık Hizmetlerine Erişimde Yaşanan Sorunlar anketi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda mülteci ve sığınmacıların sağlık hizmetine erişimde yaşadığı beş temel faktör tespit edilmiştir. Bunlar; hekimlerin olumsuz tutumu, sağlık personelinin olumsuz tutumu, iletişim sorunu, sağlık hizmetlerinin işleyişinde yaşanabilecek olumsuzluklar ve maddi yetersizliklerdir. Araştırma sonunda yapılan öneriler arasında; mülteci ve sığınmacılar için sağlık hizmetlerinde yeni birimler oluşturulması ve sağlık çalışanlarının hizmet içi eğitimler ile bu konuda bilinçlendirilmesi yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Sığınmacı, Mülteci, Sağlık Hizmeti, Isparta. JEL Sınıflandırma Kodları: I12, I18

    Farklı Azot Dozlarının Çok Yıllık Çim (Lolium perenne L.) Çeşitlerinin Çim Alan Performansı Üzerine Etkileri

    No full text
    Bu çalışma, Süleyman Demirel Üniversitesi Tarımsal Araştırma ve Uygulama Merkezinde bazı çok yıllık çim çeşitlerinin çim alan performanslarına farklı azot dozlarının etkilerini belirlemek amacıyla 2014-2015 yıllarında yürütülmüştür. Tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak kurulan denemede, çok yıllık çimin Cutter, Troya ve Stravinsky çeşitlerine 0, 2, 4 ve 6 g m2/ay olmak üzere 4 farklı azot dozu uygulanmıştır. Çalışmada çok yıllık çim çeşitlerininçıkış hızı (gün), kaplama hızı (gün), kışa dayanıklılık (1-9 puan), kaplama derecesi (1-9 puan), yaprak dokusu (1-9 puan), yaprak rengi (1-9 puan), yenilenme gücü (1-5 puan), dm2’deki kardeş sayısı, kuru ot verimi (g/m2) ve genel görünüm (1-9 puan) özellikleri belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, Cutter ve Stravinsky çeşitleri hızlı çıkış, yaprak rengi, yenilenme gücü ve seyrekleşme derecesi bakımından en iyi performansı göstermişlerdir. Kaplama hızı, kardeş sayısı, kuru ot verimi ve azot oranı bakımından en iyi performansı Stravinsky çeşidi, yaprak dokusu ve genel görünüm bakımından ise en iyi performansı Cutter çeşidi göstermiştir. Çim performansına azotlu gübre uygulamalarının etkileri önemli bulunurkenartan azot dozlarıyla birlikte kışa dayanıklılık, kaplama derecesi, yaprak rengi, yenileme gücü, kardeş sayısı, genel görünüm ve kuru ot verimi değerleri de artış göstermiştir

    Toprak Frezesi ilerleme Hızının Topraktan Karbondioksit Emisyonu Üzerine Etkisi

    No full text
    Bu çalışmada, toprak frezesi farklı ilerleme hızlarında toprak işlemede kullanılarak toprağı parçalama ve topraktan karbondioksit emisyonu miktarları işleme sonrası 25 gün süresince belirli aralıklarla belirlenmiştir. Bu amaçla toprak frezesi; 0.5 (h1), 1.0 (h2) ve 1.5 (h3) m s-1 olmak üzere üç farklı ilerleme hızlarında kullanılarak toprak işlenmiştir. Toprak CO2 emisyonu, mobil toprak CO2 emisyonu cihazı kullanılarak belirlenmiştir. Toprak karbondioksit emisyonu ile birlikte, toprak sıcaklığı, buharlaşma ve toprak nemi de belirlenmiştir. İlerleme hızlarına bağlı olarak toprağın parçalanma düzeyini belirlemek için toprak granül irilik dağılımı da saptanmıştır. Ayrıca konulara bağlı olarak derinliğe göre toprak porozitesi ve hacim ağırlıkları da saptanmıştır. Sonuçlara göre; toprak frezesi ilerleme hızlarının toprak CO2 emisyonu üzerine etkili olduğu bulunmuş ve h1 konusundaki CO2 emisyonu h2 ve h3 konularından daha yüksek bulunmuştur. h1, h2 ve h3 konuları için sırasıyla ortalama olarak CO2 emisyonları 0.21, 0.15 ve 0.15 g m-2 h-1 olarak belirlenmiştir (

    Altın Çilek Çeşnili Zeytinyağı Üretiminde İşlem Koşullarının Kalite Parametreleri Üzerine Etkilerinin İncelenmesi ve Optimizasyonu

    No full text
    Bu çalışmada Muğla İli Yatağan İlçesi’nde yetiştirilen Memecik çeşidi zeytin meyveleri kullanılmıştır. Hasat edilen meyvelerin olgunluk indeksi 4.91 olarak belirlenmiştir. Hasat edilen meyve örneklerinde ilk olarak fiziksel ve fiziko-kimyasal özelliklerin tespitine yönelik analizler yapılmıştır. Daha sonra farklı sıcaklık, süre ve altın çilek miktarları kullanılarak merkezi karma tasarım ile elde edilen deneme desenine göre altın çilek çeşnili zeytinyağları üretilmiştir. Zeytinyağı üretim prosesinin yoğurma aşamasında lif içeriği yüksek ve kendine has aromaya sahip kurutulmuş altın çilek meyveleri zeytin hamuruna ilave edilerek zeytinyağı verimi ve kalite parametreleri üzerine etkisi araştırılmıştır. Ayrıca yoğurma prosesinde farklı sıcaklık, süre ve altın çilek konsantrasyonları kullanılarak sonuçların optimizasyonu gerçekleştirilmiştir. Elde edilen altın çilek çeşnili zeytinyağlarında UV ışınında özgül absorbans değerleri (K232, K270), serbest asitlik ve peroksit değerleri saptanmıştır. Elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde altın çilek çeşnili zeytinyağı üretimi sırasında yüksek ekstraksiyon verimi ve kalite parametrelerine sahip çeşnilendirilmiş zeytinyağı elde edebilmek için altın çilek konsantrasyonunun daima düşük seviyede tutulması; yoğurma sıcaklık ve süresinin ise ortalama değerlerde olması gerektiği belirlenmiştir

    Süt Sığırcılığında Mevsimin Sürdürebilirliğe Etkisinin İncelenmesi

    No full text
    Bu çalışmada sürdürülebilirliğin ölçütlerinden birisi olan enerji girdi çıktı oranı belirlenip süt sığırcılığında mevsimin sürdürülebilirlik üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, Burdur Tefenni’de bulunan süt sığırcılığı üzerine uzmanlaşan bir şirkete ait 175 baş sağmal ineği olan çiftlikte 15 Aralık 2010 ile 15 Aralık 2011 tarihleri arasında bir yıllık üretim dönemini kapsayacak şekilde yürütülmüştür. Başlangıçtaki işletme ziyareti sırasında süt sağım sistemi verilerinin depolandığı programda çalışma için gerekli bir dosya oluşturulmuş ve süt üretimi ve hayvan sayısına ait veriler her gün için kaydedilmiştir. Çalışmanın amacı kültürel enerji kullanımı ve etkinliği açısından mevsimleri karşılaştırmak olduğu için Aralık, Ocak, Şubat ayları kış mevsimi Mart, Nisan, Mayıs ayları ilkbahar mevsimi Haziran, Temmuz, Ağustos ayları yaz mevsimi Eylül, Ekim, Kasım ayları sonbahar mevsimi olarak alınmıştır. Tüketilen yem için harcanan kültürel enerji sağmal ineğin yem tüketimi ile rasyonu oluşturan her bir içerik miktarının literatürdeki kültürel enerji değeriyle çarpılmasıyla bulunmuştur. Taşıma enerjisi de hesaplamalara katılmıştır. Toplam harcanan kültürel enerji kış ve ilkbahar mevsimleri için benzer olup yaz ve sonbahar mevsimlerinden daha yüksek olmuştur (

    Potasyum Iyodür Uygulamasının Ekmeklik Buğday Çeşiterinin Biyokimyasal Özellikleri Üzerine Etkisi

    No full text
    Bu çalışma ile normal koşullar altında yetiştirilen buğdaya uygulanan potasyum iyodürün bitkinin mineral, amino asit ve organic asit yapısında meydana getirdiği değişikliklerin belirlenmesi amaçlanmıştır. KI uygulamasının ekmeklik buğdayda çok iyi bir kuraklık stresi oluşturduğu gerek mineraller ve gerekse amino ve orkanik asitlerdeki meydana gelen değişimlerden ortaya konmuştur. Bu çalışmada iki farklı ekmeklik buğday çeşidi (Nacibey ve Sönmez) kullanılmış ve tek doz halinde (%0,1) potasyum iyodür uygulanmıştır. Ekmeklik buğday çeşitlerinde Nacibey ekmeklik buğday çeşidi Sönmez ekmeklik buğday çeşidine göre mineral, amino asit ve organik asit değişimi yönünden daha yüksek değerler segilenmiştir. Bitkierdeki mineral madde, amino asit ve organik asit değişimi stres şartlarına maruz kalan bitkilerde bitkinin performansının ölçülmesinde çok iyi bir belirteçtir. KI uygulaması ile buğday çeşitlerinin strese masuz kalmadan normal gelişme koşullarında kurağa töleranslarının belirlenmesi ve kurağa dayanıklı bitkilerin tespiti mümkün olabilir

    HEKİMİN DEĞİŞEN KİMLİĞİ ÇERÇEVESİNDE SAĞLIĞIN KÜLTÜRLEŞMESİ

    Get PDF
    Çalışmanın amacı; tarihi, toplumsal, ideolojik ve kültürel değişimlerden etkilenerek içeriği, tanımı ve sınırları genişleyen sağlık olgusunun yaşadığı evrim sürecinin bir tasvirinin yapılmasıdır. Çalışmanın sonucunda değişen hekim kimliklerinin sağlığın kültürleştiğinin bir göstergesi olduğu bulunmuştur. İndirgemeci, hastane sınırlarını aşamayan, ilaç şirketleriyle çıkar ilişkisi bulunan ve ticarileşen sağlık olgusunun; bireylerin algılarını, davranışlarını, yaşama biçimlerini, dolayısıyla toplumsal hayatlarını dönüştüren bir yapı arz ettiği tespit edilmiştir. Ayrıca sağlığın; yaşamı bir salgın ya da tedavi edilmesi gereken hastalık süreçleri gibi sunması, dolayısıyla hayatı tıbbileştirmesi, bireyleri sağlıkla ilişkili tüm ürünleri tüketmeye sevkettiği ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Hekim Kimliği, Medikalizasyon, Sağlığın Kültürleşmesi. JEL Sınıflandırma Kodları: I18

    YEŞİLOVA’NIN KIRSAL TURİZM POTANSİYELİNİN SWOT ANALİZİ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ

    Get PDF
    Bu çalışmada, Burdur ilinin 12 ilçesinden biri olan Yeşilova ilçesinin kırsal turizm potansiyelini ortaya koymak, bu yöndeki güçlü, zayıf yönlerini, tehdit ve fırsatları belirlemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda öncelikle literatür bilgileri ile ortaya konulmaya çalışılmış ve kırsal turizmin kavramsal çerçevesi ele alınmıştır. İkinci olarak, Yeşilova ilçesinin tarihçesi, coğrafi konumu ve turizm potansiyeline ilişkin bilgilere yer verilmiştir. Yeşilova ilçesiyle ilgili mevcut durumun belirlenmesi için saha gezisi yapılmıştır. Saha gezisi sonucunda Yeşilova ilçesinin kırsal turizm potansiyeli ortaya konulmaya çalışılmış ve kırsal turizmin yöreye etkileri incelenmiştir. Saha gezisi kapsamında ilçe ve köylerdeki kişilerle görüşmeler gerçekleştirilmiştir ve görüşmeler sonucunda literatür çalışmaları baz alınarak kırsal turizm SWOT analizi oluşturulmuştur. Elde edilen bulgulara göre; İlçenin sahip olduğu kırsal turizm arzları ele alındığında, yılın 12 ayında turizmden yararlanılabilecek olması en güçlü yönünü oluştururken, kırsal turizm açısından girişimcilik kültürünün oluşmamış olması ilçenin zayıf yönü olmaktadır. Uluslararası Antalya ve Isparta Süleyman Demirel havaalanlarının yöreye yakın olması önemli bir fırsat olarak öne çıkarken, ilçe için hayati önemdeki Salda Göl’ünün kirlenmesi ve suların çekilmesi doğal yaşam için bir tehdit oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Burdur/Yeşilova, Kırsal Turizm, SWOT Analizi. JEL Sınıflandırma Kodları: R00, R19

    USE OF RADIO FREQUENCY IDENTIFICATION SYSTEMS ON ANIMAL MONITORING

    Get PDF
    Son yıllardaki teknolojik gelişmelerin artmasıyla birlikte, geçmişi 1940’lı yıllara dayanan radyo frekanslı tanımlama sistemlerinin (RFID) uygulamaları oldukça popüler hale gelmiştir. Okuma mesafelerinin artması ve boyutlardaki küçülme, RFID teknolojisinin çok farklı uygulamalarda kullanılmasına sebep olmuştur. Hayvan tanımlama, izleme ve takip sistemleri, bu teknolojinin hırsızlık ve hileyi önlemede, verilerin toplanması ve depolanmasında etkin olarak kullanıldığı alanlardan bazılarıdır. Son zamanlarda, aktif RFID etiketlere sıcaklık ve pH sensörleri eklenerek elde edilen ve hayvanların rumenine yerleştirilebilen bolus tipi etiketler ile hayvanların vücut sıcaklığı ve rumen pH değerlerinin uzaktan ölçümünü içeren çalışmalar sunulmaktadır. Bu çalışmada ilk olarak literatür ve pratik uygulamalar taranarak RFID tekniklerinin nasıl kullanıldıkları özet karşılaştırmalarla gösterilmiş, son olarak da önerilen sistemlerin problemlere hangi oranda çözüm olabilecekleri tartışılmıştır. Kullanılan yöntemlerin avantaj ve dezavantajları belirtilerek, hayvanların takibinde ve tanımlanmasında RFID teknolojisinin kullanımı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: RFID, aktif RFID etiketi, bolus, sıcaklık sensörü, pH sensör

    KONAKLAMA İŞLETMESİ ÇALIŞANLARININ DOUGLAS McGREGOR’UN X VE Y TEORİLERİNE YÖNELİK TUTUMLARI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

    Get PDF
    Douglas McGregor'un X ve Y Teorileri yöntemin yaklaşımları tarihinde önemli bir yere sahiptir. McGregor tarafından ortaya atılan X Teorisi adeta Klasik yönetim yaklaşımını özetlerken, Y Teorisi ise Neo-klasik yönetim yaklaşımının özü hakkında fikir vermektedir. Yöneticilerin ve çalışanların Douglas McGregor'un X-Y Teorileri hakkındaki tutumları, tercih edecekleri yönetim yaklaşımları hakkında fikir verebilir. Bu araştırmada; konaklama işletmeleri yöneticileri ve çalışanlarının diğer çalışanları X-Y Teorileri çerçevesinde nasıl değerlendirdiklerini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmanın verileri anket tekniği ile toplanmış ve veriler nicel yöntemler ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda katılımcıların nispeten Y Teorisine daha yakın bir bakış açısında sahip oldukları belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Turizm, Konaklama İşletmeleri, Yönetim Yaklaşımları, Douglas McGregor, X ve Y Teorileri. JEL Sınıflandırma Kodları: L83, D23

    613

    full texts

    1,196

    metadata records
    Updated in last 30 days.
    Bilgi Merkezi
    Access Repository Dashboard
    Do you manage Open Research Online? Become a CORE Member to access insider analytics, issue reports and manage access to outputs from your repository in the CORE Repository Dashboard! 👇